QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 3 Nisan Cuma
QNB Invest Odak •
Mart Enflasyonu Beklentinin Altında Geldi: Yıllık Enflasyon Gerilemeye Devam Ediyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Mart ayı enflasyonu piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Aylık enflasyon %1,94 olurken, bu veri piyasa beklentisi olan %2,45’in altında kaldı.

Bu gelişmeyle birlikte yıllık enflasyon:

  • Şubat ayındaki %31,53 seviyesinden
  • Mart ayında %30,87 seviyesine geriledi

Ana Harcama Grupları: Enflasyonun Motoru Neresi?

En yüksek ağırlığa sahip üç ana kalemdeki görünüm şöyle:

Gıda ve Alkolsüz İçecekler

  • Aylık artış: %1,80
  • Yıllık artış: %32,36

Gıda enflasyonu görece sınırlı kalarak manşet veriyi aşağı çeken ana faktörlerden biri oldu.

Ulaştırma

  • Aylık artış: %4,52
  • Yıllık artış: %34,35

Akaryakıt ve ulaşım maliyetleri, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam ediyor.

Konut

  • Aylık artış: %1,91
  • Yıllık artış: %42,06

Konut kalemi, yıllık bazda en yüksek artışın görüldüğü ana gruplardan biri olmaya devam ediyor.

Enflasyonu Yukarı Çeken Kalemler

Ana gruplar dışında enflasyona katkı veren dikkat çekici kalemler:

  • Alkollü içecekler ve tütün:
    • Aylık %4,36 artış
    • TÜFE’ye 12 baz puan katkı
  • Eğlence, dinlence, spor ve kültür:
    • Aylık %3,80 artış
    • TÜFE’ye 16 baz puan katkı
  • Sigorta ve finansal hizmetler:
    • Aylık %2,86 artış
    • TÜFE’ye 3 baz puan katkı

Bu kalemler, hizmet enflasyonunun hala güçlü seyrettiğini gösteriyor.

Yıllık Bazda En Çok Artan Kalemler

Mart 2026 itibarıyla yıllık bazda öne çıkan artışlar:

  • Eğitim: %51,97
  • Konut: %42,06
  • Ulaştırma: %34,35

Özellikle eğitim ve konut kalemleri, yapışkan enflasyonun önemli bileşenleri olmaya devam ediyor.

Piyasa Okuması: Ne Anlama Geliyor?

Bu veriyi iki başlıkta okumak mümkün:

1. Hizmet Enflasyonu Dirençli

Özellikle eğitim, konut ve hizmet kalemleri yüksek kalmaya devam ediyor.

2. Politika Alanı Sınırlı

Enflasyon beklentilerinin hâlâ yüksek olması, para politikasında erken gevşeme ihtimalini sınırlıyor.

Genel Değerlendirme

Mart ayı enflasyonu:

  • Beklentilerin altında gelerek kısa vadede pozitif
  • Yıllık görünüm hâlâ yüksek seviyelerde ancak yıllık düşüş devam etti.
  • Ulaştırma enflasyonu kaynaklı riskler devam ediyor.
İkon-ok
QNB Araştırma 3 Nisan Cuma
QNB Invest Odak •
Türkiye Çelik Sektöründe İki Ayrı Hikâye: Üretim Artıyor, İhracat Zayıflıyor

Türkiye çelik sektörü 2026 yılına karmaşık sinyallerle başladı. Üretim ve iç talep tarafında toparlanma görülürken, ihracat cephesinde zayıflama dikkat çekiyor.


Üretim Artışta: 3 Milyon Ton Seviyesi

Şubat ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi yıllık bazda %3,4 artarak 3 milyon tona ulaştı

Yılın ilk iki ayı toplamında ise üretim %4,7 artışla 6,4 milyon ton seviyesine çıktı

İç Talep Güçlü Kalıyor

Nihai mamul tüketimindeki artış, iç pazarda talebin canlı olduğunu ortaya koyuyor.

Bu durum:

  • İnşaat ve altyapı faaliyetlerinin sürdüğüne
  • Sanayi üretiminin destekleyici rol oynadığına işaret ediyor.

İhracatta Zayıflama: Kritik Pazarlar Geriliyor

Pozitif üretim verilerine rağmen ihracat tarafında tablo daha zayıf:

  • Hem miktar hem değer bazında düşüş yaşandı
  • Özellikle:
    • Avrupa Birliği
    • Orta Doğu

pazarlarında belirgin gerileme görüldü

Bu gelişme, dış talepte yavaşlama ve rekabet koşullarının zorlaştığını gösteriyor.

İthalat Baskısı Artıyor

Dış ticaret dengesi açısından önemli bir veri:

  • İthalatın ihracatı karşılama oranı %69,7’ye geriledi

Bu oran:

  • İthalatın görece daha güçlü seyrettiğini ortaya koyuyor.

Sektör Dinamikleri: Ne Oluyor?

Bu tabloyu üç başlıkta okumak mümkün:

1. İç Talep vs Dış Talep Ayrışması

İç pazarda canlılık sürerken, ihracat pazarlarında iç talebe kıyasla zayıflama mevcut.

2. Rekabet Baskısı

Global çelik piyasasında artan arz ve fiyat rekabeti üreticileri zorlayabilir.

3. Bölgesel Riskler

AB ve Orta Doğu’daki talep düşüşü, jeopolitik ve ekonomik faktörlerin etkisini yansıtıyor.

Bundan Sonra Ne Önemli?

Sektörün yönü açısından takip edilmesi gereken başlıklar:

  • AB talebinin toparlanıp toparlanmayacağı
  • Küresel çelik fiyatları
  • Türkiye’de iç talebin sürdürülebilirliği
  • İthalat baskısının seyri
İkon-ok
QNB Araştırma 3 Nisan Cuma
QNB Invest Odak •
Faizler Zirvede: Mevduat %40’ı, Ticari Krediler %50’yi Aştı

Türkiye’de para politikasındaki sıkılaşma adımları, finansal piyasalarda faizleri hızla yukarı taşıdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), fonlama faizini %40 seviyesine çıkarırken, piyasadaki likidite açığının büyümesiyle birlikte hem mevduat hem kredi faizlerinde sert yükseliş görüldü.


Faizlerde Yeni Seviye: Rekor Yakınları

Son gelişmelere göre:

  • Mevduat faizleri %40’ın üzerine çıktı
  • Ticari kredi faizleri %50 seviyesini aştı

Bu seviyeler hem tasarruf sahipleri hem de reel sektör için yeni bir denge noktası oluşturuyor.

Likidite Açığı: 1 Trilyon TL’nin Üzerinde

Piyasadaki likidite tarafı da faiz artışını destekleyen önemli bir faktör:

  • TL likidite açığı 1 trilyon TL’yi aşmış durumda

Bu durum:

  • Bankaların fonlama maliyetini artırıyor
  • Mevduat faizlerini yukarı çekiyor
  • Kredi faizlerine doğrudan yansıyor

TCMB’den Yeni Adım: Swap İşlemleri

TCMB, likidite yönetimini desteklemek amacıyla döviz karşılığı TL swap işlemlerine başladı

Bu adım:

  • Piyasaya TL likiditesi sağlamak
  • Kur ve faiz dengesini yönetmek
  • Bankacılık sistemini desteklemek amacıyla atılmış stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.

Neden Faizler Yüksek Kalacak?

Bankacılık sektörü açısından kritik hedeflerden biri, TL mevduat payını korumak

Bu hedef doğrultusunda:

  • TL’ye olan talebi artırmak için yüksek faiz ortamı korunuyor
  • Dolarizasyonun önüne geçilmesi amaçlanıyor

Dolayısıyla kısa vadede faizlerde hızlı bir geri çekilme beklenmiyor.

Bankalar ve Şirketler İçin Ne Anlama Geliyor?

Bankacılık Sektörü

  • Net faiz marjı üzerinde baskı oluşabilir
  • Ancak yüksek faiz ortamı mevduat rekabetini artırabilir

Reel Sektör

  • Finansman maliyetleri yükselebilir
  • Yatırım iştahı zayıflayabilir
  • Nakit akışı yönetimi daha kritik hale gelebilir

Yatırımcılar

  • Mevduat cazibesi artabilir
  • Hisse senetleri ve alternatif yatırımlarda yeniden fiyatlama görülebilir

Faizlerdeki yükseliş:

  • Kısa vadede finansman maliyetlerini artıran
  • Orta vadede enflasyonla mücadeleyi destekleyen
  • Uzun vadede makro dengeleri iyileştirmeyi hedefleyen bir politika setinin parçası.

Önümüzdeki dönemde en kritik soru şu olacak:
Faizler ne zaman ve hangi hızda normalleşecek?

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Nisan Perşembe
QNB Invest Odak •
Otomotiv Pazarı Yavaşlıyor: İlk 3 Ayda Daralma

Türkiye otomotiv pazarı 2026 Mart ayını zayıf kapattı. Yılın ilk üç ayında daralma sinyalleri görülürken, mart ayında düşüş daha da belirgin hale geldi.


İlk 3 Ay: Sınırlı Daralma

2026 yılının ilk iki ayında:

  • Toplam pazar %3,94 daraldı
  • Toplam satışlar 265,4 bin adet seviyesinde gerçekleşti

Segment bazında bakıldığında:

  • Binek araç satışları %5,86 düşüşle 211 bin adet
  • Hafif ticari araç (LCV) satışları %4,23 artışla 54,7 bin adet

Bu tablo, binek araç tarafında zayıflığın başladığını ancak ticari segmentin görece dirençli kaldığını gösteriyor.

Mart Ayı: Sert Daralma

Aylık bazda ise tablo daha net:

  • Toplam pazar %12,75 daraldı
  • Satışlar 102 bin adet olarak gerçekleşti

Segment detayları:

  • Binek araçlar: %13,04 düşüş - 80 bin adet
  • Hafif ticari araçlar: %11,69 düşüş - 22 bin adet

Şubat’a kıyasla mart ayında daralmanın hızlanması, talep tarafındaki zayıflamaya işaret ediyor.

Segment Ayrışması: Ticari Araçlar Daha Dayanıklı

İlk 2 ayda LCV segmentinin büyümesi dikkat çekiciydi. Bu durum:

  • Ticari faaliyetlerin devam ettiğini
  • Şirketlerin yatırım iştahının tamamen kaybolmadığını gösteriyor.

Sektör İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu veriler ışığında:

  • Kampanya ve fiyat rekabeti öne çıkabilir
  • Karlılık tarafında marj baskısı görülebilir

Özellikle binek araç ağırlıklı şirketler daha fazla etkilenebilir.

Bundan Sonra Ne Beklenmeli?

Piyasanın yönü açısından kritik başlıklar:

  • Faiz oranlarının seyri
  • Kredi koşullarında iyileşme olup olmayacağı
  • İç talebin toparlanma hızı
  • Kur hareketlerinin fiyatlara etkisi

Özellikle yılın ikinci yarısında ekonomik koşullar ile daha dengeli bir görünüm oluşabilir.

2026’nın ilk çeyreği itibarıyla otomotiv pazarı:

  • Zayıflayan talep
  • Normalleşen satış dinamikleri ile daha temkinli bir görünüme geçti.
İkon-ok
QNB Araştırma 2 Nisan Perşembe
QNB Invest Odak •
THY’den Stratejik Hamle: SAF Yatırımı ile Geleceğin Havacılığına Adım

Türk Hava Yolları (THYAO), sürdürülebilir havacılık alanında yatırım kararı aldı. Şirket, Sustainable Aviation Fuel (SAF) üretimi için yeni bir ortaklığa gidiyor.


42 Milyon Dolarlık Stratejik Yatırım

THY, DB Tarımsal Enerji ve Ticaret A.Ş.’ye yatırım yapma kararı aldı.

Anlaşmanın detayları:

  • Toplam yatırım tutarı: 42 Milyon ABD Doları
  • Pay oranı: %40
  • Yöntem:
    • Sermaye artırımı
    • Kısmi hisse devri

Bağlayıcı teklif 1 Nisan 2026 tarihinde kabul edildi ve işlemin 2026 yılı içerisinde tamamlanması bekleniyor.

SAF Nedir ve Neden Önemli?

Sustainable Aviation Fuel (SAF):

  • Geleneksel jet yakıtına göre daha düşük karbon emisyonu sağlamaktadır.
  • Havacılık sektörünün karbon ayak izini azaltmada kritik rol oynamaktadır.

Üretim Kapasitesi ve Takvim

DB Tarımsal’ın planlanan SAF üretim tesisi:

  • 2029 yılında faaliyete geçmesi ve  
  • Yıllık 100.000 ton üretim kapasitesine sahip olması planlanıyor.

Off-Take Anlaşması: Tedarik Güvencesi

Şirket ayrıca, üretilecek SAF için uzun vadeli alım (off-take) anlaşması yapmayı planlıyor

Bu model sayesinde:

  • Tedarik riskinde azalma gerçekleşebilir.
  • Fiyat dalgalanmalarına karşı koruma sağlanabilir

Stratejik Etki: THY İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu yatırımın etkisini birkaç başlıkta özetleyebiliriz:

1. Sürdürülebilirlik ve ESG Uyumu

THY, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut bir adım atarak ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) tarafında güçleniyor.

2. Uzun Vadeli Maliyet Yönetimi

Yakıt maliyetleri havayolu şirketleri için en kritik kalemlerden biri. SAF yatırımı, bu maliyetin yönetilmesinde stratejik avantaj sağlayabilir.

3. Rekabet Avantajı

Regülasyonlara erken uyum sağlayan şirketler, özellikle Avrupa pazarında rekabet avantajı elde edebilir.

Piyasa Etkisi: Orta-Uzun Vadeli Pozitif

THY’nin SAF yatırımı:

  • Geleceğin havacılık trendlerine uyum sağlayan
  • Tedarik güvenliğini artıran stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
İkon-ok
QNB Araştırma 1 Nisan Çarşamba
QNB Invest Odak •
Fon Piyasasında Sert Daralma: Savaş ve Vergi Artışı Çıkışları Tetikledi

Jeopolitik risklerin yükselmesi ve vergi düzenlemeleri, Türkiye’de fon piyasasında ciddi bir daralmaya yol açtı. Artan belirsizlik ortamı ve stopaj oranındaki yükseliş, yatırımcı davranışını hızlı şekilde değiştirdi.


390 Milyar TL’yi Aşan Çıkış

Son veriler yatırım fonlarından, 390,5 milyar TL’yi aşan net çıkış gerçekleştiğini gösteriyor

Bu ölçekte bir çıkış, son dönemin en dikkat çekici sermaye hareketlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Stopaj Artışı Etkisi: %17,5 Seviyesi Kritik

Özellikle serbest hisse senedi fonlarına uygulanan stopaj oranının, %17,5 seviyesine yükseltilmesi yatırımcı tarafında önemli bir kırılma yarattı.

Vergi artışı sonrası:

  • Net getiri beklentileri düştü
  • Alternatif yatırım araçlarına yönelim arttı
  • Kısa vadeli çıkışlar hızlandı

Sadece Yatırım Fonları Değil: BES de Etkilendi

Daralma sadece yatırım fonlarıyla sınırlı kalmadı:

  • Yatırım fonlarının toplam büyüklüğü %4,73 azaldı
  • Bireysel emeklilik (BES) fonları %6,77 geriledi

Bu tablo, sistem genelinde geniş çaplı bir çözülmeye işaret ediyor.

Küresel piyasalarda artan savaş ve gerilim ortamı:

  • Riskli varlıklardan çıkışı hızlandırdı
  • Likiditeyi daha güvenli alanlara yönlendirdi

Piyasalar İçin Ne Anlama Geliyor?

Fon piyasasındaki daralma:

  • Hisse senedi piyasasında satış baskısı yaratabilir
  • Tahvil piyasasında oynaklığı artırabilir
  • Likidite koşullarını sıkılaştırabilir

Özellikle büyük fon çıkışları, piyasalarda zincirleme etki yaratma potansiyeline sahiptir.

Bundan Sonra Ne Önemli?

Piyasanın yönü açısından kritik başlıklar:

  • Vergi politikasında yeni düzenlemeler
  • Jeopolitik risklerin seyri
  • Fonlara yeniden giriş olup olmayacağı
  • Yatırımcı güveninin toparlanması
İkon-ok
Back to Top