QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 21 Ocak Çarşamba
QNB Invest Odak •
Konut Satışları 2025’te Güçlü Toparlandı: Satış Adedi 1,69 Milyona Ulaştı

2025 yılında Türkiye genelinde konut satışları, artan talep ve dengelenen piyasa koşullarının etkisiyle yıllık bazda %14,3 artarak 1.688.910 adet olarak gerçekleşti. Açıklanan veriler, konut sektöründe 2024’te başlayan toparlanma eğiliminin 2025 boyunca güç kazandığını ortaya koyuyor.


İç Talep Konut Piyasasını Destekliyor

Konut satışlarındaki artış, özellikle:

  • Hanehalkı talebinin canlı kalması,
  • Enflasyona karşı reel varlık tercihi,
  • Ertelenmiş konut talebinin devreye girmesi gibi faktörlerle desteklenmiş görünüyor. Artan satış adetleri, inşaat ve bağlantılı sektörler açısından da ekonomik aktiviteye pozitif sinyal veriyor.

Yabancılara Konut Satışları Ilımlı Artış Gösterdi

2025 yılında yabancılara yapılan konut satışları %5,1 artış kaydetti. Yabancı talebi, önceki yıllara kıyasla daha sınırlı bir ivme sergilese de, sektöre katkı sağlamaya devam etti.

Bu alanda İstanbul, hem yerli hem de yabancı alıcılarda en yüksek paya sahip şehir konumunu korudu. İstanbul’u, turistik ve yaşam amaçlı talebin yoğun olduğu diğer büyük şehirler izledi.

İstanbul Liderliğini Sürdürüyor

Konut satışlarında İstanbul’un öne çıkması;

  • Geniş proje stoğu,
  • Yüksek kira getirisi potansiyeli,
  • Yabancı yatırımcı ilgisi gibi yapısal unsurlarla açıklanıyor. Mega kent, konut piyasasının yönünü belirleyen ana merkez olma özelliğini koruyor.

2025 yılı konut satış verileri, sektörde belirgin bir toparlanmaya işaret ediyor. İç talebin güçlü seyri satışları sürüklerken, yabancı talebindeki ılımlı artış daha dengeli bir piyasa yapısına geçildiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde faiz, kredi koşulları ve gelir beklentileri konut talebinin ana belirleyicileri olmaya devam edecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 21 Ocak Çarşamba
QNB Invest Odak •
Aralık Ayında Kredi Kartı Harcamalarında Güçlü Artış: 2,5 Trilyon TL ile Rekor Seviye

Aralık ayında Türkiye’de kredi kartı harcamaları, güçlü iç talep ve yıl sonu kampanyalarının etkisiyle yıllık bazda %48 artarak 2,5 trilyon TL’ye ulaştı. Kartlı ödeme verileri, tüketim eğilimlerinin hâlâ canlı olduğunu ve dijital ödeme alışkanlıklarının hız kesmeden yaygınlaştığını ortaya koyuyor.


Kart Sayısında Tarihi Zirve

Güncel veriler, kart kullanımındaki genişlemenin sadece harcama tutarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Türkiye’de;

  • Kredi kartı sayısı: 142,1 milyon
  • Banka kartı sayısı: 209 milyon
    seviyesine ulaşmış durumda. Bu görünüm, finansal kapsayıcılığın artmaya devam ettiğine ve kartlı ödeme ekosisteminin tabana yayıldığına işaret ediyor.

Temassız Ödemeler Baskın Hale Geldi

Aralık ayı verilerinin öne çıkan bir diğer başlığı ise temassız ödeme kullanımındaki güçlü artış oldu. Fiziki mağazalarda gerçekleştirilen kartlı ödemelerin %80’i temassız olarak yapıldı. Bu oran, temassız ödemelerin artık bir alternatif değil, standart ödeme yöntemi haline geldiğini net şekilde ortaya koyuyor.

Özellikle perakende, gıda ve hızlı tüketim segmentlerinde temassız işlemler; hız, kolaylık ve kullanıcı deneyimi açısından tercih sebebi olmaya devam ediyor.

İç Talep ve Dijitalleşme Sinyali

Kredi kartı harcamalarındaki güçlü artış;

  • İç talebin canlı seyrini,
  • Enflasyon beklentileriyle öne çekilen tüketimi,
  • Dijital ödeme altyapısının yaygınlaşmasını bir arada yansıtan önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Yıl sonu döneminde kampanyalar ve taksit imkanlarının da etkisiyle kartlı harcamaların ivme kazandığı görülüyor.

Aralık ayı kartlı ödeme verileri, tüketim tarafında momentumun korunduğuna, ödeme alışkanlıklarının ise hızla dijital ve temassız çözümlere kaydığına işaret ediyor. Bu tablo, perakende, ödeme sistemleri ve bankacılık sektörü açısından orta vadede destekleyici bir zemin sunmaya devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 21 Ocak Çarşamba
QNB Invest Odak •
Konut satışları %14,3 artış gösterdi

Piyasa Yorumu

BIST-100 Endeksi %0,4 yükselirken, yarının gündeminde PPK kararı yer almakta olup, hatırlatmak gerekirse faiz indirim döngüsünün 150 baz puanlık bir adımla devam etmesini bekliyoruz.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Kasım ayında –313,9 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti Kasım’25 itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları 399,2 milyar ABD Doları, yükümlülükleri ise 713,2 milyar ABD Doları seviyesinde olup, net Uluslararası Yatırım Pozisyonu –313,9 milyar ABD Doları oldu.
  • Aralık ayında kredi kartı harcamaları yıllık bazda %48 artarak 2,5 trilyon TL’ye ulaştı Türkiye’de kredi kartı sayısı 142,1 milyon, banka kartı sayısı ise 209 milyon oldu. Fiziki mağaza kartlı ödemelerin %80’i temassız gerçekleşti.
  • Sanayide istihdam son 4 yılın en düşük seviyesine geriledi Kasım’25 itibarıyla sanayi istihdamı 4.820.307 kişi ile Şubat’22 döneminden bu yana en düşük düzeyine indi. İmalat sanayindeki istihdam kaybı 181.287 kişi olurken, en yüksek düşüş giyim, deri ve tekstil sektörlerinde görüldü.
  • Tarımsal girdi fiyatları Kasım ayında %1,84 arttı TÜİK verilerine göre Tarım-GFE Kasım’25 döneminde aylık bazda %1,84, yıllık bazda ise %34,24 yükseldi. En yüksek artış veterinerlik hizmetleri ve gübre fiyatlarında kaydedildi.
  • Konut satışları 2025 yılında %14,3 artarak 1.688.910 adet oldu Yabancılara yapılan konut satışları %5,1 yükselirken, en yüksek pay İstanbul’da gerçekleşti.

Şirket Haberleri

  • ASTOR, ABD merkezli şirket ile 164,3 milyon ABD Doları tutarında kapasite rezervasyon anlaşması imzaladı Şirket, 2027 yılında teslim edilmek üzere 50 MVA–200 MVA güç transformatörleri için söz konusu üretim kapasitesi rezervasyon sözleşmesini imzaladı.
  • CWENE iştiraki CW Kurumsal, DS Solar ile bayilik anlaşması imzaladı CW Kurumsal Hizmetler ve Pazarlama A.Ş., yurt içi ürün satışlarını artırmak amacıyla Antalya’da DS Solar Enerji ile bayilik sözleşmesi yaptı.
  • CGCAM Manisa OSB fabrikasının açılışını erteledi Manisa OSB’deki yeni fabrika yatırımı yaklaşık %90 seviyesine ulaşırken, teknik ve lojistik nedenlerle nihai tamamlanma ve faaliyete geçişin 2026 yılı ortasında gerçekleşmesi bekleniyor.
  • ATATP Menulux Yazılım ile yazılım lisanslama ve yeniden satış anlaşması imzaladı 20 Ocak 2026 tarihli 5 yıllık anlaşma kapsamında şirket, Menulux çözümlerini küresel ölçekte yeniden satma hakkı elde etti.
  • ESCAR Diversey Kimya ile 575,9 milyon TL tutarında araç kiralama sözleşmesini yeniledi 252 aracı kapsayan ve 36 ay vadeli uzun dönem araç kiralama sözleşmesinin ciroya toplam etkisinin 575,9 milyon TL olması öngörülüyor.
  • DCTTR Vietnam’a 559 bin ABD Doları tutarında pamuk ihracatı gerçekleştirdi İhracat, şirketin müşteri portföyünü genişletme stratejisi kapsamında yeni bir müşteriyle yapıldı.
  • ALVES yurt içi bir şirket ile 20,6 milyon ABD Doları tutarında bakır iletken satış sözleşmesi imzaladı Sözleşme, 2026 yılı ihtiyacına yönelik 1.500 ton bakır iletken satışını kapsıyor.
  • GESAN 8,9 milyon ABD Doları tutarında enerji iletim hattı yapım anlaşması imzaladı Anlaşma, bir güneş enerjisi santrali sahasına ait enerji iletim hattının inşasını kapsıyor.
  • ARDYZ TGS Yer Hizmetleri’nden 906,8 bin ABD Doları tutarında sunucu donanımı siparişi aldı Sipariş, Veri Merkezi Modernizasyonu projesi kapsamında alındı.
  • ZERGY Zeray Harmony City Projesi Blok E için yapı ruhsatı aldı Kartepe Belediyesi tarafından verilen ruhsat, 9.078,12 m² inşaat alanına sahip Blok E’yi kapsıyor.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-21012026.pdf





İkon-ok
QNB Araştırma 20 Ocak Salı
QNB Invest Odak •
TCMB’nin Rezerv Görünümü Güçleniyor: Brüt ve Net Rezervlerde Belirgin Artış

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı haftalık verilere göre, 16 Ocak haftasında rezerv tarafında güçlü bir iyileşme dikkat çekti. Bu dönemde TCMB’nin dış varlıkları 9,0 milyar ABD Doları artış gösterirken, brüt döviz rezervleri 205,1 milyar ABD Doları seviyesine yükseldi.


Rezervlerin alt kalemlerine bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Net uluslararası rezervler 8,1 milyar ABD Doları artarak 91,0 milyar ABD Dolarına ulaştı. Swap işlemleri hariç tutulduğunda ise net rezervlerdeki artış 8,5 milyar ABD Doları olurken, swap hariç net rezervler 78,6 milyar ABD Doları seviyesine çıktı.

Bu görünüm, son dönemde izlenen sıkı para politikası, sermaye girişlerindeki toparlanma ve rezerv biriktirme stratejisinin etkili şekilde çalıştığına işaret ediyor. Özellikle swap hariç net rezervlerdeki artış, piyasalar açısından rezerv kalitesine yönelik algıyı güçlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor.

Piyasa perspektifinden bakıldığında:

  • Güçlenen rezervler, kur oynaklığını sınırlayıcı bir tampon oluşturuyor.
  • TCMB’nin politika kredibilitesini destekleyerek risk priminin kontrol altında tutulmasına katkı sağlıyor.
  • Orta vadede finansal istikrar açısından pozitif bir zemin yaratıyor.

TCMB rezervlerindeki bu artış; hem brüt hem de net rezervler tarafında daha sağlam ve sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerleme sinyali veriyor. Bu görünüm, önümüzdeki dönemde para politikasının etkinliği açısından yakından izlenmeye devam edecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 20 Ocak Salı
QNB Invest Odak •
IMF, Türkiye Büyüme Tahminlerini Yukarı Revize Etti

Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisine yönelik büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etti. IMF’nin güncel tahminlerine göre 2026 büyüme tahmini %3,7’den %4,1’e yükseltildi. Bu revizyon, hem iç talepteki direnç hem de makroekonomik dengelenme sürecine dair artan güveni yansıtıyor.


IMF’nin raporunda sadece Türkiye değil, küresel büyüme beklentilerinin de yukarı yönlü güncellendiği görülüyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde finansal koşulların daha öngörülebilir hale gelmesi ve enflasyonun kademeli olarak düşüşe geçmesi, küresel ekonomik görünümü destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Türkiye özelinde bakıldığında, büyüme tahminlerindeki artış; para politikasındaki sıkı duruşun korunması, mali disiplin ve ihracat tarafındaki dayanıklılıkla ilişkilendiriliyor. IMF, enflasyonun önümüzdeki dönemde kademeli olarak gerilemesini beklerken, bu sürecin büyüme üzerindeki baskıyı sınırlı tuttuğuna dikkat çekiyor.

Piyasalar açısından bu revizyon;

  • Orta vadeli büyüme görünümüne dair pozitif bir sinyal,
  • Türkiye risk priminin seyri açısından destekleyici bir unsur,
  • Uzun vadeli yatırımcı algısında ise temkinli iyimserliğin güçlendiği bir tablo sunuyor.

Özetle IMF’nin yukarı yönlü revizyonu, Türkiye ekonomisinin zorlu sıkılaşma sürecine rağmen büyüme potansiyelini koruduğuna işaret ederken, enflasyon tarafında da kontrollü bir normalleşme beklentisini öne çıkarıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 19 Ocak Pazartesi
QNB Invest Odak •
Türkiye’nin Fındık İhracatı 2,3 Milyar Doları Aştı: Tarımda Güçlü Döviz Geliri

2025 yılı, Türkiye’nin fındık ihracatı açısından yine güçlü bir performansın kaydedildiği bir yıl oldu. Türkiye, yıl boyunca 122 ülke, özerk bölge ve serbest bölgeye toplam 2,3 milyar ABD Doları tutarında fındık ihraç ederek tarım ürünleri ihracatındaki liderliğini pekiştirdi. Bu tablo, fındığın Türkiye ekonomisi için yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda stratejik bir döviz kaynağı olmaya devam ettiğini gösteriyor.


Avrupa Pazarı Talebin Lokomotifi

2025 yılında fındık ihracatında en yüksek payı Almanya, İtalya ve Fransa aldı. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri, çikolata ve şekerleme sanayinde yoğun kullanılan Türk fındığına yönelik talebiyle ihracat performansını destekledi. Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki güçlü konumu, kalite ve sürdürülebilir tedarik avantajı sayesinde Avrupa pazarındaki payını korumasını sağladı.

Fındık İhracatı Neden Önemli?

Fındık, Türkiye açısından yalnızca tarımsal üretim değil;

  • Cari dengeye katkı,
  • Kırsal istihdamın desteklenmesi,
  • Tarım ihracatında katma değer yaratılması açılarından kritik bir rol üstleniyor. Özellikle döviz gelirlerinin önem kazandığı bir dönemde, fındık ihracatındaki güçlü seyir makro ekonomik dengeyi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

2026’ya Bakış: Talep Gücü Korunuyor

Küresel gıda talebinin güçlü seyretmesi ve Avrupa pazarındaki istikrarlı tüketim eğilimi, önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin fındık ihracatında yüksek gelir potansiyelinin korunabileceğine işaret ediyor. Ürün çeşitliliği, katma değerli işlenmiş fındık ürünleri ve yeni pazar arayışları, ihracat gelirlerini yukarı taşıyabilecek başlıca alanlar olarak öne çıkıyor.

İkon-ok
Back to Top