QNB Invest - Invest Odak

QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
FED Faiz Kararını Açıkladı: Faiz Sabit Kaldı, Şahin Mesajlar Öne Çıktı

ABD Merkez Bankası (FED), Temmuz 2026 Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar, piyasalarda sürpriz yaratmazken toplantı sonrası yapılan açıklamalar ve oylama detayları, FED'in enflasyonla mücadelede temkinli duruşunu koruduğunu gösterdi. Özellikle üç üyenin faiz artışı yönünde oy kullanması, para politikasında şahin görüşlerin güç kazandığına işaret etti.


FED Neden Faizleri Sabit Bıraktı?

FED, para politikasında mevcut sıkı duruşunu korurken ekonomik görünümde önemli bir değişiklik olmadığını değerlendirdi.

Karar metninde öne çıkan mesajlar şunlar oldu:

  • Politika faizi %3,50-%3,75 aralığında sabit bırakıldı.
  • Enflasyonun halen %2 hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiği vurgulandı.
  • İş gücü piyasasının güçlü görünümünü koruduğu belirtildi.
  • Para politikasında veri odaklı yaklaşımın sürdürüleceği mesajı verildi.

FED, enflasyonda kalıcı bir düşüş görülene kadar temkinli duruşunu sürdürmeye hazır olduğunun sinyalini verdi.

Oylama Neden Dikkat Çekti?

Toplantının en dikkat çekici gelişmelerinden biri oy dağılımı oldu.

FOMC üyeleri politika faizinin sabit bırakılması yönünde 9'a karşı 3 oy kullandı.

Faiz artışı yönünde karşı oy veren üyeler:

  • Lorie Logan (Dallas FED Başkanı)
  • Beth Hammack (Cleveland FED Başkanı)
  • Neel Kashkari (Minneapolis FED Başkanı)

Üç üye, enflasyonun yeniden ivme kazanma riskine karşı politika faizinin 25 baz puan artırılması gerektiğini savundu.

FED Ekonomiye İlişkin Nasıl Bir Değerlendirme Yaptı?

FED, küresel jeopolitik risklerdeki artışa rağmen ABD ekonomisinin dirençli görünümünü koruduğunu ifade etti.

Karar metninde öne çıkan değerlendirmeler:

  • Ekonomik faaliyet güçlü büyümeye devam ediyor.
  • Sermaye yatırımları ve verimlilik artışı destekleyici görünümünü sürdürüyor.
  • İstihdam artışı iş gücü arzıyla uyumlu ilerliyor.
  • İşsizlik oranı düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor.

Bu değerlendirmeler, FED'in ekonomik aktivitede belirgin bir yavaşlama görmediğine işaret ediyor.

Enflasyon Neden hâlâ Gündemin Merkezinde?

FED, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.

Özellikle;

  • enerji fiyatları,
  • arz kaynaklı maliyet baskıları,
  • bazı sektörlerde devam eden fiyat artışları enflasyonun hedef seviyenin üzerinde kalmasına neden oluyor.

Merkez Bankası, orta vadede fiyat istikrarını sağlama hedefini koruduğunu yineledi.

FED'in Sonraki Adımı Ne Olabilir?

Temmuz toplantısı, FED'in faiz indirimleri konusunda aceleci olmayacağını gösterdi.

Önümüzdeki dönemde;

  • enflasyon verileri,
  • istihdam piyasası,
  • ücret artışları,
  • ekonomik büyüme göstergeleri FED'in para politikası kararlarında belirleyici olmaya devam edecek.

Faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin beklentiler ise açıklanacak makroekonomik verilere bağlı olarak şekillenecek.

FED faizleri değiştirdi mi?

Hayır. FED politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı.

FED neden faiz indirmedi?

Enflasyonun hâlâ %2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve ekonomik aktivitenin güçlü kalması nedeniyle mevcut sıkı para politikası korundu.

Toplantıda neden üç karşı oy çıktı?

Üç FOMC üyesi, enflasyon riskleri nedeniyle faizlerin 25 baz puan artırılması gerektiğini savundu.

FED'in bir sonraki adımı ne olabilir?

Önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri, faiz politikasının yönü açısından belirleyici olacak.
İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
CW Enerji (CWENE) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Güçlü Marjlar Karlılığı Destekledi

CW Enerji (CWENE), 2026 yılının ikinci çeyreğinde operasyonel tarafta güçlü bir performans sergilerken, satış gelirleri beklentilerin bir miktar altında kaldı. Şirketin güneş paneli satış hacmi yıllık bazda artış gösterirken, güneş hücresi satışlarının katkısı ve maliyet optimizasyonu sayesinde FAVÖK marjında dikkat çekici bir iyileşme yaşandı. Güçlü operasyonel kârlılık ve ertelenmiş vergi gelirindeki artışın desteğiyle net kâr yıllık bazda %76 yükselirken, hisse uluslararası benzerlerine göre iskontolu işlem görmeye devam ediyor.


Satış Gelirleri Beklentilerin Altında Kaldı

CW Enerji'nin güneş paneli satış hacmi, ikinci çeyrekte yıllık bazda %12 artışla 326 MW seviyesine yükseldi.

Şirketin net satışları ise %9 artışla 4,5 milyar TL olarak gerçekleşti.

Bununla birlikte satış gelirlerinin beklentilerin altında kalmasında iki temel unsur etkili oldu:

  • Daha önce açıklanan güneş paneli satış sözleşmelerinin beklenenden düşük gerçekleşmesi,
  • Ortalama güneş paneli fiyatlarının reel bazda %21 gerilemesi.

Öte yandan güneş hücresi satışları, ciro büyümesini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıktı.

Operasyonel Kârlılıkta Güçlü İyileşme

Şirketin operasyonel performansı beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

FAVÖK, yıllık bazda %133 artışla yaklaşık 1,0 milyar TL seviyesine ulaşırken, 978 milyon TL seviyesindeki beklentinin hafif üzerinde gerçekleşti.

FAVÖK marjındaki iyileşme dikkat çekti.

Gösterge

2Ç25

2Ç26

FAVÖK Marjı

%11

%23

Marjlardaki iyileşmede;

  • güneş hücresi satışlarının artan katkısı,
  • devam eden maliyet optimizasyonu,
  • operasyonel verimlilik etkili oldu.

Net Kâr %76 Arttı

CW Enerji, ikinci çeyrekte 501 milyon TL net kâr açıkladı.

Net faaliyet giderleri iki katın üzerinde artmasına rağmen;

  • güçlü operasyonel performans,
  • ertelenmiş vergi gelirindeki yaklaşık üç katlık artış
  • net kâr büyümesini destekleyen temel unsurlar oldu.

Bu sonuç, şirketin operasyonel tarafta oluşturduğu güçlü marj yapısının finansallara olumlu yansıdığını gösteriyor.

Borçluluk Görünümü Nasıl?

Şirketin net borcu çeyreklik bazda %17 artış gösterdi.

Buna rağmen;

  • Net Borç/FAVÖK oranı 2,0x
  • Önceki çeyreğe göre yatay seyir şirketin borçluluk göstergelerinde önemli bir bozulma yaşanmadığına işaret ediyor.

CWENE Hissesi Neden İskontolu İşlem Görüyor?

Değerleme tarafında CW Enerji'nin uluslararası benzerlerine göre iskontolu işlem görmeye devam ettiği görülüyor.

Gösterge

Değer

2026T FD/FAVÖK

8,1x

Uluslararası Benzerlerine Göre İskonto

%36


Bu görünüm, güçlü operasyonel performansın sürmesi halinde hisse açısından değerleme tarafında potansiyelin devam ettiğine işaret ediyor.

CW Enerji 2Ç26'da ne kadar net kâr açıkladı?

Şirket, 501 milyon TL net kâr açıkladı.

Satış gelirleri neden beklentilerin altında kaldı?

Güneş paneli satış sözleşmelerinin beklenenden düşük gerçekleşmesi ve panel fiyatlarındaki reel düşüş satış gelirlerini sınırladı.

FAVÖK marjı neden yükseldi?

Güneş hücresi satışlarının katkısı ve maliyet optimizasyonu sayesinde FAVÖK marjı %11'den %23'e yükseldi.

Borçlulukta bozulma var mı?

Net borç artmasına rağmen Net Borç/FAVÖK oranı 2,0x seviyesinde kalarak önceki çeyrekle benzer gerçekleşti.
İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Garanti BBVA (GARAN) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Beklentileri Aşan Karlılık Öne Çıktı

Garanti BBVA (GARAN), 2026 yılının ikinci çeyreğinde 30,4 milyar TL net kâr açıklayarak hem piyasa beklentisinin hem de tahminlerin üzerinde bir performans sergiledi. Beklentilerden güçlü gelen sonuçlarda öngörülenden düşük swap maliyetlerinin ticari zararları sınırlaması ve güçlü komisyon gelirleri etkili olurken, operasyonel giderlerdeki disiplin de kârlılığı destekledi. Buna karşın swap düzeltilmiş net faiz marjındaki daralma ve risk maliyetindeki yükseliş, önümüzdeki dönemde yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor.


Garanti BBVA'nın Net Kârı Beklentileri Nasıl Aştı?

Garanti BBVA, ikinci çeyrekte 30,4 milyar TL net kâr açıkladı.

Bu sonuç;

  • Piyasa beklentisinin,
  • 28,1 milyar TL seviyesindeki tahminimizin yaklaşık %8 üzerinde gerçekleşti.

Net kâr;

  • Yıllık bazda %7 artış gösterirken,
  • Çeyreklik bazda %9 geriledi.
  • İlk altı aylık toplam net kâr ise geçen yılın aynı dönemine göre %19 büyüdü, ancak yıllık enflasyonun altında kaldı.

Beklentilerin Üzerindeki Performansın Arkasında Ne Vardı?

Beklentilerden daha güçlü gelen finansalların temel nedeni, swap maliyetlerinin öngörülenden düşük gerçekleşmesi oldu.

Daha düşük swap maliyetleri sayesinde;

  • ticari zararlar beklentilerin altında kaldı,
  • net kâr olumlu etkilendi.

Ayrıca banka, ücret ve komisyon gelirlerindeki güçlü büyümesini de sürdürdü.

Komisyon Gelirleri Güçlü Seyrini Korudu

Garanti BBVA'nın net ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %36 büyüme kaydetti.

Komisyon gelirlerindeki güçlü artış;

  • müşteri işlemlerindeki canlılık,
  • bankacılık hizmet gelirleri,
  • gelir çeşitliliği açısından olumlu sinyaller vermeye devam etti.

Diğer taraftan banka, operasyonel giderlerini (opex) yıllık bazda %2 azaltarak maliyet disiplinini korudu.

Net faiz marjı geriledi ancak sektörün üzerinde kaldı

İkinci çeyrekte swap düzeltilmiş net faiz marjı 57 baz puan gerileyerek %5,94 seviyesine indi.

Buna rağmen söz konusu marj sektör ortalamasının üzerinde kalmaya devam etti.

Bu durum, bankanın güçlü bilanço yapısını destekleyen önemli unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Risk Maliyetindeki Yükseliş Dikkat Çekti

Çeyrekte öne çıkan başlıklardan biri de net risk maliyeti oldu.

Risk maliyeti yaklaşık 300 baz puan seviyesinde gerçekleşerek bankanın yıllık rehberliğinin üzerinde kaldı.

Karlılık Göstergeleri Ne Söylüyor?

Garanti BBVA'nın yıllıklandırılmış ikinci çeyrek özsermaye kârlılığı (ROE) %26,7 olarak gerçekleşti.

Bununla birlikte;

  • çeyreklik bazda 343 baz puanlık gerileme
  • marjlardaki daralma, kârlılık göstergelerinde normalleşme eğilimine işaret etti.

GARAN Hissesi İçin Değerlendirme

Beklentilerin üzerinde açıklanan net kârın kısa vadede hisse performansını desteklemesi beklenebilir.

Öne çıkan unsurlar:

  • Beklentilerin üzerinde net kâr
  • Düşük swap maliyetleri
  • Güçlü komisyon gelirleri
  • Operasyonel giderlerde disiplin

Buna karşılık;

  • net faiz marjındaki daralma,
  • risk maliyetinin yüksek seyri önümüzdeki dönemlerde yakından izlenmesi gereken başlıklar olarak öne çıkıyor.

Garanti BBVA 2Ç26'da ne kadar net kâr açıkladı?

Banka, 30,4 milyar TL net kâr açıkladı.

Net kâr beklentilerin üzerinde mi gerçekleşti?

Evet. Açıklanan net kâr hem piyasa beklentisinin hem de 28,1 milyar TL seviyesindeki tahminimizin yaklaşık %8 üzerinde gerçekleşti.

Komisyon gelirleri nasıl performans gösterdi?

Net ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %36 büyüdü.

Net faiz marjı hangi seviyede gerçekleşti?

Swap düzeltilmiş net faiz marjı %5,94 seviyesine geriledi ancak sektör ortalamasının üzerinde kalmaya devam etti.
İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Tofaş (TOASO) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Üretim Güçlü, Marj Baskısı Devam Ediyor

Tofaş (TOASO), 2026 yılının ikinci çeyreğinde gelirlerini yıllık bazda %9 artırırken, üretim hacmindeki güçlü büyüme finansalları destekledi. Özellikle K0 platformundaki üretim artışı şirketin kendi üretiminden gerçekleştirdiği satışlara olumlu katkı sağladı. Buna karşın, yurt içi otomotiv pazarındaki yoğun rekabet, fiyatlama baskısı ve yükselen hammadde maliyetleri operasyonel marjları olumsuz etkiledi. Net kâr beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşse de genel görünüm, güçlü üretim performansının zayıflayan operasyonel kârlılıkla dengelendiğine işaret ediyor.


Gelirler ve Üretim Hacmi Nasıl Gerçekleşti?

Tofaş'ın ikinci çeyrek gelirleri yıllık bazda %9 artarak piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti.

Bu büyümede en önemli katkı, üretim tarafındaki güçlü performanstan geldi.

Öne çıkan veriler:

  • Üretim hacmi yıllık %30 arttı.
  • Artışta ağırlıklı olarak K0 platformu üretimi etkili oldu.
  • Şirketin kendi üretiminden yaptığı satışlar yükseldi.

Diğer taraftan ithal araç satış hacimleri, Türkiye otomotiv perakende pazarındaki yavaşlamanın etkisiyle 1Ç26'ya göre gerileme gösterdi.

Operasyonel Marjlarda Neden Daralma Yaşandı?

İkinci çeyrekte operasyonel kârlılık tarafında baskı devam etti.

Net kâr marjı dışında tüm marjlarda gerileme görülürken; FAVÖK marjı yıllık bazda 1,4 puan düştü.

Marjlardaki daralmanın temel nedenleri:

  • Yurt içi pazarda artan rekabet,
  • Fiyatlama baskısı,
  • Ürün karmasındaki değişim,
  • Yükselen hammadde ve üretim maliyetleri.

Bu gelişmeler, üretim hacmindeki güçlü artışa rağmen operasyonel kârlılığı sınırladı.

Net Kâr Beklentilerin Üzerinde Gerçekleşti

Şirketin net kârı, net parasal kazançlardaki iyileşmenin katkısıyla piyasa beklentisinin yaklaşık %2 üzerinde gerçekleşti.

Bu durum, operasyonel taraftaki marj baskısına rağmen finansal sonuçların desteklenmesini sağladı.

Ancak net kâr performansında operasyonel olmayan kalemlerin etkisinin bulunması nedeniyle yatırımcıların operasyonel göstergeleri de yakından takip etmesi önem taşıyor.

Borçluluk ve Nakit Görünümü

İkinci çeyrekte şirketin nakit pozisyonunda gerileme yaşandı.

Bunun başlıca nedenleri:

  • Temettü ödemeleri nedeniyle gerçekleşen nakit çıkışları,
  • K9 platformu yatırımlarının finansman ihtiyacı.

Şirketin yatırım döneminde bulunması nedeniyle nakit kullanımının artması beklenen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

K9 Platformu Yılın İkinci Yarısında Önemli Olabilir

Tofaş açısından yılın geri kalanında en önemli başlıklardan biri K9 platformunun satışlarının başlaması olacak.

Bunun yanında;

  • Türkiye otomotiv perakende talebinde olası toparlanma,
  • Üretim hacmindeki artışın devam etmesi operasyonel performansı destekleyebilir.

Ancak marjlardaki toparlanmanın hızı, büyük ölçüde yurt içi otomotiv pazarındaki rekabet koşullarına bağlı olmaya devam edecek.

TOASO Hissesi İçin Değerleme Ne Söylüyor?

Değerleme tarafında Tofaş hissesi halen yüksek çarpanlarla işlem görse de yılın ikinci yarısında kârlılığın artmasıyla birlikte normalleşme bekleniyor.

Gösterge

Değer

Mevcut FD/FAVÖK

15,7x

2026 Tahmini FD/FAVÖK

12,1x


İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
BİM Hisse Analizi: Güçlü Operasyonel Görünüm ve İskontolu Değerleme Öne Çıkıyor

BİM (BIMAS) için "Endeks Üzeri Getiri" tavsiyesi korunurken, 12 aylık hedef fiyat 546 TL olarak revize edildi. Mevcut seviyelere göre yaklaşık %40 yükseliş potansiyeli sunan hedef fiyat; güçlü operasyonel performans, FILE konseptinin büyümeye katkısı ve uluslararası benzerlerine kıyasla iskontolu değerleme ile destekleniyor. Şirketin nakit üretimi, ölçek ekonomisi ve istikrarlı temettü politikası da uzun vadeli yatırım hikayesini güçlendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor.


BİM'in Büyüme Hikayesi Neden Devam Ediyor?

2026 yılı için BİM'in reel bazda %7 ciro büyümesi gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu büyümenin temel dinamikleri ise şu şekilde öne çıkıyor:

  • Satış alanında yaklaşık %6 büyüme
  • FILE mağazalarının artan katkısı
  • Türkiye operasyonlarında güçlü mağaza performansı
  • Zorlu makroekonomik ortamda indirim marketi modelinin cazibesini koruması

Tahminlere göre şirketin satış gelirleri 2026 yılında yaklaşık 1 trilyon TL seviyesine ulaşabilir.

Uzun vadede ise ortalama %6,2 reel ciro büyümesi öngörülüyor.

FILE Mağazaları Büyümenin Yeni Lokomotifi Olabilir Mi?

BİM'in premium indirim marketi konsepti olan FILE, büyüme hikayesinde giderek daha önemli bir rol üstleniyor.

Öne çıkan göstergeler:

  • 2026 sonunda toplam satışların %12'sinin FILE'dan gelmesi bekleniyor.
  • 1Ç26 itibarıyla FILE mağazalarının metrekare başına satışları, BİM Türkiye mağazalarından %45 daha yüksek seviyede bulunuyor.
  • Tahmin döneminde yılda ortalama 55 yeni FILE mağazası açılması öngörülüyor.

FILE konseptinin daha yüksek ürün karması ve güçlü mağaza verimliliği sayesinde şirketin büyümesine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Marjlarda İyileşme Beklentisi Sürüyor

Şirket için 2026 yılında operasyonel kârlılığın güçlenmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

Beklentiler şu şekilde:

Gösterge

2026 Beklentisi

Reel Ciro Büyümesi

%7

FAVÖK Büyümesi

%16

FAVÖK Marjı

%6,5

Uzun Vadeli Marj

%7


Marjlardaki iyileşmenin;

  • self-checkout sistemleri,
  • elektronik raf etiketleri,
  • dijitalleşme yatırımları,
  • yeni mağaza açılış maliyetlerinin normalize olması gibi verimlilik artırıcı uygulamalar sayesinde desteklenmesi bekleniyor.

Güçlü Nakit Üretimi Yatırım Hikâyesini Destekliyor

BİM'in güçlü bilanço yapısını koruması bekleniyor.

Öne çıkan beklentiler:

  • Sermaye harcamaları/Satış oranı: %3 seviyesinde
  • SNA/Satış oranı: Uzun vadede ortalama %1,6
  • Güçlü net işletme sermayesi yönetimi
  • Yeni dağıtım merkezleriyle lojistik verimlilik

Bu görünüm, şirketin güçlü serbest nakit akışı üretmeye devam edebileceğine işaret ediyor.

BİM hissesi;

  • tarihsel ortalamasına göre yaklaşık %30 iskonto,
  • küresel benzerlerine göre ise yaklaşık %28 iskonto ile işlem görüyor.

Güçlü nakit yaratma kapasitesi, düşük borçluluk ve savunmacı iş modeli dikkate alındığında mevcut değerleme seviyelerinin yatırımcılar açısından cazip olduğu değerlendiriliyor.

BİM İçin Yeni Hedef Fiyat Nedir?

12 aylık hedef fiyat 546 TL olarak revize edildi.

Tavsiye Nedir?

Hisse için "Endeks Üzeri Getiri" tavsiyesi korunuyor.

FILE Mağazaları Neden Önemli?

FILE mağazalarının metrekare başına satış performansı BİM Türkiye mağazalarından daha yüksek seviyede bulunuyor ve büyümenin önemli itici güçlerinden biri olarak görülüyor.

BİM'in 2026 Büyüme Beklentisi Nedir?

Şirket için %7 reel ciro büyümesi ve %16 reel FAVÖK büyümesi öngörülüyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Türkiye'nin İhracatında 2022-2025 Dönemi: Hizmet İhracatı Daha Hızlı Büyüdü

Türkiye'nin ihracat performansı, 2022-2025 döneminde hem mal hem de hizmet ticaretindeki gelişmelerle dikkat çekti. Dönem boyunca toplam ihracat artış gösterirken, hizmet ihracatındaki büyüme oranı mal ihracatının üzerinde gerçekleşti.



Toplam İhracatta Artış Sürdü

2022 yılında 347,5 milyar ABD Doları seviyesinde bulunan Türkiye'nin toplam ihracatı, 2025 yılı itibarıyla 396,5 milyar ABD Doları’na ulaştı. Böylece üç yıllık dönemde toplam ihracatta %14 oranında artış kaydedildi.

Toplam ihracattaki yükseliş, küresel ticarette yaşanan dalgalanmalara rağmen Türkiye'nin dış ticaret hacmini koruduğunu ve ihracatını artırmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.

Hizmet İhracatı Daha Güçlü Büyüme Gösterdi

İncelenen dönemde hizmet ihracatı, mal ihracatına kıyasla daha yüksek bir büyüme performansı sergiledi. Hizmet ihracatı %31 oranında artarak 122,6 milyar ABD Doları’na yükseldi.

Turizm, ulaştırma, lojistik, yazılım, finans ve diğer profesyonel hizmetler, hizmet ihracatının büyümesine katkı sağlayan başlıca alanlar arasında yer aldı. Son yıllarda hizmet sektörünün dış ticaret içerisindeki payının artması, ihracatın çeşitlenmesine yönelik eğilimi de destekledi.

Mal İhracatındaki Artış Devam Etti

Mal ihracatı ise aynı dönemde %8 oranında artış göstererek 273,4 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Sanayi üretimi, otomotiv, kimya, makine, tekstil ve hazır giyim gibi sektörler Türkiye'nin mal ihracatında önemli pay sahibi olmayı sürdürdü. Küresel talepteki değişimler ve uluslararası ticaret koşullarına rağmen mal ihracatındaki büyüme devam etti.

İlk 1000 İhracatçının Toplam İhracattaki Payı

Türkiye'nin ihracat performansında büyük ölçekli firmalar önemli bir konumunu korudu. İlk 1000 ihracatçı firma, 2022-2025 döneminde toplam ihracatın yaklaşık %45 ila %46'lık bölümünü gerçekleştirdi.

Bu tablo, büyük ihracatçı şirketlerin dış ticaret hacmindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü gösterirken, ihracatın önemli bir kısmının geniş bir firma kitlesi tarafından gerçekleştirilmeye devam ettiğini ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Türkiye ve Irak 5 Yeni Anlaşma İmzaladı

BIST 100 günü önceki kapanışa göre %1,2 düşüşle tamamladı. Bankacılık Endeksi günlük bazda %1,1 geriledi, sanayi endeksi ise %1,7 geriledi. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %0,6 ile ticaret endeksinde görüldü.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Türkiye ve Irak, TPAO'nun Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olması ve petrol sevkiyatı anlaşmaları dahil 5 yeni anlaşma imzaladı Türkiye ve Irak arasında Kalkınma Yolu projesi kapsamında 5 anlaşma imzalandı. Bu anlaşma ile 3 milyar varil petrol eşdeğeri rezervin geliştirilmesi hedefleniyor. Enerji Bakanı, TPAO'yu günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket yapma yolunda önemli bir adım atıldığını belirtti.
  • Türkiye'nin tekstil ihracatı teknik tekstil ürünleriyle büyürken, küresel pazarda ilk 5 ülke arasındaki yerini korudu "Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025"e göre, küresel tekstil ihracatı %1,3 gerileyerek USD349.3bn oldu. Türkiye, %3,3'lük payıyla dünyanın en büyük 5. tekstil ihracatçısı konumunu korudu. Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı %0,6 düşüşle USD11.5bn'a gerilerken, teknik tekstil ihracatı %3,4 artış gösterdi ve sektördeki en büyük kalemi USD2.4bn ile teknik tekstiller oluşturdu.
  • Türkiye'de dana kesim fiyatları artan maliyetlere rağmen gerilerken, kırmızı et üreticileri durumdan memnun değil Dana kesim fiyatları, artan yem, işçilik ve bakım maliyetlerine rağmen dört ayda yaklaşık 40 Türk Lirası düşerek yılbaşı seviyesine döndü. Üreticiler ithalat politikalarının fiyatları baskıladığını savunurken, Ulusal Et Konseyi düşüşün spekülatif artışların sona ermesinden kaynaklandığını belirtti. Et ve Süt Kurumu (ESK), üreticiden dana alımına yeniden başlayarak Simental için 580 Türk Lirası/kg, Alaca için 560 Türk Lirası/kg ve ithal Angus için 550 Türk Lirası/kg ödeme yapacağını duyurdu.

Şirket Haberleri


  • HURGZ Adana DPC Şubesi varlıklarını 36,56 milyon Türk Lirası bedelle sattı Şirket, Adana DPC Şubesi envanterindeki hurda niteliğindeki teçhizatlar ile ikinci el ofis ve büro malzemeleri ve baskı makinelerinin toplam 36,56 milyon Türk Lirası bedel üzerinden satışına karar verdi. Satış sonucunda vergi ve diğer işlem maliyetleri öncesinde yaklaşık 34,42 milyon Türk Lirası satış kârı elde edilmesi beklenmektedir.
  • TEHOL bağlı ortaklığı, Unitree Robotics ürünleri için stratejik işbirliği anlaşması imzaladı Şirketin bağlı ortaklığı Tera Robotik Sanayi ve Teknoloji A.Ş., Lumison Teknoloji ve Robotik Sanayi Ticaret A.Ş. ile Unitree markalı robotik ürünlerin (dört ayaklı ve insansı robotlar, robotik kollar, LIDAR ve motor sistemleri ile ilgili yazılım ve aksesuarlar) Türkiye sınırları içerisinde satışı için münhasır alt distribütörlük, sistem entegratörlüğü ve stratejik işbirliği sözleşmesi imzaladı.
  • OZATD 2,3 milyon ABD Doları tutarında gemi tamir bakım sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt dışında mukim üç firma ile toplam 2,3 milyon ABD Doları (yaklaşık 109 milyon Türk Lirası) tutarında üç adet gemi tamir, bakım ve onarım sözleşmesi imzaladı. Sözleşme konusu işin 2026 yılı iş hacmine ve finansal tablolarına olumlu katkı sağlaması beklenmektedir.
  • ATATP bağlı ortaklığı 50 milyon Türk Lirası sermayeli yeni şirket kurdu Şirketin bağlı ortaklığı ATP Capital Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş., Ata Holding A.Ş. ile birlikte motosikletler ve motorlu bisikletlerin perakende ticareti ile elektrikli araçlar için şarj istasyonları işletmek üzere 50 milyon Türk Lirası sermayeli "Voltivo Elektrikli Taşıt Teknolojileri Anonim Şirketi" unvanlı bir şirket kurulmasına karar verdi.
  • MIATK TÜSEB ile 7,5 milyon Türk Lirası tutarında bakım ve teknik destek sözleşmesi imzaladı Şirket, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile TÜSEB Bilgi ve Yönetim Sistemi (TBYS) V2 ve TÜSKAnet için bakım, onarım ve teknik destek hizmet alımına ilişkin 6 aylık bir sözleşme imzaladı. Sözleşme bedeli 7,5 milyon Türk Lirasıdır.
  • BRKVY Denizbank'tan 425,7 milyon Türk Lirası tutarında tahsili gecikmiş alacak portföyü devraldı Şirket, Denizbank A.Ş. tarafından gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışında, 425,7 milyon Türk Lirası anaparaya sahip bireysel nitelikli bir portföyün ihalesini kazandı. İhale konusu alacakların devir işlemleri ve sözleşmenin imza süreci tamamlandı.
  • CLEBI Endonezya'daki iki iştirakinin sermayesini 2,2 milyon ABD Doları artırma kararı aldı Şirket Yönetim Kurulu, Endonezya'daki stratejik büyüme planları kapsamında, havalimanı yer hizmetleri faaliyetlerinde bulunan iştirakleri PT Celebi Aviation Indonesia (CAI) ve PT Prathita Titiannusantara (PTN)'nin sermayelerini artırmaya karar verdi. Şirket, her bir iştirak için yaklaşık 1,1 milyon ABD Doları tutarında, toplamda 2,2 milyon ABD Doları sermaye ödemesi yapacaktır. Sermaye artırımları sonrası Şirket'in ortaklık payları değişmeyecektir.
  • FONET Aydın İl Sağlık Müdürlüğü ile 198,48 milyon Türk Lirası tutarında SBYS hizmet sözleşmesi imzaladı Şirket, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü ile 36 aylık "Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (SBYS) Hizmet Alımı" sözleşmesini 198,48 milyon Türk Lirası bedelle 29.07.2026 tarihinde imzaladı.
  • MEKAG yurt dışından 651,7 bin Avro tutarında kırma eleme tesisi siparişi aldı Şirketin bağlı ortaklığı Meka İthalat İhracat Pazarlama ve Ticaret A.Ş., yurt dışı yerleşik bir şirketten 651,7 bin Avro tutarında kırma eleme tesisi siparişi aldı.
  • ARMGD yaklaşık 760 bin ABD Doları tutarında atıksu arıtma tesisi yatırımını tamamladı Şirket, yaklaşık 760 bin ABD Doları yatırım bedeliyle biyolojik atıksu arıtma tesisini devreye aldı. Bu yatırım ile atıksuların arıtılması, biyogazın enerji üretiminde değerlendirilmesi ve enerji verimliliğinin artırılması hedeflenmektedir.
  • YEOTK, Çad'da 9,76 milyon ABD Doları tutarında şebeke dijitalizasyon projesi sözleşmesi imzaladı Şirket, yerel ortağıyla kurduğu konsorsiyum ile Çad Ulusal Elektrik Şirketi TchadElec arasında, Dünya Bankası finansmanıyla N’Djamena Elektrik Dağıtım Şebekesi Dijitalizasyon Projesi kapsamında 9,76 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı. Proje, İleri Dağıtım Yönetim Sistemi (ADMS) ve SCADA sistemleri kurulumunu içeriyor.
  • TUPRS'nin kredi notu Moody's tarafından “Ba2” seviyesinde korundu Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Ratings, Şirketin kredi notlarını Ba2 seviyesinde ve görünümünü 'Durağan' olarak korudu. Detaylı bilgiye şirket internet sitesinden ulaşılabilecektir.
  • Bilanço Değerlendirmesi – CWENE Şirketin güneş paneli satış hacmi yıllık %12 artışla 326MW’a yükselirken, net satışlar %9 artışla 4,5 milyar TL’ye ulaştı. Net satışlar, daha önce açıklanan güneş paneli satış sözleşmelerinden beklediğimizden daha düşük gerçekleşme ve ortalama güneş paneli fiyatlarının reel bazda yıllık %21 gerilemesi nedeniyle revize tahminimizin altında kaldı. Buna rağmen, güneş hücresi satışlarının katkısı ciro büyümesini destekledi. Operasyonel tarafta FAVÖK yıllık %133 artışla 1,0 milyar TL’ye yükselerek 978 milyon TL olan tahminimizin hafif üzerinde gerçekleşti. FAVÖK marjı, güneş hücresi satışlarının katkısı ve devam eden maliyet optimizasyonlarının desteğiyle 2Ç25’teki %11 seviyesinden 2Ç26’da %23’e yükseldi. Net kâr tarafında Şirket, yıllık %76 artışla 501 milyon TL net kâr açıkladı. Net faaliyet giderlerinin iki kattan fazla artmasına rağmen, güçlü operasyonel performans ve ertelenmiş vergi gelirindeki yaklaşık üç katlık artış net kâr büyümesini destekledi. Net borç çeyreklik bazda %17 artarken, Net Borç/FAVÖK oranı 2,0x seviyesinde yatay kalarak 1Ç26 seviyesine paralel gerçekleşti. Değerleme tarafında ise hisse, 2026 tahminlerimize göre 8,1x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, uluslararası benzer şirketler ortalamasına kıyasla %36 iskonto taşımaktadır.
  • Bilanço Değerlendirmesi – GARAN Garanti BBVA 2Ç net karını 30,4 milyar TL olarak açıkladı; bu rakam hem piyasa beklentisinin hem de 28,1 milyar TL olan tahminimizin %8 üzerinde gerçekleşti. Net kar yıllık %7 artarken, çeyreklik %9 geriledi. Altı aylık toplam net kar yıllık %19 büyüdü, yıllık enflasyonun altında kaldı. Beklentimizdeki sapmanın temel nedeni, öngörülenden düşük swap maliyetlerinin ticari zararları azaltmasıydı. Komisyon gelirleri yıllık %36 büyüme ile destekleyici olurken, opex %2 gerileyerek iyi kontrol edildi. Swap'a göre düzeltilmiş net faiz marjı 57 baz puan daralarak %5,94'e geriledi, yine de rakiplerin oldukça üzerinde olmaya devam etti. Net risk maliyeti ise yıllık rehberliğin üzerinde 300 baz puan seviyesinde gerçekleşti . Yıllıklandırılmış 2Ç26 özsermaye kârlılığı %26,7 seviyesinde, çeyreklik 343 baz puan geriledi. Banka bugün saat 17:00'de bir telekonferans düzenleyecek. Bugünkü açılışta piyasa reaksiyonu hafif pozitif olabilir.
  • Bilanço Değerlendirmesi – TOASO Şirketin gelirleri yıllık %9 artarak konsensüs beklentilerine paralel gerçekleşti. Üretim hacmi, ağırlıklı olarak K0 üretimindeki artışın etkisiyle yıllık %30 yükselirken, bu artış şirketin kendi üretiminden yaptığı satışları da destekledi. İthal araç satış hacimleri ise son üç ayda Türkiye otomotiv perakende pazarındaki zayıflamayı yansıtacak şekilde 1Ç26’ya kıyasla geriledi. Operasyonel tarafta ve kârlılıkta, net kâr marjı dışında tüm marjlarda daralma görülürken, FAVÖK marjı yurt içi pazardaki artan rekabetin fiyatlama ve ürün karması üzerindeki baskısı ile yükselen hammadde ve girdi maliyetlerinin etkisiyle yıllık 1,4 puan geriledi. Net kâr ise net parasal kazançlardaki iyileşmenin desteğiyle konsensüsün %2 üzerinde gerçekleşti. Borçluluk ve likidite tarafında, temettü ödemelerine bağlı nakit çıkışları ve K9 platformu yatırımının finansman ihtiyacı nedeniyle nakit seviyesi çeyrek boyunca geriledi. Genel olarak, üretim artışının zayıf operasyonel kârlılık ve devam eden marj baskısıyla büyük ölçüde dengelenmesi nedeniyle TOASO’nun 2Ç26 sonuçlarını Nötr olarak değerlendiriyoruz. Yılın geri kalanında Türkiye otomotiv perakende talebinde olası toparlanma ve K9 platformu satışlarının başlamasıyla operasyonel momentumun kademeli olarak iyileşmesini beklerken, marjlardaki toparlanmanın hızının yurt içi pazardaki rekabet koşullarına bağlı kalacağını düşünüyoruz. Değerleme açısından TOASO mevcut durumda 15,7x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görürken, yılın geri kalanında kârlılığın artmasıyla 2026 tahminlerimize göre çarpanın 12,1x seviyesine normalize olmasını bekliyoruz. Yıl sonu değerlememize göre mevcut seviyelerden yaklaşık %22 yükseliş potansiyeli görüyoruz. Şirket, 2Ç26 sonuçlarına ilişkin telekonferansını bugün İstanbul saatiyle 17:00’de gerçekleştirecek.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz:

https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-30072026.pdf
İkon-ok
QNB Araştırma 29 Temmuz 2026 Çarşamba
FED'in Temmuz Toplantısı Öncesinde Gözler Faiz Kararında

ABD Merkez Bankası'nın Temmuz ayı para politikası toplantısı küresel piyasalarda yakından takip ediliyor. Piyasaların temel beklentisi politika faizinin sabit bırakılması yönünde olsa da enflasyondaki kalıcılık riski ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, istihdam piyasasına dair endişelerin önüne geçerek sürpriz bir faiz artışı ihtimalini tamamen gündemden çıkarmış değil. Nitekim piyasa katılımcıları 2026 yılında 50 baz puanlık faiz artırımını %75 ihtimalle fiyatlıyor.



Piyasaların Temel Beklentisi Faizin Sabit Kalması

FED'in iki gün süren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından politika faizini mevcut seviyesinde bırakması ana senaryo olarak öne çıkıyor. Haziran ayında açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin altında gelmesi ve kritik kategorilerde yavaşlama görülmesi faiz artışı yönündeki baskıyı bir miktar azaltırken, piyasa katılımcıları karar metni ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın açıklamaları ile üyelerin faiz artırımına dair görüşlerine odaklanmış durumda.

Bununla birlikte, enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, gümrük tarifelerinin maliyetler üzerindeki etkisi ve çekirdek enflasyondaki yavaşlamanın duraksaması nedeniyle faiz artışı ihtimali de tamamen dışlanmıyor. Son piyasa fiyatlamaları, politika faizinin sabit tutulmasının daha olası olduğunu gösterirken, sınırlı da olsa faiz artışı beklentisi korunuyor.

Enflasyon Görünümü FED'in Karar Sürecinde Belirleyici Olmayı Sürdürüyor

FED yetkilileri yılın ilk bölümünde gümrük vergileri ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisinin geçici olacağını değerlendiriyordu. Ancak çekirdek enflasyondaki gerilemenin beklenenden yavaş ilerlemesi ve bazı fiyat baskılarının kalıcılık göstermesi, para politikasında daha temkinli bir yaklaşımın sürmesine neden oldu.

Özellikle enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendirilirken, FED'in temel hedefi olan fiyat istikrarına ulaşma sürecinin beklenenden uzun sürebileceği ifade ediliyor. 

Kevin Warsh'ın Mesajları Yakından İzleniyor

FED Başkanı Kevin Warsh'ın bu toplantı sonrasında vereceği mesajlar, kararın kendisi kadar önem taşıyor. Warsh, göreve gelmesinden bu yana önceki dönemlerden farklı olarak para politikasına ilişkin önceden yönlendirme yapmama yaklaşımını benimsedi. Faiz patikasına ilişkin net sinyaller vermekten kaçınan Warsh, enflasyonun FED'in hedefi doğrultusunda kalıcı şekilde düşürülmesine odaklandıklarını vurguluyor.

Karar Metni Bu Toplantıda Daha Fazla Önem Kazanıyor

Temmuz toplantısında FED'in ekonomik projeksiyonlarını ve üyelerin faiz tahminlerini içeren güncellenmiş beklenti tablosunu yayımlamayacak olması nedeniyle karar metnindeki ifadeler daha yakından incelenecek. Piyasalar özellikle enflasyon risklerine yönelik değerlendirmelerde yapılabilecek olası değişikliklere odaklanıyor.

Fed İçinde Görüş Ayrılıkları Dikkat Çekiyor

Son dönemde FED üyeleri arasında para politikasına ilişkin farklı değerlendirmeler öne çıkıyor. Bazı üyeler enflasyon risklerinin devam ettiğini savunarak daha sıkı para politikasını desteklerken, bazı üyeler ise son enflasyon verilerindeki iyileşmenin beklenmesi gerektiğini düşünüyor.

Dallas FED Başkanı Lorie Logan ve Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack'ın enflasyon konusunda daha şahin bir duruş sergilediği değerlendirilirken, toplantıda farklı oy kullanabilecek üyeler de yakından takip ediliyor. 

Son Faiz İndirimi Ne Zaman Gerçekleşti?

FED, önceki faiz indirim sürecinin ardından son aylarda politika faizini değiştirmeyerek bekle-gör yaklaşımını benimsedi. Kevin Warsh başkanlığındaki Haziran 2026 toplantısında da politika faizi sabit bırakılmıştı. Böylece Fed, üst üste toplantılarda faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek enflasyon görünümünü izlemeyi tercih etti.

2026 yılının başında piyasalarda en az bir faiz indirimi beklentisi bulunmasına rağmen, enflasyonun hedef seviyeye beklenenden yavaş yaklaşması ve enerji fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle bu beklentiler önemli ölçüde zayıfladı. Son dönemde bazı ekonomistler faiz indirimi yerine yıl içerisinde ilave faiz artışı ihtimalinin de masada olduğunu değerlendiriyor
İkon-ok
QNB Araştırma 29 Temmuz 2026 Çarşamba
Türkiye'de İmalat Sanayinde Katma Değer, İhracat ve Verimlilik Göstergeleri Güçleniyor

Türkiye'de imalat sanayine ilişkin açıklanan güncel veriler, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve iş gücü verimliliğinde uzun vadeli artışın sürdüğünü ortaya koyuyor. Son dönemde açıklanan göstergeler, sanayi üretimindeki yapısal gelişimin farklı alanlarda devam ettiğine işaret ediyor.



İmalat Sanayi Katma Değeri Önemli Ölçüde Arttı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye'nin imalat sanayi katma değeri 41 milyar ABD Doları seviyesinden 250 milyar ABD Doları'nın üzerine yükseldi. Bu artış, imalat sanayinin ekonomik büyüklüğü içerisindeki payının güçlenmesine katkı sağlayan gelişmeler arasında yer aldı.

İmalat sanayinde katma değerin yükselmesi; üretim kapasitesindeki artış, teknoloji yatırımları ve sanayideki dönüşüm süreçleriyle birlikte değerlendirilen temel göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.

İhracat Hacmi 278 Milyar ABD Doları'na Ulaştı

Açıklanan verilere göre Türkiye'nin ihracatı 36 milyar ABD Doları seviyesinden 278 milyar ABD Doları’na yükseldi. İhracattaki bu artış, üretim kapasitesindeki gelişmeler ve uluslararası pazarlara erişimin genişlemesiyle birlikte değerlendiriliyor.

Son yıllarda özellikle yüksek katma değerli üretim, teknoloji odaklı yatırımlar ve ihracatta ürün çeşitliliğinin artırılmasına yönelik uygulamalar, dış ticaret performansını destekleyen başlıklar arasında yer alıyor.

Çalışan Başına Reel Üretimde Uzun Vadeli Artış

Verilere göre çalışan başına reel üretim, 2002–2025 döneminde %105 oranında arttı. Aynı dönemde kaydedilen artışın, OECD ortalamasının yaklaşık 3,5 katı seviyesinde gerçekleştiği bildirildi.

Çalışan başına üretim verileri, sanayide verimlilik düzeyinin izlenmesinde kullanılan temel göstergeler arasında bulunurken; üretim teknolojileri, otomasyon uygulamaları ve dijital dönüşüm yatırımları bu alandaki gelişmeleri destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

2026 Yılının İlk Çeyreğinde Saat Başına Üretim Artışı Devam Etti

2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin açıklanan verilere göre, sanayide çalışılan saat başına üretim %5,1 arttı. Bu gösterge, üretim süreçlerinde verimlilik artışının yılın ilk döneminde de devam ettiğini ortaya koydu.

Saat başına üretim verileri, sanayi sektöründe iş gücü verimliliği ve üretim performansının izlenmesinde kullanılan temel ölçütlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Sanayi Politikalarında Üretim ve Teknoloji Odaklı Yaklaşım Sürüyor

Son dönemde uygulamaya alınan sanayi politikalarında; yüksek teknoloji üretiminin artırılması, stratejik sektörlerde yatırım kapasitesinin geliştirilmesi, dijital dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve yeşil dönüşüm süreçlerinin desteklenmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

İmalat sanayine ilişkin açıklanan katma değer, ihracat ve verimlilik göstergeleri de bu politika alanlarında yürütülen çalışmaların ekonomik göstergelere yansıyan sonuçları arasında değerlendiriliyor.

Güncel Veriler Sanayide Üretim Performansına İşaret Ediyor

Açıklanan güncel göstergeler, Türkiye'nin imalat sanayisinde katma değer, ihracat ve üretim verimliliği alanlarında uzun vadeli artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin üretim verileri de sanayi sektöründeki verimlilik göstergelerinde yükselişin devam ettiğini gösteriyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 29 Temmuz 2026 Çarşamba
Türkiye ile Irak Arasındaki Ticaret Hacminde Yeni Hedef: 30 Milyar ABD Doları

Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler, ticaret ve yatırım alanlarında atılan yeni adımlarla gelişimini sürdürüyor. İki ülke arasında mevcut ticaret hacminin orta vadede artırılması hedeflenirken, müteahhitlik hizmetleri ve altyapı projeleri de iş birliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor.



Ticaret Hacminin 30 Milyar ABD Dolarına Çıkarılması Hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Irak arasındaki mevcut 17 milyar ABD Doları seviyesindeki ticaret hacminin orta vadede 30 milyar ABD Doları’na yükseltilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Bu hedef doğrultusunda iki ülke arasında ticaretin kolaylaştırılmasına, ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslar ve ekonomik iş birliği toplantıları kapsamında ticaretin artırılmasına yönelik yeni mekanizmalar ele alınırken, Kalkınma Yolu Projesi gibi bölgesel bağlantı projeleri de Türkiye-Irak ticaret ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Irak, Türkiye'nin En Büyük Ticaret Ortakları Arasında Yer Alıyor

Irak, Türkiye'nin dış ticaretinde önemli bir konuma sahip bulunuyor. Mevcut veriler doğrultusunda Irak, Türkiye'nin en büyük beşinci ticaret ortağı konumunda yer alıyor. İki ülke arasındaki ticaret; enerji, sanayi ürünleri, gıda, inşaat malzemeleri, tekstil ve çeşitli tüketim ürünlerini kapsayan geniş bir ürün yelpazesi üzerinden yürütülüyor.

Sınır ticaretinin geliştirilmesi, lojistik altyapısının güçlendirilmesi ve gümrük süreçlerinin hızlandırılması yönündeki çalışmaların, ticaret hacminin artırılması hedefini destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığı belirtiliyor.

Türk Müteahhitlik Sektörü Irak'ta Güçlü Konumunu Koruyor

Türk müteahhitlik sektörü, Irak'ta bugüne kadar önemli sayıda projeye imza attı. Türk müteahhitleri tarafından ülkede toplam 1.157 proje tamamlanırken, söz konusu projelerin toplam değeri yaklaşık 40 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Tamamlanan projeler; ulaştırma, enerji, konut, sağlık, eğitim ve altyapı yatırımları gibi farklı alanları kapsıyor. Irak, Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası faaliyet gösterdiği en önemli pazarlardan biri olmayı sürdürüyor.

Ekonomik İş Birliğinde Yeni Dönem

Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler; ticaret, yatırım, ulaştırma ve müteahhitlik alanlarında yürütülen iş birlikleriyle gelişimini sürdürüyor. Ticaret hacminin 30 milyar ABD Doları’na çıkarılması hedefi doğrultusunda atılacak adımların, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesine ve bölgesel ticaretin artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 28 Temmuz 2026 Salı
Temmuz Ayında Hizmet ve İnşaat Sektörlerinde Güven Artarken Perakende Ticarette Gerileme Yaşandı

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Temmuz ayı güven endeksi verileri, hizmet ve inşaat sektörlerinde sınırlı artışlar yaşanırken perakende ticaret sektöründe düşüş görüldüğünü ortaya koydu. Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler, sektörlerin mevcut durumu ve gelecek döneme ilişkin beklentilerine ilişkin güncel görünümü yansıtıyor.



Hizmet Sektöründe Güven Endeksi Yükseldi

Temmuz ayında mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi hizmet sektöründe %1,4 artarak 112 seviyesine yükseldi. Endeksin yükselmesinde, son üç aylık dönemde iş durumu ile hizmetlere yönelik talepte yaşanan iyileşme etkili oldu.

Aynı dönemde gelecek üç aya ilişkin hizmet talebi beklentisinde de artış kaydedildi. Böylece hizmet sektöründe hem mevcut faaliyetlere hem de kısa vadeli beklentilere ilişkin göstergeler olumlu bir görünüm sergiledi.

İnşaat Sektöründe Sınırlı Artış Kaydedildi

İnşaat sektöründe güven endeksi Temmuz ayında %0,6 artış göstererek 83,5 seviyesine ulaştı. Sektörde alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi ile gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısına ilişkin beklentiler güven endeksindeki artışı destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.

Son dönemde kamu ve özel sektör yatırımlarına ilişkin gelişmeler ile konut ve altyapı projelerindeki faaliyetler de sektör göstergelerinin yakından takip edilmesine neden oluyor. TÜİK tarafından açıklanan güven endeksi, sektörün mevcut eğilimine ilişkin önemli öncü göstergeler arasında bulunuyor.

Perakende Ticaret Sektöründe Güven Endeksi Geriledi

Perakende ticaret sektöründe ise mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Temmuz ayında %1,6 azalarak 111 seviyesine geriledi. Veriler, son üç aylık dönemde iş hacmi ve satışlarda düşüş yaşandığını gösterirken, gelecek üç aya ilişkin iş hacmi ve satış beklentilerinde de gerileme kaydedildi.

Buna karşın mevcut mal stok seviyesi göstergesi sektörün genel görünümünü destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Perakende ticaret sektöründeki güven endeksi, tüketici talebi ve ekonomik aktiviteye ilişkin önemli göstergelerden biri olmayı sürdürüyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 28 Temmuz 2026 Salı
TCMB Rezervlerinde 24 Temmuz Haftasında Artış Sürüyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının rezerv verileri, 24 Temmuz haftasında döviz varlıklarında artışın devam ettiğini gösterdi. Açıklanan tahmini verilere göre hem brüt döviz rezervlerinde hem de swap işlemleri hariç net rezervlerde yükseliş kaydedildi.



Brüt Döviz Rezervleri 162,8 Milyar ABD Dolarına Yükseldi

24 Temmuz haftasına ilişkin tahminlere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri, bir önceki haftaya kıyasla 2,3 milyar ABD Doları artarak 162,8 milyar ABD Doları’na ulaştı. Böylece son haftalarda gözlenen rezerv artışı eğilimi devam etti.

Brüt döviz rezervleri, Merkez Bankasının uluslararası rezervlerinin önemli bileşenlerinden biri olarak izlenirken, haftalık rezerv verileri finansal piyasalar tarafından düzenli olarak takip edilmektedir.

Swap Hariç Net Rezervlerde Artış Kaydedildi

Aynı dönemde swap işlemleri hariç net rezervler de yükseliş gösterdi. Verilere göre söz konusu rezervler, 500 milyon ABD Doları artışla 38,2 milyar ABD Doları’na çıktı.

Swap işlemleri hariç net rezervler, Merkez Bankasının kısa vadeli swap yükümlülükleri dikkate alınmadan hesaplanan rezerv büyüklüğünü yansıtması nedeniyle ekonomi çevreleri tarafından yakından izlenen göstergeler arasında yer alıyor.

Rezerv Verileri Yakından Takip Ediliyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, rezerv gelişmelerine ilişkin verileri haftalık olarak yayımlamaya devam ediyor. Brüt rezervler, net uluslararası rezervler ve swap işlemleri hariç net rezervler, para politikası uygulamaları ile finansal istikrar göstergeleri kapsamında düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılıyor.

24 Temmuz haftasına ilişkin tahmini veriler, brüt döviz rezervlerinde 162,8 milyar ABD Doları, swap işlemleri hariç net rezervlerde ise 38,2 milyar ABD Doları seviyesine ulaşıldığını ortaya koydu. Kesin rezerv verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının haftalık para ve banka istatistikleri kapsamında yayımlanacak resmi bültenle netleşecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 28 Temmuz 2026 Salı
Motorin Fiyatlarına 4,2 Türk Lirası Zam Geldi

BIST 100 günü önceki kapanışa göre %1,2 düşüşle tamamladı. Bankacılık Endeksi günlük bazda %1,1 geriledi, sanayi endeksi ise %1,7 geriledi. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %0,6 ile ticaret endeksinde görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Motorin fiyatlarına 4,2 Türk Lirası zam geldi, bu durum Rusya'dan yapılan ithalat kesintisiyle ilişkilendiriliyor Rusya'nın motorin ihracatını durdurması sonrası Türkiye'de litre başına 4,2 Türk Lirası fiyat artışı yaşandı. Türkiye'nin motorin ithalatının %80'inden fazlasını Rusya karşılıyor ve bu durum piyasada fiyat belirsizliği yaratıyor. Uzmanlar, arz sıkıntısı olmasa da yükselen fiyatların firmaları etkilediğini belirtiyor.
  • Türkiye'nin İhracat Talep Endeksi haziranda %1,1 azalarak 98,9 seviyesine geriledi Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, İhracat Talep Endeksi haziranda aylık bazda %1,1, geçen yılın aynı ayına göre ise %0,9 azalarak 98,9 oldu. İşsizlik, tüketici güveni ve enflasyondaki kısmi iyileşmelere rağmen, iş güveni ve sanayi üretimindeki gerilemeler endeksin uzun dönem ortalamasının altında kalmasına neden oldu.
  • Temmuz ayında hizmet ve inşaat sektörlerinde güven endeksleri artarken, perakende ticaret sektöründe azaldı TÜİK'in temmuz ayı verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi hizmet sektöründe %1,4 artışla 112'ye, inşaat sektöründe %0,6 artışla 83,5'e yükseldi. Perakende ticaret sektöründe ise %1,6 azalışla 111 oldu. Hizmette iş durumu ve talep beklentileri artarken, perakendede iş hacmi ve satış beklentileri geriledi.
  • TCMB rezerv pozisyonunu geliştiriyor 24 Temmuz haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası brüt döviz rezervlerinin 2,3 milyar ABD Doları artarak 162,8 milyar ABD Dolarına yükseldiği tahmin edilmekte. Aynı dönemde, swap işlemleri hariç net rezervler ise 0,5 milyar ABD Doları artışla 38,2 milyar ABD Dolarına ulaştı.

Şirket Haberleri


  • FRMPL yurt içi müşteriden 330 milyon Türk Lirası tutarında sipariş aldı Şirket, yurt içi müşterilerinden toplam 330 milyon Türk Lirası tutarında sipariş almıştır. Teslimatlar, üretim süreçleri tamamlandıkça kademeli olarak 15 Ekim 2026 tarihine kadar gerçekleştirilmesi planlanmakta. Bu satışların, Şirketin ciro ve karlılığına olumlu katkı sağlaması beklenmekte.
  • AYES fabrika yatırımını tamamladı ve şube tescilini gerçekleştirdi Şirket, İzmir Aliağa'da devam eden fabrika binası inşaatını tamamlayarak yapı kullanma izin belgesini aldı. Tesisin faaliyete geçmesi için makine kurulum çalışmaları devam etmekte. Ayrıca, bu yatırım kapsamında Aliağa Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde şube tescil işlemleri tamamlandı.
  • EUPWR fabrika genişlemesi için ek gayrimenkul satın aldı Şirketin %100 bağlı ortaklığı Europower World Enerji A.Ş., üretim faaliyetlerini yürüttüğü fabrika sahasına komşu 7.552 m² yüzölçümlü fabrika binası ve arsasını satın aldı. Bu taşınmaz, mevcut fabrika yerleşkesinin genişleme alanı olup, şirketin uzun vadeli büyüme planları kapsamında ilave üretim, depolama ve lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmekte.
  • TUCLK Arslanbey Tesisi faaliyete geçmedi, yeni iş ortakları aranıyor Şirket, makroekonomik koşullar nedeniyle Arslanbey Tesisi'nin öngörülen tarihte faaliyete geçmediğini belirtti. Tesisin en verimli şekilde değerlendirilmesi amacıyla potansiyel iş ortakları ve kurumsal müşterilerle ticari görüşmeler ve stratejik müzakereler sürdürülmekte. Süreçlerin kesinleşmesi halinde gerekli açıklamalar yapılacak.
  • GOLDA 37,4 milyon Türk Lirası tutarında yeni satış anlaşması imzaladı Şirket, yurt içinde yerleşik bir müşteriyle çeşitli ürünlerin satışına ilişkin 37,4 milyon Türk Lirası tutarında bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma şirketin son 12 aylık net satışlarının %1,3%’üne denk geliyor. Teslimatların 2026 Ekim sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
  • TSKB, Moody's tarafından kredi derecelendirme notlarını teyit etti Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, TSKB'nin 24 Temmuz 2026 tarihindeki kredi derecelendirme notlarını ve not görünümlerini teyit etti. Bankanın uzun vadeli yabancı ve yerli para ihraççı notları Ba3 olarak belirlendi.
  • ARDYZ 993,6 bin ABD Doları tutarında yeni sipariş aldı Şirket, bir kamu kurumu projesi kapsamında, özel bir şirketten 993,6 bin ABD Doları tutarında, 12 aylık cirosunun 0.7%’ine eşit, bilişim malzemesi tedarikine ilişkin sipariş aldı. Bu siparişin şirket faaliyetlerine ve finansal performansına olumlu katkı sağlaması beklenmekte.
  • ORZAX Hindistan'da yeni bir bağlı ortaklık kurdu Şirket, Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmek amacıyla Hindistan'ın Delhi Eyaleti'nde "ORZAX LIFE SCIENCES PRIVATE LIMITED" unvanlı yeni bir bağlı ortaklık kurulmasına karar verdi. Kurulacak bağlı ortaklığın kayıtlı sermayesi 100 bin Hint Rupisi olup, Şirket tarafından taahhüt edilen başlangıç yatırımı 99,99 bin Hint Rupisi ile %99,99 sermaye payına sahip olacak. Bu yatırım ile Hindistan pazarında yerelleşerek doğrudan faaliyet gösterilmesi ve küresel tedarik zinciri avantajlarından yararlanılması hedeflenmekte.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz:

https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-28072026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Temmuz 2026 Pazartesi
Haziran Sonu İtibarıyla Pay Senedi Yatırımcı Dağılımında İstanbul İlk Sıradaki Yerini Koruyor

Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre haziran ayı sonu itibarıyla pay senedi yatırımcılarının il ve ülke bazındaki dağılımı ile portföy büyüklükleri açıklandı. Veriler, yatırımcı sayısı, portföy büyüklüğü ve endeks bazındaki yatırımcı dağılımına ilişkin güncel görünümü ortaya koydu.



İstanbul Hem Yatırımcı Sayısında Hem Portföy Büyüklüğünde Lider

Haziran ayı sonu itibarıyla pay senedi yatırımcı sayısında İstanbul, 1,6 milyon kişiyle ilk sırada yer aldı. İstanbul'u 687,5 bin yatırımcıyla Ankara, 448,3 bin yatırımcıyla ise İzmir takip etti.

İl bazında portföy büyüklüğü incelendiğinde de İstanbul liderliğini sürdürdü. Türkiye genelindeki toplam 6,3 trilyon Türk Lirası büyüklüğündeki pay senedi portföyünün 4,7 trilyon Türk Lirası İstanbul'daki yatırımcılara ait olarak kaydedildi.

Ankara'daki yatırımcıların toplam pay senedi portföy büyüklüğü 442,3 milyar Türk Lirası olurken, İzmir'deki yatırımcıların portföy büyüklüğü 181,6 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti.

Bursa Dördüncü Sıradaki Konumunu Korudu

İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından portföy büyüklüğü bakımından dördüncü sırada Bursa yer aldı. Haziran ayı sonu itibarıyla Bursa'da yerleşik yatırımcıların toplam pay senedi portföyü 116,3 milyar Türk Lirası olarak kaydedildi. Kentteki pay senedi yatırımcı sayısı ise 277,2 bin ldu.

Portföy büyüklüğü sıralamasında Bursa'yı 72,2 milyar Türk Lirası ile Antalya, 58,8 milyar Türk Lirası ile Adana, 52,3 milyar Türk Lirası ile Kocaeli, 44,5 milyar Türk Lirası ile Balıkesir, 36,9 milyar Türk Lirası ile Mersin ve 35,1 milyar Türk Lirası ile Muğla izledi.

Yatırımcı sayısı bakımından ise Bursa'nın ardından Antalya 233,6 bin yatırımcıyla ikinci sırada yer aldı. Antalya'yı 192,5 bin yatırımcıyla Kocaeli, 143,6 bin yatırımcıyla Mersin, 130,4 bin yatırımcıyla Konya ve 122,3 bin yatırımcıyla Balıkesir takip etti.

Yabancı Yatırımcı Portföylerinde ABD İlk Sırada Bulunuyor

Haziran ayı sonu verilerine göre yurt dışı yerleşik yatırımcılar arasında en yüksek pay senedi portföyüne sahip ülke ABD oldu. ABD'li yatırımcıların toplam portföy büyüklüğü 767,5 milyar Türk Lirası olarak kaydedildi.

ABD'nin ardından Katar 538,1 milyar Türk Lirası, Birleşik Krallık ise 436,7 milyar Türk Lirası portföy büyüklüğüyle sıralandı. Devamında İspanya 274,1 milyar Türk Lirası, Lüksemburg 136,9 milyar Türk Lirası ve Hollanda 133,9 milyar Türk Lirası portföy büyüklüğüne ulaştı.

Yatırımcı sayısı bakımından ABD'de 996, Birleşik Krallık'ta 283 ve Hollanda'da 149 yatırımcı bulundu. Almanya ise 2 bin 395 yatırımcıyla sayıca en fazla yabancı yatırımcıya sahip ülke olarak kayıtlara geçti.

BIST 100 ve Sanayi Endeksi Yatırımcıların En Çok Tercih Ettiği Endeksler Oldu

Endeks bazında değerlendirildiğinde yatırımcıların en fazla işlem yaptığı endeks BIST 100 olmaya devam etti. Haziran ayı sonu itibarıyla BIST 100 endeksindeki yatırımcı sayısı 4,5 milyon olarak açıklandı.

Sektör endeksleri arasında ise en yüksek yatırımcı sayısı 4,2 milyon kişiyle sanayi endeksinde kaydedildi. Hizmetler endeksi 3,7 milyon yatırımcıyla ikinci sırada yer alırken, mali endekste yatırımcı sayısı 3,2 milyon oldu.

Teknoloji endeksindeki yatırımcı sayısı 1,8 milyon kişi olarak belirlenirken, yurt içi piyasalarda yakından takip edilen bankacılık endeksinde yatırımcı sayısı 964 bin kişi olarak kaydedildi.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Temmuz 2026 Pazartesi
Yerli Yatırımcıların Pay Senedi Varlıkları İlk Yarıda Güçlü Büyüme Kaydetti

Türkiye sermaye piyasalarında 2026 yılının ilk yarısında yerli yatırımcıların finansal varlıklarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Özellikle pay senedi yatırımlarındaki yükseliş, yatırımcıların sermaye piyasalarına olan ilgisinin sürdüğünü ortaya koydu.



Yerli Yatırımcıların Finansal Varlıkları Yaklaşık 49,7 Trilyon Türk Lirasına Ulaştı

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği verilerine göre, yerli yatırımcıların toplam finansal varlıkları 2026 yılının ilk altı ayında %12,4 artış göstererek yaklaşık 49,7 trilyon Türk Lirası’na yükseldi. Söz konusu artış, yatırım fonları, pay senetleri ve diğer sermaye piyasası araçlarına yönelik yatırım hacmindeki büyümeyle desteklendi.

Pay Senedi Varlıkları 6,3 Trilyon Türk Lirasına Yükseldi

Aynı dönemde yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları %32,2 artarak 6,3 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Bu büyüme, Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin piyasa değerlerindeki artışın yanı sıra bireysel yatırımcıların hisse senedi piyasasına olan ilgisinin devam ettiğini gösterdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 27 Temmuz 2026 Pazartesi
Finansal Hizmetler Güven Endeksi Temmuz Ayında 155 Seviyesine Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Temmuz ayı verileri, finansal hizmetler sektöründe güvenin artmaya devam ettiğini ortaya koydu. Finansal Hizmetler Güven Endeksi, bir önceki aya göre 2,1 puan yükselerek 155 seviyesine ulaştı.



Finansal Hizmetler Güven Endeksi'nde Yükseliş Kaydedildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yayımladığı Finansal Hizmetler Güven Endeksi verilerine göre, Temmuz ayında endeks 2,1 puan artış göstererek 155 seviyesine yükseldi. Söz konusu endeks, finansal hizmetler sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek döneme ilişkin beklentilerini yansıtan önemli öncü göstergeler arasında yer alıyor.

Temmuz ayında kaydedilen yükseliş, sektör temsilcilerinin hem mevcut faaliyet koşullarına hem de kısa vadeli görünümüne ilişkin değerlendirmelerinde iyileşmeye işaret etti.

İş Durumu ve Talep Beklentileri Endeksi Destekledi

Endeksteki artışta, son üç aylık dönemde iş durumuna ilişkin değerlendirmelerde gözlenen iyileşme belirleyici oldu. Bunun yanı sıra, gelecek üç aylık dönemde finansal hizmetlere yönelik talep beklentilerindeki olumlu görünüm de endeksin yükselmesine katkı sağladı.

İş hacmi, müşteri talebi ve faaliyetlerin seyri gibi göstergelerdeki olumlu beklentiler, finansal hizmetler sektöründeki güven seviyesinin güçlenmesini destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Finansal Hizmetler Endeksi Ekonomik Görünüm İçin Takip Ediliyor

Finansal Hizmetler Güven Endeksi, ekonomik aktivitenin finans sektörü üzerindeki etkilerini ve sektörün geleceğe yönelik beklentilerini izlemek amacıyla takip ediliyor. Endeksteki değişimler, finans kuruluşlarının piyasa koşullarına ilişkin değerlendirmeleri hakkında güncel bilgiler sunuyor.

Temmuz ayında 155 seviyesine yükselen endeks, finansal hizmetler sektöründe güven seviyesinin arttığını ve sektör beklentilerinin olumlu yönde geliştiğini ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 24 Temmuz 2026 Cuma
Tüketici Güven Endeksi Temmuz Ayında 89,8 Seviyesine Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle hazırlanan Tüketici Güven Endeksi, Temmuz ayında yükselişini sürdürdü. Açıklanan veriler, tüketicilerin mevcut ekonomik durum ve gelecek döneme ilişkin beklentilerinde önceki aya göre iyileşme yaşandığını gösterdi.



Tüketici Güven Endeksi Son İki Yılın En Yüksek Seviyesine Ulaştı

Tüketici Güven Endeksi, Haziran ayında 87,9 seviyesinde bulunurken, Temmuz ayında %2,2 artış göstererek 89,8 seviyesine yükseldi. Böylece endeks, Mayıs 2023 döneminden bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.

Tüketici Güven Endeksi, hane halkının mevcut mali durumu, gelecek 12 aya ilişkin beklentileri, genel ekonomik görünüm ve dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama eğilimlerini ölçen öncü göstergeler arasında yer alıyor. Endeksin 100'ün altında kalması tüketici güveninin iyimser seviyenin altında olduğunu, 100'ün üzerinde olması ise iyimser beklentileri ifade ediyor.

Hane Halkının Maddi Durum Algısı Güçlendi

Temmuz ayı verilerine göre, mevcut dönemde hane halkının maddi durumunu değerlendiren endeks %3 artarak 74,5 seviyesine yükseldi.

Bu göstergedeki artış, tüketicilerin mevcut mali durumlarına ilişkin değerlendirmelerinde önceki aya kıyasla iyileşme yaşandığını ortaya koydu. Tüketici güven endeksini oluşturan alt göstergeler, genel endeksin yükselişinde belirleyici rol oynadı.

Genel Ekonomik Durum Beklentisinde Artış Kaydedildi

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisini gösteren endeks ise Temmuz ayında %5,2 artışla 88,3 seviyesine ulaştı.

Ekonomik beklentilere ilişkin bu yükseliş, tüketicilerin önümüzdeki döneme yönelik değerlendirmelerinde önceki aya göre daha olumlu bir görünüm oluştuğunu gösterdi. Endeks kapsamında hesaplanan diğer alt göstergeler de gelecek döneme ilişkin beklentilerde iyileşmeye işaret etti.

Tüketici Güveni Ekonomik Göstergeler Arasında Yakından İzleniyor

Tüketici Güven Endeksi, iç talep, perakende ticaret, dayanıklı tüketim harcamaları ve genel ekonomik görünüm açısından takip edilen öncü göstergeler arasında bulunuyor. Açıklanan veriler, hane halkının ekonomik değerlendirmeleri ile geleceğe yönelik beklentilerindeki değişimin düzenli olarak izlenmesine imkân sağlıyor.

Temmuz ayında kaydedilen yükseliş, son aylarda açıklanan güven endeksleri ve ekonomik aktivite göstergeleriyle birlikte değerlendirilen veriler arasında yer aldı. Endeks, tüketici eğilimlerinin izlenmesinde temel referanslardan biri olmayı sürdürüyor.

Temmuz Ayı Verileri Tüketici Beklentilerindeki İyileşmeyi Gösterdi

Temmuz ayı itibarıyla Tüketici Güven Endeksi 89,8 seviyesine yükselirken, hane halkının mevcut maddi durumuna ilişkin değerlendirmeler ve genel ekonomik görünüm beklentilerinde artış kaydedildi. Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşan endeks, tüketici eğilimlerindeki güncel görünümü ortaya koyan önemli göstergelerden biri olarak öne çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından aylık olarak yayımlanan Tüketici Güven Endeksi, ekonomik beklentilerin ve tüketici davranışlarının izlenmesinde temel veri kaynakları arasında yer almaya devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 24 Temmuz 2026 Cuma
Bankacılık Sektöründe Mevduat Hacmi 17 Temmuz Haftasında 31,9 Trilyon Türk Lirasına Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının haftalık para ve banka istatistikleri, bankacılık sektöründe mevduat hacmindeki artışın sürdüğünü ortaya koydu. 17 Temmuz haftasında toplam mevduat bir önceki haftaya göre yükselirken, Türk Lirası ve yabancı para mevduatlarında artış kaydedildi.



Toplam Mevduatta Haftalık Artış Devam Etti

17 Temmuz haftası itibarıyla bankacılık sektörünün toplam mevduatı, bir önceki haftaya göre 451,5 milyar Türk Lirası artarak 31,9 trilyon Türk Lirasına ulaştı. Böylece toplam mevduat hacminde haftalık bazda %1,4'lük artış gerçekleşti.

Mevduat büyüklüğündeki artış, son dönemde bankacılık sektöründe izlenen para politikası uygulamaları ve tasarruf eğilimleri doğrultusunda mevduat hacmindeki yükselişin devam ettiğini gösterdi.

Türk Lirası ve Yabancı Para Mevduatlar Birlikte Yükseldi

Haftalık verilere göre Türk Lirası cinsinden mevduatlar %2,1 artarak 17,6 trilyon Türk Lirasına yükseldi. Aynı dönemde yabancı para cinsinden mevduatlar ise %1,9 artışla 10,3 trilyon Türk Lirası seviyesine ulaştı.

Bankacılık sistemindeki toplam yabancı para mevduatı 259,2 milyar ABD Doları olarak gerçekleşirken, bunun 220,1 milyar ABD Doları yurt içi yerleşiklerin hesaplarında bulundu. Parite etkisinden arındırılmış verilere göre yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatı 5,3 milyar ABD Doları arttı.

Tüketici Kredilerinde Gerileme Görüldü

Aynı haftada tüketici kredileri bir önceki haftaya göre %1,1 azalarak 6,6 trilyon Türk Lirasına geriledi.

Tüketici kredileri içerisinde konut kredileri, taşıt kredileri, ihtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartı bakiyeleri yer almaya devam etti. Haftalık veriler, kredi hacminde sınırlı bir daralma yaşanırken mevduat tarafındaki büyümenin sürdüğünü gösterdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 24 Temmuz 2026 Cuma
İSO 1000 Verileri 2025'te Rekor Seviyeye Ulaştı

İSO 1000 araştırmasının 2025 yılı verileri, Türkiye imalat sanayisinde yüksek teknolojili sektörlerin katma değer üretimindeki ağırlığının arttığını ortaya koydu. Son beş yıllık dönemde yüksek teknoloji grubunun payında yükseliş yaşanırken, orta-yüksek teknoloji grubunda ise gerileme kaydedildi.



Yüksek Teknolojili Sanayilerin Katma Değerdeki Payı Arttı

İSO 1000 verilerine göre, yüksek teknolojili sanayilerin toplam brüt katma değer içerisindeki payı 2025 yılında %7,2'ye yükselerek araştırmanın son yıllardaki en yüksek seviyesine ulaştı. Bu oran, 2021 yılında %5,7 seviyesinde bulunuyordu. Böylece yüksek teknoloji grubunun katma değer üretimindeki payı son beş yılda belirgin bir artış gösterdi.

Söz konusu yükseliş, Türkiye'de ileri teknoloji üretiminin ekonomik katkısının güçlendiğine işaret eden göstergeler arasında yer aldı. Özellikle savunma sanayii, elektronik, medikal teknolojiler ve ileri mühendislik ürünleri gibi yüksek teknoloji yoğunluklu alanlarda üretim kapasitesindeki gelişmeler, bu artışın öne çıkan unsurları arasında değerlendirildi.

Brüt Katma Değer Beş Yılda Önemli Ölçüde Büyüdü

Araştırma sonuçlarına göre, İSO 1000 kapsamındaki şirketlerin toplam brüt katma değeri son beş yılda önemli ölçüde yükseldi. 2021 yılında 571,7 milyar Türk Lirası olan toplam brüt katma değer, 2025 yılında yaklaşık 3,9 trilyon Türk Lirası seviyesine ulaştı.

Bu artışta üretim hacmindeki büyümenin yanı sıra enflasyon, yatırım harcamaları, ihracat performansı ve sanayi üretimindeki genel genişleme etkili oldu. İSO 1000 araştırması, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarının üretim ve katma değer performansını ortaya koyan temel göstergeler arasında yer almayı sürdürüyor.

Orta-Yüksek Teknoloji Grubunda Gerileme Kaydedildi

İSO 1000 verileri, yüksek teknoloji grubundaki yükselişe karşın orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin toplam katma değer içerisindeki payında düşüş yaşandığını gösterdi. Böylece teknoloji yoğunluğu bakımından üretim kompozisyonunda yüksek teknoloji lehine bir değişim gözlendi.

Sanayi üretimindeki bu değişim, sektörlerin katma değer dağılımında yaşanan dönüşümü ortaya koyarken, teknoloji yoğun üretimin ekonomik katkısının giderek arttığını gösteren veriler arasında yer aldı.

Teknoloji Odaklı Üretim Politikaları Öne Çıkıyor

Son yıllarda uygulanan teknoloji ve sanayi politikaları kapsamında yüksek katma değerli üretimin artırılması, Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ve dijital dönüşüm yatırımlarının yaygınlaştırılması öncelikli hedefler arasında bulunuyor. İSO 1000 verilerinde görülen artış da bu süreçte yüksek teknoloji alanındaki üretim kapasitesindeki gelişmeleri yansıtan göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.

Özellikle savunma sanayii, yazılım tabanlı üretim teknolojileri, elektronik sistemler, biyoteknoloji ve ileri malzeme teknolojileri gibi alanlarda gerçekleştirilen yatırımlar, yüksek teknoloji üretiminin sanayi içerisindeki payının artmasına katkı sağlayan unsurlar arasında gösteriliyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 24 Temmuz 2026 Cuma
Temmuz Ayında Tüketici Güven Endeksi %2,2 Artışla 89,8 Seviyesine Yükseldi

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini %37 seviyesinde sabit tuttu. BIST-100 endeksi günü yatay tamamladı. Bankacılık endeksi %0,2 gerilerken, sanayi endeksi %0,8 yükseldi. Sektör endeksleri arasında en güçlü performansı ise %2 artış kaydeden Halka Arz endeksi gösterdi.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • İSO 1000 verilerine göre, yüksek teknolojili sanayilerin toplam katma değerdeki payı 2025 yılında %7,2'ye yükselerek rekor kırdı İSO 1000 verileri, Türk imalat sanayinde yüksek teknolojili sektörlerin katma değerdeki payının 2021'deki %5,7'den 2025'te %7,2'ye yükseldiğini gösterdi. Toplam brüt katma değer 5 yılda 571,7 milyar Türk Lirası'ndan 3,9 trilyon Türk Lirası'na tırmanırken, orta-yüksek teknoloji grubunda erime yaşandı.
  • Türkiye bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 17 Temmuz haftasında 451,5 milyar Türk Lirası artış gösterdi Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 17 Temmuz haftasında %1,4 artışla 31,9 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Türk Lirası mevduatlar %2,1 artarken, yabancı para mevduatlar %1,9 yükseldi. Yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatları parite etkisinden arındırılmış olarak 5,3 milyar ABD Doları arttı. Tüketici kredileri %1,1 azalarak 6,6 trilyon Türk Lirası’na geriledi.
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın toplam rezervleri 17 Temmuz haftasında 2,8 milyar ABD Doları azaldı TCMB'nin toplam rezervleri, 17 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 2,8 milyar ABD Doları düşüşle 160,5 milyar ABD Dolarına geriledi. Brüt döviz rezervleri 1,7 milyar ABD Doları azalarak 65,4 milyar ABD Dolarına, altın rezervleri ise 1,1 milyar ABD Doları düşüşle 95,1 milyar ABD Dolarına indi.
  • Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi azaldı, KKM bakiyesi ise 3 milyon Türk Lirası düştü BDDK verilerine göre, 17 Temmuz haftasında bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 68 milyar Türk Lirası azalarak 26,7 trilyon Türk Lirası’na geriledi. Toplam mevduatlar ise 515,5 milyar Türk Lirası artarak 30,6 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Tüketici kredileri 24,7 milyar Türk Lirası düşüşle 3,4 trilyon Türk Lirası oldu. Kur korumalı Türk Lirası mevduat bakiyesi ise 3 milyon Türk Lirası azalarak 202 milyon Türk Lirası’na düştü.
  • 2025 yılında lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı %73,9'a geriledi TÜİK verilerine göre, 2025'te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı, 2024'teki %75 seviyesinden %73,9'a düştü. Ön lisans mezunları için bu oran %66,4'ten %65,7'ye geriledi. Lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 2025'te 14,2 ay, ön lisans mezunlarının ise 15,8 ay olarak kaydedildi.
  • Temmuz ayında tüketici güven endeksi %2,2 artışla 89,8 seviyesine yükseldi TÜİK ve TCMB iş birliğiyle hesaplanan tüketici güven endeksi, Haziran'daki 87,9 seviyesinden Temmuz'da %2,2 artarak 89,8'e çıktı ve Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Hane halkının maddi durumu endeksi %3 artışla 74,5'e, genel ekonomik durum beklentisi endeksi ise %5,2 yükselişle 88,3'e yükseldi.
  • Merkezi yönetim bütçe açığı yılın ilk yarısında azaldı, faiz dışı fazla ise 521 milyar Türk Lirasına yükseldi TEPAV raporuna göre, merkezi yönetim bütçe açığı yılın ilk yarısında geriledi. Faiz dışı fazla, geçen yılın aynı dönemindeki 131 milyar Türk Lirası’ndan bu yıl 521 milyar Türk Lirası’na çıktı. Yıllık bütçe açığı 1,76 trilyon Türk Lirası, faiz dışı fazla ise 646 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran döneminde harcamalar %32,7, vergi gelirleri %38,7 arttı.

Şirket Haberleri


  • MIATK, Lider Sistem birleşmesi kapsamında ayrılma hakkı fiyatını pay başına 38,48 Türk Lirası olarak belirledi SPK tarafından onaylanan Lider Sistem Teknolojileri'nin MİA Teknoloji bünyesinde birleşmesi, önemli nitelikte işlem olarak değerlendirilecektir. 06.03.2026 tarihi itibarıyla pay sahibi olan, genel kurula katılarak birleşme işlemine olumsuz oy veren ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına işleten pay sahipleri, paylarını Şirket'e pay başına 38,48 Türk Lirası fiyatla satma hakkına sahip olacak. Ayrılma hakkı kullanımından doğacak toplam maliyet için herhangi bir üst sınır belirlenmedi.
  • KLRHO bağlı ortaklığının sermayesini 700 milyon Türk Lirası'ndan 3 milyar Türk Lirası'na yükseltti Şirket bağlı ortaklığı Kiler Tekstil Enerji Yatırımları San ve Tic. A.Ş.'nin sermayesini 700 milyon Türk Lirası'ndan 3 milyar Türk Lirası'na nakdi artırım yoluyla yükseltti. Bu artırım, Bitlis İplik Fabrikası, GES ve Madencilik alanındaki devam eden projeler ile yeni yatırım ve tesis fizibilite çalışmalarını destekleyecek.
  • BOBET bağlı ortaklığı silis kumu maden sahası işletme hakkını rödovans usulü ile devraldı Şirketin %100 bağlı ortaklığı Boğaziçi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., ilişkili taraf Karanfil Mining Metalurji İnşaat ve Sanayi Ltd. Şti.'ye ait İstanbul Çatalca'daki silis kumu maden sahası ve tesislerinin rödovans usulü işletme hakkını devraldı. MAPEG'den 22.07.2026 tarihinde alınan izinle sözleşme resmiyet kazandı. Yaklaşık 246,86 hektarlık bu yatırım, hammadde tedarikini güvence altına almayı, operasyonel verimliliği artırmayı ve FAVÖK üzerinde olumlu etki yaratmayı hedeflemekte.
  • SAYAS Endonezya'dan 1,33 milyon Avro tutarında yeni sipariş aldı Şirket, Endonezya'daki PT. Kenertec Power System adlı müşterisinden 1,33 milyon Avro tutarında teklif onayı aldı. Üretimler müşterinin Endonezya'daki tesislerine sevk edilecek olup, teslimatların 2026 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlanması beklenmekte. Bu, şirketin ihracat potansiyelini artırmayı ve küresel pazardaki etkinliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
  • TMSN ve Daedong Corporation arasında 5 yıllık güç aktarma sistemleri tedarik çerçeve sözleşmesi imzalandı Şirket, Güney Koreli Daedong Corporation ile 5 yıl süreli, bağlayıcı olmayan bir güç aktarma sistemleri tedarik çerçeve sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşme, düşük beygir gücü segmentindeki traktörler için güç aktarma sistemlerinin tedarikini değerlendirecek ve ileride kesin sözleşmelere bağlı olarak ciroyu doğuracak.
  • Şekerbank'ın uzun vadeli kredi notları Moody's tarafından teyit edildi Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody's, Şekerbank'ın Uzun Vadeli TL ve Yabancı Para Mevduat notlarını "Ba3", Temel Kredi Değerlendirme Notu'nu "b1" ve not görünümünü "durağan" olarak teyit etti.
  • ALVES 7,16 milyon ABD Doları tutarında bakır filmaşin satış sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt içi bir kablo üreticisi ile 2026 yıl sonuna kadar geçerli olmak üzere 500 ton elektrolitik bakır filmaşin satışına ilişkin 7,16 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı.
  • MERCN Romanya'daki güneş enerjisi santrali yatırımı için finansman sağladı Şirketin Romanya'daki bağlı ortaklığı tarafından geliştirilen 4,83 MWp kurulu güce sahip Bratovoești Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımının finansmanı ProCredit Bank S.A. ile tamamlandı. Bu kapsamda 1,6 milyon Avro tutarında 15 yıl vadeli yatırım kredisi ve 2 milyon Rumen Leyi tutarında KDV finansmanı sağlandı. Toplam yatırım büyüklüğü 3,4 milyon Avro seviyesinde.
  • EKGYO Konya Meram projesi için arsa satışı ihalesinin ilk oturumunu yapacak Şirketin Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin ilk oturumu 31 Temmuz 2026 Cuma günü saat 11:00'de gerçekleştirilecek.
  • KARSN 150 adet dizel otobüs ihalesine teklif verdi Şirket, İETT tarafından açılan 150 adet dizel yakıtlı otobüs alımı ile 2 yıl süreli bakım, onarım ve temizlik hizmetlerini kapsayan ihaleye teklif verdi. İhale kararı 22 Temmuz 2026 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 10 günlük itiraz süresinin ardından şirketin sözleşme imzalamaya davet edilmesi beklenmekte.
  • KFEIN, TRACA projesinde uluslararası tam etiket almaya hak kazandı Şirket, uluslararası TRACA (Trustworthy Agentic AI-powered Communications for Autonomous Robotics Applications) projesinde Ar-Ge iş birliği ağı EUREKA'nın CELTIC-NEXT kümesinden 'Tam Etiket' aldı. Proje, yapay zekâ destekli haberleşme ve otonom robotik uygulamalarına yönelik teknoloji geliştirilmesini hedefliyor ve Türkiye'nin de dahil olduğu 5 ülkeden 17 kurumun katılımıyla gerçekleştirilecek.
  • DARDL 536,47 milyon Türk Lirası tutarında ihale kazandı Şirketin %100 oranında bağlı ortaklığı Dardanel Dağıtım A.Ş., Milli Savunma Bakanlığı'ndan 536,47 milyon Türk Lirası bedelli ihale kazandı. İhale tutarının %50'si Ağustos 2026'da, kalan %50'si ise Şubat 2027'de teslim edilecek.
  • BRKO farklı sektörlerde iştirak yatırım çalışmalarına başladı Şirket, sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere iştirak edilmesine yönelik yatırım çalışmalarına başladığını duyurdu. Bu kapsamda potansiyel yatırım fırsatları değerlendirilecek, mali, hukuki ve teknik inceleme süreçleri yürütülecek ve bağımsız değerleme çalışmaları gerçekleştirilecek.
  • VANGD farklı sektörlerde iştirak yatırım çalışmalarına başladı Şirket, sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere iştirak edilmesine yönelik yatırım çalışmalarına başladığını duyurdu. Bu kapsamda potansiyel yatırım fırsatları değerlendirilecek, mali, hukuki ve teknik inceleme süreçleri yürütülecek ve bağımsız değerleme çalışmaları gerçekleştirilecek.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse  geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz:https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-24072026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 23 Temmuz 2026 Perşembe
Yerli Turistlerin Yurt İçi Seyahat Harcamaları İlk Çeyrekte 102,3 Milyar Türk Lirası'na Ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek verileri, yurt içinde gerçekleştirilen seyahatlerde harcamaların artışını ortaya koydu. Verilere göre, yerli turistlerin yurt içi seyahat harcamaları geçen yılın aynı dönemine kıyasla önemli ölçüde yükselirken, seyahat sayısı ve harcama kalemlerinde de dikkat çeken değişimler kaydedildi.


İlk Çeyrekte Seyahat Harcamaları Arttı

TÜİK'in Hanehalkı Yurt İçi Turizm Araştırması sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde yerli turistlerin yurt içi seyahat harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre %33,9 artarak 102,3 milyar Türk Lirası'na ulaştı. Aynı dönemde toplam 11,5 milyon kişi yurt içinde seyahat gerçekleştirdi.

Harcamaların büyük bölümünü bireysel olarak yapılan harcamalar oluşturdu. Toplam harcamaların %92,4'ü kişisel harcamalardan oluşurken, geri kalan kısmı paket tur harcamaları olarak kaydedildi.

Seyahat Başına Ortalama Harcama 7.221 Türk Lirası Oldu

İlk çeyrek verilerine göre seyahat başına ortalama harcama 7.221 Türk Lirası olarak hesaplandı. Ulaşım, konaklama, yeme-içme ve diğer turizm hizmetlerine yönelik giderler, toplam harcamaların temel bileşenleri arasında yer aldı.

Turizm sektöründe maliyetlerde yaşanan artışlar ve hizmet fiyatlarındaki değişimler, seyahat başına yapılan ortalama harcamanın yükselmesinde etkili olan unsurlar arasında yer alıyor.

Kişisel Harcamalar Toplam İçindeki Payını Korudu

Yurt içi turizm harcamalarında kişisel harcamalar ağırlığını sürdürdü. Toplam harcamaların %92,4'ünü oluşturan kişisel harcamalar, bireylerin ulaşım, konaklama, yeme-içme, alışveriş ve diğer seyahat giderlerini kapsadı. Paket tur harcamaları ise toplam harcamalar içinde daha sınırlı bir pay aldı.

İkon-ok
QNB Araştırma 23 Temmuz 2026 Perşembe
Küresel Tahıl Fiyatlarında Yükseliş: Jeopolitik Riskler ve İklim Koşulları Piyasaları Etkiliyor

Küresel tahıl piyasalarında son dönemde gözlenen fiyat artışları, jeopolitik gelişmeler ile iklim kaynaklı risklerin aynı dönemde etkisini artırmasıyla hız kazandı. Bu süreçte özellikle buğday, mısır ve soya fasulyesi fiyatlarında yukarı yönlü hareketler dikkat çekiyor.


Buğday Fiyatları Son İki Yılın En Yüksek Seviyelerine Yaklaştı

Uluslararası emtia piyasalarında işlem gören buğday fiyatları son bir ayda %13 yükselerek Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına 6,75 ABD Doları seviyesine ulaştı. Bu yükseliş, son iki yılın en yüksek fiyat seviyeleri arasında yer alırken küresel arz ve lojistik görünümüne ilişkin belirsizliklerin fiyatlar üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.

Piyasalarda oluşan fiyat hareketleri yalnızca buğday ile sınırlı kalmadı. Aynı dönemde soya fasulyesi ve mısır fiyatlarında da artışlar kaydedildi. Tarımsal emtialardaki bu genel yükseliş, küresel gıda maliyetlerine yönelik beklentilerin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Jeopolitik Gelişmeler Tahıl Piyasalarında Belirsizliği Artırıyor

Küresel tahıl piyasalarında fiyatların yükselmesinde jeopolitik gelişmeler önemli rol oynuyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler, enerji fiyatlarındaki artış ve deniz taşımacılığına ilişkin riskler, tarımsal ürünlerin üretim ve taşınma maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Bunun yanında Karadeniz bölgesinde devam eden çatışmalar da küresel tahıl ticaretini etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bölgedeki liman faaliyetleri, ihracat rotaları ve sevkiyat süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, özellikle buğday arzına ilişkin belirsizlikleri artırmaya devam ediyor. Uluslararası piyasalarda Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl ihracatının seyri yakından takip edilirken, bölgedeki güvenlik risklerinin fiyatlamalarda etkili olduğu belirtiliyor.

El Niño Beklentileri Üretim Görünümünü Etkiliyor

Piyasalarda fiyat hareketlerini destekleyen bir diğer unsur ise El Niño hava olayına ilişkin beklentiler oldu. Meteorolojik tahminler, El Niño'nun bazı önemli tarım bölgelerinde kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağış gibi hava koşullarını beraberinde getirebileceğine işaret ediyor.

Üretim miktarlarında yaşanabilecek olası değişiklikler nedeniyle yatırımcılar ve tarım piyasası aktörleri, önümüzdeki dönemde hasat verilerine ilişkin gelişmeleri yakından izliyor. İklim koşullarına bağlı üretim risklerinin, küresel tahıl arzı üzerindeki etkisi piyasalarda fiyat oluşumunda belirleyici faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Enerji ve Gübre Maliyetleri Tarımsal Üretime Yansıyor

Enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, tarımsal üretim maliyetlerini de doğrudan etkiliyor. Yakıt ve gübre maliyetlerindeki artışın üretim süreçlerine yansıması, tahıl piyasalarında maliyet baskısını artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

Özellikle gübre hammaddelerinin önemli bölümünün enerji piyasalarıyla bağlantılı olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar tarımsal üretim maliyetlerini etkileyebiliyor. Bu durumun küresel tahıl arzı üzerinde dolaylı etkiler oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Küresel Gıda Enflasyonu Endişeleri Yeniden Gündemde

Tahıl fiyatlarında görülen yükseliş, küresel gıda enflasyonu beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Buğday, mısır ve soya fasulyesi gibi temel tarımsal ürünlerde yaşanan fiyat artışlarının un, yem, bitkisel yağ ve diğer gıda ürünlerinin maliyetleri üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.

Uluslararası piyasalarda önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmeler, hava koşulları, enerji fiyatları ve hasat sonuçları tahıl fiyatlarının yönü açısından belirleyici unsurlar olmaya devam ederken, küresel tarım emtia piyasalarında dalgalı görünümün sürmesi bekleniyor.

 

İkon-ok
QNB Araştırma 23 Temmuz 2026 Perşembe
TCMB Temmuz Ayı Faiz Kararını Açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılının beşinci faiz kararını açıkladı.

Karar öncesinde piyasa beklentileri büyük ölçüde politika faizinin korunacağı yönündeydi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Temmuz ayı Para Politikası Kurulu toplantısının ardından politika faizini beklentilere paralel şekilde %37 seviyesinde sabit tuttu.


Haziran Ayında TCMB Nasıl Bir Karar Almıştı?  

Haziran toplantısında da TCMB politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakmıştı.

Ayrıca;

  • Gecelik borç verme faizi %40
  • Gecelik borçlanma faizi %35,5 olarak korunmuştu.

Temmuz Ayı Beklentileri Ne Yöndeydi?

Piyasa beklentileri, TCMB'nin Temmuz ayı toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşıyordu.

Kurumların da büyük bölümü politika faizinde değişiklik beklemezken, bazı kurumlar ilave sıkılaşma ihtimalini de göz ardı etmemişti.

Enflasyonda devam eden dezenflasyon süreci ve küresel finansal koşullar nedeniyle Merkez Bankası'nın temkinli para politikası duruşunu koruyabileceğini değerlendirilmişti.

İkon-ok
QNB Araştırma 23 Temmuz 2026 Perşembe
2Ç26 Bilanço Sezonu Başlıyor: Hangi Sektörler ve Hisseler Öne Çıkıyor?

2Ç26 bilanço sezonu, Borsa İstanbul yatırımcılarının yakından takip edeceği en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Şirketlerin ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklamaya başlamasıyla birlikte sektörler arasındaki performans farklılıkları daha belirgin hale gelecek. Bu dönemde enerji maliyetleri, jeopolitik gelişmeler, ertelenmiş vergi gelirleri ve finansman maliyetleri şirket bilançoları üzerinde belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor. Araştırma beklentilerine göre çelik ve petrol sektörleri güçlü bir bilanço dönemi geçirirken, havacılık ve bankacılık sektörlerinde ise daha zayıf sonuçlar görülebilir.


2Ç26 Finansal Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?

Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklama takvimi başladı.

Takvime göre;

  • Konsolide olmayan finansal tabloların 10 Ağustos 2026'ya kadar
  • Konsolide finansalların ise 19 Ağustos 2026'ya kadar Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanması bekleniyor.

Bu süreçte yatırımcıların yalnızca açıklanan net kâra değil; operasyonel kârlılık, marjlar, nakit akışı ve şirket yönetimlerinin beklentilerine ilişkin açıklamalara da odaklanması önem taşıyor.

2Ç26 Bilanço Döneminin Ana Temaları Neler?

İkinci çeyrekte şirket finansallarını etkileyen başlıca gelişmeler şu şekilde öne çıkıyor:

  • Artan enerji maliyetleri
  • Jeopolitik risklerin ekonomik aktivite üzerindeki etkisi
  • Bankalarda yükselen fonlama maliyetleri
  • Petrol fiyatlarındaki hareketlerin enerji şirketlerine katkısı
  • 2027 yılında planlanan kurumlar vergisi indirimi öncesinde oluşabilecek ertelenmiş vergi gelirleri

Özellikle ertelenmiş vergi gelirlerinin sanayi şirketlerinin net kârlarını dönemsel olarak destekleyebileceği belirtiliyor.

Hangi Sektörler Öne Çıkıyor?

Çelik sektörü güçlü bilanço dönemi geçirebilir.

Araştırma beklentilerine göre ikinci çeyreğin en güçlü sektörlerinden biri çelik olabilir.

Beklentiler:

Gösterge

Yıllık Değişim

Satış Geliri

%27

FAVÖK

%59

Net Kâr

%203


Düşük baz etkisi, satış hacimlerindeki toparlanma ve ertelenmiş vergi gelirleri sektörün kârlılığını destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Petrol sektörü dikkat çekiyor.

İkinci çeyrekte güçlü ürün marjları sayesinde petrol sektörü de öne çıkan alanlardan biri olarak görülüyor.

Beklentilere göre;

  • Satış gelirleri %41
  • FAVÖK %125
  • Net kâr ise %186 artabilir.

Özellikle rafineri marjlarındaki iyileşmenin sektör şirketlerinin operasyonel performansını desteklemesi bekleniyor.

Havacılık sektöründe baskı sürüyor.

Çeyrek boyunca yükselen enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmelerin havacılık sektörü üzerinde baskı oluşturduğu değerlendiriliyor.

Beklentiler:

Satışlarda büyüme devam etse de,

  • FAVÖK'te %38
  • Net kârda ise yaklaşık %71 daralma öngörülüyor.

Bankalarda görünüm nasıl?

Bankacılık sektöründe ikinci çeyrekte;

  • yüksek fonlama maliyetleri,
  • artan alım-satım zararları,
  • yükselen karşılık giderleri nedeniyle net kârın çeyreksel bazda gerilemesi bekleniyor. Buna karşın yıllık bazda sektörün genel görünümünün yatay seyretmesi öngörülüyor.

Araştırmada Hangi Hisseler Öne Çıkıyor?

İkinci çeyrek beklentileri kapsamında bazı şirketler operasyonel görünüm açısından öne çıkıyor.

Tüpraş (TUPRS)

Rafineri marjlarındaki güçlü görünümün etkisiyle operasyonel performansın desteklenmesi bekleniyor.

Kardemir (KRDMD)

Satış hacmindeki iyileşme ve ton başına FAVÖK artışı sayesinde güçlü net kâr büyümesi öngörülüyor.

Kocaer Çelik (KCAER)

Ertelenmiş vergi gelirinin finansalları desteklemesi beklenen şirketler arasında yer alıyor.

Enerjisa Enerji (ENJSA)

Operasyonel kârlılığın büyümeye devam etmesi ve güçlü net kâr görünümüyle öne çıkıyor.

ASELSAN (ASELS)

Yüksek teknoloji çözümleri segmentinin katkısıyla güçlü marj yapısını koruması bekleniyor.

CW Enerji (CWENE)

Düşük baz etkisi sayesinde araştırma kapsamındaki şirketler arasında en yüksek FAVÖK büyümesinin görülebileceği şirketlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Yatırımcılar Bilanço Döneminde Nelere Dikkat Etmeli?

Bilanço sezonunda yalnızca net kâr rakamlarını değerlendirmek yeterli olmayabilir.

Özellikle;

  • FAVÖK marjları,
  • Nakit akışı,
  • Borçluluk seviyesi,
  • Yönetim beklentileri,
  • Tek seferlik gelir ve giderlerin etkisi şirketlerin gerçek operasyonel performansını anlamak açısından önem taşıyor.

Ayrıca, dönemsel stok kazançları veya ertelenmiş vergi gelirleri gibi tek seferlik etkilerin sürdürülebilir kârlılıktan ayrıştırılması yatırım kararları açısından kritik önem taşıyor.

2Ç26 bilanço sezonunun sektörler arasında belirgin performans farklılıklarının görüleceği bir dönem olması bekleniyor. Çelik ve petrol sektörlerinin güçlü finansallar açıklaması öngörülürken, havacılık ve bankacılık sektörlerinde daha zayıf sonuçlar bekleniyor. Bunun yanında, ertelenmiş vergi gelirleri ve tek seferlik kalemlerin bazı şirketlerin net kârlarını destekleyebileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle yatırımcıların bilanço döneminde yalnızca net kâr rakamlarına değil, operasyonel performansı yansıtan göstergelere de odaklanması önem taşıyor.

2Ç26 Bilanço Sezonu Ne Zaman Tamamlanacak?

Konsolide olmayan finansalların 10 Ağustos, konsolide finansalların ise 19 Ağustos 2026'ya kadar açıklanması bekleniyor.

Hangi Sektörlerin Güçlü Bilanço Açıklaması Bekleniyor?

Araştırma beklentilerine göre çelik ve petrol sektörleri ikinci çeyreğin öne çıkan sektörleri arasında yer alıyor.

Havacılık Sektöründe Neden Zayıf Görünüm Bekleniyor?

Artan enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmelerin operasyonel kârlılık üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.

Bankacılık Sektörünü Hangi Faktörler Etkiliyor?

Yüksek fonlama maliyetleri, artan karşılık giderleri ve alım-satım zararlarının ikinci çeyrek finansallarını baskılaması öngörülüyor.

Araştırmada Öne Çıkan Hisseler Hangileri?

TUPRS, KRDMD, KCAER, ENJSA, ASELS ve CWENE operasyonel beklentileriyle öne çıkan şirketler arasında yer alıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 23 Temmuz 2026 Perşembe
Kordsa (KORDS) 2Ç26 Beklentileri Güncellendi: Net Karda Güçlü Toparlanma Bekleniyor

Kordsa (KORDS) 2Ç26 bilanço beklentileri, yatırımcı ilişkileri ekibiyle gerçekleştirilen görüşmenin ardından güncellendi. Revize edilen tahminlere göre şirketin ikinci çeyrekte yaklaşık 15 milyon ABD doları net kâr açıklaması bekleniyor. Bu performansta stok kazançları, daha yüksek satış fiyatları ve varlık satışından elde edilen gelir etkili olurken, artan hammadde maliyetlerinin olumsuz etkisinin ise daha çok 3Ç26 finansallarına yansıması öngörülüyor.


Kordsa'nın 2Ç26 Net Kâr Beklentisi Neden Yükseldi?

Revize edilen beklentilere göre Kordsa'nın ikinci çeyrekte 15 milyon ABD Doları net kâr açıklaması bekleniyor.

Bu rakam;

  • 2Ç25'te kaydedilen 3 milyon ABD doları net zarara göre önemli bir iyileşmeye işaret ediyor.
  • Beklentilerin yükselmesinde stok kazançları ve varlık satışından elde edilen katkı öne çıkıyor.
  • Bununla birlikte, söz konusu kârlılığın sürdürülebilirliği konusunda temkinli yaklaşım korunuyor.

Stok Kazançları Finansalları Nasıl Etkiledi?

Şirketin ikinci çeyrek performansını destekleyen en önemli unsurlardan biri stok kazançları oldu.

Petrokimya sektöründe dönemsel olarak görülebilen stok dinamiklerine benzer şekilde;

  • Hammadde fiyatlarındaki değişim,
  • Daha yüksek satış fiyatları,
  • Stok değerleme etkisi ikinci çeyrek finansallarını olumlu etkilerken, bu katkının bir bölümünün 3Ç26'da tersine dönebileceği değerlendiriliyor.

Dolayısıyla ikinci çeyrekte görülen güçlü performansın sonraki çeyreklerde aynı ölçüde devam etmeyebileceği belirtiliyor.

Kompozit iş kolu uzun vadeli büyümeyi destekliyor

Kısa vadeli zorluklara rağmen, Kordsa'nın kompozit iş kolu şirketin büyüme hikâyesinde önemli yer tutmaya devam ediyor.

Özellikle;

  • kapasite artış yatırımları,
  • havacılık ve ileri malzeme çözümleri,
  • yüksek katma değerli ürün portföyü
  • orta ve uzun vadede şirket için büyüme potansiyelini destekleyen unsurlar arasında öne çıkıyor.

Kordsa'nın 2Ç26 Net Kâr Beklentisi Ne Kadar?

Şirketin yaklaşık 15 milyon ABD doları net kâr açıklaması bekleniyor.

Güçlü Finansalların Temel Nedeni Nedir?

Stok kazançları, daha yüksek satış fiyatları ve varlık satışından elde edilen gelir ikinci çeyrek performansını destekleyen başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.

3Ç26 İçin Neden Temkinli Olunuyor?

Artan hammadde maliyetlerinin etkisinin üçüncü çeyrekte daha belirgin hissedilmesi ve stok kazançlarının kısmen tersine dönmesi bekleniyor.

Kompozit İş Kolu Neden Önemli?

Kompozit segmentindeki kapasite artışları, Kordsa'nın uzun vadeli büyüme potansiyelini destekleyen en önemli alanlardan biri olarak görülüyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 23 Temmuz 2026 Perşembe
Reel Kesim Güven Endeksi Temmuz Ayında 0,8 Puan Azalarak 101,2 Seviyesine Geriledi

BIST 100 günü %1,2 yükselerek kapattı. Bankacılık Endeksi günlük bazda %0,1 arttı, sanayi endeksi ise %0,6 arttı. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %2,5 ile teknoloji endeksinde görüldü. Model portföyümüz, BIST 100'e kıyasla %0,8 relatif getiri elde etmiştir.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

 

  • 1Y26’da kamu bütçesi faize yatırımdan 5,5 kat daha fazla harcama yaptı 2026'nın ilk yarısında genel bütçe açığı 974,8 milyar Türk Lirası'na yaklaştı. Bu dönemde faize 1,46 trilyon Türk Lirası harcanırken, yatırımlara sadece 267 milyar Türk Lirası ayrıldı. Bütçenin tahakkuk tahsilat oranı 2024'teki %63,8'den %56,8'e geriledi. Yılın ilk yarısında yatırım için ayrılan 1,03 trilyon Türk Lirası ödeneğin sadece %25,9'u harcandı.
  • Mayıs ayında finansal kesim dışındaki firmaların net döviz açığı 204,4 milyar ABD Doları'na geriledi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı Mayıs ayında 1,86 milyar ABD Doları azalarak 204,4 milyar ABD Doları'na düştü. Döviz varlıkları 3,18 milyar ABD Doları artarken, yükümlülükleri 1,32 milyar ABD Doları yükseldi. Kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası ise 2,69 milyar ABD Doları artışla 9,91 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti.
  • Reel Kesim Güven Endeksi Temmuz ayında 0,8 puan azalarak 101,2 seviyesine geriledi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi Temmuz'da 0,8 puan düşüşle 101,2'ye indi. Gelecek üç aydaki istihdam ve ihracat sipariş beklentileri artış yönündeyken, sabit sermaye yatırım ve genel gidişat beklentileri azalış yönlü oldu. Gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi ise 0,2 puan azalarak %31,3 olarak gerçekleşti.
  • Yerli turistlerin ilk çeyrekte yurt içi seyahat harcamaları %33,9 artarak 102,3 milyar Türk Lirası'na ulaştı TÜİK verilerine göre, 1Ç26’da yerli turistlerin yurt içi seyahat harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre %33,9 artışla 102,3 milyar Türk Lirası oldu. Toplam 11,5 milyon kişi seyahat ederken, kişisel harcamalar bu toplamın %92,4'ünü oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama 7.221 Türk Lirası olarak kaydedildi.
  • İmalat sanayi kapasite kullanım oranı Temmuz ayında %73,9'a geriledi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, imalat sanayisinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı Temmuz ayında bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak %73,8 oldu. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış oran ise Haziran'daki %74,5 seviyesinden 0,6 puan düşüşle %73,9'a geriledi.
  • Küresel tahıl fiyatları, jeopolitik gerilimler ve El Nino beklentileriyle yükseliş kaydetti, buğday fiyatları son iki yılın zirvesine çıktı Küresel tahıl piyasaları, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, yükselen petrol fiyatları, El Nino olasılığı ve Karadeniz'deki çatışmaların etkisiyle güçlü bir yukarı yönlü baskı altında. Buğday fiyatları Chicago'da son bir ayda %13 yükselerek kile başına 6,75 ABD Doları'na ulaşırken, soya fasulyesi ve mısır fiyatları da önemli artışlar gösterdi, bu durum gıda enflasyonu endişelerini artırdı.

Şirket Haberleri


  • KORDS için 2Ç26 tahminlerimizi revize ettik Dün Kordsa Yatırımcı İlişkileri ekibiyle gerçekleştirdiğimiz görüşmenin ardından, şirket için 2Ç26 tahminlerimizi güncelledik. Görüşmeden çıkardığımız temel sonuç, lastik kord bezi pazarındaki zayıflığın son birkaç çeyrektir gözlemlenen faaliyet ortamıyla genel olarak uyumlu şekilde devam etmesine rağmen, daha belirgin şekilde 3Ç26 finansallarına yansımasını bekliyoruz. Buna bağlı olarak, 2Ç26'da kaydedilen stok kazançlarının bir kısmını, petrokimya sektörünü vurguluyoruz. Zira kompozit iş koluna ilişkin olumlu görünümlerindeki kapasite genişlemesinin sunduğu uzun vadeli büyüme potansiyeline rağmen, kısa vadede yüksek Kordsa'nın 2Ç26'da stok kazançları ve daha yüksek satış fiyatlarından faydalanmış göründüğüdür. Artan hammadde maliyetlerinin olumsuz etkisinin ise daha belirgin şekilde 3Ç26 finansallarına yansımasını bekliyoruz. Buna bağlı olarak, 2Ç26'da kaydedilen stok kazançlarının bir kısmı, petrokimya sektöründe sıklıkla görülen stok dinamiklerine benzer şekilde, takip eden çeyrekte tersine dönebilir. Varlık satışından sağlanan olumlu katkının da desteğiyle, Kordsa'nın 2Ç26'da yaklaşık 15 milyon ABD Doları net kâr açıklamasını bekliyoruz. Bu rakam, şirketin 2Ç25'te kaydettiği 3 milyon ABD Doları net zarar ile kıyaslandığında önemli bir iyileşmeye işaret etmektedir. Bununla birlikte, bu çeyreklik performansın önümüzdeki dönemlere taşınmaması gerektiğini vurguluyoruz. Zira kompozit iş koluna ilişkin olumlu görünüm korunmasına rağmen, lastik kord bezi segmentindeki zayıf faaliyet ortamı devam etmekte. Hisse, 2026 tahminlerimize göre 11,9x FD/FAVÖK (EV/EBITDA) çarpanıyla işlem görmekte. Bu seviye, şirketin 6,7x olan tarihsel ortalamasının belirgin şekilde üzerindedir. Ayrıca, 2027 tahminlerimize göre hesaplanan değerleme de tarihsel ortalamaya göre yaklaşık %25 prim içermektedir. Bu nedenle, kompozit faaliyetlerindeki kapasite genişlemesinin sunduğu uzun vadeli büyüme potansiyeline rağmen, kısa vadede yüksek değerleme çarpanları nedeniyle hisseye yönelik temkinli görüşümüzü koruyoruz.
  • ULUUN 5.560 kWm gücündeki türbinde elektrik üretimine başladı Şirket, İzmir Kınık'taki 5.560 kWm gücündeki türbinin TEDAŞ kabulünün yapıldığını ve elektrik üretimine 01.07.2026 itibarıyla başladığını duyurdu. Manisa'daki 4.200 kWm gücündeki diğer türbinin kabul süreçleri devam etmekte.
  • KLSYN 129,8 milyon Türk Lirası tutarında sözleşme imzaladı Şirket, Türkiye'de yerleşik kurumsal bir firma ile ahşap işlerinin üretim ve montajını kapsayan 129,8 milyon Türk Lirası tutarında bir sözleşme imzaladı. İşlerin 20.10.2026 tarihine kadar tamamlanması planlanmakta.
  • ZOREN Tekkehamam II JES projesinde idari işlemin yürütmesi durduruldu Şirketin bağlı ortaklığı tarafından Tekkehamam II Jeotermal Enerji Santrali Projesi kapsamında idari bir işlemin iptali için açılan davada, mahkeme "işlemin yürütmesinin durdurulmasına" karar vermiştir.
  • ZOREN Moody's not görünümünü durağandan negatife çevirdi Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's, şirketin Uzun Vadeli CFR notunu "B3", PDR notunu "B3-PD" ve garantili kıdemli teminatsız tahvillerinin notunu "B3" olarak teyit etmiştir. Notların görünümü "Durağan"dan "Negatif"e revize edilmiştir.
  • GSDHO Malta'da 5 bin ABD Doları sermayeli yeni şirket kurdu Şirketin bağlı ortaklığı GSD Shipping B.V. bünyesinde, Malta'da 5 bin ABD Doları sermayeli GSD 5 Limited unvanlı yeni bir şirket kurulmuştur.
  • BIGEN bağlı ortaklığı Menekşe RES kapasite artışı başvurusu reddedildi Şirket'in bağlı ortaklığı Menekşe Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Üretim A.Ş.'nin, Yozgat Sorgun'daki Rüzgar Enerjisi Santrali'nin kurulu gücünü 24 MWm'den 48 MWm'ye çıkarılmasına yönelik başvurusunun, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'tan olumlu bağlantı görüşü alınamaması nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından olumsuz değerlendirildiği bildirildi.
  • GLCVY 233 milyon Türk Lirası tutarındaki tahsili gecikmiş alacak portföyü devrini tamamladı Şirket, Türkiye Garanti Bankası A.Ş.'nin satışa sunduğu tahsili gecikmiş alacak portföyünden, anapara büyüklüğü 233 milyon Türk Lirası olan bir bireysel portföyün ihalesini kazandığını ve ilgili alacakların devir ve temlik işlemlerinin tamamlandığını duyurdu.
  • GOLDA yurt dışı müşterilerle 3,04 milyon ABD Doları tutarında makarna satış sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt dışında yerleşik müşterilerle toplam 3,04 milyon ABD Doları tutarında makarna ürünleri satış sözleşmeleri imzaladı. Teslimatların yıl sonuna kadar kademeli olarak tamamlanması hedeflenmekte.
  • GESAN Ankara'da 7,13 milyon Avro tutarında trafo merkezi sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt içinde yerleşik bir kurum ile Ankara'da trafo merkezi yapım işi için KDV hariç 7,13 milyon Avro bedelli bir sözleşme imzaladı. Proje kapsamında Ankara'daki trafo merkezinin mühendislik, tedarik ve yapım işleri Şirket tarafından gerçekleştirilecekt. Söz konusu sözleşmenin, Şirketin faaliyetlerine ve finansal performansına olumlu katkı sağlaması beklenmekte.
  • CVKMD, Yenipazar Maden Projesi için 25,2 milyon Avro tutarında ekipman tedarik sözleşmesi imzaladı Şirketin bağlı ortaklığı Aldridge Mineral Madencilik A.Ş., Yozgat Yenipazar'da planlanan Yenipazar Polimetalik Maden İşletmesi Projesi kapsamında, Metso Finland Oy ile 25,2 milyon Avro tutarında 'Ana Ekipman Tedarik Sözleşmesi' imzaladı. Sözleşme, flotasyon tesisinin kırma, öğütme, flotasyon ve arıtma bölümlerindeki ana makine ve ekipmanlar ile analizörlerin tedarikini kapsamakta. Ekipman teslim süreleri 7 ila 12 ay arasında değişiyor.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz:

https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-23072026.pdf
İkon-ok
Back to Top