QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 3 Nisan Cuma
QNB Invest Odak •
Faizler Zirvede: Mevduat %40’ı, Ticari Krediler %50’yi Aştı

Türkiye’de para politikasındaki sıkılaşma adımları, finansal piyasalarda faizleri hızla yukarı taşıdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), fonlama faizini %40 seviyesine çıkarırken, piyasadaki likidite açığının büyümesiyle birlikte hem mevduat hem kredi faizlerinde sert yükseliş görüldü.


Faizlerde Yeni Seviye: Rekor Yakınları

Son gelişmelere göre:

  • Mevduat faizleri %40’ın üzerine çıktı
  • Ticari kredi faizleri %50 seviyesini aştı

Bu seviyeler hem tasarruf sahipleri hem de reel sektör için yeni bir denge noktası oluşturuyor.

Likidite Açığı: 1 Trilyon TL’nin Üzerinde

Piyasadaki likidite tarafı da faiz artışını destekleyen önemli bir faktör:

  • TL likidite açığı 1 trilyon TL’yi aşmış durumda

Bu durum:

  • Bankaların fonlama maliyetini artırıyor
  • Mevduat faizlerini yukarı çekiyor
  • Kredi faizlerine doğrudan yansıyor

TCMB’den Yeni Adım: Swap İşlemleri

TCMB, likidite yönetimini desteklemek amacıyla döviz karşılığı TL swap işlemlerine başladı

Bu adım:

  • Piyasaya TL likiditesi sağlamak
  • Kur ve faiz dengesini yönetmek
  • Bankacılık sistemini desteklemek amacıyla atılmış stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.

Neden Faizler Yüksek Kalacak?

Bankacılık sektörü açısından kritik hedeflerden biri, TL mevduat payını korumak

Bu hedef doğrultusunda:

  • TL’ye olan talebi artırmak için yüksek faiz ortamı korunuyor
  • Dolarizasyonun önüne geçilmesi amaçlanıyor

Dolayısıyla kısa vadede faizlerde hızlı bir geri çekilme beklenmiyor.

Bankalar ve Şirketler İçin Ne Anlama Geliyor?

Bankacılık Sektörü

  • Net faiz marjı üzerinde baskı oluşabilir
  • Ancak yüksek faiz ortamı mevduat rekabetini artırabilir

Reel Sektör

  • Finansman maliyetleri yükselebilir
  • Yatırım iştahı zayıflayabilir
  • Nakit akışı yönetimi daha kritik hale gelebilir

Yatırımcılar

  • Mevduat cazibesi artabilir
  • Hisse senetleri ve alternatif yatırımlarda yeniden fiyatlama görülebilir

Faizlerdeki yükseliş:

  • Kısa vadede finansman maliyetlerini artıran
  • Orta vadede enflasyonla mücadeleyi destekleyen
  • Uzun vadede makro dengeleri iyileştirmeyi hedefleyen bir politika setinin parçası.

Önümüzdeki dönemde en kritik soru şu olacak:
Faizler ne zaman ve hangi hızda normalleşecek?

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Nisan Perşembe
QNB Invest Odak •
Otomotiv Pazarı Yavaşlıyor: İlk 3 Ayda Daralma

Türkiye otomotiv pazarı 2026 Mart ayını zayıf kapattı. Yılın ilk üç ayında daralma sinyalleri görülürken, mart ayında düşüş daha da belirgin hale geldi.


İlk 3 Ay: Sınırlı Daralma

2026 yılının ilk iki ayında:

  • Toplam pazar %3,94 daraldı
  • Toplam satışlar 265,4 bin adet seviyesinde gerçekleşti

Segment bazında bakıldığında:

  • Binek araç satışları %5,86 düşüşle 211 bin adet
  • Hafif ticari araç (LCV) satışları %4,23 artışla 54,7 bin adet

Bu tablo, binek araç tarafında zayıflığın başladığını ancak ticari segmentin görece dirençli kaldığını gösteriyor.

Mart Ayı: Sert Daralma

Aylık bazda ise tablo daha net:

  • Toplam pazar %12,75 daraldı
  • Satışlar 102 bin adet olarak gerçekleşti

Segment detayları:

  • Binek araçlar: %13,04 düşüş - 80 bin adet
  • Hafif ticari araçlar: %11,69 düşüş - 22 bin adet

Şubat’a kıyasla mart ayında daralmanın hızlanması, talep tarafındaki zayıflamaya işaret ediyor.

Segment Ayrışması: Ticari Araçlar Daha Dayanıklı

İlk 2 ayda LCV segmentinin büyümesi dikkat çekiciydi. Bu durum:

  • Ticari faaliyetlerin devam ettiğini
  • Şirketlerin yatırım iştahının tamamen kaybolmadığını gösteriyor.

Sektör İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu veriler ışığında:

  • Kampanya ve fiyat rekabeti öne çıkabilir
  • Karlılık tarafında marj baskısı görülebilir

Özellikle binek araç ağırlıklı şirketler daha fazla etkilenebilir.

Bundan Sonra Ne Beklenmeli?

Piyasanın yönü açısından kritik başlıklar:

  • Faiz oranlarının seyri
  • Kredi koşullarında iyileşme olup olmayacağı
  • İç talebin toparlanma hızı
  • Kur hareketlerinin fiyatlara etkisi

Özellikle yılın ikinci yarısında ekonomik koşullar ile daha dengeli bir görünüm oluşabilir.

2026’nın ilk çeyreği itibarıyla otomotiv pazarı:

  • Zayıflayan talep
  • Normalleşen satış dinamikleri ile daha temkinli bir görünüme geçti.
İkon-ok
QNB Araştırma 2 Nisan Perşembe
QNB Invest Odak •
THY’den Stratejik Hamle: SAF Yatırımı ile Geleceğin Havacılığına Adım

Türk Hava Yolları (THYAO), sürdürülebilir havacılık alanında yatırım kararı aldı. Şirket, Sustainable Aviation Fuel (SAF) üretimi için yeni bir ortaklığa gidiyor.


42 Milyon Dolarlık Stratejik Yatırım

THY, DB Tarımsal Enerji ve Ticaret A.Ş.’ye yatırım yapma kararı aldı.

Anlaşmanın detayları:

  • Toplam yatırım tutarı: 42 Milyon ABD Doları
  • Pay oranı: %40
  • Yöntem:
    • Sermaye artırımı
    • Kısmi hisse devri

Bağlayıcı teklif 1 Nisan 2026 tarihinde kabul edildi ve işlemin 2026 yılı içerisinde tamamlanması bekleniyor.

SAF Nedir ve Neden Önemli?

Sustainable Aviation Fuel (SAF):

  • Geleneksel jet yakıtına göre daha düşük karbon emisyonu sağlamaktadır.
  • Havacılık sektörünün karbon ayak izini azaltmada kritik rol oynamaktadır.

Üretim Kapasitesi ve Takvim

DB Tarımsal’ın planlanan SAF üretim tesisi:

  • 2029 yılında faaliyete geçmesi ve  
  • Yıllık 100.000 ton üretim kapasitesine sahip olması planlanıyor.

Off-Take Anlaşması: Tedarik Güvencesi

Şirket ayrıca, üretilecek SAF için uzun vadeli alım (off-take) anlaşması yapmayı planlıyor

Bu model sayesinde:

  • Tedarik riskinde azalma gerçekleşebilir.
  • Fiyat dalgalanmalarına karşı koruma sağlanabilir

Stratejik Etki: THY İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu yatırımın etkisini birkaç başlıkta özetleyebiliriz:

1. Sürdürülebilirlik ve ESG Uyumu

THY, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut bir adım atarak ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) tarafında güçleniyor.

2. Uzun Vadeli Maliyet Yönetimi

Yakıt maliyetleri havayolu şirketleri için en kritik kalemlerden biri. SAF yatırımı, bu maliyetin yönetilmesinde stratejik avantaj sağlayabilir.

3. Rekabet Avantajı

Regülasyonlara erken uyum sağlayan şirketler, özellikle Avrupa pazarında rekabet avantajı elde edebilir.

Piyasa Etkisi: Orta-Uzun Vadeli Pozitif

THY’nin SAF yatırımı:

  • Geleceğin havacılık trendlerine uyum sağlayan
  • Tedarik güvenliğini artıran stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
İkon-ok
QNB Araştırma 1 Nisan Çarşamba
QNB Invest Odak •
Fon Piyasasında Sert Daralma: Savaş ve Vergi Artışı Çıkışları Tetikledi

Jeopolitik risklerin yükselmesi ve vergi düzenlemeleri, Türkiye’de fon piyasasında ciddi bir daralmaya yol açtı. Artan belirsizlik ortamı ve stopaj oranındaki yükseliş, yatırımcı davranışını hızlı şekilde değiştirdi.


390 Milyar TL’yi Aşan Çıkış

Son veriler yatırım fonlarından, 390,5 milyar TL’yi aşan net çıkış gerçekleştiğini gösteriyor

Bu ölçekte bir çıkış, son dönemin en dikkat çekici sermaye hareketlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Stopaj Artışı Etkisi: %17,5 Seviyesi Kritik

Özellikle serbest hisse senedi fonlarına uygulanan stopaj oranının, %17,5 seviyesine yükseltilmesi yatırımcı tarafında önemli bir kırılma yarattı.

Vergi artışı sonrası:

  • Net getiri beklentileri düştü
  • Alternatif yatırım araçlarına yönelim arttı
  • Kısa vadeli çıkışlar hızlandı

Sadece Yatırım Fonları Değil: BES de Etkilendi

Daralma sadece yatırım fonlarıyla sınırlı kalmadı:

  • Yatırım fonlarının toplam büyüklüğü %4,73 azaldı
  • Bireysel emeklilik (BES) fonları %6,77 geriledi

Bu tablo, sistem genelinde geniş çaplı bir çözülmeye işaret ediyor.

Küresel piyasalarda artan savaş ve gerilim ortamı:

  • Riskli varlıklardan çıkışı hızlandırdı
  • Likiditeyi daha güvenli alanlara yönlendirdi

Piyasalar İçin Ne Anlama Geliyor?

Fon piyasasındaki daralma:

  • Hisse senedi piyasasında satış baskısı yaratabilir
  • Tahvil piyasasında oynaklığı artırabilir
  • Likidite koşullarını sıkılaştırabilir

Özellikle büyük fon çıkışları, piyasalarda zincirleme etki yaratma potansiyeline sahiptir.

Bundan Sonra Ne Önemli?

Piyasanın yönü açısından kritik başlıklar:

  • Vergi politikasında yeni düzenlemeler
  • Jeopolitik risklerin seyri
  • Fonlara yeniden giriş olup olmayacağı
  • Yatırımcı güveninin toparlanması
İkon-ok
QNB Araştırma 1 Nisan Çarşamba
QNB Invest Odak •
İhracatçı Şirketlere Vergi İndirimi Gündemde: Yeni Teşvik Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’de ihracat odaklı şirketler için önemli bir vergi düzenlemesi gündemde. Hükümetin, bu şirketler için kurumlar vergisi oranını %20 seviyesinden aşağı çekmeyi değerlendirdiği belirtiliyor.

Henüz nihai oran netleşmemiş olsa da, bu adımın ihracatçı şirketler ve Borsa İstanbul üzerinde ciddi etkileri olabilir.


Vergi İndirimi Neden Gündemde?

Bu tarz bir teşvikin arkasındaki temel motivasyonlar:

  • İhracatı artırmak
  • Cari açığı azaltmak
  • Şirketlerin küresel rekabet gücünü yükseltmek

Özellikle küresel talebin dalgalı olduğu bir dönemde, maliyet avantajı yaratacak bu tür adımlar stratejik önem taşıyor.

Şirketler Açısından Ne Değişir?

Vergi oranının düşmesi, doğrudan net kârı artırabilir.

Örneğin, ihracat ağı güçlü bir şirket için vergi oranındaki birkaç puanlık düşüş bile ciddi bir kârlılık farkı yaratabilir.

Hangi Sektörler Öne Çıkar?

Vergi teşviki hayata geçerse, özellikle şu sektörler pozitif ayrışabilir:

  • Otomotiv ve yan sanayi
  • Beyaz eşya ve elektronik
  • Tekstil ve hazır giyim
  • Demir-çelik ve sanayi üretimi

Bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, gelirlerinin önemli kısmını döviz bazlı elde ettiği için ek vergi avantajı çarpan etkisi yaratabilir.

Borsa İstanbul’a Etkisi Ne Olur?

Bu tarz bir düzenleme:

  • Yabancı yatırımcı ilgisini artırabilir
  • Endeks genelinde pozitif bir algı oluşturabilir

Özellikle düşük değerleme ile işlem gören sanayi şirketlerinde bu etki daha belirgin olabilir.

Belirsizlikler: Kritik Detaylar Henüz Net Değil

Şu an için bilinmeyenler:

  • Yeni vergi oranı kaç olacak?
  • Hangi şirketler kapsam dahiline girecek?
  • Teşvik geçici mi yoksa kalıcı mı olacak?

Bu detaylar netleşmeden piyasa fiyatlaması sınırlı kalabilir.

İhracatçı şirketlere yönelik olası vergi indirimi:

  • Kârlılığı doğrudan destekleyen
  • Rekabet gücünü artıran önemli bir katalizör olabilir.

Ancak nihai etkinin büyüklüğü, açıklanacak detaylara bağlı olacak.

İkon-ok
QNB Araştırma 1 Nisan Çarşamba
QNB Invest Odak •
OYAK Çimento Temettü Dağıtmıyor: Nakit Güçlü, Odak Yatırımda

OYAK Çimento (OYAKC), 2026 yılına ilişkin kâr dağıtım kararını açıkladı. Şirket, güçlü finansallarına rağmen temettü dağıtmama yönünde karar alırken, odağını yeni yatırımlara çevirmiş durumda.


8,8 Milyar TL Kâra Rağmen Temettü Yok

OYAK Çimento, 2025 yılında, 8,8 milyar TL net kâr elde etti ve güçlü nakit pozisyonunu korudu. Buna rağmen şirket 2025 kârından temettü dağıtmama kararı aldı

Stratejik Odak: Yurtdışı Yatırımlar

Şirket yönetimi, özellikle Suriye ve komşu ülkelerde doğrudan yatırımlar üzerine odaklanmayı sürdürüyor.

Bu strateji, OYAK Çimento’nun sadece iç pazara bağlı kalmadan, bölgesel büyüme fırsatlarını değerlendirmek istediğini gösteriyor.

Yatırımcı Açısından Ne Önemli?

Önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken başlıklar:

1. Yatırım Detayları

Suriye ve çevre ülkelerde planlanan yatırımların:

  • Büyüklüğü
  • Zamanlaması
  • Finansman yapısı kritik olacak.

2. Getiri Potansiyeli

Bu yatırımların:

  • Marjlara etkisi
  • Kapasite artışı
  • Potansiyel FAVÖK katkısı şirket değerlemesini doğrudan etkileyecek.

3. Nakit Kullanımı

Temettü yerine yatırım tercih edilmesi, doğru projelerle birleşirse uzun vadede daha yüksek getiri yaratabilir.

OYAK Çimento’nun bu hamlesi, aslında bir dönüşüm sinyali:

  • Kısa vadeli nakit dağıtımı yerine,
  • Orta-uzun vadeli büyüme yatırımlarına odaklanma

Bu yaklaşım, özellikle inşaat ve altyapı talebinin bölgesel olarak yeniden şekillendiği bir dönemde anlamlı.

OYAK Çimento’nun temettü dağıtmama kararı:

  • Kısa vadede nötr
  • Orta vadede yatırım hikâyesine bağlı olarak pozitif ya da negatif şekilde fiyatlanabilir.
İkon-ok
Back to Top