Önerilen Sonuçlar()
Mobil Uygulamayı İndir
QNB Invest
© 2026 QNB Invest A.Ş.
Türk Hava Yolları (THYAO), 2026’nın ilk çeyreğinde operasyonel tarafta güçlü bir performans ortaya koyarken, finansal tarafta artan maliyetler ve kur etkisi nedeniyle daha karmaşık bir görünüm sundu. Özellikle kapasite artışı, doluluk oranındaki iyileşme ve yolcu gelirlerindeki toparlanma, şirketin ana hikâyesini desteklemeye devam ediyor.
Şirket, 1Ç26 döneminde kapasitesini yıllık bazda %10 artırırken, doluluk oranında 2,9 puanlık iyileşme sağladı. Yolcu sayısı %13 büyürken, yolcu başına gelir (RASK) %9,5 artarak son dört çeyrektir zayıf seyreden birim gelir performansında önemli bir toparlanmaya işaret etti. Kargo tarafında da güçlü bir momentum gözlendi; yaklaşık %10’luk yield artışı, kargo gelirlerinde yıllık %30 büyümeye dönüştü.
Maliyet tarafında ise daha temkinli bir tablo öne çıkıyor. Toplam birim maliyetler (CASK) yıllık %17,7 artarken, yakıt maliyetlerindeki artış %14,9 ile görece sınırlı kaldı. Ancak yakıt dışı maliyetlerde %18,7’lik yükseliş ve özellikle personel giderlerindeki %23,3’lük artış, maliyet baskısının devam ettiğini gösteriyor. Buna rağmen, yakıt maliyetlerinin beklentilerin altında kalması ve güçlü gelir performansı, FAVÖK tarafında pozitif sürprizi beraberinde getirdi.
Finansal tarafta ise kur farkı zararları ve artan faiz giderleri dikkat çekiyor. Şirket, çeyrekte 2,7 milyar TL kur farkı zararı yazarken, faiz giderleri de ciddi şekilde yükseldi. Buna karşın, güçlü operasyonel kârlılık ve beklenenden yüksek vergi geliri sayesinde net kâr, beklentilerin %49 üzerinde gerçekleşti.
İleriye dönük olarak, 2. çeyrekte jet yakıtı fiyatlarının maliyetler üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Ancak yakıt ek ücretlerinin devreye alınmasıyla birlikte gelir tarafında destekleyici bir ortam oluşabilir. Ayrıca Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin Körfez havayollarının kapasitesini sınırlaması, THY’nin özellikle Asya-Pasifik hattında pazar payı kazanmasını sağlıyor.
Özetle; kısa vadede jeopolitik riskler ve yakıt fiyatları nedeniyle oynaklık devam edebilir. Ancak güçlü operasyonel yapı ve küresel pazardaki konumlanma sayesinde THYAO, uzun vadeli yatırımcılar açısından cazip hikâyesini koruyor.
Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., 1Ç26 finansallarında hem operasyonel kârlılık hem de sipariş büyüklüğü tarafında güçlü sinyaller vermeye devam etti. Özellikle ihracat odaklı büyüme ve yüksek marjlı ürün karması, şirketin uzun vadeli hikâyesini destekliyor.
Şirketin ABD Doları bazlı gelirleri yıllık %10 artış gösterdi.
Bakiye sipariş büyüklüğü 20,7 milyar ABD Doları seviyesine ulaştı. (2025 sonu: 20,4 milyar ABD Doları)
Ayrıca:
FAVÖK marjı:
ABD Doları bazlı FAVÖK’te %26 artış
Bu iyileşmenin ana nedeni:
Operasyonel nakit akışı: 213 milyon ABD Doları (+%34)
Yüksek yatırım harcamaları, kapasite genişleme projeleri nedeniyle serbest nakit akışı: -177 milyon ABD Doları
Net borç: 497 milyon ABD Doları
Net borç/FAVÖK: 0,4x (çok sağlıklı)
Net kâr: 127 milyon ABD Doları
Şirket beklentilerini koruyor:
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., 1Ç26 solo finansallarında piyasa beklentilerinin üzerinde bir performans sergileyerek bankacılık sektöründe güçlü bir çeyreğe imza attı.
Banka, 1Ç26’da 20,3 milyar TL net kâr açıkladı.
Net kâr performansı dikkat çekici:
Bu büyüme:
Beklentilerden sapmanın ana nedeni: Net faiz gelirlerinin öngörülerin üzerinde gelmesi.
Bu ne anlama geliyor?
1Ç26 itibarıyla: Yıllıklandırılmış özkaynak kârlılığı (ROAE): %31
Bu seviye:
Bu sonuçlar ışığında:
YKBNK bilançosunun özeti:
Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş., 1Ç26 finansallarında beklentilere paralel ciro performansı sergilerken, operasyonel kârlılık tarafında iyileşme sinyali verdi.
Şirket, 1Ç26’da 59,7 milyar TL ciro açıkladı.
Bu performans, talep tarafının tamamen zayıflamadığını, fiyat baskısına rağmen hacim desteğinin sürdüğünü gösteriyor.
Operasyonel tarafta: 5,8 milyar TL FAVÖK
Beklentinin hafif altında kalınsa da:
Yaklaşık 2,1 puanlık iyileşme.
Net kâr: 384 milyon TL
Bu tablo, operasyonel iyileşmeye rağmen finansal giderler veya diğer kalemlerin baskı yarattığını gösteriyor.
Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul’da uygulanan açığa satış yasağının uzatıldığını açıkladı.
Buna göre mevcut tedbir 8 Mayıs 2026 tarihine kadar yürürlükte olacak.
Açığa satış, yatırımcıların sahip olmadıkları hisseleri ödünç alarak satması ve daha düşük fiyattan geri almayı hedeflemesi üzerine kurulu bir işlemdir.
Ancak volatilitenin arttığı dönemlerde:
Bu nedenle düzenleyiciler, geçici yasaklarla piyasayı stabilize etmeyi hedefler.
Bu kararın arkasındaki temel hedefler:
Ani ve sert fiyat hareketlerinin önüne geçmek
Aşağı yönlü agresif işlemleri sınırlamak
Özellikle bireysel yatırımcı tarafında panik satışları azaltmak
Açığa satış yasağının etkileri genelde iki yönlü olur:
Düşüşler sınırlanabilir. Volatilite azalabilir.
Likidite azalabilir. Fiyat keşfi zayıflayabilir.
SPK’nın açığa satış yasağını uzatma kararı:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, 17 Nisan haftasında toplam rezervlerde yeniden artış görüldü. Toplam rezervler 3,6 milyar ABD Doları artarak 174,5 milyar ABD Doları seviyesine yükseldi.
Haftalık değişim şu şekilde gerçekleşti:
Son dönemde altın rezervlerindeki artışın arkasında birkaç önemli faktör var:
Jeopolitik riskler arttıkça merkez bankaları altın ağırlığını artırma eğilimine giriyor.
Döviz yerine daha “güvenli liman” varlıklara yönelim.
Altın rezervleri finansal esneklik sağlayabiliyor.
Döviz rezervlerindeki düşüş genellikle:
Bu veri seti yatırımcı açısından şu sinyali veriyor:
Toplam rezervlerde toparlanma sürüyor. Altın rezervleri güçlü bir tampon oluşturuyor.