QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 27 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
FKB’ye Bağlı Finansal Sektörlerin Aktif Büyüklüğü 2,2 Trilyon Türk Lirası’na Ulaştı

Finansal Kurumlar Birliği’nin 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin konsolide verilerine göre, finansal kiralama, faktoring, finansman, varlık yönetimi ve tasarruf finansman sektörlerinin toplam aktif büyüklüğü yıllık bazda %68 artarak 2,1 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Sektörlerin yılın ilk altı ayındaki toplam işlem hacmi ise %62 artışla 2,4 trilyon Türk Lirası olarak gerçekleşti.


Finansta 2,2 Trilyon Türk Lirası’nı Aşan Büyüklük

FKB’nin nisan-haziran dönemine ilişkin verilerine göre, birlik bünyesindeki beş sektörün toplam aktif büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine kıyasla %68 yükseldi. Haziran sonu itibarıyla toplam aktifler 2,1 trilyon Türk Lirası’na çıktı.

Aynı dönemde toplam alacak büyüklüğü %71 artarak 1,5 trilyon Türk Lirası’na, toplam özkaynak büyüklüğü ise %76 yükselerek 449 milyar Türk Lirası’na ulaştı.

İlk Altı Ayda İşlem Hacmi 2,4 Trilyon Türk Lirası’na Ulaştı

FKB’ye bağlı sektörlerin 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirdiği toplam işlem hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %62 arttı. Altı aylık işlem hacmi 2,4 trilyon Türk Lirası olarak kaydedildi.

Sektörlerin müşteri tabanı da genişledi. Toplam müşteri sayısı yaklaşık %16 artışla 7,3 milyona yükseldi. Haziran sonu itibarıyla beş sektörde yaklaşık 23 bin kişi istihdam edilirken toplam şube sayısı 1.458 oldu.

Tasarruf Finansmanda Aktif Büyüklük 501 Milyar Türk Lirası’na Çıktı

Tasarruf finansman sektörü, yılın ilk yarısında aktif büyüklüğündeki artışla öne çıkan sektörlerden biri oldu. Sektörün ilk altı aylık işlem hacmi yıllık bazda %107 artarak 832 milyar Türk Lirası’na yükseldi.

Tasarruf finansman sektörünün aktif büyüklüğü %188 artışla 501 milyar Türk Lirası’na ulaşırken, alacak büyüklüğü 257 milyar Türk Lirası, özkaynak büyüklüğü ise 149 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti.

Sektörün müşteri sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre iki katın üzerinde artarak 1,5 milyona çıktı. Haziran sonu itibarıyla tasarruf finansman sektöründe 891 şube ve 12.801 çalışan bulunuyordu.

Faktoringde İşlem Hacmi 1 Trilyon Türk Lirası’nı Aştı

Faktoring sektörünün 2026 yılının ilk altı ayındaki işlem hacmi %43 artışla 1,1 trilyon Türk Lirası’na yükseldi. Sektörün aktif büyüklüğü %51 artarak 596 milyar Türk Lirası’na, alacak büyüklüğü ise yaklaşık %51 artışla 542 milyar Türk Lirası’na ulaştı.

Faktoring sektörünün müşteri sayısı da yıllık bazda yaklaşık %17 artarak 108 binin üzerine çıktı. Sektörde haziran sonu itibarıyla 49 şirket, 449 şube ve 4.941 çalışan faaliyet gösterdi.

Finansal Kiralamada İşlem Hacmi %78 Arttı

Finansal kiralama sektörünün ilk altı aydaki işlem hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre %78 artarak 216 milyar Türk Lirası’na yükseldi. Sektörün aktif büyüklüğü %51 artışla 648 milyar Türk Lirası’na, alacak büyüklüğü ise %56 artışla 461 milyar Türk Lirası’na ulaştı.

Finansal kiralama sektörünün özkaynak büyüklüğü yaklaşık 114 milyar Türk Lirası seviyesinde gerçekleşirken, haziran sonu itibarıyla müşteri sayısı 55.571, çalışan sayısı ise 1.473 oldu.

Finansman Sektöründe Aktif Büyüklük 371 Milyar Türk Lirası Oldu

Finansman sektörünün yılın ilk altı ayındaki işlem hacmi %33 artarak 254 milyar Türk Lirası’na çıktı. Sektörün aktif büyüklüğü %46 artışla 371 milyar Türk Lirası’na, alacak büyüklüğü ise %48 artışla 323 milyar Türk Lirası’na ulaştı.

Haziran sonu itibarıyla finansman sektöründe 26 şirket faaliyet gösterirken çalışan sayısı 1.225 oldu. Sektörün müşteri sayısı yaklaşık 1,2 milyon olarak kaydedildi.

Varlık Yönetim Sektöründe Aktif Büyüklük 66 Milyar Türk Lirası’na Yükseldi

Varlık yönetim sektörünün aktif büyüklüğü haziran sonu itibarıyla yıllık bazda %58 artarak 66 milyar Türk Lirasına ulaştı. Sektörün özkaynak büyüklüğü 22 milyar Türk Lirasını aşarken müşteri sayısı %5,5 artışla 4,3 milyona yükseldi.

Varlık yönetim sektöründe 28 şirket ve 2.564 çalışan faaliyet gösterdi. 

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Türk Yatırımcıların Yurt Dışı Gayrimenkul Yatırımları 2Ç26’da 2,6 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

Türk yatırımcıların yurt dışındaki gayrimenkul yatırımları, 2026 yılının ikinci çeyreğinde 2,6 milyar ABD Doları’na ulaşarak son beş yılın ortalamasının 10 katını aştı. TEPAV’ın doğrudan yatırımlar verileri, aynı dönemde Türkiye’nin sermaye hareketlerinde yurt dışına yönelik yatırımların öne çıktığını gösterdi.


Doğrudan Yatırımlarda Net Sermaye Çıkışı

TEPAV Doğrudan Yatırımlar Bülteni’nin 2026 yılı ikinci çeyrek verilerine göre, Türkiye’ye yönelik doğrudan yatırım girişleri 1,6 milyar ABD Doları olurken, yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlar 2,5 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti. Gayrimenkul kaynaklı net girişlerin de hesaba katılmasıyla doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net sermaye hareketi 1,5 milyar ABD Doları çıkış olarak kaydedildi.

Geçen yılın aynı döneminde 0,9 milyar ABD Doları net doğrudan yatırım girişi gerçekleşirken, 2026 yılının ikinci çeyreğinde 0,9 milyar ABD Doları net doğrudan yatırım çıkışı görüldü.

Yurt Dışı Gayrimenkul Yatırımları 2,6 Milyar ABD Doları’na Çıktı

Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul yatırımları 2026 yılının ikinci çeyreğinde 2,6 milyar ABD Doları’na yükseldi. TEPAV verilerine göre bu tutar, son beş yıllık ortalamanın 10 katını aştı.

Raporda, yurt dışı gayrimenkul yatırımlarındaki yükselişle birlikte gayrimenkul sektörünün yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlardaki ağırlığını koruduğu belirtildi. Yurt dışı yatırımlarında Hollanda, ABD, İsviçre ve Bahamalar öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.

Hollanda’ya Yapılan Yatırımlarda Artış

Yurt dışına yapılan doğrudan yatırımların ülke dağılımında Hollanda dikkat çekti. Hollanda’ya yönelik yatırımlar 2025 yılının ikinci çeyreğindeki 409 milyon ABD Doları’ndan 2026 yılının aynı döneminde 763 milyon ABD Doları’na yükseldi.

Aynı dönemde Hollanda’daki yatırımlar 1,87 katına, ABD’deki yatırımlar 1,37 katına ve İsviçre’deki yatırımlar 1,41 katına çıktı.

Yurt Dışı Yatırımlarda Gayrimenkulün Payı Yükseldi

TEPAV verilerine göre, yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlarda gayrimenkul sektörünün payı 2026 yılının ikinci çeyreğinde arttı. Böylece gayrimenkul, Türk yatırımcıların yurt dışındaki doğrudan yatırımlarında öne çıkan alanlardan biri olmayı sürdürdü.

Yurt dışı gayrimenkul yatırımlarındaki artışta yerel piyasadaki uzun amortisman süreleri ve döviz bazlı getiri arayışı etkili olan unsurlar arasında gösterildi. Avrupa ülkelerindeki “Altın Vize” uygulamaları ile Dubai’de sunulan vergi avantajları gibi finansal ve düzenleyici teşviklerin de yatırım tercihlerinde etkili olduğu belirtildi.

Türkiye’de Yabancılara Konut Satışları Geriledi

Yurt dışına yönelik Türk yatırımlarındaki artışın görüldüğü dönemde, Türkiye’de yabancılara yapılan konut satışlarında gerileme kaydedildi. 2026 yılının ikinci çeyreğinde yabancılara konut satışı, geçen yılın aynı dönemine göre %3,8 azalarak 4 bin 918 oldu.

Yabancılara yapılan konut satışlarının %43’ü İstanbul’da, %32’si Antalya’da gerçekleşti. Uyruklara göre satışlarda Rusya vatandaşları 912 konutla ilk sırada yer alırken, onları İran vatandaşları 395 ve Ukrayna vatandaşları 347 konutla izledi.

Türkiye’ye Gelen Yabancı Yatırımlarda İmalat ve Ticaret Öne Çıktı

2026 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye’ye gelen yabancı yatırımların %64,3’ü imalat ile toptan ve perakende ticaret sektörlerinde toplandı. İmalatın payı %35,4, toptan ve perakende ticaretin payı ise %28,9 olarak gerçekleşti.

Ülke bazında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlarda Hollanda %29,6’lık payla ilk sırada yer aldı. ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, Almanya, Avusturya, Danimarka, Fransa, Kanada ve İsviçre’nin yatırımlarında da geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış görüldü.

Yabancı Sermayeli Şirket Kuruluşları Arttı

Türkiye’de kurulan yabancı sermayeli şirketlerin sayısı 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %101 arttı. Limited şirketlerde çok sayıda faaliyet grubunda artış görülürken, anonim şirketlerde bilgisayar programlama, limited şirketlerde ise uzmanlaşmamış toptan ticaret öne çıkan faaliyet alanları oldu.

Yabancı sermayeli şirketlerin merkezlerinin illere göre dağılımında İstanbul %37,6’lık payla ilk sırada yer aldı. Ortakların ülkelerine göre sıralamada ise Suriye ortaklı girişimler ilk sıradaki yerini korudu.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
Türkiye’nin AB Hazır Giyim Pazarındaki Payı %8,8’e Geriledi

Türkiye’nin Avrupa Birliği hazır giyim ve konfeksiyon pazarındaki payı, 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde %8,8’e geriledi. Eurostat verileri üzerinden hazırlanan İHKİB raporuna göre, aynı dönemde AB-27’nin toplam hazır giyim ithalatındaki daralma %11,9 olurken, Türkiye’den yapılan ithalattaki düşüş %15,8 olarak gerçekleşti.


AB’nin Hazır Giyim İthalatı 38,7 Milyar Avro’ya Geriledi

AB-27 ülkelerinin birlik dışından gerçekleştirdiği hazır giyim ve konfeksiyon ithalatı, 2026 yılının ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre %11,9 azalarak 38,7 milyar Avro oldu. Türkiye’den gerçekleştirilen ithalat ise 4,5 milyar Avro’dan 3,41 milyar Avro’ya geriledi.

Türkiye, ithalat tutarındaki gerilemeye rağmen Çin ve Bangladeş’in ardından AB’nin üçüncü büyük hazır giyim ve konfeksiyon tedarikçisi konumunu korudu. İlk beş ayda Çin’den yapılan ithalat %10,1 azalarak 11,7 milyar Avro’ya, Bangladeş’ten yapılan ithalat ise %19 düşerek 7,4 milyar Avro’ya indi. AB’nin en büyük 10 hazır giyim tedarikçisinin tamamında geçen yılın aynı dönemine göre gerileme kaydedildi.

Türkiye’nin Pazar Payı İki Yılda 2,2 Puan Azaldı

Türkiye’nin AB hazır giyim ve konfeksiyon ithalatındaki payı 2024 yılının Ocak-Mayıs döneminde %11 seviyesindeydi. Bu oran 2025’in aynı döneminde %9,2’ye, 2026’nın ilk beş ayında ise %8,8’e geriledi. Böylece Türkiye’nin AB pazarındaki payı iki yıllık dönemde 2,2 puan azalmış oldu.

2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Hindistan, Pakistan ve Kamboçya’nın da AB hazır giyim pazarındaki payları geriledi. Çin, Vietnam, Fas, Tunus ve Myanmar’ın pazar paylarında ise artış görüldü.

Türkiye’de Birim İthalat Değeri 20,8 Avro Oldu

Türkiye’den AB’ye yapılan hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinin kilogram başına ithalat değeri, 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde 20,8 Avro olarak gerçekleşti. 2025 yılının tamamında 20,4 Avro olan bu değer, söz konusu dönemde yükseldi.

AB’nin aynı dönemde hazır giyim ithalatındaki kilogram başına ortalama değerinin 14,1 Avro olduğu bildirildi. Türkiye’nin birim fiyatı, AB’nin ilk 10 hazır giyim tedarikçisi arasında yüksek seviyede yer aldı.

Tekstil ve Hammaddelerinde Türkiye’nin Payı %17,6

Hazır giyim tarafındaki gerilemeye karşın Türkiye’nin AB tekstil ve tekstil hammaddeleri pazarındaki konumu daha yüksek seviyede bulunuyor. 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde AB’nin birlik dışından tekstil ve hammadde ithalatı %10,6 azalırken, Türkiye’den yapılan ithalat %9,8 düşüşle yaklaşık 1,3 milyar Avro oldu. Türkiye bu alanda %17,6’lık pazar payıyla ikinci sırada yer aldı.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Ağustos Perşembe
QNB Invest Odak •
TCMB'nin Kısa Vadeli Tahvil Faizleri Düştü

BIST 100 günü %1 yükselerek kapattı. Bankacılık Endeksi günlük bazda %2 arttı, sanayi endeksi ise %1 arttı. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %3,2 ile inşaat endeksinde görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Türkiye'nin AB hazır giyim pazarındaki payı, 2026 Ocak-Mayıs döneminde %8,8'e geriledi Eurostat verilerine göre, AB-27’nin hazır giyim ithalatı 2026 Ocak-Mayıs döneminde %11,9 azalarak 38,7 milyar Avro'ya düştü. Türkiye’den ithalat %15,8 düşüşle 3,4 milyar Avro'ya geriledi ve pazar payı 2024'ten bu yana 2,2 puan kaybederek %8,8 oldu. Türkiye, kilogram başına 20,8 Avro birim fiyatla daha yüksek katma değerli ürünlerde konumlandı.
  • Türk vatandaşlarının yurt dışından gayrimenkul alımları 2Ç26'da 2,6 milyar ABD Doları'na ulaşarak son beş yılın ortalamasının 10 katı oldu TEPAV raporuna göre, 2Ç26'da doğrudan yatırım girişleri 1,6 milyar ABD Doları iken, yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlar 2,5 milyar ABD Doları'na ulaştı ve net sermaye çıkışı 1,5 milyar ABD Doları olarak kaydedildi. Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul yatırımlarındaki bu artışta, yerel piyasadaki uzun amortisman süreleri ve döviz bazlı getiri arayışı etkili oldu.
  • TCMB'nin repo ihalelerini yeniden başlatmasıyla kısa vadeli tahvil faizleri düştü, 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi %40'ın altına geriledi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 1 hafta vadeli repo ihalelerini yeniden açması, 2 ve 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizlerini yaklaşık 1 puan düşürdü. 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi %40'ın altına indi. Yüksek enflasyon beklentileri nedeniyle kısa vadeli tahvillere talebin süreceği, ancak uzun vadede yatırımcının çekimser kalacağı belirtildi. TLREF faizi %36,9'a geriledi.
  • FKB'ye bağlı finansal sektörlerin aktif büyüklüğü yıllık %68 artışla 2,2 trilyon Türk Lirasına ulaştı Finansal Kurumlar Birliği, nisan-haziran dönemine ait konsolide verilerini açıkladı. Finansal kiralama, faktöring, finansman, varlık yönetimi ve tasarruf finansmanı sektörlerinin toplam aktif büyüklüğü yıllık bazda %68 artarak 2,2 trilyon Türk Lirası oldu. Toplam işlem hacmi ise yılın ilk altı ayında %62 artışla 2,4 trilyon Türk Lirası’na yükseldi.

Şirket Haberleri


  • EKGYO Halkalı Batı Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi imzaladı Şirket, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile yapılan İş birliği Protokolü kapsamında, İstanbul Küçükçekmece Halkalı Batı 1. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi sözleşmesini Yüklenici AYDUR İnş. Taah. Tic.ve San. Tur. Taş. Hiz. Ltd. Şti  RİVEKSA Yapı A.Ş. İş Ortaklığı ile imzaladı. Sözleşme kapsamında arsa satışı karşılığı toplam satış geliri 7,8 milyar Türk Lirası, şirketin payına düşen gelir ise 2,7 milyar Türk Lirası olarak belirlendi.
  • ALBTN İstanbul Ataşehir'de yeni şubesini açtı Şirket, "Albayrak Hazır Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul Ataşehir Şubesi" unvanıyla İstanbul Ataşehir'de yeni bir şube açılışını tamamladı. Şube açılışı 26.08.2026 tarihinde İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından tescil edildi.
  • FORTE kamu kuruluşundan 43,4 milyon Türk Lirası tutarında sipariş aldı Şirket, savunma sanayi alanında faaliyet gösteren bir kamu kuruluşundan çeşitli ürün ve hizmetlerin tedariğine yönelik 43,4 milyon Türk Lirası tutarında bir sipariş aldı.
  • SDTTR yurt içi müşteriden 1,41 milyon ABD Doları tutarında sipariş aldı Şirket, yurt içi bir müşteriden savunma elektroniği alanında 1,41 milyon ABD Doları tutarında bir sipariş almıştır. Bu sipariş şirketin son 12 aylık cirosunun %1’ine eşittir. Sipariş kapsamındaki ürünlerin teslimatlarının 2027 yılı içerisinde yapılması planlanmaktadır.
  • BRLSM TSK Ay Yıldız Müşterek Karargâhı ile 541 milyon Türk Lirası değerinde sözleşme imzaladı Şirket ve bağlı ortaklığı Erde Mühendislik, TSK Ay Yıldız Müşterek Karargâhı F Blok mekanik ve elektrik tesisat işleri için REC Uluslararası İnşaat ile sözleşme imzaladı. Sözleşme tutarı 3,6 milyon ABD Doları ve 276,6 milyon Türk Lirası’dır. Bu miktar şirketin son 12 aylık cirosunun %9.5’ine eşittir. KDV dahil toplam 541 milyon Türk Lirası tutarındaki projenin 8 ay içinde tamamlanması planlanmakta.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-27082026.pdf

 
İkon-ok
QNB Araştırma 26 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye'nin Yapay Zekâ Eylem Planı: 2030'a Uzanan Yeni Yol Haritası

Türkiye'nin 2026-2030 dönemini kapsayan Yapay Zekâ Eylem Planı, yapay zekâ alanındaki kamu ve özel sektör çalışmalarını ortak bir çerçevede buluşturmayı ve bu alanda 1 trilyon Türk Lira’sını aşan ekonomik değer oluşturulmasını hedefliyor. Haziran 2026'da açıklanan plan, 18 Ağustos 2026'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girdi.


Yapay Zekâ Politikalarında Yeni Dönem

Türkiye'nin 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi'nin ardından hazırlanan yeni eylem planı, yapay zekânın ekonomik faaliyetlerden kamu hizmetlerine kadar farklı alanlarda kullanımını artırmayı amaçlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan planın uygulanmasında kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği öngörülüyor.

Plan, "Fark Et", "İstifade Et", "Üret" ve "Yönet" olmak üzere dört temel eksen ve toplam 16 öncelikli eylem üzerine kuruluyor. Bu yapı; yapay zekâ farkındalığının artırılmasından teknolojinin farklı sektörlerde kullanılmasına, yerli çözümlerin geliştirilmesinden yapay zekânın güvenilir ve etkin biçimde yönetilmesine kadar uzanan bir çerçeve oluşturuyor.

1 Trilyon Türk Lirası’nı Aşan Ekonomik Değer Hedefi

Eylem planının öne çıkan hedeflerinden biri, yapay zekâ alanında harekete geçirilecek kaynakların 2030'a kadar 1 trilyon Türk Lira’sını aşan katma değer oluşturması. Plan kapsamında kamu kaynaklarının yanı sıra özel sektör yatırımlarının da yapay zekâ ekosisteminin gelişimine yönlendirilmesi öngörülüyor.

Kamu yatırım programlarında yapay zekâ projelerine en az %2 pay ayrılması hedefleniyor. Bunun yanında kamu sektörünün yerli ve başarılı yapay zekâ çözümleri için ilk alıcı ve güçlü bir referans noktası olması planlanıyor.

Plan kapsamında ayrıca Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu üzerinden 10 milyar Türk Lirası tutarında destek sağlanması ve özel sektör yatırımlarının artırılması hedefler arasında yer alıyor.

Veri Merkezleri ve Hesaplama Altyapısı Güçlendirilecek

Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi ve işletilmesi için gerekli hesaplama kapasitesinin artırılması da eylem planının temel başlıkları arasında bulunuyor. Türkiye'nin veri merkezi kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor.

Plan kapsamında veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğu ve enerji verimliliğine ilişkin düzenlemelerin geliştirilmesi de öngörülüyor. Böylece yapay zekâ uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek hesaplama kapasitesinin yanı sıra veri ve altyapı güvenliğine yönelik çerçevenin de güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Kamu Hizmetlerinde Yapay Zekâ Kullanımı Genişletilecek

Eylem planında kamu sektörü, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılmasında önemli bir alan olarak konumlandırılıyor. Elektronik devlet hizmetlerinin yapay zekâ destekli uygulamalarla geliştirilmesi ve kamu kurumlarında yerli yapay zekâ çözümlerinin kullanımının artırılması hedefleniyor.

Ayrıca yapay zekâ çözümlerinin kontrollü ortamlarda test edilebilmesi amacıyla en az beş öncelikli sektörde düzenleyici deney alanlarının kurulması planlanıyor. Bu alanların yeni yapay zekâ uygulamalarının farklı sektörlerde uygulanmasına yönelik düzenleyici süreçlerin geliştirilmesinde kullanılması öngörülüyor.

Dijital Egemenlik ve Veri Güvenliği Öne Çıkıyor

18 Ağustos 2026'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde yapay zekâ politikaları teknolojik egemenlik, rekabet gücü, veri odaklı kalkınma, güvenilir yapay zekâ ve sürdürülebilir dijital dönüşüm hedefleriyle ilişkilendirildi. Planın insan odaklılık, güvenilirlik ve etik sorumluluk ilkeleri doğrultusunda uygulanması öngörülüyor.

Bu çerçevede veri ve hesaplama altyapılarının güçlendirilmesinin yanı sıra yapay zekâ sistemlerinin güvenilir şekilde geliştirilmesi ve yönetilmesine yönelik kurumsal kapasitenin artırılması planlanıyor.

Planın Uygulanma Süreci Başladı

Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, haziran ayında kamuoyuna açıklanmasının ardından 18 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile resmî olarak yürürlüğe girdi. Böylece 2026-2030 döneminde uygulanacak yapay zekâ politikaları için kurumsal ve stratejik çerçeve oluşturulmuş oldu.

Planın önümüzdeki dönemdeki uygulama başlıkları; kamu yatırımları, özel sektör finansmanı, veri ve hesaplama altyapısı, insan kaynağı, yerli yapay zekâ teknolojileri, kamu hizmetleri, dijital egemenlik ve güvenilir yapay zekâ eksenlerinde ilerleyecek. Bu kapsamda belirlenen 16 öncelikli eylemin 2030'a kadar hayata geçirilmesi, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki kapasitesinin geliştirilmesi ve 1 trilyon Türk Lirası’nı aşan ekonomik değer hedefinin desteklenmesi amaçlanıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 26 Ağustos Çarşamba
QNB Invest Odak •
Türkiye Tarımsal Hasılada Avrupa’da Birinci, Dünyada Yedinci Sırada

Türkiye’nin tarımsal hasılası 2025 yılında 83,2 milyar ABD Doları’na ulaşarak ülkeyi tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sıraya taşıdı. 2002 yılında 24,5 milyar ABD Doları seviyesinde bulunan tarımsal hasılanın yıllar içinde gösterdiği artış, 2026’da su yönetimi, üretim planlaması ve gıda arz güvenliği başlıklarıyla birlikte gündemdeki yerini koruyor.


Tarımsal Hasılada Son Yıllardaki Artış

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamasına göre Türkiye, 2002 yılında 24,5 milyar ABD Doları tarımsal hasılayla dünya sıralamasında 12’nci sırada bulunuyordu. 2023 yılında 72,9 milyar ABD Dolarına ulaşan tarımsal hasıla, 2024 yılında 74 milyar ABD Doları’na çıktı. 2025 yılı verilerinde ise tarımsal hasıla 83,2 milyar ABD Doları olarak kaydedildi.

Bu gelişmeyle Türkiye, 2025 yılı itibarıyla tarımsal hasılada dünya sıralamasında yedinci sıraya yükselirken Avrupa ülkeleri arasında birinci sırada yer aldı. Bakanlığın açıklamalarında söz konusu verilerin Dünya Bankası kaynaklı olduğu belirtildi.

Su Yönetimi ve Sulama Yatırımları Gündemde

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından su kaynaklarının yönetimi, 2026 yılında tarım gündeminin temel başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığının Mart 2026 tarihli açıklamasında, son 23 yılda borulu sulama sistemlerinde yaklaşık 120 bin kilometrelik altyapıya ulaşıldığı belirtildi. Bakanlık ayrıca suyun tarımsal üretimde daha verimli kullanılmasına yönelik yeni bir sulama yönetimi modelinin planlandığını açıkladı.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü de 2026 sulama sezonuyla birlikte su, gıda ve enerji arz güvenliğine yönelik yatırımların sürdürüldüğünü bildirdi. Kurum tarafından sulama yatırımlarının tarımsal verimliliğin artırılmasındaki rolüne dikkat çekilirken, değişen iklim koşullarına uyum amacıyla teknolojik uygulamalardan da yararlanıldığı aktarıldı.

2026'da Tarım Gündeminde Yeni Yatırımlar

2026 yılında sulama altyapısına yönelik büyük ölçekli projeler de devam ediyor. Ağustos 2026'da Silvan Projesi kapsamında Silvan Barajı, Silvan Sulama Tüneli ve ana kanal güzergâhındaki çalışmalar incelendi. DSİ tarafından yapılan açıklamaya göre Silvan Barajı'nın tamamlanmasıyla 2,3 milyon dekar tarım arazisinin suyla buluşturulması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı performans programında ise sulamaya açılan brüt tarımsal alanın 2026 yılı sonunda 7,3 milyon hektara çıkarılması hedefleniyor. Programda 2027 yılı için 7,5 milyon hektar, 2028 yılı için ise 7,8 milyon hektar hedefi yer alıyor.

Gıda Arz Güvenliği Tarım Politikalarının Merkezinde

Tarımsal hasılanın 83,2 milyar ABD Doları’na ulaşması, Türkiye'nin tarım sektöründeki ekonomik büyüklüğünü ortaya koyan göstergelerden biri olarak öne çıkıyor. Bunun yanında 2026 yılı tarım gündeminde üretimin sürdürülebilirliği, su kaynaklarının etkin kullanımı, sulama yatırımları, iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklılık ve gıda arz güvenliği başlıkları birlikte ele alınıyor.

Türkiye'nin tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıraya yükselmesine ilişkin 2025 verileri, sektörün ekonomik büyüklüğünü ortaya koyarken, devam eden sulama ve üretim planlaması çalışmaları tarımsal üretimin gelecek yıllarda sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesine yönelik politikaların temel unsurları arasında yer alıyor.

İkon-ok
Back to Top