Önerilen Sonuçlar()
Mobil Uygulamayı İndir
QNB Invest
© 2026 QNB Invest A.Ş.
Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları (THYAO), Şubat 2026 dönemine ilişkin operasyonel sonuçlarını açıkladı. Paylaşılan veriler, şirketin hem yolcu trafiğinde hem de kargo operasyonlarında güçlü büyüme ivmesini koruduğunu gösteriyor.
Şubat ayında kapasite ve yolcu sayısındaki artışın desteğiyle toplam trafik çift haneli büyüme kaydederken, doluluk oranında da iyileşme görüldü. Ancak Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin kısa vadede sektöre yönelik görünürlüğü sınırlayabileceği değerlendiriliyor.
Şubat ayı verilerine göre şirketin toplam kapasitesi yıllık bazda %9,4 artış kaydetti. Bu artışa paralel olarak yolcu talebinin de güçlü seyrettiği görülüyor.
Açıklanan verilere göre:
Yurt içi ve uluslararası uçuşlar tarafında da pozitif bir tablo ortaya çıktı.
Bu veriler, şirketin özellikle uluslararası uçuş ağındaki güçlü talebin devam ettiğine işaret ediyor.
Operasyonel verilerde dikkat çeken bir diğer gelişme ise doluluk oranındaki artış oldu.
Şubat ayında doluluk oranı:
Doluluk oranındaki artış, kapasite büyümesine rağmen talebin güçlü kaldığını gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Kargo operasyonları da güçlü performans sergiledi. Şirketin toplam kargo hacmi yıllık bazda %15,9 artış kaydetti.
Şubat verileriyle birlikte şirketin 2026 yılının ilk iki ayındaki performansı da netleşmiş oldu.
Buna göre:
Bu tablo, yılın ilk çeyreğinde şirketin operasyonel momentumunu koruduğuna işaret ediyor.
Öte yandan, Orta Doğu’daki son gelişmelerin Mart ayı operasyonel verileri üzerinde sınırlı bir baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Orta Doğu bölgesi, şirketin toplam kapasitesinin yaklaşık %8,7’sini oluşturuyor. Bu nedenle bölgedeki gelişmeler kısa vadede yolcu trafiğini etkileyebilir.
Ayrıca Ramazan Bayramı ve Paskalya tatil dönemlerinin jeopolitik gelişmelerle çakışması, normal şartlarda bu dönemlerde görülen talep artışının etkisini sınırlayabilir.
Küresel piyasalarda havayolu hisselerinde son günlerde toparlanma sinyalleri görülüyor.
ABD’de havayolu şirketleri, petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ardından yükseliş kaydetti. Petrol fiyatlarının düşmesi, havayolu şirketleri için önemli bir maliyet kalemi olan yakıt giderlerini azaltabileceği için sektör açısından olumlu değerlendiriliyor.
Değerleme tarafında bakıldığında THYAO hissesi yaklaşık 3,8x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor. Bu seviye, küresel havayolu şirketlerinin ortalama 4,4x FD/FAVÖK çarpanının altında bulunuyor.
Bu durum, hisse için uzun vadeli yatırım perspektifinde iskontolu bir değerleme görünümüne işaret ediyor.
Şubat ayı operasyonel verileri, Türk Hava Yolları’nın yolcu ve kargo tarafında güçlü büyümesini sürdürdüğünü gösteriyor.
Ancak Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel jeopolitik riskler kısa vadede sektöre yönelik görünürlüğü sınırlamaya devam edebilir.
Uzun vadede ise Türkiye’ye yönlenebilecek olası turizm talebinden fayda sağlayabilecek şirketler arasında Türk Hava Yolları önemli bir konumda bulunuyor.
Küresel enerji piyasalarında son günlerde Brent petrol fiyatı, petrol fiyatları, rafineri marjı (crack spread) ve rafineri karlılığı konuları yeniden gündemin merkezine yerleşti. Özellikle petrol fiyatlarında görülen sert dalgalanmalar ve ürün marjlarındaki hızlı yükseliş, rafineri şirketleri açısından dikkatle takip edilen bir dönem yaratıyor. Türkiye’nin en büyük rafineri şirketlerinden Tüpraş için de bu gelişmeler kısa vadeli finansal görünüm açısından önemli sinyaller içeriyor.
Son günlerde petrol piyasasında yaşanan yüksek volatilite, fiyatların yaklaşık %30’luk geniş bir bant içinde hareket etmesine neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın yakında sona erebileceğine yönelik açıklamaları fiyatlarda kısmi bir sakinleşmeye yol açtı. Ancak enerji piyasasında asıl belirleyici unsurun, petrol arzına ilişkin olası yaptırım değişiklikleri olduğu değerlendiriliyor.
Petrol Fiyatlarında Jeopolitik Riskler Devrede
Petrol fiyatlarındaki yükselişin temelinde jeopolitik riskler ve arz endişeleri bulunuyor. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve deniz taşımacılığına ilişkin güvenlik riskleri, petrol arzında kesinti ihtimalini artırarak fiyatları yukarı yönlü destekliyor.
ABD’nin bazı petrol yaptırımlarına geçici muafiyetler sağlayabileceğine yönelik sinyaller de piyasada önemli bir başlık haline geldi. Özellikle Hindistan’a Rus petrol ürünlerini satın alması için verilen 1 aylık geçici izin, önümüzdeki dönemde Rus enerji ürünlerine yönelik yaptırımların gevşetilebileceği ihtimalini gündeme taşıdı.
Bu gelişme, petrol piyasasında iki nedenle kritik görülüyor:
Öte yandan Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışının stratejik önemi sürerken, tanker taşımacılığına yönelik güvenlik riskleri petrol akışını sınırlayan faktörler arasında yer alıyor.
Rafineri Marjı (Crack Spread) Nedir ve Neden Önemlidir?
Petrol piyasasında rafineri şirketleri açısından en kritik göstergelerden biri crack spread olarak bilinen ürün marjlarıdır. Crack spread, ham petrol ile rafine edilmiş petrol ürünleri arasındaki fiyat farkını ifade eder ve rafinerilerin kârlılığını doğrudan etkiler.
Son dönemde crack spread tarafında oldukça güçlü bir yükseliş dikkat çekiyor:
Bu tablo, özellikle jet yakıtı tarafında oldukça güçlü bir marj ortamına işaret ediyor. Ancak rafineri kârlılığına bu artışın hemen yansıması beklenmeyebilir. Tarihsel deneyimlere göre crack spread’deki trend değişimini anlamak için genellikle 2–3 haftalık bir süre izleniyor.
Rafineri Şirketleri İçin Olumlu Bir Ortam mı?
Yüksek petrol fiyatları ve artan rafineri marjları, kısa vadede rafineri şirketleri için destekleyici bir ortam yaratabilir. Bunun iki ana nedeni bulunuyor:
Bu nedenle mevcut ortamda rafineri hisselerinin kısa vadede piyasanın üzerinde performans gösterebileceği değerlendiriliyor.
Tüpraş (TUPRS) için 2026 Senaryosu
Mevcut fiyat seviyeleri baz alınarak yapılan hesaplamalarda, Tüpraş için 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin arındırılmış FAVÖK tahmini yaklaşık 600 milyon ABD Doları seviyesinde hesaplanıyor.
Eğer mevcut crack spread trendi korunursa:
Bu hesaplamalarda temkinli olmak amacıyla ürün fiyatları ile Avrupa fiyatları arasında 8 ABD Doları/varil seviyesinde bir fark varsayımı kullanılıyor.
En İyi Senaryoda 3,6 Milyar Dolar FAVÖK
Crack spread seviyelerinin yıl boyunca güçlü kalması ve jet yakıtı marjlarının normalleşmesine rağmen dizel marjlarının üzerinde seyretmesi durumunda, Tüpraş için 2026 yılı arındırılmış FAVÖK tahmini yaklaşık 3,6 milyar ABD Doları seviyesine ulaşabilir.
Bu senaryo altında şirketin değerlemesi yaklaşık 2,8x FD/FAVÖK çarpanına işaret ediyor.
Karşılaştırma açısından:
Bu nedenle mevcut değerleme seviyesinin tarihsel olarak makul bir bantta olduğu değerlendiriliyor.
Tüpraş (TUPRS) Hissesi İçin Değerlendirme
Son gelişmeler ışığında Tüpraş hissesi, ay başından bu yana bölgesel rafineri hisselerine göre yaklaşık %9 daha iyi performans göstermiş durumda.
Bununla birlikte petrol fiyatlarında görülen sert hareketler yatırımcı algısını zaman zaman olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle petrol fiyatlarında olası bir geri çekilme, kısa vadede hisse üzerinde baskı yaratabilir.
Genel değerlendirmede:
Petrol Piyasasında Riskler Yüksek
Petrol piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeler, arz risklerinin ve jeopolitik faktörlerin fiyatlamalarda yeniden belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Crack spread tarafındaki güçlü görünüm rafineri şirketleri için kısa vadede olumlu bir tablo çizse de petrol piyasasındaki yüksek volatilite nedeniyle yatırımcıların dikkatli olması gerekiyor.
Özellikle Brent petrol fiyatı, crack spread seviyeleri ve jeopolitik gelişmeler, önümüzdeki dönemde Tüpraş ve benzeri rafineri şirketlerinin performansını belirleyen ana faktörler olmaya devam edecek.
Faizsiz yatırım prensiplerine göre yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için katılım esaslarına uygun fonlar ve hisseler son yıllarda giderek daha fazla ilgi görüyor. Özellikle hem Türkiye’de hem de küresel piyasalarda katılım finansına uygun yatırım ürünlerinin çeşitlenmesi, yatırımcılara daha geniş bir portföy oluşturma imkânı sunuyor.
Bu kapsamda katılım esaslarına uygun yatırım araçları genel olarak üç ana başlık altında değerlendiriliyor:
Katılım finans sistemi, faiz geliri içermeyen ve İslami finans prensiplerine uygun yatırım araçlarını ifade eder. Bu sistemde yatırım yapılacak şirket veya finansal ürünlerin belirli kriterleri sağlaması gerekir.
Katılım esaslarına göre bir şirketin faaliyetleri incelenirken:
Türkiye’de bu kriterlere göre oluşturulan endekslerden biri BIST Katılım Endeksi’dir.
Katılım finans sisteminde tahvil benzeri yatırım araçları yerine kira sertifikaları (sukuk) kullanılır. Bu ürünler belirli bir varlık veya projeye dayalı olarak ihraç edilir ve yatırımcılara gelir sağlar.
Türkiye’de öne çıkan bazı kira sertifikası ihraççıları arasında:
Bu tür ürünler, portföyünü çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar için daha stabil getiri potansiyeli sunabilen araçlar arasında değerlendiriliyor.
Türkiye piyasasında katılım esaslarına uygun şirketler arasında farklı sektörlerden şirketler bulunuyor.
Özellikle bazı şirketlerin 2026 yılı için operasyonel büyüme beklentileri yatırımcıların radarında yer alıyor. Örneğin savunma sanayi şirketi Aselsan için güçlü büyüme beklentileri öne çıkarken, perakende sektöründe BİM gibi şirketler de istikrarlı gelir yapılarıyla dikkat çekiyor.
Katılım finansı yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. ABD borsalarında da katılım prensiplerine uygun birçok şirket bulunuyor.
Öne çıkan bazı global şirketler arasında:
Katılım esaslarına uygun yatırım yaparken yatırımcıların genellikle şu stratejileri kullandığı görülüyor:
1-Portföy Çeşitlendirmesi Kira sertifikaları ve hisse senetlerinin birlikte kullanılması.
2-Sektörel Dağılım Enerji, savunma, perakende ve teknoloji gibi farklı sektörlere yatırım.
3-Global ve Yerel Denge Türkiye ve ABD gibi farklı piyasalardan yatırım araçları.
Bu yaklaşım, portföy riskinin dengelenmesine yardımcı olabilir.
Katılım finans sistemi, faizsiz yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için geniş bir yatırım evreni sunuyor.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul’da uygulanan açığa satış yasağının süresini uzatma kararı aldı. Kurulun yaptığı son açıklamaya göre, geçtiğimiz hafta başında bir haftalık süreyle devreye alınan kısıtlama 16 Mart 2026 tarihine kadar yürürlükte kalacak.
Bu karar, son dönemde piyasalarda yaşanan volatiliteyi sınırlamak ve yatırımcı güvenini desteklemek amacıyla alınan düzenleyici adımlar arasında yer alıyor.
Açığa Satış Yasağı Nedir?
Açığa satış, yatırımcıların sahip olmadıkları bir hisseyi ödünç alarak satması ve daha sonra daha düşük fiyattan geri almayı hedeflediği bir işlem türüdür. Bu strateji genellikle fiyatların düşeceği beklentisiyle kullanılır.
SPK’nın aldığı bu kararla birlikte, **Borsa İstanbul pay piyasalarında yatırımcılar belirli bir süre boyunca açığa satış işlemi gerçekleştiremeyecek. Böylece özellikle kısa vadeli sert fiyat hareketlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Geçen Hafta Başlamıştı
SPK, geçen haftanın başında piyasadaki oynaklık nedeniyle geçici bir açığa satış yasağı getirmişti. İlk etapta bir hafta süreyle uygulanacağı açıklanan karar, son duyuru ile birlikte bir hafta daha uzatılmış oldu.
Bu kapsamda yasak 16 Mart 2026 seans sonuna kadar geçerli olacak.
Piyasalar Üzerindeki Olası Etkiler
Açığa satış yasakları genellikle piyasalarda kısa vadeli satış baskısını azaltma amacıyla uygulanır. Bu tür düzenlemelerin olası etkileri şu şekilde özetlenebilir:
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (EKGYO), 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin açıkladığı rakamlar özellikle ciro ve operasyonel kârlılık tarafında güçlü bir performansa işaret ederken, ertelenmiş vergi giderlerinin etkisi net kâr tarafında belirgin bir baskı yarattı.
Şirket, 4Ç25 döneminde 19,2 milyar TL ciro açıklayarak 16,2 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisini geride bıraktı. Böylece gelirler yıllık bazda %3 artış kaydetti.
Yılın tamamına bakıldığında ise ciro tarafındaki büyüme oldukça güçlü görünüyor. 2025 cirosu %99 artışla 81,9 milyar TL’ye ulaşarak şirketin operasyonel büyümesini net şekilde ortaya koydu. Bu performans, devam eden konut projeleri ve güçlü satış temposunun etkisini yansıtıyor.
Şirketin FAVÖK’ü 4Ç25’te 4,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu rakam 4,4 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin hafif altında kalmasına rağmen yıllık bazda %902’lik çok güçlü bir artış anlamına geliyor.
2025 yılının tamamında ise FAVÖK 19,7 milyar TL’ye ulaşırken şirketin FAVÖK marjı %24 seviyesine yükseldi. Bu oran, 2024 yılındaki %11,3 seviyesine kıyasla önemli bir iyileşmeye işaret ediyor.
Operasyonel taraftaki güçlü performansa rağmen net kâr tarafında farklı bir tablo ortaya çıktı. Şirket, piyasa beklentisi olan 2,2 milyar TL net kâr yerine 4Ç25’te 4,69 milyar TL net zarar açıkladı. Bu sapmanın ana nedeni ertelenmiş vergi giderleri oldu.
Yılın tamamında ise net kâr %71 düşüşle 4,79 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Şirketin finansal yapısında borçluluk tarafında belirgin bir artış dikkat çekti.
Buna paralel olarak Net borç / FAVÖK oranı 1,4x’ten 2,0x’e yükseldi. Bu artış, devam eden projeler ve finansman ihtiyacının bilanço üzerindeki etkisini gösteriyor.
Şirket ayrıca 2025 yılı kârından hisse başına brüt 0,60 TL temettü dağıtılmasını teklif etti.
Bu teklif şu oranlara işaret ediyor:
Açıklanan finansalların ardından şirket hisseleri Net Aktif Değerine (NAD) göre %59 iskonto ile işlem görüyor. Bu durum, gayrimenkul geliştirme sektöründeki büyük projeler ve uzun vadeli portföy değerine rağmen piyasanın temkinli fiyatlama yaptığını gösteriyor.
BIST 100 bünyesinde yer alan şirket için güçlü operasyonel büyüme ile kârlılık dinamikleri önümüzdeki dönemlerde hisse performansı açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Aksa Enerji (AKSEN), 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin bilançosu incelendiğinde, ciro tarafında sınırlı bir daralma görülse de operasyonel kârlılıkta güçlü bir iyileşme dikkat çekiyor. Özellikle uluslararası operasyonların katkısı ve maliyet tarafındaki iyileşme, şirketin FAVÖK performansını destekleyen önemli unsurlar arasında yer aldı.
Şirketin cirosu 4Ç25 döneminde yıllık bazda %12 düşüşle yaklaşık 9,9 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’de spot elektrik fiyatlarının yıllık bazda %17 artmasına rağmen enflasyonun gerisinde kalması, yerli santrallerin katkısında baskı yarattı. Bu durum, yerli santrallerin ciro üretiminin yıllık bazda %24 azalmasına neden oldu.
Buna karşın uluslararası operasyonlar daha dengeli bir performans sergiledi. Afrika santrallerinden elde edilen gelirler %10 artarken, Asya operasyonları %18 daralma gösterdi. Böylece uluslararası operasyonların toplam gelir içindeki payı %31 seviyesine yükseldi.
Ciro tarafındaki sınırlı zayıflığa rağmen operasyonel performans güçlü kaldı. Şirketin FAVÖK’ü yıllık bazda %8 artarak 2,9 milyar TL’ye ulaştı. Operasyonel giderlerdeki %18’lik düşüş ve Asya santrallerindeki kurulu güç artışı bu performansı destekledi.
Bu gelişmelerin sonucunda FAVÖK marjı %23’ten %28 seviyesine yükseldi. Şirketin FAVÖK hesaplamasına net diğer gelir/giderleri de dahil etmesiyle düzeltilmiş FAVÖK 3,3 milyar TL seviyesine çıkarak yıllık bazda %30 artış kaydetti.
Yılın tamamında ise FAVÖK %28 büyüyerek 12 milyar TL’ye ulaştı. Böylece şirketin FAVÖK marjı 2024’teki %24 seviyesinden 2025’te %30’a yükseldi.
Şirketin net kârı 4Ç25 döneminde 1,1 milyar TL olarak gerçekleşti ve böylece bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yeniden pozitif seviyeye ulaştı. Bu performans güçlü operasyonel kârlılığın yanı sıra 835 milyon TL’lik yatırım faaliyetlerinden gelirler ile desteklendi.
Yılın tamamında net kâr %39 artarak 3,7 milyar TL seviyesine yükseldi.
Şirketin finansal kaldıraç göstergelerinde de iyileşme dikkat çekti. Net borç/FAVÖK oranı 9A25’te 4,7x seviyesinden 2025 sonunda 4,0x’e geriledi. Bu oran, yerli rakip grubunun ortalaması olan 4,8x’in altında bulunuyor.
AKSEN hissesi yılın başındaki güçlü BIST 100 rallisinin gerisinde kaldı. Şubat ayında yaşanan %9’luk düşüş, hissenin yılbaşından bu yana endekse göre %20 daha zayıf performans göstermesine neden oldu.
Buna rağmen şirketin defansif iş modeli, uluslararası operasyonlarının çeşitliliği ve 2026 yılı için öngörülen %41 FAVÖK büyümesi, orta vadede daha güçlü bir hisse performansı potansiyeline işaret ediyor. 2026 tahminlerine göre şirket hissesi 8,1x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor ve uluslararası benzerlerine kıyasla %12 iskonto sunuyor.