QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 27 Temmuz Pazartesi
QNB Invest Odak •
Yerli Yatırımcıların Pay Senedi Varlıkları İlk Yarıda Güçlü Büyüme Kaydetti

Türkiye sermaye piyasalarında 2026 yılının ilk yarısında yerli yatırımcıların finansal varlıklarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Özellikle pay senedi yatırımlarındaki yükseliş, yatırımcıların sermaye piyasalarına olan ilgisinin sürdüğünü ortaya koydu.



Yerli Yatırımcıların Finansal Varlıkları Yaklaşık 49,7 Trilyon Türk Lirasına Ulaştı

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği verilerine göre, yerli yatırımcıların toplam finansal varlıkları 2026 yılının ilk altı ayında %12,4 artış göstererek yaklaşık 49,7 trilyon Türk Lirası’na yükseldi. Söz konusu artış, yatırım fonları, pay senetleri ve diğer sermaye piyasası araçlarına yönelik yatırım hacmindeki büyümeyle desteklendi.

Pay Senedi Varlıkları 6,3 Trilyon Türk Lirasına Yükseldi

Aynı dönemde yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları %32,2 artarak 6,3 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Bu büyüme, Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin piyasa değerlerindeki artışın yanı sıra bireysel yatırımcıların hisse senedi piyasasına olan ilgisinin devam ettiğini gösterdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Temmuz Pazartesi
QNB Invest Odak •
Finansal Hizmetler Güven Endeksi Temmuz Ayında 155 Seviyesine Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Temmuz ayı verileri, finansal hizmetler sektöründe güvenin artmaya devam ettiğini ortaya koydu. Finansal Hizmetler Güven Endeksi, bir önceki aya göre 2,1 puan yükselerek 155 seviyesine ulaştı.



Finansal Hizmetler Güven Endeksi'nde Yükseliş Kaydedildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yayımladığı Finansal Hizmetler Güven Endeksi verilerine göre, Temmuz ayında endeks 2,1 puan artış göstererek 155 seviyesine yükseldi. Söz konusu endeks, finansal hizmetler sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek döneme ilişkin beklentilerini yansıtan önemli öncü göstergeler arasında yer alıyor.

Temmuz ayında kaydedilen yükseliş, sektör temsilcilerinin hem mevcut faaliyet koşullarına hem de kısa vadeli görünümüne ilişkin değerlendirmelerinde iyileşmeye işaret etti.

İş Durumu ve Talep Beklentileri Endeksi Destekledi

Endeksteki artışta, son üç aylık dönemde iş durumuna ilişkin değerlendirmelerde gözlenen iyileşme belirleyici oldu. Bunun yanı sıra, gelecek üç aylık dönemde finansal hizmetlere yönelik talep beklentilerindeki olumlu görünüm de endeksin yükselmesine katkı sağladı.

İş hacmi, müşteri talebi ve faaliyetlerin seyri gibi göstergelerdeki olumlu beklentiler, finansal hizmetler sektöründeki güven seviyesinin güçlenmesini destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Finansal Hizmetler Endeksi Ekonomik Görünüm İçin Takip Ediliyor

Finansal Hizmetler Güven Endeksi, ekonomik aktivitenin finans sektörü üzerindeki etkilerini ve sektörün geleceğe yönelik beklentilerini izlemek amacıyla takip ediliyor. Endeksteki değişimler, finans kuruluşlarının piyasa koşullarına ilişkin değerlendirmeleri hakkında güncel bilgiler sunuyor.

Temmuz ayında 155 seviyesine yükselen endeks, finansal hizmetler sektöründe güven seviyesinin arttığını ve sektör beklentilerinin olumlu yönde geliştiğini ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Temmuz Pazartesi
QNB Invest Odak •
Haziran Sonu İtibarıyla Pay Senedi Yatırımcı Dağılımında İstanbul İlk Sıradaki Yerini Korudu

Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre haziran ayı sonu itibarıyla pay senedi yatırımcılarının il ve ülke bazındaki dağılımı ile portföy büyüklükleri açıklandı. Veriler, yatırımcı sayısı, portföy büyüklüğü ve endeks bazındaki yatırımcı dağılımına ilişkin güncel görünümü ortaya koydu.



İstanbul Hem Yatırımcı Sayısında Hem Portföy Büyüklüğünde Lider

Haziran ayı sonu itibarıyla pay senedi yatırımcı sayısında İstanbul, 1 milyon 626 bin 594 kişiyle ilk sırada yer aldı. İstanbul'u 687,5 bin yatırımcıyla Ankara, 448,3 bin yatırımcıyla ise İzmir takip etti.

İl bazında portföy büyüklüğü incelendiğinde de İstanbul liderliğini sürdürdü. Türkiye genelindeki toplam 6 trilyon 362 milyar Türk Lirası büyüklüğündeki pay senedi portföyünün 4 trilyon 711 milyar 397 milyon Türk Lirası İstanbul'daki yatırımcılara ait olarak kaydedildi.

Ankara'daki yatırımcıların toplam pay senedi portföy büyüklüğü 442 milyar 358 milyon Türk Lirası olurken, İzmir'deki yatırımcıların portföy büyüklüğü 181 milyar 691 milyon Türk Lirası olarak gerçekleşti.

Bursa Dördüncü Sıradaki Konumunu Korudu

İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından portföy büyüklüğü bakımından dördüncü sırada Bursa yer aldı. Haziran ayı sonu itibarıyla Bursa'da yerleşik yatırımcıların toplam pay senedi portföyü 116 milyar 339 milyon Türk Lirası olarak kaydedildi. Kentteki pay senedi yatırımcı sayısı ise 277,2 bin ldu.

Portföy büyüklüğü sıralamasında Bursa'yı 72 milyar 258 milyon Türk Lirası ile Antalya, 58 milyar 876 milyon Türk Lirası ile Adana, 52 milyar 388 milyon Türk Lirası ile Kocaeli, 44 milyar 580 milyon Türk Lirası ile Balıkesir, 36 milyar 972 milyon Türk Lirası ile Mersin ve 35 milyar 114 milyon Türk Lirası ile Muğla izledi.

Yatırımcı sayısı bakımından ise Bursa'nın ardından Antalya 233,6 bin yatırımcıyla ikinci sırada yer aldı. Antalya'yı 192,5 bin 151 yatırımcıyla Kocaeli bin yatırımcıyla Adana, 143,6 bin yatırımcıyla Mersin, 130,4 bin yatırımcıyla Konya ve 122,3 bin yatırımcıyla Balıkesir takip etti.

Yabancı Yatırımcı Portföylerinde ABD İlk Sırada Bulunuyor

Haziran ayı sonu verilerine göre yurt dışı yerleşik yatırımcılar arasında en yüksek pay senedi portföyüne sahip ülke ABD oldu. ABD'li yatırımcıların toplam portföy büyüklüğü 767 milyar 568 milyon Türk Lirası olarak kaydedildi.

ABD'nin ardından Katar 538 milyar 110 milyon Türk Lirası, Birleşik Krallık ise 436 milyar 779 milyon Türk Lirası portföy büyüklüğüyle sıralandı. Devamında İspanya 274 milyar 145 milyon Türk Lirası, Lüksemburg 136 milyar 928 milyon Türk Lirası ve Hollanda 133 milyar 975 milyon Türk Lirası portföy büyüklüğüne ulaştı.

Yatırımcı sayısı bakımından ABD'de 996, Birleşik Krallık'ta 283 ve Hollanda'da 149 yatırımcı bulundu. Almanya ise 2 bin 395 yatırımcıyla sayıca en fazla yabancı yatırımcıya sahip ülke olarak kayıtlara geçti.

BIST 100 ve Sanayi Endeksi Yatırımcıların En Çok Tercih Ettiği Endeksler Oldu

Endeks bazında değerlendirildiğinde yatırımcıların en fazla işlem yaptığı endeks BIST 100 olmaya devam etti. Haziran ayı sonu itibarıyla BIST 100 endeksindeki yatırımcı sayısı 4 milyon 592 bin 49 kişi olarak açıklandı.

Sektör endeksleri arasında ise en yüksek yatırımcı sayısı 4 milyon 237 bin işiyle sanayi endeksinde kaydedildi. Hizmetler endeksi 3 milyon 721 bin yatırımcıyla ikinci sırada yer alırken, mali endekste yatırımcı sayısı 3 milyon 229 bin ldu.

Teknoloji endeksindeki yatırımcı sayısı 1 milyon 895 bin kişi olarak belirlenirken, yurt içi piyasalarda yakından takip edilen bankacılık endeksinde yatırımcı sayısı 964 bin kişi olarak kaydedildi.

İkon-ok
QNB Araştırma 24 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
Tüketici Güven Endeksi Temmuz Ayında 89,8 Seviyesine Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle hazırlanan Tüketici Güven Endeksi, Temmuz ayında yükselişini sürdürdü. Açıklanan veriler, tüketicilerin mevcut ekonomik durum ve gelecek döneme ilişkin beklentilerinde önceki aya göre iyileşme yaşandığını gösterdi.



Tüketici Güven Endeksi Son İki Yılın En Yüksek Seviyesine Ulaştı

Tüketici Güven Endeksi, Haziran ayında 87,9 seviyesinde bulunurken, Temmuz ayında %2,2 artış göstererek 89,8 seviyesine yükseldi. Böylece endeks, Mayıs 2023 döneminden bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.

Tüketici Güven Endeksi, hane halkının mevcut mali durumu, gelecek 12 aya ilişkin beklentileri, genel ekonomik görünüm ve dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama eğilimlerini ölçen öncü göstergeler arasında yer alıyor. Endeksin 100'ün altında kalması tüketici güveninin iyimser seviyenin altında olduğunu, 100'ün üzerinde olması ise iyimser beklentileri ifade ediyor.

Hane Halkının Maddi Durum Algısı Güçlendi

Temmuz ayı verilerine göre, mevcut dönemde hane halkının maddi durumunu değerlendiren endeks %3 artarak 74,5 seviyesine yükseldi.

Bu göstergedeki artış, tüketicilerin mevcut mali durumlarına ilişkin değerlendirmelerinde önceki aya kıyasla iyileşme yaşandığını ortaya koydu. Tüketici güven endeksini oluşturan alt göstergeler, genel endeksin yükselişinde belirleyici rol oynadı.

Genel Ekonomik Durum Beklentisinde Artış Kaydedildi

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisini gösteren endeks ise Temmuz ayında %5,2 artışla 88,3 seviyesine ulaştı.

Ekonomik beklentilere ilişkin bu yükseliş, tüketicilerin önümüzdeki döneme yönelik değerlendirmelerinde önceki aya göre daha olumlu bir görünüm oluştuğunu gösterdi. Endeks kapsamında hesaplanan diğer alt göstergeler de gelecek döneme ilişkin beklentilerde iyileşmeye işaret etti.

Tüketici Güveni Ekonomik Göstergeler Arasında Yakından İzleniyor

Tüketici Güven Endeksi, iç talep, perakende ticaret, dayanıklı tüketim harcamaları ve genel ekonomik görünüm açısından takip edilen öncü göstergeler arasında bulunuyor. Açıklanan veriler, hane halkının ekonomik değerlendirmeleri ile geleceğe yönelik beklentilerindeki değişimin düzenli olarak izlenmesine imkân sağlıyor.

Temmuz ayında kaydedilen yükseliş, son aylarda açıklanan güven endeksleri ve ekonomik aktivite göstergeleriyle birlikte değerlendirilen veriler arasında yer aldı. Endeks, tüketici eğilimlerinin izlenmesinde temel referanslardan biri olmayı sürdürüyor.

Temmuz Ayı Verileri Tüketici Beklentilerindeki İyileşmeyi Gösterdi

Temmuz ayı itibarıyla Tüketici Güven Endeksi 89,8 seviyesine yükselirken, hane halkının mevcut maddi durumuna ilişkin değerlendirmeler ve genel ekonomik görünüm beklentilerinde artış kaydedildi. Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşan endeks, tüketici eğilimlerindeki güncel görünümü ortaya koyan önemli göstergelerden biri olarak öne çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından aylık olarak yayımlanan Tüketici Güven Endeksi, ekonomik beklentilerin ve tüketici davranışlarının izlenmesinde temel veri kaynakları arasında yer almaya devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 24 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
Bankacılık Sektöründe Mevduat Hacmi 17 Temmuz Haftasında 31,9 Trilyon Türk Lirasına Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının haftalık para ve banka istatistikleri, bankacılık sektöründe mevduat hacmindeki artışın sürdüğünü ortaya koydu. 17 Temmuz haftasında toplam mevduat bir önceki haftaya göre yükselirken, Türk Lirası ve yabancı para mevduatlarında artış kaydedildi.



Toplam Mevduatta Haftalık Artış Devam Etti

17 Temmuz haftası itibarıyla bankacılık sektörünün toplam mevduatı, bir önceki haftaya göre 451,5 milyar Türk Lirası artarak 31,9 trilyon Türk Lirasına ulaştı. Böylece toplam mevduat hacminde haftalık bazda %1,4'lük artış gerçekleşti.

Mevduat büyüklüğündeki artış, son dönemde bankacılık sektöründe izlenen para politikası uygulamaları ve tasarruf eğilimleri doğrultusunda mevduat hacmindeki yükselişin devam ettiğini gösterdi.

Türk Lirası ve Yabancı Para Mevduatlar Birlikte Yükseldi

Haftalık verilere göre Türk Lirası cinsinden mevduatlar %2,1 artarak 17,6 trilyon Türk Lirasına yükseldi. Aynı dönemde yabancı para cinsinden mevduatlar ise %1,9 artışla 10,3 trilyon Türk Lirası seviyesine ulaştı.

Bankacılık sistemindeki toplam yabancı para mevduatı 259,2 milyar ABD Doları olarak gerçekleşirken, bunun 220,1 milyar ABD Doları yurt içi yerleşiklerin hesaplarında bulundu. Parite etkisinden arındırılmış verilere göre yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatı 5,3 milyar ABD Doları arttı.

Tüketici Kredilerinde Gerileme Görüldü

Aynı haftada tüketici kredileri bir önceki haftaya göre %1,1 azalarak 6,6 trilyon Türk Lirasına geriledi.

Tüketici kredileri içerisinde konut kredileri, taşıt kredileri, ihtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartı bakiyeleri yer almaya devam etti. Haftalık veriler, kredi hacminde sınırlı bir daralma yaşanırken mevduat tarafındaki büyümenin sürdüğünü gösterdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 24 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
İSO 1000 Verileri 2025'te Rekor Seviyeye Ulaştı

İSO 1000 araştırmasının 2025 yılı verileri, Türkiye imalat sanayisinde yüksek teknolojili sektörlerin katma değer üretimindeki ağırlığının arttığını ortaya koydu. Son beş yıllık dönemde yüksek teknoloji grubunun payında yükseliş yaşanırken, orta-yüksek teknoloji grubunda ise gerileme kaydedildi.



Yüksek Teknolojili Sanayilerin Katma Değerdeki Payı Arttı

İSO 1000 verilerine göre, yüksek teknolojili sanayilerin toplam brüt katma değer içerisindeki payı 2025 yılında %7,2'ye yükselerek araştırmanın son yıllardaki en yüksek seviyesine ulaştı. Bu oran, 2021 yılında %5,7 seviyesinde bulunuyordu. Böylece yüksek teknoloji grubunun katma değer üretimindeki payı son beş yılda belirgin bir artış gösterdi.

Söz konusu yükseliş, Türkiye'de ileri teknoloji üretiminin ekonomik katkısının güçlendiğine işaret eden göstergeler arasında yer aldı. Özellikle savunma sanayii, elektronik, medikal teknolojiler ve ileri mühendislik ürünleri gibi yüksek teknoloji yoğunluklu alanlarda üretim kapasitesindeki gelişmeler, bu artışın öne çıkan unsurları arasında değerlendirildi.

Brüt Katma Değer Beş Yılda Önemli Ölçüde Büyüdü

Araştırma sonuçlarına göre, İSO 1000 kapsamındaki şirketlerin toplam brüt katma değeri son beş yılda önemli ölçüde yükseldi. 2021 yılında 571,7 milyar Türk Lirası olan toplam brüt katma değer, 2025 yılında yaklaşık 3,9 trilyon Türk Lirası seviyesine ulaştı.

Bu artışta üretim hacmindeki büyümenin yanı sıra enflasyon, yatırım harcamaları, ihracat performansı ve sanayi üretimindeki genel genişleme etkili oldu. İSO 1000 araştırması, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarının üretim ve katma değer performansını ortaya koyan temel göstergeler arasında yer almayı sürdürüyor.

Orta-Yüksek Teknoloji Grubunda Gerileme Kaydedildi

İSO 1000 verileri, yüksek teknoloji grubundaki yükselişe karşın orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin toplam katma değer içerisindeki payında düşüş yaşandığını gösterdi. Böylece teknoloji yoğunluğu bakımından üretim kompozisyonunda yüksek teknoloji lehine bir değişim gözlendi.

Sanayi üretimindeki bu değişim, sektörlerin katma değer dağılımında yaşanan dönüşümü ortaya koyarken, teknoloji yoğun üretimin ekonomik katkısının giderek arttığını gösteren veriler arasında yer aldı.

Teknoloji Odaklı Üretim Politikaları Öne Çıkıyor

Son yıllarda uygulanan teknoloji ve sanayi politikaları kapsamında yüksek katma değerli üretimin artırılması, Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ve dijital dönüşüm yatırımlarının yaygınlaştırılması öncelikli hedefler arasında bulunuyor. İSO 1000 verilerinde görülen artış da bu süreçte yüksek teknoloji alanındaki üretim kapasitesindeki gelişmeleri yansıtan göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.

Özellikle savunma sanayii, yazılım tabanlı üretim teknolojileri, elektronik sistemler, biyoteknoloji ve ileri malzeme teknolojileri gibi alanlarda gerçekleştirilen yatırımlar, yüksek teknoloji üretiminin sanayi içerisindeki payının artmasına katkı sağlayan unsurlar arasında gösteriliyor.

İkon-ok
Back to Top