QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 19 Ocak Pazartesi
QNB Invest Odak •
Piyasa Enflasyon Beklentilerinde Gerileme: Yıl Sonu TÜFE Tahmini %23,23’e İndi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ocak ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, enflasyon beklentilerinde aşağı yönlü eğilimin sürdüğüne işaret etti. Ankete göre piyasanın 2026 yıl sonu TÜFE artış beklentisi %23,23’e gerilerken, enflasyon görünümündeki bu iyileşme para politikasına yönelik beklentiler açısından da önemli bir sinyal sundu.


Enflasyon Beklentilerindeki Düşüş Ne Anlama Geliyor?

Yıl sonu enflasyon beklentisinin gerilemesi;

  • Dezenflasyon sürecine olan güvenin arttığını,
  • Sıkı para politikasının beklentiler üzerindeki etkisinin güçlendiğini,
  • Faiz patikasına yönelik belirsizliğin kademeli olarak azaldığını gösteriyor.

Bu tablo, özellikle tahvil piyasası ve sabit getirili enstrümanlar açısından olumlu bir zemin oluştururken, hisse senedi piyasasında da olumlu etki yaratması bekleniyor

Kur Beklentisi: USD/TRY Yıl Sonunda 51,2

Aynı ankette piyasanın yıl sonu USD/TRY beklentisi 51,2 seviyesinde şekillendi. Kur beklentilerindeki bu görünüm, enflasyon beklentilerindeki düşüşe rağmen TL’de kademeli ve kontrollü bir değer kaybı öngörüsünün korunduğuna işaret ediyor. Bu durum, ihracatçı şirketler ve döviz geliri olan firmalar için öngörülebilirliği artırırken, kur kaynaklı maliyet baskılarının daha yönetilebilir olabileceğini düşündürüyor.

Piyasalar Açısından Genel Değerlendirme

Enflasyon beklentilerindeki düşüş ve kur tarafında daha öngörülebilir bir görünüm;

  • Tahvil faizleri üzerinde aşağı yönlü baskı,
  • Para politikasında sıkı duruşun korunacağına yönelik güçlü beklenti anlamına geliyor.

Önümüzdeki dönemde TCMB’nin mesajları, enflasyon gerçekleşmeleri ve küresel finansal koşullar, bu beklentilerin kalıcı hale gelip gelmeyeceği açısından yakından izlenecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 19 Ocak Pazartesi
QNB Invest Odak •
AKSEN Ghana–Kumasi NGPP’de Önemli Eşik Tamamlandı: Kapasite Artışı Takvimi Öne Çekildi

AKSEN, Gana Kumasi Doğal Gaz Santrali (NGPP) yatırımı kapsamında planlanan basit çevrim dönüşüm sürecini başarıyla tamamladığını duyurdu. Daha önce toplam 350MW kurulu güce ulaşması hedeflenen santral, 2025 yılının sonunda 130MW kapasiteyle elektrik üretimine başlamıştı. Açıklanan son gelişmeyle birlikte, bu 130MW’lık kapasitenin basit çevrim dönüşümü tamamlanmış oldu.


Kapasite Artışı Beklenenden Erken

Şirket yönetiminin paylaştığı güncel takvime göre, Ghana–Kumasi santralinin kurulu gücünün 1Ç26 itibarıyla 179MW’ye ulaşması bekleniyor. Bu gelişme, önceki öngörülere kıyasla yaklaşık bir çeyrek daha erken bir kapasite artışına işaret ediyor. Yapılan hesaplamalara göre bu hızlanmanın, 2Ç26 tahmini konsolide FAVÖK üzerinde yaklaşık 3,0 milyon ABD Doları (yaklaşık %2,7) pozitif katkı sağlaması öngörülüyor.

350MW Hedefi 1Ç27’de Tamamlanacak

Ghana–Kumasi NGPP’de kalan yatırım fazının 1Ç27 döneminde tamamlanması beklenirken, santral bu aşamada 350MW toplam kurulu güce ulaşacak. Bu seviye, AKSEN’in toplam üretim kapasitesinin yaklaşık %8’ine karşılık geliyor. Şirketin Afrika operasyonları açısından stratejik öneme sahip olan tesis, orta vadede nakit akışı ve kârlılık tarafında önemli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor.

FAVÖK Katkısı Güçleniyor

Tahminlere göre Ghana–Kumasi santralinin;

  • 2026T döneminde yaklaşık 44 milyon ABD Doları,
  • 2027T döneminde ise yaklaşık 78 milyon ABD Doları yıllık FAVÖK üretmesi bekleniyor. Bu rakamlar, söz konusu yıllarda AKSEN’in toplam yıllık FAVÖK’ünün sırasıyla %10 ve %16’sına karşılık geliyor. Bu da santralin operasyonel ölçeğinin ve finansal katkısının hızla arttığını gösteriyor.

Değerleme ve Hisse Performansı

Açıklanan gelişme operasyonel açıdan pozitif bir hızlanmaya işaret etse de, mevcut değerlemeler dikkate alındığında haberin hisse performansı üzerinde nötr etki yaratması bekleniyor. AKSEN hissesi hâlihazırda 7,9x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görürken, bu seviye yurt içi benzer şirket ortalamasına göre yaklaşık %14 iskonto anlamına geliyor.

Genel çerçevede Ghana–Kumasi NGPP yatırımı, AKSEN’in coğrafi çeşitlenmesini artıran, orta–uzun vadede öngörülebilir ve güçlü nakit akışı yaratma potansiyeli taşıyan stratejik projelerinden biri olmaya devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 19 Ocak Pazartesi
QNB Invest Odak •
EUPWR üç ihalede toplam 1,7 milyar TL tutarında iş aldı

Piyasa Yorumu

BIST-100, Cuma gününü %1,7’lik günlük yükselişle tamamlarken, haftalık getiri %3,8 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde Model Portföyümüz Endeks’in %0,4 üzerinde performans sergiledi. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre yıl sonu enflasyon beklentisi %23,2 seviyesinde bulunuyor. Bu haftanın gündeminde, Perşembe günü gerçekleştirilecek PPK toplantısı yer almakta olup, politika faizinde 150 baz puanlık bir indirimle faiz indirim döngüsünün devam etmesini bekliyoruz. Ayrıca Cuma günü Fitch ve Moody’s tarafından Türkiye’nin kredi notu değerlendirmeleri yapılacaktır.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi %23,23 oldu TCMB’nin Ocak ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre yıl sonu TÜFE artış beklentisi %23,23’e geriledi. Yıl sonu USD/TRY beklentisi 51,2 olarak belirlendi.
  • 2026 Yatırım Programı açıklandı: 1,9 trilyon TL kaynak ayrıldı 2026 Yatırım Programı kapsamında 13.887 projeye toplam 1,9 trilyon TL kaynak tahsis edilirken, en yüksek pay ulaştırma, haberleşme ve madencilik sektörlerine ayrıldı.
  • Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek ABD’de yatırımcılarla bir araya geldi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, New York’ta 300’ün üzerinde yatırımcı ile görüşerek Türkiye’nin Makroekonomik İstikrar ve Reform Programı ile orta vadeli beklentileri paylaştı. Yatırımcı ilgisinin güçlü olduğu bildirildi.
  • Türkiye’de 2025 yılında M&A işlemleri için 18,5 milyar ABD Doları ödeme yapıldı 2025 yılında Türkiye’de gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin (M&A) toplam hacmi 18,5 milyar ABD Doları oldu. İşlem sayısı %20’nin üzerinde artarak 574’e yükselirken, açıklanan işlem değerinin yaklaşık %40’ı perakende sektöründe gerçekleşti.
  • Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatı %10,8 arttı 2025 yılında Türkiye’nin orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatı %10,8 artarak 112 milyar ABD Dolarının üzerine çıktı. Bu ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %43,5’e yükseldi.
  • Demir ve çelik ihracatında artış kaydedildi Aralık’25 döneminde demir ve demir dışı metaller ihracatı %14,1 artışla 1,1 milyar ABD Doları, çelik ihracatı ise %5,3 artışla 1,5 milyar ABD Doları oldu. Yıllık toplam ihracat 30 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti.
  • Ücretli çalışan sayısı yıllık bazda %1 arttı Kasım’25 döneminde, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinde ücretli çalışan sayısı yıllık %1 artarak 15,9 milyon kişiye ulaştı.
  • Özel sektörün yurt dışı kredi borcu 2,4 milyar ABD Doları arttı Kasım’25 dönemi itibarıyla, özel sektörün toplam yurt dışı kredi borcu 213,3 milyar ABD Doları seviyesine yükseldi. Bunun 204,1 milyar ABD Dolarlık kısmı uzun vadeli, 9,2 milyar ABD Dolarlık kısmı ise kısa vadeli kredilerden oluştu.
  • 2025 yılında trafiğe kaydı yapılan araç sayısı 2,3 milyonu aştı 2025 yılında trafiğe kaydı yapılan araç sayısı 2,3 milyon olurken, kayıtlı otomobillerin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit araçlardan oluştu.
  • TİGEM 327 ton buğday satışı yapacak Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü aracılığıyla 327 ton buğdayı açık artırma yöntemiyle satışa sunacak. İhale 29 Ocak tarihinde Eskişehir’de gerçekleştirilecek.
  • FİSKOBİRLİK 2025 yılında 800 milyonun TL’nin üzerinde faiz ödedi FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, 2025 yılında 800 milyon TL’nin üzerinde faiz ödemesi yapıldığını açıkladı. Bayraktar, buna rağmen yatırımların sürdüğünü ve fındık alımlarında artış yaşandığını belirtti.
  • Türkiye’nin fındık ihracatı 2,3 milyar ABD Dolarına ulaştı 2025 yılında Türkiye, 122 ülke, özerk bölge ve serbest bölgeye toplam 2,3 milyar ABD Doları tutarında fındık ihracatı gerçekleştirdi. En yüksek ihracat yapılan ülkeler Almanya, İtalya ve Fransa oldu.

Şirket Haberleri

  • EUPWR üç ihalede toplam 1,7 milyar TL tutarında iş aldı Şirket, TEİAŞ tarafından düzenlenen üç ayrı ihalede en yüksek teklifi vererek ihaleleri kazandığını açıkladı. Sözleşmelerin toplam bedeli 1,7 milyar TL olup, bu tutar Şirket’in 9A25 cirosunun %21’ine karşılık gelmektedir.
  • AVPGY’nin toplam portföy değeri 2025 yılında 48,4 milyar TL’ye ulaştı Şirket, 2025 yıl sonu itibarıyla toplam portföy değerinin 48,4 milyar TL seviyesine ulaştığını duyurdu. Portföy dağılımı %57 alışveriş merkezleri, %10 oteller, %9 konut varlıkları şeklinde olup, kalan kısım diğer varlık sınıflarından oluşmaktadır.
  • OTKAR Romanya’ya 1,9 milyar tutarında tazminat ödeyecek Yerel üretim hazırlıklarının zamanında tamamlanmaması gerekçesiyle Romtehnica tarafından 1,9 milyar TL tutarında tazminat talebi iletildi. Devam eden davaya rağmen ödeme gerçekleştirilecektir. Ayrıca 72 milyon TL tutarında ek bir tazminat talebi daha bulunmaktadır.
  • GARAN 120 milyon TL tutarında takipteki alacak satışı gerçekleştirdi Banka, takipteki alacaklarını iki ayrı portföy halinde Emir Varlık Yönetim A.Ş. ve Pozitif Varlık Yönetim A.Ş.’ye toplam 120 milyon TL bedelle sattı.
  • KTLEV iki yeni mağaza açtı Kayseri ve Niğde’de açılan iki yeni mağaza ile birlikte Şirket’in Türkiye genelindeki toplam mağaza sayısı 90’a ulaştı.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-19012026.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 16 Ocak Cuma
QNB Invest Odak •
Dünya Bankası’ndan Türkiye Ekonomisi İçin Pozitif Sinyal: Büyüme Tahminleri Yukarı Revize Edildi

Dünya Bankası, yayımladığı son küresel görünüm raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Buna göre Banka, 2026 yılı büyüme tahminini %3,6’dan %3,7’ye, 2027 yılı tahminini ise %4,2’den %4,4’e yükseltti. Revizyon, Türkiye ekonomisinde büyümenin tabana yayıldığına ve iç dinamiklerin yeniden güç kazandığına işaret ediyor.


Revizyonun Arkasında Ne Var?

Dünya Bankası’nın değerlendirmesinde, güçlü iç talep ve özellikle inşaat yatırımlarındaki ivmelenme öne çıkan temel faktörler arasında yer aldı. Konut, altyapı ve kentsel dönüşüm odaklı yatırımların ekonomik aktiviteyi desteklemeye devam etmesi, büyüme görünümünü yukarı çeken ana unsurlar olarak dikkat çekiyor.

Türkiye, Küresel Büyümenin Üzerinde Konumlanıyor

Raporda, 2026 yılı için küresel büyüme beklentisi %2,6 seviyesinde korunurken, Türkiye için açıklanan tahminlerin bu ortalamanın belirgin şekilde üzerinde kalması, göreli performans açısından olumlu bir tablo sunuyor. Bu durum, Türkiye ekonomisinin küresel yavaşlama ortamında pozitif ayrışma potansiyelini koruduğuna işaret ediyor.

Orta Vadeli Görünüm Ne Söylüyor?

Büyüme tahminlerindeki yukarı yönlü güncelleme;

  • İç talebin dirençli kalması
  • Yatırım harcamalarının büyümeye katkısının artması
  • Ekonomik aktivitede dengelenmenin devam etmesi gibi başlıklarda orta vadeli görünümü destekleyici nitelik taşıyor. Önümüzdeki dönemde finansman koşulları ve küresel risk iştahı belirleyici olmaya devam etse de, Dünya Bankası’nın revizyonu piyasa algısı açısından net bir pozitif sinyal veriyor.
İkon-ok
QNB Araştırma 16 Ocak Cuma
QNB Invest Odak •
TCMB Rezervleri Güçleniyor: Toplam Rezervler 196,8 Milyar Doları Aştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezerv pozisyonu, 9 Ocak itibarıyla güçlü bir artış kaydetti. Açıklanan verilere göre toplam rezervler haftalık bazda 6,9 milyar ABD Doları artarak 196,8 milyar ABD Doları’na yükseldi. Bu seviye, son dönemde rezerv birikiminin hızlandığına ve para politikasındaki sıkı duruşun finansal istikrara katkı sunduğuna işaret ediyor.

Brüt Döviz Rezervlerinde Belirgin Artış

Rezerv artışının önemli bir bölümü brüt döviz rezervlerinden kaynaklandı. Aynı dönemde brüt döviz rezervleri 79,3 milyar ABD Dolarına ulaştı. Döviz rezervlerindeki bu güçlenme; dış finansman ihtiyacının yönetilmesi, kur oynaklığının sınırlanması ve piyasa güveninin desteklenmesi açısından kritik bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Rezerv Artışı Ne Anlama Geliyor?

TCMB rezervlerindeki yükseliş;

  • Döviz piyasasında tampon gücünün artması,
  • Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığının güçlenmesi,
  • Risk priminin ve finansal kırılganlıkların azalması,
  • Para politikasının etkinliğinin artması gibi başlıklarda pozitif bir makro zemin oluşturuyor. Özellikle rezerv birikiminin sürdürülebilir hale gelmesi, yatırımcı algısı açısından da yakından takip ediliyor.

Piyasalar Açısından Genel Değerlendirme

Toplam rezervlerin 200 milyar dolar eşiğine yaklaşması, TCMB’nin rezerv politikasında önemli bir psikolojik seviyeye işaret ediyor. Mevcut eğilimin korunması halinde, rezerv görünümünün TL varlıklar, CDS primi ve döviz piyasaları üzerinde destekleyici etkisini sürdürmesi bekleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 16 Ocak Cuma
QNB Invest Odak •
AKSEN’den Yenilenebilir Enerjide Güçlü Adım: Eskişehir GES Projelerinde ÇED Onayı

Aksa Enerji (AKSEN), Eskişehir’de hayata geçirmeyi planladığı güneş enerjisi santrali (GES) yatırımları kapsamında önemli bir eşiği daha geride bıraktı. Şirket, Tokur ve Köknar GES projelerine ilişkin ÇED süreçlerinin olumlu sonuçlandığını kamuoyuyla paylaştı. Diğer yenilenebilir projelere yönelik izin süreçlerinin de planlandığı şekilde ilerlemesi, yatırım takviminin aksamadan sürdüğüne işaret ediyor.


Yenilenebilir Projelerde %79’luk ÇED Tamamlanma Oranı

Açıklanan son gelişmeyle birlikte, AKSEN’in planladığı 13 yenilenebilir enerji santrali projesinin 10’u ÇED sürecini tamamlamış oldu. Bu oran, toplam planlanan yenilenebilir kapasitenin %79’una karşılık geliyor. ÇED onaylarının bu ölçüde ilerlemiş olması, projelerin inşaat ve devreye alma aşamalarına geçişi açısından kritik bir kilometre taşı niteliğinde.

2028 Hedefi: 891 MW Yenilenebilir Kurulu Güç

AKSEN, uzun vadeli stratejisinde yenilenebilir enerjinin payını istikrarlı şekilde artırmayı hedefliyor. Şirket, 2028 yılına kadar yenilenebilir enerji kurulu gücünü 891 MW seviyesine çıkarmayı planlıyor. Bu hedef gerçekleştiğinde, yenilenebilir enerji santrallerinin toplam kurulu güç içindeki payı %18’e ulaşacak.

Stratejik Dönüşüm ve Sürdürülebilir Büyüme

Bu yatırımlar, AKSEN’in yalnızca kapasite artışı değil; aynı zamanda karbon ayak izini azaltma, enerji maliyetlerini dengeleme ve uzun vadeli nakit akışı görünümünü güçlendirme hedefleriyle de uyumlu. GES projeleri, özellikle yakıt maliyeti olmaması sayesinde marj istikrarını destekleyen önemli varlıklar arasında yer alıyor.

Eskişehir’deki GES projelerine ilişkin ÇED onayları, AKSEN’in yenilenebilir enerji dönüşümünde planlı ve öngörülebilir bir ilerleme kaydettiğini gösteriyor. Proje izin süreçlerinin büyük ölçüde tamamlanmış olması, önümüzdeki dönemde yatırım harcamalarının somut üretim kapasitesine dönüşmesi açısından pozitif bir zemin oluşturuyor.

İkon-ok
Back to Top