QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 26 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye'nin Yapay Zekâ Eylem Planı: 2030'a Uzanan Yeni Yol Haritası

Türkiye'nin 2026-2030 dönemini kapsayan Yapay Zekâ Eylem Planı, yapay zekâ alanındaki kamu ve özel sektör çalışmalarını ortak bir çerçevede buluşturmayı ve bu alanda 1 trilyon Türk Lira’sını aşan ekonomik değer oluşturulmasını hedefliyor. Haziran 2026'da açıklanan plan, 18 Ağustos 2026'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girdi.


Yapay Zekâ Politikalarında Yeni Dönem

Türkiye'nin 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi'nin ardından hazırlanan yeni eylem planı, yapay zekânın ekonomik faaliyetlerden kamu hizmetlerine kadar farklı alanlarda kullanımını artırmayı amaçlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan planın uygulanmasında kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği öngörülüyor.

Plan, "Fark Et", "İstifade Et", "Üret" ve "Yönet" olmak üzere dört temel eksen ve toplam 16 öncelikli eylem üzerine kuruluyor. Bu yapı; yapay zekâ farkındalığının artırılmasından teknolojinin farklı sektörlerde kullanılmasına, yerli çözümlerin geliştirilmesinden yapay zekânın güvenilir ve etkin biçimde yönetilmesine kadar uzanan bir çerçeve oluşturuyor.

1 Trilyon Türk Lirası’nı Aşan Ekonomik Değer Hedefi

Eylem planının öne çıkan hedeflerinden biri, yapay zekâ alanında harekete geçirilecek kaynakların 2030'a kadar 1 trilyon Türk Lira’sını aşan katma değer oluşturması. Plan kapsamında kamu kaynaklarının yanı sıra özel sektör yatırımlarının da yapay zekâ ekosisteminin gelişimine yönlendirilmesi öngörülüyor.

Kamu yatırım programlarında yapay zekâ projelerine en az %2 pay ayrılması hedefleniyor. Bunun yanında kamu sektörünün yerli ve başarılı yapay zekâ çözümleri için ilk alıcı ve güçlü bir referans noktası olması planlanıyor.

Plan kapsamında ayrıca Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu üzerinden 10 milyar Türk Lirası tutarında destek sağlanması ve özel sektör yatırımlarının artırılması hedefler arasında yer alıyor.

Veri Merkezleri ve Hesaplama Altyapısı Güçlendirilecek

Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi ve işletilmesi için gerekli hesaplama kapasitesinin artırılması da eylem planının temel başlıkları arasında bulunuyor. Türkiye'nin veri merkezi kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor.

Plan kapsamında veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğu ve enerji verimliliğine ilişkin düzenlemelerin geliştirilmesi de öngörülüyor. Böylece yapay zekâ uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek hesaplama kapasitesinin yanı sıra veri ve altyapı güvenliğine yönelik çerçevenin de güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Kamu Hizmetlerinde Yapay Zekâ Kullanımı Genişletilecek

Eylem planında kamu sektörü, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılmasında önemli bir alan olarak konumlandırılıyor. Elektronik devlet hizmetlerinin yapay zekâ destekli uygulamalarla geliştirilmesi ve kamu kurumlarında yerli yapay zekâ çözümlerinin kullanımının artırılması hedefleniyor.

Ayrıca yapay zekâ çözümlerinin kontrollü ortamlarda test edilebilmesi amacıyla en az beş öncelikli sektörde düzenleyici deney alanlarının kurulması planlanıyor. Bu alanların yeni yapay zekâ uygulamalarının farklı sektörlerde uygulanmasına yönelik düzenleyici süreçlerin geliştirilmesinde kullanılması öngörülüyor.

Dijital Egemenlik ve Veri Güvenliği Öne Çıkıyor

18 Ağustos 2026'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde yapay zekâ politikaları teknolojik egemenlik, rekabet gücü, veri odaklı kalkınma, güvenilir yapay zekâ ve sürdürülebilir dijital dönüşüm hedefleriyle ilişkilendirildi. Planın insan odaklılık, güvenilirlik ve etik sorumluluk ilkeleri doğrultusunda uygulanması öngörülüyor.

Bu çerçevede veri ve hesaplama altyapılarının güçlendirilmesinin yanı sıra yapay zekâ sistemlerinin güvenilir şekilde geliştirilmesi ve yönetilmesine yönelik kurumsal kapasitenin artırılması planlanıyor.

Planın Uygulanma Süreci Başladı

Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, haziran ayında kamuoyuna açıklanmasının ardından 18 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile resmî olarak yürürlüğe girdi. Böylece 2026-2030 döneminde uygulanacak yapay zekâ politikaları için kurumsal ve stratejik çerçeve oluşturulmuş oldu.

Planın önümüzdeki dönemdeki uygulama başlıkları; kamu yatırımları, özel sektör finansmanı, veri ve hesaplama altyapısı, insan kaynağı, yerli yapay zekâ teknolojileri, kamu hizmetleri, dijital egemenlik ve güvenilir yapay zekâ eksenlerinde ilerleyecek. Bu kapsamda belirlenen 16 öncelikli eylemin 2030'a kadar hayata geçirilmesi, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki kapasitesinin geliştirilmesi ve 1 trilyon Türk Lirası’nı aşan ekonomik değer hedefinin desteklenmesi amaçlanıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 26 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye Tarımsal Hasılada Avrupa’da Birinci, Dünyada Yedinci Sırada

Türkiye’nin tarımsal hasılası 2025 yılında 83,2 milyar ABD Doları’na ulaşarak ülkeyi tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sıraya taşıdı. 2002 yılında 24,5 milyar ABD Doları seviyesinde bulunan tarımsal hasılanın yıllar içinde gösterdiği artış, 2026’da su yönetimi, üretim planlaması ve gıda arz güvenliği başlıklarıyla birlikte gündemdeki yerini koruyor.


Tarımsal Hasılada Son Yıllardaki Artış

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamasına göre Türkiye, 2002 yılında 24,5 milyar ABD Doları tarımsal hasılayla dünya sıralamasında 12’nci sırada bulunuyordu. 2023 yılında 72,9 milyar ABD Dolarına ulaşan tarımsal hasıla, 2024 yılında 74 milyar ABD Doları’na çıktı. 2025 yılı verilerinde ise tarımsal hasıla 83,2 milyar ABD Doları olarak kaydedildi.

Bu gelişmeyle Türkiye, 2025 yılı itibarıyla tarımsal hasılada dünya sıralamasında yedinci sıraya yükselirken Avrupa ülkeleri arasında birinci sırada yer aldı. Bakanlığın açıklamalarında söz konusu verilerin Dünya Bankası kaynaklı olduğu belirtildi.

Su Yönetimi ve Sulama Yatırımları Gündemde

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından su kaynaklarının yönetimi, 2026 yılında tarım gündeminin temel başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığının Mart 2026 tarihli açıklamasında, son 23 yılda borulu sulama sistemlerinde yaklaşık 120 bin kilometrelik altyapıya ulaşıldığı belirtildi. Bakanlık ayrıca suyun tarımsal üretimde daha verimli kullanılmasına yönelik yeni bir sulama yönetimi modelinin planlandığını açıkladı.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü de 2026 sulama sezonuyla birlikte su, gıda ve enerji arz güvenliğine yönelik yatırımların sürdürüldüğünü bildirdi. Kurum tarafından sulama yatırımlarının tarımsal verimliliğin artırılmasındaki rolüne dikkat çekilirken, değişen iklim koşullarına uyum amacıyla teknolojik uygulamalardan da yararlanıldığı aktarıldı.

2026'da Tarım Gündeminde Yeni Yatırımlar

2026 yılında sulama altyapısına yönelik büyük ölçekli projeler de devam ediyor. Ağustos 2026'da Silvan Projesi kapsamında Silvan Barajı, Silvan Sulama Tüneli ve ana kanal güzergâhındaki çalışmalar incelendi. DSİ tarafından yapılan açıklamaya göre Silvan Barajı'nın tamamlanmasıyla 2,3 milyon dekar tarım arazisinin suyla buluşturulması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı performans programında ise sulamaya açılan brüt tarımsal alanın 2026 yılı sonunda 7,3 milyon hektara çıkarılması hedefleniyor. Programda 2027 yılı için 7,5 milyon hektar, 2028 yılı için ise 7,8 milyon hektar hedefi yer alıyor.

Gıda Arz Güvenliği Tarım Politikalarının Merkezinde

Tarımsal hasılanın 83,2 milyar ABD Doları’na ulaşması, Türkiye'nin tarım sektöründeki ekonomik büyüklüğünü ortaya koyan göstergelerden biri olarak öne çıkıyor. Bunun yanında 2026 yılı tarım gündeminde üretimin sürdürülebilirliği, su kaynaklarının etkin kullanımı, sulama yatırımları, iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklılık ve gıda arz güvenliği başlıkları birlikte ele alınıyor.

Türkiye'nin tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıraya yükselmesine ilişkin 2025 verileri, sektörün ekonomik büyüklüğünü ortaya koyarken, devam eden sulama ve üretim planlaması çalışmaları tarımsal üretimin gelecek yıllarda sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesine yönelik politikaların temel unsurları arasında yer alıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 26 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Firmaların Net Döviz Pozisyonu Açığı Haziran Ayında 205,8 Milyar ABD Doları’na Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı Haziran 2026'da bir önceki aya göre 2,3 milyar ABD Doları artarak 205,7 milyar ABD Doları’na yükseldi. Böylece firmaların net döviz açığı, 205,8 milyar ABD Doları seviyesine çıktı.


Döviz Pozisyonu Açığı Haziran Ayında Arttı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının finansal kesim dışındaki firmalara ilişkin verilerine göre, Haziran 2026'da firmaların döviz varlıkları Mayıs ayına kıyasla 140 milyon ABD Doları azalırken, döviz yükümlülükleri 2,2 milyar ABD Doları arttı. Bu değişimler sonucunda net döviz pozisyonu açığı aylık bazda 2,3 milyar ABD Doları yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan söz konusu istatistikler, finansal kesim dışında faaliyet gösteren firmaların yurt içindeki finansal kesim ve yurt dışındaki yerleşiklerle gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan döviz varlık ve yükümlülükleri ile taşıdıkları kur riskine ilişkin göstergeleri içeriyor. Veriler zaman serisi olarak da yayımlanıyor.

Mayıs Ayında Da Net Döviz Açığı 204,4 Milyar ABD Doları Olmuştu

Haziran verilerinden önce açıklanan Mayıs 2026 verilerinde, finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı 204,4 milyar ABD Doları olarak kaydedilmişti. Mayıs ayında firmaların döviz varlıkları bir önceki aya göre 3,1 milyar ABD Doları, yükümlülükleri ise 1,3 milyar ABD Doları artmıştı.

Haziran ayında ise varlıklardaki sınırlı gerilemeye karşılık yükümlülüklerde daha yüksek tutarlı artış gerçekleşti. Böylece Mayıs ayında 204,4 milyar ABD Doları olan net döviz pozisyonu açığı, Haziran sonunda 205,8 milyar ABD Doları’na yükseldi.

Döviz Açığı Yıl İçinde 200 Milyar ABD Doları Eşiğini Aştı

2026'nın ilk aylarında da firmaların döviz pozisyonunda artışlar görüldü. Ocak ayında net döviz pozisyonu açığı 197,5 milyar ABD Doları olurken, Şubat ayında açık 200,2 milyar ABD Doları’na yükseldi. Böylece net döviz açığı, Haziran 2018'den bu yana ilk kez 200 milyar ABD Doları seviyesinin üzerine çıktı.

Mart ayında 194,2 milyar ABD Doları’na gerileyen açık, Nisan ayında yeniden 205 milyar ABD Doları’nın üzerine çıktı. Mayıs ve Haziran aylarındaki verilerle birlikte net döviz pozisyonu açığı 200 milyar ABD Doları’nın üzerindeki seviyesini korudu.

Haziran Verilerinde Yükümlülüklerdeki Artış Öne Çıktı

Haziran ayında net döviz pozisyonundaki değişimin temel unsurları döviz varlıkları ve yükümlülüklerdeki hareketlerden oluştu. Firmaların döviz varlıkları aylık bazda 140 milyon ABD Doları azalırken, yükümlülükleri 2,2 milyar ABD Doları arttı. Bu iki kalemdeki değişim, net döviz pozisyonu açığının 2,3 milyar ABD Doları yükselmesine neden oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yayımladığı istatistikler, firmaların döviz cinsinden varlık ve yükümlülüklerinin yanı sıra kısa ve uzun vadeli kalemler üzerinden döviz pozisyonunun izlenmesine imkân sağlıyor. Söz konusu veriler, finansal kesim dışındaki şirketlerin döviz yükümlülüklerinin ve kur riski göstergelerinin aylık gelişimini ortaya koyuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 26 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Ağustos Ayında Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Sektörlerinde Güven Endeksleri Düşüş Gösterdi

BIST 100 ve bankacılık endeksleri günlük bazda değişim göstermedi, sanayi endeksi ise %1,9 geriledi. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %2,0 ile halka arz endeksinde görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Firmaların net döviz pozisyonu açığı Haziran'da 205,8 milyar ABD Doları'na yükseldi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, finansal kesim dışı firmaların net döviz pozisyonu açığı Haziran ayında 2,3 milyar ABD Doları artarak 205,8 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. Döviz varlıkları 140 milyon ABD Doları azalırken, yükümlülükleri 2,2 milyar ABD Doları arttı.
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1 hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başladı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1 Mart'tan sonra ara verdiği 1 hafta vadeli repo ihalelerine sürpriz bir zamanlamayla yeniden başladı. Bu adımın, TLREF ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini %40'tan %37'ye indirmesi bekleniyor. Piyasalar, bu hamleyi bir gevşeme değil, normalleşme adımı olarak yorumluyor.
  • Ağustos ayında hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde güven endeksleri düşüş gösterdi TÜİK verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi ağustosta hizmet sektöründe %0,1 azalarak 111,9'a, perakende ticaret sektöründe %0,8 azalarak 110,1'e ve inşaat sektöründe %0,4 gerileyerek 83,1'e düştü. Hizmet ve perakendede iş durumu ve talep gerilerken, gelecek üç aylık talep beklentileri artış gösterdi.
  • Türkiye, 2025 verilerine göre 83,2 milyar ABD Doları tarımsal hasılayla dünyada 7, Avrupa'da ise 1. sırada yer aldı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının 2002'deki 24,5 milyar ABD Doları'ndan 2025'te 83,2 milyar ABD Doları'na yükseldiğini belirtti. Bu artışla Türkiye, tarımsal hasılada dünyada 7. ve Avrupa'da 1. sıraya yerleşti. Bakan, tarımsal üretimin ülkeye yeterli olduğunu ve DSİ'nin sulama altyapısına 120 bin kilometreden fazla yatırım yaptığını ekledi.
  • Türkiye'nin yapay zeka eylem planı, 1 trilyon Türk Lirası ekonomik değer yaratmayı hedefliyor Dijital Dönüşüm ve Siber Güvenlik Derneği'nin notuna göre, 2026-2030 dönemi Yapay Zeka Eylem Planı, kamu yatırımlarının %2'sinin yapay zekaya ayrılması ve özel sektörle işbirliğiyle 1 trilyon Türk Lirası değerinde ekonomik değer yaratmayı hedefliyor. Plan, dijital egemenlik, nitelikli istihdam ve siber güvenlik risklerinin yönetilmesi gibi önemli unsurları da vurguluyor.

Şirket Haberleri


  • HALKB 5 milyar ABD Doları tutarında yeni kaynak temin etti ve GMTN programı kurdu Banka, ABD'deki ceza davasının lehine sonuçlanmasının ardından uluslararası piyasalardan 1,1 milyar ABD Doları ek kaynak temin etti. Ayrıca dava süreci tamamlanmadan önce 3,9 milyar ABD Doları tutarında yurt dışı kaynak sağlamıştı. Toplamda 5 milyar ABD Doları tutarında kaynak temin edilmiş oldu. Öte yandan, 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 5 milyar ABD Doları karşılığı büyüklüğünde GMTN programı kuruldu. Yurt dışı yatırımcı turu, planlanan ihraçlara yönelik ilginin güçlü olduğunu gösteriyor.
  • SARAE 2,9 milyar Türk Lirası tutarında elektrik iletim hattı sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt içi yerleşik bir müşteri ile 2,9 milyar Türk Lirası tutarında elektrik iletim hattı inşaatı sözleşmesi imzaladı. Sözleşmenin 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Bu sözleşme büyüklüğü, şirketin son 12 aylık hasılatının %26,5’ine denk gelmektedir.
  • VBTYZ 109,3 milyon Türk Lirası tutarında hizmet ve danışmanlık siparişi aldı Şirket, Türkiye'de yerleşik bir bankadan Hizmet ve Danışmanlık Sözleşmeleri kapsamında 2026 yıl sonuna kadar kullanılmak üzere toplam 109,28 milyon Türk Lirası tutarında sipariş aldı.
  • TAMFA 1,28 milyar Türk Lirası tutarındaki alacak portföyünü 82,9 milyon Türk Lirası'na devretti Şirket, bünyesindeki toplam 1,3 milyar Türk Lirası tahsili gecikmiş alacak portföyünü, 82,9 milyon Türk Lirası bedelle Emir Varlık Yönetim A.Ş.'ye devretti.
  • AGROT, Bulgaristan merkezli yapay zeka şirketine 1 milyon Avro yatırım yaparak %20 pay sahibi oldu Şirket, Bulgaristan merkezli Code ALL OOD şirketine 1 milyon Avro tutarında yatırım yaparak %20 oranında pay sahibi oldu. CODE-ALL AD, “Harmony” adlı yapay zekâ platformunun fikri mülkiyet haklarına sahip. Bu yatırımın, AGROT'un yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarındaki yetkinliklerini güçlendirmesi beklenmektedir. Özellikle Türkiye ve MENA bölgesinde stratejik iş birliği geliştirilecek.
  • EKGYO Konya Meram ihalesini iptal etti Şirket, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin, yeterli rekabet ortamının oluşmaması nedeniyle iptal edildiğini duyurdu.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-26082026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 25 Ağustos Salı
QNB Invest Odak •
2026’nın İlk Yedi Ayında Bütçe Gelir Tahakkukunda Faiz ve Cezalar Öne Çıktı

2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde Genel Yönetim Bütçe gelir tahakkuku 13,9 trilyon Türk Lirası'na ulaşırken, faiz, paylar ve cezalar kalemindeki 2,8 trilyon Türk Lirası tutar gelir vergisi tahakkukunu geride bıraktı. Aynı dönemde vergi cezalarında tahakkuk ile tahsilat arasındaki fark dikkat çekti.


Genel Bütçe Gelir Tahakkuku 13,9 Trilyon Türk Lirası'na Ulaştı

Ocak-Temmuz 2026 döneminde Genel Yönetim Bütçe gelir tahakkuku 13,9 trilyon Türk Lirası olarak gerçekleşti. Bu tutarın 3,7 trilyon Türk Lirası gelir, kâr ve sermaye kazançları üzerinden alınan vergilerden oluştu.

Gelir vergisi tahakkuku 2,6 trilyon Türk Lirası olurken, kurumlar vergisi tahakkuku 1,1 trilyon Türk Lirası seviyesinde kaldı. Faiz, paylar ve cezalar kalemindeki toplam tahakkuk ise 2,8 trilyon Türk Lirası'na ulaştı.

Faiz, Paylar ve Cezaların Toplam Tahakkuktaki Payı %20,7 Oldu

Faiz, paylar ve cezalar kaleminin 2,8 trilyon Türk Lirası'lık tahakkuku, toplam Genel Yönetim Bütçe gelir tahakkukunun %20,7'sine karşılık geldi. Bu kalemin 1,1 trilyon Türk Lirası faiz gelirlerinden, 1,3 trilyon Türk Lirası ise para cezalarından oluştu.

Söz konusu kalemde tahsilat 823 milyar Türk Lirası olurken, tahsilatın tahakkuka oranı %28,5 olarak hesaplandı.

Gelir Vergisinde Tahsilat Oranı %83,2 Oldu

Ocak-Temmuz döneminde gelir vergisi tahakkuku 2,6 trilyon Türk Lirası seviyesinde gerçekleşti. Bu tutarın 2,2 trilyon Türk Lirası tahsil edildi ve tahakkuk-tahsilat oranı %83,2 oldu.

2026 yılı bütçesinde gelir vergisi için 5,1 trilyon Türk Lirası tutarında yıllık hedef bulunuyor. Kurumlar vergisinde ise yıllık gelir beklentisi 1,6 trilyon Türk Lirası olarak belirlenirken, Ocak-Temmuz dönemindeki tahakkuk 1,1 trilyon Türk Lirası, tahsilat ise 836 milyar Türk Lirası oldu. Kurumlar vergisinde tahakkuk-tahsilat oranı %75,2 olarak gerçekleşti.

Vergi Cezalarında Tahakkuk İle Tahsilat Arasındaki Fark

Para cezaları içinde vergi cezaları önemli bir yer tuttu. Temmuz sonu itibarıyla vergi cezalarındaki tahakkuk 792 milyar Türk Lirası'na ulaştı. Bunun 704 milyar Türk Lirası “diğer vergi cezaları” kaleminden oluştu.

Genel vergi cezalarında 792 milyar Türk Lirası tahakkuka karşılık 78 milyar Türk Lirası tahsilat yapıldı ve tahakkuk-tahsilat oranı yaklaşık %10 oldu. “Diğer vergi cezaları” kaleminde ise 704 milyar Türk Lirası tahakkuka karşılık 23 milyar Türk Lirası tahsil edildi. Bu kalemde tahakkuk-tahsilat oranı %3,4 olarak gerçekleşti.

Temmuz Ayında Bütçe Açığı 378,1 Milyar Türk Lirası Oldu

Temmuz 2026'da merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 790,5 milyar Türk Lirası, bütçe gelirleri 1 trilyon 412,4 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti. Böylece ay genelinde 378,1 milyar Türk Lirası bütçe açığı oluştu.

Temmuz ayında vergi gelirleri 1 trilyon 234,8 milyar Türk Lirası seviyesine ulaşırken, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 463,7 milyar Türk Lirası oldu. Faiz dışı denge ise 51,3 milyar Türk Lirası açık verdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 25 Ağustos Salı
QNB Invest Odak •
Merkez Bankası’nın Repo İhalelerine Dönüşü Mevduat Faizlerini Aşağı Çekti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden dönme kararı, bankaların Türk Lirası mevduat faizlerinde aşağı yönlü hareketi beraberinde getirdi. Piyasalarda, fonlama maliyetindeki değişimin mevduat ve kredi faizlerine yansıması takip ediliyor.



TCMB Bir Hafta Vadeli Repo İhalelerine Yeniden Başladı

TCMB, Türk Lirası likidite yönetimi kapsamında 1 Mart 2026’da ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi. Kararın ardından Merkez Bankası, yaklaşık altı aylık aranın sonrasında yeniden temel fonlama aracını kullanmaya başladı.

Para Politikası Kurulu, 23 Temmuz 2026 tarihli kararında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37’de sabit tutmuştu. Aynı kararda gecelik borç verme faizi %40, gecelik borçlanma faizi ise %35,5 olarak belirlenmişti.

İlk Repo İhalesinde Faiz %37 Oldu

Repo ihalelerine dönüşün ardından gerçekleştirilen ilk ihalede 1 milyar Türk Lirası tutarında fonlama sağlandı. İhalede basit faiz %37 olurken bileşik faiz %44,5 olarak hesaplandı.

Bu uygulamayla birlikte bankaların Merkez Bankası kaynaklarına erişiminde politika faizinin daha doğrudan referans alınması mümkün hale geldi. Piyasalarda söz konusu değişiklik, gecelik fonlama maliyetinin politika faizine yakınsaması açısından da izleniyor.

Mevduat Faizlerinde Düşüş Görüldü

Repo ihalelerine dönüş beklentisinin ardından Türk Lirası mevduat faizlerinde aşağı yönlü hareket başladı. Güncel piyasa verilerine göre bazı bankalarda vadeli mevduat faizleri 1 ila 2,5 puan arasında geriledi. Daha önceki piyasa fiyatlamalarında ise 1 ila 1,5 puanlık düşüşler öne çıkmıştı.

Mevduat faizlerindeki değişimin temel unsurlarından biri, bankaların Türk Lirası likidite maliyetlerinin yeniden şekillenmesi oldu. Fonlama maliyetinin %37 seviyesine çekilmesi, bankaların mevduat toplama maliyetlerini ve buna bağlı olarak sundukları faiz oranlarını etkiliyor.

Enflasyon Görünümü Para Politikası Açısından Belirleyici Olmaya Devam Ediyor

TCMB Başkanı Yaşar Fatih Karahan, ağustos ayında açıklanan Enflasyon Raporu kapsamında 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin %28’e yükseltildiğini açıklamıştı.

Banka, tahmin güncellemesinde enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki görünümü etkili unsurlar arasında sıraladı.

Politika faizinin %37 seviyesinde tutulduğu mevcut dönemde, enflasyonun ana eğilimi, iç talep, enerji fiyatları ve küresel gelişmeler para politikasının yönü açısından izlenmeye devam ediyor. TCMB’nin karar metinlerinde de fiyat istikrarı temel amaç olarak vurgulanıyor.

İkon-ok
Back to Top