QNB Invest - Invest Odak

QNB Araştırma 13 Mart 2026 Cuma
TCMB faiz indirimlerine ara verdi

Piyasa Yorumu

BIST-100’ün günlük performansı %0,7 seviyesinde gerçekleşirken, bankacılık sektörü %2,0 geriledi, sanayi sektörü ise %1,8 yükseldi. Model Portföyümüz endekse göre %0,4 pozitif ayrıştı. PPK toplantısı, faiz indirim döngüsüne ara verilmesiyle sonuçlanırken, politika faizi %37 seviyesinde sabit bırakıldı. Ocak 2026 cari açık verisi 6,8 milyar ABD Doları ile piyasa beklentisi olan 5,4 milyar ABD Dolarının üzerinde gerçekleşti; sapma büyük ölçüde metodoloji değişikliğinden kaynaklandı.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • TCMB faiz indirimlerine ara verdi Para Politikası Kurulu, Mart toplantısında politika faizini %37’de sabit bırakarak Temmuz’25 tarihinden bu yana devam eden faiz indirim sürecine ara verdi. Karar metninde jeopolitik gelişmelerin küresel risk iştahını zayıflattığı ve enerji fiyatlarını yükselttiği, bunun da hem maliyetler hem de ekonomik aktivite üzerinden enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturabileceği vurgulandı. TCMB ayrıca döviz ve TL likiditesine ilişkin adımları da içeren eşgüdümlü politika tedbirlerine dikkat çekti ve para politikası kararlarının ihtiyatlı ve veriye bağlı şekilde alınmaya devam edeceğini, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde ise sıkılaştırmaya gidilebileceğini belirtti.
  • Cari açık Ocak ayında piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti Cari işlemler dengesi, Ocak’26 döneminde 6,8 milyar ABD Doları açık vererek 5,4 milyar ABD Doları piyasa beklentisinin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti. Sapmada büyük ölçüde faiz ödemelerinin hesaplanmasındaki metodoloji değişikliği etkili oldu. Açığın genişlemesinde dış ticaret açığındaki artış ve hizmetler dengesindeki bozulma rol oynarken, 12 aylık birikimli cari açık 32,9 milyar ABD Dolarına (GSYH’nin %2’si) yükseldi.
  • Küresel tedarik zinciri sorunları nedeniyle petrol türevi hammaddelerde lojistik maliyetleri %25 arttı İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, küresel çatışmaların Uzak Doğu’dan gelen petrol türevi hammaddelerde ton başına lojistik maliyetleri yaklaşık %25 artırdığını belirtti. Açıklamada, petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların ve küresel enflasyonist baskıların Türkiye ekonomisine olası etkileri ile akaryakıt fiyatları ve eşel mobil sistemi de ele alındı.

Şirket Haberleri

 

  • FROTO Koç Finansman hisselerini satın alacak Şirket, Koç Holding’in %50, Arçelik’in %47 ve diğer Koç Holding şirketlerinin %3 pay sahibi olduğu Koç Finansman’ın tüm hisselerini 137 milyon ABD Doları (5,7–6,9 milyar TL) bedelle satın alacaktır. İşlemin BDDK ve Rekabet Kurulu onaylarına tabi olduğunu hatırlatırız. Koç Finansman hakkında: Koç Finansman, tüketici finansmanı segmentinde faaliyet gösteren bir finansman şirketidir. Ford Trucks, Türk Traktör ve Otokar ile finansman iş birlikleri bulunmaktadır. Aralık 2025 itibarıyla şirketin kredi portföyü, 2024 yıl sonuna göre %79 artarak 49,3 milyar TL’ye ulaşmıştır. Aralık 2025 itibarıyla toplam aktifler 55,5 milyar TL, vergi öncesi kâr ise 2.112 milyon TL seviyesinde gerçekleşmiştir. Şirketin takipteki kredi portföyü 533 milyon TL olup, ayrılan özel kredi karşılıkları sonrası net bakiye 300 milyon TL olarak hesaplanmaktadır.
  • SUNTK, bağlı ortaklığı Ekoten aracılığıyla Guatemala’da şirket kurdu Şirket, Guatemala yatırımı ile ABD pazarını hedefleyen kumaş üretim ve satış faaliyetleri üzerinden Kuzey ve Orta Amerika pazarlarındaki büyüme potansiyelini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
  • EYGYO Saklı Ada projesi için ön proje onayı başvurusunda bulundu ve sözleşme imzaladı Şirket, İstanbul Sancaktepe’de 7 ticari ünite ve 200 konuttan oluşacak Saklı Ada Projesi 1. Etap için ön proje onayı başvurusunda bulunmuştur. Aynı projenin 2. Etabı’na ilişkin ön proje çalışmaları da devam etmektedir (200 konut). Ayrıca, İstanbul Zeytinburnu’ndaki bir projede yer alan 24 bağımsız bölümün Şirket’e devrine ilişkin ön gayrimenkul satış sözleşmesi imzalanmıştır.
  • ZERGY Kocaeli’deki yeni bir gayrimenkul projesini portföyüne ekledi Şirket, büyüme stratejileri doğrultusunda Kocaeli ili, İzmit ilçesi, Çayırköy mevkiinde planlanan bir gayrimenkul projesini portföyüne dahil etme kararı almıştır. Projeye ilişkin fizibilite, proje geliştirme ve gerekli izin süreçleri başlatılmıştır.
  • ZEDUR’un bağlı ortaklığının GES ve batarya depolama tesisi ön lisans başvurusu reddedildi Şirketin dolaylı bağlı ortaklığı Çınar Batarya Sistemleri, Burdur’da 15MWe Güneş Enerjisi Santrali ve entegre 15MWs batarya depolama tesisi kurulmasına yönelik EPDK’ya yaptığı ön lisans başvurusunun, ilgili bölgede kapasite ve bağlantı görüşü bulunmaması nedeniyle reddedildiğini açıklamıştır.
  • DURDO operasyonel verimlilik ve maliyet optimizasyonu amacıyla organizasyonel yeniden yapılanma gerçekleştiriyor Şirket, operasyonel verimliliği artırmak, maliyet yapısını optimize etmek ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanmak amacıyla daha yalın, çevik ve verimli bir organizasyon yapısına geçme kararı almıştır. Bu yeniden yapılanma kapsamında bazı departmanlarda iş gücü düzenlemeleri yapılacak olup, çalışanların tüm yasal hakları eksiksiz olarak ödenecektir.
  • DCTTR’nin bağlı ortaklığı Bluefarm, Maxis Girişim Sermayesi Fonu’ndan 1,5 milyon Avro yatırım aldı Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, DCTTR’nin bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş.’ye emisyon primli sermaye artırımı yoluyla 1,5 milyon Avro yatırım yapma kararı almıştır. Bu yatırım ile Maxis Fonu, Bluefarm’da %21,43 pay sahibi olacaktır. Söz konusu kaynak, Bluefarm’ın devam eden yatırımları ve stratejik büyüme planlarının finansmanında kullanılacaktır.
  • MIATK Romanya’daki güneş enerjisi projeleri için 50,88MWe şebeke bağlantı onayı aldı Şirket, %50 oranında sahip olduğu Romanya iştiraki Renawell Energie S.R.L. bünyesinde geliştirilen 33,39MWe kapasiteli RENAWELL RASI 1 GES projesi ile %100 bağlı ortaklığı Nouzi Energie S.R.L. bünyesinde geliştirilen 17,49MWe kapasiteli NOUZI RASI 2 GES projesi için gerekli finansal teminatları sağlayarak teknik şebeke bağlantı onaylarını (ATR - Aviz de Tehnic Racordare) almıştır. Toplam onaylı kapasite 50,88MWe düzeyindedir.
  • KONKA’nın İzmir Torbalı’daki tesisi, Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi ilan edildi Şirket tarafından İzmir Torbalı’da devam eden Dekor Kağıt Fabrikası yatırımı, 12 Mart 2026 tarihli ve 33194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11035 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca “Konya Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. İzmir Özel Endüstri Bölgesi” olarak ilan edilmiştir.
  • EKGYO’nun İstanbul Beşiktaş Dikilitaş Güney Projesi’nde yer teslimi tamamlandı Şirket ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği arasında imzalanan İş Birliği Protokolü kapsamında geliştirilen projelerden biri olan İstanbul Beşiktaş Dikilitaş Güney Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Projesi’nde yer teslimi, 12 Mart 2026 Perşembe günü tamamlanarak yüklenici LEDA Yapı ve Proje Taahhüt Ltd. Şti. & MR GRUP İnşaat Taahhüt Ltd. Şti. İş Ortaklığı’na yapılmıştır.
  • KUYAS altın rafinerisi kuruluş sürecinin başlatılmasına karar verdi Şirket, altın rafinerisi yatırımının hayata geçirilmesi amacıyla “Kıymetli Madenler Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ” kapsamında gerekli yasal izin süreçlerinin başlatılmasına karar vermiştir.
  • NTGAZ, ÇAYKUR ihalesini kazandı Şirket, ÇAYKUR tarafından 17 fabrika için toplam 310GWs hacimde gerçekleştirilen doğal gaz [LNG (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) ve CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz)] alım ihalesinde en rekabetçi teklifi vererek ihaleyi kazanmıştır. İhale hacmi, Şirket’in 2025 yılı toplam satış hacminin %8,1’ine karşılık gelmektedir.
  • DOFRB, Çin’de şirket kurdu Şirket, uluslararası operasyonlarının genişlemesini desteklemek amacıyla Çin’de 12 bin ABD doları sermayeli bir şirket kurmuştur.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-13032026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 13 Mart 2026 Cuma
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: Ic Enterra Yenilenebilir Enerji AS (ENTRA)

Yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren IC Enterra Yenilenebilir Enerji (ENTRA), 2025 yılı dördüncü çeyrek finansallarını açıkladı. Şirketin cirosu ve operasyonel kârlılığı artış gösterirken, özellikle ertelenmiş vergi gideri nedeniyle net kâr tarafında zayıf bir tablo oluştu. Buna rağmen elektrik üretimindeki artış ve güneş enerjisi santrallerinin (GES) katkısı şirketin operasyonel performansını desteklemeye devam etti.


Elektrik Üretimindeki Artış Ciroyu Destekledi

Şirketin 4Ç25 döneminde cirosu yıllık bazda %6 artarak 657 milyon TL seviyesine ulaştı. Bu artışın arkasındaki temel faktör ise elektrik üretimindeki büyüme oldu.

Toplam elektrik üretimi yıllık %6 artış gösterdi.

Bu artışta özellikle Erzin-2 GES önemli rol oynadı. 3Ç24 sonunda devreye alınan santral, faaliyete geçmesinden bu yana üretimini 2,4 kat artırdı. Buna karşın şirketin diğer santrallerinde üretim yıllık bazda %7 geriledi.

HES Gelirlerinde Düşüş

Elektrik fiyatlarında yaşanan artışa rağmen hidroelektrik santrallerinin (HES) gelirleri zayıf kaldı.

4Ç25 döneminde spot elektrik fiyatları yıllık %17 arttı

Ancak bu artış enflasyonun altında kaldığı için şirketin HES segmentinde gelir kaybı yaşandı.

Sonuç olarak HES cirosu yıllık %16 geriledi.

Bu durum, hem düşük üretim hem de sınırlı fiyat artışlarının etkisiyle gerçekleşti.

GES Segmentinde Güçlü Büyüme

Güneş enerjisi tarafında ise oldukça güçlü bir performans görüldü.

Erzin-2 GES’in daha önce 81 ABD Doları/MWs seviyesindeki sabit fiyatlı satış anlaşması 2025 yıl sonunda sona erdi. Bu gelişmenin ardından şirket spot fiyatlardan satış yapmaya başladı.

4Ç25 döneminde ortalama spot elektrik fiyatı 67 ABD Doları/MWs seviyesinde gerçekleşti.

Bu gelişmeyle birlikte GES gelirleri reel bazda yıllık %176 artış gösterdi.

Bu performans, şirketin toplam gelir yapısında güneş enerjisinin payını daha da artırdı.

2025 Yılı Gelir Performansı

Şirketin 2025 yılı genel performansına bakıldığında gelirlerde sınırlı fakat istikrarlı bir büyüme dikkat çekiyor.

  • Toplam ciro: 4,2 milyar TL
  • Yıllık büyüme: %5

Elektrik üretimindeki artış ve GES projelerinin katkısı bu büyümenin ana sürükleyicileri oldu.

Operasyonel Karlılık Güçlü

Şirketin operasyonel performansı ise gelir büyümesinin üzerinde bir artış gösterdi.

4Ç25 döneminde:

  • FAVÖK: 413 milyon TL
  • Yıllık değişim: %5 artış

2025 yılının tamamında ise:

  • FAVÖK: 3,1 milyar TL
  • Yıllık büyüme: %8

FAVÖK Marjı Yükseldi

Şirketin kârlılık göstergelerinden biri olan FAVÖK marjında da iyileşme görüldü.

  • 2024: %71,4
  • 2025: %73,8

Bu artış, yenilenebilir enerji şirketlerinin yüksek operasyonel marj yapısının sürdüğünü gösteriyor.

Net Kârda Vergi Etkisi

Operasyonel performans güçlü olsa da net kâr tarafında olumsuz bir tablo oluştu.

Şirket 4Ç25 döneminde 1,2 milyar TL net zarar açıkladı.

Bu zararın ana nedeni ise 667 milyon TL ertelenmiş vergi gideri oldu.

2025 yılı genelinde ise şirket 1,8 milyar TL net zarar açıkladı.

Bu sonuçta özellikle son çeyrekte oluşan vergi etkisinin belirleyici olduğu görülüyor.

Borçluluk Göstergelerinde İyileşme

Şirketin borçluluk tarafında ise olumlu bir gelişme dikkat çekiyor.

  • Net Borç / FAVÖK:

    • 9A25: 4,2x
    • 2025 yıl sonu: 3,7x

Artan FAVÖK üretimi, şirketin borçluluk oranının gerilemesine katkı sağladı.

Değerleme Görünümü

Mevcut tahminlere göre şirket hissesi 7,2x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor.

Bu seviye, BIST yenilenebilir enerji şirketleri ortalamasına göre yaklaşık %21 iskonto anlamına geliyor.

ENTRA’nın son finansal sonuçları, özellikle güneş enerjisi segmentindeki güçlü büyümenin şirketin operasyonel performansını desteklediğini gösteriyor. HES gelirlerindeki düşüşe rağmen GES tarafındaki hızlı büyüme ve yüksek operasyonel marjlar şirketin kârlılık yapısını korumasına yardımcı oldu.

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Mart 2026 Perşembe
Halkbank Davasında Yeni Gelişme: ABD ile Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması Yürürlüğe Girdi

Türk bankacılık sektörü açısından uzun süredir gündemde olan Türkiye Halk Bankası davasında önemli bir gelişme yaşandı. Bankanın yaptığı son açıklamaya göre, ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı New York Güney Bölgesi Başsavcılığı ile imzalanan ertelenmiş kovuşturma anlaşması yürürlüğe girdi.

Bu gelişme, yıllardır devam eden dava sürecinde kritik bir aşama olarak değerlendirilirken, piyasalarda da yakından takip edilen bir konu olmaya devam ediyor.


Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması Resmen Yürürlüğe Girdi

Bankanın yaptığı açıklamaya göre, Halkbank ile ABD Adalet Bakanlığı arasında imzalanan ertelenmiş kovuşturma anlaşması (Deferred Prosecution Agreement) resmi olarak yürürlüğe girdi.

Açıklamaya göre:

  • Anlaşma her iki kamu otoritesi açısından bağlayıcı hale geldi.
  • Taraflar arasında yürütülen süreçte hukuki çerçeve resmileşmiş oldu.

Mahkeme Süreci 90 Günlüğüne Askıya Alındı

Anlaşma kapsamında federal mahkeme tarafından da önemli bir karar alındı. Mahkeme, kovuşturma sürecini 90 gün süreyle askıya alma kararı verdi.

Bu süreçte:

  • Tarafların anlaşma kapsamındaki yükümlülükleri takip edilecek
  • Anlaşma şartlarının yerine getirilmesi değerlendirilecek

Piyasalar Açısından Neden Önemli?

Halkbank davası, uzun süredir hem Türkiye finans piyasaları hem de bankacılık sektörü açısından önemli bir risk başlığı olarak görülüyordu.

Dava sürecindeki gelişmelerin:

  • Banka hisseleri üzerinde
  • Bankacılık sektörü algısında
  • Türkiye’nin uluslararası finansal ilişkilerinde etkili olabileceği değerlendiriliyordu.

Sürecin Bundan Sonraki Aşamaları

Mevcut açıklamalara göre dava sürecinde izlenecek yol haritası şu şekilde özetlenebilir:

  1. Mahkeme kovuşturmayı 90 gün süreyle askıya aldı
  2. Bu süreçte anlaşma koşullarının uygulanması izlenecek
  3. Süre sonunda davanın resmen düşmesi beklenmekte

Ancak sürecin nihai sonucu mahkeme kararlarına ve anlaşma şartlarının uygulanmasına bağlı olacak.

Halkbank ile ABD Adalet Bakanlığı arasında yürürlüğe giren ertelenmiş kovuşturma anlaşması, uzun süredir devam eden dava sürecinde önemli nokta olarak görülüyor. Mahkemenin kovuşturmayı geçici olarak askıya alması ve davanın düşme ihtimalinin güçlenmesi, özellikle finans piyasaları açısından yakından takip edilen gelişmeler arasında yer alıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Mart 2026 Perşembe
TCMB Mart 2026 Faiz Kararı Açıklandı! Politika Faizi Sabit Kaldı

Para politikası açısından piyasaların yakından takip ettiği Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Mart 2026 Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Politika faizi beklentilere paralel şekilde %37 seviyesinde sabit bırakıldı.

Politika Faizi %37’de Sabit Tutuldu

TCMB’nin açıkladığı karar doğrultusunda:

  • Politika faizi (1 hafta vadeli repo faizi): %37
  • Gecelik borç verme faizi: %40
  • Gecelik borçlanma faizi: %35,5 olarak korundu.

Merkez Bankası’nın bu kararı, para politikasında temkinli ve veri odaklı bir yaklaşımın sürdürüldüğüne işaret ediyor.

Piyasa Beklentileri Ne Yöndeydi?

Mart ayı toplantısı öncesinde piyasa katılımcıları genel olarak faiz oranlarında değişiklik beklemiyordu. Özellikle:

  • Enflasyon görünümünün henüz tam olarak iyileşmemesi
  • Küresel piyasalarda artan riskler
  • Enerji fiyatlarında yükseliş ihtimali gibi faktörler Merkez Bankası’nın bu kararı almasına etkili olan faktörler arasında yer aldı.

Küresel Riskler Para Politikasını Etkiliyor

Son dönemde küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanma, merkez bankalarının politika alanını daraltan unsurlar arasında yer alıyor.

Özellikle:

  • Petrol fiyatlarındaki oynaklık
  • Küresel enflasyon riskleri
  • Finansal piyasalardaki dalgalanma para politikası kararlarında daha temkinli bir duruşu beraberinde getiriyor.

Piyasalar Nasıl Etkilenebilir?

TCMB’nin Mart 2026 faiz kararında politika faizini sabit tutması, para politikasında temkinli ve kontrollü bir yaklaşımın sürdürüldüğünü gösteriyor. Enflasyon görünümündeki gelişmeler ve küresel ekonomik koşullar, önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının belirlenmesinde önemli rol oynamaya devam edecek.

Önümüzdeki aylarda özellikle:

  • Enflasyon verileri
  • Küresel finansal koşullar
  • Enerji fiyatları

TCMB’nin politika adımlarını şekillendiren temel faktörler olacak.

İkon-ok
QNB Araştırma 12 Mart 2026 Perşembe
Mart 2026 Piyasa Görünümü: Jeopolitik Riskler Artarken BIST’te Momentum Zayıflıyor

Küresel piyasalarda son iki yıldır devam eden güçlü ralli sonrası risk algısının yeniden şekillendiği bir döneme girildi. Mart 2026 itibarıyla artan jeopolitik gerilimler, enerji arzına yönelik riskler ve küresel büyüme beklentilerindeki belirsizlikler yatırımcıların temkinli hareket etmesine neden oluyor. Bu ortamda Türkiye piyasaları da özellikle BIST 100 endeksi üzerinden küresel risk iştahındaki değişimlere daha duyarlı bir görünüm sergiliyor.

Ocak ayında güçlü bir performans sergileyen Borsa İstanbul, Şubat ayında ise daha yatay ve temkinli bir fiyatlama sürecine girdi. Artan jeopolitik riskler ve kâr büyümesindeki yavaşlama, piyasalarda momentum kaybı riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor.


BIST 100 Ocak Rallisinin Ardından Konsolidasyona Girdi

2026 yılının ilk ayında BIST 100 endeksi %23 gibi güçlü bir yükseliş kaydederek yatırımcıların dikkatini çekmişti. Ancak bu hızlı yükselişin ardından Şubat ayında piyasa daha temkinli bir görünüm sergiledi.

Şubat ayında endeks:

  • Dar bir bantta işlem gördü
  • Aylık bazda yaklaşık %1 düşüş kaydetti

Bu gelişme, güçlü yükseliş sonrası piyasanın konsolidasyon sürecine girdiğine işaret ediyor.

Şirket Kârlarında Büyüme Yavaşladı

Borsa İstanbul’daki momentum kaybının önemli nedenlerinden biri de şirket kârlarındaki büyümenin yavaşlaması oldu.

Açıklanan finansallara göre:

  • 3.çeyrekte şirket kâr büyümesi: %51
  • Son dönemde açıklanan finansallar: %31 büyüme

Her ne kadar şirket kârları büyümeye devam etse de, büyüme hızındaki bu düşüş yatırımcı algısında momentum kaybı riskini artırdı.

Jeopolitik Riskler Piyasalarda Belirleyici Oluyor

Mart ayı itibarıyla piyasalardaki en önemli risk faktörlerinden biri jeopolitik gelişmeler olarak öne çıkıyor. Özellikle enerji arzına yönelik olası kesintiler ve bölgesel gerilimler, küresel ekonomide yeni belirsizlikler yaratıyor.

Olası bir enerji arzı krizi:

  • Küresel büyüme beklentilerini aşağı çekebilir
  • Enflasyon beklentilerinde yeniden yukarı yönlü revizyonlara neden olabilir

Bu durum küresel piyasalar için Rusya-Ukrayna savaşının ilk dönemindeki fiyatlama davranışlarına benzer bir risk ortamı yaratabilir.

Yabancı Girişi BIST’in Küresel Risklere Duyarlılığını Artırdı

2026 yılının başından bu yana Türkiye piyasalarına yabancı yatırımcı ilgisinin arttığı görülüyor.

Yılbaşından bu yana:

  • Yaklaşık 2,4 milyar dolar yabancı girişinin gerçekleştiği hesaplanıyor.

Bu gelişme kısa vadede piyasaya destek sağlasa da aynı zamanda Borsa İstanbul’un küresel risk iştahına olan duyarlılığını artırıyor. Başka bir deyişle küresel piyasalarda yaşanabilecek bir riskten kaçış dalgası, BIST üzerinde daha güçlü bir etki yaratabilir.

TL’de Görece İstikrar Beklentisi

Para politikası tarafında ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından uygulanan sıkı ve proaktif politika duruşunun Türk Lirası üzerindeki istikrarı desteklediği değerlendiriliyor.

Güçlü rezerv görünümü ve politika yönetimi sayesinde:

  • TL’de görece istikrarlı bir görünüm bekleniyor
  • Ancak hisse senedi piyasası tarafında jeopolitik gelişmeler belirleyici olmaya devam edebilir.

Faiz İndirimi Beklentileri Zayıfladı

Mart ayına girilirken piyasa beklentilerinde önemli bir değişim de faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması oldu.

Piyasa dinamikleri şu faktörlere işaret ediyor:

  • Kısa vadede faiz indirimi olasılığı düşük
  • Pozitif katalizör eksikliği piyasada yukarı yönlü hareketi sınırlıyor

BIST Değerlemesi ve Riskler

Borsa İstanbul mevcut durumda yaklaşık 6,8x F/K çarpanı ile işlem görüyor. Bu seviye tarihsel ortalamalara ve bazı gelişmekte olan piyasalara kıyasla iskonto anlamına geliyor.

Ancak bu iskonto:

  • Jeopolitik riskler
  • Küresel piyasalardaki kırılganlık
  • Kâr büyümesindeki yavaşlama nedeniyle kısa vadede tamamen kapanmayabilir.

Mart 2026 itibarıyla küresel piyasalar açısından belirsizliklerin arttığı bir dönem yaşanıyor. Özellikle jeopolitik gelişmeler ve enerji piyasasındaki riskler yatırımcı davranışlarını belirleyen ana faktörler haline gelmiş durumda.

Türkiye piyasaları açısından bakıldığında ise:

  • BIST güçlü bir yükseliş sonrası konsolidasyon sürecine girmiş durumda
  • TL tarafında görece istikrar korunuyor
  • Ancak kısa vadede pozitif katalizör eksikliği dikkat çekiyor
İkon-ok
QNB Araştırma 12 Mart 2026 Perşembe
Türkiye'de e-ticaret hacmi 4,6 trilyon TL'ye ulaştı

Piyasa Yorumu

BIST-100 Endeksi %0,2 oranında yükseliş kaydederken, Bankacılık Endeksi %0,6 oranında gerilemiştir. Bugün ödemeler dengesi verisi açıklanacak olup, beklentimiz 5 milyar ABD Doları tutarında açık verilmesi yönündedir. Bilanço dönemi büyük ölçüde tamamlanmış olup, ek süre talebinde bulunan şirketler dışında tüm şirketler finansal sonuçlarını açıklamıştır. BIST-100 şirketlerinin 2025 yılının dördüncü çeyreğindeki kâr büyümesi, yıllık bazda %29 seviyesinde gerçekleşmiştir.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri 

  • Türkiye'de e-ticaret hacmi 4,6 trilyon TL'ye yaklaşırken, GSYH %3,4 büyüyerek 1,6 trilyon ABD Dolarına ulaştı Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan'ın açıklamalarına göre, Türkiye'de e-ticaret hacmi 2025 itibarıyla 4,6 trilyon TL'ye yaklaştı ve genel ticaretteki payı %19,1'e yükseldi. Ayrıca, 2025 son çeyrekte GSYH %3,4 artarak 1,6 trilyon ABD Dolarına ulaşırken, mal ihracatı da %4,5 artışla 273,4 milyar ABD Dolarına çıktı.

Şirket Haberleri

  • HALKB’nin Çarşamba günü yayımladığı yeni açıklamaya göre Banka ile ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı New York Güney Bölgesi Başsavcılığı arasında imzalanan ertelenmiş kovuşturma anlaşması Çarşamba günü itibarıyla yürürlüğe girmiş olup, söz konusu anlaşma her iki kamu otoritesi açısından bağlayıcılık kazanmıştır. Davanın, federal mahkemenin kovuşturma sürecini 90 gün süreyle askıya alma kararı sonrasında düşmesinin beklendiği belirtilmiştir.
  • INTEK, 16,5 milyon TL tutarında HBYS hizmet sözleşmesi imzalamıştır Şirketin %51 bağlı ortaklığı Probel Yazılım ve Bilişim Sistemleri A.Ş., İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği ile 01.05.2026 – 31.12.2026 dönemini kapsayan, KDV hariç 16,54 milyon Türk Lirası bedelli Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) Hizmet Alımı sözleşmesi imzaladı.
  • ONCSM, 364 hastaneyi kapsayan bir ihaleyi kazanmıştır ONCSM, 364 hastanenin ihtiyacını kapsayan toplam 2,9 milyon adetlik siparişin tamamını kazanmıştır. Söz konusu ihalenin toplam sözleşme bedeli 33,5 milyon TL seviyesindedir.
  • KBORU, CTP ürünlerinin satışına yönelik bir sözleşme imzalamıştır KBORU, CTP boru ürünlerine ilişkin 330 milyon TL tutarında bir satış sözleşmesi imzalamıştır. Ürünlerin, Çankırı Devrez Kızlaryolu Barajı Sulama Projesi’nde kullanılacağı, teslimatların ise Nisan ayında başlamasının planlandığı belirtilmiştir.
  • LILAK, Turquality destek programına dahil edilmiştir LILAK’ın ihracat markası NUA, TURQUALITY Programı’na kabul edilmiştir.
  • AVGYO, iştiraki Joy Hotel Batumi’yi satmıştır AVGYO, %100 bağlı ortaklığı Joy Hotel Batumi JSC’nin hisselerinin tamamının Metro Avrasya Investment Georgia’ya satılmasına karar vermiştir. Devir bedeli 10 milyon ABD Doları (466 milyon TL) olarak belirlenmiş olup, ödemenin üç yıl içinde vadeli olarak tahsil edileceği açıklanmıştır.
  • ODINE, Acmetel USA LLC ile olan sözleşmesinin süresini uzatmıştır ODINE, Acmetel USA LLC ile iki yıllık süreyi kapsayan ve ilave bir yıllık otomatik yenileme opsiyonu içeren yeni bir sözleşme imzalamıştır. Yeni sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, 4 Temmuz 2025 tarihli mevcut sözleşme sona erdirilmiştir. Bu kapsamda, iki yıllık dönem için toplam sözleşme bedeli 875 bin ABD Doları (38 milyon TL) olarak açıklanmıştır.
  • Bilanço Değerlendirmesi – ENTRA Şirketin cirosu 4Ç25 döneminde elektrik üretimindeki yıllık %6 artışla uyumlu şekilde yıllık bazda %6 artarak 657 milyon TL’ye ulaşmıştır. Toplam elektrik üretimindeki artışta, 3Ç24 sonunda devreye alınan Erzin-2 GES’in etkisi belirleyici olmuş; söz konusu santral, faaliyete geçişinden bu yana üretimini 2,4 kat artırırken, diğer santrallerin üretimi yıllık bazda %7 gerilemiştir. Spot elektrik fiyatları 4Ç25 döneminde yıllık bazda %17 artış göstermiş olmakla birlikte, bu artış enflasyonun altında kalmıştır. Bu durum, hem düşük üretim hem de sınırlı fiyat artışları nedeniyle şirketin HES cirosunda yıllık bazda %16 düşüşe yol açmıştır. Buna karşın, elektrik üretimindeki toparlanma ve Erzin-2 GES’in 81 ABD Doları/MWs seviyesindeki sabit fiyatlı satış anlaşmasının 2025 yıl sonu itibarıyla sona ermesi sonrasında, 4Ç25’te ortalama spot elektrik fiyatının 67 ABD Doları/MWs seviyesinde gerçekleşmesiyle şirketin GES cirosunda reel bazda yıllık %176 artmıştır. 2025 yılının tamamında ise şirketin gelirleri yıllık bazda %5 artarak 4,2 milyar TL’ye ulaşmıştır. Operasyonel kârlılık tarafında, şirketin FAVÖK’ü 2025’in dördüncü çeyreğinde yıllık bazda %5 artışla 413 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Böylece, 2025 yılının tamamında FAVÖK yıllık bazda %8 artarak 3,1 milyar TL’ye ulaşmıştır. FAVÖK marjı ise 2024 yılındaki %71,4 seviyesinden 2025 yılında %73,8’e yükselmiştir. Net kâr tarafında ise şirket, 2025’in dördüncü çeyreğinde 1,2 milyar TL net zarar açıklamış olup, bu zararda 667 milyon TL tutarındaki ertelenmiş vergi gideri etkili olmuştur. 2025 yılının tamamında net zarar 1,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, özellikle 2025’in dördüncü çeyreğindeki olumsuz etkinin belirgin olduğu görülmektedir. Şirketin net borç/FAVÖK oranı, 2025 yılında artan FAVÖK üretiminin desteğiyle 2025’in ilk dokuz ayındaki 4,2x seviyesinden yıl sonunda 3,7x seviyesine gerilemiştir. Değerleme açısından bakıldığında, 2026 yılı FAVÖK tahminimiz ve mevcut firma değeri esas alındığında, hisse 7,2x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, bu seviye BIST yenilenebilir enerji şirketleri ortalamasına göre %21 iskontolu işlem görmektedir.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-12032026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 11 Mart 2026 Çarşamba
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: Ofis Yem Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (OFSYM)

Türkiye hayvan yemi sektöründe faaliyet gösteren Ofis Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş., 2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Açıklanan sonuçlar, satış hacminde sınırlı bir artış görülmesine rağmen kârlılık tarafında belirgin bir zayıflamaya işaret etti. Özellikle operasyonel giderlerdeki yükseliş ve finansal giderlerdeki artış, şirketin kâr performansını baskılayan temel faktörler arasında yer aldı.


Hayvan Yemi Satışları Artarken Hammadde Ticareti Geriledi

Şirketin ana faaliyet alanı olan hayvan yemi satışlarında sınırlı da olsa büyüme görüldü.

  • Hayvan yemi satış tonajı: yıllık %3 artış
  • Hammadde ticareti tonajı: yıllık %29 azalış

Bu gelişmelere rağmen toplam ciroda düşüş gözlendi. 4Ç25 döneminde şirketin toplam cirosu:

  • 5,4 milyar TL
  • Yıllık bazda %7 düşüş olarak gerçekleşti.

Hayvan yemi satış hacmi artmasına rağmen üretim segmentindeki gelirler geriledi. Üretim cirosu:

  • %17 düşüş gösterirken, daha düşük marjlı olan ticaret segmentinde ise %6 artış kaydedildi.

2025 Yılı Genel Performansı

Şirketin 2025 yılı genelinde operasyonel performansı incelendiğinde satış tonajında sınırlı bir büyüme dikkat çekiyor.

  • Toplam satış tonajı: %3 artış
  • Hammadde ticareti tonajı: %26 düşüş

Buna rağmen ciro tarafında zayıf bir tablo oluştu.

  • 2025 toplam ciro: 18,5 milyar TL
  • Yıllık değişim: %11 düşüş

Segment bazında incelendiğinde:

  • Üretim cirosu: %6 düşüş
  • Ticaret cirosu: %19 düşüş olarak gerçekleşti.

FAVÖK Performansı Geriledi

Şirketin operasyonel kârlılığı da 2025 yılı boyunca baskı altında kaldı.

4Ç25 döneminde:

  • FAVÖK: 398 milyon TL
  • Yıllık değişim: %29 düşüş

Satış hacmi artmasına rağmen üretim segmentinde ton başına gelirde yalnızca %5 artış görülmesi ve operasyonel giderlerin %20 yükselmesi kârlılığı sınırlayan faktörler oldu.

Bu gelişmeler sonucunda FAVÖK marjı:

  • 4Ç24: %9,7
  • 4Ç25: %7,4 seviyesine geriledi.

Yıllık FAVÖK ve Marj Görünümü

2025 yılı genelinde şirketin FAVÖK performansı şu şekilde gerçekleşti:

  • FAVÖK: 1,5 milyar TL
  • Yıllık değişim: %24 düşüş

FAVÖK marjı ise:

  • 2024: %8,3
  • 2025: %7,4 seviyesine geriledi.

Bu tablo şirketin operasyonel maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Net Kârda Sert Düşüş

Şirketin net kâr performansı da zayıf bir görünüm sergiledi.

4Ç25 döneminde:

  • Net kâr: 40 milyon TL
  • Yıllık değişim: %81 düşüş

Bu sert gerilemenin temel nedenleri:

  • FAVÖK’teki düşüş
  • 220 milyon TL finansal gider olarak öne çıkıyor.

2025 yılı genelinde ise:

  • Net kâr: 386 milyon TL
  • Yıllık değişim: %17 düşüş şeklinde gerçekleşti.

Borçlulukta Artış

Şirketin finansal yapısında da borçluluk tarafında artış dikkat çekiyor.

  • Net Borç / FAVÖK:

    • 9A25: 0,9x
    • 2025 sonu: 2,9x

Ayrıca kısa vadeli borçlar da bir önceki çeyreğe göre neredeyse iki katına çıktı.

Şirketin kısa vadeli borçlarının %34’ü akreditiflerden oluşuyor.

Bu durum, şirketin finansman yapısında kısa vadeli yükümlülüklerin ağırlığının arttığını gösteriyor.

Değerleme Görünümü

Mevcut tahminlere göre şirket hissesi 6,6x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor. Bu seviye, uluslararası benzer şirketlere göre yaklaşık %30 iskonto anlamına geliyor.

Ofis Yem’in son finansal sonuçları, satış hacminde sınırlı bir büyüme görülmesine rağmen operasyonel kârlılığın baskı altında kaldığını ortaya koyuyor. Özellikle artan operasyonel giderler ve finansman maliyetleri, şirketin kâr performansını olumsuz etkileyen ana faktörler arasında yer aldı.

Önümüzdeki dönemde şirket performansı açısından şu başlıklar önem taşıyacak:

  • Yem fiyatları ve tarım emtia maliyetleri
  • Operasyonel gider yönetimi
  • Borçluluk seviyesindeki gelişmeler

Bu faktörler, şirketin finansal performansında belirleyici olmaya devam edecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 11 Mart 2026 Çarşamba
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: Kardemir Karabük Demir Çelik (KRDMD)

Karabük Demir Çelik, 2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin açıkladığı veriler, özellikle satış tonajındaki artış, ürün karmasındaki iyileşme ve ton başına FAVÖK’te görülen güçlü yükseliş açısından dikkat çekti.

Her ne kadar net kâr tarafında bazı muhasebe etkileri nedeniyle beklentilerin altında bir sonuç görülse de operasyonel tarafta şirketin performansının güçlü seyrini koruduğu değerlendiriliyor.


Satış Tonajında Güçlü Artış

Şirketin satış tonajı 4. çeyrekte 621 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Bu sayı:

  • Yıllık bazda %14 artışa işaret ediyor.

Ayrıca ürün karmasında da önemli bir iyileşme gözlendi. Mamul ürünlerin toplam satışlar içindeki payı:

  • 3Ç25 ve 4Ç24: %44
  • 4Ç25: %46 seviyesine yükseldi.

FAVÖK/Ton Yılın En Yüksek Seviyesine Ulaştı

Şirketin operasyonel performansında en dikkat çeken başlık ton başına FAVÖK oldu.

4. çeyrekte FAVÖK/ton: 97 ABD doları

Bir önceki çeyrekte ise bu sayı 72 ABD doları seviyesindeydi.

Bu da çeyreklik bazda önemli bir kârlılık artışına işaret ediyor. Sektörde genel olarak benzer bir nakit makası görünümü olmasına rağmen Kardemir’in bu seviyeye ulaşması, ürün karmasındaki iyileşmenin etkisini ortaya koyuyor.

Özellikle demir yolu rayları ve profil ürünleri gibi daha kârlı ürünlerin satış içindeki payının artması bu performansı destekledi.

Ciro ve Maliyet Dinamikleri

Çeyrek boyunca şirketin ton başına ciro seviyesi de yükseliş gösterdi.

  • Ciro/ton: çeyreklik bazda %15 artış

Buna karşın maliyet tarafında daha sınırlı bir artış gözlendi:

  • Nakit maliyet: çeyreklik bazda %5 artış

Güçlü Nakit Akışı ve Azalan Borç

Şirketin operasyonel nakit akışı da güçlü bir görünüm sergiledi.

  • Operasyonel nakit akışı: 76 milyon dolar
  • Serbest nakit akışı: 27 milyon dolar

Bu performans, kısmen çalışma sermayesi ihtiyacındaki 27 milyon ABD Doları iyileşme ile desteklendi.

Bunun sonucunda şirketin net borç pozisyonunda da iyileşme görüldü:

  • 9A25 net borç: 175 milyon dolar
  • 2025 yıl sonu net borç: 135 milyon dolar

Bu gelişme, şirketin finansal yapısının güçlenmeye devam ettiğini gösteriyor.

Net Kârda Muhasebe Etkisi

Operasyonel performans beklentilerle uyumlu olsa da net kâr tarafında bazı muhasebe etkileri nedeniyle beklentilerin altında bir sonuç görüldü.

Bunun temel nedeni:

  • 1,1 milyar TL ertelenmiş vergi gideri

Bu gider, enflasyon muhasebesinin kaldırılmasının ardından finansallara yansıdı.

Ayrıca finansal gider tarafında:

  • Döviz zararı: 1,1 milyar TL
  • Önceki çeyrek: 1,3 milyar TL

Öte yandan parasal kazançlar:

  • 274 milyon TL seviyesinde gerçekleşti
  • Önceki çeyrek: 465 milyon TL

2026 İlk Çeyrek Beklentileri

Şirketin 2026 yılının ilk çeyreğinde de piyasa ortalamasının üzerinde operasyonel kârlılığını koruyabileceği değerlendiriliyor.

Ancak maliyetlerdeki artış nedeniyle FAVÖK/ton seviyesinde sınırlı bir gerileme görülebilir.

Değerleme: Küresel Rakiplere Göre İskontolu

Mevcut tahminler doğrultusunda şirket için yıllık bazda ABD doları cinsinden %46 FAVÖK büyümesi öngörülüyor.

Değerleme tarafında ise:

  • FD/FAVÖK: 3,8x
  • Küresel rakip ortalaması: 6,3x

Bu tablo Kardemir’in uluslararası benzerlerine göre belirgin bir iskonto ile işlem gördüğünü ortaya koyuyor.

Her ne kadar kısa vadede Türk çelik sektörü için temkinli bir görünüm söz konusu olsa da, Kardemir’in:

  • güçlü ürün karması
  • demir yolu ve profil ürünlerinde uzmanlaşması
  • operasyonel kârlılık ivmesi şirketi sektörde olumlu ayrıştıran unsurlar olarak öne çıkıyor.
İkon-ok
QNB Araştırma 11 Mart 2026 Çarşamba
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: BİM (BIMAS)

BİM Birleşik Mağazalar, 2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, açıkladığı güçlü operasyonel performans ve beklentilerin üzerinde gelen FAVÖK rakamı ile piyasa tahminlerini aşmayı başardı. Özellikle operasyonel giderlerdeki iyileşme ve güçlü kârlılık performansı, sonuçların öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.


BİM 4. Çeyrek Satışları Beklentileri Aştı

Şirket, 2025 yılının son çeyreğinde 186 milyar TL ciro açıkladı. Bu sayı:

  • Piyasa beklentisinin üzerinde
  • Yıllık bazda ise %10 büyümeye işaret ediyor.

2025 yılının tamamında ise BİM’in toplam cirosu 721,1 milyar TL seviyesine ulaşarak %6 yıllık büyüme kaydetti. Bu büyüme oranı, şirket yönetiminin yıl başında paylaştığı beklenti aralığının alt bandı ile uyumlu gerçekleşti.

Benzer Mağaza Satışlarında Enflasyon Üzeri Artış

BİM, 2025 yılı boyunca aynı mağaza satışlarında %32,4 büyüme elde etti. Bu oran yıl sonu enflasyonunun biraz üzerinde gerçekleşti ve fiyatlama gücünün korunduğunu gösterdi.

Bununla birlikte müşteri trafiğinde sınırlı bir zayıflama dikkat çekti:

  • Müşteri trafiği: %2,3 daralma

Bu tablo, tüketicilerin alışveriş sıklığını azaltmasına rağmen harcama tutarının artmaya devam ettiğini gösteriyor.

FAVÖK Performansı Beklentilerin Çok Üzerinde

Şirketin 4. çeyrekte açıkladığı FAVÖK 12,8 milyar TL ile piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti.

Karşılaştırma:

  • Piyasa beklentisi: 9,6 milyar TL
  • Gerçekleşen: 12,8 milyar TL

Bu sonuç yıllık bazda %41 FAVÖK artışı anlamına geliyor.

Sapmanın temel nedeni ise operasyonel giderlerin beklenenden daha iyi yönetilmesi oldu. Operasyonel giderlerin satışlara oranı:

  • 2024: %16,3
  • 2025: %15,5

Bu da 80 baz puanlık iyileşmeye işaret ediyor.

Yıllık FAVÖK Marjında Belirgin Genişleme

2025 yılı toplam FAVÖK performansı 43,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirketin FAVÖK marjı ise:

  • %6 seviyesine ulaştı
  • Yıllık bazda 169 baz puan genişleme gösterdi.

Bu iyileşme, BİM’in ölçek ekonomisini ve maliyet yönetimini güçlü şekilde kullanabildiğini ortaya koyuyor.

Net Kâr Beklentilerin Üzerinde Geldi

BİM’in 4. çeyrek net kârı 6,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu sayı:

  • Piyasa beklentisi: 4,24 milyar TL seviyesinin oldukça üzerinde bulunuyor.

Net kârda görülen bu güçlü performansın ana nedeni beklenenden düşük gerçekleşen vergi oranı oldu.

Yıllık bazda bakıldığında ise:

  • 2025 net kârı: 18,74 milyar TL
  • Yıllık değişim: %23 düşüş

Güçlü Nakit Pozisyonu

Şirketin bilançosunda dikkat çeken bir diğer başlık ise net nakit pozisyonundaki artış oldu.

  • 2024 yıl sonu net nakit: 8,2 milyar TL
  • 2025 yıl sonu net nakit: 14,1 milyar TL

Bu artışın arkasında güçlü operasyonel nakit akışı bulunuyor.

BİM 2026 Beklentileri

Şirket yönetimi 2026 yılına ilişkin öngörülerini de paylaştı. Buna göre BİM’in 2026 hedefleri şu şekilde:

  • Ciro büyümesi: %6 (+/-2)
  • FAVÖK marjı: %6,5 (+/-0,5)
  • Yatırım harcamaları / Satış oranı: %3 – %3,5

Değerleme: Uluslararası Emsallere Göre İskontolu

Mevcut tahminlere göre BİM hissesi 6,7x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor. Bu seviye, şirketin uluslararası benzerlerine kıyasla yaklaşık %30 iskonto ile fiyatlandığını gösteriyor.

BİM’in açıkladığı son finansal sonuçlar, özellikle operasyonel verimlilik ve güçlü FAVÖK performansı açısından oldukça olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Gider yönetimindeki iyileşme ve güçlü nakit üretimi, şirketin perakende sektöründeki güçlü konumunu desteklemeye devam ediyor.

Önümüzdeki dönemde ise:

  • Tüketim trendleri
  • Enflasyon dinamikleri
  • Mağaza büyüme stratejisi şirketin performansını belirleyen ana faktörler olmaya devam edecek.
İkon-ok
QNB Araştırma 11 Mart 2026 Çarşamba
Sanayi üretimi Ocak ayında %2,8 daraldı

Piyasa Yorumu

BIST-100, %3,7'lik bir artış gösterirken, Bankacılık Endeksi BIST-100'ün üstünde %0,9'luk daha iyi bir performans gösterdi. Model Portföyümüzün günlük performansı ise %5,6 olarak gerçekleşti ve Endeks'i %1,8 oranında geride bıraktı. Bugün bilanço döneminin son gün ve mevcut durumda finansal raporların %76’sı açıklanmış durumda. Ayrıca, bugün 137 daha şirketin finansal raporlarını açıklaması bekleniyor. Açıklanan finansallara göre BIST-100’deki 83 şirketin 4Ç25 için yıllık kar büyümesi %19 seviyesinde gerçekleşti.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Sanayi üretiminde keskin düşüş yaşandı Sanayi üretim endeksi, Ocak ayında bir önceki aya göre %2,8 oranında daralarak, Kasım ve Aralık aylarında kaydedilen kazançların önemli bir kısmını geri verdi. Endeks, yıllık bazda ise %1,8 oranında azaldı.
  • CMB, Pazartesi günü yapmadığı tahvil alım ihalelerini yeniden başlattı TCMB, Pazartesi günü gerçekleştirmediği tahvil alım ihalelerini yeniden başlatarak, dün 8 ihale ile toplamda 16,9 milyar Türk Lirası tutarında alım yaptı. Böylece bu ayki toplam alım tutarı 110,1 milyar Türk Lirası’na ulaşmış oldu. Toplam tahvil stoku ise 416,6 milyar Türk Lirası’na yükseldi.
  • Kripto varlıklar üzerindeki yeni vergi düzenlemelerinin yatırımcıları yurt dışı platformlara yönlendireceği belirtildi Türkiye'de kripto varlıklara getirilen üçlü vergi sisteminin (işlem bazlı, kazanç ve %20 KDV) ağır olduğu belirtiliyor. TSPB yetkilileri, bunun likiditeyi ve işlem hacmini düşürerek yatırımcıları yurt dışına iteceğini, zarar eden işlemlerden bile vergi alınmasının ve transfer vergilerinin anlamsız olduğunu vurguladı. Sektör, düzenlemenin istişaresiz yapıldığını ve düşük marjlı arbitraj işlemlerini sürdürülemez kılacağını ifade etti.

Şirket Haberleri

  • PRKAB ana hissedarından aldığı krediyi 3,9 milyar TL’ye yükseltti Şirket, çalışma sermayesi ihtiyaçlarını finanse etmek için ana hissedarı Draka Holding B.V.'den aldığı kredi tesisini artırdı. Başlangıçta 2,1 milyar TL olan kredi, önce 550 milyon TL artırılarak 2,7 milyar TL, ardından ek olarak 1,3 milyar TL daha artırılarak toplamda 3,9 milyar TL’ye ulaştı. Son artış, 2026 yılında özellikle 2. çeyrekte küresel metal fiyatlarındaki dalgalanmalar ve artan operasyonel ihtiyaçlar nedeniyle gerçekleşti.
  • GLCVY 945,6 milyon TL tutarında takipteki kredi portföyü satın aldı Şirket, 26/02/2026 tarihinde ISCTR tarafından düzenlenen bir ihalede TRY945,6 milyon TL tutarında iki ayrı takipteki kredi portföyü satın aldı. Satın alınan alacaklar için transfer ve devir işlemleri tamamlanmıştır.
  • KRVGD 11,5 milyon ABD Doları avans sigorta ödemesi aldı Şirket, %100 bağlı ortaklığı Uçantay Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Manisa/Akhisar'daki üretim tesisinde yaşanan yangın sonrası toplamda 11,5 milyon ABD Doları avans sigorta ödemesi aldı. Bu tutarın 9,0 milyon ABD Dolarlık kısmı daha önce alınmıştı ve 10/03/2026 tarihinde ek olarak 2,5 milyon ABD Doları daha alındı. Hasar tespiti çalışmaları devam etmektedir.
  • SARKY SAP S/4HANA ERP sistemi yükseltme projesini başlattı Şirket, mevcut SAP/R3 sistemini SAP S/4HANA platformuna yükselterek kurumsal kaynak planlama altyapısını modernize etmek amacıyla bir proje başlattı. Bu proje, operasyonel verimliliği artırmayı, süreç yönetimini geliştirmeyi ve veri analitiği ile raporlama yeteneklerini güçlendirmeyi hedefliyor.
  • Fitch Ratings QNBTR'nin kredi notu yükseltildi Fitch Ratings, şirketin Finansal Kapasite notunu “bb-“den “b+”ya yükseltti ve diğer kredi notlarını mevcut seviyelerde teyit etti. Görünüm pozitif olarak korunmuştur.
  • MIATK ABD merkezli yapay zeka şirketine danışmanlık hizmeti verecek Şirket, ABD merkezli teknoloji şirketi Raylight Solutions Inc. ile stratejik bir Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşme kapsamında, şirket, Raylight Solutions'ın Lucent yapay zeka platformu için proje yönetimi, stratejik yönlendirme ve teknoloji danışmanlık hizmetleri sağlayacak. Sözleşme başlangıçta 1 yıl süreyle geçerli olacak ve hizmetler için sabit bir aylık danışmanlık ücreti ödenecek.
  • MIATK savunma ve enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirkette hisse satın aldı Şirket, savunma ve enerji teknolojileri sektörlerinde stratejik dönüşüm ve Ar-Ge odaklı büyüme hedefleri doğrultusunda, 09/03/2026 tarihinde kurulan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'de hisse satın almayı kararlaştırdı. Şirketin geliştirdiği ürün ve teknolojiler, iç ve dış pazarlarda ticarileştirilecek ve satış faaliyetleri MIATK tarafından gerçekleştirilecektir.
  • FONET Sivas İl Sağlık Müdürlüğü ihalesini kazandı Şirket, Sivas İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 02/02/2026 tarihinde gerçekleştirilen 36 aylık Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi Hizmet Alımı ihalesini, 132 milyon TL teklifiyle kazandı. Bu teklif, en uygun ikinci teklifti. Hukuki itiraz süreci beklenmekte olup, ardından sözleşme imzalama aşamasına geçilecektir.
  • EKGYO Aydın Valiliği ile İş birliği Protokolü imzaladı Şirket, Aydın Valiliği / Aydın YİKOB (Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı) ve Aydın Termal Turizm ve Jeotermal Sistemleri A.Ş. (AYTER) ile, Aydın ilinin Efeler ilçesi Orta mahallesinde toplam 93.025,36 m² alanda bir proje geliştirilmesi, ihale edilmesi ve satış süreçleri için bir gelir paylaşımı protokolü imzaladı. Bu projeden elde edilen cironun %20'si şirkete ait olacak.
  • SMRTG Türkiye'de faaliyet gösteren bir holding şirketi ile 1,9 milyar TL'lik sözleşme imzaladı Şirket, Türkiye'de faaliyet gösteren bir holding şirketi ile yaklaşık 4 milyar TL tutarında "Anahtar Teslimi Mühendislik, Tedarik ve GES Kurulumu, Enerji Depolama GES Kurulumu, Enerji İletim Hatları ve Trafo Merkezi Kurulumu" işlerini yürütmek için bir çerçeve anlaşması yaptı. Bu çalışmalar için yaklaşık 1,9 milyar TL'lik sözleşmeler imzalanmıştır.
  • Bilanço Değerlendirmesi – BIMAS Bim, 4. Çeyrek’te 186 milyar Türk Lirası ciro açıklayarak hem piyasa beklentisini hem de bizim 182,8 milyar TL olan tahminimizi hafifçe aşarak yıllık %10 artış gösterdi. 2025 yılı toplam gelirleri ise 721,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşti ve yıllık %6 büyüme sağladı, bu da şirketin paylaştığı alt bantla uyumluydu. Şirket, 2025 tüm yılda %32,4 geçen yıl ile aynı sayıda mağazaya göre satış büyümesi gerçekleştirdi, bu oran yıl sonu enflasyonunun biraz üzerinde, ancak müşteri trafiği olarak açısında %2,3 daralma gözlendi. Çeyreklik FAVÖK ise 12,8 milyar TL ile piyasa tahmininin (9,6 milyar TL) ve bizim tahminimizin (9,33 milyar TL) oldukça üzerinde gerçekleşerek yıllık %41 artış gösterdi. Tahminimizden sapmanın ana kaynağı, beklenenden çok daha iyi yönetilen işletme giderleri oldu, operasyonel giderler / satış oranı yıllık 80 baz puan iyileşerek %16,3'ten %15,5'e geriledi. Yıllık FAVÖK ise 43,5 milyar TL olarak gerçekleşti ve %6’lık marj ile yıllık %169 baz puanlık bir genişleme sağladı. Şirketin çeyreklik net karı 6,9 milyar TL ile piyasa tahmininin (4,24 milyar TL) ve bizim tahminimizin (3,99 milyar TL) oldukça üzerinde, yıllık %36 artış gösterdi. Tahminimizden sapma, beklenenden düşük gerçekleşen vergi oranından kaynaklandı. Yıllık net kar ise 18,74 milyar TL olarak gerçekleşti ve yıllık %23 düşüş gösterdi. 2025 yılı sonu itibarıyla şirketin net nakdi 14,1 milyar TL olup, 2024 yılı sonundaki 8,2 milyar TL güçlü operasyonel nakit akışı sayesinde artış göstermiştir. Bim ayrıca 2026 yılına yönelik öngörülerini açıkladı; %6 (+-2%) ciro büyümesi, %6,5 FAVÖK marjı (+-0,5%) ve satışlar / yatırım harcamaları oranının %3 - %3,5 arasında olmasını öngörüyor. Bu sonuçlarla, 2026 için ilk tahminlerimize dayalı olarak, Bim’in FD/FAVÖK çarpanı 6,7x seviyesinde olup, uluslararası emsallerine göre yaklaşık %30 iskontolu görünüm sunmaktadır. Endeksin Üzerinde Getiri notumuzu ve 778 TL /şirket hedef fiyatını koruyoruz. Şirket, bugün saat 16:30’da bir toplantı düzenleyecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – KRDMD Şirket’in satış tonajı çeyrek için 621 bin ton olarak gerçekleşti ve bu, yıllık bazda %14'lük bir artışa işaret ederken, mamul ürünlerin toplam karışımdaki payı 3Ç25 ve 4Ç24'teki %44 seviyesinden %46'ya yükseldi. Şirket, satışların detaylı dökümünü paylaşmamış olsa da, bu rakam, çeyrek için demir yolu satışlarında beklediğimiz güçlü performansla uyumlu bir şekilde gerçekleşti. FAVÖK/ton çeyrek için 97 ABD Doları/ton seviyesine yükseldi ve bu, bir önceki çeyrekteki 72 ABD Doları/ton seviyesine kıyasla önemli bir artışı gösteriyor. Bu seviye, sektör için neredeyse benzer bir nakit makası görünümüne rağmen yılın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Bunun nedeni, kârlı ürünlerin — özellikle demir yolu ray satışlarının — mamül ürünler içinde nispeten yüksek bir katkı sağlamasıdır. Şirket’in ciro/ton'u çeyreklik bazda %15 daha yüksek olurken, nakit maliyet de çeyreklik bazda %5 artış göstermiştir. 03/02/2026 tarihinde, sağlam bir satış karışımı ve daha yapıcı bir maliyet yönetimi göstergesi olarak 4Ç tahmin revizyonlarımızı paylaştığımızı hatırlatmak isteriz. Bu doğrultuda, bu yansımaların gerçekleştiğini ve şirketin 4Ç25 mali sonuçlarına yansıyacağını öngörüyoruz. Şirket’in operasyonel nakit akışı 76 milyon ABD Doları olarak gerçekleşti, bu rakam kısmen çalışma sermayesi ihtiyaçlarındaki 27 milyon ABD Doları iyileşme ile desteklendi ve serbest nakit akışı ise 27 milyon ABD Doları pozitif olarak kaydedildi. Buna paralel olarak, net borç seviyesi 9M25 itibarıyla 175 milyon ABD Doları'ndan 2025 yılı sonunda 135 milyon ABD Doları'na geriledi, bu da beklenen bir gelişme oldu. EBIT performansı beklentimizle uyumlu olmakla birlikte, net kar beklentimizin altında kaldı, zira şirket, vergi finansallarında enflasyon muhasebesinin kaldırılmasının ardından 1,1 milyar TL ertelenmiş vergi gideri kaydetti. Ayrıca, şirketin döviz zararları, bir önceki çeyrekteki 1,3 milyar TL seviyesine kıyasla 1,1 milyar TL olarak gerçekleşti, buna karşın parasal kazançlar, bir önceki çeyrekteki 465 milyon TL seviyesine kıyasla 274 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirketin, 1Ç26'da piyasa ortalamasının üzerinde operasyonel kârlılığını sürdürdüğünü düşünüyoruz, ancak maliyet artışları, 1Ç26 için FAVÖK/ton seviyesinde bir azalmaya yol açabilir. Ancak, muhafazakâr varsayımımıza rağmen, hesaplamalarımız çeyrek için pozitif bir net kar sonucuna işaret ediyor. Yıl genelinde, mevcut FAVÖK/ton seviyesini yıllık bazda dikkate aldığımızda, ABD Doları cinsinden %46'lık bir FAVÖK büyümesi hesaplıyoruz, bunun yanı sıra FD/FAVÖK çarpanı, küresel rakiplerinin 6,3x seviyesine kıyasla 3,8x seviyesini gösteriyor. Şirket üzerindeki olumlu görüşümüzü koruyoruz, çünkü tahminlerimizi değiştirmeyerek, satış karışımındaki yerel çelik üreticilerinden sağladığı olumlu operasyonel farklılaşmayı — demir yolu ve profil ürünleriyle desteklenen — göz önünde bulunduruyoruz. Kısa vadede Türk çelik sektörüne dair temkinli yaklaşımımıza rağmen, Kardemir’i değerlemesinin iskonto edilmiş olması ve devam eden operasyonel kârlılık ivmesi ile BIST’teki en iyi sanayi hisselerinden biri olarak görmeye devam ediyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – OFSYM Şirketin hayvan yemi satış tonajı 4Ç25’te yıllık %3 artarken, hammadde ticareti tonajı ise %29 azaldı. Toplam ciro, 4Ç25’te yıllık %7 azalarak 5,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Daha yüksek hayvan yemi satış hacmine rağmen, şirketin üretim cirosu yıllık %17 azaldı. Öte yandan, düşük marjlı hammadde ticareti cirosu 4Ç25’te yıllık %6 arttı. 2025 yılı itibarıyla, şirketin satış tonajı yıllık %3 artarken, hammadde ticareti tonajı %26 azaldı. Toplam ciro 2025 yılında yıllık %11 azalarak 18,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti; üretim cirosu %6, ticaret cirosu ise %19 düştü. Operasyonel tarafta, şirketin 4Ç25’teki FAVÖK'ü yıllık %29 azalarak 398 milyon TL oldu. Satış hacmi artışına rağmen, üretim segmentindeki ton başına cirodaki %5’lik artış, FAVÖK büyümesini sınırlarken, %20’lik yıllık artış gösteren operasyonel giderler kârlılığı düşürdü. Sonuç olarak, FAVÖK marjı 4Ç24’teki %9,7’den 4Ç25’te %7,4’e geriledi. 2025 yılı itibarıyla FAVÖK, yıllık %24 düşüşle 1,5 milyar TL'ye gerilerken, FAVÖK marjı 2024 yılındaki %8,3’ten 2025 yılında %7,4’e düştü. Şirketin net karı 4Ç25’te yıllık %81 azalarak 40 milyon TL oldu. FAVÖK'teki düşüş doğrudan net kara yansıdı ve 4Ç25’te 220 milyon TL net finansal giderler, kazanç daralmasını daha da artırdı. Yıl bazında, net kar yıllık %17 azalarak 386 milyon TL oldu. Şirketin Net Borç / FAVÖK oranı, 9M25’teki 0,9x’den 2025 yıl sonunda 2,9x’e yükseldi; kısa vadeli borçlar ise bir önceki çeyreğe göre neredeyse iki katına çıktı. Ayrıca, şirketin kısa vadeli borçlarının %34’ü akreditiflerden oluşmaktadır. Değerleme açısından, hisse senedi, 2026 FAVÖK tahminlerimize ve mevcut şirket değerine dayalı olarak 6,6x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görmektedir ve bu da uluslararası benzer şirketler ortalamasına kıyasla %30'luk bir iskonto anlamına gelmektedir.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-11032026.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 11 Mart 2026 Çarşamba
TCMB Rezervleri Geriledi: Brüt Rezervler 197,5 Milyar Dolara Düştü

Türkiye’de döviz rezervleri, finansal piyasaların yakından takip ettiği en önemli makro göstergelerden biri olmaya devam ediyor. Son açıklanan verilere göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerinde haftalık bazda dikkat çekici bir düşüş gerçekleşti.

6 Mart ile biten haftaya ilişkin veriler, hem brüt hem de net rezervlerde gerilemeye işaret ediyor. Bu gelişme, döviz piyasası, kur dinamikleri ve Türkiye’nin dış finansman görünümü açısından yatırımcıların radarına girdi.


TCMB Brüt Rezervleri 197,5 Milyar Dolara Geriledi

Son açıklanan verilere göre TCMB’nin brüt rezervleri haftalık bazda 12,7 milyar ABD doları azalarak 197,5 milyar ABD dolarına düştü.

Bir önceki hafta 210 milyar doların üzerinde bulunan rezerv seviyesindeki bu gerileme, son dönemdeki en dikkat çekici haftalık düşüşlerden biri olarak öne çıkıyor.

Brüt rezervler içerisinde:

  • Döviz rezervleri
  • Altın rezervleri yer alıyor ve bu kalemlerin toplamı Türkiye’nin uluslararası rezerv büyüklüğünü gösteriyor.

Net Rezervlerde de Düşüş Görüldü

Brüt rezervlerdeki düşüşe paralel olarak net rezervler de geriledi.

Verilere göre:

  • Net rezervler: 81,8 milyar dolardan 78,7 milyar dolara düştü.
  • Swap hariç net rezervler: 13,9 milyar dolar azalarak 64,9 milyar dolar seviyesine indi.

Rezerv Verileri Neden Önemli?

TCMB rezervleri, bir ülkenin finansal istikrarı açısından kritik göstergeler arasında yer alıyor.

Rezervlerin güçlü olması:

  • Kur oynaklığını sınırlama kapasitesini artırabilir
  • Dış finansman risklerini azaltabilir
  • Piyasa güvenini destekleyebilir

Bu nedenle rezerv verileri açıklanırken hem yerli hem de yabancı yatırımcılar tarafından yakından izleniyor.

Piyasalar Rezerv Verilerini Yakından Takip Ediyor

Son haftalarda küresel piyasalarda artan oynaklık, enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve jeopolitik gelişmeler rezerv hareketlerini daha önemli hale getirdi.

Bu ortamda TCMB rezerv verileri, döviz piyasası ve Türkiye ekonomisinin dış denge görünümü açısından önemli bir referans olmaya devam ediyor.

Önümüzdeki dönemde rezervlerdeki eğilim, piyasa fiyatlamaları ve makro beklentiler üzerinde belirleyici faktörlerden biri olabilir.

İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: ŞOK Marketler (SOKM)

Şok Marketler (SOKM), 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Açıklanan veriler, şirketin cirosunda büyümenin sürdüğünü ve operasyonel kârlılıkta belirgin bir toparlanma yaşandığını gösteriyor.

Özellikle FAVÖK tarafındaki güçlü artış dikkat çekerken, net kâr tarafında ise ertelenmiş vergi giderlerinin etkisiyle zarar açıklanması finansalların öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.


Ciro Beklentilere Paralel Geldi

Şok Marketler, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde 71,7 milyar TL ciro açıkladı. Bu rakam piyasanın yaklaşık 71 milyar TL seviyesindeki beklentisine paralel gerçekleşti.

Şirketin satış gelirleri:

  • 4Ç25 döneminde yıllık bazda %8 arttı
  • 2025 yıl genelinde ise %5,4 büyüyerek 278,8 milyar TL’ye ulaştı

Operasyonel performans tarafında şirketin benzer mağaza satışları ve müşteri trafiği de büyüme kaydetti.

  • Geçen yıl ile aynı sayıda mağaza satışları (LfL): %4 artış
  • Mağaza trafiği: %1,3 artış

Bu veriler, tüketici talebinin özellikle indirim perakendesi segmentinde güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor.

FAVÖK Beklentilerin Üzerinde Açıklandı

Şirketin operasyonel kârlılığı piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.

  • 4Ç25 FAVÖK: 3,76 milyar TL
  • Piyasa beklentisi: 2,98 milyar TL

Bu sonuç, yıllık bazda %63’lük bir artışa işaret ediyor.

2025 yılının tamamında ise:

  • Toplam FAVÖK: 7,77 milyar TL
  • FAVÖK marjı: %2,8

Şirketin FAVÖK performansı, 2024 yıl sonunda yalnızca 5 milyon TL seviyesinde gerçekleşen FAVÖK’e kıyasla güçlü bir toparlanmaya işaret ediyor.

Bu iyileşmede özellikle:

  • Brüt kâr marjındaki artış
  • Faaliyet giderlerinin satışlara oranındaki düşüş önemli rol oynadı.

Net Kâr Tarafında Zarar Açıklandı

Operasyonel taraftaki güçlü performansa rağmen şirket, ertelenmiş vergi giderlerinin etkisiyle net kâr tarafında zarar açıkladı.

  • 4Ç25 net zarar: 1,39 milyar TL
  • Piyasa beklentisi: 78 milyon TL net kâr

2025 yılının tamamında ise:

  • Net zarar: 1,93 milyar TL

Bu sonuç, 2024 yılında açıklanan 80 milyon TL net kârın ardından kârlılık tarafında negatif bölgeye geçildiğini gösteriyor.

Güçlü Nakit Pozisyonu Dikkat Çekti

Şirketin bilançosunda öne çıkan olumlu gelişmelerden biri ise güçlü nakit pozisyonu oldu.

Şok Marketler’in:

  • Net nakit pozisyonu: 9,3 milyar TL

Bu rakam, 2024 yıl sonunda bulunan 7,6 milyar TL seviyesine göre artışa işaret ediyor.

Ayrıca şirketin nakit dönüşüm süresi de iyileşti.

  • Nakit dönüşüm süresi: -14 günden -17 güne geriledi

Bu gelişme, operasyonel verimlilik açısından olumlu bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

2026 Beklentileri Açıklandı

Şok Marketler yönetimi 2026 yılına ilişkin finansal beklentilerini de paylaştı.

Şirketin 2026 hedefleri:

  • Ciro büyümesi: %5
  • FAVÖK marjı: %3
  • Yatırım harcamalarının satışlara oranı: %2

Bu hedefler, şirketin operasyonel kârlılıktaki toparlanmayı sürdürmeyi amaçladığını gösteriyor.

Değerleme: Küresel Benzerlerine Göre İskontolu

Değerleme tarafında bakıldığında, Şok Marketler hissesi son 12 ay verilerine göre yaklaşık 3,3x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor.

Bu çarpan, uluslararası benzer şirketlere kıyasla yaklaşık %60 iskonto anlamına geliyor.

Şok Marketler’in 2025 finansalları genel olarak değerlendirildiğinde:

  • Ciro büyümesi beklentilere paralel gerçekleşti
  • FAVÖK tarafında güçlü toparlanma görüldü
  • Net kâr ertelenmiş vergi etkisiyle zarar yazdı
  • Nakit pozisyonu ve operasyonel verimlilik iyileşti
İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
Türk Hava Yolları (THYAO) Şubat Operasyonel Verileri

Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları (THYAO), Şubat 2026 dönemine ilişkin operasyonel sonuçlarını açıkladı. Paylaşılan veriler, şirketin hem yolcu trafiğinde hem de kargo operasyonlarında güçlü büyüme ivmesini koruduğunu gösteriyor.

Şubat ayında kapasite ve yolcu sayısındaki artışın desteğiyle toplam trafik çift haneli büyüme kaydederken, doluluk oranında da iyileşme görüldü. Ancak Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin kısa vadede sektöre yönelik görünürlüğü sınırlayabileceği değerlendiriliyor.


Yolcu Trafiğinde Çift Haneli Büyüme

Şubat ayı verilerine göre şirketin toplam kapasitesi yıllık bazda %9,4 artış kaydetti. Bu artışa paralel olarak yolcu talebinin de güçlü seyrettiği görülüyor.

Açıklanan verilere göre:

  • Toplam yolcu sayısı: yıllık bazda %9,3 arttı
  • Toplam trafik: %10,8 büyüme kaydetti

Yurt içi ve uluslararası uçuşlar tarafında da pozitif bir tablo ortaya çıktı.

  • Uluslararası yolcu sayısı: %10,2 artış
  • Yurt içi yolcu sayısı: %7,6 artış

Bu veriler, şirketin özellikle uluslararası uçuş ağındaki güçlü talebin devam ettiğine işaret ediyor.

Doluluk Oranı ve Kargo Hacmi Yükseldi

Operasyonel verilerde dikkat çeken bir diğer gelişme ise doluluk oranındaki artış oldu.

Şubat ayında doluluk oranı:

  • %81,9’dan %82,7’ye yükseldi

Doluluk oranındaki artış, kapasite büyümesine rağmen talebin güçlü kaldığını gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Kargo operasyonları da güçlü performans sergiledi. Şirketin toplam kargo hacmi yıllık bazda %15,9 artış kaydetti.

2026 Yılının İlk İki Ayında Trafik Güçlü

Şubat verileriyle birlikte şirketin 2026 yılının ilk iki ayındaki performansı da netleşmiş oldu.

Buna göre:

  • Toplam trafik büyümesi: %11,4
  • Doluluk oranı: yıllık bazda 1,2 puan artış

Bu tablo, yılın ilk çeyreğinde şirketin operasyonel momentumunu koruduğuna işaret ediyor.

Jeopolitik Gelişmeler Kısa Vadede Risk Oluşturabilir

Öte yandan, Orta Doğu’daki son gelişmelerin Mart ayı operasyonel verileri üzerinde sınırlı bir baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Orta Doğu bölgesi, şirketin toplam kapasitesinin yaklaşık %8,7’sini oluşturuyor. Bu nedenle bölgedeki gelişmeler kısa vadede yolcu trafiğini etkileyebilir.

Ayrıca Ramazan Bayramı ve Paskalya tatil dönemlerinin jeopolitik gelişmelerle çakışması, normal şartlarda bu dönemlerde görülen talep artışının etkisini sınırlayabilir.

Küresel Havayolu Hisselerinde Toparlanma Sinyali

Küresel piyasalarda havayolu hisselerinde son günlerde toparlanma sinyalleri görülüyor.

ABD’de havayolu şirketleri, petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ardından yükseliş kaydetti. Petrol fiyatlarının düşmesi, havayolu şirketleri için önemli bir maliyet kalemi olan yakıt giderlerini azaltabileceği için sektör açısından olumlu değerlendiriliyor.

THY Hissesi Küresel Benzerlerine Göre İskontolu

Değerleme tarafında bakıldığında THYAO hissesi yaklaşık 3,8x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor. Bu seviye, küresel havayolu şirketlerinin ortalama 4,4x FD/FAVÖK çarpanının altında bulunuyor.

Bu durum, hisse için uzun vadeli yatırım perspektifinde iskontolu bir değerleme görünümüne işaret ediyor.

Şubat ayı operasyonel verileri, Türk Hava Yolları’nın yolcu ve kargo tarafında güçlü büyümesini sürdürdüğünü gösteriyor.

  • Yolcu sayısı ve trafik çift haneli büyüdü
  • Doluluk oranı yükseldi
  • Kargo hacmi güçlü artış kaydetti

Ancak Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel jeopolitik riskler kısa vadede sektöre yönelik görünürlüğü sınırlamaya devam edebilir.

Uzun vadede ise Türkiye’ye yönlenebilecek olası turizm talebinden fayda sağlayabilecek şirketler arasında Türk Hava Yolları önemli bir konumda bulunuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
Tüpraş (TUPRS) için Petrol Fiyatları ve Rafineri Marjı Analizi

Küresel enerji piyasalarında son günlerde Brent petrol fiyatı, petrol fiyatları, rafineri marjı (crack spread) ve rafineri karlılığı konuları yeniden gündemin merkezine yerleşti. Özellikle petrol fiyatlarında görülen sert dalgalanmalar ve ürün marjlarındaki hızlı yükseliş, rafineri şirketleri açısından dikkatle takip edilen bir dönem yaratıyor. Türkiye’nin en büyük rafineri şirketlerinden Tüpraş için de bu gelişmeler kısa vadeli finansal görünüm açısından önemli sinyaller içeriyor.

Son günlerde petrol piyasasında yaşanan yüksek volatilite, fiyatların yaklaşık %30’luk geniş bir bant içinde hareket etmesine neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın yakında sona erebileceğine yönelik açıklamaları fiyatlarda kısmi bir sakinleşmeye yol açtı. Ancak enerji piyasasında asıl belirleyici unsurun, petrol arzına ilişkin olası yaptırım değişiklikleri olduğu değerlendiriliyor.


Petrol Fiyatlarında Jeopolitik Riskler Devrede

Petrol fiyatlarındaki yükselişin temelinde jeopolitik riskler ve arz endişeleri bulunuyor. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve deniz taşımacılığına ilişkin güvenlik riskleri, petrol arzında kesinti ihtimalini artırarak fiyatları yukarı yönlü destekliyor.

ABD’nin bazı petrol yaptırımlarına geçici muafiyetler sağlayabileceğine yönelik sinyaller de piyasada önemli bir başlık haline geldi. Özellikle Hindistan’a Rus petrol ürünlerini satın alması için verilen 1 aylık geçici izin, önümüzdeki dönemde Rus enerji ürünlerine yönelik yaptırımların gevşetilebileceği ihtimalini gündeme taşıdı.

Bu gelişme, petrol piyasasında iki nedenle kritik görülüyor:

  • Rus petrol ürünlerinin yeniden küresel piyasaya daha rahat ulaşması arzı artırabilir
  • Ancak mevcut jeopolitik riskler nedeniyle arzın normale dönmesi kısa vadede zor görünüyor

Öte yandan Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışının stratejik önemi sürerken, tanker taşımacılığına yönelik güvenlik riskleri petrol akışını sınırlayan faktörler arasında yer alıyor.

Rafineri Marjı (Crack Spread) Nedir ve Neden Önemlidir?

Petrol piyasasında rafineri şirketleri açısından en kritik göstergelerden biri crack spread olarak bilinen ürün marjlarıdır. Crack spread, ham petrol ile rafine edilmiş petrol ürünleri arasındaki fiyat farkını ifade eder ve rafinerilerin kârlılığını doğrudan etkiler.

Son dönemde crack spread tarafında oldukça güçlü bir yükseliş dikkat çekiyor:

  • Dizel crack spread: yaklaşık 45 ABD Doları/varil
  • Önceki çeyrek ortalaması: 27,7 ABD Doları//varil
  • Jet yakıtı crack spread: 100 ABD Doları//varilin üzerine çıktı
  • Benzin crack spread: 20,7 ABD Doları//varil seviyelerinde dengeli

Bu tablo, özellikle jet yakıtı tarafında oldukça güçlü bir marj ortamına işaret ediyor. Ancak rafineri kârlılığına bu artışın hemen yansıması beklenmeyebilir. Tarihsel deneyimlere göre crack spread’deki trend değişimini anlamak için genellikle 2–3 haftalık bir süre izleniyor.

Rafineri Şirketleri İçin Olumlu Bir Ortam mı?

Yüksek petrol fiyatları ve artan rafineri marjları, kısa vadede rafineri şirketleri için destekleyici bir ortam yaratabilir. Bunun iki ana nedeni bulunuyor:

  1. Envanter kazançları: Petrol fiyatlarındaki artış rafineri stoklarının değerini yükseltebilir.

  2. Ürün marjlarının yükselmesi: Rafine marjı artışı operasyonel kârlılığı destekleyebilir.

Bu nedenle mevcut ortamda rafineri hisselerinin kısa vadede piyasanın üzerinde performans gösterebileceği değerlendiriliyor.

Tüpraş (TUPRS) için 2026 Senaryosu

Mevcut fiyat seviyeleri baz alınarak yapılan hesaplamalarda, Tüpraş için 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin arındırılmış FAVÖK tahmini yaklaşık 600 milyon ABD Doları seviyesinde hesaplanıyor.

Eğer mevcut crack spread trendi korunursa:

  • Çeyreklik FAVÖK potansiyeli 800 milyon – 1,1 milyar ABD Doları aralığına ulaşabilir.

Bu hesaplamalarda temkinli olmak amacıyla ürün fiyatları ile Avrupa fiyatları arasında 8 ABD Doları/varil seviyesinde bir fark varsayımı kullanılıyor.

En İyi Senaryoda 3,6 Milyar Dolar FAVÖK

Crack spread seviyelerinin yıl boyunca güçlü kalması ve jet yakıtı marjlarının normalleşmesine rağmen dizel marjlarının üzerinde seyretmesi durumunda, Tüpraş için 2026 yılı arındırılmış FAVÖK tahmini yaklaşık 3,6 milyar ABD Doları seviyesine ulaşabilir.

Bu senaryo altında şirketin değerlemesi yaklaşık 2,8x FD/FAVÖK çarpanına işaret ediyor.

Karşılaştırma açısından:

  • 2022 yılında benzer bir güçlü rafineri yılı yaşanmıştı
  • O dönemde şirketin çarpanı yıl sonunda 1,7x FD/FAVÖK seviyesindeydi

Bu nedenle mevcut değerleme seviyesinin tarihsel olarak makul bir bantta olduğu değerlendiriliyor.

Tüpraş (TUPRS) Hissesi İçin Değerlendirme

Son gelişmeler ışığında Tüpraş hissesi, ay başından bu yana bölgesel rafineri hisselerine göre yaklaşık %9 daha iyi performans göstermiş durumda.

Bununla birlikte petrol fiyatlarında görülen sert hareketler yatırımcı algısını zaman zaman olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle petrol fiyatlarında olası bir geri çekilme, kısa vadede hisse üzerinde baskı yaratabilir.

Genel değerlendirmede:

  • Crack spread ortamı rafineri şirketleri için destekleyici
  • Ancak jeopolitik gelişmeler nedeniyle görünürlük sınırlı

Petrol Piyasasında Riskler Yüksek

Petrol piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeler, arz risklerinin ve jeopolitik faktörlerin fiyatlamalarda yeniden belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Crack spread tarafındaki güçlü görünüm rafineri şirketleri için kısa vadede olumlu bir tablo çizse de petrol piyasasındaki yüksek volatilite nedeniyle yatırımcıların dikkatli olması gerekiyor.

Özellikle Brent petrol fiyatı, crack spread seviyeleri ve jeopolitik gelişmeler, önümüzdeki dönemde Tüpraş ve benzeri rafineri şirketlerinin performansını belirleyen ana faktörler olmaya devam edecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
TCMB’nin brüt rezervleri 197,5 milyar ABD Dolarına geriledi

Piyasa Yorumu

BIST-100 haftanın ilk işlem gününde %0,7 gerileyerek yıl başından bu yana getiriyi %13 seviyesine düşürdü. Bankacılık sektörü görece daha dirençli kalarak günlük bazda yalnızca %0,2 gerilerken, sanayi endeksi %1,2 düşüş kaydetti.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • TCMB’nin brüt rezervleri 197,5 milyar ABD Dolarına geriledi 6 Mart ile biten haftada TCMB’nin brüt rezervleri 12,7 milyar ABD Doları azalarak 197,5 milyar ABD Dolarına düştü. Buna paralel olarak net rezervler 81,8 milyar ABD Dolarından 78,7 milyar ABD Dolarına gerilerken, swap hariç net rezervler 13,9 milyar ABD Doları düşüşle 64,9 milyar ABD Dolarına indi.
  • Enflasyon ve döviz kuru arasındaki farkın Türk ihracatçılarının rekabet gücünü azalttığı belirtildi İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'de enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçıların rekabet gücünü erittiğini ifade etti. Üretim ve ihracatın korunması için kur-enflasyon ilişkisinin dengelenmesi, hatta kur lehine bir değişimin gerektiğini savundu. Avdagiç ayrıca, sanayinin GSYH payının %20 üzerine çıkarılmasını ve sürdürülebilir büyüme için yatırım ve ihracatın artırılmasını vurguladı, imalat sanayine uygun finansman çağrısı yaptı.

Şirket Haberleri

  • (+) THYAO Şubat ayına ilişkin operasyonel verilerini açıklamıştır Buna göre şirketin toplam kapasitesi yıllık bazda %9,4 artarken, %9,3’lük yolcu artışının desteğiyle toplam trafik %10,8 büyüme kaydetmiştir. Uluslararası ve yurt içi yolcu sayısındaki artış yıllık bazda sırasıyla %10,2 ve %7,6 olarak gerçekleşmiştir. Doluluk oranı ise geçen yılın aynı dönemindeki %81,9 seviyesinden %82,7’ye yükselmiştir. Toplam kargo hacmi yıllık bazda %15,9 artış göstermiştir. Şubat verileriyle birlikte şirketin 2026 yılının ilk iki ayındaki toplam trafik büyümesi %11,4’e ulaşırken, doluluk oranında 1,2 puanlık iyileşme kaydedilmiştir. Bununla birlikte, Orta Doğu’daki son gelişmelerin Mart ayı verilerini olumsuz etkileyebileceğini not etmek gerekir. Ayrıca Ramazan Bayramı döneminin bu gelişmelerle çakışması ve ardından gelen Paskalya tatilinin, normal şartlarda bu dönemlerde görülen olumlu katkıyı sınırlayabileceğini değerlendiriyoruz. Nitekim Orta Doğu bölgesi 2A26 itibarıyla toplam kapasitenin %8,7’sini oluşturmaktadır. Öte yandan şirket yılın ilk yarısında büyüme ivmesini korumayı hedeflemektedir. Ancak mevcut ortam, görünürlük açısından şu aşamada oldukça sınırlı bir öngörü imkânı sunmaktadır. Sabah saatlerinde Asya havayolu şirketlerinde olumlu fiyatlama gözlemlenirken, ABD’de havayolu hisseleri de dün Başkan Donald Trump’ın savaşın yakında sona erebileceğine yönelik açıklamaları ve bunun petrol fiyatlarında düşüşe yol açmasının ardından, ay başından bu yana görülen yaklaşık %16’lık düşüş sonrası %2–2,5 civarında yükseliş kaydetmiştir. Bu çerçevede, hissede gün içerisinde kısmi bir toparlanma görülebileceğini düşünüyoruz. Uzun vadeli perspektifte ise mevcut ortamın küresel turizm ve havacılık sektörü açısından halen kırılgan olduğunu değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, 2026 görünümünde Orta Doğu’dan Türkiye’ye yönlenebilecek olası turizm akışından en fazla fayda sağlayabilecek şirketlerden birinin THY olabileceğini not etmek gerekir; ancak bu potansiyel olumlu gelişmeye ilişkin güçlü bir değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Mevcut durumda, son dönemdeki gerilimin önümüzdeki haftalarda azalacağı ve yüksek sezonun yolcu trafiği açısından belirgin bir olumsuz etki yaşamayacağı varsayımıyla 2026 tahminlerimizi koruyoruz. Hesaplamalarımıza göre hisse 3,8x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görmekte olup, bu seviye küresel benzerlerinin 4,4x ortalamasının altında bulunmaktadır. Küresel turizm ve havacılık sektörü açısından mevcut ortamın kırılganlığını koruduğunu düşünmekle birlikte, mevcut iskontolu değerlemeyi uzun vadeli yatırım perspektifi açısından oldukça cazip buluyoruz.
  • KONKA’nın bağlı ortaklığı halka arz hazırlıkları kapsamında esas sözleşme değişikliği için SPK onayı aldı Şirketin bağlı ortaklığı MPG Makine Prodüksiyon Grubu Makine İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş., paylarının halka arzına yönelik hazırlıklar kapsamında esas sözleşme değişikliğine ilişkin olarak 4 Mart 2026 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’ndan onay aldı.
  • DCTTR’nin bağlı ortaklığı soğuk hava deposu yatırımı için 32,1 milyon TL teşvik belgesi aldı Şirketin bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş., yaban mersini çiftliği için planlanan soğuk hava deposu yatırımına yönelik 32,1 milyon TL sabit yatırım tutarlı Yatırım Teşvik Belgesi aldı. Teşvikler; gümrük vergisi muafiyeti, %60 kurumlar vergisi indirimi ve sigorta primi işveren hissesi desteğini kapsamaktadır.
  • EFOR’un bağlı ortaklığı 15,5 bin ton gübre tedariki için anlaşma imzaladı, 300 milyon TL gelir bekleniyor Şirketin bağlı ortaklığı Efor Gübre Madencilik Sanayi Ticaret A.Ş., Denizli Büyükşehir Belediyesi, Rize Çay Kooperatifleri ve PANKO Birlik ile toplam 15,5 bin ton gübre tedarikine yönelik anlaşmalar imzaladı. Bu anlaşmalar sonucunda şirketin yaklaşık 300 milyon TL gelir elde etmesi beklenirken, bu tutar FY25 toplam gelirinin %2,4’üne karşılık gelmektedir.
  • KMPUR Avustralya ve Yeni Zelanda için distribütörlük anlaşması imzaladı Şirket, küresel büyüme stratejisi kapsamında Avustralya ve Yeni Zelanda (ANZ) bölgesindeki faaliyetlerini genişletmek amacıyla Bisley Company Pty Ltd ile distribütörlük anlaşması imzaladı. Bu anlaşma ile şirketin poliüretan sistem çözümleri, Bisley Group’un dağıtım ağı aracılığıyla ANZ pazarında sunulacaktır.
  • IHEVA Philips markalı üretim ve dağıtım iş birliği imzaladı Şirket, Philips su çözümleri lisansına sahip Aquashield Europe ile satınalma ve distribütörlük anlaşması imzaladı. Bu kapsamda şirket Philips markalı dijital şofben ve su arıtma cihazlarının üretimini gerçekleştirecek. Ürünler Türkiye’de İhlas Pazarlama aracılığıyla münhasır olarak satılacak ve Aquashield Europe’un uluslararası satış ağı üzerinden küresel pazarlara sunulacaktır. İş birliğinin orta ve uzun vadede üretim, ihracat ve gelirleri desteklemesi beklenmektedir.
  • EKOS güç dağıtım trafolarında seri üretime başladı Şirket daha önce Kasım 2024 itibarıyla trafo fabrikasında inşaat ve deneme üretim süreçlerinin tamamlandığını duyurmuştu. Dün itibarıyla tesiste seri üretim resmen başladı.
  • MIATK ABD merkezli Raylight Solutions ile danışmanlık anlaşması imzaladı Şirket, Raylight Solutions Inc. ile bir yıl süreli danışmanlık anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında şirket, Lucent yapay zeka platformu için stratejik, teknolojik ve proje yönetimi danışmanlığı sağlayacak. Raylight, şirkete aylık sabit danışmanlık ücreti ödeyecek olup iş birliğinin şirketin uluslararası yapay zeka projelerindeki konumunu desteklemesi beklenmektedir.
  • TURSG’nin 2A26 brüt prim üretimi 31,2 milyar TL’ye yükseldi Şirket, 2A26 döneminde brüt prim üretiminin yıllık bazda %31 artarak 31,2 milyar TL’ye ulaştığını açıkladı.
  • Bilanço Değerlendirmesi – SOKM Şok Marketler, 4Ç’de 71,7 milyar TL ciro açıkladı; bu rakam 71,0 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisine paralel olup yıllık bazda %8 artışa işaret etmekte. Şirketin 2025 yıl sonu cirosu ise yıllık %5,4 büyümeyle 278,8 milyar TL’ye ulaştı. Şirket, 2025 yıl sonunda benzer mağaza satışlarında %4, trafikte ise %1,3 büyüme kaydetti. Şirketin çeyreklik FAVÖK’ü 3,76 milyar TL ile 2,98 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşirken, yıllık bazda %63 artış gösterdi. 2025 yıl sonu FAVÖK’ü 7,77 milyar TL, FAVÖK marjı ise %2,8 oldu. 2025 yıl sonu FAVÖK performansı, 2024 yıl sonunda kaydedilen yalnızca 5 milyon TL’lik FAVÖK’e kıyasla yıllık bazda güçlü bir iyileşmeye işaret etti. 4Ç’de güçlü brüt kâr marjı ve faaliyet giderlerinin satışlara oranındaki her çeyrekte görülen iyileşme, yıl genelinde FAVÖK marjında belirgin toparlanma sağladı. Şirket, ertelenmiş vergi giderlerinin etkisiyle, 78 milyon TL net kâr yönündeki piyasa beklentisinin aksine, çeyreklik bazda 1,39 milyar TL net zarar açıkladı. 2025 yıl sonu net zararı 1,93 milyar TL olurken, bu rakam 2024 yıl sonunda kaydedilen 80 milyon TL net kâra kıyasla negatif bölgeye işaret etti. Şirketin 2025 yıl sonu itibarıyla 9,3 milyar TL net nakit pozisyonu bulunurken, bu tutar 2024 yıl sonundaki 7,6 milyar TL seviyesine göre yıllık bazda artış gösterdi. Şok Marketler ayrıca nakit dönüşüm süresini -14 günden -17 güne iyileştirdi. Şok Marketler, 2026 yılı beklentilerini %5 ciro büyümesi, %3 FAVÖK marjı ve satışlara oranla %2 yatırım harcaması olarak paylaştı. Bu sonuçlarla birlikte, Şok Marketler’in son 12 ay FD/FAVÖK çarpanı 3,3x seviyesinde gerçekleşirken, şirket uluslararası benzerlerine göre yaklaşık %60 iskontolu işlem görmekte. Şirket bugün saat 16:00’da bir telekonferans gerçekleştirecek.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-10032026.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
Katılım Hesabına Uygun Fon ve Hisseler: 2026 İçin Öne Çıkan Yatırım Alternatifleri

Faizsiz yatırım prensiplerine göre yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için katılım esaslarına uygun fonlar ve hisseler son yıllarda giderek daha fazla ilgi görüyor. Özellikle hem Türkiye’de hem de küresel piyasalarda katılım finansına uygun yatırım ürünlerinin çeşitlenmesi, yatırımcılara daha geniş bir portföy oluşturma imkânı sunuyor.

Bu kapsamda katılım esaslarına uygun yatırım araçları genel olarak üç ana başlık altında değerlendiriliyor:

  • Kira sertifikaları (Sukuk)
  • Katılım endeksine uygun hisseler
  • Katılım prensiplerine uygun global şirket hisseleri

Katılım Yatırımı Nedir?

Katılım finans sistemi, faiz geliri içermeyen ve İslami finans prensiplerine uygun yatırım araçlarını ifade eder. Bu sistemde yatırım yapılacak şirket veya finansal ürünlerin belirli kriterleri sağlaması gerekir.

Katılım esaslarına göre bir şirketin faaliyetleri incelenirken:

  • Alkol, kumar, tütün gibi sektörlerde faaliyet göstermemesi
  • Faiz gelirlerinin sınırlı seviyede olması
  • Finansal yapı ve faaliyet alanlarının uygun olması gibi kriterler değerlendirilir.

Türkiye’de bu kriterlere göre oluşturulan endekslerden biri BIST Katılım Endeksi’dir.

Katılım Hesabına Uygun Fon Alternatifi: Kira Sertifikaları

Katılım finans sisteminde tahvil benzeri yatırım araçları yerine kira sertifikaları (sukuk) kullanılır. Bu ürünler belirli bir varlık veya projeye dayalı olarak ihraç edilir ve yatırımcılara gelir sağlar.

Türkiye’de öne çıkan bazı kira sertifikası ihraççıları arasında:

  • Türkiye Varlık Fonu
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı
  • Ziraat Katılım gibi kurumlar bulunur.

Bu tür ürünler, portföyünü çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar için daha stabil getiri potansiyeli sunabilen araçlar arasında değerlendiriliyor.

Katılım Endeksinde Öne Çıkan Hisseler

Türkiye piyasasında katılım esaslarına uygun şirketler arasında farklı sektörlerden şirketler bulunuyor.

  • Aselsan - ASELS
  • BİM - BIMAS
  • Enerjisa Enerji - ENJSA
  • Ereğli Demir Çelik - EREGL
  • Tüpraş - TUPRS

Özellikle bazı şirketlerin 2026 yılı için operasyonel büyüme beklentileri yatırımcıların radarında yer alıyor. Örneğin savunma sanayi şirketi Aselsan için güçlü büyüme beklentileri öne çıkarken, perakende sektöründe BİM gibi şirketler de istikrarlı gelir yapılarıyla dikkat çekiyor.

Katılım Esaslarına Uygun Global Hisseler

Katılım finansı yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. ABD borsalarında da katılım prensiplerine uygun birçok şirket bulunuyor.

Öne çıkan bazı global şirketler arasında:

  • Apple
  • ExxonMobil
  • Salesforce
  • Micron Technology yer alıyor.

Katılım Yatırımında Strateji Nasıl Olmalı?

Katılım esaslarına uygun yatırım yaparken yatırımcıların genellikle şu stratejileri kullandığı görülüyor:

1-Portföy Çeşitlendirmesi
Kira sertifikaları ve hisse senetlerinin birlikte kullanılması.

2-Sektörel Dağılım
Enerji, savunma, perakende ve teknoloji gibi farklı sektörlere yatırım.

3-Global ve Yerel Denge
Türkiye ve ABD gibi farklı piyasalardan yatırım araçları.

Bu yaklaşım, portföy riskinin dengelenmesine yardımcı olabilir.

Katılım finans sistemi, faizsiz yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için geniş bir yatırım evreni sunuyor.

  • Kira sertifikaları
  • Katılım endeksine uygun hisseler
  • Global katılım hisseleri birlikte değerlendirildiğinde yatırımcılar için dengeli bir portföy oluşturma fırsatı ortaya çıkabiliyor.
İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
SPK Açığa Satış Yasağını 16 Mart’a Kadar Uzattı: Piyasalarda Ne Anlama Geliyor?

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul’da uygulanan açığa satış yasağının süresini uzatma kararı aldı. Kurulun yaptığı son açıklamaya göre, geçtiğimiz hafta başında bir haftalık süreyle devreye alınan kısıtlama 16 Mart 2026 tarihine kadar yürürlükte kalacak.

Bu karar, son dönemde piyasalarda yaşanan volatiliteyi sınırlamak ve yatırımcı güvenini desteklemek amacıyla alınan düzenleyici adımlar arasında yer alıyor.


Açığa Satış Yasağı Nedir?

Açığa satış, yatırımcıların sahip olmadıkları bir hisseyi ödünç alarak satması ve daha sonra daha düşük fiyattan geri almayı hedeflediği bir işlem türüdür. Bu strateji genellikle fiyatların düşeceği beklentisiyle kullanılır.

SPK’nın aldığı bu kararla birlikte, **Borsa İstanbul pay piyasalarında yatırımcılar belirli bir süre boyunca açığa satış işlemi gerçekleştiremeyecek. Böylece özellikle kısa vadeli sert fiyat hareketlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Geçen Hafta Başlamıştı

SPK, geçen haftanın başında piyasadaki oynaklık nedeniyle geçici bir açığa satış yasağı getirmişti. İlk etapta bir hafta süreyle uygulanacağı açıklanan karar, son duyuru ile birlikte bir hafta daha uzatılmış oldu.

Bu kapsamda yasak 16 Mart 2026 seans sonuna kadar geçerli olacak.

Piyasalar Üzerindeki Olası Etkiler

Açığa satış yasakları genellikle piyasalarda kısa vadeli satış baskısını azaltma amacıyla uygulanır. Bu tür düzenlemelerin olası etkileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Hisse senetlerinde kısa vadeli aşağı yönlü baskının azalması
  • Piyasalarda volatilitenin sınırlanması
  • Yatırımcı güveninin geçici olarak desteklenmesi
İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: Emlak Konut GYO (EKGYO)

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (EKGYO), 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin açıkladığı rakamlar özellikle ciro ve operasyonel kârlılık tarafında güçlü bir performansa işaret ederken, ertelenmiş vergi giderlerinin etkisi net kâr tarafında belirgin bir baskı yarattı.


Beklentinin Üzerinde Ciro

Şirket, 4Ç25 döneminde 19,2 milyar TL ciro açıklayarak 16,2 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisini geride bıraktı. Böylece gelirler yıllık bazda %3 artış kaydetti.

Yılın tamamına bakıldığında ise ciro tarafındaki büyüme oldukça güçlü görünüyor. 2025 cirosu %99 artışla 81,9 milyar TL’ye ulaşarak şirketin operasyonel büyümesini net şekilde ortaya koydu. Bu performans, devam eden konut projeleri ve güçlü satış temposunun etkisini yansıtıyor.

FAVÖK’te Güçlü Sıçrama

Şirketin FAVÖK’ü 4Ç25’te 4,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu rakam 4,4 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin hafif altında kalmasına rağmen yıllık bazda %902’lik çok güçlü bir artış anlamına geliyor.

2025 yılının tamamında ise FAVÖK 19,7 milyar TL’ye ulaşırken şirketin FAVÖK marjı %24 seviyesine yükseldi. Bu oran, 2024 yılındaki %11,3 seviyesine kıyasla önemli bir iyileşmeye işaret ediyor.

Net Kârda Vergi Etkisi

Operasyonel taraftaki güçlü performansa rağmen net kâr tarafında farklı bir tablo ortaya çıktı. Şirket, piyasa beklentisi olan 2,2 milyar TL net kâr yerine 4Ç25’te 4,69 milyar TL net zarar açıkladı. Bu sapmanın ana nedeni ertelenmiş vergi giderleri oldu.

Yılın tamamında ise net kâr %71 düşüşle 4,79 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.

Borçlulukta Artış

Şirketin finansal yapısında borçluluk tarafında belirgin bir artış dikkat çekti.

  • Net borç: 39,4 milyar TL
  • 2024 yıl sonu net borç: 6,5 milyar TL

Buna paralel olarak Net borç / FAVÖK oranı 1,4x’ten 2,0x’e yükseldi. Bu artış, devam eden projeler ve finansman ihtiyacının bilanço üzerindeki etkisini gösteriyor.

Temettü Önerisi

Şirket ayrıca 2025 yılı kârından hisse başına brüt 0,60 TL temettü dağıtılmasını teklif etti.

Bu teklif şu oranlara işaret ediyor:

  • Temettü dağıtım oranı: %38
  • Temettü verimi: %2,86
  • Önerilen ödeme tarihi: 24 Haziran 2026

Değerleme ve Hisse Görünümü

Açıklanan finansalların ardından şirket hisseleri Net Aktif Değerine (NAD) göre %59 iskonto ile işlem görüyor. Bu durum, gayrimenkul geliştirme sektöründeki büyük projeler ve uzun vadeli portföy değerine rağmen piyasanın temkinli fiyatlama yaptığını gösteriyor.

BIST 100 bünyesinde yer alan şirket için güçlü operasyonel büyüme ile kârlılık dinamikleri önümüzdeki dönemlerde hisse performansı açısından belirleyici olmaya devam edecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 10 Mart 2026 Salı
4Ç25’ Bilanço Değerlendirmesi: Aksa Enerji (AKSEN)

Aksa Enerji (AKSEN), 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin bilançosu incelendiğinde, ciro tarafında sınırlı bir daralma görülse de operasyonel kârlılıkta güçlü bir iyileşme dikkat çekiyor. Özellikle uluslararası operasyonların katkısı ve maliyet tarafındaki iyileşme, şirketin FAVÖK performansını destekleyen önemli unsurlar arasında yer aldı.


Cirodaki Sınırlı Gerileme

Şirketin cirosu 4Ç25 döneminde yıllık bazda %12 düşüşle yaklaşık 9,9 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’de spot elektrik fiyatlarının yıllık bazda %17 artmasına rağmen enflasyonun gerisinde kalması, yerli santrallerin katkısında baskı yarattı. Bu durum, yerli santrallerin ciro üretiminin yıllık bazda %24 azalmasına neden oldu.

Buna karşın uluslararası operasyonlar daha dengeli bir performans sergiledi. Afrika santrallerinden elde edilen gelirler %10 artarken, Asya operasyonları %18 daralma gösterdi. Böylece uluslararası operasyonların toplam gelir içindeki payı %31 seviyesine yükseldi.

Operasyonel Kârlılıkta Güçlü Artış

Ciro tarafındaki sınırlı zayıflığa rağmen operasyonel performans güçlü kaldı. Şirketin FAVÖK’ü yıllık bazda %8 artarak 2,9 milyar TL’ye ulaştı. Operasyonel giderlerdeki %18’lik düşüş ve Asya santrallerindeki kurulu güç artışı bu performansı destekledi.

Bu gelişmelerin sonucunda FAVÖK marjı %23’ten %28 seviyesine yükseldi. Şirketin FAVÖK hesaplamasına net diğer gelir/giderleri de dahil etmesiyle düzeltilmiş FAVÖK 3,3 milyar TL seviyesine çıkarak yıllık bazda %30 artış kaydetti.

Yılın tamamında ise FAVÖK %28 büyüyerek 12 milyar TL’ye ulaştı. Böylece şirketin FAVÖK marjı 2024’teki %24 seviyesinden 2025’te %30’a yükseldi.

Net Kâr Pozitife Döndü

Şirketin net kârı 4Ç25 döneminde 1,1 milyar TL olarak gerçekleşti ve böylece bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yeniden pozitif seviyeye ulaştı. Bu performans güçlü operasyonel kârlılığın yanı sıra 835 milyon TL’lik yatırım faaliyetlerinden gelirler ile desteklendi.

Yılın tamamında net kâr %39 artarak 3,7 milyar TL seviyesine yükseldi.

Borçlulukta İyileşme

Şirketin finansal kaldıraç göstergelerinde de iyileşme dikkat çekti. Net borç/FAVÖK oranı 9A25’te 4,7x seviyesinden 2025 sonunda 4,0x’e geriledi. Bu oran, yerli rakip grubunun ortalaması olan 4,8x’in altında bulunuyor.

Hisse Performansı ve Beklentiler

AKSEN hissesi yılın başındaki güçlü BIST 100 rallisinin gerisinde kaldı. Şubat ayında yaşanan %9’luk düşüş, hissenin yılbaşından bu yana endekse göre %20 daha zayıf performans göstermesine neden oldu.

Buna rağmen şirketin defansif iş modeli, uluslararası operasyonlarının çeşitliliği ve 2026 yılı için öngörülen %41 FAVÖK büyümesi, orta vadede daha güçlü bir hisse performansı potansiyeline işaret ediyor. 2026 tahminlerine göre şirket hissesi 8,1x FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görüyor ve uluslararası benzerlerine kıyasla %12 iskonto sunuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 9 Mart 2026 Pazartesi
SPK açığa satış yasağını 16 Mart tarihine kadar uzattı

Piyasa Yorumu

BIST-100 Endeksi, geçen haftanın sonunda %2,2 gerileyerek haftalık bazda toplam %6,7 düşüş kaydetti. Bilanço döneminin 11 Mart’ta tamamlanması beklenirken, şu ana kadar toplam şirketlerin %63’ü finansallarını açıkladı. BIST-100 kapsamında ise 72 şirket sonuçlarını paylaşmış olup, 4Ç25 döneminde yıllık bazda %31 kâr büyümesine işaret etmektedir. Bu oran, 3Ç25’te kaydedilen %51 yıllık kâr büyümesinin altında kalmıştır. Ayrıca, SPK açığa satış yasağını 16 Mart tarihine kadar uzatmıştır.

 

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Sermaye Piyasası Kurulu açğıa satış yasağını 16 Mart tarihine kadar uzattı SPK, geçen haftanın başında bir haftalık açığa satış yasağı uygulamaya koymuştu. Kurul, son açıklamasıyla söz konusu kısıtlamayı bu hafta için de uzattı. Son duyuruya göre kısa satış yasağı 16 Mart tarihine kadar yürürlükte kalacak.
  • İşlenmeyen tarım arazilerinin üretime kazandırılması için hibe desteği kararı yürürlüğe girdi Tarım ve Orman Bakanlığı, işlenmeyen veya nadasa bırakılan arazileri üretime kazandırmak amacıyla bitkisel üretimi artırma projelerini destekleyecek. Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren düzenleme, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı arazilerdeki yatırım projeleri için azami %75 hibe sağlayacak. Destekler 1 Ocak-31 Aralık 2026 tarihlerini kapsıyor ve yağlı tohumlu bitkiler, baklagil ve hububat ile sebze üretiminin geliştirilmesini hedefliyor.
  • Gübrenin ana maddesi olan üre ithalatında gümrük vergisi sıfırlandı Cumhurbaşkanı Kararı ile üre ithalatında gümrük vergisi sıfırlandı. Ticaret Bakanlığı, bu adımın temel gıda ürünlerinde arz güvenliğini sağlamak, piyasalardaki spekülatif fiyat artışlarını önlemek ve tarım sektöründeki üretici maliyetlerini düşürmek amacıyla atıldığını belirtti. Karar, gıda ürünlerinde fiyat istikrarını ve üretici-tüketici refahını gözetmeyi hedefliyor.
  • Türkiye'de yabancı kontrollü girişim sayısı 2024 yılında 11 bin seviyesine yükseldi TÜİK verilerine göre, Türkiye'deki yabancı kontrollü girişim sayısı 2024 yılında 11 bine ulaştı. Bu girişimler, toplam cironun %12,6'sini ve toplam çalışanların %5,1'ini oluşturdu. En yüksek ciro payına sahip sektör tütün ürünleri imalatı (%94,6) olurken, Almanya yabancı kontrollü girişimlerde en büyük paya sahip ülke oldu (%13,1 ciro payı).
  • TÜİK'e göre yükseköğretim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı %68,7 oldu TÜİK'in "İstatistiklerle Kadın, 2025" çalışması, Türkiye'deki kadın nüfusunu ve eğitim durumunu inceledi. 2024 verilerine göre, 25 yaş ve üzeri yükseköğretim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı %68,7'ye ulaştı. Genel iş gücüne katılım oranı kadınlarda %36,8 iken erkeklerde %72 olarak kaydedildi. Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıla yükseldi.
  • Türkiye, tarımsal üretimde lider olmasına rağmen gıda güvencesinde kırılgan ülkeler arasında yer alıyor "Tarımsal Bilgi Platformu" raporuna göre Türkiye, tarımsal hasılada dünyada 7., Avrupa'da ise 1. sırada yer alıyor ancak gıda güvencesinde kırılganlık gösteriyor. Rapor, iklim değişikliği, ticaret savaşları ve bölgesel çatışmalar gibi küresel eğilimlerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini belirtiyor. İthalatın gıda güvencesi için güvenilir bir alternatif olmadığı vurgulanırken, 500 bin ailenin tarım dışı kaldığı ifade ediliyor.
  • Serbest bölgelerde üretim yapan şirketlere yönelik vergi istisnası kapsamı genişletildi Meclis Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen yasa teklifiyle, serbest bölgelerde üretim yapan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin yurt dışına yanı sıra aynı serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançlar gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulacak. 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak bu düzenleme, serbest bölgelerde ihracatı ve kümelenmeyi desteklemeyi amaçlıyor.

Şirket Haberleri

  • EKGYO Beşiktaş projesi için gelir paylaşım sözleşmesi imzaladı Şirket, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği ile İstanbul Beşiktaş Dikilitaş Güney Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşine ilişkin sözleşmeyi LEDA Yapı ve Proje Taah. Ltd. Şti.  MR Grup İnş. Taah. Ltd. Şti. İş Ortaklığı ile 05 Mart 2026 tarihinde imzaladı. Sözleşme kapsamında toplam satış geliri 17,461 milyar Türk Lirası olup, şirketin payına düşen gelir 8,73 milyar Türk Lirasıdır.
  • MACKO, Oley.com ile olan reklam sözleşmesini askıya aldı Şirket, E Elektronik Bahis Oyunları A.Ş. (Oley.com) ile 20 Kasım 2025 tarihinde imzalanan 2026 yılına ilişkin reklam satış sözleşmesinin, Oley.com'un ticari değerlendirmeleri ve talebi doğrultusunda 06 Mart 2026 tarihinde askıya alındığını duyurdu.
  • EBEBK Şubat’26 satış adetlerini açıkladı Şirket, Şubat’26 döneminde ebebek mağazaları ve e-ticaret kanalından Türkiye genelinde 9,46 milyon adet ürün satışı gerçekleştirdiğini, bu sayının Şubat’25 döneminde 7,87 milyon adet olduğunu duyurdu. Şubat’26 döneminde sona eren iki aylık dönemde ise toplam ürün adedi 18,78 milyon olarak gerçekleşirken, 2025'in aynı döneminde bu sayı 15,18 milyon adetti.
  • GSDHO, yeni kuru yük gemisi alımı için niyet mektubu imzaladı Şirketin Hollanda'da yerleşik bağlı ortaklığı GSD Shipping B.V., Sumitomo Corporation'ın garantör olduğu Japonya'da yerleşik Sumisho Marine Co. Ltd. ile Japonya'da inşa edilecek bir adet ultramax tipi kuru yük gemisi alımı konusunda niyet mektubu imzaladı.
  • BARMA, yeni kağıt fabrikasının devreye alındığını ve 98,5 milyon TL tutarında sipariş aldığını açıkladı Şirket, Konya Ereğli Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan ve 100 milyon Avro üzerinde yatırım maliyeti bulunan kağıt fabrikasının 2025 yılı sonunda deneme üretimlerini tamamladığını ve müşterilere satışlara başladığını duyurdu. Mart ayı itibarıyla kapasite kullanım oranı %60'a ulaşmıştır. Şirket, yurt içi bir şirketten 98,5 milyon Türk Lirası tutarında sipariş almıştır. Bu, satışların başladığı son iki aylık süreçteki en yüksek sipariş tutarıdır.
  • CVKMD, Yenipazar Maden Projesi için 10 milyon ABD Doları tutarında kredi kullandı Şirket, Yenipazar Polimetalik Maden Projesi'nin finansmanı kapsamında 192 milyon ABD Doları tutarındaki 9 yıl vadeli kredinin ilk dilimi olan 10 milyon ABD Doları'nı 5 Mart 2026 tarihinde kullanıma açmıştır.
  • AKBNK, 1,572 milyar Türk Lirası nominal takipteki kredi portföyünü 271 milyon Türk Lirası bedelle sattı Şirket, takipteki kredi alacak portföyünün 1,572 milyar Türk Lirası nominal tutarındaki kısmını, toplam 271 milyon Türk Lirası bedel karşılığında Denge, Dünya, Emir, Ortak ve Sümer Varlık Yönetim şirketlerine satmıştır.
  • ALTNY yeni tedarik sözleşmesi imzaladı Şirket, Kritik Üretim Teknolojilerinin tedarikine yönelik olarak yurtiçi bir müşteri ile 1,1 milyon Avro tutarında bir sözleşme imzaladı.
  • Bilanço Değerlendirmesi – EKGYO Emlak Konut, 4Ç25’te 19,2 milyar TL ciro açıklayarak 16,2 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde bir performans sergiledi. Açıklanan ciro, yıllık bazda %3 artış gösterdi. 2025 yılının tamamında ise şirketin geliri %99 yıllık artışla 81,9 milyar TL seviyesine ulaştı. FAVÖK 4Ç25’te 4,3 milyar TL ile 4,4 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin hafif altında gerçekleşirken, yıllık bazda %902 artış kaydetti. 2025 yılı toplam FAVÖK ise 19,7 milyar TL olurken, %24 FAVÖK marjı ile 2024 yıl sonundaki %11,3 seviyesine kıyasla belirgin şekilde yükseldi. Şirket, ertelenmiş vergi giderlerinin etkisiyle, piyasa beklentisi olan 2,2 milyar TL net kârın aksine 4Ç25’te 4,69 milyar TL net zarar açıkladı. 2025 yılının tamamında net kâr ise %71 yıllık düşüşle 4,79 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirketin 2025 yıl sonu itibarıyla net borcu 39,4 milyar TL seviyesine yükselirken, bu rakam 2024 yıl sonundaki 6,5 milyar TL’ye kıyasla önemli ölçüde arttı. Net borç / FAVÖK oranı ise geçen yılki 1,4x seviyesinden 2,0x’e yükseldi. Emlak Konut ayrıca 2025 yılı net kârından brüt 0,60 TL/hisse temettü dağıtımı teklif etti. Bu, %38 temettü dağıtım oranına ve son kapanış fiyatına göre %2,86 temettü verimine işaret etmektedir. Önerilen temettü ödeme tarihi 24 Haziran 2026 olarak açıklandı. Açıklanan finansallar sonrasında, Emlak Konut hisseleri son kapanış fiyatına göre %59 Net Aktif Değer (NAD) iskontosu ile işlem görmektedir.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-09032026.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 6 Mart 2026 Cuma
AKSEN 2025 yılında %39 kar büyümesi açıkladı

Piyasa Yorumu

BIST-100 günü %1,1 yükseliş ile tamamlarken, Sanayi şirketleri tarafında %2,4’lük güçlü performans görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Yeni TAREKS uygulaması, kapsam dışı ürünlerde bile gecikmelere ve maliyet artışlarına neden oluyor Ticaretin Risk Bazlı Kontrol Sistemi (TAREKS) çerçevesinde yapılan yeni düzenleme, kapsam dışı ürünler için bile TSE başvurusu zorunluluğu getirdi. Bu durum, gümrükte 2-3 hafta bekleme süreleri ve artan iş yükü nedeniyle ithalat süreçlerinde önemli gecikmelere ve maliyet artışlarına yol açtı.
  • İşgücü başına sanayi üretimi endeksi son çeyrekte %4,3 arttı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre, mevsimsel ve takvim etkisinden arındırılmış iş gücü başına sanayi üretimi endeksi 4Ç25 döneminde %4,3 artış gösterdi. Çalışılan saat başına üretim endeksi ise yıllık %3,1 arttı ve sermaye malları sektörü en yüksek büyümeyi gösterdi.
  • Yan ölçek sistemi, yakıt fiyatlarındaki çoğu artışı vergi indirimleriyle dengeleyecek Resmi Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, yakıt için yan ölçek sistemi devreye alındı. Artan petrol fiyatlarının tüketiciler üzerindeki enflasyonist etkisini hafifletmek amacıyla, yakıt ve LPG fiyat artışlarının %75’i özel tüketim vergisi (ÖTV) indirimiyle karşılanacak. Bu sayede, fiyat artışlarının yalnızca dörtte biri doğrudan piyasa fiyatlarına yansıyacak.

Şirket Haberleri

  • (=) Gulermak, son çeyrekte 32 milyon Avro FAVÖK açıkladı Şirketin gelirleri, yıllık bazda %14 azalmışken, FAVÖK marjı da %13 seviyesinden %8'e düşmüştür. Buna bağlı olarak, şirketin 2025 yılı itibariyle yıllık FAVÖK üretimi 136 milyon Avro seviyesinde gerçekleşirken, net kar ise 96 milyon ABD Doları olmuştur. Serbest nakit akışı 19 milyon Avro seviyesinde gerçekleşmiş ve 9M25 itibariyle analist net borç seviyesi 13 milyon Avro iken, 2025 yılı itibariyle net nakit 14 milyon Avro olmuştur - PPP proje kredileriyle ayarlanan net nakit seviyesi ise 91 milyon Avro iken 151 milyon Avro olmuştur. 2025 yılı itibariyle, şirketin FD/FAVÖK çarpanı 7,4x olarak belirlenmiştir.
  • MGROS, Şubat ayında 17 yeni mağaza ve 2 dağıtım merkezi açtı Şirket, Şubat 2026'da 17 yeni mağaza (9 Migros, 7 Migros Jet, 1 Mion) ve 2 yeni dağıtım merkezi açtı. Bu eklemelerle, Şirketin toplam mağaza sayısı 28 Şubat 2026 itibariyle 3.797'ye ulaştı.
  • GRSAN Hollanda'da yeni bir şube açmaya karar verdi Şirket, Hollanda'da Gersan Elektrik Ticaret ve Sanayi A.Ş. Hollanda Şubesi adıyla bir şube açmaya karar verdi ve şubeye 10.000 Avro sermaye tahsis etti.
  • CWENE'in iştirak şirketi bir bayilik anlaşması imzaladı Şirketin iştiraklerinden CW Kurumsal Hizmetler ve Pazarlama A.Ş., 5 Mart 2026 tarihinde Akaroğlu Grup Enerji Limited Şirketi ile bayilik anlaşması imzaladı. Bu anlaşma kapsamında, Akaroğlu Grup Enerji, iştirak şirketinin belirli ürün gruplarının yurtiçi satış ve pazarlamasını yapmak üzere "CW Plus Bayisi" olarak yetkilendirilecektir.
  • MAALT Divan Talya Oteli için yapı kullanma izin belgesi başvurusunda bulundu Şirket, Divan Talya Oteli için Muratpaşa Belediyesi'ne yapı kullanma izin belgesi başvurusu yaptı.
  • POLTK, kapasite artış başvurusunu başarıyla tamamladı Şirketin, 26 Şubat 2026 tarihinde İstanbul Ticaret Odası'na yaptığı kapasite artış başvurusu olumlu sonuçlanmıştır. Şirketin galvanizli sülfat üretim kapasitesi 1.200 tondan 1.800 tona çıkarılmıştır.
  • AKHAN, yeni makarna fabrikasını faaliyete geçirdi; 60 milyon ABD Doları ihracat hedefliyor Şirket, Ağustos 2024'te yatırımlarına başlanan ve yıllık kapasitesi 114.432 ton olan yeni makarna fabrikasında deneme üretimini tamamladı. İlk ihracat faturası düzenlendi. Şirket, bu yıl için 60 milyon USD ihracat hedeflemektedir.
  • KRVGD, toplamda 9 milyon ABD Doları sigorta avansı ödemesine ulaştı Şirket, iştiraklerinden Uçantay Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin üretim tesisinde meydana gelen yangın olayı sonrasında sigorta şirketinden 4 milyon USD tutarında ek bir avans ödeme almıştır. Böylelikle alınan toplam avans ödemesi 9 milyon USD'ye ulaşmıştır. Hasar tespit çalışmaları devam etmektedir.
  • OZYSR, ABD'de %100 iştirak kurdu Şirketin Yönetim Kurulu, 5 Mart 2026 tarihinde, ABD'deki stratejik pazarında varlığını güçlendirmek ve satış hacmini artırmak amacıyla, Özyaşar Tel ve iştiraklerinin ABD'deki satış ve pazarlama faaliyetlerini yürütmek üzere yeni bir %100 bağlı ortaklık kurma kararı almıştır.
  • DAPGM, EKGYO tarafından düzenlenecek ihaleye katılmaya karar verdi Şirket, İstanbul Küçükçekmece Halkalı Batı 1. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Projesi için EKGYO tarafından düzenlenecek ihaleye katılmaya karar vermiştir.
  • Bilanço Değerlendirmesi – AKSEN Şirketin cirosu, 4Ç25'te yıllık bazda %12 azalarak 9,9 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Yerli santraller, Antalya doğal gaz santralinden ve Kıbrıs akaryakıt santralinden gelen güçlü performanslarla çeyrekte yıllık %7 elektrik üretimi artışı sağladı. Ancak, Türkiye’de spot elektrik fiyatları yıllık %17 arttı ve bu artış enflasyon oranının altında kaldı. Sonuç olarak, yerli santrallerden kaynaklanan ciro üretimi 4Ç25'te yıllık bazda %24 azaldı. Diğer taraftan, Afrika operasyonlarından elde edilen ciro yıllık %10 artarken, Asya operasyonu ciro üretiminde yıllık %18'lik bir azalma ile sınırlı katkı sağladı. Uluslararası operasyonlardan elde edilen gelir payı, 4Ç24'te %30 iken 4Ç25'te %31'e yükseldi. Yıllık sonuçlar, uluslararası santrallerden elde edilen cirodaki %6 artışla birlikte yıllık bazda %2'lik bir ciro büyümesi gösterdi ve bu, uluslararası santrallerin ciro payının 2024 yılında %29 seviyesinden 2025 yılında %30 seviyesine yükselmesine yol açtı. Operasyonel tarafta, şirketin FAVÖK’ü yıllık %8 artarak 2,9 milyar TL'ye ulaştı ve bu, Asya santrallerinden toplam kurulu güç üretim kapasitesindeki yıllık %16'lık artışla uyumluydu. Ayrıca, operasyonel giderlerdeki yıllık %18'lik azalma, FAVÖK’ü destekledi. Sonuç olarak, FAVÖK marjı 4Ç24 döneminde %23 seviyesinden 4Ç25'te %28 seviyesine yükseldi. Hatırlatmak gerekirse, Şirket FAVÖK hesaplamasında net diğer gelir/giderleri de dahil ediyor ve bu, 4Ç25'te 3,3 milyar TL olarak düzeltilmiş FAVÖK’e ulaşılmasını sağladı ve yıllık %30'luk bir artışı yansıttı. Yılın tamamında, FAVÖK yıllık bazda %28 artarak 12,0 milyar TL'ye ulaştı. Bunun sonucunda, şirketin FAVÖK marjı 2024 yılında %24 seviyesinden 2025 yılında %30 seviyesine genişledi. Kar tarafında, şirketin net karı 4Ç24'e kıyasla pozitif hale gelerek 4Ç25'te 1,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Güçlü operasyonel performansın yanı sıra, net kar yatırım faaliyetlerinden elde edilen 835 milyon TL'lik ciro ile desteklendi. Yılın tamamında, kar büyümesi yıllık %39 oldu ve net kar 3,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Şirketin net borç/FAVÖK oranı 9M25'te 4,7x'ten 2025'te 4,0x'e düştü ve bu, yerli rakip grubunun ortalaması olan 4,8x'in altında kaldı. Hisse, BIST-100 Ocak ayındaki rallisinin gerisinde kaldı ve Şubat ayında %9 daha düştü, bu da YBB Endeks’e görece değer kaybını %20'ye taşıdı. Ancak, şirketin savunma profili göz önüne alındığında, mevcut jeopolitik risklere karşı nispeten dayanıklı kalması ve 2026 tahminlerimize göre %41 FAVÖK büyümesi gösterme potansiyeli, daha güçlü bir hisse performansı beklememizi sağlıyor. 2026 tahminlerimize göre hisse senedinin FD/FAVÖK çarpanı 8,1x seviyesinde ve uluslararası benzerlerine kıyasla %12 iskontolu görünüm sunuyor. Şirket, bugün saat 14:00'te bir toplantı düzenleyecek.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz:https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-06032026.pdf

İkon-ok
Back to Top