QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 13 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Türkiye'de Altın Fiyatları Uluslararası Piyasanın Altına Geriledi

BIST 100 günü önceki kapanışa göre %3,0 yükselişle tamamladı. Bankacılık %4,2 artış kaydederken, sanayi endeksi %1,8 artış gösterdi. Diğer sektörel endeksler arasında en çok yükselen endeks %5,7 ile teknoloji oldu.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Türkiye'de altın fiyatları, iç talepteki daralma ve likidite sıkışıklığı nedeniyle uluslararası piyasanın altına geriledi Türkiye altın piyasasında alışılmışın dışında bir fiyatlama oluştu. İç talepteki daralma ve yüksek faiz kaynaklı likidite sıkışıklığı, altının dünya fiyatlarının altına inmesine neden oldu. Kilogramda fark eksi 300 ABD Doları'na ulaştı. Bu durum, yurt dışı ve İstanbul Altın Borsası'nda değerlendirme ilgisini artırdı.
  • Türkiye'nin Haziran 2026 ihracat birim değeri %12,6, ithalat birim değeri ise %12,9 arttı TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da ihracat birim değer endeksi yıllık %12,6, ithalat birim değer endeksi ise %12,9 yükseldi. İhracat miktar endeksi %8,1, ithalat miktar endeksi ise %9 arttı. Dış ticaret haddi ise %0,2 azalarak %90,1 seviyesine geriledi.

Şirket Haberleri


  • (=) CWENE, ABD’ye yönelik bir satış sözleşmesi açıkladı Şirket, daha önce ABD merkezli bir şirketle güneş paneli ve alüminyum çerçeve satışına ilişkin bir niyet mektubu imzaladığını duyurmuştu. Daha önce açıklanan 750 milyon ABD Doları tutarındaki çerçeve anlaşmanın ilk adımı olarak CW Energy, aynı karşı tarafla 2,7 milyon ABD Doları tutarında bir satış sözleşmesi imzaladı. Açıklanan sözleşmenin toplam değeri, Şirket’in son on iki aylık hasılatının yaklaşık %1’ine karşılık gelmektedir. Değerleme tarafında ise hisse, 2026 tahminlerimize göre 8,9x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, küresel benzer şirketler ortalamasına kıyasla %32 iskonto sunmaktadır.
  • ALFAS'ın kredi derecelendirme notu revize edildi Şirketin Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Derecelendirme Notu, JCR Avrasya Derecelendirme A.Ş. tarafından 'A+' seviyesinden 'A-' seviyesine düşürüldü. Not görünümü 'Durağan' olarak korundu.
  • DMRGD Ankara'da yeni şube açma kararı aldı Şirket Yönetim Kurulu, faaliyetlerini genişletmek amacıyla Ankara'da yeni bir şube işyeri açılmasına karar verdi. Şubeye sermaye ayrılmayacak ve şirket merkezinden karşılanacak. Mehmet Tolga Sarıtaş, şube müdürü olarak atandı.
  • LINK'in "Yeşil Şehirler" projesi TÜBİTAK desteği almaya hak kazandı Şirketin Tripy Mobility Teknoloji A.Ş. ile iş birliğinde hazırladığı ve 42,8 milyon Türk Lirası bütçeli “Yeşil Kapsayıcı Kentlere Yönelik Karbondioksit Kaynaklı Sera Gazı Salımının Gerçek Zamanlı İzlenmesi ve Haritalandırılması: Mikromobilite Tabanlı Veri Toplama Projesi”, Dünya Bankası desteğiyle TÜBİTAK tarafından yürütülen çağrı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, Link Bilgisayar'ın teknolojik yetkinliklerini Tripy Mobility'nin mikromobilite altyapısı ile birleştirmeyi hedefliyor.
  • EKGYO, Konya Meram arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı ihalesini sonuçlandırdı Şirket, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinde alınan en yüksek teklifin toplam satış cirosunu 10,3 milyar Türk Lirası, Şirket payına düşen toplam ciro ise 3,6 milyar Türk Lirası olarak açıkladı. Değerlendirme süreci devam etmekte.
  • AHSGY İstanbul Pendik'teki projesi için yapı ruhsatı aldı Şirket, İstanbul, Pendik, Kurtköy'deki 226 bağımsız bölümden oluşan ticari ve konut projesi için yapı ruhsatının onaylandığını duyurdu. İnşaat ve satış-pazarlama süreçleri devam etmekte.
  • EDATA paylarında %63,8 oranında devir gerçekleşti, zorunlu pay alım teklifi süreci başladı Şirket pay sahipleri Osman SUNGUR ve Tahir Fatih MUTLU'ya ait %63,8 oranındaki payların, Osman Arıkan NACAR, Ali GÖL ve İsmet KÖKSAL'a devir işlemleri tamamlandı. Pay başına ortalama 0,058 ABD Doları bedel ile gerçekleşen bu devir sonucunda, yeni pay sahipleri için Sermaye Piyasası Kurulu tebliğleri kapsamında zorunlu pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğü doğdu.
  • Bilanço Değerlendirmesi – AYDEM Şirketin cirosu 2Ç26’da yıllık bazda %24 artarak 3,5 milyar Türk Lirası’na yükseldi ve 2,9 milyar Türk Lirası olan tahminimizin üzerinde gerçekleşti. Bu performansta, 1,2 milyar Türk Lirası ile beklentimizin üzerinde gelen elektrik ticareti gelirleri etkili oldu. Buna karşılık, elektrik üretim faaliyetlerinden elde edilen ciro yıllık bazda %23 geriledi. Spot elektrik fiyatlarının yıllık bazda %56 düşmesine rağmen HES satışları görece dirençli kalarak yalnızca %10 gerilerken, olumsuz hava koşulları RES ve GES satışlarında yıllık bazda %61 düşüşe neden oldu. Buna paralel olarak FAVÖK yıllık bazda %27 gerileyerek 1,3 milyar Türk Lirası’na düştü ve tahminimizle genel olarak uyumlu gerçekleşti. FAVÖK’teki daralmanın temel nedeni şirketin elektrik üretim faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerdeki zayıflık oldu. Net kâr tarafında ise 2Ç25’te kaydedilen 49 milyon Türk Lirası net zarar, zayıf operasyonel performansa rağmen şirketin çeyreklik cirosunu dahi aşan 4,7 milyar Türk Lirası ertelenmiş vergi gelirinin etkisiyle 2Ç26’da 4,6 milyar Türk Lirası net kâra dönüştü. Şirketin net borç/FAVÖK oranı 1Ç26’daki 4,0x seviyesinden 2Ç26’da 4,4x’e yükseldi. Değerleme tarafında hisse, son 12 aylık verilere göre 7,5x FD/FAVÖK ve 0,7x FD/MW çarpanlarıyla işlem görürken, bu seviyeler BIST yenilenebilir enerji şirketleri ortalamalarına kıyasla sırasıyla %21 ve %30 iskontoya işaret ediyor. Yönetim bugün saat 16.00’da bir telekonferans gerçekleştirecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – PGSUS Havayolunun kapasitesi 2Ç26’da yıllık bazda %9 artarken, doluluk oranı %1,7 puanlık sınırlı düşüşle %84,5’e geriledi. Toplam yolcu trafiği, yurt içi yolcu sayısındaki güçlü %15’lik artışın desteğiyle yıllık bazda %3,8 yükselirken, bu artış dış hat yolcu trafiğindeki %3’lük düşüşü fazlasıyla telafi etti. Bu arada AKKH yıllık bazda %17 artarak çeyrek boyunca güçlü birim gelir performansına işaret etti. Toplam AKKM ise 2Ç26’da yıllık bazda %22 yükselirken, bu artışın temel nedeni yakıt giderlerindeki yıllık %90’lık sert yükseliş oldu. Personel giderlerindeki artış da maliyet tabanındaki yükselişe katkı sağladı. Diğer maliyet kalemleri arasında en güçlü yıllık artış %64 ile yolcu hizmetleri ve ikram giderlerinde kaydedildi. Genel olarak daha yüksek maliyet tabanı kârlılık üzerinde baskı oluştururken, FAVÖK marjı %19 geriledi. Şirket 2Ç26’da 799 milyon TL net kur zararı kaydederken, bu rakam geçen yılın aynı döneminde açıklanan 5,5 milyar TL net kur kârına kıyasla belirgin bir bozulmaya işaret etti. Net borç, 1Ç26 sonundaki 3,3 milyar Avro seviyesinden 1Y26 sonu itibarıyla 3,4 milyar Avro’ya yükselerek genel olarak yatay seyretti. Yönetim yıl geneli beklentilerini korurken, bu aşamada yıl sonu öngörülerinde herhangi bir revizyona gitmedi. Yönetim bir telekonferans gerçekleştirecek. Telekonferansın ardından yönetimin açıklamalarını tahminlerimize dahil ederek öngörülerimizi ve hedef fiyatımızı buna göre gözden geçireceğiz.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-13082026.pdf

 



İkon-ok
QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye’nin 2026 İhracat Hedefi 410 Milyar ABD Doları

Türkiye, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatındaki artışın ardından 2026 yılı için toplam 410 milyar ABD Doları ihracat hedefi belirledi. Yılın ilk yarısında açıklanan dış ticaret verileri de ihracatın artış eğilimini sürdürdüğünü gösterdi.




2025’te Mal ve Hizmet İhracatı Arttı

Türkiye’nin mal ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre %4,4 artarak 273,3 milyar ABD Doları’na ulaştı. Hizmet ihracatı da %4,6 artışla 122,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti.

Mal ve hizmet ihracatının toplamı böylece yaklaşık 395,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. 2026 yılı hedefinde ise bu toplamın 410 milyar ABD Doları’na çıkarılması öngörülüyor.

2026 İçin 282 Milyar ABD Doları Mal İhracatı Hedefleniyor

2026 yılı için mal ihracatında 282 milyar ABD Doları hedefi belirlendi. Hizmet ihracatı hedefi ise 128 milyar ABD Doları olarak açıklandı.

Bu hedefler doğrultusunda mal ve hizmet ihracatının toplamının 410 milyar ABD Doları’na ulaşması amaçlanıyor. Hizmet ihracatında turizm, taşımacılık, lojistik, sağlık, eğitim, yazılım ve teknik müşavirlik gibi alanların öne çıkması bekleniyor.

Baz Senaryoda Mal İhracatı 289,3 Milyar ABD Doları

2026 yılına ilişkin ihracat beklentilerinde farklı senaryolar da ortaya konuluyor. Ekonomi Gazetesi tarafından 100’ü aşkın ihracatçı firma, sektör temsilcisi ve ihracatçı birliği temsilcisiyle gerçekleştirilen araştırmada, baz senaryoda mal ihracatının %5,8 artışla 289,3 milyar ABD Doları’na ulaşabileceği öngörüldü.

Aynı araştırmada iyimser senaryoda mal ihracatının 311,7 milyar ABD Doları’na çıkabileceği, olumsuz senaryoda ise %1 gerileyerek 270,6 milyar ABD Doları’nda kalabileceği tahmin edildi.

2026’nın İlk Yarısında İhracat 136 Milyar ABD Doları’nı Aştı

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2026 yılının Ocak-Haziran dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %3,6 artarak 136,5 milyar ABD Doları’na ulaştı. Aynı dönemde 50 ilin ihracatı artarken, 21 il 1 milyar ABD Doları’nın üzerinde ihracat gerçekleştirdi.

İhracat Beklentilerinde Üçüncü Çeyrekte Artış

Ticaret Bakanlığının 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi de ihracat görünümündeki gelişmeleri ortaya koydu. İhracat beklenti endeksi, bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan artarak 101,5 seviyesine yükseldi.

Endeksteki artışta gelecek üç aya ilişkin ihracat ve ihracat sipariş beklentilerindeki yükseliş etkili oldu. Bununla birlikte endeks, geçen yılın aynı dönemine göre 4 puan geriledi.

Serbest Bölgelerin İhracatı Rekor Seviyeye Ulaştı

2026 yılının ilk yarısında Ticaret Bakanlığına bağlı 19 serbest bölgenin ihracatı da artış gösterdi. Serbest bölgelerin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %6,2 artarak 6,6 milyar ABD Doları’na yükseldi ve ilk altı aylık dönemler itibarıyla rekor seviyeye ulaştı.

Bu dönemde serbest bölgelerin ihracatında orta ileri teknoloji ürünlerinin payı %52,2, yüksek teknoloji ürünlerinin payı ise %6,7 olarak gerçekleşti. Böylece iki grubun toplam payı %58,9 oldu.

İhracat Hedefinde Hizmet Sektörlerinin Payı

410 milyar ABD Doları değerinde toplam hedef kapsamında hizmet ihracatının 128 milyar ABD Doları’na yükseltilmesi planlanıyor. Böylece hizmetlerin toplam ihracat içerisindeki ağırlığının artırılması hedefleniyor.

Turizm ve taşımacılığın yanı sıra lojistik, sağlık, eğitim, yazılım ve teknik müşavirlik gibi hizmet alanlarının ihracat gelirlerine katkısının artırılması hedef kapsamında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

İhracat Destekleri 2026’da Sürüyor

İhracat hedefleri doğrultusunda kamu tarafından sağlanan destekler de 2026 yılında devam ediyor. Ticaret Bakanlığı, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında uluslararası rekabetçilik, yeşil dönüşüm, ihracatın finansmanı, markalaşma ve tasarım ile yurt içi ve yurt dışı fuarlara yönelik destek üst limitlerini 2026 yılı için güncelledi.

E-ihracata yönelik desteklerin üst limitleri de 2026 yılı için yayımlandı. Bu kapsamda sipariş karşılama hizmetleri ile pazaryeri ve e-ticaret sitelerine ilişkin destek mekanizmaları uygulanıyor.

410 Milyar ABD Doları Değerinde Hedef İçin 2026 Performansı İzleniyor

2025 yılında 273,3 milyar ABD Doları mal ve 122,6 milyar ABD Doları hizmet ihracatı gerçekleştiren Türkiye, 2026 yılı için toplam 410 milyar ABD Doları değerinde hedef belirledi. Yılın ilk altı ayında mal ihracatının 136,5 milyar ABD Doları’na ulaşması ve ihracat beklenti endeksinin üçüncü çeyrekte 101,5 seviyesine yükselmesi, yılın ikinci yarısındaki ihracat performansının hedef açısından takip edilen göstergeler arasında yer almasını sağlıyor.

2026 yılına ilişkin mevcut projeksiyonlarda mal ihracatı için 282 milyar ABD Doları değerinde resmi hedefin yanı sıra 289,3 milyar ABD Doları bazında senaryo öngörüsü bulunuyor. Hizmet ihracatında ise yıl sonunda 128 milyar ABD Doları’na ulaşılması hedefleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Yatırım Araçlarının Reel Getirisi: Mevduat Faizi Öne Çıktı, Altın Yıllık Getiride Lider Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun temmuz ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları verileri, kısa vadede mevduat faizinin, yıllık değerlendirmede ise külçe altının öne çıktığını gösterdi. Yatırım araçlarının performansı, Yİ-ÜFE ve TÜFE ile indirgendiğinde dönemlere göre farklılık gösterdi.



Temmuz Ayında En Yüksek Reel Getiri Mevduat Faizinde

Temmuz ayında aylık bazda en yüksek reel getiri, mevduat faizi ile elde edildi. Mevduat faizinin reel getirisi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,55, TÜFE ile indirgendiğinde ise %1,29 olarak hesaplandı.

Aynı dönemde DİBS ve ABD Doları da TÜFE ve Yİ-ÜFE bazında reel getiri sağlayan yatırım araçları arasında yer aldı. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS %1,15, ABD Doları ise %0,23 reel getiri sağladı.

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS'in reel getirisi %0,89 olurken ABD Doları %0,03 oranında reel getiri sağladı.

Borsa ve Külçe Altın Temmuz’da Reel Kayıp Yazdı

Temmuz ayında bazı yatırım araçlarında ise reel kayıp görüldü. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde Avro %0,62, BIST 100 endeksi %2,36 ve külçe altın %4,55 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde kayıplar Avro’da %0,87, BIST 100 endeksinde %2,61 ve külçe altında %4,79 olarak gerçekleşti.

Böylece temmuz ayında aylık reel getiri açısından mevduat faizi ve DİBS öne çıkarken, külçe altın ve BIST 100 endeksi reel kayıp yaşanan yatırım araçları arasında bulundu.

Üç Aylık Dönemde Mevduat Faizi İlk Sırada

Üç aylık değerlendirmede de en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti. Mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %3,08, TÜFE ile indirgendiğinde ise %4,70 reel getiri sağladı.

Aynı dönemde külçe altın, her iki enflasyon göstergesine göre de en fazla reel kayıp yaşayan yatırım aracı oldu. Altındaki reel kayıp Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %14,94, TÜFE ile indirgendiğinde %13,61 olarak hesaplandı.

Altı Aylık Verilerde de Mevduat Faizi Öne Çıktı

Altı aylık döneme bakıldığında mevduat faizi, reel getiri açısından ilk sıradaki yatırım aracı olmayı sürdürdü. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,58, TÜFE ile indirgendiğinde ise %1,99 reel getiri elde edildi.

Külçe altında ise aynı dönemde reel kayıp devam etti. Altının reel kaybı Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %20,55, TÜFE ile indirgendiğinde %20,22 oldu.

Bir önceki ayın verilerinde altı aylık dönemde BIST 100 endeksi reel getiride öne çıkarken, temmuz verileriyle birlikte bu sıralamada mevduat faizinin öne geçtiği görüldü. TÜİK'in haziran verilerinde BIST 100 endeksi altı aylık dönemde Yİ-ÜFE ile %8,70, TÜFE ile %7,16 reel getiri sağlamıştı.

Yıllık Reel Getirinin Lideri Külçe Altın Oldu

Yıllık değerlendirmede ise kısa ve orta vadeli görünümden farklı bir sonuç ortaya çıktı. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %11,37, TÜFE ile indirgendiğinde %8,05 reel getiri ile yıllık bazda en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksi %5,88, DİBS %4,26 ve mevduat faizi %1,74 oranında reel getiri sağladı.

Buna karşılık ABD Doları %8,43, Avro ise %10,49 oranında reel kayıp yaşadı.

TÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksinin reel getirisi %2,73, DİBS'in reel getirisi %1,16 olarak gerçekleşti. Mevduat faiz ise %1,28 oranında reel kayıp gösterdi. Aynı hesaplamada ABD Dolarındaki reel kayıp %11,16, Avrodaki reel kayıp ise %13,15 oldu.

Mevduat Faizi ile Altının Dönemsel Performansı Ayrıştı

Temmuz verileri, yatırım araçlarının performansının yatırım dönemine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Aylık, üç aylık ve altı aylık değerlendirmelerde mevduat faizi en yüksek reel getiriyi sağlarken, aynı dönemlerde külçe altın en yüksek reel kaybın görüldüğü yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede ise sıralama tersine döndü ve külçe altın en yüksek reel getiriyi sağlayan araç olarak öne çıktı. TÜİK'in hesaplamasında kullanılan reel getiri oranları, yatırım araçlarının nominal getirilerinin Yİ-ÜFE veya TÜFE değişimleriyle düzeltilmesiyle hesaplanıyor. 

Faiz Görünümü Reel Getiri Verileriyle Birlikte Takip Ediliyor

Temmuz ayındaki reel getiri verileri, Türkiye'deki faiz politikasının sürdüğü dönemde açıklandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 23 Temmuz 2026 tarihli toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faizi %40, borçlanma faizi ise %35,50 olarak korundu. 

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türk Müteahhitlerden Yurt Dışında 57 Yeni Proje

Türk müteahhitlik sektörü, 2026’nın ilk yarısında yurt dışında 27 ülkede toplam 2,7 milyar ABD Doları tutarında 57 yeni proje üstlendi. Türkiye Müteahhitler Birliği verilerine göre, proje tutarı geçen yılın aynı dönemindeki 6,2 milyar ABD Doları seviyesinin altında kaldı.



İlk Altı Ayda 57 Yeni Proje

Ocak-Haziran 2026 döneminde Türk müteahhitleri tarafından yurt dışında üstlenilen yeni projelerin toplam değeri 2,7 milyar ABD Doları oldu. Söz konusu dönemde 27 ülkede 57 proje için sözleşme imzalandı.

2025 yılının aynı döneminde ise üstlenilen projelerin toplam değeri 6,2 milyar ABD Doları seviyesinde bulunuyordu. Böylece 2026’nın ilk yarısındaki proje hacmi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşti.

Mayıs Sonunda 2,3 Milyar ABD Doları’na Ulaşılmıştı

Sektörün 2026 yılı performansında ilk beş aylık dönem de önemli bir gösterge oluşturdu. Ticaret Bakanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre Türk müteahhitlik sektörü, mayıs sonuna kadar 15 ülkede 40 proje üstlenmiş ve bu projelerin toplam tutarı 2,3 milyar ABD Doları’na ulaşmıştı.

Haziran ayında gerçekleştirilen yeni proje sözleşmeleriyle birlikte ilk yarı sonunda toplam proje sayısı 57’ye, proje bedeli ise 2,7 milyar ABD Doları’na yükseldi.

2025 Yılında 25,7 Milyar ABD Doları Tutarında Proje Üstlenildi

Türk müteahhitlik sektörü 2025 yılının tamamında yurt dışında 321 proje üstlenmişti. Bu projelerin toplam bedeli 25,7 milyar ABD Doları olarak kaydedilmişti.

2024 yılında ise sektörün yurt dışında üstlendiği yeni projelerin toplam tutarı 28,6 milyar ABD Doları olmuştu. Ticaret Bakanlığı, 2024 yılı değerlendirmesinde Türk müteahhitlik sektörünün 138 ülkede yaklaşık 3 bin projeyi 3,4 milyar ABD Doları tutarında teknik müşavirlik hizmetiyle birlikte yürüttüğünü açıklamıştı.

Yurt Dışı Müteahhitlik Faaliyetlerinin Uzun Vadeli Büyüklüğü

Türk müteahhitlik sektörünün yurt dışındaki faaliyetleri 1972 yılına kadar uzanıyor. 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla sektör, 138 ülkede toplam 12 bin 931 proje üstlenmiş durumda. Bu projelerin toplam değeri 566,1 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Mayıs sonu itibarıyla açıklanan verilerde ise toplam proje hacmi 562,6 milyar ABD Doları ve proje sayısı 12 bin 901 olarak belirtilmişti. Haziran ayında gerçekleşen yeni projelerle birlikte kümülatif değer ve proje sayısı yükseldi.

Türk Firmalarının Uluslararası Sıralamalardaki Konumu

Türkiye, uluslararası müteahhitlik hizmetlerinde küresel ölçekte öne çıkan ülkeler arasında yer almayı sürdürüyor. 2026 yılı başında Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından düzenlenen Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’nde, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde yer alan 45 Türk firması ödüllendirildi.

Türk müteahhitlik firmalarının faaliyetleri yalnızca inşaat işleriyle sınırlı kalmıyor; ulaştırma, enerji, turizm, sağlık ve çeşitli altyapı projeleri de sektörün yurt dışındaki faaliyet alanları arasında bulunuyor. Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi firmalar farklı sektörlerde uluslararası ölçekte faaliyet gösteriyor.

2026’nın İlk Yarısında Proje Hacmi

2026’nın ilk altı ayındaki 2,7 milyar ABD Doları tutarındaki yeni proje hacmi, yılın ilk yarısında gerçekleşen yurt dışı müteahhitlik faaliyetlerinin mevcut görünümünü ortaya koydu. Aynı dönemde üstlenilen 57 proje, 27 farklı ülkede gerçekleştirildi.

Böylece Türk müteahhitlik sektörünün 1972’den 2026’nın ilk yarısına kadar yurt dışında üstlendiği projelerin toplam değeri 566,1 milyar ABD Doları’na, proje sayısı ise 12 bin 931’e ulaştı.

İkon-ok
QNB Araştırma 11 Ağustos Salı
QNB Invest Odak •
Proje Bazlı Devlet Yardımlarında Asgari Yatırım Tutarları Güncellendi

Türkiye'de yüksek katma değerli, stratejik ve teknoloji odaklı yatırımların proje bazlı desteklenmesine ilişkin düzenlemelerde değişiklik yapıldı. 11 Kasım 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile proje bazlı devlet yardımlarından yararlanmak için aranan asgari yatırım tutarları yeniden belirlenirken, başvuru ve yatırımın izlenmesine ilişkin kurallar da güncellendi.



Teknoloji Hamlesi Yatırımlarında Asgari Tutar 100 Milyon Türk Lirası

Düzenlemeye göre, Öncelikli Ürün Listesi'nde yer alan ürünlerin üretimine yönelik olup Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında desteklenmesine karar verilen yatırımlar için asgari sabit yatırım tutarı 100 milyon Türk Lirası olarak belirlendi.

Diğer yatırımlar bakımından ise proje bazlı devlet yardımı kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için asgari sabit yatırım tutarının veya araştırma ve geliştirme harcamasının 2 milyar Türk Lirası olması gerekiyor. Böylece daha önce Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamındaki yatırımlar için 50 milyon Türk Lirası, diğer yatırımlar için 1 milyar Türk Lirası olarak uygulanan eşikler yükseltilmiş oldu.

Başvuru Sürecinde Bakanlığa Yeni Yetkiler

Kararla birlikte başvurulara ilişkin hükümlerin başlığı "Müracaat süresi ve müracaatta aranacak belgeler" olarak değiştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, belirlediği yatırım konularında bir veya birden fazla firmayı yatırım yapmak üzere mektupla davet edebilecek.

Bakanlık ayrıca yatırım konularına ilişkin çağrıları resmî internet sitesi veya dijital platformlardaki resmî hesapları üzerinden duyurabilecek. Çağrı veya davet mektuplarında yatırımcıların uyması gereken özel koşullar da belirlenebilecek.

Bakanlığa başvuracak yatırımcıların, kalkınma ve yatırım bankaları tarafından hazırlanan fizibilite raporu ile dilekçe sunması öngörülüyor. Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında değerlendirilecek yatırım başvuruları ise bu başvuru hükümlerinin dışında tutuluyor.

Yatırımın İlk Üç Yılında Harcama Şartı

Düzenlemeyle destek kararının yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde belirli bir yatırım harcamasının gerçekleştirilmesi şartı da getirildi.

Mücbir sebep veya fevkalade hal nedeniyle yatırıma başlanamaması durumları dışında, kararda belirtilen yatırım başlangıç tarihinden sonra üç yıl içinde en az 200 milyon Türk Lirası veya yatırım tutarının %10'u kadar yatırım harcaması yapıldığının belgelenmesi gerekiyor.

Bu koşul, proje bazlı destek kararı verilen yatırımların fiilen hayata geçirilmesine yönelik bir uygulama olarak düzenlendi.

Başvuru Sürecinde Bakanlığa Yeni Yetkiler

Yatırımcı, yatırımın tamamlama vizesinin ardından beş yıl boyunca, yararlanmaya devam edilen destek miktarlarını içeren faaliyet raporunu yılda bir kez Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunacak.

Böylece yatırımın tamamlanmasından sonraki dönemde de proje bazlı devlet yardımlarının kullanımına ilişkin izleme mekanizması sürdürülecek.

Kısmi İşletmeye Geçişte Bazı Destekler Başlatılabilecek

Yatırımcının talep etmesi halinde yatırımın kısmen işletmeye geçtiği, Bakanlık tarafından görevlendirilecek en az iki eksperin yerinde yapacağı tespit sonucunda belirlenebilecek.

Bu kapsamda yatırım tamamlama vizesi gerçekleştirildikten ve yatırım tamamen işletmeye geçtikten sonra enerji desteği veya sigorta primi işveren hissesi desteğinin uygulanmasına başlanabilecek.

Yatırım tamamlama vizesinden önce yararlanılabilecek toplam enerji desteği ise belirlenen azami enerji desteği tutarının %50'siyle sınırlandırılıyor.

5 Milyar Türk Lirası ve Üzerindeki Yatırımlar İçin Özel Sözleşme İmkânı

Asgari 5 milyar Türk Lirası sabit yatırım tutarına sahip ve komple yeni yatırım niteliğindeki projeler bakımından da özel bir düzenleme bulunuyor.

Bu nitelikteki yatırım projelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yatırımcılar veya paylarının tamamı yatırımcılara ait iştirakler arasında yatırım projesi sözleşmesi imzalanabilmesine yönelik düzenleme getirildi. Söz konusu mekanizma, büyük ölçekli yatırımların kamu kurumları arasındaki süreçlerinin koordinasyonuna yönelik hükümlerle birlikte uygulanıyor. 

İkon-ok
QNB Araştırma 11 Ağustos Salı
QNB Invest Odak •
Sanayi Üretimi İkinci Çeyrekte %1,9 Büyüdü

Türkiye'nin sanayi üretimi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda %1,9 büyüme kaydetti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yüksek teknoloji sektörlerindeki üretim artışına ve imalat sanayi ihracatında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin artan payına dikkat çekti.


Sanayi Üretiminde İkinci Çeyrek Performansı

Türkiye İstatistik Kurumu'nun Haziran ayına ilişkin sanayi üretim verilerine göre, sanayi üretimi haziran ayında aylık bazda %0,1 arttı. Yıllık bazda ise sanayi üretimi %1,4 geriledi. Haziran ayındaki aylık sınırlı artışa karşın ikinci çeyrek genelinde sanayi üretimi yıllık bazda %1,9 büyüme gösterdi.

Haziran verilerinde imalat sanayi üretimi aylık bazda değişmezken, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü %0,5 geriledi. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretiminde ise aylık bazda %1,5 artış kaydedildi.

Yüksek Teknoloji Üretiminde Artış

Mehmet Şimşek, sanayi üretimindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, ikinci çeyrekte yüksek teknoloji sektörlerinde üretimin %3,9 arttığını belirtti. Haziran ayı verilerinde de yüksek teknoloji ürünleri üretimi aylık bazda %3,8 yükseldi.

Sanayi üretiminin teknoloji yoğunluğuna göre dağılımında haziran ayında orta-yüksek teknoloji ürünleri üretimi de aylık bazda %2,4 arttı. Aynı dönemde düşük teknoloji ürünlerinde %1,0, orta-düşük teknoloji ürünlerinde ise %1,3 düşüş gerçekleşti.

Yüksek Teknolojili Ürünlerin İhracattaki Payı %44,5 Oldu

Sanayi üretimindeki teknoloji yoğunluğuna ilişkin göstergeler ihracat tarafında da öne çıktı. Şimşek'in paylaşımına göre, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payı haziran ayı itibarıyla %44,5'e yükseldi.

Bu gelişme, imalat sanayi ihracatının teknoloji gruplarına göre dağılımında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ağırlığının arttığını gösteren güncel göstergeler arasında yer aldı.

Haziranda İhracat 24,9 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

Sanayi üretimindeki gelişmeler, dış ticaret verileriyle birlikte değerlendirildiğinde haziran ayında ihracat tarafında da artış görüldü. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılı haziran ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %21,9 artarak 24,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. Aynı dönemde ithalat %23,1 artışla 35,3 milyar ABD Doları, dış ticaret hacmi ise %22,6 artışla 60,2 milyar ABD Doları oldu.

Ocak-haziran döneminde ise Türkiye'nin ihracatı yıllık bazda %3,6 artarak 136,5 milyar ABD Doları’na ulaştı. Aynı dönemde 50 ilin ihracatı artarken, 21 il 1 milyar ABD Doları’nın üzerinde ihracat gerçekleştirdi.

İkon-ok
Back to Top