QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 11 Mart Çarşamba
QNB Invest Odak •
Sanayi üretimi Ocak ayında %2,8 daraldı

Piyasa Yorumu

BIST-100, %3,7'lik bir artış gösterirken, Bankacılık Endeksi BIST-100'ün üstünde %0,9'luk daha iyi bir performans gösterdi. Model Portföyümüzün günlük performansı ise %5,6 olarak gerçekleşti ve Endeks'i %1,8 oranında geride bıraktı. Bugün bilanço döneminin son gün ve mevcut durumda finansal raporların %76’sı açıklanmış durumda. Ayrıca, bugün 137 daha şirketin finansal raporlarını açıklaması bekleniyor. Açıklanan finansallara göre BIST-100’deki 83 şirketin 4Ç25 için yıllık kar büyümesi %19 seviyesinde gerçekleşti.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Sanayi üretiminde keskin düşüş yaşandı Sanayi üretim endeksi, Ocak ayında bir önceki aya göre %2,8 oranında daralarak, Kasım ve Aralık aylarında kaydedilen kazançların önemli bir kısmını geri verdi. Endeks, yıllık bazda ise %1,8 oranında azaldı.
  • CMB, Pazartesi günü yapmadığı tahvil alım ihalelerini yeniden başlattı TCMB, Pazartesi günü gerçekleştirmediği tahvil alım ihalelerini yeniden başlatarak, dün 8 ihale ile toplamda 16,9 milyar Türk Lirası tutarında alım yaptı. Böylece bu ayki toplam alım tutarı 110,1 milyar Türk Lirası’na ulaşmış oldu. Toplam tahvil stoku ise 416,6 milyar Türk Lirası’na yükseldi.
  • Kripto varlıklar üzerindeki yeni vergi düzenlemelerinin yatırımcıları yurt dışı platformlara yönlendireceği belirtildi Türkiye'de kripto varlıklara getirilen üçlü vergi sisteminin (işlem bazlı, kazanç ve %20 KDV) ağır olduğu belirtiliyor. TSPB yetkilileri, bunun likiditeyi ve işlem hacmini düşürerek yatırımcıları yurt dışına iteceğini, zarar eden işlemlerden bile vergi alınmasının ve transfer vergilerinin anlamsız olduğunu vurguladı. Sektör, düzenlemenin istişaresiz yapıldığını ve düşük marjlı arbitraj işlemlerini sürdürülemez kılacağını ifade etti.

Şirket Haberleri

  • PRKAB ana hissedarından aldığı krediyi 3,9 milyar TL’ye yükseltti Şirket, çalışma sermayesi ihtiyaçlarını finanse etmek için ana hissedarı Draka Holding B.V.'den aldığı kredi tesisini artırdı. Başlangıçta 2,1 milyar TL olan kredi, önce 550 milyon TL artırılarak 2,7 milyar TL, ardından ek olarak 1,3 milyar TL daha artırılarak toplamda 3,9 milyar TL’ye ulaştı. Son artış, 2026 yılında özellikle 2. çeyrekte küresel metal fiyatlarındaki dalgalanmalar ve artan operasyonel ihtiyaçlar nedeniyle gerçekleşti.
  • GLCVY 945,6 milyon TL tutarında takipteki kredi portföyü satın aldı Şirket, 26/02/2026 tarihinde ISCTR tarafından düzenlenen bir ihalede TRY945,6 milyon TL tutarında iki ayrı takipteki kredi portföyü satın aldı. Satın alınan alacaklar için transfer ve devir işlemleri tamamlanmıştır.
  • KRVGD 11,5 milyon ABD Doları avans sigorta ödemesi aldı Şirket, %100 bağlı ortaklığı Uçantay Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Manisa/Akhisar'daki üretim tesisinde yaşanan yangın sonrası toplamda 11,5 milyon ABD Doları avans sigorta ödemesi aldı. Bu tutarın 9,0 milyon ABD Dolarlık kısmı daha önce alınmıştı ve 10/03/2026 tarihinde ek olarak 2,5 milyon ABD Doları daha alındı. Hasar tespiti çalışmaları devam etmektedir.
  • SARKY SAP S/4HANA ERP sistemi yükseltme projesini başlattı Şirket, mevcut SAP/R3 sistemini SAP S/4HANA platformuna yükselterek kurumsal kaynak planlama altyapısını modernize etmek amacıyla bir proje başlattı. Bu proje, operasyonel verimliliği artırmayı, süreç yönetimini geliştirmeyi ve veri analitiği ile raporlama yeteneklerini güçlendirmeyi hedefliyor.
  • Fitch Ratings QNBTR'nin kredi notu yükseltildi Fitch Ratings, şirketin Finansal Kapasite notunu “bb-“den “b+”ya yükseltti ve diğer kredi notlarını mevcut seviyelerde teyit etti. Görünüm pozitif olarak korunmuştur.
  • MIATK ABD merkezli yapay zeka şirketine danışmanlık hizmeti verecek Şirket, ABD merkezli teknoloji şirketi Raylight Solutions Inc. ile stratejik bir Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşme kapsamında, şirket, Raylight Solutions'ın Lucent yapay zeka platformu için proje yönetimi, stratejik yönlendirme ve teknoloji danışmanlık hizmetleri sağlayacak. Sözleşme başlangıçta 1 yıl süreyle geçerli olacak ve hizmetler için sabit bir aylık danışmanlık ücreti ödenecek.
  • MIATK savunma ve enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirkette hisse satın aldı Şirket, savunma ve enerji teknolojileri sektörlerinde stratejik dönüşüm ve Ar-Ge odaklı büyüme hedefleri doğrultusunda, 09/03/2026 tarihinde kurulan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'de hisse satın almayı kararlaştırdı. Şirketin geliştirdiği ürün ve teknolojiler, iç ve dış pazarlarda ticarileştirilecek ve satış faaliyetleri MIATK tarafından gerçekleştirilecektir.
  • FONET Sivas İl Sağlık Müdürlüğü ihalesini kazandı Şirket, Sivas İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 02/02/2026 tarihinde gerçekleştirilen 36 aylık Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi Hizmet Alımı ihalesini, 132 milyon TL teklifiyle kazandı. Bu teklif, en uygun ikinci teklifti. Hukuki itiraz süreci beklenmekte olup, ardından sözleşme imzalama aşamasına geçilecektir.
  • EKGYO Aydın Valiliği ile İş birliği Protokolü imzaladı Şirket, Aydın Valiliği / Aydın YİKOB (Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı) ve Aydın Termal Turizm ve Jeotermal Sistemleri A.Ş. (AYTER) ile, Aydın ilinin Efeler ilçesi Orta mahallesinde toplam 93.025,36 m² alanda bir proje geliştirilmesi, ihale edilmesi ve satış süreçleri için bir gelir paylaşımı protokolü imzaladı. Bu projeden elde edilen cironun %20'si şirkete ait olacak.
  • SMRTG Türkiye'de faaliyet gösteren bir holding şirketi ile 1,9 milyar TL'lik sözleşme imzaladı Şirket, Türkiye'de faaliyet gösteren bir holding şirketi ile yaklaşık 4 milyar TL tutarında "Anahtar Teslimi Mühendislik, Tedarik ve GES Kurulumu, Enerji Depolama GES Kurulumu, Enerji İletim Hatları ve Trafo Merkezi Kurulumu" işlerini yürütmek için bir çerçeve anlaşması yaptı. Bu çalışmalar için yaklaşık 1,9 milyar TL'lik sözleşmeler imzalanmıştır.
  • Bilanço Değerlendirmesi – BIMAS Bim, 4. Çeyrek’te 186 milyar Türk Lirası ciro açıklayarak hem piyasa beklentisini hem de bizim 182,8 milyar TL olan tahminimizi hafifçe aşarak yıllık %10 artış gösterdi. 2025 yılı toplam gelirleri ise 721,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşti ve yıllık %6 büyüme sağladı, bu da şirketin paylaştığı alt bantla uyumluydu. Şirket, 2025 tüm yılda %32,4 geçen yıl ile aynı sayıda mağazaya göre satış büyümesi gerçekleştirdi, bu oran yıl sonu enflasyonunun biraz üzerinde, ancak müşteri trafiği olarak açısında %2,3 daralma gözlendi. Çeyreklik FAVÖK ise 12,8 milyar TL ile piyasa tahmininin (9,6 milyar TL) ve bizim tahminimizin (9,33 milyar TL) oldukça üzerinde gerçekleşerek yıllık %41 artış gösterdi. Tahminimizden sapmanın ana kaynağı, beklenenden çok daha iyi yönetilen işletme giderleri oldu, operasyonel giderler / satış oranı yıllık 80 baz puan iyileşerek %16,3'ten %15,5'e geriledi. Yıllık FAVÖK ise 43,5 milyar TL olarak gerçekleşti ve %6’lık marj ile yıllık %169 baz puanlık bir genişleme sağladı. Şirketin çeyreklik net karı 6,9 milyar TL ile piyasa tahmininin (4,24 milyar TL) ve bizim tahminimizin (3,99 milyar TL) oldukça üzerinde, yıllık %36 artış gösterdi. Tahminimizden sapma, beklenenden düşük gerçekleşen vergi oranından kaynaklandı. Yıllık net kar ise 18,74 milyar TL olarak gerçekleşti ve yıllık %23 düşüş gösterdi. 2025 yılı sonu itibarıyla şirketin net nakdi 14,1 milyar TL olup, 2024 yılı sonundaki 8,2 milyar TL güçlü operasyonel nakit akışı sayesinde artış göstermiştir. Bim ayrıca 2026 yılına yönelik öngörülerini açıkladı; %6 (+-2%) ciro büyümesi, %6,5 FAVÖK marjı (+-0,5%) ve satışlar / yatırım harcamaları oranının %3 - %3,5 arasında olmasını öngörüyor. Bu sonuçlarla, 2026 için ilk tahminlerimize dayalı olarak, Bim’in FD/FAVÖK çarpanı 6,7x seviyesinde olup, uluslararası emsallerine göre yaklaşık %30 iskontolu görünüm sunmaktadır. Endeksin Üzerinde Getiri notumuzu ve 778 TL /şirket hedef fiyatını koruyoruz. Şirket, bugün saat 16:30’da bir toplantı düzenleyecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – KRDMD Şirket’in satış tonajı çeyrek için 621 bin ton olarak gerçekleşti ve bu, yıllık bazda %14'lük bir artışa işaret ederken, mamul ürünlerin toplam karışımdaki payı 3Ç25 ve 4Ç24'teki %44 seviyesinden %46'ya yükseldi. Şirket, satışların detaylı dökümünü paylaşmamış olsa da, bu rakam, çeyrek için demir yolu satışlarında beklediğimiz güçlü performansla uyumlu bir şekilde gerçekleşti. FAVÖK/ton çeyrek için 97 ABD Doları/ton seviyesine yükseldi ve bu, bir önceki çeyrekteki 72 ABD Doları/ton seviyesine kıyasla önemli bir artışı gösteriyor. Bu seviye, sektör için neredeyse benzer bir nakit makası görünümüne rağmen yılın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Bunun nedeni, kârlı ürünlerin — özellikle demir yolu ray satışlarının — mamül ürünler içinde nispeten yüksek bir katkı sağlamasıdır. Şirket’in ciro/ton'u çeyreklik bazda %15 daha yüksek olurken, nakit maliyet de çeyreklik bazda %5 artış göstermiştir. 03/02/2026 tarihinde, sağlam bir satış karışımı ve daha yapıcı bir maliyet yönetimi göstergesi olarak 4Ç tahmin revizyonlarımızı paylaştığımızı hatırlatmak isteriz. Bu doğrultuda, bu yansımaların gerçekleştiğini ve şirketin 4Ç25 mali sonuçlarına yansıyacağını öngörüyoruz. Şirket’in operasyonel nakit akışı 76 milyon ABD Doları olarak gerçekleşti, bu rakam kısmen çalışma sermayesi ihtiyaçlarındaki 27 milyon ABD Doları iyileşme ile desteklendi ve serbest nakit akışı ise 27 milyon ABD Doları pozitif olarak kaydedildi. Buna paralel olarak, net borç seviyesi 9M25 itibarıyla 175 milyon ABD Doları'ndan 2025 yılı sonunda 135 milyon ABD Doları'na geriledi, bu da beklenen bir gelişme oldu. EBIT performansı beklentimizle uyumlu olmakla birlikte, net kar beklentimizin altında kaldı, zira şirket, vergi finansallarında enflasyon muhasebesinin kaldırılmasının ardından 1,1 milyar TL ertelenmiş vergi gideri kaydetti. Ayrıca, şirketin döviz zararları, bir önceki çeyrekteki 1,3 milyar TL seviyesine kıyasla 1,1 milyar TL olarak gerçekleşti, buna karşın parasal kazançlar, bir önceki çeyrekteki 465 milyon TL seviyesine kıyasla 274 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirketin, 1Ç26'da piyasa ortalamasının üzerinde operasyonel kârlılığını sürdürdüğünü düşünüyoruz, ancak maliyet artışları, 1Ç26 için FAVÖK/ton seviyesinde bir azalmaya yol açabilir. Ancak, muhafazakâr varsayımımıza rağmen, hesaplamalarımız çeyrek için pozitif bir net kar sonucuna işaret ediyor. Yıl genelinde, mevcut FAVÖK/ton seviyesini yıllık bazda dikkate aldığımızda, ABD Doları cinsinden %46'lık bir FAVÖK büyümesi hesaplıyoruz, bunun yanı sıra FD/FAVÖK çarpanı, küresel rakiplerinin 6,3x seviyesine kıyasla 3,8x seviyesini gösteriyor. Şirket üzerindeki olumlu görüşümüzü koruyoruz, çünkü tahminlerimizi değiştirmeyerek, satış karışımındaki yerel çelik üreticilerinden sağladığı olumlu operasyonel farklılaşmayı — demir yolu ve profil ürünleriyle desteklenen — göz önünde bulunduruyoruz. Kısa vadede Türk çelik sektörüne dair temkinli yaklaşımımıza rağmen, Kardemir’i değerlemesinin iskonto edilmiş olması ve devam eden operasyonel kârlılık ivmesi ile BIST’teki en iyi sanayi hisselerinden biri olarak görmeye devam ediyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – OFSYM Şirketin hayvan yemi satış tonajı 4Ç25’te yıllık %3 artarken, hammadde ticareti tonajı ise %29 azaldı. Toplam ciro, 4Ç25’te yıllık %7 azalarak 5,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Daha yüksek hayvan yemi satış hacmine rağmen, şirketin üretim cirosu yıllık %17 azaldı. Öte yandan, düşük marjlı hammadde ticareti cirosu 4Ç25’te yıllık %6 arttı. 2025 yılı itibarıyla, şirketin satış tonajı yıllık %3 artarken, hammadde ticareti tonajı %26 azaldı. Toplam ciro 2025 yılında yıllık %11 azalarak 18,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti; üretim cirosu %6, ticaret cirosu ise %19 düştü. Operasyonel tarafta, şirketin 4Ç25’teki FAVÖK'ü yıllık %29 azalarak 398 milyon TL oldu. Satış hacmi artışına rağmen, üretim segmentindeki ton başına cirodaki %5’lik artış, FAVÖK büyümesini sınırlarken, %20’lik yıllık artış gösteren operasyonel giderler kârlılığı düşürdü. Sonuç olarak, FAVÖK marjı 4Ç24’teki %9,7’den 4Ç25’te %7,4’e geriledi. 2025 yılı itibarıyla FAVÖK, yıllık %24 düşüşle 1,5 milyar TL'ye gerilerken, FAVÖK marjı 2024 yılındaki %8,3’ten 2025 yılında %7,4’e düştü. Şirketin net karı 4Ç25’te yıllık %81 azalarak 40 milyon TL oldu. FAVÖK'teki düşüş doğrudan net kara yansıdı ve 4Ç25’te 220 milyon TL net finansal giderler, kazanç daralmasını daha da artırdı. Yıl bazında, net kar yıllık %17 azalarak 386 milyon TL oldu. Şirketin Net Borç / FAVÖK oranı, 9M25’teki 0,9x’den 2025 yıl sonunda 2,9x’e yükseldi; kısa vadeli borçlar ise bir önceki çeyreğe göre neredeyse iki katına çıktı. Ayrıca, şirketin kısa vadeli borçlarının %34’ü akreditiflerden oluşmaktadır. Değerleme açısından, hisse senedi, 2026 FAVÖK tahminlerimize ve mevcut şirket değerine dayalı olarak 6,6x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görmektedir ve bu da uluslararası benzer şirketler ortalamasına kıyasla %30'luk bir iskonto anlamına gelmektedir.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-11032026.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 11 Mart Çarşamba
QNB Invest Odak •
TCMB Rezervleri Geriledi: Brüt Rezervler 197,5 Milyar Dolara Düştü

Türkiye’de döviz rezervleri, finansal piyasaların yakından takip ettiği en önemli makro göstergelerden biri olmaya devam ediyor. Son açıklanan verilere göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerinde haftalık bazda dikkat çekici bir düşüş gerçekleşti.

6 Mart ile biten haftaya ilişkin veriler, hem brüt hem de net rezervlerde gerilemeye işaret ediyor. Bu gelişme, döviz piyasası, kur dinamikleri ve Türkiye’nin dış finansman görünümü açısından yatırımcıların radarına girdi.


TCMB Brüt Rezervleri 197,5 Milyar Dolara Geriledi

Son açıklanan verilere göre TCMB’nin brüt rezervleri haftalık bazda 12,7 milyar ABD doları azalarak 197,5 milyar ABD dolarına düştü.

Bir önceki hafta 210 milyar doların üzerinde bulunan rezerv seviyesindeki bu gerileme, son dönemdeki en dikkat çekici haftalık düşüşlerden biri olarak öne çıkıyor.

Brüt rezervler içerisinde:

  • Döviz rezervleri
  • Altın rezervleri yer alıyor ve bu kalemlerin toplamı Türkiye’nin uluslararası rezerv büyüklüğünü gösteriyor.

Net Rezervlerde de Düşüş Görüldü

Brüt rezervlerdeki düşüşe paralel olarak net rezervler de geriledi.

Verilere göre:

  • Net rezervler: 81,8 milyar dolardan 78,7 milyar dolara düştü.
  • Swap hariç net rezervler: 13,9 milyar dolar azalarak 64,9 milyar dolar seviyesine indi.

Rezerv Verileri Neden Önemli?

TCMB rezervleri, bir ülkenin finansal istikrarı açısından kritik göstergeler arasında yer alıyor.

Rezervlerin güçlü olması:

  • Kur oynaklığını sınırlama kapasitesini artırabilir
  • Dış finansman risklerini azaltabilir
  • Piyasa güvenini destekleyebilir

Bu nedenle rezerv verileri açıklanırken hem yerli hem de yabancı yatırımcılar tarafından yakından izleniyor.

Piyasalar Rezerv Verilerini Yakından Takip Ediyor

Son haftalarda küresel piyasalarda artan oynaklık, enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve jeopolitik gelişmeler rezerv hareketlerini daha önemli hale getirdi.

Bu ortamda TCMB rezerv verileri, döviz piyasası ve Türkiye ekonomisinin dış denge görünümü açısından önemli bir referans olmaya devam ediyor.

Önümüzdeki dönemde rezervlerdeki eğilim, piyasa fiyatlamaları ve makro beklentiler üzerinde belirleyici faktörlerden biri olabilir.

İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart Salı
QNB Invest Odak •
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: ŞOK Marketler (SOKM)

Şok Marketler (SOKM), 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Açıklanan veriler, şirketin cirosunda büyümenin sürdüğünü ve operasyonel kârlılıkta belirgin bir toparlanma yaşandığını gösteriyor.

Özellikle FAVÖK tarafındaki güçlü artış dikkat çekerken, net kâr tarafında ise ertelenmiş vergi giderlerinin etkisiyle zarar açıklanması finansalların öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.


Ciro Beklentilere Paralel Geldi

Şok Marketler, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde 71,7 milyar TL ciro açıkladı. Bu rakam piyasanın yaklaşık 71 milyar TL seviyesindeki beklentisine paralel gerçekleşti.

Şirketin satış gelirleri:

  • 4Ç25 döneminde yıllık bazda %8 arttı
  • 2025 yıl genelinde ise %5,4 büyüyerek 278,8 milyar TL’ye ulaştı

Operasyonel performans tarafında şirketin benzer mağaza satışları ve müşteri trafiği de büyüme kaydetti.

  • Geçen yıl ile aynı sayıda mağaza satışları (LfL): %4 artış
  • Mağaza trafiği: %1,3 artış

Bu veriler, tüketici talebinin özellikle indirim perakendesi segmentinde güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor.

FAVÖK Beklentilerin Üzerinde Açıklandı

Şirketin operasyonel kârlılığı piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.

  • 4Ç25 FAVÖK: 3,76 milyar TL
  • Piyasa beklentisi: 2,98 milyar TL

Bu sonuç, yıllık bazda %63’lük bir artışa işaret ediyor.

2025 yılının tamamında ise:

  • Toplam FAVÖK: 7,77 milyar TL
  • FAVÖK marjı: %2,8

Şirketin FAVÖK performansı, 2024 yıl sonunda yalnızca 5 milyon TL seviyesinde gerçekleşen FAVÖK’e kıyasla güçlü bir toparlanmaya işaret ediyor.

Bu iyileşmede özellikle:

  • Brüt kâr marjındaki artış
  • Faaliyet giderlerinin satışlara oranındaki düşüş önemli rol oynadı.

Net Kâr Tarafında Zarar Açıklandı

Operasyonel taraftaki güçlü performansa rağmen şirket, ertelenmiş vergi giderlerinin etkisiyle net kâr tarafında zarar açıkladı.

  • 4Ç25 net zarar: 1,39 milyar TL
  • Piyasa beklentisi: 78 milyon TL net kâr

2025 yılının tamamında ise:

  • Net zarar: 1,93 milyar TL

Bu sonuç, 2024 yılında açıklanan 80 milyon TL net kârın ardından kârlılık tarafında negatif bölgeye geçildiğini gösteriyor.

Güçlü Nakit Pozisyonu Dikkat Çekti

Şirketin bilançosunda öne çıkan olumlu gelişmelerden biri ise güçlü nakit pozisyonu oldu.

Şok Marketler’in:

  • Net nakit pozisyonu: 9,3 milyar TL

Bu rakam, 2024 yıl sonunda bulunan 7,6 milyar TL seviyesine göre artışa işaret ediyor.

Ayrıca şirketin nakit dönüşüm süresi de iyileşti.

  • Nakit dönüşüm süresi: -14 günden -17 güne geriledi

Bu gelişme, operasyonel verimlilik açısından olumlu bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

2026 Beklentileri Açıklandı

Şok Marketler yönetimi 2026 yılına ilişkin finansal beklentilerini de paylaştı.

Şirketin 2026 hedefleri:

  • Ciro büyümesi: %5
  • FAVÖK marjı: %3
  • Yatırım harcamalarının satışlara oranı: %2

Bu hedefler, şirketin operasyonel kârlılıktaki toparlanmayı sürdürmeyi amaçladığını gösteriyor.

Değerleme: Küresel Benzerlerine Göre İskontolu

Değerleme tarafında bakıldığında, Şok Marketler hissesi son 12 ay verilerine göre yaklaşık 3,3x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor.

Bu çarpan, uluslararası benzer şirketlere kıyasla yaklaşık %60 iskonto anlamına geliyor.

Şok Marketler’in 2025 finansalları genel olarak değerlendirildiğinde:

  • Ciro büyümesi beklentilere paralel gerçekleşti
  • FAVÖK tarafında güçlü toparlanma görüldü
  • Net kâr ertelenmiş vergi etkisiyle zarar yazdı
  • Nakit pozisyonu ve operasyonel verimlilik iyileşti
İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart Salı
QNB Invest Odak •
Türk Hava Yolları (THYAO) Şubat Operasyonel Verileri

Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları (THYAO), Şubat 2026 dönemine ilişkin operasyonel sonuçlarını açıkladı. Paylaşılan veriler, şirketin hem yolcu trafiğinde hem de kargo operasyonlarında güçlü büyüme ivmesini koruduğunu gösteriyor.

Şubat ayında kapasite ve yolcu sayısındaki artışın desteğiyle toplam trafik çift haneli büyüme kaydederken, doluluk oranında da iyileşme görüldü. Ancak Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin kısa vadede sektöre yönelik görünürlüğü sınırlayabileceği değerlendiriliyor.


Yolcu Trafiğinde Çift Haneli Büyüme

Şubat ayı verilerine göre şirketin toplam kapasitesi yıllık bazda %9,4 artış kaydetti. Bu artışa paralel olarak yolcu talebinin de güçlü seyrettiği görülüyor.

Açıklanan verilere göre:

  • Toplam yolcu sayısı: yıllık bazda %9,3 arttı
  • Toplam trafik: %10,8 büyüme kaydetti

Yurt içi ve uluslararası uçuşlar tarafında da pozitif bir tablo ortaya çıktı.

  • Uluslararası yolcu sayısı: %10,2 artış
  • Yurt içi yolcu sayısı: %7,6 artış

Bu veriler, şirketin özellikle uluslararası uçuş ağındaki güçlü talebin devam ettiğine işaret ediyor.

Doluluk Oranı ve Kargo Hacmi Yükseldi

Operasyonel verilerde dikkat çeken bir diğer gelişme ise doluluk oranındaki artış oldu.

Şubat ayında doluluk oranı:

  • %81,9’dan %82,7’ye yükseldi

Doluluk oranındaki artış, kapasite büyümesine rağmen talebin güçlü kaldığını gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Kargo operasyonları da güçlü performans sergiledi. Şirketin toplam kargo hacmi yıllık bazda %15,9 artış kaydetti.

2026 Yılının İlk İki Ayında Trafik Güçlü

Şubat verileriyle birlikte şirketin 2026 yılının ilk iki ayındaki performansı da netleşmiş oldu.

Buna göre:

  • Toplam trafik büyümesi: %11,4
  • Doluluk oranı: yıllık bazda 1,2 puan artış

Bu tablo, yılın ilk çeyreğinde şirketin operasyonel momentumunu koruduğuna işaret ediyor.

Jeopolitik Gelişmeler Kısa Vadede Risk Oluşturabilir

Öte yandan, Orta Doğu’daki son gelişmelerin Mart ayı operasyonel verileri üzerinde sınırlı bir baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Orta Doğu bölgesi, şirketin toplam kapasitesinin yaklaşık %8,7’sini oluşturuyor. Bu nedenle bölgedeki gelişmeler kısa vadede yolcu trafiğini etkileyebilir.

Ayrıca Ramazan Bayramı ve Paskalya tatil dönemlerinin jeopolitik gelişmelerle çakışması, normal şartlarda bu dönemlerde görülen talep artışının etkisini sınırlayabilir.

Küresel Havayolu Hisselerinde Toparlanma Sinyali

Küresel piyasalarda havayolu hisselerinde son günlerde toparlanma sinyalleri görülüyor.

ABD’de havayolu şirketleri, petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ardından yükseliş kaydetti. Petrol fiyatlarının düşmesi, havayolu şirketleri için önemli bir maliyet kalemi olan yakıt giderlerini azaltabileceği için sektör açısından olumlu değerlendiriliyor.

THY Hissesi Küresel Benzerlerine Göre İskontolu

Değerleme tarafında bakıldığında THYAO hissesi yaklaşık 3,8x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor. Bu seviye, küresel havayolu şirketlerinin ortalama 4,4x FD/FAVÖK çarpanının altında bulunuyor.

Bu durum, hisse için uzun vadeli yatırım perspektifinde iskontolu bir değerleme görünümüne işaret ediyor.

Şubat ayı operasyonel verileri, Türk Hava Yolları’nın yolcu ve kargo tarafında güçlü büyümesini sürdürdüğünü gösteriyor.

  • Yolcu sayısı ve trafik çift haneli büyüdü
  • Doluluk oranı yükseldi
  • Kargo hacmi güçlü artış kaydetti

Ancak Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel jeopolitik riskler kısa vadede sektöre yönelik görünürlüğü sınırlamaya devam edebilir.

Uzun vadede ise Türkiye’ye yönlenebilecek olası turizm talebinden fayda sağlayabilecek şirketler arasında Türk Hava Yolları önemli bir konumda bulunuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart Salı
QNB Invest Odak •
Tüpraş (TUPRS) için Petrol Fiyatları ve Rafineri Marjı Analizi

Küresel enerji piyasalarında son günlerde Brent petrol fiyatı, petrol fiyatları, rafineri marjı (crack spread) ve rafineri karlılığı konuları yeniden gündemin merkezine yerleşti. Özellikle petrol fiyatlarında görülen sert dalgalanmalar ve ürün marjlarındaki hızlı yükseliş, rafineri şirketleri açısından dikkatle takip edilen bir dönem yaratıyor. Türkiye’nin en büyük rafineri şirketlerinden Tüpraş için de bu gelişmeler kısa vadeli finansal görünüm açısından önemli sinyaller içeriyor.

Son günlerde petrol piyasasında yaşanan yüksek volatilite, fiyatların yaklaşık %30’luk geniş bir bant içinde hareket etmesine neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın yakında sona erebileceğine yönelik açıklamaları fiyatlarda kısmi bir sakinleşmeye yol açtı. Ancak enerji piyasasında asıl belirleyici unsurun, petrol arzına ilişkin olası yaptırım değişiklikleri olduğu değerlendiriliyor.


Petrol Fiyatlarında Jeopolitik Riskler Devrede

Petrol fiyatlarındaki yükselişin temelinde jeopolitik riskler ve arz endişeleri bulunuyor. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve deniz taşımacılığına ilişkin güvenlik riskleri, petrol arzında kesinti ihtimalini artırarak fiyatları yukarı yönlü destekliyor.

ABD’nin bazı petrol yaptırımlarına geçici muafiyetler sağlayabileceğine yönelik sinyaller de piyasada önemli bir başlık haline geldi. Özellikle Hindistan’a Rus petrol ürünlerini satın alması için verilen 1 aylık geçici izin, önümüzdeki dönemde Rus enerji ürünlerine yönelik yaptırımların gevşetilebileceği ihtimalini gündeme taşıdı.

Bu gelişme, petrol piyasasında iki nedenle kritik görülüyor:

  • Rus petrol ürünlerinin yeniden küresel piyasaya daha rahat ulaşması arzı artırabilir
  • Ancak mevcut jeopolitik riskler nedeniyle arzın normale dönmesi kısa vadede zor görünüyor

Öte yandan Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışının stratejik önemi sürerken, tanker taşımacılığına yönelik güvenlik riskleri petrol akışını sınırlayan faktörler arasında yer alıyor.

Rafineri Marjı (Crack Spread) Nedir ve Neden Önemlidir?

Petrol piyasasında rafineri şirketleri açısından en kritik göstergelerden biri crack spread olarak bilinen ürün marjlarıdır. Crack spread, ham petrol ile rafine edilmiş petrol ürünleri arasındaki fiyat farkını ifade eder ve rafinerilerin kârlılığını doğrudan etkiler.

Son dönemde crack spread tarafında oldukça güçlü bir yükseliş dikkat çekiyor:

  • Dizel crack spread: yaklaşık 45 ABD Doları/varil
  • Önceki çeyrek ortalaması: 27,7 ABD Doları//varil
  • Jet yakıtı crack spread: 100 ABD Doları//varilin üzerine çıktı
  • Benzin crack spread: 20,7 ABD Doları//varil seviyelerinde dengeli

Bu tablo, özellikle jet yakıtı tarafında oldukça güçlü bir marj ortamına işaret ediyor. Ancak rafineri kârlılığına bu artışın hemen yansıması beklenmeyebilir. Tarihsel deneyimlere göre crack spread’deki trend değişimini anlamak için genellikle 2–3 haftalık bir süre izleniyor.

Rafineri Şirketleri İçin Olumlu Bir Ortam mı?

Yüksek petrol fiyatları ve artan rafineri marjları, kısa vadede rafineri şirketleri için destekleyici bir ortam yaratabilir. Bunun iki ana nedeni bulunuyor:

  1. Envanter kazançları: Petrol fiyatlarındaki artış rafineri stoklarının değerini yükseltebilir.

  2. Ürün marjlarının yükselmesi: Rafine marjı artışı operasyonel kârlılığı destekleyebilir.

Bu nedenle mevcut ortamda rafineri hisselerinin kısa vadede piyasanın üzerinde performans gösterebileceği değerlendiriliyor.

Tüpraş (TUPRS) için 2026 Senaryosu

Mevcut fiyat seviyeleri baz alınarak yapılan hesaplamalarda, Tüpraş için 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin arındırılmış FAVÖK tahmini yaklaşık 600 milyon ABD Doları seviyesinde hesaplanıyor.

Eğer mevcut crack spread trendi korunursa:

  • Çeyreklik FAVÖK potansiyeli 800 milyon – 1,1 milyar ABD Doları aralığına ulaşabilir.

Bu hesaplamalarda temkinli olmak amacıyla ürün fiyatları ile Avrupa fiyatları arasında 8 ABD Doları/varil seviyesinde bir fark varsayımı kullanılıyor.

En İyi Senaryoda 3,6 Milyar Dolar FAVÖK

Crack spread seviyelerinin yıl boyunca güçlü kalması ve jet yakıtı marjlarının normalleşmesine rağmen dizel marjlarının üzerinde seyretmesi durumunda, Tüpraş için 2026 yılı arındırılmış FAVÖK tahmini yaklaşık 3,6 milyar ABD Doları seviyesine ulaşabilir.

Bu senaryo altında şirketin değerlemesi yaklaşık 2,8x FD/FAVÖK çarpanına işaret ediyor.

Karşılaştırma açısından:

  • 2022 yılında benzer bir güçlü rafineri yılı yaşanmıştı
  • O dönemde şirketin çarpanı yıl sonunda 1,7x FD/FAVÖK seviyesindeydi

Bu nedenle mevcut değerleme seviyesinin tarihsel olarak makul bir bantta olduğu değerlendiriliyor.

Tüpraş (TUPRS) Hissesi İçin Değerlendirme

Son gelişmeler ışığında Tüpraş hissesi, ay başından bu yana bölgesel rafineri hisselerine göre yaklaşık %9 daha iyi performans göstermiş durumda.

Bununla birlikte petrol fiyatlarında görülen sert hareketler yatırımcı algısını zaman zaman olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle petrol fiyatlarında olası bir geri çekilme, kısa vadede hisse üzerinde baskı yaratabilir.

Genel değerlendirmede:

  • Crack spread ortamı rafineri şirketleri için destekleyici
  • Ancak jeopolitik gelişmeler nedeniyle görünürlük sınırlı

Petrol Piyasasında Riskler Yüksek

Petrol piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeler, arz risklerinin ve jeopolitik faktörlerin fiyatlamalarda yeniden belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Crack spread tarafındaki güçlü görünüm rafineri şirketleri için kısa vadede olumlu bir tablo çizse de petrol piyasasındaki yüksek volatilite nedeniyle yatırımcıların dikkatli olması gerekiyor.

Özellikle Brent petrol fiyatı, crack spread seviyeleri ve jeopolitik gelişmeler, önümüzdeki dönemde Tüpraş ve benzeri rafineri şirketlerinin performansını belirleyen ana faktörler olmaya devam edecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart Salı
QNB Invest Odak •
Katılım Hesabına Uygun Fon ve Hisseler: 2026 İçin Öne Çıkan Yatırım Alternatifleri

Faizsiz yatırım prensiplerine göre yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için katılım esaslarına uygun fonlar ve hisseler son yıllarda giderek daha fazla ilgi görüyor. Özellikle hem Türkiye’de hem de küresel piyasalarda katılım finansına uygun yatırım ürünlerinin çeşitlenmesi, yatırımcılara daha geniş bir portföy oluşturma imkânı sunuyor.

Bu kapsamda katılım esaslarına uygun yatırım araçları genel olarak üç ana başlık altında değerlendiriliyor:

  • Kira sertifikaları (Sukuk)
  • Katılım endeksine uygun hisseler
  • Katılım prensiplerine uygun global şirket hisseleri

Katılım Yatırımı Nedir?

Katılım finans sistemi, faiz geliri içermeyen ve İslami finans prensiplerine uygun yatırım araçlarını ifade eder. Bu sistemde yatırım yapılacak şirket veya finansal ürünlerin belirli kriterleri sağlaması gerekir.

Katılım esaslarına göre bir şirketin faaliyetleri incelenirken:

  • Alkol, kumar, tütün gibi sektörlerde faaliyet göstermemesi
  • Faiz gelirlerinin sınırlı seviyede olması
  • Finansal yapı ve faaliyet alanlarının uygun olması gibi kriterler değerlendirilir.

Türkiye’de bu kriterlere göre oluşturulan endekslerden biri BIST Katılım Endeksi’dir.

Katılım Hesabına Uygun Fon Alternatifi: Kira Sertifikaları

Katılım finans sisteminde tahvil benzeri yatırım araçları yerine kira sertifikaları (sukuk) kullanılır. Bu ürünler belirli bir varlık veya projeye dayalı olarak ihraç edilir ve yatırımcılara gelir sağlar.

Türkiye’de öne çıkan bazı kira sertifikası ihraççıları arasında:

  • Türkiye Varlık Fonu
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı
  • Ziraat Katılım gibi kurumlar bulunur.

Bu tür ürünler, portföyünü çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar için daha stabil getiri potansiyeli sunabilen araçlar arasında değerlendiriliyor.

Katılım Endeksinde Öne Çıkan Hisseler

Türkiye piyasasında katılım esaslarına uygun şirketler arasında farklı sektörlerden şirketler bulunuyor.

  • Aselsan - ASELS
  • BİM - BIMAS
  • Enerjisa Enerji - ENJSA
  • Ereğli Demir Çelik - EREGL
  • Tüpraş - TUPRS

Özellikle bazı şirketlerin 2026 yılı için operasyonel büyüme beklentileri yatırımcıların radarında yer alıyor. Örneğin savunma sanayi şirketi Aselsan için güçlü büyüme beklentileri öne çıkarken, perakende sektöründe BİM gibi şirketler de istikrarlı gelir yapılarıyla dikkat çekiyor.

Katılım Esaslarına Uygun Global Hisseler

Katılım finansı yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. ABD borsalarında da katılım prensiplerine uygun birçok şirket bulunuyor.

Öne çıkan bazı global şirketler arasında:

  • Apple
  • ExxonMobil
  • Salesforce
  • Micron Technology yer alıyor.

Katılım Yatırımında Strateji Nasıl Olmalı?

Katılım esaslarına uygun yatırım yaparken yatırımcıların genellikle şu stratejileri kullandığı görülüyor:

1-Portföy Çeşitlendirmesi
Kira sertifikaları ve hisse senetlerinin birlikte kullanılması.

2-Sektörel Dağılım
Enerji, savunma, perakende ve teknoloji gibi farklı sektörlere yatırım.

3-Global ve Yerel Denge
Türkiye ve ABD gibi farklı piyasalardan yatırım araçları.

Bu yaklaşım, portföy riskinin dengelenmesine yardımcı olabilir.

Katılım finans sistemi, faizsiz yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için geniş bir yatırım evreni sunuyor.

  • Kira sertifikaları
  • Katılım endeksine uygun hisseler
  • Global katılım hisseleri birlikte değerlendirildiğinde yatırımcılar için dengeli bir portföy oluşturma fırsatı ortaya çıkabiliyor.
İkon-ok
Back to Top