QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 28 Ocak Çarşamba
QNB Invest Odak •
Migros, 7.875 Dağıtım Merkezi Çalışanını Kadrosuna Dahil Etti

Migros (MGROS), insan kaynağı ve operasyonel yapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. Şirket, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 43 dağıtım merkezinde görev yapan ve daha önce taşeron firmalar bünyesinde çalışan 7.875 çalışanı kendi organizasyonuna dahil ettiğini açıkladı.


Operasyonel Yapıda Önemli Dönüşüm

Söz konusu adım, Migros’un lojistik ve tedarik zinciri operasyonlarını daha entegre ve verimli bir yapıya kavuşturma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Dağıtım merkezlerinde çalışan personelin doğrudan şirket bünyesine alınması;

  • Operasyonel kontrolün artması
  • Süreç standartlarının güçlenmesi
  • Verimlilik ve hizmet kalitesinde iyileşme gibi alanlarda olumlu katkı sağlayabilir.

Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimine Etkisi

Perakende sektöründe rekabetin yoğun olduğu bir ortamda, lojistik kabiliyetler şirket performansında kritik rol oynuyor. Migros’un dağıtım merkezlerinde görev yapan çalışanları kadrosuna dahil etmesi, özellikle:

  • Stok yönetimi
  • Teslimat süreleri
  • Operasyonel esneklik açısından şirketin elini güçlendirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

ESG ve Kurumsal Yönetim Perspektifi

Bu adım, Migros’un ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) yaklaşımı çerçevesinde de değerlendiriliyor. Taşeron çalışanların kadroya alınması;

  • Çalışan hakları
  • İş güvencesi
  • Kurumsal aidiyet başlıklarında olumlu bir görünüm sunarken, sosyal sürdürülebilirlik tarafında da şirket algısını destekleyebilir.

Finansal Etkiler Nasıl Değerlendirilmeli?

Kısa vadede personel giderlerinde artış potansiyeli bulunsa da, orta ve uzun vadede:

  • Operasyonel verimlilik
  • Düşük devir oranı
  • Daha güçlü iç süreçler sayesinde maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi mümkün olabilir. Bu nedenle gelişme, uzun vadeli operasyonel sürdürülebilirlik açısından pozitif değerlendiriliyor.
İkon-ok
QNB Araştırma 28 Ocak Çarşamba
QNB Invest Odak •
SAHOL, AKCNS’deki Payları İçin Bağlayıcı Teklif Aldı

Hacı Ömer Sabancı Holding (SAHOL), portföy stratejisi kapsamında Akçansa Çimento (AKCNS)’de sahip olduğu paylara ilişkin önemli bir gelişmeyi kamuoyu ile paylaştı. Şirket, AKCNS’deki %39,7 oranındaki payının devrine yönelik olarak bağlayıcı bir teklif aldığını açıkladı.


Teklifin Detayları

Yapılan açıklamaya göre teklif, borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere 1,1 milyar ABD doları şirket değeri üzerinden iletildi. Bu çerçevede söz konusu teklif, nihai hisse devir sözleşmesi imzalanana kadar geçerliliğini koruyacak.

Holding tarafından yapılan bilgilendirmede, sürecin:

  • Sözleşmesel yükümlülükler
  • Yasal gereklilikler
  • İlgili onay süreçleri çerçevesinde değerlendirileceği ifade edildi.

Stratejik Portföy Yönetimi Vurgusu

Sabancı Holding’in son yıllarda portföyünü daha verimli ve odaklı hale getirme yönündeki adımları dikkate alındığında, AKCNS’deki paylara ilişkin bu teklif stratejik portföy yönetimi yaklaşımının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Olası bir devir gerçekleşmesi durumunda:

  • Holding’in nakit pozisyonu güçlenebilir
  • Yeni yatırım alanları için finansal esneklik artabilir
  • Portföyde daha yüksek katma değerli alanlara odaklanma imkânı doğabilir

AKCNS ve Piyasa Etkileri

Akçansa Çimento özelinde bakıldığında, pay devrine ilişkin teklifin:

  • Şirketin ortaklık yapısı
  • Kurumsal yönetim dinamikleri
  • Orta ve uzun vadeli stratejik yönelimleri üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Piyasa tarafında ise gelişme, şirket değerlemesi açısından referans bir seviye sunması nedeniyle yatırımcılar tarafından yakından izleniyor.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Mevcut durumda teklif, nihai hisse devir sözleşmesi imzalanana kadar bağlayıcı nitelik taşıyor. Ancak sürecin tamamlanması;

  • Taraflar arasında yapılacak detaylı incelemelere
  • Gerekli yasal ve düzenleyici onaylara
  • Nihai sözleşme koşullarına bağlı olacak.

Bu nedenle, önümüzdeki dönemde konuya ilişkin yapılacak ek açıklamalar piyasa fiyatlamaları açısından belirleyici olmaya devam edecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 28 Ocak Çarşamba
QNB Invest Odak •
CWENE 10,7 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı

Piyasa Yorumu

BIST-100 Endeksi günü %0,5 düşüşle tamamlarken, sanayi hisseleri %0,4 ile dirençli bir performans gösterdi.

 

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Beyaz eşya satışları 2025 yılında geriledi Türkiye beyaz eşya sektöründe 2025 yılında yurt içi satışlar %3, ihracat %10 azalırken, üretim %9 düşüş kaydetti. Artan maliyetler ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler rekabet gücünü zorlaştırıyor.
  • Yabancı yatırımcılardan Türk varlıklarına rekor giriş 2026 yılının ilk üç haftasında yabancı yatırımcılar hisse senedi ve devlet tahvillerine toplam 2,8 milyar ABD Doları tutarında giriş gerçekleştirdi. Tahvil piyasasında yabancı payı da artış gösterdi.
  • Erdoğan–Trump görüşmesinde büyüme potansiyeli vurgusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Donald Trump ile yaptığı görüşmede Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte pozitif ayrışma potansiyeline dikkat çekti. Erdoğan, Türk müteahhitlerin bugüne kadar yurt dışında yaklaşık 500 milyar ABD Doları tutarında proje üstlendiğini, yıllık yurt dışı müteahhitlik hacminin ise 20–25 milyar ABD Doları seviyesinde olduğunu belirtti. Üretim, ihracat ve yurt dışı müteahhitlik faaliyetlerinin büyümenin temel itici güçleri olmaya devam edeceğini vurguladı.

Şirket Haberleri

  • SAHOL AKCNS’daki payları için teklif aldı Şirket borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere 1,1 milyar ABD Doları şirket değeri üzerinden AKCNS’daki %39,7 payının devrine ilişkin bağlayıcı teklif aldığını açıkladı. Teklif, nihai hisse devir sözleşmesi imzalanana kadar geçerli olup, sözleşmesel yükümlülükler ve yasal gereklilikler çerçevesinde değerlendirilecektir.
  • ALFAS Ecogreen’den 13,5 milyon ABD Doları tutarında güneş paneli siparişi aldı Şirket, Ecogreen Elektrik Enerji Üretim A.Ş.’den yaklaşık 13,5 milyon ABD Doları tutarında yeni güneş paneli satış siparişi aldı.
  • DOAS Suriye’de Skoda satışları için niyet mektubu imzaladı Şirket, Suriye Arap Cumhuriyeti’nde Skoda markalı binek araçların satışı ve satış sonrası hizmetleri için Skoda Auto A.Ş. ile niyet mektubu imzaladı.
  • CWENE arazi tipi GES kurulumu için 10,7 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı Şirket, yurt içi bir müşteriyle 10,7 milyon ABD Doları bedelli arazi tipi güneş enerjisi santrali kurulumu sözleşmesi imzaladı. Projenin 3Ç27 sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
  • CEOEM kurumsal toplantı organizasyonu için 31,0 milyon TL’lik sözleşme imzaladı Şirket, 15–17 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek “Kurumsal Toplantı” organizasyonunun planlama, yürütme ve koordinasyonu için 31,0 milyon TL tutarında hizmet sözleşmesi imzaladı.
  • DGATE Apple ürünlerinin dağıtımı için distribütörlük anlaşması imzaladı Şirket, Vodafone Dağıtım A.Ş. ile imzalanan anlaşma kapsamında Türkiye genelinde belirlenen sorumluluk alanında Apple markalı IPad ürünlerinin dağıtımı için Apple ile distribütörlük anlaşması imzaladı.
  • ZERGY Harmony City Projesi için yapı ruhsatlarını aldı; toplam değer 2,4 milyar TL Şirket, Kocaeli Kartepe’de yer alan Harmony City Projesi’nin A ve T blokları için yapı ruhsatlarını aldı. 31/12/2025 tarihli bağımsız değerleme raporlarına göre projenin toplam değeri 2,4 milyar TL olarak belirlendi.
  • MGROS 7.875 dağıtım merkezi çalışanını kadrosuna kattı Migros, Türkiye genelindeki 43 dağıtım merkezinde görev yapan ve daha önce taşeron firmalar bünyesinde çalışan 7.875 kişiyi kendi organizasyonuna dahil etti.
  • GUBRF Yarımca’da depo yatırımı için 1,1 milyar TL yatırım yapıyor Şirket, operasyonel verimliliği artırmak ve çevresel etkileri azaltmak amacıyla Yarımca tesislerinde yaklaşık 1,1 milyar TL tutarında depo yatırımı gerçekleştiriyor. Projenin 24 ay içinde tamamlanması ve 110 bin ton ek depolama kapasitesi sağlaması hedefleniyor; üretim kapasitesinde değişiklik öngörülmüyor.
  • MIATK mikromobilite ve NATO bağlantılı siber güvenlik girişimlerini ilerletiyor Şirket, 6 ay sürecek 4,3 milyon TL bütçeli yerli paylaşımlı pedal destekli e-bisiklet yazılım projesini başlattı. Eş zamanlı olarak, 2026 yılında 4,5–10,6 milyar ABD Doları büyüklüğe ulaşması beklenen küresel paylaşımlı bisiklet pazarındaki büyüme fırsatlarını hedeflerken, NCIA tedarikçi statüsü kapsamında WASA – Grey Box Web Penetration Testing siber güvenlik ihalesine teklif sundu.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-28012026.pdf





İkon-ok
QNB Araştırma 27 Ocak Salı
QNB Invest Odak •
Platin Neden Yükseliyor? Arz Şokları ve Yapısal Talep Desteği

Son dönemde dolar varlıklardan kaçış temasının da desteğiyle emtia piyasalarında dikkat çeken fiyat hareketlerinden biri platin tarafında yaşanıyor. Hem arz hem de talep tarafında aynı anda devreye giren dinamikler, platin fiyatlarında yapısal bir yükseliş hikâyesini yeniden gündeme taşıyor. Özellikle küresel üretim zincirindeki kırılganlıklar ve endüstriyel kullanım alanlarının genişlemesi, platin piyasasını yatırımcıların radarına sokmuş durumda.


Arz Tarafı: Güney Afrika ve Rusya Kaynaklı Baskılar

Platin üretiminin yaklaşık %70’i Güney Afrika’da, kalan büyük kısmı ise Rusya’da gerçekleştiriliyor. Bu iki ülke kaynaklı arz koşulları, son dönemde fiyatları yukarı yönlü destekleyen temel faktörlerin başında geliyor.

Güney Afrika’da:

  • Maden kapasitelerindeki yapısal zayıflık
  • Enerjiye erişim sorunları
  • Artan üretim ve işçilik maliyetleri platin arzını sınırlıyor. Bu koşullar, yeni yatırımların ertelenmesine ve mevcut üretimin sürdürülebilirliğinin sorgulanmasına neden oluyor.

Rusya tarafında ise:

  • Devam eden yaptırımlar
  • Jeopolitik riskler
  • Tedarik zincirine ilişkin belirsizlikler arz tarafındaki kırılganlığı artırarak platin fiyatlarını destekliyor.

Talep Cephesi: Endüstriyel Kullanım Genişliyor

Platin, geçmişte daha sınırlı alanlarda kullanılan bir değerli metal olarak öne çıkarken, günümüzde ikame ürün olarak gördüğü görev nedeniyle kullanımı hızla genişleyen bir emtia konumuna geldi.

Özellikle:

  • Otomotiv sektörü,
  • Emisyon kontrol sistemleri,
  • Katalitik konvertörler platin talebinin ana sürükleyicileri arasında yer alıyor.

Paladyum fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde seyretmesi, üreticileri maliyet avantajı nedeniyle platine yönlendirdi. Bu dönüşüm, platin için döngüsel bir talep görünümünü güçlendiren kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.

Asya Talebi ve Altın İkamesi Etkisi

Platin fiyatlarını destekleyen bir diğer önemli başlık ise Asya kaynaklı mücevher talebi. Özellikle altın fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, Asya pazarlarında platini ikame bir değerli metal haline getiriyor.

Altına kıyasla daha ulaşılabilir fiyat seviyesi:

  • Mücevher sektöründe platin kullanımını artırıyor
  • Fiziki talebi canlı tutuyor
  • Fiyatlamalar üzerinde ek bir destek oluşturuyor

Platin Fiyatları İçin Görünüm

Mevcut arz kısıtları, endüstriyel talep artışı ve ikame etkileri birlikte değerlendirildiğinde, platin fiyatlarında yıl geneline yayılan pozitif bir görünüm öne çıkıyor. Özellikle arz tarafındaki yapısal sorunların kısa vadede çözülmesinin zor olması, yukarı yönlü risklerin korunmasına neden oluyor.

Bu çerçevede platin, hem endüstriyel dönüşümün hem de değerli metallerdeki ikame dinamiklerinin kesişim noktasında yer alarak yatırımcılar için dikkatle izlenmesi gereken emtialar arasında bulunuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Ocak Salı
QNB Invest Odak •
TCMB Rezervlerinde Güçlü Artış: Net ve Swap Hariç Rezervler Dikkat Çekiyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezerv verileri, 23 Ocak haftası itibarıyla güçlü bir toparlanmaya işaret etti. Açıklanan son verilere göre brüt rezervler, net rezervler ve swap hariç net rezervlerde eş zamanlı ve yüksek tutarlı artışlar kaydedildi. Bu görünüm, para politikasının etkinliği ve dış finansman dengesi açısından piyasalar tarafından yakından izleniyor.


Brüt Rezervler 215,5 Milyar Dolar Seviyesine Yükseldi

23 Ocak haftasında TCMB brüt rezervleri 10,4 milyar ABD doları artarak 215,5 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu seviye, son dönemde rezerv birikimi stratejisinin hız kazandığını gösterirken, Merkez Bankası’nın döviz likiditesini güçlendirme yönündeki adımlarının da somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.

Brüt rezervlerdeki bu artış, özellikle küresel finansal koşulların dalgalı seyrettiği bir dönemde Türkiye ekonomisi açısından pozitif bir tampon oluşturuyor.

Net Rezervlerde Güçlü Toparlanma

Aynı dönemde net rezervler 6,8 milyar ABD doları artışla 97,3 milyar ABD dolarına yükseldi. Net rezervlerdeki bu artış, rezerv kalitesine ilişkin algı açısından kritik öneme sahip.

Piyasa oyuncuları açısından net rezervlerdeki yükseliş;

  • Merkez Bankası’nın döviz pozisyonunun güçlendiğine
  • Olası şoklara karşı manevra alanının genişlediğine işaret ediyor.

Swap Hariç Net Rezervler 85,7 Milyar Dolar Oldu

Rezerv verilerinde en çok takip edilen kalemlerden biri olan swap hariç net rezervler, 23 Ocak itibarıyla 6,5 milyar ABD doları artarak 85,7 milyar ABD dolarına ulaştı.

Swap hariç rezervlerdeki artış;

  • Rezervlerin “kalıcı” niteliğine
  • Merkez Bankası’nın bilanço gücüne
  • Para politikasının kredibilitesine dair olumlu sinyaller veriyor. Bu kalemde görülen yükseliş, son dönemde yatırımcı güveninin desteklendiğine işaret eden önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Piyasalar Açısından Ne Anlama Geliyor?

TCMB rezervlerindeki bu güçlü artış;

  • TL varlıklara yönelik algıyı destekleyebilir,
  • Ülke risk priminde (CDS) iyileşme beklentilerini güçlendirebilir,
  • Para politikasının sıkı duruşunun daha sürdürülebilir hale geldiğine dair sinyal verebilir.

Özellikle swap hariç net rezervlerdeki yükseliş, orta vadeli makro dengeler açısından piyasaların en çok önemsediği başlıklar arasında yer almaya devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Ocak Salı
QNB Invest Odak •
ASELSAN’dan Asya Pasifik Hamlesi: 171 Milyon Dolarlık İhracat Sözleşmesi

ASELSAN, küresel savunma sanayi pazarındaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Asya Pasifik bölgesinde faaliyet gösteren müşterileriyle haberleşme sistemleri ve insansız deniz araçları alanlarında toplam 171 milyon ABD Doları tutarında ihracat sözleşmesi imzaladığını duyurdu. Söz konusu anlaşma, ASELSAN’ın yüksek katma değerli savunma teknolojilerinde artan uluslararası talebini bir kez daha ortaya koydu.


İmzalanan ihracat sözleşmeleri, özellikle deniz platformları ve askeri haberleşme çözümlerine odaklanıyor. Bu alanlar, ASELSAN’ın teknoloji derinliği ve Ar-Ge yetkinliği sayesinde küresel pazarda rekabet avantajı sağladığı başlıca segmentler arasında yer alıyor. Asya Pasifik bölgesi ise savunma harcamalarının hızla arttığı, modernizasyon ihtiyacının yüksek olduğu stratejik bir pazar olarak öne çıkıyor.

Finansal açıdan bakıldığında, 171 milyon ABD Doları tutarındaki yeni ihracat anlaşmaları, ASELSAN’ın ihracat gelirlerini destekleyici nitelik taşıyor. Döviz bazlı sözleşmeler, şirketin gelir çeşitliliğini artırırken, kur hassasiyetini de dengeleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor. Ayrıca bu tür uzun vadeli savunma projeleri, şirketin bakiye sipariş (backlog) büyüklüğüne de olumlu katkı sağlıyor.

Stratejik olarak değerlendirildiğinde, Asya Pasifik pazarında derinleşen ASELSAN, yalnızca tek seferlik satışlar değil, uzun vadeli müşteri ilişkileri ve yeni proje fırsatları yaratma potansiyelini de güçlendiriyor. Bu gelişme, şirketin küresel ihracat vizyonu ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu bir adım olarak öne çıkıyor.

İkon-ok
Back to Top