Önerilen Sonuçlar()
Mobil Uygulamayı İndir
QNB Invest
© 2026 QNB Invest A.Ş.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Mart ayı enflasyonu piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Aylık enflasyon %1,94 olurken, bu veri piyasa beklentisi olan %2,45’in altında kaldı.
Bu gelişmeyle birlikte yıllık enflasyon:
En yüksek ağırlığa sahip üç ana kalemdeki görünüm şöyle:
Gıda enflasyonu görece sınırlı kalarak manşet veriyi aşağı çeken ana faktörlerden biri oldu.
Akaryakıt ve ulaşım maliyetleri, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam ediyor.
Konut kalemi, yıllık bazda en yüksek artışın görüldüğü ana gruplardan biri olmaya devam ediyor.
Ana gruplar dışında enflasyona katkı veren dikkat çekici kalemler:
Bu kalemler, hizmet enflasyonunun hala güçlü seyrettiğini gösteriyor.
Mart 2026 itibarıyla yıllık bazda öne çıkan artışlar:
Özellikle eğitim ve konut kalemleri, yapışkan enflasyonun önemli bileşenleri olmaya devam ediyor.
Bu veriyi iki başlıkta okumak mümkün:
Özellikle eğitim, konut ve hizmet kalemleri yüksek kalmaya devam ediyor.
Enflasyon beklentilerinin hâlâ yüksek olması, para politikasında erken gevşeme ihtimalini sınırlıyor.
Mart ayı enflasyonu:
Türkiye çelik sektörü 2026 yılına karmaşık sinyallerle başladı. Üretim ve iç talep tarafında toparlanma görülürken, ihracat cephesinde zayıflama dikkat çekiyor.
Şubat ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi yıllık bazda %3,4 artarak 3 milyon tona ulaştı
Yılın ilk iki ayı toplamında ise üretim %4,7 artışla 6,4 milyon ton seviyesine çıktı
Nihai mamul tüketimindeki artış, iç pazarda talebin canlı olduğunu ortaya koyuyor.
Bu durum:
Pozitif üretim verilerine rağmen ihracat tarafında tablo daha zayıf:
pazarlarında belirgin gerileme görüldü
Bu gelişme, dış talepte yavaşlama ve rekabet koşullarının zorlaştığını gösteriyor.
Dış ticaret dengesi açısından önemli bir veri:
Bu oran:
Bu tabloyu üç başlıkta okumak mümkün:
İç pazarda canlılık sürerken, ihracat pazarlarında iç talebe kıyasla zayıflama mevcut.
Global çelik piyasasında artan arz ve fiyat rekabeti üreticileri zorlayabilir.
AB ve Orta Doğu’daki talep düşüşü, jeopolitik ve ekonomik faktörlerin etkisini yansıtıyor.
Sektörün yönü açısından takip edilmesi gereken başlıklar:
Türkiye’de para politikasındaki sıkılaşma adımları, finansal piyasalarda faizleri hızla yukarı taşıdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), fonlama faizini %40 seviyesine çıkarırken, piyasadaki likidite açığının büyümesiyle birlikte hem mevduat hem kredi faizlerinde sert yükseliş görüldü.
Son gelişmelere göre:
Bu seviyeler hem tasarruf sahipleri hem de reel sektör için yeni bir denge noktası oluşturuyor.
Piyasadaki likidite tarafı da faiz artışını destekleyen önemli bir faktör:
TCMB, likidite yönetimini desteklemek amacıyla döviz karşılığı TL swap işlemlerine başladı
Bu adım:
Bankacılık sektörü açısından kritik hedeflerden biri, TL mevduat payını korumak
Bu hedef doğrultusunda:
Dolayısıyla kısa vadede faizlerde hızlı bir geri çekilme beklenmiyor.
Faizlerdeki yükseliş:
Önümüzdeki dönemde en kritik soru şu olacak: Faizler ne zaman ve hangi hızda normalleşecek?
Türkiye otomotiv pazarı 2026 Mart ayını zayıf kapattı. Yılın ilk üç ayında daralma sinyalleri görülürken, mart ayında düşüş daha da belirgin hale geldi.
2026 yılının ilk iki ayında:
Segment bazında bakıldığında:
Bu tablo, binek araç tarafında zayıflığın başladığını ancak ticari segmentin görece dirençli kaldığını gösteriyor.
Aylık bazda ise tablo daha net:
Segment detayları:
Şubat’a kıyasla mart ayında daralmanın hızlanması, talep tarafındaki zayıflamaya işaret ediyor.
İlk 2 ayda LCV segmentinin büyümesi dikkat çekiciydi. Bu durum:
Bu veriler ışığında:
Özellikle binek araç ağırlıklı şirketler daha fazla etkilenebilir.
Piyasanın yönü açısından kritik başlıklar:
Özellikle yılın ikinci yarısında ekonomik koşullar ile daha dengeli bir görünüm oluşabilir.
2026’nın ilk çeyreği itibarıyla otomotiv pazarı:
Türk Hava Yolları (THYAO), sürdürülebilir havacılık alanında yatırım kararı aldı. Şirket, Sustainable Aviation Fuel (SAF) üretimi için yeni bir ortaklığa gidiyor.
THY, DB Tarımsal Enerji ve Ticaret A.Ş.’ye yatırım yapma kararı aldı.
Anlaşmanın detayları:
Bağlayıcı teklif 1 Nisan 2026 tarihinde kabul edildi ve işlemin 2026 yılı içerisinde tamamlanması bekleniyor.
Sustainable Aviation Fuel (SAF):
DB Tarımsal’ın planlanan SAF üretim tesisi:
Şirket ayrıca, üretilecek SAF için uzun vadeli alım (off-take) anlaşması yapmayı planlıyor
Bu model sayesinde:
Bu yatırımın etkisini birkaç başlıkta özetleyebiliriz:
THY, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut bir adım atarak ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) tarafında güçleniyor.
Yakıt maliyetleri havayolu şirketleri için en kritik kalemlerden biri. SAF yatırımı, bu maliyetin yönetilmesinde stratejik avantaj sağlayabilir.
Regülasyonlara erken uyum sağlayan şirketler, özellikle Avrupa pazarında rekabet avantajı elde edebilir.
THY’nin SAF yatırımı:
Jeopolitik risklerin yükselmesi ve vergi düzenlemeleri, Türkiye’de fon piyasasında ciddi bir daralmaya yol açtı. Artan belirsizlik ortamı ve stopaj oranındaki yükseliş, yatırımcı davranışını hızlı şekilde değiştirdi.
Son veriler yatırım fonlarından, 390,5 milyar TL’yi aşan net çıkış gerçekleştiğini gösteriyor
Bu ölçekte bir çıkış, son dönemin en dikkat çekici sermaye hareketlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Özellikle serbest hisse senedi fonlarına uygulanan stopaj oranının, %17,5 seviyesine yükseltilmesi yatırımcı tarafında önemli bir kırılma yarattı.
Vergi artışı sonrası:
Daralma sadece yatırım fonlarıyla sınırlı kalmadı:
Bu tablo, sistem genelinde geniş çaplı bir çözülmeye işaret ediyor.
Küresel piyasalarda artan savaş ve gerilim ortamı:
Fon piyasasındaki daralma:
Özellikle büyük fon çıkışları, piyasalarda zincirleme etki yaratma potansiyeline sahiptir.