QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye’nin 2026 İhracat Hedefi 410 Milyar ABD Doları

Türkiye, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatındaki artışın ardından 2026 yılı için toplam 410 milyar ABD Doları ihracat hedefi belirledi. Yılın ilk yarısında açıklanan dış ticaret verileri de ihracatın artış eğilimini sürdürdüğünü gösterdi.




2025’te Mal ve Hizmet İhracatı Arttı

Türkiye’nin mal ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre %4,4 artarak 273,3 milyar ABD Doları’na ulaştı. Hizmet ihracatı da %4,6 artışla 122,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti.

Mal ve hizmet ihracatının toplamı böylece yaklaşık 395,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. 2026 yılı hedefinde ise bu toplamın 410 milyar ABD Doları’na çıkarılması öngörülüyor.

2026 İçin 282 Milyar ABD Doları Mal İhracatı Hedefleniyor

2026 yılı için mal ihracatında 282 milyar ABD Doları hedefi belirlendi. Hizmet ihracatı hedefi ise 128 milyar ABD Doları olarak açıklandı.

Bu hedefler doğrultusunda mal ve hizmet ihracatının toplamının 410 milyar ABD Doları’na ulaşması amaçlanıyor. Hizmet ihracatında turizm, taşımacılık, lojistik, sağlık, eğitim, yazılım ve teknik müşavirlik gibi alanların öne çıkması bekleniyor.

Baz Senaryoda Mal İhracatı 289,3 Milyar ABD Doları

2026 yılına ilişkin ihracat beklentilerinde farklı senaryolar da ortaya konuluyor. Ekonomi Gazetesi tarafından 100’ü aşkın ihracatçı firma, sektör temsilcisi ve ihracatçı birliği temsilcisiyle gerçekleştirilen araştırmada, baz senaryoda mal ihracatının %5,8 artışla 289,3 milyar ABD Doları’na ulaşabileceği öngörüldü.

Aynı araştırmada iyimser senaryoda mal ihracatının 311,7 milyar ABD Doları’na çıkabileceği, olumsuz senaryoda ise %1 gerileyerek 270,6 milyar ABD Doları’nda kalabileceği tahmin edildi.

2026’nın İlk Yarısında İhracat 136 Milyar ABD Doları’nı Aştı

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2026 yılının Ocak-Haziran dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %3,6 artarak 136,5 milyar ABD Doları’na ulaştı. Aynı dönemde 50 ilin ihracatı artarken, 21 il 1 milyar ABD Doları’nın üzerinde ihracat gerçekleştirdi.

İhracat Beklentilerinde Üçüncü Çeyrekte Artış

Ticaret Bakanlığının 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi de ihracat görünümündeki gelişmeleri ortaya koydu. İhracat beklenti endeksi, bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan artarak 101,5 seviyesine yükseldi.

Endeksteki artışta gelecek üç aya ilişkin ihracat ve ihracat sipariş beklentilerindeki yükseliş etkili oldu. Bununla birlikte endeks, geçen yılın aynı dönemine göre 4 puan geriledi.

Serbest Bölgelerin İhracatı Rekor Seviyeye Ulaştı

2026 yılının ilk yarısında Ticaret Bakanlığına bağlı 19 serbest bölgenin ihracatı da artış gösterdi. Serbest bölgelerin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %6,2 artarak 6,6 milyar ABD Doları’na yükseldi ve ilk altı aylık dönemler itibarıyla rekor seviyeye ulaştı.

Bu dönemde serbest bölgelerin ihracatında orta ileri teknoloji ürünlerinin payı %52,2, yüksek teknoloji ürünlerinin payı ise %6,7 olarak gerçekleşti. Böylece iki grubun toplam payı %58,9 oldu.

İhracat Hedefinde Hizmet Sektörlerinin Payı

410 milyar ABD Doları değerinde toplam hedef kapsamında hizmet ihracatının 128 milyar ABD Doları’na yükseltilmesi planlanıyor. Böylece hizmetlerin toplam ihracat içerisindeki ağırlığının artırılması hedefleniyor.

Turizm ve taşımacılığın yanı sıra lojistik, sağlık, eğitim, yazılım ve teknik müşavirlik gibi hizmet alanlarının ihracat gelirlerine katkısının artırılması hedef kapsamında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

İhracat Destekleri 2026’da Sürüyor

İhracat hedefleri doğrultusunda kamu tarafından sağlanan destekler de 2026 yılında devam ediyor. Ticaret Bakanlığı, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında uluslararası rekabetçilik, yeşil dönüşüm, ihracatın finansmanı, markalaşma ve tasarım ile yurt içi ve yurt dışı fuarlara yönelik destek üst limitlerini 2026 yılı için güncelledi.

E-ihracata yönelik desteklerin üst limitleri de 2026 yılı için yayımlandı. Bu kapsamda sipariş karşılama hizmetleri ile pazaryeri ve e-ticaret sitelerine ilişkin destek mekanizmaları uygulanıyor.

410 Milyar ABD Doları Değerinde Hedef İçin 2026 Performansı İzleniyor

2025 yılında 273,3 milyar ABD Doları mal ve 122,6 milyar ABD Doları hizmet ihracatı gerçekleştiren Türkiye, 2026 yılı için toplam 410 milyar ABD Doları değerinde hedef belirledi. Yılın ilk altı ayında mal ihracatının 136,5 milyar ABD Doları’na ulaşması ve ihracat beklenti endeksinin üçüncü çeyrekte 101,5 seviyesine yükselmesi, yılın ikinci yarısındaki ihracat performansının hedef açısından takip edilen göstergeler arasında yer almasını sağlıyor.

2026 yılına ilişkin mevcut projeksiyonlarda mal ihracatı için 282 milyar ABD Doları değerinde resmi hedefin yanı sıra 289,3 milyar ABD Doları bazında senaryo öngörüsü bulunuyor. Hizmet ihracatında ise yıl sonunda 128 milyar ABD Doları’na ulaşılması hedefleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Yatırım Araçlarının Reel Getirisi: Mevduat Faizi Öne Çıktı, Altın Yıllık Getiride Lider Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun temmuz ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları verileri, kısa vadede mevduat faizinin, yıllık değerlendirmede ise külçe altının öne çıktığını gösterdi. Yatırım araçlarının performansı, Yİ-ÜFE ve TÜFE ile indirgendiğinde dönemlere göre farklılık gösterdi.



Temmuz Ayında En Yüksek Reel Getiri Mevduat Faizinde

Temmuz ayında aylık bazda en yüksek reel getiri, mevduat faizi ile elde edildi. Mevduat faizinin reel getirisi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,55, TÜFE ile indirgendiğinde ise %1,29 olarak hesaplandı.

Aynı dönemde DİBS ve ABD Doları da TÜFE ve Yİ-ÜFE bazında reel getiri sağlayan yatırım araçları arasında yer aldı. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS %1,15, ABD Doları ise %0,23 reel getiri sağladı.

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS'in reel getirisi %0,89 olurken ABD Doları %0,03 oranında reel getiri sağladı.

Borsa ve Külçe Altın Temmuz’da Reel Kayıp Yazdı

Temmuz ayında bazı yatırım araçlarında ise reel kayıp görüldü. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde Avro %0,62, BIST 100 endeksi %2,36 ve külçe altın %4,55 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde kayıplar Avro’da %0,87, BIST 100 endeksinde %2,61 ve külçe altında %4,79 olarak gerçekleşti.

Böylece temmuz ayında aylık reel getiri açısından mevduat faizi ve DİBS öne çıkarken, külçe altın ve BIST 100 endeksi reel kayıp yaşanan yatırım araçları arasında bulundu.

Üç Aylık Dönemde Mevduat Faizi İlk Sırada

Üç aylık değerlendirmede de en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti. Mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %3,08, TÜFE ile indirgendiğinde ise %4,70 reel getiri sağladı.

Aynı dönemde külçe altın, her iki enflasyon göstergesine göre de en fazla reel kayıp yaşayan yatırım aracı oldu. Altındaki reel kayıp Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %14,94, TÜFE ile indirgendiğinde %13,61 olarak hesaplandı.

Altı Aylık Verilerde de Mevduat Faizi Öne Çıktı

Altı aylık döneme bakıldığında mevduat faizi, reel getiri açısından ilk sıradaki yatırım aracı olmayı sürdürdü. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,58, TÜFE ile indirgendiğinde ise %1,99 reel getiri elde edildi.

Külçe altında ise aynı dönemde reel kayıp devam etti. Altının reel kaybı Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %20,55, TÜFE ile indirgendiğinde %20,22 oldu.

Bir önceki ayın verilerinde altı aylık dönemde BIST 100 endeksi reel getiride öne çıkarken, temmuz verileriyle birlikte bu sıralamada mevduat faizinin öne geçtiği görüldü. TÜİK'in haziran verilerinde BIST 100 endeksi altı aylık dönemde Yİ-ÜFE ile %8,70, TÜFE ile %7,16 reel getiri sağlamıştı.

Yıllık Reel Getirinin Lideri Külçe Altın Oldu

Yıllık değerlendirmede ise kısa ve orta vadeli görünümden farklı bir sonuç ortaya çıktı. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %11,37, TÜFE ile indirgendiğinde %8,05 reel getiri ile yıllık bazda en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksi %5,88, DİBS %4,26 ve mevduat faizi %1,74 oranında reel getiri sağladı.

Buna karşılık ABD Doları %8,43, Avro ise %10,49 oranında reel kayıp yaşadı.

TÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksinin reel getirisi %2,73, DİBS'in reel getirisi %1,16 olarak gerçekleşti. Mevduat faiz ise %1,28 oranında reel kayıp gösterdi. Aynı hesaplamada ABD Dolarındaki reel kayıp %11,16, Avrodaki reel kayıp ise %13,15 oldu.

Mevduat Faizi ile Altının Dönemsel Performansı Ayrıştı

Temmuz verileri, yatırım araçlarının performansının yatırım dönemine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Aylık, üç aylık ve altı aylık değerlendirmelerde mevduat faizi en yüksek reel getiriyi sağlarken, aynı dönemlerde külçe altın en yüksek reel kaybın görüldüğü yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede ise sıralama tersine döndü ve külçe altın en yüksek reel getiriyi sağlayan araç olarak öne çıktı. TÜİK'in hesaplamasında kullanılan reel getiri oranları, yatırım araçlarının nominal getirilerinin Yİ-ÜFE veya TÜFE değişimleriyle düzeltilmesiyle hesaplanıyor. 

Faiz Görünümü Reel Getiri Verileriyle Birlikte Takip Ediliyor

Temmuz ayındaki reel getiri verileri, Türkiye'deki faiz politikasının sürdüğü dönemde açıklandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 23 Temmuz 2026 tarihli toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faizi %40, borçlanma faizi ise %35,50 olarak korundu. 

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türk Müteahhitlerden Yurt Dışında 57 Yeni Proje

Türk müteahhitlik sektörü, 2026’nın ilk yarısında yurt dışında 27 ülkede toplam 2,7 milyar ABD Doları tutarında 57 yeni proje üstlendi. Türkiye Müteahhitler Birliği verilerine göre, proje tutarı geçen yılın aynı dönemindeki 6,2 milyar ABD Doları seviyesinin altında kaldı.



İlk Altı Ayda 57 Yeni Proje

Ocak-Haziran 2026 döneminde Türk müteahhitleri tarafından yurt dışında üstlenilen yeni projelerin toplam değeri 2,7 milyar ABD Doları oldu. Söz konusu dönemde 27 ülkede 57 proje için sözleşme imzalandı.

2025 yılının aynı döneminde ise üstlenilen projelerin toplam değeri 6,2 milyar ABD Doları seviyesinde bulunuyordu. Böylece 2026’nın ilk yarısındaki proje hacmi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşti.

Mayıs Sonunda 2,3 Milyar ABD Doları’na Ulaşılmıştı

Sektörün 2026 yılı performansında ilk beş aylık dönem de önemli bir gösterge oluşturdu. Ticaret Bakanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre Türk müteahhitlik sektörü, mayıs sonuna kadar 15 ülkede 40 proje üstlenmiş ve bu projelerin toplam tutarı 2,3 milyar ABD Doları’na ulaşmıştı.

Haziran ayında gerçekleştirilen yeni proje sözleşmeleriyle birlikte ilk yarı sonunda toplam proje sayısı 57’ye, proje bedeli ise 2,7 milyar ABD Doları’na yükseldi.

2025 Yılında 25,7 Milyar ABD Doları Tutarında Proje Üstlenildi

Türk müteahhitlik sektörü 2025 yılının tamamında yurt dışında 321 proje üstlenmişti. Bu projelerin toplam bedeli 25,7 milyar ABD Doları olarak kaydedilmişti.

2024 yılında ise sektörün yurt dışında üstlendiği yeni projelerin toplam tutarı 28,6 milyar ABD Doları olmuştu. Ticaret Bakanlığı, 2024 yılı değerlendirmesinde Türk müteahhitlik sektörünün 138 ülkede yaklaşık 3 bin projeyi 3,4 milyar ABD Doları tutarında teknik müşavirlik hizmetiyle birlikte yürüttüğünü açıklamıştı.

Yurt Dışı Müteahhitlik Faaliyetlerinin Uzun Vadeli Büyüklüğü

Türk müteahhitlik sektörünün yurt dışındaki faaliyetleri 1972 yılına kadar uzanıyor. 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla sektör, 138 ülkede toplam 12 bin 931 proje üstlenmiş durumda. Bu projelerin toplam değeri 566,1 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Mayıs sonu itibarıyla açıklanan verilerde ise toplam proje hacmi 562,6 milyar ABD Doları ve proje sayısı 12 bin 901 olarak belirtilmişti. Haziran ayında gerçekleşen yeni projelerle birlikte kümülatif değer ve proje sayısı yükseldi.

Türk Firmalarının Uluslararası Sıralamalardaki Konumu

Türkiye, uluslararası müteahhitlik hizmetlerinde küresel ölçekte öne çıkan ülkeler arasında yer almayı sürdürüyor. 2026 yılı başında Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından düzenlenen Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’nde, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde yer alan 45 Türk firması ödüllendirildi.

Türk müteahhitlik firmalarının faaliyetleri yalnızca inşaat işleriyle sınırlı kalmıyor; ulaştırma, enerji, turizm, sağlık ve çeşitli altyapı projeleri de sektörün yurt dışındaki faaliyet alanları arasında bulunuyor. Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi firmalar farklı sektörlerde uluslararası ölçekte faaliyet gösteriyor.

2026’nın İlk Yarısında Proje Hacmi

2026’nın ilk altı ayındaki 2,7 milyar ABD Doları tutarındaki yeni proje hacmi, yılın ilk yarısında gerçekleşen yurt dışı müteahhitlik faaliyetlerinin mevcut görünümünü ortaya koydu. Aynı dönemde üstlenilen 57 proje, 27 farklı ülkede gerçekleştirildi.

Böylece Türk müteahhitlik sektörünün 1972’den 2026’nın ilk yarısına kadar yurt dışında üstlendiği projelerin toplam değeri 566,1 milyar ABD Doları’na, proje sayısı ise 12 bin 931’e ulaştı.

İkon-ok
QNB Araştırma 11 Ağustos Salı
QNB Invest Odak •
Proje Bazlı Devlet Yardımlarında Asgari Yatırım Tutarları Güncellendi

Türkiye'de yüksek katma değerli, stratejik ve teknoloji odaklı yatırımların proje bazlı desteklenmesine ilişkin düzenlemelerde değişiklik yapıldı. 11 Kasım 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile proje bazlı devlet yardımlarından yararlanmak için aranan asgari yatırım tutarları yeniden belirlenirken, başvuru ve yatırımın izlenmesine ilişkin kurallar da güncellendi.



Teknoloji Hamlesi Yatırımlarında Asgari Tutar 100 Milyon Türk Lirası

Düzenlemeye göre, Öncelikli Ürün Listesi'nde yer alan ürünlerin üretimine yönelik olup Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında desteklenmesine karar verilen yatırımlar için asgari sabit yatırım tutarı 100 milyon Türk Lirası olarak belirlendi.

Diğer yatırımlar bakımından ise proje bazlı devlet yardımı kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için asgari sabit yatırım tutarının veya araştırma ve geliştirme harcamasının 2 milyar Türk Lirası olması gerekiyor. Böylece daha önce Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamındaki yatırımlar için 50 milyon Türk Lirası, diğer yatırımlar için 1 milyar Türk Lirası olarak uygulanan eşikler yükseltilmiş oldu.

Başvuru Sürecinde Bakanlığa Yeni Yetkiler

Kararla birlikte başvurulara ilişkin hükümlerin başlığı "Müracaat süresi ve müracaatta aranacak belgeler" olarak değiştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, belirlediği yatırım konularında bir veya birden fazla firmayı yatırım yapmak üzere mektupla davet edebilecek.

Bakanlık ayrıca yatırım konularına ilişkin çağrıları resmî internet sitesi veya dijital platformlardaki resmî hesapları üzerinden duyurabilecek. Çağrı veya davet mektuplarında yatırımcıların uyması gereken özel koşullar da belirlenebilecek.

Bakanlığa başvuracak yatırımcıların, kalkınma ve yatırım bankaları tarafından hazırlanan fizibilite raporu ile dilekçe sunması öngörülüyor. Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında değerlendirilecek yatırım başvuruları ise bu başvuru hükümlerinin dışında tutuluyor.

Yatırımın İlk Üç Yılında Harcama Şartı

Düzenlemeyle destek kararının yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde belirli bir yatırım harcamasının gerçekleştirilmesi şartı da getirildi.

Mücbir sebep veya fevkalade hal nedeniyle yatırıma başlanamaması durumları dışında, kararda belirtilen yatırım başlangıç tarihinden sonra üç yıl içinde en az 200 milyon Türk Lirası veya yatırım tutarının %10'u kadar yatırım harcaması yapıldığının belgelenmesi gerekiyor.

Bu koşul, proje bazlı destek kararı verilen yatırımların fiilen hayata geçirilmesine yönelik bir uygulama olarak düzenlendi.

Başvuru Sürecinde Bakanlığa Yeni Yetkiler

Yatırımcı, yatırımın tamamlama vizesinin ardından beş yıl boyunca, yararlanmaya devam edilen destek miktarlarını içeren faaliyet raporunu yılda bir kez Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunacak.

Böylece yatırımın tamamlanmasından sonraki dönemde de proje bazlı devlet yardımlarının kullanımına ilişkin izleme mekanizması sürdürülecek.

Kısmi İşletmeye Geçişte Bazı Destekler Başlatılabilecek

Yatırımcının talep etmesi halinde yatırımın kısmen işletmeye geçtiği, Bakanlık tarafından görevlendirilecek en az iki eksperin yerinde yapacağı tespit sonucunda belirlenebilecek.

Bu kapsamda yatırım tamamlama vizesi gerçekleştirildikten ve yatırım tamamen işletmeye geçtikten sonra enerji desteği veya sigorta primi işveren hissesi desteğinin uygulanmasına başlanabilecek.

Yatırım tamamlama vizesinden önce yararlanılabilecek toplam enerji desteği ise belirlenen azami enerji desteği tutarının %50'siyle sınırlandırılıyor.

5 Milyar Türk Lirası ve Üzerindeki Yatırımlar İçin Özel Sözleşme İmkânı

Asgari 5 milyar Türk Lirası sabit yatırım tutarına sahip ve komple yeni yatırım niteliğindeki projeler bakımından da özel bir düzenleme bulunuyor.

Bu nitelikteki yatırım projelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yatırımcılar veya paylarının tamamı yatırımcılara ait iştirakler arasında yatırım projesi sözleşmesi imzalanabilmesine yönelik düzenleme getirildi. Söz konusu mekanizma, büyük ölçekli yatırımların kamu kurumları arasındaki süreçlerinin koordinasyonuna yönelik hükümlerle birlikte uygulanıyor. 

İkon-ok
QNB Araştırma 11 Ağustos Salı
QNB Invest Odak •
Sanayi Üretimi İkinci Çeyrekte %1,9 Büyüdü

Türkiye'nin sanayi üretimi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda %1,9 büyüme kaydetti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yüksek teknoloji sektörlerindeki üretim artışına ve imalat sanayi ihracatında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin artan payına dikkat çekti.


Sanayi Üretiminde İkinci Çeyrek Performansı

Türkiye İstatistik Kurumu'nun Haziran ayına ilişkin sanayi üretim verilerine göre, sanayi üretimi haziran ayında aylık bazda %0,1 arttı. Yıllık bazda ise sanayi üretimi %1,4 geriledi. Haziran ayındaki aylık sınırlı artışa karşın ikinci çeyrek genelinde sanayi üretimi yıllık bazda %1,9 büyüme gösterdi.

Haziran verilerinde imalat sanayi üretimi aylık bazda değişmezken, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü %0,5 geriledi. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretiminde ise aylık bazda %1,5 artış kaydedildi.

Yüksek Teknoloji Üretiminde Artış

Mehmet Şimşek, sanayi üretimindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, ikinci çeyrekte yüksek teknoloji sektörlerinde üretimin %3,9 arttığını belirtti. Haziran ayı verilerinde de yüksek teknoloji ürünleri üretimi aylık bazda %3,8 yükseldi.

Sanayi üretiminin teknoloji yoğunluğuna göre dağılımında haziran ayında orta-yüksek teknoloji ürünleri üretimi de aylık bazda %2,4 arttı. Aynı dönemde düşük teknoloji ürünlerinde %1,0, orta-düşük teknoloji ürünlerinde ise %1,3 düşüş gerçekleşti.

Yüksek Teknolojili Ürünlerin İhracattaki Payı %44,5 Oldu

Sanayi üretimindeki teknoloji yoğunluğuna ilişkin göstergeler ihracat tarafında da öne çıktı. Şimşek'in paylaşımına göre, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payı haziran ayı itibarıyla %44,5'e yükseldi.

Bu gelişme, imalat sanayi ihracatının teknoloji gruplarına göre dağılımında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ağırlığının arttığını gösteren güncel göstergeler arasında yer aldı.

Haziranda İhracat 24,9 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

Sanayi üretimindeki gelişmeler, dış ticaret verileriyle birlikte değerlendirildiğinde haziran ayında ihracat tarafında da artış görüldü. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılı haziran ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %21,9 artarak 24,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. Aynı dönemde ithalat %23,1 artışla 35,3 milyar ABD Doları, dış ticaret hacmi ise %22,6 artışla 60,2 milyar ABD Doları oldu.

Ocak-haziran döneminde ise Türkiye'nin ihracatı yıllık bazda %3,6 artarak 136,5 milyar ABD Doları’na ulaştı. Aynı dönemde 50 ilin ihracatı artarken, 21 il 1 milyar ABD Doları’nın üzerinde ihracat gerçekleştirdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 11 Ağustos Salı
QNB Invest Odak •
İnşaat Maliyet Endeksi Haziran 2026'da Aylık %0,5, Yıllık %28,7 Arttı

BIST 100 günü yatay tamamladı. Günlük bazda bankacılık endeksi %1,3 geriledi, sanayi endeksi de %0,5 arttı. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %1,9 ile teknoloji endeksinde görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • AB'nin Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması'nda yaptığı değişiklikler Türkiye'nin ihracat maliyetlerini olumlu etkileyebilir Avrupa Komisyonu, AB Emisyon Ticaret Sistemi revizyonuyla karbon izinlerinin piyasadan çekilme hızını yavaşlatmayı ve ücretsiz tahsisleri 2038'e kadar uzatmayı önerdi. Bu değişiklikler, AB'ye ihracat yapan Türk firmalarının ödeyeceği karbon maliyetlerindeki artışı sınırlayarak rekabet gücünü korumayı hedefliyor. Özellikle çelik, demir ve alüminyum gibi sektörler etkilenecek.
  • Sanayi üretimi 2Q26'da yıllık %1,9 büyüdü, yüksek teknoloji ihracatı payı %44,5'e ulaştı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Haziran ayı sanayi üretimi verilerini değerlendirdi. Sanayi üretimi 2. çeyrekte yıllık bazda %1,9 büyüme kaydetti. Yüksek teknoloji sektörlerinde üretim %3,9 artarken, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payı Haziran itibarıyla %44,5'e yükseldi. Bu durum, sanayideki dönüşümün somut bir göstergesi olarak vurgulandı.
  • Türkiye'de sanayi üretimi, Haziran 2026'da yıllık bazda %1,4 gerileme gösterdi Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Haziran 2026'da yıllık %1,4 azaldı. Madencilik ve taş ocakçılığı %1,6, imalat sanayi %1,5 düşerken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı %1,1 artış kaydetti. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış aylık üretim ise %0,1 arttı.
  • İnşaat maliyet endeksi Haziran 2026'da aylık %0,5, yıllık %28,7 arttı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, İnşaat Maliyet Endeksi Haziran 2026'da bir önceki aya göre %0,5, geçen yılın aynı ayına göre ise %28,7 yükseldi. Aylık bazda malzeme endeksi %1,7 artarken, işçilik endeksi %1,7 azaldı. Yıllık bazda ise malzeme endeksi %27,8, işçilik endeksi %30,3 artış gösterdi.
  • İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi Temmuz 2026'da 52,2'ye yükseldi İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, Haziran ayındaki 50,4 seviyesinden Temmuz 2026'da 52,2'ye yükseldi. Bu, ihracat pazarlarında talep koşullarının ılımlı bir iyileşme gösterdiğine işaret ederek son sekiz ayın en belirgin artışı oldu. Endeks, Ocak 2024'ten bu yana kesintisiz olarak güçleniyor.
  • Türkiye'de proje bazlı devlet yardımlarında asgari yatırım tutarları güncellendi Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Teknoloji Hamlesi Programı kapsamındaki yatırımlar için asgari sabit yatırım tutarı 100 milyon Türk Lirası olarak belirlendi. Diğer yatırımlar için bu tutar veya Ar-Ge harcaması 2 milyar Türk Lirası'na çıkarıldı. Ayrıca, yatırımlara başlama tarihinden itibaren üç yıl içinde asgari 200 milyon Türk Lirası veya yatırım tutarının %10'u kadar harcama yapılması şartı getirildi.

Şirket Haberleri


  • TURSG brüt prim üretiminde %30 artış kaydetti Şirket, 2026 yılının ilk yedi ayında brüt prim üretimini geçen yılın aynı dönemine göre %30 artırarak 107,1 milyar Türk Lirası seviyesine yükseltti. Bir önceki yılın aynı döneminde bu rakam 82,5 milyar Türk Lirası idi.
  • HKTM 956 bin Avro değerinde ek sipariş aldı Şirket, önde gelen bir savunma sanayii kuruluşu ile yürütülen yerlileştirme projesi kapsamında 956 bin Avro tutarında ek sipariş sözleşmesi imzaladı. Bu siparişle birlikte, şirketin sualtı sistemleri için aldığı toplam sipariş tutarı 3,216 milyon Avro'ya ulaştı. Siparişin 2026 yılında başlaması ve 2027 yıl sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Bugüne kadar 653,6 bin Avro'luk teslimat yapılmış olup, kalan teslimatların toplam değeri 2,5624 milyon Avro'dur.
  • OZATD 4,565 milyon ABD Doları tutarında gemi tamir bakım sözleşmesi imzaladı Şirket, 10.08.2026 tarihinde yurt dışında yerleşik 4 firma ile toplam 4,565 milyon ABD Doları tutarında dört adet gemi tamir bakım ve onarım sözleşmesi imzaladı. Sözleşme konusu işin 2026 yılı iş hacmine ve finansal tablolarına olumlu katkı sağlayacağı öngörülmekte.
  • IMASM 4,94 milyon ABD Doları tutarında un ve yem değirmeni kurulum sözleşmeleri imzaladı Şirket, Afrika kıtası ve Eski Bağımsız Devletler Topluluğu'ndaki müşterileriyle toplam 4,94 milyon ABD Doları bedelli un ve yem değirmeni kurulumu sözleşmeleri imzaladı. Sözleşmelere istinaden avans ödemeleri şirkete ulaştı.
  • EMNIS Kuzey Afrika'da ticari temsilcilik sözleşmesi imzaladı Şirket, Kuzey Afrika pazarındaki pazar payını artırmak amacıyla 1 yıl süreli münhasır ticari temsilcilik sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmanın önümüzdeki dönemde satış performansına ve ihracat faaliyetlerine olumlu katkı sağlaması bekleniyor.
  • ASTOR TEİAŞ ihalesini 351,1 milyon Türk Lirası bedelle kazandı Şirket, TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından açılan 11 Adet Mobil Hibrit Modülü Temini ihalesini 351,1 milyon Türk Lirası bedelle kazandı. İhalenin kesinleşmesinin ardından sözleşme imzalandı.
  • FORTE Devlet Malzeme Ofisi ihalesini 124,5 milyon Türk Lirası bedelle kazandı Şirket, Devlet Malzeme Ofisi Başkanlığı tarafından düzenlenen bir kamu kurumunun siber güvenlik kapsamında veri depolama ünitesi alımı ihalesini kazandı. KDV hariç toplam 124,5 milyon Türk Lirası tutarındaki ihale sözleşmesi imzalandı.
  • TKFEN iş ortaklığı 54,4 milyar Türk Lirası tutarında ihale kazandı Şirketin bağlı ortaklığı Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş.'nin Fernas İnşaat Anonim Şirketi ile oluşturduğu iş ortaklığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen "Pursaklar – Esenboğa Raylı Sistem Hattı İnşaat ve Elektromekanik Sistemler Temin, Montaj ve İşletmeye Alma İşi" ihalesini kazandı. KDV hariç 54,4 milyar Türk Lirası tutarındaki teklif, ekonomik açıdan en avantajlı teklif olarak değerlendirildi. Sözleşme imzası yasal süreler içinde gerçekleştirilecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – ENJSA Şirket’in RAB seviyesi çeyreklik bazda yatay kalarak yaklaşık 106 milyar Türk Lirası seviyesinde gerçekleşirken, fiili yatırım harcamaları yaklaşık 6,8 milyar Türk Lirası oldu. Yatırım harcamalarındaki eksik gerçekleşme oranı 1Y26 itibarıyla %50’ye geriledi. Yatırım harcamalarının genellikle yılın ikinci yarısında hızlandığı göz önüne alındığında, gerçekleşmeler beklentilerimizle genel olarak uyumluydu. Operasyonel kazançların çeyrek içerisinde reel olarak %23 arttığını hesaplıyoruz. RAB kaynaklı finansal gelirler ve yatırım harcaması geri ödemelerinin katkısı ise %32 artarak beklentimizin yaklaşık %12 üzerinde gerçekleşti. Verimlilik ve kalite kalemlerinden sağlanan katkı neredeyse yatay kalırken, serbest tüketici satış hacimlerindeki daha güçlü marj performansının desteğiyle perakende operasyonel kazanç katkısı %23 daha yüksek gerçekleşti. Serbest tüketici satışlarının toplam satışlar içerisindeki payı yıllık bazda %37,4’ten %39,8’e yükseldi. Buna paralel olarak, Şirket’in operasyonel kazançları beklentimizin %11 üzerinde gerçekleşti. Bizim FAVÖK kalemi için operasyonel kazançları tahmin ettiğimizi, konsensüs tahmininin hangi bazda hesaplandığının ise tam olarak net olmadığını belirtmek isteriz. UFRS net kârı da güçlü FVÖK performansının desteğiyle beklentimizin %27 üzerinde gerçekleşti. Çeyrekte UNI 3 milyar Türk Lirası ile beklentimizle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşirken, net finansman giderlerindeki çeyreklik %37 artış tahminimizin bir miktar üzerinde kaldı. 2Ç26 sonuçlarının açıklanmasının ardından yönetim, yıl sonu operasyonel kazanç beklentisini 75-80 milyar Türk Lirası’ndan 80-85 milyar Türk Lirası’na yükseltirken, UNI beklentisini de 11-13 milyar Türk Lirası’ndan 13-15 milyar Türk Lirası’na revize etti. Hem güçlü operasyonel performansı hem de yukarı yönlü beklenti revizyonunu olumlu karşılıyoruz. Revize edilen UNI beklentisi 14,4 milyar Türk Lirası olan tahminimizle uyumlu hale gelirken, 89 milyar Türk Lirası seviyesindeki operasyonel kazanç tahminimiz yönetimin beklenti aralığının bir miktar üzerinde kalmaya devam ediyor. Son açıklanan rakamlar doğrultusunda, 2027 yılı için tahmini temettü verimimiz %6,7 seviyesinde olup, bu oran %6,2 olan tarihsel ortalamanın üzerindedir. Hisse ise 8,9x F/K (UNI) çarpanıyla işlem görmekte. Faiz oranlarına duyarlı iş modeline rağmen Şirket, güçlü operasyonel performansını korumaya devam ederken, iş modelinin yüksek öngörülebilirliğini ve bu tür ekonomik döngüler boyunca reel kazanç büyümesi sağlayabilme kapasitesini öne çıkarıyoruz. Bu doğrultuda, hisseye yönelik olumlu görüşümüzü koruyoruz. Yönetim bugün İstanbul saatiyle 14:00’te bir telekonferans gerçekleştirecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – LMKDC Şirket’in cirosu 2Ç26’da yıllık bazda %11 azalarak 2,3 milyar Türk Lirası’na geriledi. Bu düşüşte temel olarak çimento fiyatlarındaki artışların ortalama enflasyon oranının altında kalması etkili oldu. Fiyatlama baskısına ek olarak, Türkiye’nin güneydoğusundaki zayıf talep de satış cirosu üzerinde baskı oluşturdu. Diğer taraftan, yeni faaliyete geçen hazır beton operasyonları toplam cirosu %12’sini oluşturarak ciroya bir miktar destek sağladı. Operasyonel tarafta FAVÖK, ağırlıklı olarak hammadde maliyetlerindeki yıllık %10 artış nedeniyle yıllık bazda %27 azalarak 739 milyon Türk Lirası’na geriledi. Buna bağlı olarak FAVÖK marjı 2Ç25’teki %39 seviyesinden 2Ç26’da %32’ye geriledi. Net kâr ise 2Ç26’da yıllık bazda %26 azalarak 539 milyon Türk Lirası olarak gerçekleşti. Değerleme tarafında hisse, son 12 aylık verilere göre 3,3x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, yurt içi benzer şirket grubunun ortalama çarpanına kıyasla %56 iskonto taşımakta.
  • Bilanço Değerlendirmesi – GWIND Şirket’in elektrik üretimi 2Ç26’da yıllık bazda %12 azalarak 189 GWh seviyesinde gerçekleşti. Daha düşük üretim hacimlerine ek olarak, Şirket’in kurulu gücünün %58’inin spot piyasa fiyatlarına maruz kalması nedeniyle spot elektrik fiyatlarındaki yıllık %56 düşüş ciro üzerinde baskı oluşturdu. Ayrıca, Taşpınar RES’e ilişkin katkı payı ödemeleri 2026 yılı başında sona ererken, santralin alım garantisi tarifesi 94 ABD Doları/MWh seviyesinden 73 ABD Doları/MWh seviyesine geriledi. Sonuç olarak ciro yıllık bazda %54 azalarak 367 milyon Türk Lirası’na gerilerken, beklentimizle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti. Operasyonel tarafta FAVÖK yıllık bazda %78 azalarak 120 milyon Türk Lirası’na geriledi ve tahminimizle uyumlu gerçekleşti. Cirodaki sert daralmaya rağmen satışların maliyetinin yalnızca %18 azalması kârlılıkta belirgin bir bozulmaya yol açtı. Buna paralel olarak FAVÖK marjı 2Ç25’teki %69 seviyesinden 2Ç26’da %33’e geriledi. Net kâr ise yıllık bazda 4,5 kat artarak 1,6 milyar Türk Lirası’na yükseldi ve 45 milyon Türk Lirası net zarar beklentimizin önemli ölçüde üzerinde gerçekleşti. Beklentinin üzerindeki gerçekleşme neredeyse tamamen 1,5 milyar Türk Lirası tutarındaki ertelenmiş vergi gelirinden kaynaklandı. Söz konusu ciro, 2027 yılından itibaren uygun nitelikteki imalat cirosuna uygulanacak kurumlar vergisi oranının %25’ten %12,5’e düşürüleceğinin açıklanmasının ardından ertelenmiş vergi yükümlülüklerinin yeniden ölçülmesini yansıtmakta. Şirket’in net borcu çeyreklik bazda %34 artarken, net borç/FAVÖK oranı 1Ç26’daki 0,7x seviyesinden 2Ç26’da 1,1x’e yükseldi. Şirket ayrıca 2026 yılı FAVÖK marjı beklentisini önceki %65-%70 aralığından %60’a revize etti. Değerleme açısından hisse, 2026 tahminlerimize göre 7,6x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, yurt içi benzer şirket grubunun ortalamasına göre %21 iskonto taşımakta. Yönetim bugün saat 11:00’de bir telekonferans gerçekleştirecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – TCKRC Kıraç Galvaniz’in net satışları 2Ç26’da yıllık bazda %495 artarak 2 milyar Türk Lirası’na ulaştı. Finansal sonuçlar öncesinde de belirttiğimiz üzere, Şirket geçen yılın aynı döneminde fabrika taşınma sürecinden geçiyordu; dolayısıyla yıllık bazdaki güçlü artış büyük ölçüde düşük baz etkisinden kaynaklandı. Net satışlar 1Ç26’ya kıyasla çeyreklik bazda da %43 arttı. İhracatın toplam ciro içerisindeki payı 1Ç26’daki %31 seviyesinden 2Ç26’da %46’ya yükseldi. FAVÖK tarafında ise satışlardaki artış ve düşük baz etkisinin desteğiyle 2Ç26’da yıllık bazda %731 artış kaydedildi. Operasyonel verimlilikteki iyileşmeye paralel olarak Şirket’in FAVÖK marjı yıllık bazda %11,1 puan, 1Ç26’ya kıyasla ise %5,1 puan genişledi. Net kâr tarafında Şirket, geçen yılın aynı döneminden farklı olarak menkul kıymet satışından 166 milyon Türk Lirası ciro kaydetti. Buna ek olarak çeyrekte 231 milyon Türk Lirası parasal kayıp ve nakit ciro niteliği taşımayan, ağırlıklı olarak vergi yapısındaki değişikliklerden kaynaklanan 70 milyon Türk Lirası ertelenmiş vergi geliri kaydedildi. Bu kalemler dahil edildiğinde TCKRC’nin net kârı 2Ç26’da 688 milyon Türk Lirası’na ulaşarak yıllık bazda %78,2 ve çeyreklik bazda %31,1 arttı. Değerleme tarafında, son kapanış fiyatı ve açıklanan güncel finansal sonuçlar baz alındığında Şirket 11,5x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte. Yılbaşından bu yana 16,3x seviyesindeki medyan FD/FAVÖK çarpanıyla karşılaştırıldığında mevcut değerleme yaklaşık %30 iskontoya işaret etmekte. Açıklanan finansal sonuçlar, daha önce yayımladığımız beklenti raporundaki tahminlerin sınırlı ölçüde üzerinde gerçekleşti. İleriye dönük olarak, Şirket’in yıl sonu beklentilerini gerçekleştirme kabiliyeti ve mevcut marj seviyelerinin sürdürülebilirliği temel odak noktalarımız olacak.
  • Bilanço Değerlendirmesi – CCOLA CCI’ın konsolide net satış ciro 2Ç26’da yıllık bazda %5,7 artarak 67,2 milyar Türk Lirası’na yükselirken, ünite kasa başına NSR yıllık bazda %3,7 azalarak 129,6 Türk Lirası’na geriledi. Operasyonel tarafta, Türkiye operasyonlarının NSR’si yıllık bazda %3,4 azalarak 26 milyar Türk Lirası’na gerilerken, ünite kasa başına NSR yıllık bazda %2,3 düşüşle 163,6 Türk Lirası olarak gerçekleşti. Uluslararası operasyonlarda ise NSR yıllık bazda %12,3 artarak 41,2 milyar Türk Lirası’na yükselirken, ünite kasa başına NSR %2,6 azalarak Türk Lirası’na geriledi. Uluslararası operasyonlar, İran’daki çatışma ve devam eden jeopolitik belirsizliklerin yarattığı zorlu faaliyet koşullarına rağmen ciro büyümesini sürdürdü. Kârlılık tarafında FAVÖK marjı %22,1’e yükselirken, konsolide FVÖK marjı %17,9 seviyesine çıktı. Marjlardaki iyileşme ağırlıklı olarak zamanında gerçekleştirilen fiyatlama aksiyonları, daha düşük maliyetli hammadde stokları, olumlu şeker fiyatları ve etkin maliyet yönetiminden kaynaklandı. Net kâr tarafında Coca-Cola İçecek’in net kârı 2Ç25’teki 6,7 milyar Türk Lirası seviyesinden 2Ç26’da 8,3 milyar Türk Lirası’na yükseldi. Net kârdaki artış, hem Türkiye hem de uluslararası operasyonlardaki daha güçlü operasyonel kârlılığın yanı sıra daha düşük net finansman giderleri tarafından desteklendi. UFRS 16 kapsamındaki kira yükümlülükleri dahil net finansman gideri, geçen yılın aynı dönemindeki 3,9 milyar Türk Lirası seviyesinden 2,9 milyar Türk Lirası’na geriledi. Değerleme tarafında hisse mevcut durumda 6,2x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmektedir. 2026 yıl sonu için 5,9x FD/FAVÖK tahminimiz baz alındığında, bu seviye mevcut çarpana kıyasla %5 iskontoya işaret etmektedir. Yönetim bugün İstanbul saatiyle 16:00’da bir telekonferans gerçekleştirecek.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz:

https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-11082026.pdf
İkon-ok
Back to Top