QNB Invest - Invest Odak

QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Temmuz Ayında Mevsim Etkilerinden Arındırılmış Genel TÜFE Aylık %1,9 Arttı

BIST 100 günü %2,1 yükselerek kapattı. Bankacılık %2,2 artış kaydederken, sanayi endeksi %1,3 artış gösterdi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %4,6 yükselen teknoloji endeksinden geldi. Model portföyümüz de BIST 100'ün üzerinde %0,6 relatif getiri sağlamıştır.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Temmuz ayında mevsim etkilerinden arındırılmış genel TÜFE aylık bazda %1,9 artış gösterdi TÜİK verilerine göre, Temmuz ayında mevsim etkilerinden arındırılmış genel TÜFE aylık %1,9 arttı. İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler, tütün ve altın hariç TÜFE %1,7 yükseldi. Enerji fiyatları %2,3, gıda ve alkolsüz içecekler %1,6, hizmetler ise %3,2 artış kaydederken, enerji ve gıda dışı mallar %0,2 azaldı.
  • Fitch Ratings, Türkiye'nin borç sermaye piyasası büyüklüğünün yıl sonunda 550 milyar ABD Doları'na ulaşabileceğini öngördü Fitch Ratings raporuna göre, Türkiye'nin borç sermaye piyasası 2026 ilk yarısında %9 büyüyerek 516 milyar ABD Doları'nı aştı. Yıl sonuna kadar 550 milyar ABD Doları'na ulaşması beklenen piyasanın %64'ü Türk Lirası, %33'ü ABD Doları cinsinden ihraçlardan oluştu. Sukuk piyasası ise %25,8 büyüyerek 41 milyar ABD Doları'nın üzerine çıktı.


Şirket Haberleri


  • FROTO, Ford Trucks Yeni Nesil Kabin Programı için 364 milyon Avro yatırım yapacak Şirket Yönetim Kurulu, Ford Trucks operasyonlarının Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemek ve AB düzenlemelerine uyum sağlamak amacıyla Ford Trucks Yeni Nesil Kabin Programı kapsamında 2030 yılına kadar yaklaşık 364 milyon Avro net yatırım kararı aldı. Bu tutarın 122 milyon Avro’su halihazırda harcandı. Ek 96 milyon Avro’luk yatırım ise devlet teşvikleri ve Iveco'dan gelecek mühendislik katkısı ile karşılanacak. Yeni nesil kabinin 2028 yılı içerisinde devreye alınması planlanmakta.
  • ENTRA, Depolamalı Koray RES projesi için ÇED olumlu kararını aldı ve tüm rüzgar projelerinin ÇED süreçlerini tamamladı Şirket, Erzincan'da planlanan Depolamalı Koray RES (106 MWm / 100 MWe kurulu güç, 100 MWe / 100 MWh depolama) projesi için ÇED Olumlu Kararı aldığını açıkladı. Bu karar ile birlikte, Şirketin tüm depolamalı rüzgar enerjisi projelerinin ÇED süreçleri tamamlanmış oldu. Şirket daha önce toplam 485 MW kapasiteli (430 MW RES ve 55 MW GES) depolamalı üretim tesisi projeleri için ön lisans süreçlerini tamamlamıştı.
  • IMASM, Afrika'daki müşterisiyle 1,6 milyon ABD Doları tutarında un değirmeni kurulum sözleşmesi imzaladı Şirketin %100 bağlı ortaklığı Milleral Makine San. Ve Tic. A.Ş., Afrika kıtasında mukim bir müşteriyle toplam 1,6 milyon ABD Doları bedelli un değirmeni kurulum sözleşmesi imzaladı. Sözleşmeye istinaden avans ödemesi alındı. Sevkiyatın 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmakta.
  • KOCMT, Muş'taki 36,96 MWp/26 MWe GES projesi için sistem bağlantı onayı aldı Şirket, Muş'ta planlanan 2. faz 36,96 MWp/26 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Sistemi projesinin sistem bağlantısı için Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan uygunluk yazısı alındığını duyurdu. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından iletilen yazıda bağlantı görüşü ve koşulları belirlendi.
  • KZBGY Marmaris projesinde 11,3 milyar Türk Lirası tutarında devre mülk satışı gerçekleştirdi Şirket, Marmaris'teki Sinpaş Kızılbük Thermal Wellness Resort projesi kapsamında Ağustos 2026 tarihine kadar toplam 32 bin adet devre mülkün KDV hariç 11,3 milyar Türk Lirası bedelle satıldığını duyurdu. Temmuz 2026'da ise 283 adet devre mülkün KDV hariç 425 milyon Türk Lirası bedelle satışı gerçekleştirdi.
  • FORTE kamu kurumu ile 29,9 milyon Türk Lirası tutarında sözleşme imzaladı Şirket, bir kamu kurumu ile Bilişim Güvenliği Ürünleri Temin, Tesis ve Modernizasyon İşi konusunda KDV hariç 29,9 milyon Türk Lirası tutarında bir sözleşme imzaladığını duyurdu.
  • HATEK, verimlilik artışı amacıyla 31 Mart 2026'ya kadar çalışan sayısını %12 azaltarak 431 kişiye indirdi Şirket, mevcut ekonomik koşullar çerçevesinde verimliliğini artırmak ve kapasitesini etkilemeden operasyonel düzenlemeler yapmak amacıyla 31 Mart 2026'ya kadar çalışan sayısında %12'lik bir azalmaya giderek bu sayıyı 431 kişiye indirdiğini bildirdi. Yapılan bu değişikliğin şirketin üretim faaliyetleri üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamakta.
  • ARDYZ 32 milyon Türk Lirası tutarında yeni sipariş aldı Şirket, bir kamu kurumundan bilişim ürünleri tedariki için 32 milyon Türk Lirası değerinde sipariş aldı. Bu siparişin ciro ve kârlılığa olumlu katkı sağlaması bekleniyor.
  • ODINE Türksat ile 1,8 milyon ABD Doları değerinde sözleşme imzaladı Şirket, Türksat ile "İnternet Yönlendirici Sistemleri" projesi kapsamında hizmet ve donanım tedariki için 1,8 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı. Sözleşmenin Şirketin cirosuna ve faaliyetlerine olumlu katkı sağlaması beklenmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – ASELS Şirketin cirosu, yılın ikinci çeyreğinde ABD Doları bazında geçen yılın aynı dönemine göre %49 arttı. İhracatın toplam ciro içindeki payı ise 2026 yılının ilk çeyreğindeki %14 seviyesinden ikinci çeyrekte %20'ye yükseldi. Yeni alınan 3,6 milyar ABD Doları tutarındaki siparişlerin katkısıyla sipariş oranı 2026 ilk yarısı itibarıyla 1,6x'ten 2,5x'e çıktı. Böylece toplam bakiye sipariş tutarı, 2025 yıl sonundaki 20,4 milyar ABD Doları’ndan 2026 ilk yarısı sonunda 23,2 milyar ABD Doları’na ulaştı. FAVÖK marjı ilk çeyrekteki %25,2 seviyesinden ikinci çeyrekte %27'ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine paralel gerçekleşti. Beklentimiz marjın ilk çeyrek seviyelerinde yatay kalması yönündeydi. Ancak yüksek teknoloji ürünlerinin satışlardaki payının artmaya devam etmesi marjları destekledi. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen ciro ve daha güçlü kârlılık sayesinde FAVÖK, tahminimizin %17 üzerinde gerçekleşti. Serbest nakit akışı, ağırlıklı olarak bu çeyrek içerisinde ilk fazının faaliyete geçmesi beklenen Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımları nedeniyle yapılan 408 milyon ABD Doları tutarındaki sermaye harcamalarının etkisiyle 216 milyon ABD Doları negatif gerçekleşti ve önceki çeyreğe benzer bir görünüm sergiledi. Bunun sonucunda net borç, 2026 ilk çeyrek sonundaki 497 milyon ABD Doları’ndan ilk yarı sonunda 726 milyon ABD Doları’na yükseldi. Operasyonel taraftaki güçlü performans net kâra da yansıdı. Parasal kayıplar ilk çeyrekteki yaklaşık 137 milyon ABD Doları’ndan 6,4 milyon ABD Doları’na gerilerken, ilk çeyrekte kaydedilen nakit çıkışı yaratmayan ertelenmiş vergi geliri, kurumlar vergisi oranındaki değişiklik nedeniyle gelecek yıllara ilişkin karşılıkların yeniden hesaplanması sonucu 51 milyon ABD Doları tutarında negatif etkiye dönüştü. Buna rağmen net kâr beklentimizin %29 üzerinde gerçekleşti. Yılın son çeyreğinin mevsimsel olarak FAVÖK açısından en güçlü dönem olmaya devam edeceğini hatırlatıyoruz. Şirket, 2026'nın ilk yarısında ABD Doları bazında %47 FAVÖK büyümesi sağlayarak yıl geneline ilişkin %31'lik büyüme beklentimiz doğrultusunda ilerlemekte. Mevcut güçlü marj performansı ise tahminlerimiz açısından yukarı yönlü risk oluşturmaktadır. Yıl sonu için 11 milyar ABD Doları tutarında yeni sözleşme beklentimizi koruyoruz ve ilk yarı gerçekleşmesi bu hedefin %45'ine ulaşmış durumda. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen operasyonel sonuçları olumlu karşılıyor ve özellikle Çelik Kubbe gibi büyük ölçekli yurt içi projelerde yeni sözleşme potansiyeli ile ihracat pazarlarında artan görünürlüğün desteklediği güçlü büyüme hikâyesi nedeniyle hisseye ilişkin olumlu görüşümüzü sürdürüyoruz. 2026 tahminlerimize göre hisse 21,4x FD/FAVÖK çarpanıyla küresel benzer şirketlerle aynı seviyede işlem görürken, diğer değerleme ölçütünde benzerlerine göre %27 iskontolu işlem görmekte. 2025-2028 döneminde ABD Doları bazında %34 FAVÖK bileşik yıllık büyüme beklentisi sayesinde Endeks Üstü Getiri tavsiyemizi ve Model Portföyümüzdeki yerini koruyor, üç yıllık FD/FAVÖK-büyüme oranı bazında %72 iskonto sunduğunu düşünüyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – TUPRS Şirketin ham petrol işleme kapasite kullanım oranı geçen yılın aynı dönemindeki %91 seviyesinden %86,3'e gerilerken, satış hacmi %4 artış gösterdi ve bu durum cirodaki olumlu sapmanın temel nedeni oldu. Beyaz ürünlerin toplam satışlar içindeki payı büyük ölçüde korunurken, jet yakıtı satışları yıllık bazda %9 arttı. FAVÖK, nominal ABD Doları bazında yıllık %229 artarak beklentimizin %39 üzerinde gerçekleşti. Ortalama rafineri marjı bir önceki çeyreğe göre iki katına çıkarken, hesaplamalarımıza göre ortalama petrol diferansiyeli yaklaşık 11 ABD Doları/varil seviyesinde oluştu. Bununla birlikte şirketin başarılı tedarik ve ticaret stratejileri sayesinde ham petrol alım maliyetlerini oldukça düşük seviyelerde tutmayı başardığını düşünüyoruz. Tahminlerimiz ise petrol primi nedeniyle yaklaşık 550 milyon ABD Doları negatif etki içeriyordu. Güçlü faaliyet kârlılığı net kâra da yansıdı. Parasal kayıplar önceki çeyrekteki 59 milyon ABD Doları’ndan 17 milyon ABD Doları’na gerilerken, efektif vergi oranı ilk çeyrekteki %63 ve geçen yılın aynı dönemindeki %19 seviyelerine kıyasla %7,5 olarak gerçekleşti. Bu gelişmede kurumlar vergisi oranındaki indirimin ertelenmiş vergi karşılıkları üzerindeki olumlu etkisi belirleyici oldu. Şirket, işletme sermayesindeki 485 milyon ABD Doları iyileşmenin katkısıyla rekor seviyede 2,5 milyar ABD Doları serbest nakit akışı yarattı. Bu iyileşmenin önümüzdeki çeyreklerde normalleşmesi bekleniyor. Net nakit pozisyonu ise ilk çeyrek sonundaki 1,7 milyar ABD Doları’ndan ilk yarı sonunda 2,8 milyar ABD Doları’na yükseldi. Yönetim, net rafineri marjı beklentisini varil başına 6-7 ABD Doları’ndan 13-15 ABD Doları’na yükseltti. Bu revizyon, yılın ikinci yarısında rafineri marjlarında normalleşme ve petrol diferansiyellerinde artış beklentisini ihtiyatlı şekilde içermekte. Ayrıca üçüncü çeyrekte petrol diferansiyelinin olumsuz etkisinin ikinci çeyreğe göre daha sınırlı olacağı ifade edildi. 30 milyon tonluk satış hacmi ve 700 milyon ABD Doları tutarındaki konsolide yatırım harcaması beklentileri ise korundu. Üçüncü çeyrekte rafineri marjlarının şu ana kadar ikinci çeyreğe göre ortalama %39 daha yüksek seyretmesi nedeniyle rekor seviyede FAVÖK beklentimizi sürdürüyoruz. Yıl geneli tahminimiz %156 FAVÖK büyümesine işaret etmekte. Hisse, 2026 tahminlerine göre 2,2x FD/FAVÖK çarpanıyla küresel benzer şirketlerin 5,3x seviyesindeki ortalamasına göre oldukça iskontolu işlem görmekte. Bu nedenle endeksin üzerinde getiri tavsiyemizi ve hisse önerileri listemizdeki yerini koruyor, sonuçların hisse üzerinde kısa vadede olumlu etki yaratmasını bekliyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – THYAO Şirketin toplam kapasitesi ikinci çeyrekte yıllık bazda %1,5 artarken doluluk oranı 1,8 puan yükseldi ve yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine yakın seviyede kaldı. Yolcu birim cirosu %11, kargo birim cirosu ise %54 arttı. Genel olarak ciro tarafındaki gelişmeler beklentilerimizle uyumlu gerçekleşti. Toplam CASK yıllık bazda %36 artış gösterdi. Yakıt kaynaklı CASK %91 yükselirken, yakıt hariç CASK %16 arttı. Her iki maliyet kalemi de beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. Yakıt maliyetlerinde yaklaşık %80 artış beklerken gerçekleşme daha yüksek oldu. Yakıt dışındaki maliyetlerde ise özellikle bakım giderlerindeki yaklaşık %30'luk artış olumsuz sapmanın temel nedeni oldu. Bunun sonucunda analist FAVÖK tahmini beklentimizin %30 altında gerçekleşti. Operasyonel performanstaki zayıflık net kâra da yansıdı ve net kâr beklentimizin %36 altında kaldı. Düzeltilmiş net borç ilk çeyrek sonundaki 8,4 milyar ABD Doları’ndan ilk yarı sonunda 9,5 milyar ABD Doları’na yükseldi. Hissenin performansı petrol fiyatlarına oldukça duyarlı olmakla birlikte, jet yakıtı maliyet baskısının üçüncü ve muhtemelen dördüncü çeyrekte de devam etmesi beklenmekte. Bunun nedeni, petrol fiyatları %20 gerilemiş olmasına rağmen jet yakıtı rafineri marjının ikinci çeyreğe göre yalnızca %5 daha düşük seviyelerde seyretmesidir. Bu nedenle güçlü büyüme potansiyeline rağmen önümüzdeki çeyreklerde operasyonel performansın görece zayıf kalmasını bekliyoruz. Güncel tahminlerimize göre hisse 6,4x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görürken küresel benzer şirket ortalaması 5,2x seviyesindedir. Yönetim bugün İstanbul saatiyle 17.00'de analist toplantısı düzenleyecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – FROTO Şirketin cirosu ikinci çeyrekte yıllık bazda %14 gerileyerek piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti. Cirodaki daralma temel olarak hem yurt içi hem de yurt dışı satış hacimlerindeki düşüşten kaynaklandı. Yurt içi satış hacmi %18, yurt dışı satış hacmi ise %4 geriledi. Gölcük ve Craiova fabrikalarında kapasite kullanım oranı düşerken, Yeniköy ve Eskişehir tesisleri bu eğilimin dışında kaldı. Kârlılık tarafında tüm marjlarda gerileme görüldü. Brüt kâr marjı, FAVÖK marjı ve net kâr marjı sırasıyla %15, %34 ve %36 oranında daraldı. Satış hacimlerindeki düşüşe ek olarak, yurt içinde devam eden yoğun fiyat rekabeti kârlılığı baskılamaya devam etti. Uluslararası pazarlarda ise Avro/Türk Lirası kurundaki sınırlı değer kazancına rağmen enflasyon kaynaklı maliyet baskıları kârlılığı olumsuz etkiledi. Sonuçlardaki en olumlu unsur ertelenmiş vergi gelirinin katkısı oldu. Daha önce de belirttiğimiz gibi kurumlar vergisi oranının %12,5'e düşürülmesi, ihracat ağırlıklı üretim yapan şirketlerin net kârına olumlu katkı sağlayabilecek bir gelişmeydi. Bu doğrultuda Ford Otosan ikinci çeyrekte 4,4 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı ve net kâr marjı piyasa beklentisinin 0,3 puan üzerinde gerçekleşti. Sonuçların ardından şirket yıl sonu beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Yıl başında cironun yatay seyretmesi beklenirken artık orta-yüksek tek haneli oranda daralma öngörülüyor. İç pazardaki zayıflığa paralel olarak yurt içi perakende satış hacmi beklentisi de 90-100 bin adet aralığından 75-85 bin adet seviyesine indirildi. Değerleme açısından bakıldığında Ford Otosan hissesi 7,8x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, bu seviye şirketin son beş yıllık 9,1x FD/FAVÖK medyanına göre yaklaşık %16 iskontoya işaret etmekte. Şirket, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin analist toplantısını bugün İstanbul saatiyle 16.00'da gerçekleştirecek.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-05082026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Temmuz Verileri Açıklandı: Otomotiv Pazarı %25 Daraldı

Türkiye otomobil pazarı Temmuz 2026'da geçen yılın aynı dönemine göre %25 oranında daralarak 81 bin adede geriledi.


Binek Otomobil ve Hafif Ticari Araç Satışlarında Gerileme

Türkiye’de binek otomobil satışları %25,8 oranında bir düşüş gerçekleştirerek 62 bin adete gerilerken, hafif ticari araç satışları ise %22,2 oranında bir düşüşle 18 bin adede geriledi.

Bununla beraber, 2026 yılının ilk 7 ayında toplam hafif araç pazarı yıllık bazda %10,7 oranında daralarak 649 bin adet seviyesine geriledi. Segment bazında bakıldığında ise, önceki aylarda görece daha dirençli seyreden hafif ticari araç pazarı da kümülatif bazda negatif bölgeye geçti.

Buna göre; binek otomobil satışları ilk 7 ayda %12,1 oranında gerilerken, hafif ticari araç satışları ise %5,1’lik bir düşüşle karşılaşarak 156 bin adete geriledi.

Motor tipine göre baktığımızda, elektrikli araç satışlarının ilk 7 ayda geçen senenin aynı dönemine göre %5,8 oranında azalarak 94 bin adede gerilediğini ve toplam pazardan %18,7 oranında bir pay aldı. Buna karşın, dizel ve benzinli araç satışları %21,6 oranında düşmesine rağmen toplam pazarın %47,5'ini oluşturmaya devam ediyor.

Otomotiv Şirketlerindeki Görünüm

Tofaş (TOASO)

TOASO tarafında, binek otomobil satışlarında yıllık bazda %46 oranında düşüş yaşandı. Bu gerilemenin temel nedeni Fiat markalı otomobil satışlarındaki zayıflık oldu. Ancak düşüş yalnızca Fiat ile sınırlı kalmadı. Jeep hariç Citroen, Peugeot, Opel ve DS markalarının tamamında da satış adetlerinde düşüşler görüldü. Şirketin binek otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre %7,1 oranında gerilerken, hafif ticari araç satışları ise %9,4 oranında azaldı. Fiat hafif ticari satışları genel olarak yatay fakat hafif pozitif seyrederken, Opel ve Peugeot hafif ticari satışlarındaki zayıflık toplam performansı aşağı çekti.

Ford Otosan (FROTO)

Şirket, iç pazarda zayıf performansını sürdürdü. Binek otomobilde aylık perakende satışlar 348 adet seviyesine kadar düşerken, hafif ticari araçlarda temmuz ayında perakende satışlar %39 oranında bir düşüş gerçekleştirerek 4,4 bin adete geriledi. Böylece aylık hafif ticari araç pazar payı %24,1 olarak gerçekleşti. Dikkat çekici olarak, toplam hafif ticari pazarındaki daralmaya rağmen şirketin hafif ticari satışlarının %69,5'i Türkiye'de üretilen araçlardan oluştu.

Doğuş Otomotiv (DOAS)

Binek otomobil satışları şirketin 2026 aylık ortalamasına yakın gerçekleşti. Ancak yıllık bazda %6,9 düşüşle 11,5 bin adet seviyesine geriledi.

İleriye Dönük Beklentiler Nasıl?

Önümüzdeki dönemde otomotiv sektöründeki talebin yönünü belirleyecek temel faktörler olarak öne çıkan unsurlardan biri hane halkının tüketim harcaması yapma eğilimiyken, bir diğeri ise ekonomi politikalarının seyrine bağlı olarak TCMB’nin faiz indirim döngüsüne yeniden başlayıp başlamayacağı olacak.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Türkiye'nin Temmuz Ayı Dış Ticaret Verileri Açıklandı

Türkiye'nin temmuz ayına ilişkin dış ticaret verileri, ihracat ve ithalatın yıllık bazda artış gösterdiğini ortaya koydu. Açıklanan veriler, dış ticaret açığında yükseliş yaşanırken ihracatın ithalatı karşılama oranında gerilemeye işaret etti.



İhracat ve İthalatta Yıllık Artış

Temmuz ayında Türkiye'nin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %,2,9 artarak 25,6 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ithalat ise %,5,2 artış göstererek 33 milyar ABD Doları'na ulaştı.

İthalattaki artış hızının ihracatın üzerinde gerçekleşmesi, dış ticaret dengesinde bozulmaya neden oldu. Böylece temmuz ayında dış ticaret açığı yıllık bazda %,14 artarak 7,4 milyar ABD Doları olarak kaydedildi.

Dış Ticaret Açığında Yükseliş

Temmuz ayı verileri, dış ticaret açığındaki artış eğiliminin sürdüğünü gösterdi. İhracat ve ithalat arasındaki farkın büyümesiyle birlikte dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yükseldi.

Açıklanan veriler doğrultusunda ihracatın ithalatı karşılama oranı da geriledi. Söz konusu oran, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 1,7 puan azalarak %,77,7 seviyesinde gerçekleşti.

Dış Ticaretin Ürün Gruplarına Göre Dağılımı

Temmuz ayında ihracatın ürün gruplarına göre dağılımında en yüksek pay ham madde grubunda yer aldı. İthalat tarafında ise en büyük pay ara malları grubunda gerçekleşti.

Ara mallarının ithalattaki ağırlığını koruması, üretim süreçlerinde ithal girdilerin önemini sürdürdüğünü ortaya koyarken, ham madde ihracatı da dış satımın önemli kalemlerinden biri olmaya devam etti.

Yılın İlk Aylarındaki Eğilim Devam Ediyor

Temmuz ayı verileri, yılın önceki aylarında gözlenen dış ticaret görünümünün sürdüğünü gösterdi. İhracat artışını korurken ithalattaki daha güçlü yükseliş dış ticaret açığının genişlemesine neden oldu.

Resmî dış ticaret istatistikleri, küresel talep koşulları, enerji fiyatları, döviz hareketleri ve üretimde kullanılan ithal girdilerin dış ticaret dengesi üzerindeki etkisinin devam ettiğini ortaya koyarken, temmuz ayı sonuçları da bu genel görünümle uyumlu bir tablo sundu.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Türkiye İmalat PMI Temmuz Ayında Yükseldi, Ancak Daralma Eğilimi Devam Ediyor

Türkiye imalat sanayisinin faaliyet koşullarını gösteren İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisi, temmuz ayında bir önceki aya göre sınırlı bir artış kaydetti. Buna karşın endeksin eşik değerin altında kalması, sektörde daralma eğiliminin sürdüğüne işaret etti.



Temmuz Ayında PMI Verisinde Sınırlı Artış

İstanbul Sanayi Odası tarafından yayımlanan Türkiye İmalat PMI verisi, temmuz ayında 0,6 puan artarak 47,7 seviyesine yükseldi. Haziran ayında 47,1 olarak açıklanan endeks, temmuzda toparlanma yönünde sınırlı bir hareket gösterse de 50 eşik değerinin altında kalmaya devam etti. PMI endeksinde 50 seviyesinin altındaki değerler, imalat sektöründe faaliyet koşullarının önceki aya kıyasla daraldığını gösteriyor.

Son aylarda görülen zayıf talep görünümü, üretim ve yeni siparişler üzerinde etkisini sürdürürken, temmuz verileri de sektördeki yavaşlamanın tamamen sona ermediğini ortaya koydu.

Yeni Siparişlerde Zayıf Seyir Devam Etti

Temmuz ayı verilerine göre yeni siparişlerdeki düşüş eğilimi devam etti. Hem iç pazarda hem de dış talepte devam eden zayıflık, üreticilerin sipariş hacimlerini sınırlamayı sürdürdü. Yeni siparişlerde yaşanan gerileme, üretim faaliyetleri üzerinde baskı oluşturan temel unsurlardan biri olarak öne çıktı.

İhracat siparişlerindeki görünüm de küresel ekonomik büyümedeki yavaşlama, yüksek finansman maliyetleri ve dış pazarlardaki talep koşullarının etkisiyle temkinli seyrini korudu.

Girdi Maliyetleri Yükselmeyi Sürdürdü

İmalat sektöründe üretim maliyetleri temmuz ayında da artmaya devam etti. Özellikle hammadde maliyetleri ve tedarik zincirine bağlı giderlerdeki yükseliş, girdi fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi.

Bununla birlikte girdi maliyetlerindeki artış hızının önceki aylara göre daha sınırlı gerçekleştiği görüldü. Üreticilerin nihai ürün fiyatlarına yaptığı artışların da daha düşük hızda gerçekleşmesi, maliyet baskılarında kısmi bir yavaşlamaya işaret etti.

Enflasyon Baskısında Görece Yavaşlama

Temmuz verileri, hem girdi fiyatları hem de nihai ürün fiyatları enflasyonunun 2025 Kasım ayından bu yana en düşük artış hızına gerilediğini gösterdi. Bu gelişme, maliyet artışlarının tamamen sona ermediğini ancak önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir seyir izlediğini ortaya koydu.

Üreticiler maliyet baskılarının devam ettiğini belirtirken, fiyat artış hızındaki yavaşlama enflasyon görünümüne ilişkin takip edilen göstergeler arasında yer aldı.

İmalat Sanayisinde Görünüm Yakından İzleniyor

Türkiye imalat sanayisi son aylarda zayıf iç talep, yüksek finansman maliyetleri ve küresel ekonomik koşulların etkisiyle faaliyetlerinde temkinli bir görünüm sergiliyor. PMI verisinde temmuz ayında görülen sınırlı yükseliş, daralma hızında yavaşlamaya işaret etse de sektörün büyüme bölgesine geçebilmesi için endeksin 50 seviyesinin üzerine çıkması gerekiyor.

Önümüzdeki dönemde iç talebin seyri, ihracat pazarlarındaki gelişmeler, finansman koşulları ve enflasyon dinamikleri, imalat sanayisinin performansını belirleyen temel unsurlar arasında yer almayı sürdürecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Dijital Türk Lirası Projesinde Yeni Dönem

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Dijital Türk Lirası Projesi kapsamında yürütülen başvuru ve değerlendirme süreçlerini tamamladı. Üçüncü aşamaya geçmeye hak kazanan projelerle birlikte geliştirme çalışmaları ve deney alanı testlerinin yeni dönemde devam etmesi planlanıyor.


Başvuru Süreci Tamamlandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Dijital Türk Lirası Projesi kapsamında gerçekleştirilen başvuru süreçlerinin tamamlandığını duyurdu. Proje, dijital merkez bankası parası çalışmalarının ilerleyen aşamalarına geçerken, farklı finansal kuruluşların katılımıyla kapsamını genişletmeyi sürdürüyor.

İlk değerlendirme sürecinde toplam 85 proje incelendi ve bunlardan 51'i bir sonraki aşamaya geçmeye hak kazandı. Devam eden değerlendirmeler sonucunda ise üçüncü aşamaya 12 banka ile 6 ödeme ve elektronik para kuruluşuna ait toplam 23 proje seçildi.

Üçüncü Aşamada Test ve Geliştirme Çalışmaları Yürütülecek

Üçüncü aşamada yer alan projelerde teknik geliştirme faaliyetleri ile deney alanı testleri gerçekleştirilecek. Bu süreçte dijital para altyapısının farklı kullanım senaryolarında test edilmesi, sistem performansının değerlendirilmesi ve teknolojik bileşenlerin geliştirilmesi hedefleniyor.

Deney alanı çalışmaları kapsamında ödeme sistemleri, dijital kimlik doğrulama, çevrim içi ve çevrim dışı ödeme senaryoları ile farklı finansal teknolojilerin birlikte çalışabilirliği gibi konuların değerlendirilmesi bekleniyor.

Dijital Türk Lirası Projesinde Yeni Dönem

TCMB, Dijital Türk Lirası Projesi'ni kademeli bir yaklaşımla yürütüyor. Önceki aşamalarda sınırlı katılımcılarla gerçekleştirilen pilot uygulamaların ardından proje, bankalar ve ödeme kuruluşlarının daha geniş katılımıyla ilerliyor.

Projeye dâhil edilen banka ve ödeme kuruluşlarının teknik geliştirme süreçlerinde aktif rol üstlenmesi, dijital Türk Lirası ekosisteminin oluşturulmasına yönelik hazırlıkların sürdürülmesini amaçlıyor.

Dijital Merkez Bankası Parası Çalışmaları Devam Ediyor

Dijital Türk Lirası Projesi, Türkiye'nin dijital ödeme altyapısını geliştirmeye yönelik çalışmaların önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. TCMB, proje kapsamında elde edilen teknik bulgular doğrultusunda dijital merkez bankası parasına ilişkin araştırma, geliştirme ve test faaliyetlerini ilgili kurumlarla iş birliği içinde sürdürmeye devam ediyor.

Projenin ilerleyen aşamalarında gerçekleştirilecek testlerin sonuçları doğrultusunda teknik altyapının geliştirilmesi ve farklı kullanım senaryolarının değerlendirilmesi planlanıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Kordsa (KORDS) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

Kordsa (KORDS), 2026 yılının ikinci çeyreğinde gelir ve operasyonel kârlılık tarafında güçlü sonuçlar açıkladı. Lastik güçlendirme segmentinde rekabetin etkisi sürerken, kompozit segmentindeki yüksek büyüme ve maliyet optimizasyonu şirketin FAVÖK performansını beklentilerin üzerine taşıdı. Net kâr tarafında ise geçen yılın aynı dönemindeki zararın ardından yeniden kârlılığa geçilmesi dikkat çekti. Buna karşın, mevcut değerleme seviyeleri nedeniyle hisseye yönelik temkinli görüş korunuyor.


Kompozit Segmentindeki Güçlü Büyüme Gelirleri Destekledi

Kordsa'nın ikinci çeyrek gelirleri yıllık bazda %29 artarak 9,8 milyar TL seviyesine ulaştı ve hem piyasa beklentisi hem de kurum tahminleriyle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti.

Segment bazında öne çıkan gelişmeler:

  • Lastik güçlendirme segmentinde yoğun rekabet nedeniyle üretim hacimleri geriledi.
  • Kompozit segmenti gelirleri yıllık %61 büyüdü.
  • Kompozit segmentinin toplam gelirler içerisindeki payı %25'ten %30'a yükseldi.

Bu büyümede özellikle fiyat artışları ve yüksek katma değerli ürün satışlarının etkili olduğu görülüyor.

FAVÖK Beklentilerin Üzerinde Gerçekleşti

Operasyonel tarafta Kordsa güçlü bir performans sergiledi.

Şirketin FAVÖK'ü;

  • Yıllık bazda %132 artarak 1,2 milyar TL'ye ulaştı.
  • Bu rakam, 825 milyon TL seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti.

FAVÖK büyümesini destekleyen başlıca unsurlar şunlar oldu:

  • Kompozit segmentinin artan katkısı,
  • Yüksek marjlı ürün satışları,
  • Devam eden maliyet azaltıcı yatırımlar,
  • Satış maliyetlerinin gelir artışının altında kalması.

Şirketin satışların maliyeti yalnızca %20 artarken, gelirlerdeki %29'luk büyüme brüt kârlılığı olumlu etkiledi.

Şirket Yeniden Net Kâra Geçti

Net kâr tarafında güçlü bir toparlanma dikkat çekti.

Kordsa;

  • 2Ç25'te 122 milyon TL net zarar
  • 2Ç26'da ise 560 milyon TL net kâr açıkladı.

Bu iyileşmede;

  • operasyonel kârlılıktaki artış,
  • duran varlık satışlarından elde edilen yatırım gelirlerinin yıllık bazda yaklaşık 15 kat yükselmesi
  • önemli rol oynadı.

Böylece şirket, operasyonel taraftaki toparlanmayı net kâra da yansıtmayı başardı.

Kompozit Segmenti Uzun Vadeli Hikâyeyi Güçlendiriyor

Kordsa'nın büyüme stratejisinde kompozit segmenti giderek daha önemli hale geliyor.

Toplam gelir içerisindeki payın %30'a yükselmesi, şirketin daha yüksek katma değerli ürünlere yönelme stratejisini destekliyor.

Buna karşın lastik güçlendirme segmentinde devam eden rekabet ve zayıf talep görünümü kısa vadede operasyonel risk oluşturmaya devam ediyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde kompozit segmentinin büyüme hızının şirket performansı açısından belirleyici olması bekleniyor.

Kordsa'nın 2Ç26 Gelirleri Nasıl Gerçekleşti?

Şirketin gelirleri yıllık bazda %29 artarak 9,8 milyar TL seviyesine ulaştı ve beklentilerle uyumlu gerçekleşti.

FAVÖK Beklentileri Aştı Mı?

Evet. FAVÖK yıllık %132 artışla 1,2 milyar TL'ye yükselerek piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti.

Net Kârda Nasıl Bir Değişim Yaşandı?

Şirket, geçen yılın aynı dönemindeki 122 milyon TL net zararın ardından bu çeyrekte 560 milyon TL net kâr açıkladı.

Kompozit Segmenti Neden Önemli?

Kompozit segmenti gelirleri yıllık %61 büyüdü ve toplam gelirler içindeki payını %30'a yükselterek şirketin operasyonel kârlılığını destekledi.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Çimsa (CIMSA) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Güçlü Net Kar Performansı ve Artan Marjlar Öne Çıktı

Çimsa (CIMSA), 2026 yılının ikinci çeyreğinde beklentilere paralel ciro açıklarken, operasyonel marjlardaki iyileşme ve güçlü net kâr performansıyla öne çıktı. Zayıf yurt içi talep nedeniyle satış gelirlerinde gerileme yaşansa da ABD'deki yeni tesisin ihracat hacmine katkısı, maliyet yönetimi ve alternatif yakıt kullanımındaki artış şirketin operasyonel kârlılığını destekledi. Net kâr ise piyasa beklentisinin oldukça üzerinde gerçekleşti.


İhracat Hacmindeki Artış Yurt İçi Talepteki Zayıflığı Dengeledi

İkinci çeyrekte şirketin operasyonel görünümünde ihracat tarafı pozitif ayrıştı.

Öne çıkan gelişmeler:

  • ABD'deki yeni tesisin katkısıyla ihracat satış hacmi yıllık %8 arttı.
  • Zayıf iç talep nedeniyle yurt içi satış hacmi %7 geriledi.
  • Böylece toplam satış hacmi yıllık bazda %1 azaldı.
  • Uluslararası operasyonlardaki hacim artışına rağmen fiyat etkisi nedeniyle ihracat gelirlerinde yıllık %9 düşüş yaşandı.

Ciro Beklentilere Paralel Gerçekleşti

Çimsa'nın ikinci çeyrek cirosu yıllık bazda %10 düşüşle 13,0 milyar TL seviyesinde gerçekleşti ve piyasa beklentileriyle uyumlu geldi.

Segment bazında bakıldığında;

  • Hazır beton ve yapı malzemeleri gelirleri %23 geriledi.
  • Çimento segmentindeki ciro düşüşü ise %3 ile sınırlı kaldı.

Bu görünüm, yurt içi inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamaya rağmen şirketin ürün çeşitliliğinin gelirlerdeki daralmayı sınırladığını gösteriyor.

FAVÖK Marjındaki İyileşme Dikkat Çekti

Operasyonel tarafta FAVÖK yıllık bazda %2 düşüşle 2,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.

Buna karşın operasyonel verimlilik sayesinde marjlarda belirgin iyileşme görüldü.

FAVÖK marjı;

  • 2Ç25'teki %18,6 seviyesinden
  • 2Ç26'da %20,2'ye yükseldi.

Bu iyileşmede;

  • satışların maliyetindeki gerileme,
  • faaliyet giderlerindeki disiplin,
  • personel giderlerinde yıllık %22 düşüş
  • yüksek alternatif yakıt kullanım oranı belirleyici oldu.

Net Kâr Beklentilerin Çok Üzerinde Gerçekleşti

Çeyreğin en güçlü kalemi net kâr oldu.

Şirket,1,3 milyar TL net kâr açıkladı.

Bu rakam yıllık bazda %40 büyümeye, 791 milyon TL seviyesindeki piyasa beklentisinin ise belirgin şekilde üzerine işaret etti.

Net kârdaki güçlü performansta;

  • daha düşük ertelenmiş vergi giderleri,
  • azalan finansman giderleri,
  • 650 milyon TL net parasal kazanç önemli rol oynadı.

Borçlulukta Sınırlı Artış Görüldü

Şirketin bilançosunda borçluluk tarafında sınırlı bir yükseliş yaşandı.

İkinci çeyrek itibarıyla;

  • Net borç çeyreklik bazda %13 arttı.
  • Net Borç/FAVÖK oranı 2,5x'ten 2,7x'e yükseldi.

Borçlulukta görülen artışa rağmen mevcut seviyeler sektör açısından yönetilebilir görünümünü koruyor.

Çimsa'nın 2Ç26 Net Kârı Beklentileri Karşıladı Mı?

Evet. Şirket 1,3 milyar TL net kâr açıklayarak 791 milyon TL seviyesindeki piyasa beklentisini önemli ölçüde aştı.

FAVÖK Marjı Nasıl Değişti?

FAVÖK marjı geçen yılın aynı dönemindeki %18,6 seviyesinden %20,2'ye yükseldi.

İhracat Operasyonları Finansalları Nasıl Etkiledi?

ABD'deki yeni tesis sayesinde ihracat satış hacmi %8 artarken, fiyat etkisi nedeniyle ihracat gelirleri %9 geriledi.

Borçlulukta Artış Var Mı?

Evet. Net Borç/FAVÖK oranı çeyreklik bazda 2,5x seviyesinden 2,7x'e yükseldi.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
İş Bankası (ISCTR) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

İş Bankası (ISCTR), 2026 yılının ikinci çeyreğinde piyasa beklentilerinin altında kalan finansal sonuçlar açıkladı. Bankanın net kârı; yüksek ticari zararlar, beklentilerin üzerinde gerçekleşen karşılık giderleri ve artan faaliyet giderlerinin etkisiyle hem piyasa beklentisinin hem de kurum tahminimizin gerisinde kaldı. Buna rağmen güçlü komisyon gelirleri, sağlam mevduat tabanı ve cazip değerleme çarpanları orta ve uzun vadeli görünümü desteklemeye devam ediyor.


Net Kâr Beklentilerin Belirgin Şekilde Altında Gerçekleşti

İş Bankası'nın ikinci çeyrek net kârı hem piyasa beklentisinin hem de tahminimizin altında kaldı.

Açıklanan sonuç;

  • 13,1 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin,
  • 14,3 milyar TL olan tahminimizin belirgin şekilde gerisinde gerçekleşti.

Net kâr;

  • Çeyreklik bazda %53
  • Yıllık bazda %44 gerileyerek zayıf bir çeyreğe işaret etti.

Buna karşın yılın ilk altı ayında elde edilen yaklaşık 30 milyar TL net kâr, geçen yılın aynı dönemine göre büyük ölçüde yatay kaldı.

Kârlılığı Baskılayan Unsurlar Öne Çıktı

Beklentilerden zayıf gelen finansalların temel nedenleri üç ana başlıkta toplandı:

  • Beklenenden daha yüksek gerçekleşen net alım-satım zararları
  • Tahminimizin yaklaşık %14 üzerinde gerçekleşen net karşılık giderleri
  • Beklentimizin yaklaşık %5 üzerinde gerçekleşen faaliyet giderleri

Çeyrek içerisinde banka 15,4 milyar TL iştirak geliri elde etmesine rağmen, bu katkı hariç tutulduğunda 9,8 milyar TL net faaliyet zararı oluştu.

Öte yandan yaklaşık 4 milyar TL ertelenmiş vergi geliri, net kârı destekleyen önemli kalemlerden biri oldu.

Net Faiz Marjında Belirgin Daralma Yaşandı

İkinci çeyreğin en dikkat çekici gelişmelerinden biri net faiz marjındaki gerileme oldu.

Swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjı 150 baz puan daralarak %2,05 seviyesine geriledi.

Bu gerilemede;

  • yükselen fonlama maliyetleri,
  • TL çekirdek kredi-mevduat makasında yaklaşık 200 baz puanlık daralma belirleyici oldu.

Bununla birlikte, bankanın çeyrek boyunca vadesiz mevduat hacmini artırması önümüzdeki dönemlerde marj üzerindeki baskının sınırlanmasına katkı sağlayabilir.

Kredi Ve Mevduat Büyümesi Dengeli Seyretti

İkinci çeyrekte kredi büyümesi dengeli bir görünüm sundu.

Öne çıkan veriler şöyle oldu:

  • TL krediler %6,8 büyüdü.
  • Tüketici kredi kartları %10,6 arttı.
  • TL ticari krediler %0,2 geriledi.
  • Yabancı para krediler dolar bazında yatay seyretti.

Mevduat tarafında ise;

  • TL mevduatlar %8,4 arttı.
  • Yabancı para mevduatlar %5 geriledi.

Böylece;

  • TL kredi/mevduat oranı %92
  • YP kredi/mevduat oranı ise %62 seviyesinde gerçekleşti.

Komisyon Gelirleri Güçlü Performansını Sürdürdü

Operasyonel tarafta en güçlü kalemlerden biri ücret ve komisyon gelirleri oldu.

Komisyon gelirleri;

  • Çeyreklik bazda %19
  • Yıllık bazda %38 artış gösterdi.

Buna karşın faaliyet giderleri yıllık bazda %62 yükseldi.

Özellikle personel dışı giderlerdeki artış maliyetleri yukarı taşırken, gider/gelir oranı %73 ile sektör ortalamasının üzerinde kalmaya devam etti.

Yönetim 2026 Beklentilerini Aşağı Yönlü Güncelledi

İş Bankası yönetimi yılın geri kalanına ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti.

Yeni beklentilere göre;

  • Net faiz marjı beklentisi yaklaşık %5 seviyesinden %3,2-%3,4 aralığına indirildi.
  • Özsermaye kârlılığı beklentisi yaklaşık %30'dan %25'e çekildi.
  • Reel getiri beklentisi de aşağı yönlü güncellendi.

Bu revizyonlar, yüksek fonlama maliyetlerinin ve marj baskısının yılın geri kalanında da etkili olabileceğine işaret ediyor.

İş Bankası'nın 2Ç26 Net Kârı Beklentileri Karşıladı Mı?

Hayır. Bankanın net kârı hem piyasa beklentisinin hem de kurum tahminlerinin altında gerçekleşti.

Net Faiz Marjı Neden Geriledi?

Yükselen fonlama maliyetleri ve TL çekirdek kredi-mevduat makasındaki daralma nedeniyle swap düzeltilmiş net faiz marjı %2,05 seviyesine geriledi.

Komisyon Gelirleri Nasıl Performans Gösterdi?

Komisyon gelirleri çeyreklik bazda %19, yıllık bazda ise %38 artış göstererek gelirleri destekledi.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Aksa Enerji (AKSEN), Gana'da 825 MW'lık Yeni Santral Yatırımıyla Büyümesini Hızlandırıyor

Aksa Enerji (AKSEN), Gana'da 825 MW kurulu güce sahip yeni bir enerji santrali yatırımı gerçekleştireceğini duyurdu. Proje, 20 yıl vadeli ABD Doları bazlı elektrik alım garantisi ile desteklenirken, şirketin döviz bazlı gelir yapısını güçlendirmesi ve uzun vadeli nakit akışı görünürlüğünü artırması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Devam eden kapasite artış projeleriyle birlikte Aksa Enerji'nin toplam kurulu gücünün önümüzdeki yıllarda 6 GW seviyesine yaklaşması bekleniyor.


Gana Yatırımı AKSEN İçin Neden Önemli?

Açıklanan yatırım, Aksa Enerji'nin uluslararası büyüme stratejisinin en önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Projenin öne çıkan özellikleri:

  • 825 MW kurulu güç
  • 20 yıl vadeli elektrik alım garantisi
  • ABD doları bazlı gelir modeli
  • Uzun vadeli sözleşmeyle desteklenen nakit akışı

Enerji sektöründe uzun vadeli alım garantisine sahip projeler, gelir görünürlüğünü artırırken kur riskini de önemli ölçüde azaltabiliyor.

Kurulu Güç 6 GW Seviyesine Yaklaşıyor

Aksa Enerji'nin mevcut kurulu gücü yaklaşık 3,5 GW seviyesinde bulunuyor.

Şirketin mevcut portföyünde:

  • Kurulu gücün yaklaşık %16'sı Gana operasyonlarından oluşuyor.
  • Yeni yatırım ve devam eden projelerin tamamlanmasıyla birlikte şirketin toplam kurulu gücünün yaklaşık 6 GW seviyesine yaklaşması bekleniyor.

Bu gelişme, Aksa Enerji'nin uluslararası operasyonlarının toplam üretim içerisindeki ağırlığını daha da artırabilir.

Döviz Bazlı Sözleşmeler Yatırım Hikayesini Güçlendiriyor

Aksa Enerji'nin son yıllarda öne çıkan stratejisi, ABD doları bazlı garantili gelir üreten santrallerin payını artırmak oldu.

Yeni Gana yatırımı da bu stratejiyle uyumlu bir görünüm sunuyor.

Dolar bazlı uzun vadeli sözleşmeler sayesinde;

  • gelir görünürlüğü artıyor,
  • FAVÖK üretimi daha öngörülebilir hale geliyor,
  • kur dalgalanmalarının finansallar üzerindeki etkisi azalıyor.

Bu yapı, özellikle küresel belirsizlik dönemlerinde şirketin operasyonel dayanıklılığını destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Değerleme Tarafında AKSEN

Şirket, güçlü büyüme planlarına rağmen uluslararası benzerlerine kıyasla iskontolu işlem görmeye devam ediyor.

2027 tahminlerine göre:

Gösterge

Değer

FD/FAVÖK

7,5x

Uluslararası Benzerlerine Göre İskonto

%24


Yeni yatırımın sağlayacağı operasyonel katkının açıklanmasıyla birlikte finansal tahminlerin güncellenmesi bekleniyor.

Özellikle;

  • yeni santralin yıllık FAVÖK katkısı,
  • yatırım harcaması büyüklüğü,
  • devreye alma takvimi yatırımcıların yakından takip edeceği başlıklar arasında yer alacak.

AKSEN'in Yeni Yatırımı Nedir?

Aksa Enerji, Gana'da 825 MW kapasiteli yeni bir enerji santrali yatırımı gerçekleştireceğini açıkladı.

Elektrik Alım Garantisi Bulunuyor Mu?

Evet. Proje, 20 yıl vadeli ve ABD doları bazlı elektrik alım garantisi ile destekleniyor.

Şirketin Toplam Kurulu Gücü Ne Kadar Olacak?

Devam eden yatırımların tamamlanmasıyla birlikte toplam kurulu gücün 6 GW seviyesine yaklaşması bekleniyor.

AKSEN Hissesi Hangi Çarpanla İşlem Görüyor?

2027 tahminlerine göre şirket 7,5x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görüyor.

Yatırım Neden Olumlu Değerlendiriliyor?

Döviz bazlı uzun vadeli sözleşmeler sayesinde gelir görünürlüğünün artması ve operasyonel kârlılığın desteklenmesi bekleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Türkiye'nin Temmuz Ayı Dış Ticaret Açığı Yıllık Bazda %14 Artarak 7,4 Milyar ABD Doları Oldu

BIST 100 önceki kapanışa paralel seyretti. Günlük bazda bankacılık endeksi %3,0 arttı, sanayi endeksi de %1,1 geriledi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %4,3 yükselen iletişim endeksinden geldi.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Bakan Şimşek, temmuzda yıllık enflasyonun %31,8'e gerilediğini ve hizmet enflasyonundaki katılık azaldığını belirtti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temmuz ayında yıllık enflasyonun 0,4 puan düşüşle %31,8'e gerilediğini açıkladı. Alınan tedbirler ve dezenflasyon sürecinin etkisiyle hizmet enflasyonunda katılık azalıyor. Eğitim ve kira yıllık enflasyonları geçen yılın aynı ayına göre sırasıyla 31 puan ve 34 puan azaldı.
  • Türkiye'nin temmuz ayı dış ticaret açığı yıllık bazda %14 artarak 7,4 milyar ABD Doları oldu Temmuzda ihracat %2,9 artışla 25,6 milyar ABD Doları, ithalat %5,2 artışla 33 milyar ABD Doları seviyesine yükseldi. Bu durum, dış ticaret açığının yıllık %14 artarak 7,4 milyar ABD Doları'na ulaşmasına neden oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı 1,7 puan azalarak %77,7 oldu. En çok ihracat ham madde, en çok ithalat ise ara malları grubunda gerçekleşti.
  • Türkiye İmalat PMI, temmuzda 0,6 puan artışla 47,7 seviyesine yükseldi, ancak yeni siparişlerdeki düşüş sürdü İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI, temmuzda 0,6 puan artarak 47,7 oldu. Bu artışa rağmen endeks 50 eşik değerinin altında kalarak sektörde daralmanın devam ettiğini gösterdi. Yeni siparişlerdeki azalış sürerken, girdi fiyatları hızla yükselmeye devam etti. Ancak girdi ve nihai ürün fiyatları enflasyonu 2025 Kasım'dan bu yana en düşük hızına indi.
  • Oto kiralama sektörü 2026'nın ilk yarısında 64,4 milyar Türk Lirası yatırım yaptı ve aktif büyüklüğü 393 milyar Türk Lirası'na ulaştı TOKKDER'in verilerine göre, oto kiralama sektörü 2026'nın ilk 6 ayında 64,4 milyar Türk Lirası yatırım gerçekleştirdi ve aktif büyüklüğü 393 milyar Türk Lirası'na yükseldi. Filo büyüklüğü toplam 405 bin araca ulaştı. Sektör 2026'da yılbaşından bu yana 90 milyar Türk Lirası vergi öderken, Türkiye'deki ticari araçların %10'u kiralanıyor.
  • Temmuzda konkordato başvurularında düşüş görülürken, iflas kararları Ocak-Temmuz 2026 döneminde %36 arttı Temmuzda 184 konkordato dosyası için geçici mühlet kararı verilirken, geçen yıla göre tutar %49 azaldı. Ancak Ocak-Temmuz 2026 döneminde konkordato reddi kararları %61, iflas kararları ise %36 artış göstererek sırasıyla 1146 ve 171'e yükseldi. Bu durum, mahkemelerin daha seçici davrandığını ve mali yapısı zayıf şirketlerin elendiğini gösteriyor.

Şirket Haberleri


  • (+) AKSEN, Gana'da 825 MW'lık enerji santrali yatırımı açıkladı Şirket, Gana'da 825 MW kapasiteli bir enerji santrali yatırımı gerçekleştireceğini açıkladı. Proje, 20 yıllık ABD Doları bazlı elektrik alım anlaşması ile desteklenecek. İlk etapta devreye alınacak 450 MW'lık fazın 2028 yılının ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi ve yıllık yaklaşık 100 milyon ABD Doları FAVÖK üretmesi beklenmekte. Santralin 2030 yılının ilk çeyreğinde tam kapasite olan 825 MW'a ulaşmasıyla birlikte yıllık FAVÖK katkısının yaklaşık 200 milyon ABD Doları’na yükselmesi öngörülmekte. Toplam yatırım harcamasının yaklaşık 450 milyon ABD Doları olması beklenmekte. Aksa Enerji'nin mevcut kurulu gücü yaklaşık 3,5 GW seviyesinde olup bunun yaklaşık %16'sı Gana'da bulunmakta. Gana Takoradi Doğalgaz Santrali ve diğer büyüme projeleri dahil edildiğinde, kurulu gücün 2025-2030 döneminde yıllık bileşik %14 büyüyerek yaklaşık 6,0 GW'a, FAVÖK'ün ise yıllık bileşik %23 büyüyerek 2030 yılında 891 milyon ABD Doları’na ulaşması beklenmekte. 2027 tahminlerine göre hisse 7,5x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup uluslararası benzer şirketlere göre %24 iskonto taşımakta. Uzun vadeli ABD Doları bazlı sözleşmenin gelir görünürlüğünü artırması ve sürdürülebilir FAVÖK üretimini desteklemesi nedeniyle yatırımı olumlu değerlendiriyoruz.
  • Türkiye otomotiv pazarı Temmuz ayında yıllık bazda %25 daraldı Türkiye otomobil  pazarı, Temmuz 2026’da yıllık bazda %25 gerileyerek 81 bin adede düştü. Binek araç satışları yıllık bazda %25,8 azalarak 62 bin adet olurken, hafif ticari araç satışları %22,2 daralarak 18 bin adede geriledi. Toplam pazar hacmi, beş yıllık Temmuz ayı ortalamasının %2,8 altında kalırken, on yıllık Temmuz ayı ortalamasının %13 üzerinde gerçekleşti. 7A26 itibarıyla toplam otomobil pazarı, yıllık bazda %10,7 daralarak 649 bin adede geriledi. Segment kırılımında, önceki aylarda daha dirençli bir performans sergileyen hafif ticari araç pazarı da kümülatif bazda negatif bölgeye geçti. Buna göre, 7 aylık dönemde binek araç satışları yıllık bazda %12,1 azalırken, hafif ticari araç satışları %5,1 düşüşle 156 bin adede geriledi.
  • NTGAZ Çayırova Oto CNG Tesisini kapattı Şirket, Kocaeli'deki Çayırova Oto CNG Tesisinin kira sözleşmesinin sona ermesiyle faaliyetini durdurdu ve ilgili CNG lisansı iptal edildi.
  • EBEBK Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'deki mağaza sayısını 316'ya yükseltti Şirket, 1 Temmuz - 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye'de 5 yeni mağaza açarak toplam mağaza sayısını 311'den 316'ya yükseltti. 31 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'de 285 standart ve 31 mini konsept olmak üzere toplam 316 mağazası bulunmakta. Ayrıca, şirket Birleşik Krallık'ta 3 ve Kuzey Irak'ta 1 mağazaya sahip.
  • AVPGY, Avrupakent Doruk Adi Ortaklığı'ndaki %60 payını 10,8 milyon Türk Lirası bedelle devretti Şirket Yönetim Kurulu, Avrupakent Doruk Adi Ortaklığı'ndaki %60 payının, 10,8 milyon Türk Lirası bedelle Artaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'ye devredilmesine karar verdi. Devir işlemi 03.08.2026 tarihinde imzalanan Hisse Devir Protokolü ile gerçekleşti. Ortaklığın toplam piyasa değeri 17,6 milyon Türk Lirası olarak belirlenmişti.
  • KOCMT GES projesi için ÇED olumlu kararı aldı Şirket, Muş'ta planladığı 31,5 MWm/22,5 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerji Santrali projesi için T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı' aldı. Bu kararla yatırım sürecine devam edilecek.
  • OBAMS 50 milyon ABD Doları tutarında yeni ihracat sözleşmeleri imzaladı Şirket, Gana, Benin, Somali, Togo, Kenya ve Burkina Faso'daki distribütörleriyle toplam 50 milyon ABD Doları tutarında yeni ürün satış sözleşmeleri imzaladı. Bu sözleşmeler kapsamında yapılacak üretimler, Gaziantep ve Hendek tesislerinin yaklaşık üç aylık üretim kapasitesini tamamen doldurdu. Sözleşmelerin toplam değeri, şirketin son on iki aylık cirosunun %8,8'ine karşılık gelmekte.
  • PCILT bağlı ortaklığı medya hizmetleri anlaşması imzaladı Şirketin bağlı ortaklarından UP İletişim ve Medya Hizmetleri A.Ş., Dirk Rossmann Mağazacılık Ticaret Limited Şirketi ile online medya planlama ve satın alma hizmetleri konusunda anlaşma imzaladı.
  • GESAN Esenler Belediyesi'nden 198 milyon Türk Lirası değerinde ihale kazandı Şirket, Esenler Belediye Başkanlığı'nın "Arazi GES Tedarik ve Yapım İşi" ihalesini 198 milyon Türk Lirası bedelle kazandı. Projede kullanılacak güneş panelleri dolaylı bağlı ortaklığı Peak PV Solar A.Ş.'den, ana şalt ekipmanları ise bağlı ortaklığı Europower Enerji A.Ş.'den temin edilecek. Söz konusu işin büyüklüğü, şirketin son on iki aylık net satışlarının %0,8'ine denk gelmekte.
  • MCARD kurumsal kart çözümleri için sözleşme imzaladı Şirket, Türkiye'nin önde gelen bir holdingine bağlı grup şirketleri ile kurumsal kart çözümleri sunmak üzere sözleşme imzaladı. Sözleşmenin ilk ayda şirket cirosuna yaklaşık 20 milyon Türk Lirası üzerinde katkı sağlaması bekleniyor.
  • SASA'nın Temmuz 2026 satışları 178 milyon ABD Doları olarak gerçekleşti Şirketin Temmuz 2026'daki toplam satışları 178 milyon ABD Doları, ihracat tutarı ise 49,5 milyon ABD Doları oldu. Temmuz 2025'e göre toplam ciroda %60 artış kaydedildi.
  • SDTTR bağlı ortaklığı 5,73 milyon ABD Doları tutarında sipariş aldı Şirketin %95 oranında bağlı ortaklığı BKM Bursa Kalıp A.Ş., yurt içi bir müşteriden 5,73 milyon ABD Doları tutarında üretim siparişi aldı. Teslimatlar 2026, 2027 ve 2028 yılları arasında yapılacak. Sipariş tutarı, şirketin son on iki aylık cirosunun %9,6'sına karşılık gelmekte.
  • KTLEV Temmuz 2026'da 41,16 milyar Türk Lirası sözleşme büyüklüğüne ulaştı Şirket, Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. olarak 2026 yılı Temmuz ayında toplam 41,16 milyar Türk Lirası tutarında sözleşme büyüklüğü gerçekleştirdiğini duyurdu.
  • ZERGY Temmuz 2026'da 554,44 milyon Türk Lirası konut satışı gerçekleştirdi Şirket, 01.07.2026 - 31.07.2026 tarihleri arasında projeleri kapsamında 53 adet ön ödemeli konut satışı yaparak KDV dahil toplam 554,44 milyon Türk Lirası net satış tutarına ulaştı.
  • ARDYZ 163,5 milyon Türk Lirası tutarında güvenlik ürünleri tedarik sözleşmesi imzaladı Şirket, bir kamu kurumu ile eğitim kurumlarının güvenliğini sağlamaya yönelik güvenlik ürünlerinin tedarikine ilişkin KDV hariç 163,5 milyon Türk Lirası tutarında bir sözleşme imzaladı. Sözleşme büyüklüğü, şirketin son on iki aylık cirosunun %2,7'sine karşılık gelmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – ISCTR Bu rakam hem 13,1 milyar Türk Lirası olan piyasa beklentisinin hem de 14,3 milyar Türk Lirası olan tahminimizin belirgin şekilde altında kaldı. Tahminimizden sapma şu unsurlardan kaynaklandı: 1) Esas olarak net alım-satım zararı kaleminin sürüklediği, beklenenden geniş alım-satım zararı, 2) Tahminimizin %14 üzerinde gerçekleşen net karşılık gideri ve 3) Beklentimizin yaklaşık %5 üzerinde seyreden faaliyet gideri. Sonuç, çeyreklik bazda %53 ve yıllık bazda %44 gerilemeye işaret ediyor. Dikkat çekici bir şekilde, 15,4 milyar Türk Lirası iştirak katkısı hariç tutulduğunda banka 9,8 milyar Türk Lirası net faaliyet zararı kaydetti; 4 milyar Türk Lirası ertelenmiş vergi geliri de 2Ç26 net kârını destekledi. Yıllıklandırılmış çeyreklik özsermaye kârlılığı 1Ç26'daki %20,1 seviyesinden %9,3'e geriledi. 1Y26 bazında ise 30 milyar Türk Lirası net kâr yıllık bazda büyük ölçüde yatay seyretti. Türk Lirası krediler çeyreklik bazda %6,8 büyüdü; büyümeye öncülük eden tüketici kredi kartları çeyreklik bazda %10,6 genişlerken, Türk Lirası ticari krediler çeyreklik bazda %0,2 geriledi. YP krediler ABD Doları bazında çeyreklik olarak yatay seyretti. Türk Lirası mevduatlar çeyreklik bazda %8,4 büyürken, YP mevduatlar çeyreklik bazda %5 geriledi. Türk Lirası kredi/mevduat oranı %92'ye gerilerken, YP kredi/mevduat oranı %62 seviyesinde gerçekleşti. Swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjı, yükselen fonlama maliyetleri ve Türk Lirası çekirdek makasındaki 200 baz puanlık daralmanın etkisiyle çeyreklik bazda 150 baz puan belirgin şekilde gerileyerek %2,05 seviyesinde gerçekleşti. Bankanın çeyrek içinde vadesiz mevduat tabanını büyütmüş olması, ileride net faiz marjındaki aşınmanın sınırlandırılmasına yardımcı olabilir. Komisyon gelirleri çeyreklik bazda %19 ve yıllık bazda %38 ile belirgin şekilde artarken, 2Ç26 faaliyet gideri büyümesi de yıllık bazda %62 ile güçlü seyretti; bu büyümeye esas olarak personel dışı giderler öncülük ederken, personel giderleri yıllık bazda %42 arttı. Gider/gelir oranı 1Y26'da %73 ile 1Y25'teki seviyesini korudu ve kapsamımızdaki bankalar arasında en yüksek seviyede gerçekleşti. Aktif kalitesi tarafında, net risk maliyeti 2Ç26'da 237 baz puan olarak gerçekleşti (tahminimiz: 206 baz puan) ve çeyreklik bazda 11 baz puan artarak yıllık beklentiyle büyük ölçüde uyumlu seyretti. İşbank, beklentilerini genel olarak aşağı yönlü revize etti: net faiz marjı beklentisi yaklaşık %5 seviyesinden %3,2-3,4 aralığına çekildi, özsermaye kârlılığı beklentisi "enflasyon üzeri reel getiri" ifadesinden ~%20 seviyesine indirildi ve özsermaye kârlılığı beklentisi ~%30'dan ~%25'e düşürüldü. Tahminlerimize göre hisse, 2026 tahminlerimize dayanarak 4,1x F/K ve 0,6x PD/DD çarpanlarıyla işlem görüyor; bu da her iki metrikte de GEM emsallerine kıyasla %59 iskontoya işaret ediyor. Hissenin BIST100'e göre yılbaşından bu yana %21 relatif zayıf performansını dikkate alarak "Endeks Üzeri Getiri" tavsiyemizi ve 20,2 Türk Lirası/hisse olan hedef fiyatımızı koruyoruz; bu da son kapanış fiyatına göre %59 yukarı potansiyele işaret ediyor.
  • Bilanço Değerlendirmesi - CIMSA Çimsa'nın ihracat satış hacmi, ABD'deki yeni tesisin katkısıyla yıllık bazda %8 artarken, zayıf yurt içi talep nedeniyle iç piyasa satış hacmi %7 geriledi. Böylece toplam satış hacmi %1 azalırken, şirketin 2026 yılı ikinci çeyrek cirosu yıllık bazda %10 düşüşle 13,0 milyar Türk Lirası seviyesinde gerçekleşti ve piyasa beklentilerine paralel geldi. Hazır beton ve yapı malzemeleri segmentinde ciro %23 gerilerken, çimento cirosundaki düşüş %3 ile sınırlı kaldı. Uluslararası operasyonlarda hacim artmasına rağmen ihracat gelirleri %9 azaldı. Operasyonel tarafta FAVÖK yıllık bazda %2 düşüşle 2,6 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşirken, faaliyet giderleri ile satışların maliyetindeki gerileme ve özellikle personel giderlerindeki %22'lik düşüş kârlılığı destekledi. Ayrıca yüksek alternatif yakıt kullanım oranı sayesinde FAVÖK marjı geçen yılın aynı dönemindeki %18,6 seviyesinden %20,2'ye yükseldi. Net kâr ise daha düşük ertelenmiş vergi ve finansman giderleri ile 650 milyon Türk Lirası tutarındaki net parasal kazancın katkısıyla yıllık bazda %40 artarak 1,3 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve 791 milyon Türk Lirası seviyesindeki piyasa beklentisini önemli ölçüde aştı. Öte yandan şirketin net borcu çeyreklik bazda %13 artarken, Net Borç/FAVÖK oranı 2,5x'ten 2,7x'e yükseldi. Hisse, 7,1x son on iki aylık FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup BIST çimento sektörü ortalamasına göre %13, son 10 yıllık tarihsel ortalamasına göre ise %17 iskontolu seviyede bulunuyor.
  • Bilanço Değerlendirmesi – KORDS Kordsa'nın 2026 yılı ikinci çeyrek gelirleri, yıllık bazda %29 artarak 9,8 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve hem piyasa beklentisi hem de tahminimizle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti. Lastik güçlendirme segmentinde yoğun rekabet nedeniyle üretim hacimleri gerilerken, kompozit segmenti gelirlerinin yıllık bazda %61 artması ciroyu destekledi. Bu büyümede fiyat artışları etkili olurken, kompozit segmentinin toplam gelirler içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki %25 seviyesinden %30'a yükseldi. Operasyonel tarafta FAVÖK, yıllık bazda %132 artarak 1,2 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve 825 milyon Türk Lirası seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Daha yüksek kârlılık marjına sahip kompozit segmentinin artan katkısı FAVÖK büyümesini desteklerken, maliyet azaltıcı yatırımların etkisiyle satışların maliyeti yalnızca %20 artarak gelir artışının altında kaldı ve brüt kârlılığı olumlu etkiledi. Şirket, 2025 yılının ikinci çeyreğinde açıkladığı 122 milyon Türk Lirası net zararın ardından, 2026 yılının aynı döneminde 560 milyon Türk Lirası net kâr elde etti. Net kârdaki güçlü iyileşmede operasyonel performanstaki artışın yanı sıra, ağırlıklı olarak duran varlık satışlarından kaynaklanan yatırım faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yıllık bazda 15 kat artması etkili oldu. Değerleme tarafında ise hisse, 2026 tahminlerimize göre 11,9x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, 6,7x seviyesindeki tarihsel ortalamasının belirgin üzerinde bulunmakta. 2027 tahminlerimize göre de hisse tarihsel ortalamasına kıyasla yaklaşık %25 primli işlem görmekte Bu nedenle, kompozit segmentindeki büyümenin uzun vadeli potansiyeline rağmen, kısa vadede yüksek değerleme nedeniyle hisseye yönelik temkinli görüşümüzü koruyoruz.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-04082026.pdf  

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
İmalat Sanayi ve Turizm Sektörüne Yönelik Yeni İstihdam Destekleri Yürürlüğe Girdi

Resmî Gazete'de yayımlanan yeni kanunla birlikte istihdamı desteklemeye yönelik çeşitli düzenlemeler yürürlüğe girdi. Düzenlemeler kapsamında imalat sanayi ve turizm sektörlerine sağlanan teşviklerin kapsamı genişletilirken, emekli aylıkları, vergi uygulamaları ve stratejik yatırımlara ilişkin yeni hükümler de hayata geçirildi.



İmalat Sanayine Sağlanan İstihdam Desteği Uzatıldı

Yeni düzenlemeyle imalat sanayine yönelik istihdam desteğinin uygulama süresi 2028 yılı sonuna kadar uzatıldı. Destek uygulamasının devam etmesiyle birlikte sektörün istihdam kapasitesinin korunması ve üretim faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.

İmalat sanayine yönelik teşvik uygulamaları, son yıllarda üretimin sürdürülebilirliğini destekleyen politikalar arasında yer alırken, süre uzatımıyla birlikte işverenlerin mevcut desteklerden daha uzun süre yararlanabilmesinin önü açıldı.

En Düşük Emekli Aylığı Güncellendi

Kanun kapsamında sosyal güvenlik alanında da değişikliğe gidildi. Buna göre en düşük emekli aylığı 23,6 bin Türk Lirası seviyesine yükseltildi.

Yapılan güncelleme, emekli aylıklarına ilişkin yeni ödeme döneminde uygulanacak düzenlemeler arasında yer alıyor.

Kurumlar Vergisinde Örtülü Sermaye Düzenlemesi

Kanunda kurumlar vergisine ilişkin önemli bir değişiklik de yer aldı. Örtülü sermaye uygulamasında dikkate alınan sınır, %50 seviyesinden %25 seviyesine düşürüldü.

Söz konusu değişiklik, kurumlar vergisi uygulamalarında örtülü sermaye hesaplamasına ilişkin esasların yeniden düzenlenmesini öngörüyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
TCMB Döviz Dönüşüm Desteğinde Kapsamlı Düzenlemeler Yaptı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk Lirası’na dönüşümünü destekleyen uygulamaya ilişkin önemli değişiklikleri yürürlüğe aldı. Yeni düzenlemeler, destek mekanizmasının kapsamını güncellerken ihracatçı firmalara yönelik mevcut uygulamaların süresini de uzattı.



Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Dönem

Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ değişikliğiyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin uygulanma esaslarında kapsamlı revizyona gidildi. Yapılan düzenlemeler doğrultusunda firmaların destekten yararlanma koşulları yeniden şekillendirildi.

Yeni sistemde destekten yararlanma kriterleri, firmaların oluşturduğu katma değer ile ilişkilendirildi. Böylece destek mekanizmasının üretim ve ihracat kapasitesiyle daha uyumlu şekilde uygulanması amaçlanıyor.

Döviz Almama Taahhüdü Yerine Döviz Pozisyonu Şartı Getirildi

Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de döviz almama taahhüdü uygulamasının kaldırılması oldu. Bu uygulamanın yerine firmaların döviz pozisyonuna ilişkin yeni bir şart getirildi.

Böylece destekten yararlanacak şirketlerin değerlendirilmesinde taahhüt esaslı yapı yerine döviz pozisyonuna dayalı bir sistem uygulanacak. Değişikliğin uygulama usul ve esasları TCMB tarafından belirlenen çerçevede yürütülecek.

Destek Oranı Temel Olarak %2 Oldu

Yeni düzenlemeye göre döviz dönüşüm desteğinin temel oranı %2 olarak belirlendi. Bununla birlikte daha önce geçici olarak uygulanan %3 oranındaki destek ödemesinin süresi uzatıldı.

Bu kapsamda, %3 oranındaki döviz dönüşüm desteği uygulaması 31 Ocak 2027 tarihine kadar devam edecek. Söz konusu uygulama, daha önce belirlenen geçici sürenin uzatılmasıyla yürürlükte kalacak.

İhracat Bedeli Satış Yükümlülüğünde Süre Uzatıldı

TCMB tarafından yapılan düzenleme kapsamında ihracat bedellerinin Merkez Bankasına satış yükümlülüğüne ilişkin geçici uygulama da uzatıldı.

Buna göre ihracat bedeli satış yükümlülüğünün %35 olarak uygulanmasına yönelik mevcut düzenleme 31 Ocak 2027 tarihine kadar geçerliliğini sürdürecek. Böylece ihracatçılara yönelik mevcut uygulama belirlenen süre boyunca devam edecek.

Son Dönemde Yapılan Düzenlemelerin Devamı Niteliğinde

Son dönemde TCMB, Türk Lirası’na geçişi destekleyen ve ihracat gelirlerinin finansal sisteme kazandırılmasını amaçlayan çeşitli düzenlemeleri hayata geçirdi. Döviz dönüşüm desteğinde uygulanan geçici destek oranlarının daha önce farklı tarihlerde uzatılması ve ihracat bedellerine ilişkin yükümlülüklerde yapılan güncellemeler de bu sürecin bir parçası olarak öne çıktı.

Son değişiklikle birlikte hem destek ödemesi hem de ihracat bedeli satış yükümlülüğüne ilişkin geçici uygulamaların süresi yeniden uzatılmış oldu.

Düzenleme Resmî Olarak Yürürlüğe Girdi

Yayımlanan tebliğ değişiklikleriyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin temel oranı, destekten yararlanma şartları ve geçici uygulamaların süreleri güncellendi. Yeni düzenleme kapsamında firmalar, belirlenen şartları sağlamaları hâlinde döviz dönüşüm desteğinden güncellenen esaslar doğrultusunda yararlanabilecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
Haziran Ayında Rekor İhracat Performansı

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Haziran ayı dış ticaret istatistikleri, Türkiye'nin ihracatta güçlü seyrini sürdürdüğünü gösterdi. Haziran ayında ulaşılan ihracat tutarı, hem ay bazında rekor seviyeye ulaşırken hem de tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracat performansı olarak kayıtlara geçti.



İhracat 24,9 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

Haziran ayında Türkiye'nin ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre %21,7 artış göstererek 24,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. Böylece Haziran ayları bazında bugüne kadar kaydedilen en yüksek ihracat değeri elde edildi. Aynı zamanda bu performans, tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti.

İhracattaki artış, küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde Türkiye'nin dış pazarlardaki varlığını koruduğunu ve ihracat kapasitesini artırmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Yılın İlk Yarısında İhracat Artışını Sürdürdü

Ocak-Haziran dönemini kapsayan yılın ilk altı ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %3,5 artarak 136 milyar ABD Doları’na ulaştı. İlk yarı verileri, yıl genelindeki ihracat performansının istikrarlı bir şekilde devam ettiğini gösterdi.

İlk altı aylık dönemde elde edilen ihracat hacmi, Türkiye'nin dış ticaret faaliyetlerinde büyümenin sürdüğüne işaret ederken, üretim ve ihracat odaklı ekonomik faaliyetlerin devam ettiğini ortaya koydu.

İthalatta da Yükseliş Kaydedildi

Haziran ayında mal ithalatı, geçen yılın aynı ayına göre %23 artışla 35,3 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. İthalattaki artış, dış ticaret hacminin genişlemeye devam ettiğini gösterirken, üretim, yatırım ve tüketim kaynaklı ithalat kalemlerindeki hareketlilik de dış ticaret verilerine yansıdı.

İhracat ve ithalatın birlikte yükselmesiyle birlikte toplam dış ticaret hacmi de önceki yılın aynı dönemine göre artış gösterdi.

Dış Ticaret Açığında Artış

Haziran ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre %26,2 artarak 10,4 milyar ABD Doları seviyesine ulaştı. İthalattaki artış hızının ihracatın üzerinde gerçekleşmesi, dış ticaret açığındaki yükselişte etkili oldu.

İlk yarı verileri, ihracattaki artışın devam etmesine rağmen ithalatın daha yüksek oranda yükselmesinin dış ticaret dengesi üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini gösterdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
TÜİK Temmuz 2026 Enflasyon Verilerini Açıkladı: Yıllık Enflasyon %31,75'e Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ilişkin enflasyon verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) temmuz ayında aylık bazda %1,78 artarken, yıllık enflasyon haziran ayındaki %32,11 seviyesinden %31,75'e geriledi. Böylece yıllık enflasyondaki düşüş eğilimi devam ederken, gerçekleşen veri piyasa beklentilerine oldukça yakın geldi.

Aylık enflasyonda gıda, ulaştırma ve hizmet grupları fiyat artışlarının belirleyici olduğu görülürken, yıllık enflasyondaki gerilemede baz etkisinin yanı sıra sıkı para politikasının iç talep üzerindeki dengeleyici etkileri öne çıktı.


Temmuz 2026 Enflasyonu Beklentilere Yakın Gerçekleşti

Piyasa katılımcıları Temmuz ayında aylık enflasyonun %1,82, yıllık enflasyonun ise %31,80 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu.

Açıklanan veriler ise şu şekilde oldu:

Gösterge

Beklenti

Gerçekleşme

Aylık TÜFE

%1,82

%1,78

Yıllık TÜFE

%31,80

%31,75

Beklentilere oldukça yakın gelen veri, enflasyondaki kademeli düşüş eğiliminin sürdüğünü gösterdi.

Temmuz Ayında Fiyat Artışlarını Hangi Kalemler Sürükledi?

Aylık enflasyona en yüksek katkıyı sağlayan harcama grupları:

  • Gıda ve alkolsüz içecekler
  • Ulaştırma
  • Hizmet grupları

Özellikle gıda fiyatlarındaki artış, tüketici enflasyonu üzerinde etkili olmaya devam ederken ulaştırma ve hizmet sektöründeki fiyat hareketleri de aylık TÜFE'yi yukarı taşıyan başlıca kalemler arasında yer aldı.

Hanehalkı En Fazla Gıda ve Enerji Fiyatlarını Takip Ediyor

TCMB Hanehalkı Beklenti Anketi, tüketicilerin fiyat artışlarını en yoğun hissettiği alanların değişmediğini gösterdi.

Katılımcılara göre önümüzdeki dönemde en fazla fiyat artışı beklenen ürün grupları:

  • Gıda
  • Yakıt
  • Enerji ürünleri

Bununla birlikte gelecek 12 ayda enflasyonun düşmesini bekleyen hanehalkı oranı %17,63'e yükseldi.

Temmuz 2026 Aylık Enflasyonu Kaç Oldu?

Temmuz ayında TÜFE aylık bazda %1,78 arttı.

Yıllık Enflasyon Hangi Seviyeye Geriledi?

Yıllık TÜFE %31,75 olarak gerçekleşti.

Enflasyona En Fazla Hangi Gruplar Katkı Verdi?

Temmuz ayında en yüksek katkı gıda, ulaştırma ve hizmet gruplarından geldi.

TCMB'nin 12 Ay Sonrası Piyasa Enflasyon Beklentisi Nedir?

Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi %23,95 olarak açıklandı.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
Türkiye'nin Enerji İthalat Faturası Haziran'da Yıllık %28,8 Artışla 5,9 Milyar ABD Doları Oldu

BIST 100 günü %1,2 yükselerek kapattı. Bankacılık %2,9 artış kaydederken, sanayi endeksi %0,6 artış gösterdi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %2,9 yükselen teknoloji endeksinden geldi. Model portföyümüz de BIST 100'ün üzerinde %0,2 relatif getiri sağlamıştır.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Avrupa Birliği, Türkiye'nin tarım ürünlerine yönelik gıda güvenliği denetimlerini artırdı AB, Türkiye'den ihraç edilen tarım ürünlerine uygulanan denetimleri son bir yılda sıkılaştırdı. Temmuz 2025'te domates, Ocak 2026'da Antep fıstığı ve ürünleri artırılmış kontrollere dahil edildi. Kuru incir ve kimyonla birlikte dört üründe denetimler arttı, bu da ihracatçılar için ek maliyet ve süre uzamasına neden oluyor.
  • Türkiye ile Maldivler arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması yürürlüğe girdi Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Maldivler arasında 4 Kasım 2024 tarihinde imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması'nın uygulamaya alındığını duyurdu. Bu anlaşma ile 404 üründe ihracatçılarımız tarife avantajı elde ederken, Maldivler lehine de 154 tarife satırında vergi indirimi veya muafiyeti sağlandı. Bakan Bolat, Maldivler'de ortalama %16 olan gümrük vergilerinin 293 üründe tamamen kaldırıldığını belirtti.
  • TCMB'den döviz dönüşüm desteği uygulamasında kapsamlı değişiklikler yapıldı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz dönüşüm desteği tebliğinde değişiklikler yayımladı. Yeni düzenlemeye göre firmalar katma değerleriyle orantılı olarak destekten yararlanacak. Döviz almama taahhüdü yerine döviz pozisyonu şartı getirildi. Döviz dönüşüm desteğinin temel oranı %2 olarak belirlenirken, %3 destek ödemesi ve ihracat bedeli satış yükümlülüğünün %35 olarak uygulanacağı geçici süre 31 Ocak 2027'ye kadar uzatıldı.
  • İmalat sanayi ve turizm sektörlerine yönelik istihdam destekleri yürürlüğe girdi Resmi Gazete'de yayımlanan yeni bir kanunla imalat sanayine istihdam desteği 2028YS'ye kadar uzatıldı ve turizm sektörüne Mayıs-Aralık 2026 döneminde 3,5 bin Türk Lirası istihdam desteği sağlanacak. En düşük emekli aylığı 23,6 bin Türk Lirası’na yükseltildi. Ayrıca nükleer enerji santrali yatırımları için KDV, kurumlar vergisi ve damga vergisi destekleri getirildi, kurumlar vergisindeki örtülü sermaye sınırı %50'den %25'e düşürüldü.
  • TCMB raporuna göre Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığı GSYH'nin %23,2'si seviyesine yükseldi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1Ç26 Finansal Hesaplar Raporu'nu yayımladı. Yurt içi sektörlerin toplam finansal varlıkları 232 trilyon Türk Lirası, yükümlülükleri ise 248 trilyon Türk Lirası olarak gerçekleşti. Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının GSYH'ye oranı bir önceki çeyreğe göre 0,7 puan artarak %23,2'ye ulaştı. Toplam borcun GSYH'ye oranı ise 1Ç26'da %94 olarak kaydedildi.
  • Haziran ayında Türkiye'nin ihracatı, yıllık %21,7 artışla 24,9 milyar ABD Doları’na yükselerek tüm zamanların en yüksek Haziran ayı değerine ulaştı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Haziran ayı dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Haziran'da ihracat, bir önceki yıla göre %21,7 artışla 24,9 milyar ABD Doları’na ulaşarak en yüksek Haziran ayı ihracat değeri oldu ve tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracatını gerçekleştirdi. Yılın ilk yarısında ihracat %3,5 artarak 136 milyar ABD Doları’na yükseldi. Mal ithalatı ise %23 artışla 35,3 milyar ABD Doları’na çıktı ve dış ticaret açığı %26,2 artışla 10,4 milyar ABD Doları oldu.
  • Yıllıklandırılmış turizm geliri 2Ç26'da 65,2 milyar ABD Doları olarak 2025 seviyesini korudu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2026 yılının ikinci çeyrek turizm istatistiklerini değerlendirdi. Jeopolitik gelişmelere rağmen 2Ç26'da yıllıklandırılmış turizm geliri 65,2 milyar ABD Doları ile 2025 seviyesinde kalırken, ziyaretçi sayısı sınırlı gerilemesine karşın kişi başı harcama arttı. Bu durum, savaşın hizmet ihracatı yoluyla cari denge üzerindeki olumsuz etkilerini sınırladı. Bakan Şimşek, konaklama vergisinin %2'den %1'e indirildiğini ve turizm sektörüne 60 milyar Türk Lirası ek finansman sağlandığını belirtti.
  • Türkiye'nin enerji ithalat faturası Haziran'da yıllık %28,8 artışla 5,9 milyar ABD Doları oldu TÜİK ve Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı geçici dış ticaret istatistiklerine göre, Haziran ayında Türkiye'nin toplam ithalatı yıllık %23 artışla 35,3 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. Bu tutarın 5,9 milyar ABD Doları enerji ithalatından oluştu; bu, bir önceki yılın aynı ayına göre %28,8'lik bir artışı temsil ediyor. Ham petrol ithalatı ise aynı dönemde %9,1 azalarak 2,7 milyon tona geriledi.

Şirket Haberleri



  • BVSAN 5,14 milyon Avro tutarında köprü imalat sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt içinde faaliyet gösteren bir firma ile yurt dışında yapılacak köprü imalatı ve teslimi işine ilişkin 5,14 milyon Avro tutarında sözleşme imzaladı. İşin teslimatının 2026 yılının son çeyreği ile 2027 yılının birinci çeyreğinde tamamlanması planlanmaktadır.
  • KGYO 252 milyon Türk Lirası tutarında ipotek tesis etti Şirket, İstanbul Beşiktaş'ta bulunan bir büro niteliğindeki taşınmazı üzerinde, Ziraat Katılım Bankası A.Ş.'den kullanılmış ve kullanılacak krediler için 252 milyon Türk Lirası bedelle birinci derece ipotek tesis edilmesine karar verdi.
  • BURCE maliyet optimizasyonu kapsamında 15 personelin iş akdini sonlandırdı Şirket, operasyonel verimliliği artırmak, maliyet yapısını optimize etmek ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla 31.07.2026 tarihi itibarıyla 6'sı mavi yaka, 9'u beyaz yaka olmak üzere toplam 15 personelin iş sözleşmesini sonlandırdı. Bu gelişme sonrası şirketin toplam çalışan sayısı 64 oldu.
  • OBAMS Hendek fabrikasında üretim kapasitesini artırıyor Şirketin Hendek fabrikasında devreye alma çalışmaları devam etmektedir. Buğday depolama, un ve irmik değirmeni üniteleri ile yardımcı tesisler faaliyete geçmiştir. Makarna üretim hatlarında günlük 800 ton kurulu kapasitenin yaklaşık 550 ton/günlük bölümü devreye alınmış olup, kalan hatların test ve devreye alma çalışmaları sürmektedir. Şirket, tesisin tam kapasiteye ulaşmasını hedeflemektedir.
  • EKGYO Konya Meram ihalesinin ilk oturumunu gerçekleştirdi Şirket, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin 1. oturumunu 31.07.2026 tarihinde gerçekleştirdi. İhaleye 3 istekli ön yeterlilik aşamasında katıldı. İkinci oturum tarihi, ön yeterlilik zarflarının değerlendirilmesinin ardından açıklandı.
  • MEKAG 879 bin Avro değerinde beton santrali siparişi aldı Şirket, yurt içi bir müşteriden 2 adet beton santrali siparişi almıştır. Siparişin toplam bedeli KDV dahil 879 bin Avro oldu.
  • DESA Selçuk'ta 229 metrekarelik yeni bir şube açıyor Şirket, Selçuk/İzmir adresinde 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 229 metrekare büyüklüğünde yeni bir şube açacağını duyurdu.
  • SAHOL, CRFSA'daki %57,1 oranındaki hissesinin Yeni Mağazacılık'a satışını tamamladı Şirket, nominal değeri 72,9 milyon Türk Lirası olan ve CRFSA sermayesinin %57,1’ini temsil eden paylarının tamamını Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye devretti. İşlem, Carrefour Nederland B.V.’nin sahip olduğu %32,1’lik pay ile birlikte CRFSA’nın toplam sermayesinin %89,2’sini kapsadı. Gerekli yasal onayların alınması ve tüm kapanış koşullarının yerine getirilmesinin ardından işlem 31 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı. Böylece Şirket’in CRFSA’daki pay sahipliği ve oy hakları %0 oldu.
  • AZTEK'in kulaklık pazarındaki payı %48,1'e, hoparlör pazarındaki payı ise %54,1'e ulaştı Aztek Teknoloji, 2026 yılının ilk yarısında Türkiye kulaklık pazarında %48,1, hoparlör pazarında ise %54,1 pazar payına ulaştı. Aynı dönemde kulaklık pazarının cirosu yıllık bazda %32,5, hoparlör pazarının cirosu ise %36,4 artış gösterdi.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-03082026.pdf


İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Bankacılık Sektörünün Toplam Mevduatı 32,4 Trilyon Türk Lirası Seviyesine Ulaştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı 24 Temmuz haftasında artış göstererek 32,4 trilyon Türk Lirası seviyesine yükseldi. Mevduat hareketlerinde hem Türk Lirası hem de yabancı para hesaplarında artış kaydedildi.



Toplam Mevduatta Haftalık Artış

Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 24 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre %1,5 artarak 32,4 trilyon Türk Lirası oldu. Söz konusu dönemde mevduat kalemlerinde yükseliş devam ederken, Türk Lirası ve yabancı para hesaplarındaki hareketlilik dikkat çekti.

TCMB verilerine göre, Türk Lirası mevduatlar haftalık bazda %1,6 oranında artarken, yabancı para mevduatlar da %1,7 yükseldi. Böylece bankacılık sektöründeki toplam kaynak yapısında hem yerel para hem de döviz cinsi mevduatlardaki artış sürdü.

Yabancı Para Mevduatlarında Artış

24 Temmuz haftasında yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduat hesaplarında da artış görüldü. Verilere göre, yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatları 2,4 milyar ABD Doları yükseldi.

Yabancı para mevduatlarındaki hareketlilik, bankacılık sektörünün toplam mevduat büyüklüğündeki artışta etkili olan unsurlar arasında yer aldı.

Tüketici Kredileri 6,7 Trilyon Türk Lirası Oldu

Aynı dönemde tüketici kredilerinde de yükseliş kaydedildi. Bankacılık sektörünün tüketici kredileri, 24 Temmuz haftasında %1,2 artarak 6,7 trilyon Türk Lirası seviyesine çıktı.

Kredi hacmindeki artışla birlikte tüketici finansmanı tarafındaki büyüme devam ederken, bankacılık sektörünün toplam bilanço büyüklüğündeki hareketlilik sürdü.

Bankacılık Sektöründe Mevduat Ve Kredi Hacmi Gelişmeleri Yaşanıyor

TCMB’nin haftalık para ve banka istatistikleri, bankacılık sektöründeki mevduat ve kredi hareketlerini yakından takip etmek açısından önemli göstergeler arasında bulunuyor. 24 Temmuz haftasına ilişkin veriler, toplam mevduat büyüklüğünde ve tüketici kredilerinde artış yaşandığını ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Türkiye Tekstil İhracatında İlk Beş Ülke Arasındaki Konumunu Koruyor

Küresel tekstil ticaretinde yaşanan daralmaya rağmen Türkiye, uluslararası pazardaki güçlü konumunu korumayı sürdürüyor. Özellikle teknik tekstil ürünlerinde kaydedilen artış, sektörün ihracat yapısındaki dönüşümü ortaya koyuyor.



Küresel Tekstil İhracatında Daralma Yaşandı

"Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025" verilerine göre, küresel tekstil ihracatı %1,3 gerileyerek 349,3 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti. Küresel ticarette yaşanan bu daralmaya rağmen Türkiye, %3,3'lük payıyla dünyanın en büyük beş tekstil ihracatçısı arasında yer almaya devam etti. Böylece Türkiye, uluslararası tekstil ticaretindeki güçlü konumunu korudu.

Türkiye'nin Tekstil ve Hammaddeleri İhracatı

Rapora göre Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı, bir önceki yıla göre %0,6 azalarak 11,5 milyar ABD Doları olarak kaydedildi. Küresel talepteki yavaşlama ve uluslararası ticaretteki değişen dinamikler, sektörün genel ihracat performansını etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Buna karşın Türkiye, ihracat hacmi bakımından dünyanın önde gelen tekstil üretici ve ihracatçı ülkeleri arasındaki konumunu sürdürdü.

Teknik Tekstil Ürünleri İhracatta Öne Çıktı

Sektörün alt ürün grupları incelendiğinde teknik tekstillerin ihracattaki ağırlığını artırdığı görüldü. Teknik tekstil ihracatı %3,4 artış gösterirken, 2,4 milyar ABD Doları ile tekstil ve hammaddeleri ihracatının en büyük ürün grubunu oluşturdu. Bu gelişme, katma değeri yüksek ürünlere yönelik üretim ve ihracat kapasitesinin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Teknik tekstiller; otomotiv, sağlık, savunma, inşaat, tarım, filtrasyon, koruyucu ekipman ve endüstriyel uygulamalar gibi farklı alanlarda kullanılması nedeniyle küresel ölçekte büyüyen ürün grupları arasında yer alıyor. Bu durum, teknik tekstil ürünlerinin uluslararası pazarlardaki önemini artırıyor.

Katma Değerli Ürünlere Yönelik Dönüşüm Devam Ediyor

Son yıllarda tekstil sektöründe katma değeri yüksek üretime yönelik yatırımların artması, ihracat kompozisyonunda da etkisini gösteriyor. Teknik tekstillerin toplam ihracat içerisindeki payının yükselmesi, sektörün geleneksel ürün gruplarının yanı sıra ileri teknoloji ve özel kullanım alanlarına yönelik üretim kapasitesini geliştirdiğini ortaya koyuyor.

Uluslararası pazarlarda sürdürülebilir üretim, dijitalleşme, geri dönüştürülebilir malzemeler ve yenilikçi tekstil teknolojilerine yönelik talebin artması da teknik tekstil segmentinin büyümesini destekleyen gelişmeler arasında bulunuyor.

Türkiye Küresel Rekabette Güçlü Konumunu Sürdürüyor

Küresel tekstil ihracatındaki daralmaya rağmen Türkiye, üretim altyapısı, tedarik zinciri kabiliyeti, coğrafi konumu ve geniş ürün çeşitliliği sayesinde dünyanın en büyük tekstil ihracatçıları arasında yer almaya devam ediyor. Teknik tekstil ürünlerinde kaydedilen büyüme ise sektörün ihracat yapısındaki dönüşümün hız kazandığını ve yüksek katma değerli ürünlerin toplam ihracattaki ağırlığının arttığını gösteriyor. "Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025" verileri, Türkiye'nin küresel tekstil ticaretindeki güçlü konumunu korurken teknik tekstil alanındaki performansını da geliştirdiğini ortaya koyuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Türkiye, Yapay Zekâ Yatırımlarını Stratejik Öncelikler Arasında Konumlandırıyor

Yapay zekâ teknolojileri, küresel ölçekte ekonomik büyüme, teknolojik dönüşüm ve rekabet gücü açısından stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. Türkiye de bu doğrultuda yapay zekâ yatırımlarını artırmaya, dijital altyapısını güçlendirmeye ve ulusal rekabetçiliğini desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.



Küresel Yapay Zekâ Yatırımlarında Hızlı Büyüme Bekleniyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı, küresel yapay zekâ yatırımlarının 2025 yılı itibarıyla 1,5 trilyon ABD Doları seviyesine ulaşmasının beklendiğini belirtti. Dünya genelinde kamu ve özel sektör tarafından gerçekleştirilen yatırımların artmasıyla birlikte, yapay zekâ uygulamalarının sanayi, sağlık, finans, eğitim, savunma ve kamu hizmetleri başta olmak üzere birçok alanda yaygınlaşması öngörülüyor.

Artan yatırımlar, ülkelerin teknolojik kapasitesini geliştirmenin yanı sıra veri yönetimi, yüksek performanslı hesaplama altyapıları ve nitelikli insan kaynağı gibi alanlarda da yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor.

Veri Yönetimi ve Yapay Zekâ Modelleri Stratejik Öneme Sahip

Açıklamada, kendi verisini etkin şekilde yönetemeyen ve yapay zekâ modellerini geliştiremeyen ülkelerin dijital dönüşüm sürecinde rekabet avantajını kaybedebileceği vurgulandı. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişiminde verinin işlenmesi, güvenli biçimde saklanması ve yerli teknolojilerle değerlendirilebilmesi, ülkelerin dijital egemenliği açısından temel unsurlar arasında yer alıyor.

Bu kapsamda veri merkezlerinin güçlendirilmesi, bulut bilişim altyapılarının geliştirilmesi ve yerli yapay zekâ ekosisteminin desteklenmesi, dijital dönüşüm politikalarının önemli bileşenleri olarak değerlendiriliyor.

Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı Kapsamındaki Çalışmalar Sürüyor

Türkiye, Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı doğrultusunda yapay zekâ alanındaki kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Plan kapsamında kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve teknoloji girişimleri arasında iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Çalışmalar; araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, veri paylaşım mekanizmalarının güçlendirilmesi, kamu hizmetlerinde yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılması ve yenilikçi teknolojilerin üretime kazandırılması gibi başlıklarda ilerliyor.

Nitelikli İnsan Kaynağının Geliştirilmesi Hedefleniyor

Yapay zekâ ekosisteminin sürdürülebilir şekilde büyümesi için nitelikli insan kaynağının artırılması öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Bu doğrultuda eğitim programlarının geliştirilmesi, yapay zekâ alanında uzman yetiştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Mesleki eğitim, yazılım geliştirme, veri bilimi ve makine öğrenmesi gibi alanlarda oluşturulan yeni programlarla dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayacak iş gücünün artırılması amaçlanıyor.

KOBİ'lerin Dijital Dönüşüm Süreci Destekleniyor

Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı'nın önemli başlıklarından birini de küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin dijital dönüşümü oluşturuyor. Yapay zekâ tabanlı çözümlerin üretim süreçlerine entegre edilmesi, verimliliğin artırılması ve rekabet gücünün güçlendirilmesi amacıyla KOBİ'lere yönelik çeşitli destek mekanizmaları uygulanıyor.

Dijitalleşme süreçlerinde bulut teknolojileri, büyük veri analitiği, otomasyon sistemleri ve yapay zekâ uygulamalarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenirken, işletmelerin teknolojik dönüşüme daha hızlı uyum sağlaması amaçlanıyor.

Türkiye'nin Yapay Zekâ Ekosistemi Geliştiriliyor

Türkiye'de son yıllarda teknoloji girişimleri, araştırma merkezleri ve kamu destekli projeler aracılığıyla yapay zekâ ekosisteminin büyümesine yönelik çalışmalar hız kazandı. Yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması, araştırma altyapılarının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, stratejik hedefler arasında yer alıyor.

Kamu destek programları, teknoloji geliştirme bölgeleri ve inovasyon odaklı projeler aracılığıyla yapay zekâ alanındaki girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesi, ülkenin dijital dönüşüm sürecinin önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yapay Zekâ, Dijital Rekabetçiliğin Temel Unsurlarından Biri Olmayı Sürdürüyor

Küresel ölçekte hızlanan teknolojik dönüşüm süreci, ülkelerin yapay zekâ alanındaki yatırımlarını ve stratejik planlamalarını ön plana çıkarıyor. Türkiye de veri yönetimi, yerli yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve işletmelerin dijital dönüşümünün desteklenmesine yönelik politikalarını sürdürerek yapay zekâ ekosistemini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
TÜİK Haziran Ayı İş Gücü İstatistiklerini Açıkladı: İşsizlik Oranı Tarihi Düşük Seviyeye Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 yılı haziran ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini yayımladı. Açıklanan verilere göre işsizlik oranı gerilerken, istihdam ve iş gücüne katılım göstergelerinde de artış kaydedildi.



İşsizlik Oranı Ocak 2005'ten Bu Yana En Düşük Seviyeye İndi

TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde 15 ve üzeri yaş grubundaki işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2,7 milyona geriledi. İşsizlik oranı ise bir önceki aya kıyasla 0,5 puan düşerek %7,6 seviyesinde gerçekleşti.

Bu oran, iş gücü istatistiklerinin aylık olarak hesaplanmaya başlandığı Ocak 2005 döneminden bu yana kaydedilen en düşük işsizlik oranı olarak öne çıktı. Geçen yılın aynı ayına göre ise işsizlik oranında 1 puanlık azalma görüldü.

Cinsiyete göre değerlendirildiğinde işsizlik oranı erkeklerde %6,5, kadınlarda ise %9,8 olarak tahmin edildi.

Genç İşsizlikte Düşüş Devam Etti

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı da haziran ayında gerilemesini sürdürdü. Bir önceki aya göre 1,8 puan azalan genç işsizlik oranı %12,8 olarak hesaplandı.

Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde %10,4, kadınlarda ise %17,3 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Edilen Kişi Sayısı Arttı

Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 227 bin kişi artarak 32,7 milyona yükseldi.

İstihdam oranı ise 0,3 puanlık artışla %48,9 oldu. Bu oran erkeklerde %66,1, kadınlarda ise %32 olarak kaydedildi.

İstihdamdaki artış, iş gücü piyasasında çalışan sayısının yükselmeye devam ettiğini gösterirken, ekonomik faaliyetlerdeki hareketliliğin iş gücü verilerine de yansıdığı görüldü.

İş Gücüne Katılım Oranında Artış Kaydedildi

Haziran ayında mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü, bir önceki aya göre 58 bin kişi artarak 35,5 milyona ulaştı.

İş gücüne katılma oranı ise 0,1 puan artış göstererek %52,9 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde iş gücüne katılım oranı %70,7 olurken, kadınlarda bu oran %35,5 olarak hesaplandı.

İş gücüne katılım oranındaki yükseliş, hem istihdam edilen hem de iş arayan nüfustaki artışı yansıtan göstergeler arasında yer aldı.

Haftalık Fiili Çalışma Süresi Yükseldi

Referans döneminde iş başında bulunan istihdam edilenlerin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de haziran ayında artış gösterdi.

Buna göre haftalık ortalama çalışma süresi bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,6 saate ulaştı.

Atıl İş Gücü Oranında Gerileme Yaşandı

İş gücü piyasasının tamamını değerlendiren göstergelerden biri olan atıl iş gücü oranında da düşüş kaydedildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı haziran ayında bir önceki aya göre 2 puan azalarak %28,8 oldu.

Aynı dönemde zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı %18,5 olarak hesaplanırken, işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı ise %19,2 seviyesinde gerçekleşti.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Açlık Sınırı 36,9 Bin Türk Lirası, Yoksulluk Sınırı İse 120,3 Bin Türk Lirası Olarak Belirlendi

BIST 100 endeksi günlük bazda %1,5 geriledi. Bankacılık %2,4 düşüş kaydederken, sanayi endeksi %0,6 düşüş gösterdi. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %0,1 ile iletişim endeksinde görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Haziran 2026 Aylık Bankacılık Verileri – Zayıf çeyrek: yatay net faiz geliri, artan alım-satım zararları BDDK, Haziran 2026 dönemine ilişkin aylık bankacılık sektörü verilerini yayımladı. Öne çıkan başlıklar şu şekilde: Mevduat bankaları, Haziran ayında 77,4 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Bu tutar, bir önceki aya göre %79, geçen yılın aynı ayına göre ise %2 artış gösterdi. Kârlılıktaki iyileşmede; Ücret ve komisyon gelirlerinin aylık bazda %24 artması, Faaliyet gelirlerinin %36 yükselmesi, Alım-satım zararlarının sınırlı ölçüde azalması, Faaliyet giderlerindeki artışın aylık bazda yalnızca %3 ile sınırlı kalması etkili oldu. Kümülatif olarak değerlendirildiğinde, 2026'nın ilk altı ayında net kâr yıllık bazda %22 arttı. Ancak bu artış, mevcut yıllık enflasyon oranının hafif altında kaldı. Çeyreklik bazda ise 2026 ikinci çeyrek net kârı 58 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki çeyreğe göre %18 azalırken, geçen yılın aynı dönemine göre %60 arttı. Çeyreklik net faiz marjı, 2026 ilk çeyrekteki %5,91 seviyesinden %5,66'ya geriledi. Bu gerilemede, Türk Lirası kredi-mevduat faiz makasının çeyreklik bazda 176 baz puan daralması etkili oldu. Net faiz geliri aylık bazda %5 ile sınırlı bir artış gösterirken, yıllık bazda %55 gibi güçlü bir büyüme kaydetti. Yıllıklandırılmış aylık net faiz marjı %5,78 seviyesinde gerçekleşerek geçen yılın aynı dönemine göre 92 baz puan iyileşti. Türk Lirası çekirdek faiz makası ise aylık bazda yalnızca 12 baz puan artarak %2,72'ye yükseldi. Ücret ve komisyon gelirleri aylık bazda %24, yıllık bazda ise %46 arttı. Faaliyet giderlerindeki disiplin korunurken, aylık artış %3 ile sınırlı kaldı. Buna karşın faaliyet giderlerinin yıllık artış oranı %47 ile yüksek seviyesini korudu. Aktif kalitesi tarafında, takipteki kredi oranı %3,1 olarak gerçekleşti. Risk maliyeti ise Haziran ayında aylık bazda 28 baz puan artarak 235 baz puana yükseldi. Çeyreklik bazda risk maliyeti 201 baz puan ile büyük ölçüde yatay seyretti. Yıllıklandırılmış aylık ortalama özkaynak kârlılığı %19,2'ye gerileyerek, bir önceki aya göre yaklaşık 178 baz puan, bir önceki çeyreğe göre ise 639 baz puan düşüş gösterdi. Aylık bazdaki bu zayıflığın genel olarak beklentilerle uyumlu olduğu değerlendirilmekte. Söz konusu görünümün, Mart ayında jeopolitik gelişmeler ve artan makroekonomik oynaklığa karşı uygulanan fonlama faizi artışının gecikmeli etkilerini yansıttığı düşünülüyor.
  • ABD'nin Türk tekstil ve hazır giyim sektörlerine uyguladığı ek vergiler, Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyecek İstanbul Sanayi Odası Başkanı, ABD'nin Section 301 kapsamındaki yeni vergi düzenlemesinin Türk tekstil ve hazır giyim sektörleri için %12,5 ek gümrük vergisi getirdiğini belirtti. Bu durumun, bazı rakip ülkelere tanınan indirimler karşısında Türkiye için açık bir rekabet eşitsizliği yarattığı ve toplam gümrük vergisi yükünü %25-30 seviyelerine taşıyabileceği ifade edildi.
  • Türkiye, yapay zeka yatırımlarının artırılması ve ulusal rekabetçiliğin korunması için stratejik adımlar atıyor Sanayi ve Teknoloji Bakanı, dünya yapay zeka yatırımlarının 2025 itibarıyla 1,5 trilyon ABD Doları’na ulaşacağını vurguladı. Türkiye'nin kendi verisini yönetemeyen ve yapay zeka modellerini geliştiremeyen ülkelerin "dijital parya" olacağını belirterek, Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında insan gücünün yetiştirilmesi ve KOBİ'lerin dijital dönüşümünün desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
  • Temmuz 2026'da açlık sınırı 36,9 bin Türk Lirası, yoksulluk sınırı ise 120,3 bin Türk Lirası olarak belirlendi TÜRK-İŞ'in Temmuz 2026 araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için gereken açlık sınırı 36,9 bin Türk Lirası, yoksulluk sınırı ise 120 bin Türk Lirası olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 47,7 bin Türk Lirasına ulaştı. Bazı gıda fiyatlarında sınırlı artışlar gözlendi.
  • Bankacılık sektörünün toplam mevduatı 24 Temmuz haftasında 32,4 trilyon Türk Lirası’na yükseldi TCMB verilerine göre, 24 Temmuz haftasında bankacılık sektörünün toplam mevduatı %1,5 artışla 32,4 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Türk Lirası mevduatlar %1,6, yabancı para mevduatlar ise %1,7 yükseldi. Yabancı para mevduatlarında yurt içi yerleşiklerin hesaplarında 2,4 milyar ABD Doları artış gözlendi. Tüketici kredileri %1,2 artışla 6,7 trilyon Türk Lirası oldu.
  • Yurt dışında yerleşik kişiler, 24 Temmuz haftasında toplam 844,5 milyon ABD Doları tutarında menkul kıymet alımı yaptı TCMB verilerine göre, 24 Temmuz haftasında yabancı yatırımcılar hisse senedinde 38,9 milyon ABD Doları, Devlet İç Borçlanma Senedi'nde 805,5 milyon ABD Doları ve Özel Sektör Tahvili'nde 137 milyon ABD Doları olmak üzere toplam 844,5 milyon ABD Doları alım gerçekleştirdi. Yabancıların hisse senedi stoku 41,4 milyar ABD Doları’na, DİBS stoku 17,7 milyar ABD Doları’na ve ÖST stoku 4 milyar ABD Doları’na yükseldi.
  • TCMB PPK özetine göre, enflasyonun ana eğiliminde geçici bir yükseliş bekleniyor TCMB Para Politikası Kurulu'nun 23 Temmuz 2026 toplantı özetine göre, jeopolitik gelişmelerle enerji fiyatları yükseliş eğiliminde. Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının küresel büyümesi 2026YS için %1,7, 2027YS için %2,5 olarak tahmin ediliyor. Küresel enflasyon riskleri sürerken, iç talepte zayıf seyir belirginleşti. Haziran'da tüketici fiyatları %0,99 artarken, yıllık enflasyon %32,11'e geriledi.
  • Haziran 2026'da işsizlik oranı %7,6 ile son yılların en düşük seviyesine geriledi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Haziran 2026 işsizlik oranının %7,6'ya düştüğünü, bunun 2005'ten bu yana en düşük seviye olduğunu açıkladı. Genç işsizlik %12,8'e, kadın işsizliği ise %9,8'e geriledi. Hükümet, reel sektörü toplam 1 trilyon Türk Lirası krediyle desteklerken, emek yoğun sektörlerde çalışan başına aylık 3.500 Türk Lirası istihdam desteği sağlıyor.
  • Haziran 2026'da Hizmet Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,22 geriledi TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da Hizmet Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,22 azaldı. Yıllık bazda %31,84, Aralık 2025'e göre ise %24,07 arttı. Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %0,75, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %4,33 artış görülürken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %6,41, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %5,64 azalış kaydedildi.
  • Temmuz 2026'da ekonomik güven endeksi %0,9 artışla 99,8 seviyesine yükseldi TÜİK verilerine göre, Temmuz 2026'da ekonomik güven endeksi bir önceki aya göre %0,9 artarak 99,8 oldu. Tüketici güven endeksi %2,2 yükselişle 89,8'e çıkarken, reel kesim güven endeksi %0,8 azalarak 101,2'ye geriledi. Hizmet sektörü güven endeksi 112'ye yükselirken, perakende ticaret 111'e, inşaat sektörü ise 83,5'e değişti.
  • Haziran 2026'da işsizlik oranı %7,6 ile son 20 yılın en düşük seviyesine geriledi TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak %7,6'ya düştü. Bu, Ocak 2005'ten bu yana kaydedilen en düşük seviye oldu. Erkeklerde işsizlik %6,5, kadınlarda %9,8 olarak gerçekleşirken, genç nüfustaki işsizlik %1,8 puan azalışla %12,8'e geriledi.


Şirket Haberleri


  • AYDEM Uşak RES kapasitesini 6 MWm artırdı Şirket, Uşak RES kapasite artış projesi kapsamında 6 MWm'lik yeni türbinin devreye alınmasının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildiğini duyurdu. Bu artış ile Uşak RES+Hibrit GES tesisinin toplam kurulu gücü 239,65 MWm'den 245,65 MWm'ye, rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 268,5 MWm'den 274,5 MWm'ye ulaştı.
  • LINK İçişleri Bakanlığı'ndan 4,8 milyon Türk Lirası tutarında ek sipariş aldı Şirket, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen KGYS Genişleme Projesi Malzeme Alımı İşi kapsamında 4,8 milyon Türk Lirası tutarında ilave sipariş onayı aldı.
  • BESTE Gürcistan'da GES projesi için şirket satın alma görüşmelerine başladı Şirket Yönetim Kurulu'nun 30 Temmuz 2026 tarihli kararı doğrultusunda, Gürcistan'ın Gardabani bölgesinde bulunan Güneş Enerji Santrali projesi için Gürcistan'da yerleşik bir şirketin satın alınması hususunda görüşmelere başlandığını duyurdu.
  • MEYSU 2,21 milyar Türk Lirası tutarında tazminat davası açtı Şirket, haksız fiilden kaynaklı piyasa değer kaybı, kâr kaybı ve manevi zarar iddiasıyla, 30 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde asgari 2,21 milyar Türk Lirası tutarında maddi ve manevi tazminat davası ikame etti.
  • BRISA yatırım teşvik belgesi tamamlama vizesini aldı Şirket, İzmit fabrikasında gerçekleştirdiği tevsi yatırımına ilişkin yatırım teşvik belgesinin tamamlama vizesi işlemlerini tamamladı. Bu sayede şirket, yatırımın işletme döneminde sigorta primi işveren hissesi desteği ve vergi indirimi desteğinden yararlanmaya devam edebilecek.
  • EUHOL Ankara'daki gayrimenkulünü 120 milyon Türk Lirası'na sattı Yönetim Kurulu'nun 29 Temmuz 2026 tarihli kararı ile Şirket, Ankara'da bulunan 5 adet bağımsız bölümden oluşan gayrimenkulünü 120 milyon Türk Lirası bedelle satmaya karar verdi.
  • EUREN 21,31 milyon ABD Doları tutarında solar camı satış sözleşmesi imzaladı Şirket, Alfa Solar Sanayi ve Ticaret AŞ ile KDV hariç 21,3 milyon ABD Doları tutarında solar camı satış anlaşması imzaladı. Sevkiyatlar Ağustos ayında başlayıp 2027 Nisan ayında tamamlanacak.
  • GESAN 294,35 milyon Türk Lirası tutarında TEİAŞ ihalesini kazandı Şirket, TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen "İTM-561 Referanslı 154 kV Oğulbey TM Yapım İşi" ihalesini en avantajlı teklifi vererek kazandı. İhale komisyonunun kesinleşen kararı 30 Temmuz 2026 tarihinde şirkete tebliğ edildi. İşin sözleşme bedeli 294,35 milyon Türk Lirası'dır.
  • ORZAX Özbekistan'da 1 milyon ABD Doları sermayeli bağlı ortaklık kurdu Şirket, uluslararası pazarlardaki büyüme hedefleri doğrultusunda, Özbekistan Cumhuriyeti'nde 1 milyon ABD Doları sermayeli 'ORZAX' JV LLC unvanlı bağlı ortaklığını kurdu. ORZAX, şirketin %70 hissesine sahip ve Orta Asya pazarındaki etkinliğini artırmayı hedeflemekte. Özbekistan'ın 38 milyonu aşan nüfusu ve 2,3 ile 3,4 milyar ABD Doları büyüklüğündeki ilaç ve sağlık ürünleri pazarı, bu yatırım için önemli stratejik gerekçeler sunmakta. Kozmetik ve kişisel bakım pazarı 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 978 milyon ABD Doları büyüklüğe ulaşmış olup, 2030 yılına kadar 1,55 milyar ABD Doları seviyesine ulaşması öngörülmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – YKBNK Yapı Kredi, 2026 ikinci çeyrekte solo bazda 10,7 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Sonuç, piyasa beklentisi ve 10,8 milyar Türk Lirası seviyesindeki tahminimizle uyumlu gerçekleşirken, net kâr çeyreklik bazda %47, yıllık bazda ise %5 geriledi. 2026 yılının ilk yarısında net kâr yıllık bazda %36 artarak yıllık enflasyon oranının hafif üzerinde gerçekleşti. Swap etkisinden arındırılmış net faiz marjı 70 baz puan daralarak %3'e gerilerken, net risk maliyeti bankanın %1,50–1,75 seviyesindeki yıllık beklenti aralığının 282 baz puan üzerine çıktı. Ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %17 artarken, faaliyet giderleri insan kaynakları ve diğer gider kalemlerindeki artışın etkisiyle yıllık bazda %34 yükseldi. Yıllıklandırılmış ortalama maddi özkaynak kârlılığı 2026 ikinci çeyrekte %15,7 olarak gerçekleşerek, önceki çeyrekteki %31,4 seviyesine kıyasla belirgin şekilde geriledi. Banka bugün 16.00'da bir telekonferans düzenleyecek olup, ayrıntılı değerlendirme raporu daha sonra paylaşılacak.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-31072026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
FED Faiz Kararını Açıkladı: Faiz Sabit Kaldı, Şahin Mesajlar Öne Çıktı

ABD Merkez Bankası (FED), Temmuz 2026 Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar, piyasalarda sürpriz yaratmazken toplantı sonrası yapılan açıklamalar ve oylama detayları, FED'in enflasyonla mücadelede temkinli duruşunu koruduğunu gösterdi. Özellikle üç üyenin faiz artışı yönünde oy kullanması, para politikasında şahin görüşlerin güç kazandığına işaret etti.


FED Neden Faizleri Sabit Bıraktı?

FED, para politikasında mevcut sıkı duruşunu korurken ekonomik görünümde önemli bir değişiklik olmadığını değerlendirdi.

Karar metninde öne çıkan mesajlar şunlar oldu:

  • Politika faizi %3,50-%3,75 aralığında sabit bırakıldı.
  • Enflasyonun halen %2 hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiği vurgulandı.
  • İş gücü piyasasının güçlü görünümünü koruduğu belirtildi.
  • Para politikasında veri odaklı yaklaşımın sürdürüleceği mesajı verildi.

FED, enflasyonda kalıcı bir düşüş görülene kadar temkinli duruşunu sürdürmeye hazır olduğunun sinyalini verdi.

Oylama Neden Dikkat Çekti?

Toplantının en dikkat çekici gelişmelerinden biri oy dağılımı oldu.

FOMC üyeleri politika faizinin sabit bırakılması yönünde 9'a karşı 3 oy kullandı.

Faiz artışı yönünde karşı oy veren üyeler:

  • Lorie Logan (Dallas FED Başkanı)
  • Beth Hammack (Cleveland FED Başkanı)
  • Neel Kashkari (Minneapolis FED Başkanı)

Üç üye, enflasyonun yeniden ivme kazanma riskine karşı politika faizinin 25 baz puan artırılması gerektiğini savundu.

FED Ekonomiye İlişkin Nasıl Bir Değerlendirme Yaptı?

FED, küresel jeopolitik risklerdeki artışa rağmen ABD ekonomisinin dirençli görünümünü koruduğunu ifade etti.

Karar metninde öne çıkan değerlendirmeler:

  • Ekonomik faaliyet güçlü büyümeye devam ediyor.
  • Sermaye yatırımları ve verimlilik artışı destekleyici görünümünü sürdürüyor.
  • İstihdam artışı iş gücü arzıyla uyumlu ilerliyor.
  • İşsizlik oranı düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor.

Bu değerlendirmeler, FED'in ekonomik aktivitede belirgin bir yavaşlama görmediğine işaret ediyor.

Enflasyon Neden hâlâ Gündemin Merkezinde?

FED, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.

Özellikle;

  • enerji fiyatları,
  • arz kaynaklı maliyet baskıları,
  • bazı sektörlerde devam eden fiyat artışları enflasyonun hedef seviyenin üzerinde kalmasına neden oluyor.

Merkez Bankası, orta vadede fiyat istikrarını sağlama hedefini koruduğunu yineledi.

FED'in Sonraki Adımı Ne Olabilir?

Temmuz toplantısı, FED'in faiz indirimleri konusunda aceleci olmayacağını gösterdi.

Önümüzdeki dönemde;

  • enflasyon verileri,
  • istihdam piyasası,
  • ücret artışları,
  • ekonomik büyüme göstergeleri FED'in para politikası kararlarında belirleyici olmaya devam edecek.

Faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin beklentiler ise açıklanacak makroekonomik verilere bağlı olarak şekillenecek.

FED faizleri değiştirdi mi?

Hayır. FED politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı.

FED neden faiz indirmedi?

Enflasyonun hâlâ %2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve ekonomik aktivitenin güçlü kalması nedeniyle mevcut sıkı para politikası korundu.

Toplantıda neden üç karşı oy çıktı?

Üç FOMC üyesi, enflasyon riskleri nedeniyle faizlerin 25 baz puan artırılması gerektiğini savundu.

FED'in bir sonraki adımı ne olabilir?

Önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri, faiz politikasının yönü açısından belirleyici olacak.
İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
CW Enerji (CWENE) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Güçlü Marjlar Karlılığı Destekledi

CW Enerji (CWENE), 2026 yılının ikinci çeyreğinde operasyonel tarafta güçlü bir performans sergilerken, satış gelirleri beklentilerin bir miktar altında kaldı. Şirketin güneş paneli satış hacmi yıllık bazda artış gösterirken, güneş hücresi satışlarının katkısı ve maliyet optimizasyonu sayesinde FAVÖK marjında dikkat çekici bir iyileşme yaşandı. Güçlü operasyonel kârlılık ve ertelenmiş vergi gelirindeki artışın desteğiyle net kâr yıllık bazda %76 yükselirken, hisse uluslararası benzerlerine göre iskontolu işlem görmeye devam ediyor.


Satış Gelirleri Beklentilerin Altında Kaldı

CW Enerji'nin güneş paneli satış hacmi, ikinci çeyrekte yıllık bazda %12 artışla 326 MW seviyesine yükseldi.

Şirketin net satışları ise %9 artışla 4,5 milyar TL olarak gerçekleşti.

Bununla birlikte satış gelirlerinin beklentilerin altında kalmasında iki temel unsur etkili oldu:

  • Daha önce açıklanan güneş paneli satış sözleşmelerinin beklenenden düşük gerçekleşmesi,
  • Ortalama güneş paneli fiyatlarının reel bazda %21 gerilemesi.

Öte yandan güneş hücresi satışları, ciro büyümesini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıktı.

Operasyonel Kârlılıkta Güçlü İyileşme

Şirketin operasyonel performansı beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

FAVÖK, yıllık bazda %133 artışla yaklaşık 1,0 milyar TL seviyesine ulaşırken, 978 milyon TL seviyesindeki beklentinin hafif üzerinde gerçekleşti.

FAVÖK marjındaki iyileşme dikkat çekti.

Gösterge

2Ç25

2Ç26

FAVÖK Marjı

%11

%23

Marjlardaki iyileşmede;

  • güneş hücresi satışlarının artan katkısı,
  • devam eden maliyet optimizasyonu,
  • operasyonel verimlilik etkili oldu.

Net Kâr %76 Arttı

CW Enerji, ikinci çeyrekte 501 milyon TL net kâr açıkladı.

Net faaliyet giderleri iki katın üzerinde artmasına rağmen;

  • güçlü operasyonel performans,
  • ertelenmiş vergi gelirindeki yaklaşık üç katlık artış
  • net kâr büyümesini destekleyen temel unsurlar oldu.

Bu sonuç, şirketin operasyonel tarafta oluşturduğu güçlü marj yapısının finansallara olumlu yansıdığını gösteriyor.

Borçluluk Görünümü Nasıl?

Şirketin net borcu çeyreklik bazda %17 artış gösterdi.

Buna rağmen;

  • Net Borç/FAVÖK oranı 2,0x
  • Önceki çeyreğe göre yatay seyir şirketin borçluluk göstergelerinde önemli bir bozulma yaşanmadığına işaret ediyor.

CWENE Hissesi Neden İskontolu İşlem Görüyor?

Değerleme tarafında CW Enerji'nin uluslararası benzerlerine göre iskontolu işlem görmeye devam ettiği görülüyor.

Gösterge

Değer

2026T FD/FAVÖK

8,1x

Uluslararası Benzerlerine Göre İskonto

%36


Bu görünüm, güçlü operasyonel performansın sürmesi halinde hisse açısından değerleme tarafında potansiyelin devam ettiğine işaret ediyor.

CW Enerji 2Ç26'da ne kadar net kâr açıkladı?

Şirket, 501 milyon TL net kâr açıkladı.

Satış gelirleri neden beklentilerin altında kaldı?

Güneş paneli satış sözleşmelerinin beklenenden düşük gerçekleşmesi ve panel fiyatlarındaki reel düşüş satış gelirlerini sınırladı.

FAVÖK marjı neden yükseldi?

Güneş hücresi satışlarının katkısı ve maliyet optimizasyonu sayesinde FAVÖK marjı %11'den %23'e yükseldi.

Borçlulukta bozulma var mı?

Net borç artmasına rağmen Net Borç/FAVÖK oranı 2,0x seviyesinde kalarak önceki çeyrekle benzer gerçekleşti.
İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Garanti BBVA (GARAN) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Beklentileri Aşan Karlılık Öne Çıktı

Garanti BBVA (GARAN), 2026 yılının ikinci çeyreğinde 30,4 milyar TL net kâr açıklayarak hem piyasa beklentisinin hem de tahminlerin üzerinde bir performans sergiledi. Beklentilerden güçlü gelen sonuçlarda öngörülenden düşük swap maliyetlerinin ticari zararları sınırlaması ve güçlü komisyon gelirleri etkili olurken, operasyonel giderlerdeki disiplin de kârlılığı destekledi. Buna karşın swap düzeltilmiş net faiz marjındaki daralma ve risk maliyetindeki yükseliş, önümüzdeki dönemde yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor.


Garanti BBVA'nın Net Kârı Beklentileri Nasıl Aştı?

Garanti BBVA, ikinci çeyrekte 30,4 milyar TL net kâr açıkladı.

Bu sonuç;

  • Piyasa beklentisinin,
  • 28,1 milyar TL seviyesindeki tahminimizin yaklaşık %8 üzerinde gerçekleşti.

Net kâr;

  • Yıllık bazda %7 artış gösterirken,
  • Çeyreklik bazda %9 geriledi.
  • İlk altı aylık toplam net kâr ise geçen yılın aynı dönemine göre %19 büyüdü, ancak yıllık enflasyonun altında kaldı.

Beklentilerin Üzerindeki Performansın Arkasında Ne Vardı?

Beklentilerden daha güçlü gelen finansalların temel nedeni, swap maliyetlerinin öngörülenden düşük gerçekleşmesi oldu.

Daha düşük swap maliyetleri sayesinde;

  • ticari zararlar beklentilerin altında kaldı,
  • net kâr olumlu etkilendi.

Ayrıca banka, ücret ve komisyon gelirlerindeki güçlü büyümesini de sürdürdü.

Komisyon Gelirleri Güçlü Seyrini Korudu

Garanti BBVA'nın net ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %36 büyüme kaydetti.

Komisyon gelirlerindeki güçlü artış;

  • müşteri işlemlerindeki canlılık,
  • bankacılık hizmet gelirleri,
  • gelir çeşitliliği açısından olumlu sinyaller vermeye devam etti.

Diğer taraftan banka, operasyonel giderlerini (opex) yıllık bazda %2 azaltarak maliyet disiplinini korudu.

Net faiz marjı geriledi ancak sektörün üzerinde kaldı

İkinci çeyrekte swap düzeltilmiş net faiz marjı 57 baz puan gerileyerek %5,94 seviyesine indi.

Buna rağmen söz konusu marj sektör ortalamasının üzerinde kalmaya devam etti.

Bu durum, bankanın güçlü bilanço yapısını destekleyen önemli unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Risk Maliyetindeki Yükseliş Dikkat Çekti

Çeyrekte öne çıkan başlıklardan biri de net risk maliyeti oldu.

Risk maliyeti yaklaşık 300 baz puan seviyesinde gerçekleşerek bankanın yıllık rehberliğinin üzerinde kaldı.

Karlılık Göstergeleri Ne Söylüyor?

Garanti BBVA'nın yıllıklandırılmış ikinci çeyrek özsermaye kârlılığı (ROE) %26,7 olarak gerçekleşti.

Bununla birlikte;

  • çeyreklik bazda 343 baz puanlık gerileme
  • marjlardaki daralma, kârlılık göstergelerinde normalleşme eğilimine işaret etti.

GARAN Hissesi İçin Değerlendirme

Beklentilerin üzerinde açıklanan net kârın kısa vadede hisse performansını desteklemesi beklenebilir.

Öne çıkan unsurlar:

  • Beklentilerin üzerinde net kâr
  • Düşük swap maliyetleri
  • Güçlü komisyon gelirleri
  • Operasyonel giderlerde disiplin

Buna karşılık;

  • net faiz marjındaki daralma,
  • risk maliyetinin yüksek seyri önümüzdeki dönemlerde yakından izlenmesi gereken başlıklar olarak öne çıkıyor.

Garanti BBVA 2Ç26'da ne kadar net kâr açıkladı?

Banka, 30,4 milyar TL net kâr açıkladı.

Net kâr beklentilerin üzerinde mi gerçekleşti?

Evet. Açıklanan net kâr hem piyasa beklentisinin hem de 28,1 milyar TL seviyesindeki tahminimizin yaklaşık %8 üzerinde gerçekleşti.

Komisyon gelirleri nasıl performans gösterdi?

Net ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %36 büyüdü.

Net faiz marjı hangi seviyede gerçekleşti?

Swap düzeltilmiş net faiz marjı %5,94 seviyesine geriledi ancak sektör ortalamasının üzerinde kalmaya devam etti.
İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Tofaş (TOASO) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Üretim Güçlü, Marj Baskısı Devam Ediyor

Tofaş (TOASO), 2026 yılının ikinci çeyreğinde gelirlerini yıllık bazda %9 artırırken, üretim hacmindeki güçlü büyüme finansalları destekledi. Özellikle K0 platformundaki üretim artışı şirketin kendi üretiminden gerçekleştirdiği satışlara olumlu katkı sağladı. Buna karşın, yurt içi otomotiv pazarındaki yoğun rekabet, fiyatlama baskısı ve yükselen hammadde maliyetleri operasyonel marjları olumsuz etkiledi. Net kâr beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşse de genel görünüm, güçlü üretim performansının zayıflayan operasyonel kârlılıkla dengelendiğine işaret ediyor.


Gelirler ve Üretim Hacmi Nasıl Gerçekleşti?

Tofaş'ın ikinci çeyrek gelirleri yıllık bazda %9 artarak piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti.

Bu büyümede en önemli katkı, üretim tarafındaki güçlü performanstan geldi.

Öne çıkan veriler:

  • Üretim hacmi yıllık %30 arttı.
  • Artışta ağırlıklı olarak K0 platformu üretimi etkili oldu.
  • Şirketin kendi üretiminden yaptığı satışlar yükseldi.

Diğer taraftan ithal araç satış hacimleri, Türkiye otomotiv perakende pazarındaki yavaşlamanın etkisiyle 1Ç26'ya göre gerileme gösterdi.

Operasyonel Marjlarda Neden Daralma Yaşandı?

İkinci çeyrekte operasyonel kârlılık tarafında baskı devam etti.

Net kâr marjı dışında tüm marjlarda gerileme görülürken; FAVÖK marjı yıllık bazda 1,4 puan düştü.

Marjlardaki daralmanın temel nedenleri:

  • Yurt içi pazarda artan rekabet,
  • Fiyatlama baskısı,
  • Ürün karmasındaki değişim,
  • Yükselen hammadde ve üretim maliyetleri.

Bu gelişmeler, üretim hacmindeki güçlü artışa rağmen operasyonel kârlılığı sınırladı.

Net Kâr Beklentilerin Üzerinde Gerçekleşti

Şirketin net kârı, net parasal kazançlardaki iyileşmenin katkısıyla piyasa beklentisinin yaklaşık %2 üzerinde gerçekleşti.

Bu durum, operasyonel taraftaki marj baskısına rağmen finansal sonuçların desteklenmesini sağladı.

Ancak net kâr performansında operasyonel olmayan kalemlerin etkisinin bulunması nedeniyle yatırımcıların operasyonel göstergeleri de yakından takip etmesi önem taşıyor.

Borçluluk ve Nakit Görünümü

İkinci çeyrekte şirketin nakit pozisyonunda gerileme yaşandı.

Bunun başlıca nedenleri:

  • Temettü ödemeleri nedeniyle gerçekleşen nakit çıkışları,
  • K9 platformu yatırımlarının finansman ihtiyacı.

Şirketin yatırım döneminde bulunması nedeniyle nakit kullanımının artması beklenen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

K9 Platformu Yılın İkinci Yarısında Önemli Olabilir

Tofaş açısından yılın geri kalanında en önemli başlıklardan biri K9 platformunun satışlarının başlaması olacak.

Bunun yanında;

  • Türkiye otomotiv perakende talebinde olası toparlanma,
  • Üretim hacmindeki artışın devam etmesi operasyonel performansı destekleyebilir.

Ancak marjlardaki toparlanmanın hızı, büyük ölçüde yurt içi otomotiv pazarındaki rekabet koşullarına bağlı olmaya devam edecek.

TOASO Hissesi İçin Değerleme Ne Söylüyor?

Değerleme tarafında Tofaş hissesi halen yüksek çarpanlarla işlem görse de yılın ikinci yarısında kârlılığın artmasıyla birlikte normalleşme bekleniyor.

Gösterge

Değer

Mevcut FD/FAVÖK

15,7x

2026 Tahmini FD/FAVÖK

12,1x


İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
BİM Hisse Analizi: Güçlü Operasyonel Görünüm ve İskontolu Değerleme Öne Çıkıyor

BİM (BIMAS) için "Endeks Üzeri Getiri" tavsiyesi korunurken, 12 aylık hedef fiyat 546 TL olarak revize edildi. Mevcut seviyelere göre yaklaşık %40 yükseliş potansiyeli sunan hedef fiyat; güçlü operasyonel performans, FILE konseptinin büyümeye katkısı ve uluslararası benzerlerine kıyasla iskontolu değerleme ile destekleniyor. Şirketin nakit üretimi, ölçek ekonomisi ve istikrarlı temettü politikası da uzun vadeli yatırım hikayesini güçlendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor.


BİM'in Büyüme Hikayesi Neden Devam Ediyor?

2026 yılı için BİM'in reel bazda %7 ciro büyümesi gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu büyümenin temel dinamikleri ise şu şekilde öne çıkıyor:

  • Satış alanında yaklaşık %6 büyüme
  • FILE mağazalarının artan katkısı
  • Türkiye operasyonlarında güçlü mağaza performansı
  • Zorlu makroekonomik ortamda indirim marketi modelinin cazibesini koruması

Tahminlere göre şirketin satış gelirleri 2026 yılında yaklaşık 1 trilyon TL seviyesine ulaşabilir.

Uzun vadede ise ortalama %6,2 reel ciro büyümesi öngörülüyor.

FILE Mağazaları Büyümenin Yeni Lokomotifi Olabilir Mi?

BİM'in premium indirim marketi konsepti olan FILE, büyüme hikayesinde giderek daha önemli bir rol üstleniyor.

Öne çıkan göstergeler:

  • 2026 sonunda toplam satışların %12'sinin FILE'dan gelmesi bekleniyor.
  • 1Ç26 itibarıyla FILE mağazalarının metrekare başına satışları, BİM Türkiye mağazalarından %45 daha yüksek seviyede bulunuyor.
  • Tahmin döneminde yılda ortalama 55 yeni FILE mağazası açılması öngörülüyor.

FILE konseptinin daha yüksek ürün karması ve güçlü mağaza verimliliği sayesinde şirketin büyümesine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Marjlarda İyileşme Beklentisi Sürüyor

Şirket için 2026 yılında operasyonel kârlılığın güçlenmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

Beklentiler şu şekilde:

Gösterge

2026 Beklentisi

Reel Ciro Büyümesi

%7

FAVÖK Büyümesi

%16

FAVÖK Marjı

%6,5

Uzun Vadeli Marj

%7


Marjlardaki iyileşmenin;

  • self-checkout sistemleri,
  • elektronik raf etiketleri,
  • dijitalleşme yatırımları,
  • yeni mağaza açılış maliyetlerinin normalize olması gibi verimlilik artırıcı uygulamalar sayesinde desteklenmesi bekleniyor.

Güçlü Nakit Üretimi Yatırım Hikâyesini Destekliyor

BİM'in güçlü bilanço yapısını koruması bekleniyor.

Öne çıkan beklentiler:

  • Sermaye harcamaları/Satış oranı: %3 seviyesinde
  • SNA/Satış oranı: Uzun vadede ortalama %1,6
  • Güçlü net işletme sermayesi yönetimi
  • Yeni dağıtım merkezleriyle lojistik verimlilik

Bu görünüm, şirketin güçlü serbest nakit akışı üretmeye devam edebileceğine işaret ediyor.

BİM hissesi;

  • tarihsel ortalamasına göre yaklaşık %30 iskonto,
  • küresel benzerlerine göre ise yaklaşık %28 iskonto ile işlem görüyor.

Güçlü nakit yaratma kapasitesi, düşük borçluluk ve savunmacı iş modeli dikkate alındığında mevcut değerleme seviyelerinin yatırımcılar açısından cazip olduğu değerlendiriliyor.

BİM İçin Yeni Hedef Fiyat Nedir?

12 aylık hedef fiyat 546 TL olarak revize edildi.

Tavsiye Nedir?

Hisse için "Endeks Üzeri Getiri" tavsiyesi korunuyor.

FILE Mağazaları Neden Önemli?

FILE mağazalarının metrekare başına satış performansı BİM Türkiye mağazalarından daha yüksek seviyede bulunuyor ve büyümenin önemli itici güçlerinden biri olarak görülüyor.

BİM'in 2026 Büyüme Beklentisi Nedir?

Şirket için %7 reel ciro büyümesi ve %16 reel FAVÖK büyümesi öngörülüyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Türkiye'nin İhracatında 2022-2025 Dönemi: Hizmet İhracatı Daha Hızlı Büyüdü

Türkiye'nin ihracat performansı, 2022-2025 döneminde hem mal hem de hizmet ticaretindeki gelişmelerle dikkat çekti. Dönem boyunca toplam ihracat artış gösterirken, hizmet ihracatındaki büyüme oranı mal ihracatının üzerinde gerçekleşti.



Toplam İhracatta Artış Sürdü

2022 yılında 347,5 milyar ABD Doları seviyesinde bulunan Türkiye'nin toplam ihracatı, 2025 yılı itibarıyla 396,5 milyar ABD Doları’na ulaştı. Böylece üç yıllık dönemde toplam ihracatta %14 oranında artış kaydedildi.

Toplam ihracattaki yükseliş, küresel ticarette yaşanan dalgalanmalara rağmen Türkiye'nin dış ticaret hacmini koruduğunu ve ihracatını artırmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.

Hizmet İhracatı Daha Güçlü Büyüme Gösterdi

İncelenen dönemde hizmet ihracatı, mal ihracatına kıyasla daha yüksek bir büyüme performansı sergiledi. Hizmet ihracatı %31 oranında artarak 122,6 milyar ABD Doları’na yükseldi.

Turizm, ulaştırma, lojistik, yazılım, finans ve diğer profesyonel hizmetler, hizmet ihracatının büyümesine katkı sağlayan başlıca alanlar arasında yer aldı. Son yıllarda hizmet sektörünün dış ticaret içerisindeki payının artması, ihracatın çeşitlenmesine yönelik eğilimi de destekledi.

Mal İhracatındaki Artış Devam Etti

Mal ihracatı ise aynı dönemde %8 oranında artış göstererek 273,4 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Sanayi üretimi, otomotiv, kimya, makine, tekstil ve hazır giyim gibi sektörler Türkiye'nin mal ihracatında önemli pay sahibi olmayı sürdürdü. Küresel talepteki değişimler ve uluslararası ticaret koşullarına rağmen mal ihracatındaki büyüme devam etti.

İlk 1000 İhracatçının Toplam İhracattaki Payı

Türkiye'nin ihracat performansında büyük ölçekli firmalar önemli bir konumunu korudu. İlk 1000 ihracatçı firma, 2022-2025 döneminde toplam ihracatın yaklaşık %45 ila %46'lık bölümünü gerçekleştirdi.

Bu tablo, büyük ihracatçı şirketlerin dış ticaret hacmindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü gösterirken, ihracatın önemli bir kısmının geniş bir firma kitlesi tarafından gerçekleştirilmeye devam ettiğini ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 30 Temmuz 2026 Perşembe
Türkiye ve Irak 5 Yeni Anlaşma İmzaladı

BIST 100 günü önceki kapanışa göre %1,2 düşüşle tamamladı. Bankacılık Endeksi günlük bazda %1,1 geriledi, sanayi endeksi ise %1,7 geriledi. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %0,6 ile ticaret endeksinde görüldü.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Türkiye ve Irak, TPAO'nun Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olması ve petrol sevkiyatı anlaşmaları dahil 5 yeni anlaşma imzaladı Türkiye ve Irak arasında Kalkınma Yolu projesi kapsamında 5 anlaşma imzalandı. Bu anlaşma ile 3 milyar varil petrol eşdeğeri rezervin geliştirilmesi hedefleniyor. Enerji Bakanı, TPAO'yu günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket yapma yolunda önemli bir adım atıldığını belirtti.
  • Türkiye'nin tekstil ihracatı teknik tekstil ürünleriyle büyürken, küresel pazarda ilk 5 ülke arasındaki yerini korudu "Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025"e göre, küresel tekstil ihracatı %1,3 gerileyerek USD349.3bn oldu. Türkiye, %3,3'lük payıyla dünyanın en büyük 5. tekstil ihracatçısı konumunu korudu. Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı %0,6 düşüşle USD11.5bn'a gerilerken, teknik tekstil ihracatı %3,4 artış gösterdi ve sektördeki en büyük kalemi USD2.4bn ile teknik tekstiller oluşturdu.
  • Türkiye'de dana kesim fiyatları artan maliyetlere rağmen gerilerken, kırmızı et üreticileri durumdan memnun değil Dana kesim fiyatları, artan yem, işçilik ve bakım maliyetlerine rağmen dört ayda yaklaşık 40 Türk Lirası düşerek yılbaşı seviyesine döndü. Üreticiler ithalat politikalarının fiyatları baskıladığını savunurken, Ulusal Et Konseyi düşüşün spekülatif artışların sona ermesinden kaynaklandığını belirtti. Et ve Süt Kurumu (ESK), üreticiden dana alımına yeniden başlayarak Simental için 580 Türk Lirası/kg, Alaca için 560 Türk Lirası/kg ve ithal Angus için 550 Türk Lirası/kg ödeme yapacağını duyurdu.

Şirket Haberleri


  • HURGZ Adana DPC Şubesi varlıklarını 36,56 milyon Türk Lirası bedelle sattı Şirket, Adana DPC Şubesi envanterindeki hurda niteliğindeki teçhizatlar ile ikinci el ofis ve büro malzemeleri ve baskı makinelerinin toplam 36,56 milyon Türk Lirası bedel üzerinden satışına karar verdi. Satış sonucunda vergi ve diğer işlem maliyetleri öncesinde yaklaşık 34,42 milyon Türk Lirası satış kârı elde edilmesi beklenmektedir.
  • TEHOL bağlı ortaklığı, Unitree Robotics ürünleri için stratejik işbirliği anlaşması imzaladı Şirketin bağlı ortaklığı Tera Robotik Sanayi ve Teknoloji A.Ş., Lumison Teknoloji ve Robotik Sanayi Ticaret A.Ş. ile Unitree markalı robotik ürünlerin (dört ayaklı ve insansı robotlar, robotik kollar, LIDAR ve motor sistemleri ile ilgili yazılım ve aksesuarlar) Türkiye sınırları içerisinde satışı için münhasır alt distribütörlük, sistem entegratörlüğü ve stratejik işbirliği sözleşmesi imzaladı.
  • OZATD 2,3 milyon ABD Doları tutarında gemi tamir bakım sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt dışında mukim üç firma ile toplam 2,3 milyon ABD Doları (yaklaşık 109 milyon Türk Lirası) tutarında üç adet gemi tamir, bakım ve onarım sözleşmesi imzaladı. Sözleşme konusu işin 2026 yılı iş hacmine ve finansal tablolarına olumlu katkı sağlaması beklenmektedir.
  • ATATP bağlı ortaklığı 50 milyon Türk Lirası sermayeli yeni şirket kurdu Şirketin bağlı ortaklığı ATP Capital Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş., Ata Holding A.Ş. ile birlikte motosikletler ve motorlu bisikletlerin perakende ticareti ile elektrikli araçlar için şarj istasyonları işletmek üzere 50 milyon Türk Lirası sermayeli "Voltivo Elektrikli Taşıt Teknolojileri Anonim Şirketi" unvanlı bir şirket kurulmasına karar verdi.
  • MIATK TÜSEB ile 7,5 milyon Türk Lirası tutarında bakım ve teknik destek sözleşmesi imzaladı Şirket, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile TÜSEB Bilgi ve Yönetim Sistemi (TBYS) V2 ve TÜSKAnet için bakım, onarım ve teknik destek hizmet alımına ilişkin 6 aylık bir sözleşme imzaladı. Sözleşme bedeli 7,5 milyon Türk Lirasıdır.
  • BRKVY Denizbank'tan 425,7 milyon Türk Lirası tutarında tahsili gecikmiş alacak portföyü devraldı Şirket, Denizbank A.Ş. tarafından gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışında, 425,7 milyon Türk Lirası anaparaya sahip bireysel nitelikli bir portföyün ihalesini kazandı. İhale konusu alacakların devir işlemleri ve sözleşmenin imza süreci tamamlandı.
  • CLEBI Endonezya'daki iki iştirakinin sermayesini 2,2 milyon ABD Doları artırma kararı aldı Şirket Yönetim Kurulu, Endonezya'daki stratejik büyüme planları kapsamında, havalimanı yer hizmetleri faaliyetlerinde bulunan iştirakleri PT Celebi Aviation Indonesia (CAI) ve PT Prathita Titiannusantara (PTN)'nin sermayelerini artırmaya karar verdi. Şirket, her bir iştirak için yaklaşık 1,1 milyon ABD Doları tutarında, toplamda 2,2 milyon ABD Doları sermaye ödemesi yapacaktır. Sermaye artırımları sonrası Şirket'in ortaklık payları değişmeyecektir.
  • FONET Aydın İl Sağlık Müdürlüğü ile 198,48 milyon Türk Lirası tutarında SBYS hizmet sözleşmesi imzaladı Şirket, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü ile 36 aylık "Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi (SBYS) Hizmet Alımı" sözleşmesini 198,48 milyon Türk Lirası bedelle 29.07.2026 tarihinde imzaladı.
  • MEKAG yurt dışından 651,7 bin Avro tutarında kırma eleme tesisi siparişi aldı Şirketin bağlı ortaklığı Meka İthalat İhracat Pazarlama ve Ticaret A.Ş., yurt dışı yerleşik bir şirketten 651,7 bin Avro tutarında kırma eleme tesisi siparişi aldı.
  • ARMGD yaklaşık 760 bin ABD Doları tutarında atıksu arıtma tesisi yatırımını tamamladı Şirket, yaklaşık 760 bin ABD Doları yatırım bedeliyle biyolojik atıksu arıtma tesisini devreye aldı. Bu yatırım ile atıksuların arıtılması, biyogazın enerji üretiminde değerlendirilmesi ve enerji verimliliğinin artırılması hedeflenmektedir.
  • YEOTK, Çad'da 9,76 milyon ABD Doları tutarında şebeke dijitalizasyon projesi sözleşmesi imzaladı Şirket, yerel ortağıyla kurduğu konsorsiyum ile Çad Ulusal Elektrik Şirketi TchadElec arasında, Dünya Bankası finansmanıyla N’Djamena Elektrik Dağıtım Şebekesi Dijitalizasyon Projesi kapsamında 9,76 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı. Proje, İleri Dağıtım Yönetim Sistemi (ADMS) ve SCADA sistemleri kurulumunu içeriyor.
  • TUPRS'nin kredi notu Moody's tarafından “Ba2” seviyesinde korundu Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Ratings, Şirketin kredi notlarını Ba2 seviyesinde ve görünümünü 'Durağan' olarak korudu. Detaylı bilgiye şirket internet sitesinden ulaşılabilecektir.
  • Bilanço Değerlendirmesi – CWENE Şirketin güneş paneli satış hacmi yıllık %12 artışla 326MW’a yükselirken, net satışlar %9 artışla 4,5 milyar TL’ye ulaştı. Net satışlar, daha önce açıklanan güneş paneli satış sözleşmelerinden beklediğimizden daha düşük gerçekleşme ve ortalama güneş paneli fiyatlarının reel bazda yıllık %21 gerilemesi nedeniyle revize tahminimizin altında kaldı. Buna rağmen, güneş hücresi satışlarının katkısı ciro büyümesini destekledi. Operasyonel tarafta FAVÖK yıllık %133 artışla 1,0 milyar TL’ye yükselerek 978 milyon TL olan tahminimizin hafif üzerinde gerçekleşti. FAVÖK marjı, güneş hücresi satışlarının katkısı ve devam eden maliyet optimizasyonlarının desteğiyle 2Ç25’teki %11 seviyesinden 2Ç26’da %23’e yükseldi. Net kâr tarafında Şirket, yıllık %76 artışla 501 milyon TL net kâr açıkladı. Net faaliyet giderlerinin iki kattan fazla artmasına rağmen, güçlü operasyonel performans ve ertelenmiş vergi gelirindeki yaklaşık üç katlık artış net kâr büyümesini destekledi. Net borç çeyreklik bazda %17 artarken, Net Borç/FAVÖK oranı 2,0x seviyesinde yatay kalarak 1Ç26 seviyesine paralel gerçekleşti. Değerleme tarafında ise hisse, 2026 tahminlerimize göre 8,1x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, uluslararası benzer şirketler ortalamasına kıyasla %36 iskonto taşımaktadır.
  • Bilanço Değerlendirmesi – GARAN Garanti BBVA 2Ç net karını 30,4 milyar TL olarak açıkladı; bu rakam hem piyasa beklentisinin hem de 28,1 milyar TL olan tahminimizin %8 üzerinde gerçekleşti. Net kar yıllık %7 artarken, çeyreklik %9 geriledi. Altı aylık toplam net kar yıllık %19 büyüdü, yıllık enflasyonun altında kaldı. Beklentimizdeki sapmanın temel nedeni, öngörülenden düşük swap maliyetlerinin ticari zararları azaltmasıydı. Komisyon gelirleri yıllık %36 büyüme ile destekleyici olurken, opex %2 gerileyerek iyi kontrol edildi. Swap'a göre düzeltilmiş net faiz marjı 57 baz puan daralarak %5,94'e geriledi, yine de rakiplerin oldukça üzerinde olmaya devam etti. Net risk maliyeti ise yıllık rehberliğin üzerinde 300 baz puan seviyesinde gerçekleşti . Yıllıklandırılmış 2Ç26 özsermaye kârlılığı %26,7 seviyesinde, çeyreklik 343 baz puan geriledi. Banka bugün saat 17:00'de bir telekonferans düzenleyecek. Bugünkü açılışta piyasa reaksiyonu hafif pozitif olabilir.
  • Bilanço Değerlendirmesi – TOASO Şirketin gelirleri yıllık %9 artarak konsensüs beklentilerine paralel gerçekleşti. Üretim hacmi, ağırlıklı olarak K0 üretimindeki artışın etkisiyle yıllık %30 yükselirken, bu artış şirketin kendi üretiminden yaptığı satışları da destekledi. İthal araç satış hacimleri ise son üç ayda Türkiye otomotiv perakende pazarındaki zayıflamayı yansıtacak şekilde 1Ç26’ya kıyasla geriledi. Operasyonel tarafta ve kârlılıkta, net kâr marjı dışında tüm marjlarda daralma görülürken, FAVÖK marjı yurt içi pazardaki artan rekabetin fiyatlama ve ürün karması üzerindeki baskısı ile yükselen hammadde ve girdi maliyetlerinin etkisiyle yıllık 1,4 puan geriledi. Net kâr ise net parasal kazançlardaki iyileşmenin desteğiyle konsensüsün %2 üzerinde gerçekleşti. Borçluluk ve likidite tarafında, temettü ödemelerine bağlı nakit çıkışları ve K9 platformu yatırımının finansman ihtiyacı nedeniyle nakit seviyesi çeyrek boyunca geriledi. Genel olarak, üretim artışının zayıf operasyonel kârlılık ve devam eden marj baskısıyla büyük ölçüde dengelenmesi nedeniyle TOASO’nun 2Ç26 sonuçlarını Nötr olarak değerlendiriyoruz. Yılın geri kalanında Türkiye otomotiv perakende talebinde olası toparlanma ve K9 platformu satışlarının başlamasıyla operasyonel momentumun kademeli olarak iyileşmesini beklerken, marjlardaki toparlanmanın hızının yurt içi pazardaki rekabet koşullarına bağlı kalacağını düşünüyoruz. Değerleme açısından TOASO mevcut durumda 15,7x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görürken, yılın geri kalanında kârlılığın artmasıyla 2026 tahminlerimize göre çarpanın 12,1x seviyesine normalize olmasını bekliyoruz. Yıl sonu değerlememize göre mevcut seviyelerden yaklaşık %22 yükseliş potansiyeli görüyoruz. Şirket, 2Ç26 sonuçlarına ilişkin telekonferansını bugün İstanbul saatiyle 17:00’de gerçekleştirecek.

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz:

https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-30072026.pdf
İkon-ok
QNB Araştırma 29 Temmuz 2026 Çarşamba
FED'in Temmuz Toplantısı Öncesinde Gözler Faiz Kararında

ABD Merkez Bankası'nın Temmuz ayı para politikası toplantısı küresel piyasalarda yakından takip ediliyor. Piyasaların temel beklentisi politika faizinin sabit bırakılması yönünde olsa da enflasyondaki kalıcılık riski ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, istihdam piyasasına dair endişelerin önüne geçerek sürpriz bir faiz artışı ihtimalini tamamen gündemden çıkarmış değil. Nitekim piyasa katılımcıları 2026 yılında 50 baz puanlık faiz artırımını %75 ihtimalle fiyatlıyor.



Piyasaların Temel Beklentisi Faizin Sabit Kalması

FED'in iki gün süren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından politika faizini mevcut seviyesinde bırakması ana senaryo olarak öne çıkıyor. Haziran ayında açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin altında gelmesi ve kritik kategorilerde yavaşlama görülmesi faiz artışı yönündeki baskıyı bir miktar azaltırken, piyasa katılımcıları karar metni ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın açıklamaları ile üyelerin faiz artırımına dair görüşlerine odaklanmış durumda.

Bununla birlikte, enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, gümrük tarifelerinin maliyetler üzerindeki etkisi ve çekirdek enflasyondaki yavaşlamanın duraksaması nedeniyle faiz artışı ihtimali de tamamen dışlanmıyor. Son piyasa fiyatlamaları, politika faizinin sabit tutulmasının daha olası olduğunu gösterirken, sınırlı da olsa faiz artışı beklentisi korunuyor.

Enflasyon Görünümü FED'in Karar Sürecinde Belirleyici Olmayı Sürdürüyor

FED yetkilileri yılın ilk bölümünde gümrük vergileri ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisinin geçici olacağını değerlendiriyordu. Ancak çekirdek enflasyondaki gerilemenin beklenenden yavaş ilerlemesi ve bazı fiyat baskılarının kalıcılık göstermesi, para politikasında daha temkinli bir yaklaşımın sürmesine neden oldu.

Özellikle enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendirilirken, FED'in temel hedefi olan fiyat istikrarına ulaşma sürecinin beklenenden uzun sürebileceği ifade ediliyor. 

Kevin Warsh'ın Mesajları Yakından İzleniyor

FED Başkanı Kevin Warsh'ın bu toplantı sonrasında vereceği mesajlar, kararın kendisi kadar önem taşıyor. Warsh, göreve gelmesinden bu yana önceki dönemlerden farklı olarak para politikasına ilişkin önceden yönlendirme yapmama yaklaşımını benimsedi. Faiz patikasına ilişkin net sinyaller vermekten kaçınan Warsh, enflasyonun FED'in hedefi doğrultusunda kalıcı şekilde düşürülmesine odaklandıklarını vurguluyor.

Karar Metni Bu Toplantıda Daha Fazla Önem Kazanıyor

Temmuz toplantısında FED'in ekonomik projeksiyonlarını ve üyelerin faiz tahminlerini içeren güncellenmiş beklenti tablosunu yayımlamayacak olması nedeniyle karar metnindeki ifadeler daha yakından incelenecek. Piyasalar özellikle enflasyon risklerine yönelik değerlendirmelerde yapılabilecek olası değişikliklere odaklanıyor.

Fed İçinde Görüş Ayrılıkları Dikkat Çekiyor

Son dönemde FED üyeleri arasında para politikasına ilişkin farklı değerlendirmeler öne çıkıyor. Bazı üyeler enflasyon risklerinin devam ettiğini savunarak daha sıkı para politikasını desteklerken, bazı üyeler ise son enflasyon verilerindeki iyileşmenin beklenmesi gerektiğini düşünüyor.

Dallas FED Başkanı Lorie Logan ve Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack'ın enflasyon konusunda daha şahin bir duruş sergilediği değerlendirilirken, toplantıda farklı oy kullanabilecek üyeler de yakından takip ediliyor. 

Son Faiz İndirimi Ne Zaman Gerçekleşti?

FED, önceki faiz indirim sürecinin ardından son aylarda politika faizini değiştirmeyerek bekle-gör yaklaşımını benimsedi. Kevin Warsh başkanlığındaki Haziran 2026 toplantısında da politika faizi sabit bırakılmıştı. Böylece Fed, üst üste toplantılarda faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek enflasyon görünümünü izlemeyi tercih etti.

2026 yılının başında piyasalarda en az bir faiz indirimi beklentisi bulunmasına rağmen, enflasyonun hedef seviyeye beklenenden yavaş yaklaşması ve enerji fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle bu beklentiler önemli ölçüde zayıfladı. Son dönemde bazı ekonomistler faiz indirimi yerine yıl içerisinde ilave faiz artışı ihtimalinin de masada olduğunu değerlendiriyor
İkon-ok
QNB Araştırma 29 Temmuz 2026 Çarşamba
Türkiye'de İmalat Sanayinde Katma Değer, İhracat ve Verimlilik Göstergeleri Güçleniyor

Türkiye'de imalat sanayine ilişkin açıklanan güncel veriler, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve iş gücü verimliliğinde uzun vadeli artışın sürdüğünü ortaya koyuyor. Son dönemde açıklanan göstergeler, sanayi üretimindeki yapısal gelişimin farklı alanlarda devam ettiğine işaret ediyor.



İmalat Sanayi Katma Değeri Önemli Ölçüde Arttı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye'nin imalat sanayi katma değeri 41 milyar ABD Doları seviyesinden 250 milyar ABD Doları'nın üzerine yükseldi. Bu artış, imalat sanayinin ekonomik büyüklüğü içerisindeki payının güçlenmesine katkı sağlayan gelişmeler arasında yer aldı.

İmalat sanayinde katma değerin yükselmesi; üretim kapasitesindeki artış, teknoloji yatırımları ve sanayideki dönüşüm süreçleriyle birlikte değerlendirilen temel göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.

İhracat Hacmi 278 Milyar ABD Doları'na Ulaştı

Açıklanan verilere göre Türkiye'nin ihracatı 36 milyar ABD Doları seviyesinden 278 milyar ABD Doları’na yükseldi. İhracattaki bu artış, üretim kapasitesindeki gelişmeler ve uluslararası pazarlara erişimin genişlemesiyle birlikte değerlendiriliyor.

Son yıllarda özellikle yüksek katma değerli üretim, teknoloji odaklı yatırımlar ve ihracatta ürün çeşitliliğinin artırılmasına yönelik uygulamalar, dış ticaret performansını destekleyen başlıklar arasında yer alıyor.

Çalışan Başına Reel Üretimde Uzun Vadeli Artış

Verilere göre çalışan başına reel üretim, 2002–2025 döneminde %105 oranında arttı. Aynı dönemde kaydedilen artışın, OECD ortalamasının yaklaşık 3,5 katı seviyesinde gerçekleştiği bildirildi.

Çalışan başına üretim verileri, sanayide verimlilik düzeyinin izlenmesinde kullanılan temel göstergeler arasında bulunurken; üretim teknolojileri, otomasyon uygulamaları ve dijital dönüşüm yatırımları bu alandaki gelişmeleri destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

2026 Yılının İlk Çeyreğinde Saat Başına Üretim Artışı Devam Etti

2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin açıklanan verilere göre, sanayide çalışılan saat başına üretim %5,1 arttı. Bu gösterge, üretim süreçlerinde verimlilik artışının yılın ilk döneminde de devam ettiğini ortaya koydu.

Saat başına üretim verileri, sanayi sektöründe iş gücü verimliliği ve üretim performansının izlenmesinde kullanılan temel ölçütlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Sanayi Politikalarında Üretim ve Teknoloji Odaklı Yaklaşım Sürüyor

Son dönemde uygulamaya alınan sanayi politikalarında; yüksek teknoloji üretiminin artırılması, stratejik sektörlerde yatırım kapasitesinin geliştirilmesi, dijital dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve yeşil dönüşüm süreçlerinin desteklenmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

İmalat sanayine ilişkin açıklanan katma değer, ihracat ve verimlilik göstergeleri de bu politika alanlarında yürütülen çalışmaların ekonomik göstergelere yansıyan sonuçları arasında değerlendiriliyor.

Güncel Veriler Sanayide Üretim Performansına İşaret Ediyor

Açıklanan güncel göstergeler, Türkiye'nin imalat sanayisinde katma değer, ihracat ve üretim verimliliği alanlarında uzun vadeli artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin üretim verileri de sanayi sektöründeki verimlilik göstergelerinde yükselişin devam ettiğini gösteriyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 29 Temmuz 2026 Çarşamba
Türkiye ile Irak Arasındaki Ticaret Hacminde Yeni Hedef: 30 Milyar ABD Doları

Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler, ticaret ve yatırım alanlarında atılan yeni adımlarla gelişimini sürdürüyor. İki ülke arasında mevcut ticaret hacminin orta vadede artırılması hedeflenirken, müteahhitlik hizmetleri ve altyapı projeleri de iş birliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor.



Ticaret Hacminin 30 Milyar ABD Dolarına Çıkarılması Hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Irak arasındaki mevcut 17 milyar ABD Doları seviyesindeki ticaret hacminin orta vadede 30 milyar ABD Doları’na yükseltilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Bu hedef doğrultusunda iki ülke arasında ticaretin kolaylaştırılmasına, ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslar ve ekonomik iş birliği toplantıları kapsamında ticaretin artırılmasına yönelik yeni mekanizmalar ele alınırken, Kalkınma Yolu Projesi gibi bölgesel bağlantı projeleri de Türkiye-Irak ticaret ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Irak, Türkiye'nin En Büyük Ticaret Ortakları Arasında Yer Alıyor

Irak, Türkiye'nin dış ticaretinde önemli bir konuma sahip bulunuyor. Mevcut veriler doğrultusunda Irak, Türkiye'nin en büyük beşinci ticaret ortağı konumunda yer alıyor. İki ülke arasındaki ticaret; enerji, sanayi ürünleri, gıda, inşaat malzemeleri, tekstil ve çeşitli tüketim ürünlerini kapsayan geniş bir ürün yelpazesi üzerinden yürütülüyor.

Sınır ticaretinin geliştirilmesi, lojistik altyapısının güçlendirilmesi ve gümrük süreçlerinin hızlandırılması yönündeki çalışmaların, ticaret hacminin artırılması hedefini destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığı belirtiliyor.

Türk Müteahhitlik Sektörü Irak'ta Güçlü Konumunu Koruyor

Türk müteahhitlik sektörü, Irak'ta bugüne kadar önemli sayıda projeye imza attı. Türk müteahhitleri tarafından ülkede toplam 1.157 proje tamamlanırken, söz konusu projelerin toplam değeri yaklaşık 40 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Tamamlanan projeler; ulaştırma, enerji, konut, sağlık, eğitim ve altyapı yatırımları gibi farklı alanları kapsıyor. Irak, Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası faaliyet gösterdiği en önemli pazarlardan biri olmayı sürdürüyor.

Ekonomik İş Birliğinde Yeni Dönem

Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler; ticaret, yatırım, ulaştırma ve müteahhitlik alanlarında yürütülen iş birlikleriyle gelişimini sürdürüyor. Ticaret hacminin 30 milyar ABD Doları’na çıkarılması hedefi doğrultusunda atılacak adımların, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesine ve bölgesel ticaretin artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

İkon-ok
Back to Top