QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 7 Ağustos Cuma
QNB Invest Odak •
Savunma ve Havacılık Sanayisi İhracatta 11 Milyar ABD Doları Eşiğini Aştı

Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisi, son yıllarda yakaladığı ihracat ivmesini 2026 yılında da sürdürmeye devam ediyor. Yüksek katma değerli üretim ve artan uluslararası teslimatlar sayesinde sektör, toplam ihracat içerisindeki payını artırarak dikkat çekici bir büyüme performansı sergiliyor.



Yıllıklandırılmış İhracat 11,2 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sanayisinin yıllıklandırılmış ihracatı, Temmuz 2026 itibarıyla 11,2 milyar ABD Dolarına ulaştı. Sektör, 2025 yılını 10 milyar ABD Doları’nın üzerinde ihracatla tamamlamasının ardından 2026 yılında da büyümesini sürdürdü.

Bu gelişmeyle birlikte savunma ve havacılık sanayisinin Türkiye'nin toplam ihracatı içerisindeki payı %4 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde sektör, yıllıklandırılmış bazda %40 büyüme kaydederek tüm sektörler arasında en yüksek artış oranına ulaştı.

Temmuz Ayındaki İhracat Performansı Büyümeyi Destekledi

Yıllık ihracattaki yükselişte Temmuz 2026 boyunca gerçekleştirilen 1,1 milyar ABD Doları tutarındaki ihracat önemli rol oynadı. Söz konusu performans, sektörün yıl boyunca sürdürdüğü üretim ve teslimat temposunun ihracat rakamlarına yansıması olarak öne çıktı.

Savunma ve havacılık sanayisindeki büyüme, Türkiye'nin farklı bölgelere yönelik ihracat faaliyetlerinin genişlemesi ve yüksek teknolojili ürünlerin uluslararası pazarlardaki payının artmasıyla desteklendi.

İlk Yedi Ayda İhracat %26,2 Arttı

Ocak-Temmuz 2026 döneminde savunma ve havacılık sanayisinin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %26,2 artış göstererek 5,7 milyar ABD Doları’na yükseldi. Aynı dönemde sektörün toplam ihracat içerisindeki payı ise %3,6 olarak gerçekleşti.

Yılın ilk yedi ayındaki veriler, savunma ve havacılık sanayisinin hem ihracat hacmini hem de toplam ihracat içerisindeki ağırlığını artırmaya devam ettiğini ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 7 Ağustos Cuma
QNB Invest Odak •
Merkez Bankası Toplam Rezervlerini 164,4 Milyar ABD Dolarına Yükseltti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yayımladığı haftalık para ve banka istatistikleri, rezervlerde artışın sürdüğünü ortaya koydu. Son açıklanan verilere göre hem brüt döviz rezervlerinde hem de altın rezervlerinde yükseliş kaydedildi.



Haftalık Rezerv Verileri Açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 31 Temmuz haftasına ilişkin para ve banka istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, Bankanın toplam rezervleri bir önceki haftaya kıyasla artış gösterdi.

Veriler doğrultusunda, toplam rezervler 31 Temmuz haftasında 162,6 milyar ABD Doları’ndan 164,4 milyar ABD Doları’na yükseldi. Böylece toplam rezervlerde haftalık bazda 1,8 milyar ABD Doları artış gerçekleşti.

Brüt Döviz Rezervlerinde Artış Sürdü

TCMB verilerine göre brüt döviz rezervleri de yükselişini devam ettirdi. Bir önceki hafta 62,3 milyar ABD Doları seviyesinde bulunan brüt döviz rezervleri, 31 Temmuz itibarıyla 1,4 milyar ABD Doları artarak 63,8 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Brüt döviz rezervlerindeki artış, toplam rezervlerde görülen yükselişin önemli bileşenlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Altın Rezervleri 100 Milyar ABD Doları'nı Aştı

Merkez Bankasının altın rezervlerinde de artış yaşandı. 24 Temmuz haftasında 100,2 milyar ABD Doları olan altın rezervleri, 31 Temmuz haftasında 427 milyon ABD Doları artışla 100,6 milyar ABD Doları’na yükseldi.

Altın rezervlerinin 100 milyar ABD Doları’nın üzerindeki seviyesini koruması, toplam rezerv büyüklüğüne katkı sağlamaya devam etti.

 

İkon-ok
QNB Araştırma 7 Ağustos Cuma
QNB Invest Odak •
BDDK'dan Kalkınma ve Yatırım Bankalarının Kredi Sınırlarına Yeni Düzenleme

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, kalkınma ve yatırım bankalarının kredi kullandırma limitlerine ilişkin önemli bir düzenlemeye imza attı. Yeni karar, bankaların kredi risk yoğunlaşmasını azaltmayı ve sektör genelinde risk yönetimini güçlendirmeyi amaçlayan uygulamalar kapsamında yürürlüğe alındı.



Kredi Sınırlarında Yeni Dönem Başladı

BDDK tarafından yayımlanan düzenlemeye göre, İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş ile İller Bankası A.Ş hariç olmak üzere kalkınma ve yatırım bankalarının, konsolide ve konsolide olmayan esasta bir gerçek ya da tüzel kişiye veya risk gruplarına kullandırabilecekleri kredilerin risk tutarı toplamı için belirlenen üst sınır yeniden düzenlendi.

Daha önce bankaların ana sermayelerine oranla %40 ile %60 arasında uygulanabilen kredi risk sınırı, yeni düzenlemeyle birlikte en fazla %30 olarak belirlendi. Böylece tek bir kişi, şirket veya risk grubuna yönelik kredi yoğunlaşmasının sınırlandırılması hedeflendi.

Bankanın Kendi Risk Grubuna Yönelik Kredi Limiti Değiştirildi

Düzenleme kapsamında yalnızca müşteri ve risk gruplarına yönelik kredi limitleri değil, bankanın dahil olduğu risk grubuna kullandırabileceği kredilere ilişkin sınırlar da güncellendi.

Önceki uygulamada ana sermayeye oranla %35 ile %55 arasında belirlenebilen kredi limiti, yeni kararla birlikte en fazla %,25 olarak sınırlandırıldı. Bu değişiklikle ilişkili taraflara kullandırılan kredilerde risk yoğunlaşmasının azaltılması amaçlanıyor.

Geçiş Süreci İçin Uyum Takvimi Belirlendi

BDDK, yeni düzenlemeye uyumun kademeli şekilde sağlanabilmesi amacıyla bankalara belirli süreler tanıdı.

Buna göre, bir gerçek ya da tüzel kişi ile risk gruplarına kullandırılan kredilerde belirlenen sınırların aşılması durumunda mevcut aşımların 1 Nisan 2027 tarihine kadar giderilmesi gerekiyor.

Bankanın dahil olduğu risk grubuna kullandırılan kredilerde limit aşımı bulunması halinde ise söz konusu aşımların en geç 1 Ekim 2026 tarihine kadar giderilmesi kararlaştırıldı.

Düzenleme Bankacılık Sektöründeki Risk Yönetimi Uygulamalarıyla Uyumlu

Son dönemde BDDK tarafından hayata geçirilen düzenlemeler, bankacılık sektöründe sermaye yapısının güçlendirilmesi, kredi risklerinin dengeli dağıtılması ve finansal istikrarın desteklenmesine yönelik adımlar arasında yer alıyor.

Kalkınma ve yatırım bankalarına yönelik yeni kredi sınırları da bu çerçevede, kredi yoğunlaşmasını sınırlandıran uluslararası bankacılık uygulamalarıyla uyumlu bir düzenleme olarak öne çıkıyor. Yeni uygulama, bankaların kredi portföylerini ana sermaye yapıları doğrultusunda daha dengeli şekilde yönetmelerini hedefliyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 7 Ağustos Cuma
QNB Invest Odak •
SPK'dan 4 Şirketin Halka Arzına Onay: Haftalık Bültende Yeni İhraçlar ve Fon Kararları

Sermaye Piyasası Kurulu, haftalık bülteninde sermaye piyasalarına ilişkin yeni kararlarını açıkladı. Bülten kapsamında dört şirketin halka arzı uygun bulunurken, bedelsiz sermaye artırımları, borçlanma aracı ihraçları, kira sertifikası ve varlığa dayalı menkul kıymet ihraçları ile yeni yatırım fonlarının kuruluşuna yönelik çeşitli başvurular da onaylandı.



Dört Şirketin Halka Arzı Onaylandı

SPK'nın yayımladığı haftalık bültene göre dört şirketin halka arz başvurusu onaylandı. Onay verilen şirketler ve halka arz fiyatları şu şekilde açıklandı:

Çitlekçi Mağazacılık Gıda A.Ş: 73,7 Türk Lirası

Teknika Plast Teknik Kalıp Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş: 85,4 Türk Lirası

Türker Vangölü Enerji Yatırım A.Ş: 136 Türk Lirası

Kapeks Kimya Sanayi A.Ş: 94 Türk Lirası

Son dönemde Borsa İstanbul'da halka arz faaliyetleri devam ederken, SPK'nın haftalık bültenlerinde yeni şirketlere yönelik onay kararları düzenli olarak yayımlanmayı sürdürüyor. Bu kapsamda onaylanan şirketler, izahnamelerinde belirtilen takvim doğrultusunda yatırımcı talebi toplamaya hazırlanacak.

Yeni Yatırım Fonlarının Kuruluşuna İzin Çıktı

SPK, yatırım fonu sektörüne yönelik yeni kuruluş başvurularını da değerlendirdi.

Bu kapsamda, Arz Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş Yirmibirinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu'nun kurulmasına izin verildi ve katılma paylarının ihracına ilişkin ihraç belgesi onaylandı.

Ayrıca aşağıdaki şemsiye fonların kuruluşu da uygun bulundu:

Metro Portföy Yönetimi AŞ Gayrimenkul Şemsiye Fonu

Metro Portföy Yönetimi AŞ Girişim Sermayesi Şemsiye Fonu

Tuna Portföy Yönetimi AŞ Serbest Şemsiye Fonu

Fon sektöründe yapılan bu düzenlemeler, farklı yatırım stratejilerine yönelik yeni yatırım araçlarının oluşturulmasına olanak sağlıyor.

Global Menkul Değerler'e Yurt Dışı İşlem Yetkisi

SPK'nın haftalık bülteninde yer alan bir diğer karar kapsamında Global Menkul Değerler AŞ'nin yurt dışında çeşitli sermaye piyasası araçlarında emir iletimine aracılık faaliyetinde bulunma başvurusu da uygun bulundu.

İzin verilen faaliyet alanları arasında diğer menkul kıymetler, paya dayalı türev araçlar, pay endekslerine dayalı türev araçlar ve diğer türev araçlar yer aldı.

İkon-ok
QNB Araştırma 7 Ağustos Cuma
QNB Invest Odak •
Yurt Dışında Yerleşik Kişiler Türkiye'den 185,9 Milyon ABD Doları Değerinde Hisse Senedi Sattı

BIST 100 günü önceki kapanışa göre %0,7 yükselişle tamamladı. Bankacılık %0,6 düşüş kaydederken, sanayi endeksi %1,3 artış gösterdi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %2,4 yükselen teknoloji endeksinden geldi. Model portföyümüz BIST 100'ün %1,1 üzerinde performans göstermiştir.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Türkiye'nin İsviçre'den lüks saat ithalatı, küresel düşüşe rağmen 2026'nın ilk yarısında büyüdü İsviçre'nin toplam saat ihracatı 2026'nın ilk yarısında %0,7 düşerken, Türkiye'ye yapılan ihracat %6,9 artışla 165,2 milyon İsviçre Frangı'na ulaştı. Bu rakam, yaklaşık 9,6 milyar Türk Lirası'na denk geliyor. Türkiye, İsviçre saat ihracatında 17. en büyük pazar konumunu korurken, Haziran ayında %26'lık artışla 33,7 milyon İsviçre Frangı'na ulaşan aylık ihracat ivmesi dikkat çekti.
  • Türkiye'nin savunma ve havacılık sektörü, Temmuz 2026 itibarıyla ihracatını 11,2 milyar ABD Doları'na taşıyarak güçlü büyümesini sürdürdü Savunma ve havacılık sanayisi, 2025'te 10 milyar ABD Doları üzerinde ihracatla kapatmasının ardından 2026'da da büyümeyi sürdürdü. Temmuz 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracat 11,2 milyar ABD Doları'na ulaşırken, sektörün toplam ihracattaki payı %4'e yükseldi. Yıllıklandırılmış bazda %40 artış kaydeden sektör, tüm sektörler arasında ilk sırada yer aldı. Ocak-Temmuz döneminde ise ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %26,2 artışla 5,8 milyar ABD Doları'na çıktı.
  • Yurt dışında yerleşik kişiler geçen hafta Türkiye'den 185,9 milyon ABD Doları değerinde hisse senedi sattı TCMB verilerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler geçen hafta 185,9 milyon ABD Doları hisse senedi ve 129,9 milyon ABD Doları ÖST satarken, 164 milyon ABD Doları Devlet İç Borçlanma Senedi aldı. Hisse senedi stoku 41,4 milyar ABD Doları'ndan 39,6 milyar ABD Doları'na geriledi.
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın toplam rezervleri 31 Temmuz haftasında 1,8 milyar ABD Doları artarak 164,4 milyar ABD Doları'na yükseldi TCMB'nin brüt döviz rezervleri 31 Temmuz itibarıyla 1,4 milyar ABD Doları artışla 63,8 milyar ABD Doları'na ulaştı. Altın rezervleri ise 427 milyon ABD Doları artarak 100,6 milyar ABD Doları oldu. Böylece toplam rezervler 162,6 milyar ABD Doları'ndan 164,4 milyar ABD Doları'na çıktı.

Şirket Haberleri

  • ALFAS'ın Astronergy ile gerçekleştirdiği güneş paneli hücresi üretim tesisi yatırımı planlandığı şekilde ilerliyor Şirketin, Almanya merkezli Astronergy Europe GmbH ile birlikte Türkiye'de entegre wafer ve güneş hücresi üretim tesisi kurulmasına yönelik ortak girişim projesi, planlanan takvim doğrultusunda ilerlemekte. Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi'nde inşası süren tesisin fiziki tamamlanma oranı yaklaşık %90 seviyesine ulaşırken, üretiminin 1Ç27'de başlaması hedefleniyor.
  • MARMR İstanbul'da şube açılmasına karar verdi Şirket Yönetim Kurulu, 06.08.2026 tarihinde İstanbul'da şube açılmasına karar verdi. Bu kararın, şirketin stratejik ihtiyaçları doğrultusunda alındığı belirtildi.
  • CWENE Adana'da yeni bayisini faaliyete geçirdi Şirket, Adana'da CW Plus Bayisi'nin açılışını gerçekleştirdi. Yeni bayi, CW Kurumsal Hizmetler ve Pazarlama A.Ş.'nin belirli ürün gruplarına ilişkin satış, pazarlama ve satış sonrası destek hizmetlerini yürütecek.
  • LINK ASELSANNET projesini başarıyla tamamladı Şirket, ASELSANNET firması ile imzalanan sözleşme kapsamında yer alan Özel Güvenlik Teknolojileri Ürünlerinin temin ve teslimat sürecini başarıyla tamamladı. Proje kapsamında tüm teslimatlar gerçekleştirilmiş ve proje bedeli faturalandı. Bu tamamlanan proje şirketin sektörel konumunu güçlendirdi.
  • GLCVY 415,7 milyon Türk Lirası tutarındaki bireysel alacak portföyünün devrini tamamladı Şirket, Akbank T.A.Ş.'nin satışa çıkardığı 3 bireysel portföyden 415,7 milyon Türk Lirası anapara büyüklüğündeki 1 bireysel portföyün ihalesini kazandığını ve ilgili alacakların devir ve temlik işlemlerinin tamamlandığını duyurdu.
  • SMRVA 415,7 milyon Türk Lirası tutarındaki bireysel alacak portföyünün devrini tamamladı Şirket, Akbank T.A.Ş.'nin tahsili gecikmiş alacak ihalesinde satışa çıkarılan 415,7 milyon Türk Lirası anapara büyüklüğündeki bireysel portföyü kazandığını ve alacakların devir ve temlik işlemlerinin tamamlanarak 06.08.2026 itibarıyla tahsilat sürecine dahil edildiğini duyurdu.
  • ANSGR, 2026 Ocak-Temmuz döneminde brüt prim üretimini 62,5 milyar Türk Lirası'na yükseltti Şirket, 01.01.2026 – 31.07.2026 döneminde bağımsız denetimden geçmemiş brüt prim üretiminin bir önceki yılın aynı dönemine göre %20,5 artışla 62,5 milyar Türk Lirası'na ulaştığını açıkladı.
  • EKGYO, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı İhalesi'nin 2. oturum tarihini açıkladı Şirket, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin Açık Artırma-Kapalı Zarf Teklif Alma bölümünü içeren 2. oturumunun 12.08.2026 tarihinde yapılacağını duyurdu.
  • IEYHO iştiraki, İngiltere ihracatları için CARES BES 6001 sertifikasını aldı Şirketin iştiraki Işıklar İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş., İngiltere ihracatları için önemli olan CARES BES 6001 sertifikasyonunu iyi dereceyle almaya hak kazandı. Bu sertifika ile ihracat satışlarının olumlu yönde gelişmesi hedefleniyor.
  • GESAN Sivas Belediyesi'nin 402,5 milyon Türk Lirası tutarındaki GES ihalesini kazandı Şirket, Sivas Belediyesi tarafından düzenlenen "Sivas Belediyesi GES-4 ve GES-5 Güneş Enerji Santrali Yapım İşi" ihalesini 402,5 milyon Türk Lirası bedelle kazandı. Söz konusu tutar, şirketin son 12 aylık net satışlarının %1,7'sine karşılık gelmekte. Projede kullanılacak güneş panelleri ve konstrüksiyon ekipmanları dolaylı bağlı ortaklığı Peak PV Solar A.Ş. tarafından, ana şalt ekipmanları ise bağlı ortaklığı Europower Enerji A.Ş. tarafından temin edilecek.
  • ALVES Enerjisa'nın kablo ihalesini 172,5 milyon Türk Lirası karşılığında kazandı Şirket, Enerjisa Grubu şirketlerinden Avrupa Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından düzenlenen kablo ihalesini kazandı. Sözleşme bedeli 3,62 milyon ABD Doları olup, bu tutar şirketin son 12 aylık cirosunun %1,4'üne karşılık gelmekte. Şirket, sözleşmenin imzalanması için davet mektubunu aldığını açıkladı.
  • SEGMN bağlı ortaklığı ENF Gıda, 3,15 milyon ABD Doları tutarında ürün satış sözleşmesi imzaladı Şirketin bağlı ortaklığı ENF Gıda, ABD merkezli bir müşteriyle 3,15 milyon ABD Doları tutarında, şirketin son 12 aylık net satışlarının %4,3'üne karşılık gelen bir ürün satış sözleşmesi imzaladı ve ön ödemeyi tahsil etti. Sözleşme kapsamındaki teslimatlar, taraflar arasında mutabık kalınan takvime göre gerçekleştirilecek.
  • ARDYZ Umman Deniz Kuvvetleri projesi için 780 bin ABD Doları tutarında sipariş aldı Şirket, son kullanıcısı Umman Deniz Kuvvetleri olan bir proje kapsamında, savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir firmadan DELL sunucu çözümleri ve NVIDIA grafik işlem teknolojilerini de içeren bilişim ekipmanlarının tedarikine yönelik 780 bin ABD Doları tutarında sipariş aldı. Söz konusu tutar, şirketin son 12 aylık cirosunun %0,6'sına karşılık gelmekte.
  • ZERGY, Zeray Dora Hill Projesi imar şerhiyle ilgili idari para cezası aldığını ancak ruhsatların tamamlandığını duyurdu Şirket, Zeray Dora Hill Projesi'nin imar şerhiyle ilgili olarak SPK'ya ek süre başvurusunun kamuya açıklanmadığı gerekçesiyle idari para cezası uygulandığını belirtti. Verilen ek süre zarfında gerekli işlemlerin tamamlandığı ve tadilat ruhsatlarının alındığı, söz konusu gelişmelerin KAP aracılığıyla duyurulduğu ifade edildi. Proje değeri halka arz portföyüne dâhil edilmemiştir.
  • GLYHO, Lisbon Cruise Port'taki payını %60'a yükseltti Şirket, dolaylı bağlı ortaklığı Global Ports Holding aracılığıyla, Lisbon Yolcu Limanı'nı işleten Lisbon Cruise Port'taki payını Royal Caribbean Cruises'dan %10 oranında ek hisse devralımıyla %50'den %60'a çıkardı. Hisse devri tamamlandı.
  • Bilanço Değerlendirmesi – EREGL Şirketin satış hacmi 2,1 milyon ton olarak gerçekleşirken, yıllık bazda %19 artış gösterdi ve çeyreksel bazda ise yatay kaldı. Yassı çelik satışlarının toplam satışlar içindeki payı yaklaşık %88 seviyesinde büyük ölçüde korunurken, soğuk haddelenmiş rulo ürünlerinin toplam satışlar içindeki payı bir önceki çeyrekteki %18 seviyesinden %20’ye hafif yükseldi; ancak 2Ç25’teki %23 seviyesinin altında kaldı. Ortalama satış fiyatı çeyreksel bazda %5 artarak küresel fiyat hareketleriyle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşirken, ciro tarafındaki olumlu sapma ağırlıklı olarak beklentimizin yaklaşık %4 altında kalan tahminimize kıyasla daha yüksek gerçekleşen satış hacminden kaynaklandı. FAVÖK/ton, 1Ç26’daki 63 ABD Doları/ton seviyesinden 68 ABD Doları/ton’a yükselerek beklentimizle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti. Birim nakit maliyetler çeyreksel bazda neredeyse yatay kalırken, personel giderlerindeki yaklaşık 5 ABD Doları/ton artış, birim enerji maliyetlerindeki düşüş ile dengelendi. Buna bağlı olarak şirketin FAVÖK üretimi ABD Doları bazında yıllık %36 artarken, çeyreksel bazda %9 iyileşerek beklentimizle uyumlu gerçekleşti. Net kâr tarafında ise şirket, özkaynak yöntemiyle muhasebeleştirilen yatırımlara ilişkin verilen avanslar için yaklaşık 48 milyon ABD Doları tutarında değer düşüklüğü gideri kaydederken, finansal giderler altında çeyreksel bazda kur farkı cironun oluşmaması, net faiz giderlerindeki gerileme ile dengelendi. Diğer taraftan şirket, gelecek yıl uygulanacak kurumlar vergisi oranındaki değişiklik nedeniyle ertelenmiş vergi kalemlerinde gerçekleşen ters çevrimlerin etkisiyle 9,3 milyar Türk Lirası tutarında ertelenmiş vergi geliri kaydetti. Bu doğrultuda net kâr beklentimizin %68 üzerinde gerçekleşti. Şirketin faaliyetlerden yaratılan nakit akımı 92 milyon ABD Doları olurken, işletme sermayesi ihtiyacındaki 53 milyon ABD Doları bedeliyle bozulmaya rağmen çeyrek içerisinde 25 milyon ABD Doları serbest nakit akımı yaratıldı. Bir önceki çeyrekte bu rakam 339 milyon ABD Doları seviyesindeydi. Çeyrek içerisinde gerçekleştirilen temettü ödemesinin ardından şirketin net borcu 1Ç26 sonundaki 709 milyon ABD Doları seviyesinden 1Y26 sonunda 848 milyon ABD Doları’na yükseldi. Önümüzdeki çeyreklerde FAVÖK/ton tarafında ilave iyileşme beklemekle birlikte, 2Ç26 seviyesinin normalize edilmiş seviyenin hâlen %47 altında olduğunu ve mevcut piyasa koşullarının kısa vadede normal seviyelere doğru güçlü bir toparlanmaya işaret etmediğini not ediyoruz. 2026 tahminlerimize göre hisse 9,1x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, bu seviye küresel benzer şirket ortalaması olan 6,3x’in üzerindedir. Altın rezervlerine ilişkin olası haber akışı hisse açısından potansiyel bir katalizör olmaya devam etse de, kısa vadede yüksek değerleme çarpanları nedeniyle temkinli duruşumuzu koruyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – OYAKC Şirketin yurt içi çimento satış hacmi yıllık bazda %5 artarken, ihracat hacmi %28 yükseldi ve böylece ihracatın toplam satış hacmi içindeki payı %10’a ulaştı. Ciro 2Ç26’da yıllık bazda %5 gerileyerek 15,6 milyar Türk Lirası seviyesinde gerçekleşti ve hem beklentimiz hem de piyasa beklentisiyle büyük ölçüde uyumlu oldu. Bu gelişmede ortalama çimento fiyat artışlarının ortalama enflasyon oranının altında kalması etkili oldu. İhracat cirosu yıllık bazda %14 artarken, çimento segmenti cirosu büyük ölçüde yatay seyretti. Hazır beton segmenti cirosu ise ağırlıklı olarak olumsuz hava koşullarının etkisiyle yıllık %14 daraldı. Operasyonel tarafta, diğer faaliyet ciro ve giderleri dahil düzeltilmiş FAVÖK yıllık bazda %4 artarak 3,9 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve beklentimizle uyumlu gerçekleşti. İyileşme, alternatif yakıt kullanımındaki artış ve Nisan 2026’da devreye alınan yeni güneş enerji santrallerinin katkısıyla hammadde, enerji ve elektrik maliyetlerinde yıllık bazda görülen %11’lik düşüşten destek aldı. Böylece FAVÖK marjı 2Ç25’teki %22,6 seviyesinden 2Ç26’da %24,7’ye yükseldi. Net kâr tarafında şirket, 2Ç26’da 2,1 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Bu rakam beklentimizin %18, piyasa beklentisinin ise %40 üzerinde gerçekleşmesine rağmen yıllık bazda %38 geriledi. Yıllık düşüşün temel nedenleri 896 milyon Türk Lirası tutarındaki vergi gideri ve yatırım faaliyetlerinden elde edilen cirodaki azalma oldu. 2026 tahminlerimize göre hisse 4,4x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, bu seviye küresel benzer şirket ortalamasına göre %41 iskontoya işaret etmekte. Hisse için 34,2 Türk Lirası hedef fiyatımızı ve Endeks Üzeri Getiri tavsiyemizi koruyoruz. İskontolu değerlemesi ve Türkiye geneline yayılmış coğrafi olarak çeşitlendirilmiş üretim tesislerinin sağladığı yüksek talep ortamındaki güçlü teslim kapasitesi sayesinde, hisseyi BIST çimento sektörü içerisindeki öne çıkan tercihimiz olarak değerlendirmeye devam ediyoruz. Şirket bugün saat 11:00’de bir çevrim içi yatırımcı toplantısı düzenleyecektir.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-07082026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 6 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Altın Neden Yükseliyor? Fiyatları Etkileyen Küresel ve Ekonomik Dinamikler

Altın fiyatları son dönemde küresel piyasalarda yeniden güçlü bir yükseliş eğilimine girdi. Jeopolitik gerilimin gevşemesine dair iyimserlik, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım beklentilerini törpülemesi, Dolar Endeksi'nde geri çekilmeye ve yatırımcıların güvenli liman arayışı, altın fiyatlarının yönünü belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.



Altın Fiyatlarında Son Dönemde Yaşanan Yükseliş

Ağustos ayının ilk haftasında ons altın üst üste dört işlem gününde değer kazanarak yaklaşık yedi haftanın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Aynı dönemde gram altın da uluslararası piyasalardaki yükselişin etkisiyle tarihi yüksek seviyelerine yakın işlem gördü.

Piyasalardaki yükseliş yalnızca jeopolitik risklerin gevşemesine yönelik iyimser beklentilerden kaynaklanmıyor. Küresel ekonomiye ilişkin değişen enflasyon beklentileri, merkez bankalarının para politikaları ve yatırımcı davranışları da altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

ABD Dolar Endeksi'ndeki Gerileme Altını Destekliyor

Altın ile ABD Doları arasında uzun yıllardır ters yönlü bir ilişki bulunuyor. ABD Dolar Endeksi'nin zayıflaması, dolar cinsinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha ulaşılabilir hâle gelmesini sağlıyor. Bu durum uluslararası talebin artmasına katkıda bulunuyor.

Bunun yanında ABD tahvil getirilerindeki gerileme de yatırımcıların alternatif yatırım araçları yerine altına yönelmesini destekleyen faktörlerden biri olarak öne çıkmakta.

FED'in Faiz Beklentileri Neden Önemli?

Altın, faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olduğu için merkez bankalarının faiz politikalarından doğrudan etkileniyor. Faizlerin yükselmesi veya yükselmeye devam edeceği beklentisi, yatırımcıların faiz getirisi sunan varlıklara yönelmesine neden olabiliyor.

Son dönemde açıklanan ekonomik veriler, ABD ekonomisinde istihdam artışının yavaşladığına işaret etti. Özellikle özel sektör istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması, FED'in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerin zayıflamasına neden oldu.

Faiz artışı ihtimalinin azalması ise altın fiyatlarını destekleyen en önemli gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Orta Doğu'daki Diplomatik Gelişmeler ve Hürmüz Krizi Altın Fiyatlarını Nasıl Etkiliyor?

Son haftalarda Orta Doğu'da diplomatik girişimlerin hız kazanması piyasalarda yakından takip ediliyor. Özellikle İran ile Umman arasında yürütülen diplomatik temaslar ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin çözüm arayışları, enerji piyasalarında fiyatlamaları etkileyen gelişmeler arasında bulunuyor.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olduğu için bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel finans piyasalarını da etkiliyor. Boğazdaki gerilimin azalabileceğine yönelik beklentiler petrol fiyatları üzerindeki baskının hafiflemesine neden olabiliyor. Petrol fiyatlarının gerilemesi ise enerji kaynaklı enflasyon risklerinin düşebileceği beklentisini güçlendiriyor. İran ile Umman'ın boğazdan geçecek bir nakliye koridoru konusunda anlaşmaya varması, Ortadoğu'dan enerji akışının artabileceği beklentisini güçlendirmekte. Bu gelişme petrol fiyatlarında düşüşe neden olurken, piyasalarda enflasyon ve faiz görünümüne ilişkin endişelerin azalmasına katkı sağlıyor.

Enflasyon baskısının azalması, merkez bankalarının faiz artırma ihtiyacını azaltabileceği yönündeki beklentileri destekliyor. Bu zincirleme etki sonucunda altın yatırımcıları açısından daha olumlu bir görünüm oluşabilir.

Jeopolitik Riskler Altında Önemli Midir?

Jeopolitik gelişmeler çoğu zaman yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini sağlıyor. Ancak bu ilişkinin her zaman aynı yönde işlemediği görülmekte. Gerilimlerin petrol fiyatlarını sert şekilde yükseltmesi durumunda küresel enflasyon beklentileri güçlenebiliyor. Böyle bir senaryoda merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı beklentisi oluşabiliyor. Bu da altın üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Buna karşılık diplomatik ilerleme sayesinde petrol fiyatlarının gerilemesi ve faiz artışı beklentilerinin zayıflaması, altın fiyatlarını destekleyebiliyor. Bu nedenle jeopolitik gelişmelerin altına etkisi tek başına değerlendirilmiyor; petrol fiyatları, enflasyon beklentileri ve para politikalarıyla birlikte ele alınıyor.

Yatırım Fonlarının Altına İlgisi Yeniden Artıyor

Altın fiyatlarında yaşanan son yükselişte yatırım fonlarının pozisyonları da dikkat çekiyor. Son aylarda borsa yatırım fonlarından gerçekleşen satışların yavaşlaması ve yatırımcı talebinin yeniden güçlenmesi, fiyatların toparlanmasını destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Küresel ölçekte merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam etmesi de orta ve uzun vadede altın talebini destekleyen gelişmeler arasında yer alıyor.

Gram Altın Neden Ons Altından Farklı Hareket Edebiliyor?

Türkiye'de gram altının fiyatı yalnızca ons altına bağlı olarak değişmiyor. Gram altının hesaplanmasında uluslararası ons altın fiyatı ile ABD Doları/Türk Lirası kuru birlikte belirleyici oluyor. Bu nedenle ons altının yatay seyrettiği dönemlerde kurdaki yükseliş gram altının değer kazanmasına neden olabiliyor. Benzer şekilde ons altın yükselirken döviz kurunun sabit kalması da gram altın fiyatlarının artmasını sağlayabiliyor.

Hem ons altındaki yükseliş hem de kurdaki artışın aynı döneme denk gelmesi durumunda gram altındaki yükseliş daha belirgin hâle gelmekte.

İkon-ok
Back to Top