QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 27 Mart Cuma
QNB Invest Odak •
Petrol Fiyatları Neden Yükseliyor? Son Yıllardaki Petrol Krizleri

2020 Pandemisi

2020 sonrası küresel petrol piyasası, klasik dalgalanma döngülerinin ötesinde, çok katmanlı ve yapısal bir krizle karşı karşıya kaldı. COVID-19 pandemisi sırasında dünya genelinde ekonomik faaliyetler hızla durdu ve petrol talebi sert bir şekilde düştü.

Bu süreçte West Texas Intermediate (WTI) gibi petrol türlerinin vadeli kontratları, bazı dönemlerde negatif fiyatlarla işlem görerek piyasada tarihe geçecek anomalilere yol açtı.

Talep tekrar toparlanmaya başladığında, arz tarafı aynı hızla cevap veremedi. Bunun başlıca nedeni, pandemi döneminde düşük yatırım yapılması ve mevcut üretim kapasitesinin sınırlı olmasıydı.

Sonuç olarak, kısa vadeli petrol arzı oldukça esnek olmayan bir yapıya sahip oldu ve fiyatlar hızlı dalgalanmalar göstermeye başladı.


2022 Rusya Ukrayna Savaşı

2022’de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla petrol piyasası farklı bir boyuta taşındı. Savaş, sadece fiziksel petrol arzını etkilemekle kalmadı; aynı zamanda fiyat oluşum mekanizmasını da dönüştürdü.

Rusya’ya uygulanan yaptırımlar, petrol ticaretinde bölünmelere yol açtı ve farklı petrol türleri arasında kalıcı fiyat farkları oluştu. Bu süreçte artan belirsizlik ve riskten kaçınma davranışı, petrol fiyatlarına yüksek bir jeopolitik risk primi ekledi. Yani fiyatlar artık sadece arz ve talep dengesiyle değil, yatırımcıların beklentileri ve küresel belirsizliklerle şekillenmeye başladı.

Arz tarafında OPEC+ ülkelerinin stratejisi de kriz üzerinde önemli bir etki yarattı. Suudi Arabistan ve Rusya liderliğinde, üretim kısıtlamalarıyla piyasadaki petrol miktarını sınırladı.

Bu yaklaşım, fiyatların kısa vadede ani düşüşlere karşı daha dirençli olmasını sağladı ve petrol piyasasını klasik rekabetçi piyasa modelinden uzaklaştırarak, fiyatların daha çok birkaç büyük oyuncu tarafından belirlendiği bir yapıya yaklaştırdı. Arzın sınırlı olması, marjinal fiyatları yukarı çekerek piyasa dengesini değiştirdi.

2026 Petrol Krizi

2026 itibarıyla krizin yeni evresi, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler üzerine odaklandı. Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında risklerin artması, küresel petrol arzının önemli bir kısmını tehdit etti ve piyasada ani fiyat sıçramalarına yol açtı.

Bu gelişmeler, petrolün artık sadece bir enerji kaynağı değil, stratejik bir varlık olarak da değerlendirildiğini gösterdi. Bu sürecin merkezinde yer alan İran, ABD ve İsrail arasındaki çok katmanlı gerilim, doğrudan üretimden ziyade enerji arzının güvenliği üzerinden küresel piyasaları etkiledi.

Krizin başlangıcı, ani bir fiziksel arz kesintisinden değil; uzun süredir biriken bölgesel kırılganlıkların, karşılıklı askeri hamleler ve sertleşen politik söylemlerle görünür hale gelmesinden kaynaklandı. Krizin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı üzerinden günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınması, buradaki en küçük tehdidin bile küresel fiyatları doğrudan etkilemesine neden oldu.

Bu süreçte petrol fiyatları son derece oynak bir seyir izledi. Gerilimin tırmandığı dönemlerde Brent Petrol 60 Amerikan Doları seviyelerinden 110-120 Amerikan Doları bandına yükseldi. Günlük fiyat değişimlerinin %8-10’a ulaşması, piyasanın fiziksel arzdan çok jeopolitik riskleri fiyatladığını göstermekte. Ayrıca tanker sigorta maliyetlerindeki %50’ye varan artış ve lojistik aksaklıklar, varil başına birkaç Amerikan Dolarlık ek maliyet yaratarak fiyatların yüksek kalmasına katkı sağladı.

Enerji dönüşümü de kriz üzerinde uzun vadeli etkiler yaratıyor. Yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde petrol sektörüne yapılan yatırımlar azaldı. Bu durum, gelecekte arzın kısıtlı kalmasına ve fiyatların yüksek seviyelerde seyretmesine yol açabilir. Özellikle kısa vadede talebin güçlü kalması, “yatırım açığı” sorununu derinleştiriyor. Petrol piyasasında kronik arz sıkışıklığı ve yüksek fiyat riski bu nedenle yapısal bir sorun hâline geldi.

Hürmüz Boğazı Petrol için Neden Kritik?

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Arap Denizi’ne bağlayan dar bir su yolu olmasına rağmen, küresel enerji arz güvenliği açısından kritik bir boğaz niteliği taşımakta. Boğaz, dünyanın en yoğun ve riskli deniz taşımacılığı hatlarından birini oluşturmakta. Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Bu miktar, küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20’sine ve deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %30’una karşılık gelmekte.

Başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak olmak üzere Körfez ülkelerinden çıkarılan hidrokarbon kaynakları bu güzergâh üzerinden küresel pazarlara ulaşıyor. Aynı zamanda dünyanın önde gelen sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatçılarından Katar’ın LNG sevkiyatının büyük bölümü de bu boğazdan geçmekte olup, küresel LNG ticaretinin yaklaşık %20’si bu dar su yoluna bağımlı.

Bu yoğun enerji akışı, Hürmüz Boğazı’nı yalnızca petrol ve doğalgaz ticareti açısından değil, aynı zamanda küresel ekonomik istikrar açısından da vazgeçilmez kılmakta. Yıllık yüz milyarlarca dolarlık enerji ticaretine aracılık eden bu geçit, aynı zamanda gübre, gıda, ilaç ve sanayi ürünlerinin taşınmasında da önemli bir lojistik hat işlevi görüyor. Boğazda yaşanabilecek herhangi bir kesinti veya güvenlik sorunu, enerji fiyatlarında ani yükselişlere, tedarik zincirlerinde aksamalara ve küresel ölçekte ekonomik dalgalanmalara yol açabilecek potansiyele sahip.

İkon-ok
QNB Araştırma 26 Mart Perşembe
QNB Invest Odak •
İtalya’da Neler Oluyor?

İtalya’da Anayasa Değişikliği Referandumu: Sonuçlar ve Piyasa Göstergeleri

İtalya’da 22-23 Mart tarihlerinde anayasa değişikliği referandumu gerçekleştirildi. Referandum, Giorgia Meloni liderliğindeki hükümet tarafından hazırlanan ve yargı sistemine yönelik düzenlemeler içeren reform paketinin oylanması amacıyla düzenlendi.

Resmî sonuçlara göre referanduma katılım oranı %58,9 olarak gerçekleşti. Oyların %53,7’si “Hayır”, %46,2’si ise “Evet” yönünde oldu. Bu sonuç doğrultusunda anayasa değişikliği teklifi kabul edilmedi.


Referandumun Kapsamı Nedir?

Oylamaya sunulan reform paketi, yargı sisteminin kurumsal yapısında değişiklik öngören düzenlemeler içermekte. Bu kapsamda:

  • Hâkimler ile savcıların kariyer yollarının ayrılması planlandı.
  • Yüksek Yargı Kurulu yapısının iki ayrı kuruma bölünmesi öngörüldü.
  • Disiplin süreçlerini yürütmek üzere yeni bir yüksek disiplin mahkemesi kurulması teklif edildi.
  • CSM üyelerinin belirlenmesinde mevcut seçim yöntemine ek olarak kura sistemi ve parlamenter listelerden atama modeli önerildi.

Referandum sonucunda söz konusu düzenlemeler yürürlüğe girmedi ve mevcut yargı sistemi korundu.

Piyasa Göstergeleri Üzerindeki Etkiler

Referandum sonuçlarının ardından finansal piyasalarda sınırlı düzeyde dalgalanmalar gözlemlendi. İlk piyasa verileri çerçevesinde:

  • Financial Times Milano Borsa Endeksi kısa vadeli dalgalanmalar gösterdi.
  • Avro, başlıca para birimleri karşısında sınırlı bir değer değişimi sergiledi.
  • İtalya’nın devlet tahvili getirilerinde kısa vadeli oynaklık kaydedildi.

Hisse Senetleri ve Endeksler

  • Avrupa genelinde hisse senetleri referandum sonuçlarının açıklanmasının ardından dalgalı bir seyir izledi; pazartesi günü bazı Avrupa endeksleri toparlanma eğilimi gösterdi.
  • İtalya özelinde, referandumun sonuçları piyasa tarafından genellikle siyasi belirsizlik artışı olarak algılandı ve bazı yatırımcılar riskli varlıklardan kısmi çıkışlara gitti; Avrupa hisse endeksleri genelinde önceki düşüşlerin ardından toparlanma gözlemlense de risk iştahının temkinli olduğu belirtildi.

Tahvil Piyasası ve Getiriler

  • İtalya’nın devlet tahvil getirilerinde kısa vadeli oynaklık kaydedildiği piyasa verilerinde yer aldı.
  • Avrupa ve İtalya tahvil piyasalarında piyasa katılımcılarının risk iştahına bağlı olarak spread (getiri farkı) genişlemesi olasılığı, yatırımcı tarafından izlendi.

 Risk Algısı ve Yatırımcı Davranışı

Siyasi sonuçların beklenenden farklı çıkması yatırımcı risk algısını etkiledi ve kısa vadede riskli varlıklardan kısmi uzaklaşma eğilimini tetikledi. Buna karşın küresel risk ortamı ve enerji/jeopolitik gündem piyasalar üzerinde daha geniş bir etki kaynağı olarak öne çıktı.

Referandum sonuçları, Avro Bölgesi içinde siyasi belirsizlik faktörü olarak izlenirken, piyasalarda önceden fiyatlanmış riskler nedeniyle sert bir şok yaratmadı. Yatırımcılar referandum öncesinde önemli siyasi riskler olasılığını dikkate alarak pozisyon aldı.

İkon-ok
QNB Araştırma 26 Mart Perşembe
QNB Invest Odak •
Koç Holding’den Tüpraş Hisselerinde Satış

Borsa İstanbul’da dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Koç Holding, Tüpraş hisselerinde bir satış gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre Koç Holding, Tüpraş’ın ödenmiş sermayesinin %2,1’ine denk gelen 40 milyon adet hisseyi elden çıkardı.

İşlemin hisse başına 233 TL fiyatla gerçekleşti ve toplam işlem büyüklüğü 9,3 milyar TL seviyesinde oldu.


Satış Fiyatı ve İskonto Detayı

Satış fiyatı, Tüpraş hisselerinin 25 Mart 2026 son kapanış fiyatı olan 250,5 TL’ye göre yaklaşık %7 iskonto içeriyor.

Bu tarz blok satışlarda iskonto uygulanması oldukça yaygın. Bunun temel sebepleri:

  • Yüksek hacimli işlemlerde likiditeyi sağlamak
  • Alıcı taraf için cazip fiyat sunmak
  • İşlemin hızlı ve tek seferde tamamlanmasını kolaylaştırmak

Ortaklık Yapısı Nasıl Değişiyor?

Bu işlem sonrası Koç Holding’in Tüpraş’taki doğrudan payı %4,3 seviyesine geriliyor. Ancak dolaylı sahiplik dahil edildiğinde toplam sahiplik %50,7 oranında oluyor.

Diğer taraftan, işlem sonrası serbest dolaşım oranı %48,9’a yükselecek.

Bu da Tüpraş hisselerinde likiditenin artması ve daha geniş yatırımcı kitlesine ulaşılması açısından önemli bir gelişme.

Piyasaya Etkisi: Negatif mi, Pozitif mi?

Bu tarz satışlar genelde kısa vadede fiyat üzerinde baskı yaratabilir, çünkü:

  • Piyasaya ek arz gelir
  • İskontolu satış algısı oluşur

Ancak orta-uzun vadede tablo daha dengeli:

Pozitif Taraflar

  • Artan serbest dolaşım, daha yüksek işlem hacmi
  • Kurumsal yatırımcı ilgisinin artma potansiyeli
  • Endeks ağırlığının yükselme ihtimali

Koç Holding’in Tüpraş hisselerinde gerçekleştirdiği bu satış, kısa vadede fiyat üzerinde baskı yaratabilecek olsa da, uzun vadede likidite ve yatırımcı tabanı açısından olumlu bir yapı oluşturabilir.

Özellikle serbest dolaşım oranındaki artış, Tüpraş hisselerinin daha geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından takip edilmesini sağlayabilir.

İkon-ok
QNB Araştırma 19 Mart Perşembe
QNB Invest Odak •
AYDEM, Uşak RES’te 12 MW kapasite artışını tamamladı

BIST-100 gün içinde %0,8 düşüş kaydetti. Sanayi hisseleri endekse paralel performans gösterirken, bankacılık sektörü %0,3 daha zayıf performans sergiledi. Defansif Model Portföyümüz ise %0,6 geriledi.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • TCMB, Mart 2026 PPK toplantı özetini yayımladı Merkez Bankası’nın değerlendirmesine göre gıda enflasyonu yavaşlama sinyalleri göstermektedir. Ancak artan Brent fiyatlarının ulaştırma hizmetleri enflasyonu üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması beklenmektedir.
  • Jeopolitik gerilimlere rağmen TL mevduat faizleri yükseldi, yurt içi döviz talebi yatay seyretti Merkez Bankası’nın sıkılaştırma adımlarının ardından en kısa 32 gün vadeli TL mevduat faizleri 1,5 puan artarak %38,5’e yükseldi. Bu gelişme, jeopolitik gerilimlere rağmen yurt içi döviz talebinin beklenenden düşük kalmasına yardımcı oldu. Mart ayında döviz satışları 23,6 milyar ABD Dolarına ulaştı.
  • Türkiye sigorta sektörü 2025 yılında güçlü büyüme ve artan kârlılık sergiledi Sektörün aktif büyüklüğü 3,8 trilyon TL’ye, prim üretimi ise 1,2 trilyon TL’ye ulaştı. Teknik kâr %86 artarak 192,5 milyar TL’ye, net kâr ise %63 artarak 168 milyar TL’ye yükseldi. Yatırım gelirleri kârlılığa daha fazla katkı sağlarken, faaliyet giderlerindeki hızlı artış dikkat çekti. Sektör reel olarak %25 net kâr artışı kaydetti.
  • Hazır giyim sektörü, ihracat kayıpları nedeniyle kapsamlı devlet desteği talep ediyor Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, düşük kur ve yüksek faiz ortamının ihracata yönelik sektörleri olumsuz etkilediğini belirtti. Sektör temsilcileri, son üç yılda yaklaşık 4,4 milyar ABD Doları ihracat kaybına dikkat çekerek, mevcut istihdam ve döviz dönüşüm desteklerindeki artışlara rağmen daha kapsamlı teşviklere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
  • Orta Doğu’daki gerilimler nedeniyle Türkiye plastik sektöründe üretim durdu, maliyetler arttı Bölgedeki gerilimler tedarik zincirlerini bozarak Türkiye genelinde birçok plastik tesisinde üretimin durmasına neden oldu. Hammadde fiyatları %60-80, lojistik maliyetleri ise %70 arttı. Bu durum ambalaj sektöründe maliyetleri %25 yükseltirken, tekstil, beyaz eşya ve otomotiv gibi kilit sektörlerde ciddi enflasyonist baskı beklenmektedir. Sektör acil koruyucu önlemler talep etmektedir.


Şirket Haberleri

  • (=) Migros, 2025 yılı net kârından hisse başına brüt 4,5566 TL temettü dağıtımını Genel Kurul’a teklif etti Şirket daha önce hisse başına 3,5901 TL avans temettü dağıtmıştı. Yeni açıklanan temettünün önerilen ödeme tarihi 13 Mayıs 2026’dır. Bu yeni temettü ile birlikte şirketin 2025 yılı temettü dağıtım oranı %23’e ulaşırken, son kapanışa göre temettü verimi %1,4 seviyesindedir.
  • SANEL ortaklık görüşmelerini sonlandırdı Şirket, Naksem Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.’ye iştirakine yönelik yürütülen görüşmeleri sonlandırdığını açıkladı. Naksem Gayrimenkul ise kendi stratejileri doğrultusunda bağımsız bir halka arz sürecini değerlendirdiğini belirtti.
  • BEYAZ, Chery Türkiye ile bayilik anlaşmasını feshetti Şirket, 18/04/2025 tarihinde duyurulan Chery, Omoda ve Jaecoo markalarına ilişkin yetkili satış ve servis bayiliği sözleşmesini sona erdirme kararı aldı. Bu karar, markaların Türkiye pazarındaki pay gelişiminin beklentilerin altında kalması ve sektörde rekabet dengelerine olası etkilerin yeniden değerlendirilmesi sonucunda alınmıştır. Şirket, pazar konumunu güçlendirmek amacıyla yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmeye devam ettiğini belirtti.
  • ARSAN iştiraki, kireçtaşı ocağı ve kırma-eleme tesisi yatırımını tamamladı Şirketin iştiraki Arsan Hazır Beton Prefabrik Yapı İnşaat Madencilik San. ve Tic. A.Ş., Kahramanmaraş’taki kireçtaşı ocağı ve kırma-eleme tesisi yatırımını tamamladı. Tesis devreye alınmış olup, ticari üretim ve sevkiyatlar bugün itibarıyla başlamıştır.
  • BALAT, ana faaliyet konusunu “yatırım holdingi yapısı” olarak değiştirmek için başvuruda bulundu Şirket, esas sözleşmesinde yapılacak değişikliklerle ana faaliyet konusunu “yatırım holdingi yapısı”na dönüştürmek amacıyla SPK’ya başvuruda bulundu. Gerekli izinlerin alınmasının ardından değişiklikler Olağanüstü Genel Kurul’da pay sahiplerinin onayına sunulacaktır.
  • KLSYN, yurt dışı kamu kurumu ile 108,8 milyon TL’lik mobilya tedarik sözleşmesi imzaladı Şirket, 25 Şubat 2026 tarihinde yurt dışı bir kamu kurumu ile mobilya malzemeleri tedariki için 108,8 milyon TL tutarında sözleşme imzaladı. Sözleşme kapsamında ilgili ürünler üretilecek ve teslim edilecek olup, projenin 120 gün içinde tamamlanması hedeflenmektedir.
  • AYDEM, Uşak RES’te 12 MW kapasite artışını tamamladı Şirket, 18 Mart 2026 itibarıyla Enerji Bakanlığı’nın resmi kabulü sonrası 12 MW’lık kapasite artışı projesini devreye aldı. Bu artışla birlikte Uşak RES’in toplam kurulu gücü 227,7 MW’tan 239,7 MW’a yükseldi. Buna bağlı olarak şirketin toplam rüzgâr enerjisi kurulu gücü 256,5 MW’tan 268,5 MW’a çıkarak %5 artış kaydetti.
  • TCKRC, Bulgaristan ihale sürecine açıklık getirdi Şirket, Bulgaristan’daki ihale sürecinin halen devam ettiğini ve sonuçlara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığını belirtti. Buna göre, ihalenin sonuçlandığı ve şirketin ihaleyi kaybettiği yönündeki iddiaların mevcut durumu yansıtmadığı ifade edildi.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-19032026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 18 Mart Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye-Belçika ticaret hacmi 9,2 milyar ABD Dolarına ulaştı

BIST-100 Endeksi günü %2,0 artışla tamamladı. Sektörel bazda Bankacılık Endeksi %3,2 yükselirken, daha sınırlı bir artış kaydeden Sanayi Endeksi %0,9 yükseldi. Günlük bazda model portföyümüz, BIST-100’e göre %1,1 daha iyi performans gösterdi.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

 

  • Türkiye-Belçika ticaret hacmi 9,2 milyar ABD Dolarına ulaştı Geçtiğimiz yıl 9,2 milyar ABD Doları ticaret hacmine ulaşılmasının ardından Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme bekleniyor. Kraliçe Mathilde’in Mayıs ayında gerçekleştireceği ziyaretin, ticari diplomasiye yeni bir dinamizm kazandırması ve ikili ticareti artırması öngörülüyor. DEİK, yatırım ve yüksek katma değerli üretimde yeni iş birliklerini teşvik etmek amacıyla Ankara ile Brüksel arasındaki temaslarını yoğunlaştırıyor.
  • Jeopolitik gerilimlere bağlı olarak yerli kömüre talep artarken arz sıkıntıları yaşanıyor Küresel enerji piyasalarındaki jeopolitik gerilimler, kömürü yeniden stratejik bir kaynak haline getirdi. Türkiye’nin 22 milyar ton kömür rezervine sahip olmasına ve 2024 yılında 88,9 milyon ton üretim gerçekleştirmesine rağmen, maliyet ve düzenleyici baskılar nedeniyle sektör daralmış durumda. Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle ithal kömür fiyatlarının bir günde %30 artması, yerli kömüre talebi artırırken, sektör ciddi arz kısıtlarıyla karşı karşıya kalıyor.
  • Yumurta ihracatına getirilen kısıtlamalar, Körfez’den gelen yüksek talebe rağmen sektörde gelir kaybına yol açtı Türkiye’nin yumurta ihracat geliri 2024 yılında 460 milyon ABD Dolarını aşarken, 2025 yılında iç piyasada fiyatları dengelemek amacıyla ihracat kısıtlamaları getirildi ve bu durum 60 milyon ABD Dolarının üzerinde ihracat kaybına neden oldu. Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle Körfez ülkelerinden Türk yumurtalarına talep hızla artmasına rağmen, ihracat yasağı sektörün bu fırsattan yararlanmasını engelliyor. Üretim rekor seviyelere ulaşmış olsa da üreticiler kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyor.
  • Türkiye ile Irak arasındaki anlaşmanın ardından petrol fiyatları düştü Irak’ın, Hürmüz Boğazı’nı kullanmadan Türkiye üzerinden ihracatı yeniden başlatmak için anlaşma imzalamasının ve ABD’nin bu kritik hattın yeniden açılmasını kolaylaştırma çabalarını artırmasının ardından petrol fiyatlarında düşüş yaşandı.

Şirket Haberleri

 

  • MAVI 2026 beklentilerini açıkladı Şirket, 2025 yılında cirosunda yıllık bazda %5 daralma yaşanmasına rağmen, 2026 yılı için reel bazda %4 ila %6 aralığında ciro artışı öngördüğünü açıkladı. Şirketin FAVÖK üretimi 2025 yılında yıllık bazda %3,5 gerilerken, FAVÖK marjı 2024 yılındaki %18,2 seviyesine paralel olarak %18,5 seviyesinde gerçekleşti. Şirket, 2026 yılı için FAVÖK marjının %17,5 - %18,5 aralığında gerçekleşmesini öngörüyor. Şirketin beklentilerine göre hisse, tarihsel ortalamasına kıyasla %24 iskontoya işaret eden 3,5x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görüyor.
  • MAVI temettü dağıtımına karar verdi Şirketin Yönetim Kurulu, hisse başına brüt 1,673 TL ve net 1,422 TL nakit temettü dağıtılmasına karar verdi. Ödeme, Genel Kurul onayının ardından gerçekleştirilecektir.
  • GLCVY, 892,3 milyon TL’lik TGA portföyü ihalesini kazandı Şirket, AKBNK tarafından düzenlenen TGA satış ihalesinde toplam anapara büyüklüğü 892,3 milyon TL olan perakende odaklı 3 portföy için en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazandı. Sonuç, bankanın Yönetim Kurulu onayına tabidir.
  • CVKMD’den Manisa’da 9,9MW GES yatırımı Şirket, Manisa’da 9,9MW kurulu güce sahip bir güneş enerjisi santrali yatırımı için anahtar teslim sözleşme imzaladı. Projenin 6 ay içinde devreye alınması planlanmaktadır.
  • SURGY, Antalya projesinde jeotermal kaynak kullanımına ilişkin anlaşma imzaladı Şirket, Sur Yapı Tatil Homes Antalya Projesi yakınında tespit edilen jeotermal kaynağa ilişkin işletme ruhsatının alınmasının ardından Sur Yapım İnşaat A.Ş. ile su kullanım anlaşması imzaladı. Jeotermal kaynağın, balneolojik özellikleri doğrultusunda proje kapsamında kullanılması planlanmakta olup, bu durumun projenin cazibesini artırması ve satış performansı, gelirler ile şirket değerine olumlu katkı sağlaması beklenmektedir.
  • BVSAN, 1,6 milyon Avro tutarında vinç sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt dışı bir firmaya alt yüklenici olarak 11 adet gezer köprülü vinç üretimi ve teslimi için 1,6 milyon Avro tutarında (şirketin 2025 yılı gelirinin %2,6’sına denk gelen) sözleşme imzaladı. Teslimatların 4Ç26’da başlaması ve 3Ç27 döneminde tamamlanması planlanmaktadır.
  • Fitch, ISFIN’in kredi notlarını teyit etti Fitch Ratings, 16 Mart 2026 tarihli raporunda İş Finansal Kiralama A.Ş.’nin kredi notlarını teyit etti. Buna göre, şirketin uzun vadeli yabancı ve yerel para cinsinden kredi notları “BB-” olarak pozitif görünümle korunurken, ulusal uzun vadeli notu “AA-” seviyesinde durağan görünümle sabit tutuldu. Kısa vadeli yabancı ve yerel para notları “B” olarak teyit edilirken, hissedar destek notu “bb-” olarak korundu.
  • SANEL’in yatırım süreci sonlandırıldı Şirket, Naksem Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.’ye yönelik potansiyel yatırım kapsamında başlatılan görüşmelerin, ilgili şirketin aldığı karar doğrultusunda sonlandırıldığını açıkladı. Bu kapsamda, söz konusu yatırıma ilişkin devam eden bir süreç bulunmamaktadır.
  • BIOEN yatırım teşvik belgesinin süresi uzatıldı Şirketin bağlı ortaklığının İzmir Aliağa’daki piroliz yağı üretim tesisi yatırımına ilişkin yatırım teşvik belgesinin süresi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 18 ay uzatılarak 01.09.2027 tarihine kadar geçerli hale getirildi.
  • KNFRT, tarımsal lojistik iş kolu için yatırım kararı aldı Şirket, Fiber-K modeli kapsamında Tarımsal Lojistik iş koluna 1,6 milyon Avro yatırım yapma kararı aldı. Bu yatırımın, Fiber-K modeli altındaki taşıma kapasitesini %50 artırması ve 2026 hasat sezonunda operasyonlara entegre edilmesi beklenmektedir.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-18032026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 17 Mart Salı
QNB Invest Odak •
Şubat 2026 Bütçe Dengesi Fazlaya Döndü: Güçlü Vergi Gelirleri Etkili Oldu

Türkiye ekonomisinde mali disiplinin önemli göstergelerinden biri olan bütçe dengesi, Şubat ayında dikkat çekici bir iyileşme sergiledi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi Şubat 2026 döneminde 24,4 milyar TL fazla verdi.

Bu veri, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 310,1 milyar TL’lik bütçe açığına kıyasla bir toparlanmaya işaret ediyor.


Bütçe Dengesi Neden İyileşti?

Şubat ayında bütçe performansındaki bu güçlü dönüşümün arkasında en önemli faktör vergi gelirlerindeki sert artış oldu.

  • Vergi gelirleri: yıllık %92 artış
  • Toplam vergi geliri: 537 milyar TL
  • Kurumlar vergisinin payı: %68

Özellikle kurumlar vergisi tahsilatlarının dönemsel etkisi, bütçenin fazla vermesinde belirleyici rol oynadı.

12 Aylık Bütçe Açığı / GSYH Oranı Geriledi

Bütçe performansındaki iyileşme yalnızca aylık verilerle sınırlı kalmadı. 12 aylık kümülatif göstergelerde de olumlu bir tablo ortaya çıktı:

  • Ocak 2026: %2,9
  • Şubat 2026: %2,3

Bu gerileme, mali disiplin açısından pozitif bir sinyal olarak değerlendiriliyor ve Türkiye’nin makroekonomik görünümü açısından destekleyici bir unsur oluşturuyor.

Piyasalar Bu Veriyi Nasıl Okur?

Bütçe dengesi verileri, yatırımcılar açısından kritik çünkü:

  • Kamu maliyesinin sağlığına dair sinyal verir
  • Risk primi (CDS) üzerinde etkili olabilir
  • Para politikası beklentilerini şekillendirebilir

Bütçenin fazla vermesi genellikle piyasalar tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilir. Ancak burada sürdürülebilirlik önemli bir faktör olarak öne çıkar.

Kritik Nokta: Sürdürülebilirlik

Her ne kadar Şubat ayında güçlü bir performans görülse de:

  • Kurumlar vergisi tahsilatlarının dönemsel etkisi
  • Harcama dinamiklerinin yılın geri kalanında nasıl şekilleneceği bütçe dengesinin kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.

Dolayısıyla yatırımcıların bu veriyi değerlendirirken tek bir aya odaklanmak yerine trendi takip etmesi daha sağlıklı olacaktır.

Şubat 2026 bütçe verileri, Türkiye ekonomisinde mali disiplin tarafında kısa vadeli güçlü bir iyileşmeye işaret ediyor. Bütçenin fazla vermesi ve bütçe açığının GSYH’ye oranındaki gerileme, makro görünüm açısından pozitif bir tablo sunuyor.

Ancak bu iyileşmenin kalıcılığı, önümüzdeki dönemde vergi gelirlerinin seyri ve kamu harcamalarının kontrolü ile doğrudan ilişkili olacak.

İkon-ok
Back to Top