QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 31 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
Bankacılık Sektörünün Toplam Mevduatı 32,4 Trilyon Türk Lirası Seviyesine Ulaştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı 24 Temmuz haftasında artış göstererek 32,4 trilyon Türk Lirası seviyesine yükseldi. Mevduat hareketlerinde hem Türk Lirası hem de yabancı para hesaplarında artış kaydedildi.



Toplam Mevduatta Haftalık Artış

Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 24 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre %1,5 artarak 32,4 trilyon Türk Lirası oldu. Söz konusu dönemde mevduat kalemlerinde yükseliş devam ederken, Türk Lirası ve yabancı para hesaplarındaki hareketlilik dikkat çekti.

TCMB verilerine göre, Türk Lirası mevduatlar haftalık bazda %1,6 oranında artarken, yabancı para mevduatlar da %1,7 yükseldi. Böylece bankacılık sektöründeki toplam kaynak yapısında hem yerel para hem de döviz cinsi mevduatlardaki artış sürdü.

Yabancı Para Mevduatlarında Artış

24 Temmuz haftasında yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduat hesaplarında da artış görüldü. Verilere göre, yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatları 2,4 milyar ABD Doları yükseldi.

Yabancı para mevduatlarındaki hareketlilik, bankacılık sektörünün toplam mevduat büyüklüğündeki artışta etkili olan unsurlar arasında yer aldı.

Tüketici Kredileri 6,7 Trilyon Türk Lirası Oldu

Aynı dönemde tüketici kredilerinde de yükseliş kaydedildi. Bankacılık sektörünün tüketici kredileri, 24 Temmuz haftasında %1,2 artarak 6,7 trilyon Türk Lirası seviyesine çıktı.

Kredi hacmindeki artışla birlikte tüketici finansmanı tarafındaki büyüme devam ederken, bankacılık sektörünün toplam bilanço büyüklüğündeki hareketlilik sürdü.

Bankacılık Sektöründe Mevduat Ve Kredi Hacmi Gelişmeleri Yaşanıyor

TCMB’nin haftalık para ve banka istatistikleri, bankacılık sektöründeki mevduat ve kredi hareketlerini yakından takip etmek açısından önemli göstergeler arasında bulunuyor. 24 Temmuz haftasına ilişkin veriler, toplam mevduat büyüklüğünde ve tüketici kredilerinde artış yaşandığını ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
Türkiye Tekstil İhracatında İlk Beş Ülke Arasındaki Konumunu Koruyor

Küresel tekstil ticaretinde yaşanan daralmaya rağmen Türkiye, uluslararası pazardaki güçlü konumunu korumayı sürdürüyor. Özellikle teknik tekstil ürünlerinde kaydedilen artış, sektörün ihracat yapısındaki dönüşümü ortaya koyuyor.



Küresel Tekstil İhracatında Daralma Yaşandı

"Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025" verilerine göre, küresel tekstil ihracatı %1,3 gerileyerek 349,3 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti. Küresel ticarette yaşanan bu daralmaya rağmen Türkiye, %3,3'lük payıyla dünyanın en büyük beş tekstil ihracatçısı arasında yer almaya devam etti. Böylece Türkiye, uluslararası tekstil ticaretindeki güçlü konumunu korudu.

Türkiye'nin Tekstil ve Hammaddeleri İhracatı

Rapora göre Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı, bir önceki yıla göre %0,6 azalarak 11,5 milyar ABD Doları olarak kaydedildi. Küresel talepteki yavaşlama ve uluslararası ticaretteki değişen dinamikler, sektörün genel ihracat performansını etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Buna karşın Türkiye, ihracat hacmi bakımından dünyanın önde gelen tekstil üretici ve ihracatçı ülkeleri arasındaki konumunu sürdürdü.

Teknik Tekstil Ürünleri İhracatta Öne Çıktı

Sektörün alt ürün grupları incelendiğinde teknik tekstillerin ihracattaki ağırlığını artırdığı görüldü. Teknik tekstil ihracatı %3,4 artış gösterirken, 2,4 milyar ABD Doları ile tekstil ve hammaddeleri ihracatının en büyük ürün grubunu oluşturdu. Bu gelişme, katma değeri yüksek ürünlere yönelik üretim ve ihracat kapasitesinin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Teknik tekstiller; otomotiv, sağlık, savunma, inşaat, tarım, filtrasyon, koruyucu ekipman ve endüstriyel uygulamalar gibi farklı alanlarda kullanılması nedeniyle küresel ölçekte büyüyen ürün grupları arasında yer alıyor. Bu durum, teknik tekstil ürünlerinin uluslararası pazarlardaki önemini artırıyor.

Katma Değerli Ürünlere Yönelik Dönüşüm Devam Ediyor

Son yıllarda tekstil sektöründe katma değeri yüksek üretime yönelik yatırımların artması, ihracat kompozisyonunda da etkisini gösteriyor. Teknik tekstillerin toplam ihracat içerisindeki payının yükselmesi, sektörün geleneksel ürün gruplarının yanı sıra ileri teknoloji ve özel kullanım alanlarına yönelik üretim kapasitesini geliştirdiğini ortaya koyuyor.

Uluslararası pazarlarda sürdürülebilir üretim, dijitalleşme, geri dönüştürülebilir malzemeler ve yenilikçi tekstil teknolojilerine yönelik talebin artması da teknik tekstil segmentinin büyümesini destekleyen gelişmeler arasında bulunuyor.

Türkiye Küresel Rekabette Güçlü Konumunu Sürdürüyor

Küresel tekstil ihracatındaki daralmaya rağmen Türkiye, üretim altyapısı, tedarik zinciri kabiliyeti, coğrafi konumu ve geniş ürün çeşitliliği sayesinde dünyanın en büyük tekstil ihracatçıları arasında yer almaya devam ediyor. Teknik tekstil ürünlerinde kaydedilen büyüme ise sektörün ihracat yapısındaki dönüşümün hız kazandığını ve yüksek katma değerli ürünlerin toplam ihracattaki ağırlığının arttığını gösteriyor. "Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025" verileri, Türkiye'nin küresel tekstil ticaretindeki güçlü konumunu korurken teknik tekstil alanındaki performansını da geliştirdiğini ortaya koyuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
Türkiye, Yapay Zekâ Yatırımlarını Stratejik Öncelikler Arasında Konumlandırıyor

Yapay zekâ teknolojileri, küresel ölçekte ekonomik büyüme, teknolojik dönüşüm ve rekabet gücü açısından stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. Türkiye de bu doğrultuda yapay zekâ yatırımlarını artırmaya, dijital altyapısını güçlendirmeye ve ulusal rekabetçiliğini desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.



Küresel Yapay Zekâ Yatırımlarında Hızlı Büyüme Bekleniyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı, küresel yapay zekâ yatırımlarının 2025 yılı itibarıyla 1,5 trilyon ABD Doları seviyesine ulaşmasının beklendiğini belirtti. Dünya genelinde kamu ve özel sektör tarafından gerçekleştirilen yatırımların artmasıyla birlikte, yapay zekâ uygulamalarının sanayi, sağlık, finans, eğitim, savunma ve kamu hizmetleri başta olmak üzere birçok alanda yaygınlaşması öngörülüyor.

Artan yatırımlar, ülkelerin teknolojik kapasitesini geliştirmenin yanı sıra veri yönetimi, yüksek performanslı hesaplama altyapıları ve nitelikli insan kaynağı gibi alanlarda da yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor.

Veri Yönetimi ve Yapay Zekâ Modelleri Stratejik Öneme Sahip

Açıklamada, kendi verisini etkin şekilde yönetemeyen ve yapay zekâ modellerini geliştiremeyen ülkelerin dijital dönüşüm sürecinde rekabet avantajını kaybedebileceği vurgulandı. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişiminde verinin işlenmesi, güvenli biçimde saklanması ve yerli teknolojilerle değerlendirilebilmesi, ülkelerin dijital egemenliği açısından temel unsurlar arasında yer alıyor.

Bu kapsamda veri merkezlerinin güçlendirilmesi, bulut bilişim altyapılarının geliştirilmesi ve yerli yapay zekâ ekosisteminin desteklenmesi, dijital dönüşüm politikalarının önemli bileşenleri olarak değerlendiriliyor.

Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı Kapsamındaki Çalışmalar Sürüyor

Türkiye, Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı doğrultusunda yapay zekâ alanındaki kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Plan kapsamında kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve teknoloji girişimleri arasında iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Çalışmalar; araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, veri paylaşım mekanizmalarının güçlendirilmesi, kamu hizmetlerinde yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılması ve yenilikçi teknolojilerin üretime kazandırılması gibi başlıklarda ilerliyor.

Nitelikli İnsan Kaynağının Geliştirilmesi Hedefleniyor

Yapay zekâ ekosisteminin sürdürülebilir şekilde büyümesi için nitelikli insan kaynağının artırılması öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Bu doğrultuda eğitim programlarının geliştirilmesi, yapay zekâ alanında uzman yetiştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Mesleki eğitim, yazılım geliştirme, veri bilimi ve makine öğrenmesi gibi alanlarda oluşturulan yeni programlarla dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayacak iş gücünün artırılması amaçlanıyor.

KOBİ'lerin Dijital Dönüşüm Süreci Destekleniyor

Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı'nın önemli başlıklarından birini de küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin dijital dönüşümü oluşturuyor. Yapay zekâ tabanlı çözümlerin üretim süreçlerine entegre edilmesi, verimliliğin artırılması ve rekabet gücünün güçlendirilmesi amacıyla KOBİ'lere yönelik çeşitli destek mekanizmaları uygulanıyor.

Dijitalleşme süreçlerinde bulut teknolojileri, büyük veri analitiği, otomasyon sistemleri ve yapay zekâ uygulamalarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenirken, işletmelerin teknolojik dönüşüme daha hızlı uyum sağlaması amaçlanıyor.

Türkiye'nin Yapay Zekâ Ekosistemi Geliştiriliyor

Türkiye'de son yıllarda teknoloji girişimleri, araştırma merkezleri ve kamu destekli projeler aracılığıyla yapay zekâ ekosisteminin büyümesine yönelik çalışmalar hız kazandı. Yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması, araştırma altyapılarının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, stratejik hedefler arasında yer alıyor.

Kamu destek programları, teknoloji geliştirme bölgeleri ve inovasyon odaklı projeler aracılığıyla yapay zekâ alanındaki girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesi, ülkenin dijital dönüşüm sürecinin önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yapay Zekâ, Dijital Rekabetçiliğin Temel Unsurlarından Biri Olmayı Sürdürüyor

Küresel ölçekte hızlanan teknolojik dönüşüm süreci, ülkelerin yapay zekâ alanındaki yatırımlarını ve stratejik planlamalarını ön plana çıkarıyor. Türkiye de veri yönetimi, yerli yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve işletmelerin dijital dönüşümünün desteklenmesine yönelik politikalarını sürdürerek yapay zekâ ekosistemini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
TÜİK Haziran Ayı İş Gücü İstatistiklerini Açıkladı: İşsizlik Oranı Tarihi Düşük Seviyeye Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 yılı haziran ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini yayımladı. Açıklanan verilere göre işsizlik oranı gerilerken, istihdam ve iş gücüne katılım göstergelerinde de artış kaydedildi.



İşsizlik Oranı Ocak 2005'ten Bu Yana En Düşük Seviyeye İndi

TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde 15 ve üzeri yaş grubundaki işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2,7 milyona geriledi. İşsizlik oranı ise bir önceki aya kıyasla 0,5 puan düşerek %7,6 seviyesinde gerçekleşti.

Bu oran, iş gücü istatistiklerinin aylık olarak hesaplanmaya başlandığı Ocak 2005 döneminden bu yana kaydedilen en düşük işsizlik oranı olarak öne çıktı. Geçen yılın aynı ayına göre ise işsizlik oranında 1 puanlık azalma görüldü.

Cinsiyete göre değerlendirildiğinde işsizlik oranı erkeklerde %6,5, kadınlarda ise %9,8 olarak tahmin edildi.

Genç İşsizlikte Düşüş Devam Etti

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı da haziran ayında gerilemesini sürdürdü. Bir önceki aya göre 1,8 puan azalan genç işsizlik oranı %12,8 olarak hesaplandı.

Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde %10,4, kadınlarda ise %17,3 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Edilen Kişi Sayısı Arttı

Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 227 bin kişi artarak 32,7 milyona yükseldi.

İstihdam oranı ise 0,3 puanlık artışla %48,9 oldu. Bu oran erkeklerde %66,1, kadınlarda ise %32 olarak kaydedildi.

İstihdamdaki artış, iş gücü piyasasında çalışan sayısının yükselmeye devam ettiğini gösterirken, ekonomik faaliyetlerdeki hareketliliğin iş gücü verilerine de yansıdığı görüldü.

İş Gücüne Katılım Oranında Artış Kaydedildi

Haziran ayında mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü, bir önceki aya göre 58 bin kişi artarak 35,5 milyona ulaştı.

İş gücüne katılma oranı ise 0,1 puan artış göstererek %52,9 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde iş gücüne katılım oranı %70,7 olurken, kadınlarda bu oran %35,5 olarak hesaplandı.

İş gücüne katılım oranındaki yükseliş, hem istihdam edilen hem de iş arayan nüfustaki artışı yansıtan göstergeler arasında yer aldı.

Haftalık Fiili Çalışma Süresi Yükseldi

Referans döneminde iş başında bulunan istihdam edilenlerin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de haziran ayında artış gösterdi.

Buna göre haftalık ortalama çalışma süresi bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,6 saate ulaştı.

Atıl İş Gücü Oranında Gerileme Yaşandı

İş gücü piyasasının tamamını değerlendiren göstergelerden biri olan atıl iş gücü oranında da düşüş kaydedildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı haziran ayında bir önceki aya göre 2 puan azalarak %28,8 oldu.

Aynı dönemde zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı %18,5 olarak hesaplanırken, işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı ise %19,2 seviyesinde gerçekleşti.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz Cuma
QNB Invest Odak •
Açlık Sınırı 36,9 Bin Türk Lirası, Yoksulluk Sınırı İse 120,3 Bin Türk Lirası Olarak Belirlendi

BIST 100 endeksi günlük bazda %1,5 geriledi. Bankacılık %2,4 düşüş kaydederken, sanayi endeksi %0,6 düşüş gösterdi. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %0,1 ile iletişim endeksinde görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Haziran 2026 Aylık Bankacılık Verileri – Zayıf çeyrek: yatay net faiz geliri, artan alım-satım zararları BDDK, Haziran 2026 dönemine ilişkin aylık bankacılık sektörü verilerini yayımladı. Öne çıkan başlıklar şu şekilde: Mevduat bankaları, Haziran ayında 77,4 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Bu tutar, bir önceki aya göre %79, geçen yılın aynı ayına göre ise %2 artış gösterdi. Kârlılıktaki iyileşmede; Ücret ve komisyon gelirlerinin aylık bazda %24 artması, Faaliyet gelirlerinin %36 yükselmesi, Alım-satım zararlarının sınırlı ölçüde azalması, Faaliyet giderlerindeki artışın aylık bazda yalnızca %3 ile sınırlı kalması etkili oldu. Kümülatif olarak değerlendirildiğinde, 2026'nın ilk altı ayında net kâr yıllık bazda %22 arttı. Ancak bu artış, mevcut yıllık enflasyon oranının hafif altında kaldı. Çeyreklik bazda ise 2026 ikinci çeyrek net kârı 58 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki çeyreğe göre %18 azalırken, geçen yılın aynı dönemine göre %60 arttı. Çeyreklik net faiz marjı, 2026 ilk çeyrekteki %5,91 seviyesinden %5,66'ya geriledi. Bu gerilemede, Türk Lirası kredi-mevduat faiz makasının çeyreklik bazda 176 baz puan daralması etkili oldu. Net faiz geliri aylık bazda %5 ile sınırlı bir artış gösterirken, yıllık bazda %55 gibi güçlü bir büyüme kaydetti. Yıllıklandırılmış aylık net faiz marjı %5,78 seviyesinde gerçekleşerek geçen yılın aynı dönemine göre 92 baz puan iyileşti. Türk Lirası çekirdek faiz makası ise aylık bazda yalnızca 12 baz puan artarak %2,72'ye yükseldi. Ücret ve komisyon gelirleri aylık bazda %24, yıllık bazda ise %46 arttı. Faaliyet giderlerindeki disiplin korunurken, aylık artış %3 ile sınırlı kaldı. Buna karşın faaliyet giderlerinin yıllık artış oranı %47 ile yüksek seviyesini korudu. Aktif kalitesi tarafında, takipteki kredi oranı %3,1 olarak gerçekleşti. Risk maliyeti ise Haziran ayında aylık bazda 28 baz puan artarak 235 baz puana yükseldi. Çeyreklik bazda risk maliyeti 201 baz puan ile büyük ölçüde yatay seyretti. Yıllıklandırılmış aylık ortalama özkaynak kârlılığı %19,2'ye gerileyerek, bir önceki aya göre yaklaşık 178 baz puan, bir önceki çeyreğe göre ise 639 baz puan düşüş gösterdi. Aylık bazdaki bu zayıflığın genel olarak beklentilerle uyumlu olduğu değerlendirilmekte. Söz konusu görünümün, Mart ayında jeopolitik gelişmeler ve artan makroekonomik oynaklığa karşı uygulanan fonlama faizi artışının gecikmeli etkilerini yansıttığı düşünülüyor.
  • ABD'nin Türk tekstil ve hazır giyim sektörlerine uyguladığı ek vergiler, Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyecek İstanbul Sanayi Odası Başkanı, ABD'nin Section 301 kapsamındaki yeni vergi düzenlemesinin Türk tekstil ve hazır giyim sektörleri için %12,5 ek gümrük vergisi getirdiğini belirtti. Bu durumun, bazı rakip ülkelere tanınan indirimler karşısında Türkiye için açık bir rekabet eşitsizliği yarattığı ve toplam gümrük vergisi yükünü %25-30 seviyelerine taşıyabileceği ifade edildi.
  • Türkiye, yapay zeka yatırımlarının artırılması ve ulusal rekabetçiliğin korunması için stratejik adımlar atıyor Sanayi ve Teknoloji Bakanı, dünya yapay zeka yatırımlarının 2025 itibarıyla 1,5 trilyon ABD Doları’na ulaşacağını vurguladı. Türkiye'nin kendi verisini yönetemeyen ve yapay zeka modellerini geliştiremeyen ülkelerin "dijital parya" olacağını belirterek, Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında insan gücünün yetiştirilmesi ve KOBİ'lerin dijital dönüşümünün desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
  • Temmuz 2026'da açlık sınırı 36,9 bin Türk Lirası, yoksulluk sınırı ise 120,3 bin Türk Lirası olarak belirlendi TÜRK-İŞ'in Temmuz 2026 araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için gereken açlık sınırı 36,9 bin Türk Lirası, yoksulluk sınırı ise 120 bin Türk Lirası olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 47,7 bin Türk Lirasına ulaştı. Bazı gıda fiyatlarında sınırlı artışlar gözlendi.
  • Bankacılık sektörünün toplam mevduatı 24 Temmuz haftasında 32,4 trilyon Türk Lirası’na yükseldi TCMB verilerine göre, 24 Temmuz haftasında bankacılık sektörünün toplam mevduatı %1,5 artışla 32,4 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Türk Lirası mevduatlar %1,6, yabancı para mevduatlar ise %1,7 yükseldi. Yabancı para mevduatlarında yurt içi yerleşiklerin hesaplarında 2,4 milyar ABD Doları artış gözlendi. Tüketici kredileri %1,2 artışla 6,7 trilyon Türk Lirası oldu.
  • Yurt dışında yerleşik kişiler, 24 Temmuz haftasında toplam 844,5 milyon ABD Doları tutarında menkul kıymet alımı yaptı TCMB verilerine göre, 24 Temmuz haftasında yabancı yatırımcılar hisse senedinde 38,9 milyon ABD Doları, Devlet İç Borçlanma Senedi'nde 805,5 milyon ABD Doları ve Özel Sektör Tahvili'nde 137 milyon ABD Doları olmak üzere toplam 844,5 milyon ABD Doları alım gerçekleştirdi. Yabancıların hisse senedi stoku 41,4 milyar ABD Doları’na, DİBS stoku 17,7 milyar ABD Doları’na ve ÖST stoku 4 milyar ABD Doları’na yükseldi.
  • TCMB PPK özetine göre, enflasyonun ana eğiliminde geçici bir yükseliş bekleniyor TCMB Para Politikası Kurulu'nun 23 Temmuz 2026 toplantı özetine göre, jeopolitik gelişmelerle enerji fiyatları yükseliş eğiliminde. Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının küresel büyümesi 2026YS için %1,7, 2027YS için %2,5 olarak tahmin ediliyor. Küresel enflasyon riskleri sürerken, iç talepte zayıf seyir belirginleşti. Haziran'da tüketici fiyatları %0,99 artarken, yıllık enflasyon %32,11'e geriledi.
  • Haziran 2026'da işsizlik oranı %7,6 ile son yılların en düşük seviyesine geriledi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Haziran 2026 işsizlik oranının %7,6'ya düştüğünü, bunun 2005'ten bu yana en düşük seviye olduğunu açıkladı. Genç işsizlik %12,8'e, kadın işsizliği ise %9,8'e geriledi. Hükümet, reel sektörü toplam 1 trilyon Türk Lirası krediyle desteklerken, emek yoğun sektörlerde çalışan başına aylık 3.500 Türk Lirası istihdam desteği sağlıyor.
  • Haziran 2026'da Hizmet Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,22 geriledi TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da Hizmet Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,22 azaldı. Yıllık bazda %31,84, Aralık 2025'e göre ise %24,07 arttı. Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %0,75, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %4,33 artış görülürken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %6,41, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %5,64 azalış kaydedildi.
  • Temmuz 2026'da ekonomik güven endeksi %0,9 artışla 99,8 seviyesine yükseldi TÜİK verilerine göre, Temmuz 2026'da ekonomik güven endeksi bir önceki aya göre %0,9 artarak 99,8 oldu. Tüketici güven endeksi %2,2 yükselişle 89,8'e çıkarken, reel kesim güven endeksi %0,8 azalarak 101,2'ye geriledi. Hizmet sektörü güven endeksi 112'ye yükselirken, perakende ticaret 111'e, inşaat sektörü ise 83,5'e değişti.
  • Haziran 2026'da işsizlik oranı %7,6 ile son 20 yılın en düşük seviyesine geriledi TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak %7,6'ya düştü. Bu, Ocak 2005'ten bu yana kaydedilen en düşük seviye oldu. Erkeklerde işsizlik %6,5, kadınlarda %9,8 olarak gerçekleşirken, genç nüfustaki işsizlik %1,8 puan azalışla %12,8'e geriledi.


Şirket Haberleri


  • AYDEM Uşak RES kapasitesini 6 MWm artırdı Şirket, Uşak RES kapasite artış projesi kapsamında 6 MWm'lik yeni türbinin devreye alınmasının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildiğini duyurdu. Bu artış ile Uşak RES+Hibrit GES tesisinin toplam kurulu gücü 239,65 MWm'den 245,65 MWm'ye, rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 268,5 MWm'den 274,5 MWm'ye ulaştı.
  • LINK İçişleri Bakanlığı'ndan 4,8 milyon Türk Lirası tutarında ek sipariş aldı Şirket, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen KGYS Genişleme Projesi Malzeme Alımı İşi kapsamında 4,8 milyon Türk Lirası tutarında ilave sipariş onayı aldı.
  • BESTE Gürcistan'da GES projesi için şirket satın alma görüşmelerine başladı Şirket Yönetim Kurulu'nun 30 Temmuz 2026 tarihli kararı doğrultusunda, Gürcistan'ın Gardabani bölgesinde bulunan Güneş Enerji Santrali projesi için Gürcistan'da yerleşik bir şirketin satın alınması hususunda görüşmelere başlandığını duyurdu.
  • MEYSU 2,21 milyar Türk Lirası tutarında tazminat davası açtı Şirket, haksız fiilden kaynaklı piyasa değer kaybı, kâr kaybı ve manevi zarar iddiasıyla, 30 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde asgari 2,21 milyar Türk Lirası tutarında maddi ve manevi tazminat davası ikame etti.
  • BRISA yatırım teşvik belgesi tamamlama vizesini aldı Şirket, İzmit fabrikasında gerçekleştirdiği tevsi yatırımına ilişkin yatırım teşvik belgesinin tamamlama vizesi işlemlerini tamamladı. Bu sayede şirket, yatırımın işletme döneminde sigorta primi işveren hissesi desteği ve vergi indirimi desteğinden yararlanmaya devam edebilecek.
  • EUHOL Ankara'daki gayrimenkulünü 120 milyon Türk Lirası'na sattı Yönetim Kurulu'nun 29 Temmuz 2026 tarihli kararı ile Şirket, Ankara'da bulunan 5 adet bağımsız bölümden oluşan gayrimenkulünü 120 milyon Türk Lirası bedelle satmaya karar verdi.
  • EUREN 21,31 milyon ABD Doları tutarında solar camı satış sözleşmesi imzaladı Şirket, Alfa Solar Sanayi ve Ticaret AŞ ile KDV hariç 21,3 milyon ABD Doları tutarında solar camı satış anlaşması imzaladı. Sevkiyatlar Ağustos ayında başlayıp 2027 Nisan ayında tamamlanacak.
  • GESAN 294,35 milyon Türk Lirası tutarında TEİAŞ ihalesini kazandı Şirket, TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen "İTM-561 Referanslı 154 kV Oğulbey TM Yapım İşi" ihalesini en avantajlı teklifi vererek kazandı. İhale komisyonunun kesinleşen kararı 30 Temmuz 2026 tarihinde şirkete tebliğ edildi. İşin sözleşme bedeli 294,35 milyon Türk Lirası'dır.
  • ORZAX Özbekistan'da 1 milyon ABD Doları sermayeli bağlı ortaklık kurdu Şirket, uluslararası pazarlardaki büyüme hedefleri doğrultusunda, Özbekistan Cumhuriyeti'nde 1 milyon ABD Doları sermayeli 'ORZAX' JV LLC unvanlı bağlı ortaklığını kurdu. ORZAX, şirketin %70 hissesine sahip ve Orta Asya pazarındaki etkinliğini artırmayı hedeflemekte. Özbekistan'ın 38 milyonu aşan nüfusu ve 2,3 ile 3,4 milyar ABD Doları büyüklüğündeki ilaç ve sağlık ürünleri pazarı, bu yatırım için önemli stratejik gerekçeler sunmakta. Kozmetik ve kişisel bakım pazarı 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 978 milyon ABD Doları büyüklüğe ulaşmış olup, 2030 yılına kadar 1,55 milyar ABD Doları seviyesine ulaşması öngörülmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – YKBNK Yapı Kredi, 2026 ikinci çeyrekte solo bazda 10,7 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Sonuç, piyasa beklentisi ve 10,8 milyar Türk Lirası seviyesindeki tahminimizle uyumlu gerçekleşirken, net kâr çeyreklik bazda %47, yıllık bazda ise %5 geriledi. 2026 yılının ilk yarısında net kâr yıllık bazda %36 artarak yıllık enflasyon oranının hafif üzerinde gerçekleşti. Swap etkisinden arındırılmış net faiz marjı 70 baz puan daralarak %3'e gerilerken, net risk maliyeti bankanın %1,50–1,75 seviyesindeki yıllık beklenti aralığının 282 baz puan üzerine çıktı. Ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %17 artarken, faaliyet giderleri insan kaynakları ve diğer gider kalemlerindeki artışın etkisiyle yıllık bazda %34 yükseldi. Yıllıklandırılmış ortalama maddi özkaynak kârlılığı 2026 ikinci çeyrekte %15,7 olarak gerçekleşerek, önceki çeyrekteki %31,4 seviyesine kıyasla belirgin şekilde geriledi. Banka bugün 16.00'da bir telekonferans düzenleyecek olup, ayrıntılı değerlendirme raporu daha sonra paylaşılacak.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-31072026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz Perşembe
QNB Invest Odak •
FED Faiz Kararını Açıkladı: Faiz Sabit Kaldı, Şahin Mesajlar Öne Çıktı

ABD Merkez Bankası (FED), Temmuz 2026 Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar, piyasalarda sürpriz yaratmazken toplantı sonrası yapılan açıklamalar ve oylama detayları, FED'in enflasyonla mücadelede temkinli duruşunu koruduğunu gösterdi. Özellikle üç üyenin faiz artışı yönünde oy kullanması, para politikasında şahin görüşlerin güç kazandığına işaret etti.


FED Neden Faizleri Sabit Bıraktı?

FED, para politikasında mevcut sıkı duruşunu korurken ekonomik görünümde önemli bir değişiklik olmadığını değerlendirdi.

Karar metninde öne çıkan mesajlar şunlar oldu:

  • Politika faizi %3,50-%3,75 aralığında sabit bırakıldı.
  • Enflasyonun halen %2 hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiği vurgulandı.
  • İş gücü piyasasının güçlü görünümünü koruduğu belirtildi.
  • Para politikasında veri odaklı yaklaşımın sürdürüleceği mesajı verildi.

FED, enflasyonda kalıcı bir düşüş görülene kadar temkinli duruşunu sürdürmeye hazır olduğunun sinyalini verdi.

Oylama Neden Dikkat Çekti?

Toplantının en dikkat çekici gelişmelerinden biri oy dağılımı oldu.

FOMC üyeleri politika faizinin sabit bırakılması yönünde 9'a karşı 3 oy kullandı.

Faiz artışı yönünde karşı oy veren üyeler:

  • Lorie Logan (Dallas FED Başkanı)
  • Beth Hammack (Cleveland FED Başkanı)
  • Neel Kashkari (Minneapolis FED Başkanı)

Üç üye, enflasyonun yeniden ivme kazanma riskine karşı politika faizinin 25 baz puan artırılması gerektiğini savundu.

FED Ekonomiye İlişkin Nasıl Bir Değerlendirme Yaptı?

FED, küresel jeopolitik risklerdeki artışa rağmen ABD ekonomisinin dirençli görünümünü koruduğunu ifade etti.

Karar metninde öne çıkan değerlendirmeler:

  • Ekonomik faaliyet güçlü büyümeye devam ediyor.
  • Sermaye yatırımları ve verimlilik artışı destekleyici görünümünü sürdürüyor.
  • İstihdam artışı iş gücü arzıyla uyumlu ilerliyor.
  • İşsizlik oranı düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor.

Bu değerlendirmeler, FED'in ekonomik aktivitede belirgin bir yavaşlama görmediğine işaret ediyor.

Enflasyon Neden hâlâ Gündemin Merkezinde?

FED, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.

Özellikle;

  • enerji fiyatları,
  • arz kaynaklı maliyet baskıları,
  • bazı sektörlerde devam eden fiyat artışları enflasyonun hedef seviyenin üzerinde kalmasına neden oluyor.

Merkez Bankası, orta vadede fiyat istikrarını sağlama hedefini koruduğunu yineledi.

FED'in Sonraki Adımı Ne Olabilir?

Temmuz toplantısı, FED'in faiz indirimleri konusunda aceleci olmayacağını gösterdi.

Önümüzdeki dönemde;

  • enflasyon verileri,
  • istihdam piyasası,
  • ücret artışları,
  • ekonomik büyüme göstergeleri FED'in para politikası kararlarında belirleyici olmaya devam edecek.

Faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin beklentiler ise açıklanacak makroekonomik verilere bağlı olarak şekillenecek.

FED faizleri değiştirdi mi?

Hayır. FED politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı.

FED neden faiz indirmedi?

Enflasyonun hâlâ %2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve ekonomik aktivitenin güçlü kalması nedeniyle mevcut sıkı para politikası korundu.

Toplantıda neden üç karşı oy çıktı?

Üç FOMC üyesi, enflasyon riskleri nedeniyle faizlerin 25 baz puan artırılması gerektiğini savundu.

FED'in bir sonraki adımı ne olabilir?

Önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri, faiz politikasının yönü açısından belirleyici olacak.
İkon-ok
Back to Top