QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 13 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Motorinde ÖTV Düzenlemesi Akaryakıt Fiyatlarında Yeni Dönemi Başlattı

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş ve döviz kurundaki hareketlilik, Türkiye'de akaryakıt fiyatlarını yeniden gündemin üst sıralarına taşırken motorin için beklenen yüksek fiyat artışı ÖTV düzenlemesiyle pompaya yansımadı. 13 Ağustos'ta yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle motorinin ÖTV'si yıl sonuna kadar kademeli olarak yeniden belirlenecek.



Motorin ÖTV'si Ağustos Sonuna Kadar Sıfırlandı

12 Ağustos itibarıyla motorinin litre başına fiili ÖTV tutarı 7,74 Türk Lirası düzeyindeydi. Yeni düzenlemeyle bu tutar ağustos ayının sonuna kadar sıfırlandı.

ÖTV'deki değişimin Katma Değer Vergisi etkisiyle birlikte motorinin pompa fiyatında yaklaşık 9,29 Türk Lirası karşılığı bir düşüş oluşturması bekleniyor. Böylece piyasada beklenen 5,13 Türk Lirası tutarındaki fiyat artışı pompaya yansımamış oldu.

Motorin fiyatlarında uygulanan vergi düzenlemesi, daha önce yürürlükte bulunan eşel mobil mekanizmasının işleyişinde de değişikliğe yol açtı. Gelir İdaresi Başkanlığının temmuz ayında yayımladığı açıklamaya göre, rafineri fiyatlarındaki değişimlerin ÖTV ve piyasa fiyatına yansıtılmasını düzenleyen sistem 30 Eylül 2026'ya kadar belirli oranlarla uygulanacak ve 1 Ekim 2026 itibarıyla sona erecek şekilde yeniden düzenlenmişti.

Motorinde Yıl Sonuna Kadar Kademeli ÖTV Takvimi

Yeni düzenleme yalnızca ağustos ayındaki vergi uygulamasını kapsamıyor. Motorin için yıl sonuna kadar uygulanacak ÖTV tutarları da belirlenmiş durumda.

Buna göre motorinde litre başına ÖTV tutarı 1-30 Eylül döneminde 3 Türk Lirası, ekim ayında 6 Türk Lirası, kasım ayında 9 Türk Lirası ve aralık ayında 12 Türk Lirası olarak uygulanacak.

1 Ocak 2027'den itibaren ise motorinin litre başına ÖTV tutarı 13,9 Türk Lirası’na yükselecek.

Böylece motorinde, uluslararası fiyat hareketlerine bağlı olarak ÖTV'nin değişmesini sağlayan mevcut mekanizmanın yerine, yıl sonuna kadar önceden belirlenmiş bir vergi takvimi uygulanmış olacak.

Motorinde Eşel Mobil Uygulaması Sona Eriyor

Motorin, yeni düzenlemeyle eşel mobil sisteminin kapsamından çıkarıldı. Sistem kapsamında uluslararası petrol ve rafineri fiyatlarındaki yükselişlerin belirli bir bölümü ÖTV üzerinden karşılanarak pompa fiyatlarına yansıyan artışın sınırlandırılması amaçlanıyordu.

Gelir İdaresi Başkanlığı, temmuz ayında yaptığı açıklamada eşel mobil kapsamında yurt içi rafineri fiyatlarındaki artışların 31 Temmuz'a kadar %50'sinin, 1 Ağustos-30 Eylül döneminde ise %25'inin ÖTV tutarlarından karşılanacağını; kalan bölümün piyasa fiyatına yansıyacağını açıklamıştı. Aynı düzenlemeyle sistemin 1 Ekim 2026 itibarıyla sona erdirilmesi öngörülmüştü.

Yeni motorin düzenlemesiyle birlikte vergi desteğinin aylık olarak önceden belirlenmiş tutarlara dönüşmesi, akaryakıt fiyatlarının yılın kalan bölümündeki vergi bileşenini daha öngörülebilir hale getiren yeni bir uygulama oluşturdu.

Benzin ve LPG'de Mevcut Sistem Sürüyor

Motorinden farklı olarak benzin ve LPG'de eşel mobil uygulaması şimdilik devam ediyor.

Bu ürünlerde yurt içi rafineri fiyatlarında meydana gelen artışların 30 Eylül 2026'ya kadar %25'i ÖTV üzerinden karşılanacak. Böylece rafineri fiyatlarındaki yükselişin belirli bir bölümü ÖTV tutarındaki değişim yoluyla dengelenmeye devam edecek.

Ancak sistemin 1 Ekim 2026 itibarıyla benzin ve LPG açısından da sona ermesi planlanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığının yayımladığı düzenleme, bu tarihten sonra söz konusu ürünlerde eşel mobil mekanizmasının uygulanmayacağını ortaya koyuyor.

Akaryakıt Fiyatlarında Petrol ve Döviz Belirleyici Olmaya Devam Ediyor

Türkiye'de akaryakıt fiyatlarının oluşumunda uluslararası petrol fiyatları, döviz kuru, rafineri fiyatları ve vergiler birlikte etkili oluyor. Ağustos ayındaki gelişmelerde de Brent petrol fiyatlarındaki yükseliş ile Türk Lirası karşısındaki döviz hareketleri fiyatlama açısından öne çıktı.

13 Ağustos itibarıyla Brent petrolün 88 ABD Doları seviyesini aşması ve döviz kurundaki yükseliş, akaryakıt fiyatlarına ilişkin beklentilerin yakından izlenmesine neden oldu.

Bu süreçte motorin için beklenen fiyat artışının ÖTV düzenlemesi nedeniyle pompaya yansımaması, fiyatların yalnızca petrol ve döviz hareketleri üzerinden şekillenmediğini de ortaya koydu. Vergi düzenlemeleri, özellikle motorin fiyatının kısa vadeli seyrinde doğrudan belirleyici hale geldi.

Akaryakıtta Yeni Dönem 1 Ekim'de Başlayacak

Motorinde yıl sonuna kadar uygulanacak kademeli ÖTV takvimi ile benzin ve LPG'deki eşel mobil uygulamasının sona ermesi, akaryakıt fiyatlarında 2026'nın son çeyreği açısından yeni bir döneme işaret ediyor.

Ağustos ayında motorin ÖTV'sinin sıfırlanmasının ardından eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında litre başına belirlenen vergi tutarlarının kademeli olarak artırılması öngörülüyor. Benzin ve LPG'de ise 30 Eylül'e kadar devam edecek mevcut mekanizmanın ardından 1 Ekim itibarıyla eşel mobil uygulaması sona erecek.

Akaryakıt fiyatlarının bundan sonraki seyrinde uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurunun yanı sıra belirlenen yeni ÖTV takvimi de temel unsurlardan biri olacak. Gelir İdaresi Başkanlığı, önceki eşel mobil uygulamasının kamu gelirleri üzerindeki etkisine ilişkin açıklamasında, vergi tahsilatındaki değişimlerin ÖTV ve buna bağlı Katma Değer Vergisi gelirlerine de yansıdığını belirtmişti.

İkon-ok
QNB Araştırma 13 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Haziran 2026 Dış Ticaret Endekslerinde İhracat ve İthalat Birim Değerleri Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu, Haziran 2026 dönemine ilişkin dış ticaret endekslerini açıkladı. Verilere göre ihracat ve ithalat birim değer endeksleri yıllık bazda yükselirken, miktar endekslerinde de artışlar kaydedildi.



İhracat Birim Değer Endeksi %12,6 Arttı

İhracat birim değer endeksi, Haziran 2026'da geçen yılın aynı ayına göre %12,6 yükseldi.

Endeks, Haziran 2025'e kıyasla gıda, içecek ve tütünde %5,9, ham maddelerde %4,8, yakıtlarda %40,7 ve imalat sanayisinde %11,6 arttı.

İthalat Birim Değer Endeksinde %12,9 Artış

İthalat birim değer endeksi, Haziran 2026'da yıllık bazda %12,9 artış gösterdi.

Gıda, içecek ve tütün grubunda endeks geçen yılın aynı ayına göre %3 azalırken, yakıtlarda %39,3, ham maddelerde %9,1 ve imalat sanayisinde %6,6 yükseldi.

İhracat Miktar Endeksi %8,1 Yükseldi

İhracat miktar endeksi, Haziran 2026'da geçen yılın aynı ayına göre %8,1 arttı.

Bu dönemde yakıtlar grubunda %29,6 azalış kaydedilirken, gıda, içecek ve tütün grubunda %19,1, ham maddelerde %25,8 ve imalat sanayisinde %9,7 artış gerçekleşti.

İthalat Miktar Endeksi %9 Arttı

İthalat miktar endeksi de Haziran 2026'da yıllık bazda %9 yükseldi.

Endeks, gıda, içecek ve tütün grubunda %46,8, ham maddelerde %25,9 ve imalat sanayisinde %13,9 arttı. Yakıtlar grubunda ise %7,5 azalış görüldü.

Dış Ticaret Haddi 90,1 Oldu

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi, Haziran 2025'te 90,3 olarak kaydedilmişti. Endeks, Haziran 2026'da 0,2 puan azalarak 90,1 oldu.

Haziran Ayında Dış Ticaret Hacmi de Yükseldi

TÜİK'in dış ticaret endekslerinin ardından açıklanan Haziran 2026 dış ticaret verilerine göre ihracat, geçen yılın aynı ayına göre %21,9 artarak 24,9 milyar ABD Doları’na ulaştı. İthalat ise %23,1 artışla 35,3 milyar ABD Doları oldu. Aynı dönemde dış ticaret hacmi %22,6 artarak 60,2 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti.

İkon-ok
QNB Araştırma 13 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Kredi Mevduat Rasyosu Haziranda Son Üç Yılın En Yüksek Seviyesine Çıktı

Bankacılık sektöründe kredi mevduat rasyosu, sıkı para politikası döneminde gerilediği düşük seviyelerden yeniden yükselerek Haziran 2026 itibarıyla %92,6’ya ulaştı. Kredilerdeki büyüme, yabancı para kredi gelişmeleri ve mevduat dışındaki yatırım araçlarının artan payı, rasyodaki değişimde öne çıkan başlıklar oldu.



Kredi Mevduat Rasyosu Üç Yılın Zirvesinde

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre bankacılık sektöründe toplam nakdi kredilerin toplam mevduata oranını gösteren kredi mevduat rasyosu, Haziran 2026’da %92,6 olarak gerçekleşti. Böylece rasyo, sıkı para politikasının uygulanmaya başladığı Haziran 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.

Kredi mevduat rasyosu, düşük faiz politikasının uygulandığı dönemlerde %110’un üzerine çıkmıştı. Haziran 2020’de %111,7 seviyesinde bulunan oran, 2021 sonunda %100’ün altına geriledi. Haziran 2023’te ise %88,1 seviyesine kadar indi.

2023 sonrasında uygulanan sıkı para politikası, Türk Lirası mevduatın artırılmasına yönelik düzenlemeler ve kredi büyümesine getirilen makroihtiyati sınırlamalar, kredi mevduat rasyosunun %90’ın altında seyretmesinde etkili oldu.

Kredi Büyümesinde Yabancı Para Kredilerin Payı

Haziran 2026 itibarıyla toplam kredi hacmi 26,7 trilyon Türk Lirası seviyesine ulaştı. Toplam kredilerde yıllık büyüme %37 olarak hesaplandı.

Yabancı para kredilerin Türk Lirası karşılığı Haziran 2026’da 9,62 trilyon Türk Lirasını aşarken, bu kredilerde yıllık artış %27,1 oldu. Türk Lirası cinsi krediler ise aynı dönemde yıllık %43,2 artarak 17,1 trilyon Türk Lirasına yükseldi.

Kredi mevduat rasyosundaki yükselişte yabancı para kredilerdeki gelişimin yanı sıra Türk Lirası kredilerinin makroihtiyati sınırlamalara rağmen büyümeye devam etmesi de etkili oldu. Kredi büyüme sınırları belirli kredi türlerinde uygulanırken, bazı kredi kalemleri kapsam dışında tutuluyor.

Kredi Büyümesine Yönelik Sınırlar Devam Ediyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılında kredi büyümesini ve kredi kompozisyonunu makrofinansal istikrar hedefleri doğrultusunda sınırlamaya yönelik uygulamalarını sürdürüyor.

Mayıs 2026’da yapılan düzenlemeyle sekiz haftalık büyüme sınırı ihtiyaç ve taşıt kredilerinde %3’e, tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitlerinde %1’e indirildi. KOBİ’lere kullandırılan Türk Lirası kredilerindeki sınır %4,5, KOBİ dışı işletmelere kullandırılan Türk Lirası kredilerindeki sınır ise %2 olarak belirlendi.

Yabancı para kredilerde sekiz haftalık büyüme sınırı ise Ocak 2026’da %0,5 olarak uygulanmaya başladı. TCMB, bu düzenlemeyi yabancı para kredilerdeki gelişmeleri dikkate alarak sıkı parasal duruşu desteklemek amacıyla hayata geçirdi.

Bununla birlikte kredi büyümesine yönelik uygulamalarda belirli kredi türleri için istisnalar bulunuyor. İhracat, yatırım, tarım ve kamu kurumlarına yönelik bazı krediler bu kapsamda büyüme sınırlarının dışında tutulabiliyor. Kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasının süresi de 2026 yılı sonuna kadar uzatılmış durumda.

Mevduat 30 Trilyon Türk Lirası’nı Aştı

BDDK verilerine göre Haziran 2026 itibarıyla bankacılık sektörünün toplam mevduatı 30,1 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Mevduattaki yıllık büyüme %31,3 olarak gerçekleşti.

Kredilerdeki %37’lik yıllık artış ile mevduattaki %31,37’lik artış arasındaki fark, kredi mevduat rasyosunun yükselmesinde etkili olan unsurlardan biri oldu. Kredilerin mevduattan daha hızlı büyümesi, aynı dönemde kredi mevduat rasyosunun yukarı yönlü hareket etmesine zemin hazırladı.

Para Piyasası Fonları Tasarruf Tercihlerinde Öne Çıkıyor

Yüksek faiz ortamında yatırımcıların likit ve kısa vadeli yatırım araçlarına yönelmesi, yatırım fonlarının büyümesinde etkili olan gelişmeler arasında yer alıyor. Özellikle para piyasası fonlarının büyümesi, bankalardaki mevduat ile sermaye piyasası araçları arasındaki tasarruf dağılımının değişmesine neden olan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Bu durum kredi mevduat rasyosunun yorumlanmasında da önem taşıyor. Rasyonun paydasında bankacılık sistemindeki mevduat bulunurken, yatırım fonlarına yönelen tasarruflar doğrudan mevduat kaleminde yer almıyor. Dolayısıyla toplam tasarruflar artmaya devam etse bile bankacılık sistemindeki mevduatın krediler kadar hızlı büyümemesi, kredi mevduat rasyosunun yükselmesine katkı sağlayabiliyor.

Kredi Mevduat Rasyosunda Politika Çerçevesi Korunuyor

TCMB, 2026 yılında kredi büyümesi, Türk Lirası mevduat payı ve likidite yönetimine yönelik makroihtiyati araçları kullanmaya devam ediyor. Temmuz 2026’da yabancı para mevduat ve katılım fonlarına ilişkin zorunlu karşılık düzenlemelerinde de değişikliğe gidildi. Yabancı para mevduat ve katılım fonları için Türk Lirası cinsinden ilave zorunlu karşılık uygulaması kaldırılırken, yabancı para mevduata uygulanan zorunlu karşılık oranları vadesiz ve bir aya kadar vadeli hesaplarda %32’ye, daha uzun vadeli hesaplarda %28’e çıkarıldı.

Para Politikası Kurulu ise 23 Temmuz 2026 tarihli toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37’de sabit tuttu. Gecelik borç verme faizi %40, gecelik borçlanma faizi ise %35,5 seviyesinde bırakıldı.

Bu politika çerçevesinde kredi büyümesinin kompozisyonu, mevduat gelişmeleri ve bankacılık dışındaki yatırım araçlarının büyüklüğü, kredi mevduat rasyosunun seyrini belirleyen başlıca göstergeler arasında yer almaya devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 13 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Türkiye'de Altın Fiyatları Uluslararası Piyasanın Altına Geriledi

BIST 100 günü önceki kapanışa göre %3,0 yükselişle tamamladı. Bankacılık %4,2 artış kaydederken, sanayi endeksi %1,8 artış gösterdi. Diğer sektörel endeksler arasında en çok yükselen endeks %5,7 ile teknoloji oldu.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Türkiye'de altın fiyatları, iç talepteki daralma ve likidite sıkışıklığı nedeniyle uluslararası piyasanın altına geriledi Türkiye altın piyasasında alışılmışın dışında bir fiyatlama oluştu. İç talepteki daralma ve yüksek faiz kaynaklı likidite sıkışıklığı, altının dünya fiyatlarının altına inmesine neden oldu. Kilogramda fark eksi 300 ABD Doları'na ulaştı. Bu durum, yurt dışı ve İstanbul Altın Borsası'nda değerlendirme ilgisini artırdı.
  • Türkiye'nin Haziran 2026 ihracat birim değeri %12,6, ithalat birim değeri ise %12,9 arttı TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da ihracat birim değer endeksi yıllık %12,6, ithalat birim değer endeksi ise %12,9 yükseldi. İhracat miktar endeksi %8,1, ithalat miktar endeksi ise %9 arttı. Dış ticaret haddi ise %0,2 azalarak %90,1 seviyesine geriledi.

Şirket Haberleri


  • (=) CWENE, ABD’ye yönelik bir satış sözleşmesi açıkladı Şirket, daha önce ABD merkezli bir şirketle güneş paneli ve alüminyum çerçeve satışına ilişkin bir niyet mektubu imzaladığını duyurmuştu. Daha önce açıklanan 750 milyon ABD Doları tutarındaki çerçeve anlaşmanın ilk adımı olarak CW Energy, aynı karşı tarafla 2,7 milyon ABD Doları tutarında bir satış sözleşmesi imzaladı. Açıklanan sözleşmenin toplam değeri, Şirket’in son on iki aylık hasılatının yaklaşık %1’ine karşılık gelmektedir. Değerleme tarafında ise hisse, 2026 tahminlerimize göre 8,9x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, küresel benzer şirketler ortalamasına kıyasla %32 iskonto sunmaktadır.
  • ALFAS'ın kredi derecelendirme notu revize edildi Şirketin Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Derecelendirme Notu, JCR Avrasya Derecelendirme A.Ş. tarafından 'A+' seviyesinden 'A-' seviyesine düşürüldü. Not görünümü 'Durağan' olarak korundu.
  • DMRGD Ankara'da yeni şube açma kararı aldı Şirket Yönetim Kurulu, faaliyetlerini genişletmek amacıyla Ankara'da yeni bir şube işyeri açılmasına karar verdi. Şubeye sermaye ayrılmayacak ve şirket merkezinden karşılanacak. Mehmet Tolga Sarıtaş, şube müdürü olarak atandı.
  • LINK'in "Yeşil Şehirler" projesi TÜBİTAK desteği almaya hak kazandı Şirketin Tripy Mobility Teknoloji A.Ş. ile iş birliğinde hazırladığı ve 42,8 milyon Türk Lirası bütçeli “Yeşil Kapsayıcı Kentlere Yönelik Karbondioksit Kaynaklı Sera Gazı Salımının Gerçek Zamanlı İzlenmesi ve Haritalandırılması: Mikromobilite Tabanlı Veri Toplama Projesi”, Dünya Bankası desteğiyle TÜBİTAK tarafından yürütülen çağrı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, Link Bilgisayar'ın teknolojik yetkinliklerini Tripy Mobility'nin mikromobilite altyapısı ile birleştirmeyi hedefliyor.
  • EKGYO, Konya Meram arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı ihalesini sonuçlandırdı Şirket, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinde alınan en yüksek teklifin toplam satış cirosunu 10,3 milyar Türk Lirası, Şirket payına düşen toplam ciro ise 3,6 milyar Türk Lirası olarak açıkladı. Değerlendirme süreci devam etmekte.
  • AHSGY İstanbul Pendik'teki projesi için yapı ruhsatı aldı Şirket, İstanbul, Pendik, Kurtköy'deki 226 bağımsız bölümden oluşan ticari ve konut projesi için yapı ruhsatının onaylandığını duyurdu. İnşaat ve satış-pazarlama süreçleri devam etmekte.
  • EDATA paylarında %63,8 oranında devir gerçekleşti, zorunlu pay alım teklifi süreci başladı Şirket pay sahipleri Osman SUNGUR ve Tahir Fatih MUTLU'ya ait %63,8 oranındaki payların, Osman Arıkan NACAR, Ali GÖL ve İsmet KÖKSAL'a devir işlemleri tamamlandı. Pay başına ortalama 0,058 ABD Doları bedel ile gerçekleşen bu devir sonucunda, yeni pay sahipleri için Sermaye Piyasası Kurulu tebliğleri kapsamında zorunlu pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğü doğdu.
  • Bilanço Değerlendirmesi – AYDEM Şirketin cirosu 2Ç26’da yıllık bazda %24 artarak 3,5 milyar Türk Lirası’na yükseldi ve 2,9 milyar Türk Lirası olan tahminimizin üzerinde gerçekleşti. Bu performansta, 1,2 milyar Türk Lirası ile beklentimizin üzerinde gelen elektrik ticareti gelirleri etkili oldu. Buna karşılık, elektrik üretim faaliyetlerinden elde edilen ciro yıllık bazda %23 geriledi. Spot elektrik fiyatlarının yıllık bazda %56 düşmesine rağmen HES satışları görece dirençli kalarak yalnızca %10 gerilerken, olumsuz hava koşulları RES ve GES satışlarında yıllık bazda %61 düşüşe neden oldu. Buna paralel olarak FAVÖK yıllık bazda %27 gerileyerek 1,3 milyar Türk Lirası’na düştü ve tahminimizle genel olarak uyumlu gerçekleşti. FAVÖK’teki daralmanın temel nedeni şirketin elektrik üretim faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerdeki zayıflık oldu. Net kâr tarafında ise 2Ç25’te kaydedilen 49 milyon Türk Lirası net zarar, zayıf operasyonel performansa rağmen şirketin çeyreklik cirosunu dahi aşan 4,7 milyar Türk Lirası ertelenmiş vergi gelirinin etkisiyle 2Ç26’da 4,6 milyar Türk Lirası net kâra dönüştü. Şirketin net borç/FAVÖK oranı 1Ç26’daki 4,0x seviyesinden 2Ç26’da 4,4x’e yükseldi. Değerleme tarafında hisse, son 12 aylık verilere göre 7,5x FD/FAVÖK ve 0,7x FD/MW çarpanlarıyla işlem görürken, bu seviyeler BIST yenilenebilir enerji şirketleri ortalamalarına kıyasla sırasıyla %21 ve %30 iskontoya işaret ediyor. Yönetim bugün saat 16.00’da bir telekonferans gerçekleştirecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – PGSUS Havayolunun kapasitesi 2Ç26’da yıllık bazda %9 artarken, doluluk oranı %1,7 puanlık sınırlı düşüşle %84,5’e geriledi. Toplam yolcu trafiği, yurt içi yolcu sayısındaki güçlü %15’lik artışın desteğiyle yıllık bazda %3,8 yükselirken, bu artış dış hat yolcu trafiğindeki %3’lük düşüşü fazlasıyla telafi etti. Bu arada AKKH yıllık bazda %17 artarak çeyrek boyunca güçlü birim gelir performansına işaret etti. Toplam AKKM ise 2Ç26’da yıllık bazda %22 yükselirken, bu artışın temel nedeni yakıt giderlerindeki yıllık %90’lık sert yükseliş oldu. Personel giderlerindeki artış da maliyet tabanındaki yükselişe katkı sağladı. Diğer maliyet kalemleri arasında en güçlü yıllık artış %64 ile yolcu hizmetleri ve ikram giderlerinde kaydedildi. Genel olarak daha yüksek maliyet tabanı kârlılık üzerinde baskı oluştururken, FAVÖK marjı %19 geriledi. Şirket 2Ç26’da 799 milyon TL net kur zararı kaydederken, bu rakam geçen yılın aynı döneminde açıklanan 5,5 milyar TL net kur kârına kıyasla belirgin bir bozulmaya işaret etti. Net borç, 1Ç26 sonundaki 3,3 milyar Avro seviyesinden 1Y26 sonu itibarıyla 3,4 milyar Avro’ya yükselerek genel olarak yatay seyretti. Yönetim yıl geneli beklentilerini korurken, bu aşamada yıl sonu öngörülerinde herhangi bir revizyona gitmedi. Yönetim bir telekonferans gerçekleştirecek. Telekonferansın ardından yönetimin açıklamalarını tahminlerimize dahil ederek öngörülerimizi ve hedef fiyatımızı buna göre gözden geçireceğiz.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-13082026.pdf

 



İkon-ok
QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye’nin 2026 İhracat Hedefi 410 Milyar ABD Doları

Türkiye, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatındaki artışın ardından 2026 yılı için toplam 410 milyar ABD Doları ihracat hedefi belirledi. Yılın ilk yarısında açıklanan dış ticaret verileri de ihracatın artış eğilimini sürdürdüğünü gösterdi.




2025’te Mal ve Hizmet İhracatı Arttı

Türkiye’nin mal ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre %4,4 artarak 273,3 milyar ABD Doları’na ulaştı. Hizmet ihracatı da %4,6 artışla 122,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti.

Mal ve hizmet ihracatının toplamı böylece yaklaşık 395,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. 2026 yılı hedefinde ise bu toplamın 410 milyar ABD Doları’na çıkarılması öngörülüyor.

2026 İçin 282 Milyar ABD Doları Mal İhracatı Hedefleniyor

2026 yılı için mal ihracatında 282 milyar ABD Doları hedefi belirlendi. Hizmet ihracatı hedefi ise 128 milyar ABD Doları olarak açıklandı.

Bu hedefler doğrultusunda mal ve hizmet ihracatının toplamının 410 milyar ABD Doları’na ulaşması amaçlanıyor. Hizmet ihracatında turizm, taşımacılık, lojistik, sağlık, eğitim, yazılım ve teknik müşavirlik gibi alanların öne çıkması bekleniyor.

Baz Senaryoda Mal İhracatı 289,3 Milyar ABD Doları

2026 yılına ilişkin ihracat beklentilerinde farklı senaryolar da ortaya konuluyor. Ekonomi Gazetesi tarafından 100’ü aşkın ihracatçı firma, sektör temsilcisi ve ihracatçı birliği temsilcisiyle gerçekleştirilen araştırmada, baz senaryoda mal ihracatının %5,8 artışla 289,3 milyar ABD Doları’na ulaşabileceği öngörüldü.

Aynı araştırmada iyimser senaryoda mal ihracatının 311,7 milyar ABD Doları’na çıkabileceği, olumsuz senaryoda ise %1 gerileyerek 270,6 milyar ABD Doları’nda kalabileceği tahmin edildi.

2026’nın İlk Yarısında İhracat 136 Milyar ABD Doları’nı Aştı

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2026 yılının Ocak-Haziran dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %3,6 artarak 136,5 milyar ABD Doları’na ulaştı. Aynı dönemde 50 ilin ihracatı artarken, 21 il 1 milyar ABD Doları’nın üzerinde ihracat gerçekleştirdi.

İhracat Beklentilerinde Üçüncü Çeyrekte Artış

Ticaret Bakanlığının 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi de ihracat görünümündeki gelişmeleri ortaya koydu. İhracat beklenti endeksi, bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan artarak 101,5 seviyesine yükseldi.

Endeksteki artışta gelecek üç aya ilişkin ihracat ve ihracat sipariş beklentilerindeki yükseliş etkili oldu. Bununla birlikte endeks, geçen yılın aynı dönemine göre 4 puan geriledi.

Serbest Bölgelerin İhracatı Rekor Seviyeye Ulaştı

2026 yılının ilk yarısında Ticaret Bakanlığına bağlı 19 serbest bölgenin ihracatı da artış gösterdi. Serbest bölgelerin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %6,2 artarak 6,6 milyar ABD Doları’na yükseldi ve ilk altı aylık dönemler itibarıyla rekor seviyeye ulaştı.

Bu dönemde serbest bölgelerin ihracatında orta ileri teknoloji ürünlerinin payı %52,2, yüksek teknoloji ürünlerinin payı ise %6,7 olarak gerçekleşti. Böylece iki grubun toplam payı %58,9 oldu.

İhracat Hedefinde Hizmet Sektörlerinin Payı

410 milyar ABD Doları değerinde toplam hedef kapsamında hizmet ihracatının 128 milyar ABD Doları’na yükseltilmesi planlanıyor. Böylece hizmetlerin toplam ihracat içerisindeki ağırlığının artırılması hedefleniyor.

Turizm ve taşımacılığın yanı sıra lojistik, sağlık, eğitim, yazılım ve teknik müşavirlik gibi hizmet alanlarının ihracat gelirlerine katkısının artırılması hedef kapsamında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

İhracat Destekleri 2026’da Sürüyor

İhracat hedefleri doğrultusunda kamu tarafından sağlanan destekler de 2026 yılında devam ediyor. Ticaret Bakanlığı, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında uluslararası rekabetçilik, yeşil dönüşüm, ihracatın finansmanı, markalaşma ve tasarım ile yurt içi ve yurt dışı fuarlara yönelik destek üst limitlerini 2026 yılı için güncelledi.

E-ihracata yönelik desteklerin üst limitleri de 2026 yılı için yayımlandı. Bu kapsamda sipariş karşılama hizmetleri ile pazaryeri ve e-ticaret sitelerine ilişkin destek mekanizmaları uygulanıyor.

410 Milyar ABD Doları Değerinde Hedef İçin 2026 Performansı İzleniyor

2025 yılında 273,3 milyar ABD Doları mal ve 122,6 milyar ABD Doları hizmet ihracatı gerçekleştiren Türkiye, 2026 yılı için toplam 410 milyar ABD Doları değerinde hedef belirledi. Yılın ilk altı ayında mal ihracatının 136,5 milyar ABD Doları’na ulaşması ve ihracat beklenti endeksinin üçüncü çeyrekte 101,5 seviyesine yükselmesi, yılın ikinci yarısındaki ihracat performansının hedef açısından takip edilen göstergeler arasında yer almasını sağlıyor.

2026 yılına ilişkin mevcut projeksiyonlarda mal ihracatı için 282 milyar ABD Doları değerinde resmi hedefin yanı sıra 289,3 milyar ABD Doları bazında senaryo öngörüsü bulunuyor. Hizmet ihracatında ise yıl sonunda 128 milyar ABD Doları’na ulaşılması hedefleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Yatırım Araçlarının Reel Getirisi: Mevduat Faizi Öne Çıktı, Altın Yıllık Getiride Lider Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun temmuz ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları verileri, kısa vadede mevduat faizinin, yıllık değerlendirmede ise külçe altının öne çıktığını gösterdi. Yatırım araçlarının performansı, Yİ-ÜFE ve TÜFE ile indirgendiğinde dönemlere göre farklılık gösterdi.



Temmuz Ayında En Yüksek Reel Getiri Mevduat Faizinde

Temmuz ayında aylık bazda en yüksek reel getiri, mevduat faizi ile elde edildi. Mevduat faizinin reel getirisi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,55, TÜFE ile indirgendiğinde ise %1,29 olarak hesaplandı.

Aynı dönemde DİBS ve ABD Doları da TÜFE ve Yİ-ÜFE bazında reel getiri sağlayan yatırım araçları arasında yer aldı. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS %1,15, ABD Doları ise %0,23 reel getiri sağladı.

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS'in reel getirisi %0,89 olurken ABD Doları %0,03 oranında reel getiri sağladı.

Borsa ve Külçe Altın Temmuz’da Reel Kayıp Yazdı

Temmuz ayında bazı yatırım araçlarında ise reel kayıp görüldü. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde Avro %0,62, BIST 100 endeksi %2,36 ve külçe altın %4,55 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde kayıplar Avro’da %0,87, BIST 100 endeksinde %2,61 ve külçe altında %4,79 olarak gerçekleşti.

Böylece temmuz ayında aylık reel getiri açısından mevduat faizi ve DİBS öne çıkarken, külçe altın ve BIST 100 endeksi reel kayıp yaşanan yatırım araçları arasında bulundu.

Üç Aylık Dönemde Mevduat Faizi İlk Sırada

Üç aylık değerlendirmede de en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti. Mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %3,08, TÜFE ile indirgendiğinde ise %4,70 reel getiri sağladı.

Aynı dönemde külçe altın, her iki enflasyon göstergesine göre de en fazla reel kayıp yaşayan yatırım aracı oldu. Altındaki reel kayıp Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %14,94, TÜFE ile indirgendiğinde %13,61 olarak hesaplandı.

Altı Aylık Verilerde de Mevduat Faizi Öne Çıktı

Altı aylık döneme bakıldığında mevduat faizi, reel getiri açısından ilk sıradaki yatırım aracı olmayı sürdürdü. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,58, TÜFE ile indirgendiğinde ise %1,99 reel getiri elde edildi.

Külçe altında ise aynı dönemde reel kayıp devam etti. Altının reel kaybı Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %20,55, TÜFE ile indirgendiğinde %20,22 oldu.

Bir önceki ayın verilerinde altı aylık dönemde BIST 100 endeksi reel getiride öne çıkarken, temmuz verileriyle birlikte bu sıralamada mevduat faizinin öne geçtiği görüldü. TÜİK'in haziran verilerinde BIST 100 endeksi altı aylık dönemde Yİ-ÜFE ile %8,70, TÜFE ile %7,16 reel getiri sağlamıştı.

Yıllık Reel Getirinin Lideri Külçe Altın Oldu

Yıllık değerlendirmede ise kısa ve orta vadeli görünümden farklı bir sonuç ortaya çıktı. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %11,37, TÜFE ile indirgendiğinde %8,05 reel getiri ile yıllık bazda en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksi %5,88, DİBS %4,26 ve mevduat faizi %1,74 oranında reel getiri sağladı.

Buna karşılık ABD Doları %8,43, Avro ise %10,49 oranında reel kayıp yaşadı.

TÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksinin reel getirisi %2,73, DİBS'in reel getirisi %1,16 olarak gerçekleşti. Mevduat faiz ise %1,28 oranında reel kayıp gösterdi. Aynı hesaplamada ABD Dolarındaki reel kayıp %11,16, Avrodaki reel kayıp ise %13,15 oldu.

Mevduat Faizi ile Altının Dönemsel Performansı Ayrıştı

Temmuz verileri, yatırım araçlarının performansının yatırım dönemine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Aylık, üç aylık ve altı aylık değerlendirmelerde mevduat faizi en yüksek reel getiriyi sağlarken, aynı dönemlerde külçe altın en yüksek reel kaybın görüldüğü yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede ise sıralama tersine döndü ve külçe altın en yüksek reel getiriyi sağlayan araç olarak öne çıktı. TÜİK'in hesaplamasında kullanılan reel getiri oranları, yatırım araçlarının nominal getirilerinin Yİ-ÜFE veya TÜFE değişimleriyle düzeltilmesiyle hesaplanıyor. 

Faiz Görünümü Reel Getiri Verileriyle Birlikte Takip Ediliyor

Temmuz ayındaki reel getiri verileri, Türkiye'deki faiz politikasının sürdüğü dönemde açıklandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 23 Temmuz 2026 tarihli toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faizi %40, borçlanma faizi ise %35,50 olarak korundu. 

İkon-ok
Back to Top