QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 20 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Türkiye'nin Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Eksi 402,6 Milyar ABD Doları Oldu

Türkiye'nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu, 2026 yılının ikinci çeyreği sonunda -402,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerinde, yurt dışı varlıkları ile yükümlülüklerin yanı sıra finansal türev işlemlerine ilişkin veriler de yer aldı.


Yurt Dışı Varlık ve Yükümlülüklerdeki Gelişmeler

Haziran 2026 itibarıyla Türkiye'nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyreğe göre %1,7 azalarak 404 milyar ABD Doları oldu. Aynı dönemde yurt dışı yükümlülükleri %3 artışla 806,7 milyar ABD Doları’na yükseldi.

TCMB, Uluslararası Yatırım Pozisyonu verilerini üç aylık olarak, gösterge niteliğindeki verileri ise aylık olarak yayımlıyor. UYP, Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışındaki finansal varlıkları ile yurt dışına karşı yükümlülüklerinin belirli bir tarihteki stok değerini gösteriyor. Net UYP ise toplam finansal varlıklar ile toplam finansal yükümlülükler arasındaki farktan oluşuyor. 

Finansal Türev İşlemleri Verilere Eklendi

2026 yılının ikinci çeyreğiyle birlikte finansal türev işlemleri UYP kapsamında ayrı bir kalem olarak yer almaya başladı. Haziran 2026 itibarıyla türev sözleşmelerinin net değeri eksi 4,3 milyar ABD Doları olarak kaydedildi.

TCMB, finansal türev işlemlerinin istatistiklere dahil edilmesinin veri kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında gerçekleştirildiğini daha önce duyurmuştu. Sözleşme bazlı veriler kullanılarak hesaplanan türev işlemlerinin Finans Hesabı altında ayrı bir kalem olarak gösterilmesi planlanmıştı.

Yurt Dışı Mevduat Verilerinde Revizyon

Yurt içinde yerleşik gerçek kişilerin yurt dışındaki mevduat hareketlerinin daha sağlıklı ölçülmesine yönelik yapılan revizyon sonucunda, Varlıklar altında yer alan “Diğer Yatırımlar/Efektif ve Mevduatlar” kalemi 2026 yılının birinci çeyreği itibarıyla 12,8 milyar ABD Doları yukarı yönlü güncellendi.

Revizyon kapsamında TCMB, gerçek kişilerin yurt dışı mevduat hareketlerinin ölçümünde işlem bazlı SWIFT verilerini veri derleme sürecine dahil etti. TCMB'nin Temmuz 2026 tarihli duyurusunda, bu değişikliklerin Ödemeler Dengesi ve UYP istatistiklerinin veri kalitesinin artırılması amacıyla yapıldığı belirtildi.

Varlık Kalemlerinde Doğrudan Yatırımlar Arttı

Türkiye'nin yurt dışındaki varlık kalemleri ikinci çeyrek itibarıyla incelendiğinde, doğrudan yatırımlar bir önceki çeyreğe göre %3,2 artarak 81,2 milyar ABD Doları’na yükseldi.

Portföy yatırımları ise aynı dönemde %11 azalarak 9,1 milyar ABD Doları’na geriledi. Diğer yatırımlar %2,7 düşüşle 163,6 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti.

Bankaların yabancı para varlıkları %7 azalarak 49 milyar ABD Doları’na inerken, Merkez Bankasının rezerv varlıkları %2,2 düşüşle 147,4 milyar ABD Doları oldu.

Hisse Senetleri ve Yatırım Fonu Paylarında Artış

Portföy yatırımları içerisindeki hisse senetleri ve yatırım fonu payları ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %14,6 artarak 49,7 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Böylece portföy yatırımlarının toplamında düşüş görülmesine karşın hisse senetleri ve yatırım fonu paylarının yer aldığı alt kalemde artış kaydedildi.


İkon-ok
QNB Araştırma 20 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Türkiye'nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku 170,7 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

Türkiye'nin kısa vadeli dış borç stoku, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %2,5 artarak 170,7 milyar ABD Doları’na yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Haziran 2026 verileri, kısa vadeli dış borç stokunun yanı sıra borcun sektör ve para birimi dağılımındaki gelişmeleri de ortaya koydu.


Kısa Vadeli Dış Borç Stoku 170,7 Milyar ABD Doları Oldu

TCMB verilerine göre, Türkiye'nin Kısa Vadeli Dış Borç stoku Haziran 2026 itibarıyla bir önceki çeyreğe kıyasla %2,5 artarak 170,7 milyar ABD Doları seviyesine çıktı. Kısa vadeli dış borç istatistikleri, bankaların ve özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi, mevduat ve ticari kredi gibi yükümlülükleri kapsıyor.

Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalan borçları gösteren kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 239,5 milyar ABD Doları olarak hesaplandı. Bu kapsam, başlangıçta uzun vadeli olarak alınmış ancak ödeme vadesi bir yıl veya daha kısa süreye inmiş borçları da içeriyor.

Bankalar Kaynaklı Borç 74,9 Milyar ABD Doları’na Yükseldi

Kısa vadeli dış borç stokunda bankalar kaynaklı yükümlülükler, bir önceki çeyreğe göre %5 artarak 74,9 milyar ABD Doları oldu.

Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri %4,3 azalarak 8 milyar ABD Doları seviyesine geriledi. Yurt dışı bankaların Türkiye'deki mevduatı ise %14,6 artışla 19,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. Banka dışı mevduatlar %1,9 azalarak 21,4 milyar ABD Doları olurken, Türk lirası cinsinden toplam mevduat yükümlülükleri %7,5 artışla 25,6 milyar ABD Doları’na çıktı. Daha sürdürülebilir ürün portföyü hedefliyor.

Diğer Sektörlerin Kısa Vadeli Borcu 72 Milyar ABD Doları

Bankalar dışındaki sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku da ikinci çeyrekte artış gösterdi. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki çeyreğe göre %3,6 yükselerek 72 milyar ABD Doları düzeyinde gerçekleşti.

Bu sektörlerde dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri %0,1 azalarak 63,6 milyar ABD Doları’na geriledi. Nakit kredi kaynaklı yükümlülükler ise %43,5 artarak 8,4 milyar ABD Doları’na yükseldi.

Kalan Vadeye Göre Borç Stoku 239,5 Milyar ABD Doları

Kalan vadeye göre hesaplanan 239,5 milyar ABD Doları tutarındaki kısa vadeli dış borç stoku, önümüzdeki 1 yıl içinde vadesi gelecek dış borçları kapsıyor. Bu kapsamda mevduat yükümlülükleri 66,9 milyar ABD Doları olurken, kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri 74,2 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti.

 

İkon-ok
QNB Araştırma 20 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
İhracatçıya Döviz Desteğinde Yeni Dönem 1 Ekim’de Başlıyor

İhracatçı firmalara sağlanan döviz dönüşüm desteğinde yeni bir uygulama dönemine geçiliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın düzenlemesiyle desteğin firmaların katma değeri, kârlılığı ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaştırılması öngörülürken, yeni sistemin 1 Ekim 2026’da uygulanmaya başlaması planlanıyor.


Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Uygulama

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracatçıların dövizlerini Türk lirasına dönüştürmesini destekleyen uygulamanın kapsamının genişletileceğini açıkladı. Yeni dönemde özellikle emek yoğun sektörler, katma değerli üretim ve istihdam kriterlerinin öne çıkarılması bekleniyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 1 Ağustos 2026'da yapılan düzenlemeyle döviz dönüşüm desteğinin yapısında da değişikliğe gidildi. Buna göre firmaların destekten yararlanabileceği tutarın, ürettikleri katma değerle ilişkilendirilmesi ve katma değerin kârlılık ile iş gücü maliyetleri üzerinden hesaplanması öngörülüyor. Yeni uygulamanın ayrıntılarının Uygulama Talimatı ile belirlenmesi ve 1 Ekim'de yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Destek Oranı %3 Olarak Devam Ediyor

Döviz dönüşüm desteğinin tebliğdeki temel oranı %2 olarak korunurken, geçici düzenlemeyle uygulanan %3'lük destek oranının süresi 31 Ocak 2027'ye kadar uzatıldı. Aynı şekilde ihracat bedellerinin Merkez Bankasına satışında uygulanan %35'lik yükümlülüğün süresi de 31 Ocak 2027'ye kadar devam edecek.

Mevcut sistemde destekten yararlanmak isteyen firmalar açısından döviz alımı yapmama taahhüdü bulunurken, 1 Ekim'de başlayacak yeni modelde bu yapının değiştirilmesi öngörülüyor. Yeni düzenlemeyle döviz alımı yapmama taahhüdünün yerine firmanın döviz pozisyonuna ilişkin bir üst sınır getirilmesi planlanıyor.

Katma Değer ve İş Gücü Maliyeti Dikkate Alınacak

Yeni modelde destek miktarının belirlenmesinde firmanın oluşturduğu katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınacak. Böylece üretim yapısı, istihdam düzeyi ve katma değer yaratma kapasitesi yüksek firmaların destekten daha fazla yararlanabilmesinin önü açılacak.

Düzenleme kapsamında aracı ihracatçıların da katma değere dayalı destek limitlerini kullanabilmesi öngörülüyor. Aracı ihracatçının kendi limitini doldurması halinde, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemi gerçekleştirebilmesi ve buna ilişkin desteğin doğrudan tedarikçinin hesabına aktarılması mümkün olacak.

Reeskont Kredileri ve Finansmana Erişim Gündemde

İhracatçıların yeni döviz dönüşüm desteğinin yanı sıra finansmana erişim konusunda da beklentileri bulunuyor. Sektör temsilcileri, Türk Eximbank'ın Türk Lirası reeskont kredilerinin miktarının artırılmasını ve küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin finansmana daha kolay ulaşabilmesini talep ediyor.

Ticaret Bakanlığı da ihracatçılara yönelik destekler kapsamında reeskont kredilerindeki günlük limit artışına ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Eximbank ile İhracatı Geliştirme AŞ tarafından sağlanan teşvik ve desteklere dikkat çekti.

İkon-ok
QNB Araştırma 20 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
TCMB’nin Swap Hariç Net Rezervleri Artış Gösterdi

BIST 100 endeksi günlük bazda %2,3 artış kaydetti. Bankacılık %2,5 artış kaydederken, sanayi endeksi %2,5 artış gösterdi. Diğer sektörel endeksler arasında en çok yükselen endeks %2,4 ile ticaret oldu.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın net rezervleri ve swap hariç net rezervleri artış gösterdi 14 Ağustos haftasında TCMB'nin toplam rezervleri 5,1 milyar ABD Doları artışla 183,5 milyar ABD Doları'na yükseldi. Net rezervler 4,2 milyar ABD Doları artarak 67,1 milyar ABD Doları'na, takas işlemi hariç net rezervler ise 3,8 milyar ABD Doları artışla 54,4 milyar ABD Doları'na ulaştı. Yabancı takas işlemi pozisyonu yaklaşık 40 milyar ABD Doları seviyesinde.
  • Türkiye'nin ihracatındaki değer artışı, miktar artışından ziyade maliyet kaynaklı fiyat yükselişlerinden besleniyor TÜİK verilerine göre, 2026 Haziran ayında ihracat birim değer endeksi 129,3'e yükselirken, ihracat miktar endeksi 142,5'e geriledi. Bu durum, ihracat gelirlerindeki artışın enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükselişin fiyatlara yansımasından kaynaklandığını, katma değerli büyümenin olmadığını gösteriyor.
  • Türkiye'nin kısa vadeli dış borç stoku, 2026 yılı 2. Çeyreğinde %2,5 artışla 170,7 milyar ABD Doları'na ulaştı TCMB verilerine göre, 2026 yılı 2. çeyreğinde kısa vadeli dış borç stoku çeyreklik bazda %2,5 artarak 170,7 milyar ABD Doları oldu. Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre stok 239,5 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı stok 74,9 milyar ABD Doları'na yükselirken, diğer sektörler kaynaklı stok 72 milyar ABD Doları oldu. Borcun %34,6'sını ABD Doları, %26,5'ini Avro, %25,3'ünü Türk Lirası oluşturdu.
  • Karadeniz'deki gerilimler küresel buğday ticaretinin yönünü değiştirirken, Türkiye'nin 2026/27 sezonu buğday ithalatının güçlü yerel üretim nedeniyle 500 bin ton azalarak 5 milyon tona düşmesi bekleniyor USDA raporuna göre, Karadeniz'deki gerilimler Rusya'nın buğday ihracat tahminini 1,5 milyon ton azaltarak 46 milyon tona, Ukrayna'nınkini 1 milyon ton azaltarak 13,5 milyon tona düşürdü. Bu boşluğu Kanada ve Kazakistan'ın doldurması bekleniyor. Türkiye'nin buğday ithalat tahmini, güçlü yerel üretim sayesinde 500 bin ton düşürülerek 5 milyon tona çekildi. Küresel buğday fiyatları yükselirken, Rus buğdayı yeni mahsul nedeniyle 3 ABD Doları düşüşle ton başına 224 ABD Doları oldu.
  • Yem, enerji ve işçilik maliyetlerindeki artışlar nedeniyle yumurta üretici fiyatları son 4 haftada yaklaşık %61 yükseldi ve duble yumurtanın tanesi 4,5 Türk Lirası'na ulaştı Jeopolitik riskler ve artan yem, enerji, işçilik ve nakliye maliyetleri yumurta fiyatlarını yükseltti. Temmuz ortasından itibaren üretici fiyatları %61 arttı. Afyon Başmakçı'da duble yumurtanın tanesi 2,8 Türk Lirası'ndan 4,5 Türk Lirası'na çıktı. Kayseri'de de benzer bir artışla duble yumurta 4,35 Türk Lirası'na yükseldi. Bu artışlar henüz perakende fiyatlara tam olarak yansımadı, ancak genel enflasyon üzerindeki baskıyı gösteriyor.


Şirket Haberleri


  • CWENE’nin hakim ortağından Şirket’e ilave sermaye avansı 18 Ağustos 2026 tarihinde Şirket ortaklarından Tarzan Tarık Sarvan, Şirket hesaplarına 158,6 bin ABD Doları tutarında sermaye avansı aktardı. Bu işlemle birlikte Tarzan Tarık Sarvan tarafından Şirket’e sağlanan toplam sermaye avansı tutarı 1,9 milyar Türk Lirası’na ulaştı.
  • BVSAN 1,06 milyon Avro tutarında yeni sözleşme imzaladı Şirket, yurt içinde faaliyet gösteren bir firma ile 1 milyon Avro tutarında vinç imalatı ve teslimi sözleşmesi imzaladı. Teslimatın 2027 yılı birinci çeyreğinde tamamlanması planlanmakta.
  • GLCVY 1,5 milyar Türk Lirası tutarındaki tahsili gecikmiş alacak ihalesini kazandı Şirket, Türkiye Garanti Bankası A.Ş.'nin açtığı 5 bireysel portföylük tahsili gecikmiş alacak satış ihalesinde, toplam 1,5 milyar Türk Lirası anapara büyüklüğündeki 3 bireysel portföy için en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazandı. İhaleye konu alacakların devir ve temlik işlemleri tamamlandı.
  • MEDTR 18 kalem tıbbi sarf malzeme ihalesini 16,8 milyon Türk Lirası ile kazandı Şirket, Erciyes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından gerçekleştirilen '18 Kalem Tıbbi Cerrahi Sarf Malzeme Alımı İhalesi'ne katılmıştı. Verilen 16,8 milyon Türk Lirası tutarındaki teklifin tamamının şirket lehine sonuçlandığı bildirildi.
  • ALVES 284,9 milyon Türk Lirası tutarında yeni satış sözleşmesi imzaladı Şirket, üretim kapasitesindeki artıştan elde edilen ilave ürünlerin satışı amacıyla yurt içinde yerleşik bir alt bayi ile 284,9 milyon Türk Lirası tutarında satış sözleşmesi imzaladı.
  • GLYHO Global Ports Holding Temmuz 2026 yolcu istatistiklerini açıkladı Şirketin dolaylı bağlı ortaklığı Global Ports Holding, Temmuz 2026 yolcu istatistiklerini yayınladı. Konsolide gemi sayısı bir önceki yıla göre %2, yolcu hareketleri ise %6 arttı. Konsolide edilmeyen limanlar dahil toplamda 637 gemi ve 2.152.874 yolcu hareketine ulaşıldı.
  • SURGY Antalya projesinin ilk etabını tamamladı ve faaliyete geçiriyor Şirket, Antalya'daki Sur Yapı Tatil Evleri Projesi'nin ilk etabını tamamladı. Bu etapta 15.696 adet devremülk ve sosyal alanlar yer almaktadır. Eylül ayında işletme testlerinin, Ekim ayında ise devremülklerde yaşam başlangıcının ve tesisin faaliyete geçmesinin planlandığı bildirildi. Projenin faaliyete geçmesiyle ön satışlardan elde edilen hasılatın bilançoya yansıması ve Şirketin ciro ve karlılığına olumlu katkı sağlaması beklenmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi - DOAS Şirketin cirosu yıllık bazda %24 gerilerken, hem konsensüs beklentisinin hem de bizim tahminimizin hafif üzerinde gerçekleşti. Daha önce de belirttiğimiz üzere, cirodaki zayıflığın ana nedeni Türkiye perakende otomotiv pazarındaki daralma oldu. Skoda hariç toplam satış hacmi yıllık bazda %5 düşüşle 72 bin adetten 68 bin adede geriledi. Marj tarafında, brüt kâr marjı, FAVÖK marjı ve net kâr marjı yıllık bazda sırasıyla 0,8 puan, 1,2 puan ve 0,6 puan daraldı. Marjlardaki baskının temel nedenleri şirketin Avro/Türk Lirası kuru tarafındaki muhafazakâr yaklaşımı, model karmasındaki değişim ve enflasyon muhasebesinin etkisi oldu. Net kâr tarafında, iştiraklerden gelen pozitif katkı destekleyici olmaya devam etti. Bununla birlikte, dönemin en dikkat çekici unsuru net kâra doğrudan katkı sağlayan 1,2 milyar Türk Lirası tutarındaki net parasal pozisyon kazancı oldu. Borçluluk tarafında ise şirketin net borcu yıllık bazda %9 arttı. Değerleme tarafında DOAS, hâlihazırda 4,7x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor ve bu seviye şirketin son beş yıllık medyan çarpanına göre yaklaşık %33 prime işaret ediyor. İleriye dönük olarak DOAS için öne çıkan potansiyel katalizörler, TCMB’nin faiz indirim döngüsüne yeniden başlaması ve buna bağlı olarak hanehalkı talebinde toparlanma görülmesi; özellikle de tasarrufların yeniden otomotiv harcamalarına yönelmesi olacaktır.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-20082026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 19 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
TCMB’nin Döviz Alımları Hızlandı: Savaş Dönemindeki Satışların Büyük Bölümü Geri Alındı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinde son haftalarda artış eğilimi öne çıktı. TCMB, 14 Ağustos ile biten haftada 3,3 milyar ABD Doları tutarında döviz alımı gerçekleştirdi.

TCMB Üç Haftadır Döviz Alıyor

TCMB’nin döviz alımları temmuz ayının son haftasından itibaren kesintisiz şekilde devam etti. 31 Temmuz ile biten haftada 2,5 milyar ABD Doları, 7 Ağustos haftasında 5,4 milyar ABD Doları ve 14 Ağustos haftasında 3,3 milyar ABD Doları alım yapıldı.

Böylece üç haftalık dönemdeki toplam döviz alımı 11,2 milyar ABD Doları’na ulaştı. Ağustos ayının ilk iki haftasındaki toplam alım ise 8,7 milyar ABD Doları olarak hesaplandı.

TCMB’nin piyasa işlemlerine ilişkin verileri arasında döviz alım-satım müdahaleleri, aylık döviz alım-satım tutarları ve swap işlemleri de yer alıyor.

Toplam Rezerv 183,5 Milyar ABD Doları’na Yükseldi

TCMB’nin toplam rezervleri 14 Ağustos haftasında 5,1 milyar ABD Doları artarak 183,5 milyar ABD Dolarına çıktı.

Savaş öncesi olarak kabul edilen 27 Şubat ile biten haftada toplam rezervler 210,3 milyar ABD Doları seviyesindeydi. Savaş döneminde 149,2 milyar ABD Doları’na kadar gerileyen toplam rezervler, son haftadaki artışa rağmen savaş öncesindeki seviyenin 26,8 milyar ABD Doları altında bulunuyor.

Rezervlerdeki artışın bir bölümünde bankaların TCMB nezdinde zorunlu karşılık ve teminat depo kapsamında tuttukları dövizin etkili olduğu belirtildi. Söz konusu tutarın haftalık bazda 0,9 milyar ABD Doları artması brüt rezervlere olumlu yansıdı.

Net Rezerv 67,1 Milyar ABD Doları’na Çıktı

Bankaların TCMB nezdindeki söz konusu dövizleri hariç tutulduğunda net rezervin 14 Ağustos haftasında 4,2 milyar ABD Doları artarak 67,1 milyar ABD Doları’na yükseldiği hesaplandı.

Net uluslararası rezervler ise savaş öncesinde 91,8 milyar ABD Doları seviyesindeydi. 14 Ağustos haftası itibarıyla bu rakam savaş başlangıcındaki seviyenin 24,7 milyar ABD Doları altında kaldı.

Swap hariç net rezerv de aynı hafta 3,8 milyar ABD Doları artarak 54,4 milyar ABD Dolarına yükseldi. Savaş öncesinde 78,8 milyar ABD Doları olan swap hariç net rezerv, söz konusu dönemde 24,4 milyar ABD Doları daha düşük seviyede bulunuyor.

TCMB, döviz piyasası işlemleri ve swap işlemlerine ilişkin verileri düzenli olarak yayımlıyor.

Savaşın İlk Haftalarında 50 Milyar ABD Doları’na Yaklaşan Satış

İran’a yönelik saldırıların ardından piyasalarda oluşan döviz talebini karşılamak ve yabancı yatırımcı çıkışlarının etkisini sınırlamak amacıyla TCMB’nin mart ayında yüksek miktarda döviz sattığı hesaplandı.

Mart ayındaki döviz satışları 44,3 milyar ABD Doları’na ulaştı. Nisan ayının ilk haftasında gerçekleşen yaklaşık 5 milyar ABD Doları tutarındaki satış da eklendiğinde, savaşın ilk beş haftasındaki toplam satış yaklaşık 50 milyar ABD Doları seviyesine çıktı.

Sonraki dönemde piyasa koşullarındaki değişimle birlikte TCMB’nin döviz işlemlerinin yönü yeniden alımlara döndü.

Swap Kanalındaki Girişler Hızlandı

Son dönemde döviz girişlerinde swap işlemlerinin de öne çıktığı belirtildi. Yerli ve yabancı analistlerin değerlendirmelerine göre swap kanalından Türkiye’ye yönelik girişler son günlerde hızlandı.

Yabancı yatırımcıların swap pozisyonunun yaklaşık 40 milyar ABD Doları seviyesinde olduğu, ancak bu tutarın tamamının yabancı yatırımcılara ait olmadığı ve bir bölümünde Türk bankalarının kendi pozisyonlarının bulunduğu ifade edildi.

Swap işlemleri, Türk Lirası ile yabancı para arasında belirli koşullarda değişim yapılmasına olanak sağlıyor. Borsa İstanbul Para Swap Piyasası'nda Türk Lirası ile ABD Doları ve Avro cinsi yabancı paralar arasında swap işlemleri gerçekleştirilebiliyor.

Yabancıların DİBS ve Hisse Senedi Pozisyonları

Swap pozisyonlarının yanı sıra yabancı yatırımcıların Türkiye’deki diğer portföy yatırımları da sermaye girişlerinin önemli bileşenleri arasında bulunuyor.

Verilen bilgilere göre yabancı yatırımcıların Devlet İç Borçlanma Senedi pozisyonu yaklaşık 18 milyar ABD Doları, hisse senedi pozisyonu ise yaklaşık 40 milyar ABD Doları seviyesinde bulunuyor.

Swap ve portföy yatırımlarındaki hareketler, TCMB rezervlerinin yanı sıra Türkiye’ye yönelik yabancı sermaye akımlarının seyrinin izlenmesinde kullanılan göstergeler arasında yer alıyor. TCMB de piyasa verileri kapsamında swap işlemleri ile döviz piyasasındaki çeşitli işlemlere ilişkin istatistikleri yayımlıyor.

Rezervlerde Toparlanma Sürüyor

14 Ağustos haftası itibarıyla TCMB rezervlerinde son üç haftadaki döviz alımlarının etkisiyle belirgin bir toparlanma gerçekleşti. Buna karşın toplam rezerv, net uluslararası rezerv ve swap hariç net rezerv seviyeleri savaş öncesindeki değerlerin altında bulunmaya devam ediyor.

Son haftalardaki gelişmeler, TCMB’nin döviz piyasasındaki işlemlerinin yeniden alım ağırlıklı bir seyir izlediğini ve savaş döneminin ilk aylarında gerçekleşen yüksek tutarlı satışların ardından rezervlerdeki kaybın önemli bölümünün geri kazanıldığını gösteriyor.

 

İkon-ok
QNB Araştırma 19 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye’de İşsizlik Oranı İkinci Çeyrekte %7,9’a Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2026 yılı nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü verileri, işsizlik oranında çeyreklik bazda gerileme yaşandığını gösterdi. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ikinci çeyrekte %7,9 olarak kaydedildi.


İşsiz Sayısı 2,7 Milyon’a Geriledi

15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 84 bin kişi azalarak 2,7 milyon oldu. İşsizlik oranı da aynı dönemde 0,3 puan gerileyerek %7,9 seviyesine indi.

İşsizlik oranı erkeklerde %6,7, kadınlarda ise %10,3 olarak hesaplandı. İkinci çeyrekte işsizlik oranında yıllık %0,6 puanlık düşüş görüldü.

TÜİK’in güncel aylık verilerinde ise haziran ayı için mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %7,6 olarak yer aldı. Kurumun yayımladığı haziran verisi, aylık iş gücü göstergelerinin de izlenmeye devam ettiğini ortaya koydu.

İstihdam 32,4 Milyon’a Ulaştı

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe göre 155 bin kişi artarak 32,4 milyon oldu. İstihdam oranı ise 0,1 puan yükselerek %48,5 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam oranı erkeklerde %65,8, kadınlarda %31,6 olarak kaydedildi. Böylece kadın ve erkeklerin istihdam oranları arasındaki fark ikinci çeyrekte de devam etti.

İş Gücüne Katılma Oranı %52,7

Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 71 bin kişi artarak 35,2 milyona yükseldi. İş gücüne katılma oranı ise 0,1 puan gerileyerek %52,7 oldu.

İş gücüne katılma oranı erkeklerde %70,6, kadınlarda %35,3 olarak gerçekleşti.

Hizmet Sektöründe İstihdam Artışı Öne Çıktı

İkinci çeyrekte istihdam edilenlerin sayısındaki değişim sektörlere göre farklılık gösterdi. İlk çeyreğe kıyasla tarım sektöründe istihdam 10 bin kişi, inşaat sektöründe 25 bin kişi ve hizmet sektöründe 240 bin kişi arttı. Sanayi sektöründe ise istihdam 121 bin kişi azaldı.

Toplam istihdamın %13,7’si tarımda, %19,7’si sanayide, %6,8’i inşaatta ve %59,8’i hizmet sektöründe gerçekleşti.

Haftalık Ortalama Çalışma Süresi 42,3 Saat Oldu

İstihdam edilenler arasında referans döneminde işbaşında olanların mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 0,1 saat arttı.

Haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,3 saat olarak hesaplandı.

Atıl İş Gücü Oranı %29,9

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,2 puan azalarak %29,9 oldu.

Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı % 19,3, potansiyel iş gücü ile işsizlerin bütünleşik oranı ise %20 olarak tahmin edildi.

 

İkon-ok
Back to Top