QNB Invest - Invest Odak

QNB Araştırma 7 Ağustos 2026 Cuma
Yurt Dışında Yerleşik Kişiler Türkiye'den 185,9 Milyon ABD Doları Değerinde Hisse Senedi Sattı

BIST 100 günü önceki kapanışa göre %0,7 yükselişle tamamladı. Bankacılık %0,6 düşüş kaydederken, sanayi endeksi %1,3 artış gösterdi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %2,4 yükselen teknoloji endeksinden geldi. Model portföyümüz BIST 100'ün %1,1 üzerinde performans göstermiştir.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Türkiye'nin İsviçre'den lüks saat ithalatı, küresel düşüşe rağmen 2026'nın ilk yarısında büyüdü İsviçre'nin toplam saat ihracatı 2026'nın ilk yarısında %0,7 düşerken, Türkiye'ye yapılan ihracat %6,9 artışla 165,2 milyon İsviçre Frangı'na ulaştı. Bu rakam, yaklaşık 9,6 milyar Türk Lirası'na denk geliyor. Türkiye, İsviçre saat ihracatında 17. en büyük pazar konumunu korurken, Haziran ayında %26'lık artışla 33,7 milyon İsviçre Frangı'na ulaşan aylık ihracat ivmesi dikkat çekti.
  • Türkiye'nin savunma ve havacılık sektörü, Temmuz 2026 itibarıyla ihracatını 11,2 milyar ABD Doları'na taşıyarak güçlü büyümesini sürdürdü Savunma ve havacılık sanayisi, 2025'te 10 milyar ABD Doları üzerinde ihracatla kapatmasının ardından 2026'da da büyümeyi sürdürdü. Temmuz 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracat 11,2 milyar ABD Doları'na ulaşırken, sektörün toplam ihracattaki payı %4'e yükseldi. Yıllıklandırılmış bazda %40 artış kaydeden sektör, tüm sektörler arasında ilk sırada yer aldı. Ocak-Temmuz döneminde ise ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %26,2 artışla 5,8 milyar ABD Doları'na çıktı.
  • Yurt dışında yerleşik kişiler geçen hafta Türkiye'den 185,9 milyon ABD Doları değerinde hisse senedi sattı TCMB verilerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler geçen hafta 185,9 milyon ABD Doları hisse senedi ve 129,9 milyon ABD Doları ÖST satarken, 164 milyon ABD Doları Devlet İç Borçlanma Senedi aldı. Hisse senedi stoku 41,4 milyar ABD Doları'ndan 39,6 milyar ABD Doları'na geriledi.
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın toplam rezervleri 31 Temmuz haftasında 1,8 milyar ABD Doları artarak 164,4 milyar ABD Doları'na yükseldi TCMB'nin brüt döviz rezervleri 31 Temmuz itibarıyla 1,4 milyar ABD Doları artışla 63,8 milyar ABD Doları'na ulaştı. Altın rezervleri ise 427 milyon ABD Doları artarak 100,6 milyar ABD Doları oldu. Böylece toplam rezervler 162,6 milyar ABD Doları'ndan 164,4 milyar ABD Doları'na çıktı.

Şirket Haberleri

  • ALFAS'ın Astronergy ile gerçekleştirdiği güneş paneli hücresi üretim tesisi yatırımı planlandığı şekilde ilerliyor Şirketin, Almanya merkezli Astronergy Europe GmbH ile birlikte Türkiye'de entegre wafer ve güneş hücresi üretim tesisi kurulmasına yönelik ortak girişim projesi, planlanan takvim doğrultusunda ilerlemekte. Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi'nde inşası süren tesisin fiziki tamamlanma oranı yaklaşık %90 seviyesine ulaşırken, üretiminin 1Ç27'de başlaması hedefleniyor.
  • MARMR İstanbul'da şube açılmasına karar verdi Şirket Yönetim Kurulu, 06.08.2026 tarihinde İstanbul'da şube açılmasına karar verdi. Bu kararın, şirketin stratejik ihtiyaçları doğrultusunda alındığı belirtildi.
  • CWENE Adana'da yeni bayisini faaliyete geçirdi Şirket, Adana'da CW Plus Bayisi'nin açılışını gerçekleştirdi. Yeni bayi, CW Kurumsal Hizmetler ve Pazarlama A.Ş.'nin belirli ürün gruplarına ilişkin satış, pazarlama ve satış sonrası destek hizmetlerini yürütecek.
  • LINK ASELSANNET projesini başarıyla tamamladı Şirket, ASELSANNET firması ile imzalanan sözleşme kapsamında yer alan Özel Güvenlik Teknolojileri Ürünlerinin temin ve teslimat sürecini başarıyla tamamladı. Proje kapsamında tüm teslimatlar gerçekleştirilmiş ve proje bedeli faturalandı. Bu tamamlanan proje şirketin sektörel konumunu güçlendirdi.
  • GLCVY 415,7 milyon Türk Lirası tutarındaki bireysel alacak portföyünün devrini tamamladı Şirket, Akbank T.A.Ş.'nin satışa çıkardığı 3 bireysel portföyden 415,7 milyon Türk Lirası anapara büyüklüğündeki 1 bireysel portföyün ihalesini kazandığını ve ilgili alacakların devir ve temlik işlemlerinin tamamlandığını duyurdu.
  • SMRVA 415,7 milyon Türk Lirası tutarındaki bireysel alacak portföyünün devrini tamamladı Şirket, Akbank T.A.Ş.'nin tahsili gecikmiş alacak ihalesinde satışa çıkarılan 415,7 milyon Türk Lirası anapara büyüklüğündeki bireysel portföyü kazandığını ve alacakların devir ve temlik işlemlerinin tamamlanarak 06.08.2026 itibarıyla tahsilat sürecine dahil edildiğini duyurdu.
  • ANSGR, 2026 Ocak-Temmuz döneminde brüt prim üretimini 62,5 milyar Türk Lirası'na yükseltti Şirket, 01.01.2026 – 31.07.2026 döneminde bağımsız denetimden geçmemiş brüt prim üretiminin bir önceki yılın aynı dönemine göre %20,5 artışla 62,5 milyar Türk Lirası'na ulaştığını açıkladı.
  • EKGYO, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı İhalesi'nin 2. oturum tarihini açıkladı Şirket, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin Açık Artırma-Kapalı Zarf Teklif Alma bölümünü içeren 2. oturumunun 12.08.2026 tarihinde yapılacağını duyurdu.
  • IEYHO iştiraki, İngiltere ihracatları için CARES BES 6001 sertifikasını aldı Şirketin iştiraki Işıklar İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş., İngiltere ihracatları için önemli olan CARES BES 6001 sertifikasyonunu iyi dereceyle almaya hak kazandı. Bu sertifika ile ihracat satışlarının olumlu yönde gelişmesi hedefleniyor.
  • GESAN Sivas Belediyesi'nin 402,5 milyon Türk Lirası tutarındaki GES ihalesini kazandı Şirket, Sivas Belediyesi tarafından düzenlenen "Sivas Belediyesi GES-4 ve GES-5 Güneş Enerji Santrali Yapım İşi" ihalesini 402,5 milyon Türk Lirası bedelle kazandı. Söz konusu tutar, şirketin son 12 aylık net satışlarının %1,7'sine karşılık gelmekte. Projede kullanılacak güneş panelleri ve konstrüksiyon ekipmanları dolaylı bağlı ortaklığı Peak PV Solar A.Ş. tarafından, ana şalt ekipmanları ise bağlı ortaklığı Europower Enerji A.Ş. tarafından temin edilecek.
  • ALVES Enerjisa'nın kablo ihalesini 172,5 milyon Türk Lirası karşılığında kazandı Şirket, Enerjisa Grubu şirketlerinden Avrupa Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından düzenlenen kablo ihalesini kazandı. Sözleşme bedeli 3,62 milyon ABD Doları olup, bu tutar şirketin son 12 aylık cirosunun %1,4'üne karşılık gelmekte. Şirket, sözleşmenin imzalanması için davet mektubunu aldığını açıkladı.
  • SEGMN bağlı ortaklığı ENF Gıda, 3,15 milyon ABD Doları tutarında ürün satış sözleşmesi imzaladı Şirketin bağlı ortaklığı ENF Gıda, ABD merkezli bir müşteriyle 3,15 milyon ABD Doları tutarında, şirketin son 12 aylık net satışlarının %4,3'üne karşılık gelen bir ürün satış sözleşmesi imzaladı ve ön ödemeyi tahsil etti. Sözleşme kapsamındaki teslimatlar, taraflar arasında mutabık kalınan takvime göre gerçekleştirilecek.
  • ARDYZ Umman Deniz Kuvvetleri projesi için 780 bin ABD Doları tutarında sipariş aldı Şirket, son kullanıcısı Umman Deniz Kuvvetleri olan bir proje kapsamında, savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir firmadan DELL sunucu çözümleri ve NVIDIA grafik işlem teknolojilerini de içeren bilişim ekipmanlarının tedarikine yönelik 780 bin ABD Doları tutarında sipariş aldı. Söz konusu tutar, şirketin son 12 aylık cirosunun %0,6'sına karşılık gelmekte.
  • ZERGY, Zeray Dora Hill Projesi imar şerhiyle ilgili idari para cezası aldığını ancak ruhsatların tamamlandığını duyurdu Şirket, Zeray Dora Hill Projesi'nin imar şerhiyle ilgili olarak SPK'ya ek süre başvurusunun kamuya açıklanmadığı gerekçesiyle idari para cezası uygulandığını belirtti. Verilen ek süre zarfında gerekli işlemlerin tamamlandığı ve tadilat ruhsatlarının alındığı, söz konusu gelişmelerin KAP aracılığıyla duyurulduğu ifade edildi. Proje değeri halka arz portföyüne dâhil edilmemiştir.
  • GLYHO, Lisbon Cruise Port'taki payını %60'a yükseltti Şirket, dolaylı bağlı ortaklığı Global Ports Holding aracılığıyla, Lisbon Yolcu Limanı'nı işleten Lisbon Cruise Port'taki payını Royal Caribbean Cruises'dan %10 oranında ek hisse devralımıyla %50'den %60'a çıkardı. Hisse devri tamamlandı.
  • Bilanço Değerlendirmesi – EREGL Şirketin satış hacmi 2,1 milyon ton olarak gerçekleşirken, yıllık bazda %19 artış gösterdi ve çeyreksel bazda ise yatay kaldı. Yassı çelik satışlarının toplam satışlar içindeki payı yaklaşık %88 seviyesinde büyük ölçüde korunurken, soğuk haddelenmiş rulo ürünlerinin toplam satışlar içindeki payı bir önceki çeyrekteki %18 seviyesinden %20’ye hafif yükseldi; ancak 2Ç25’teki %23 seviyesinin altında kaldı. Ortalama satış fiyatı çeyreksel bazda %5 artarak küresel fiyat hareketleriyle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşirken, ciro tarafındaki olumlu sapma ağırlıklı olarak beklentimizin yaklaşık %4 altında kalan tahminimize kıyasla daha yüksek gerçekleşen satış hacminden kaynaklandı. FAVÖK/ton, 1Ç26’daki 63 ABD Doları/ton seviyesinden 68 ABD Doları/ton’a yükselerek beklentimizle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti. Birim nakit maliyetler çeyreksel bazda neredeyse yatay kalırken, personel giderlerindeki yaklaşık 5 ABD Doları/ton artış, birim enerji maliyetlerindeki düşüş ile dengelendi. Buna bağlı olarak şirketin FAVÖK üretimi ABD Doları bazında yıllık %36 artarken, çeyreksel bazda %9 iyileşerek beklentimizle uyumlu gerçekleşti. Net kâr tarafında ise şirket, özkaynak yöntemiyle muhasebeleştirilen yatırımlara ilişkin verilen avanslar için yaklaşık 48 milyon ABD Doları tutarında değer düşüklüğü gideri kaydederken, finansal giderler altında çeyreksel bazda kur farkı cironun oluşmaması, net faiz giderlerindeki gerileme ile dengelendi. Diğer taraftan şirket, gelecek yıl uygulanacak kurumlar vergisi oranındaki değişiklik nedeniyle ertelenmiş vergi kalemlerinde gerçekleşen ters çevrimlerin etkisiyle 9,3 milyar Türk Lirası tutarında ertelenmiş vergi geliri kaydetti. Bu doğrultuda net kâr beklentimizin %68 üzerinde gerçekleşti. Şirketin faaliyetlerden yaratılan nakit akımı 92 milyon ABD Doları olurken, işletme sermayesi ihtiyacındaki 53 milyon ABD Doları bedeliyle bozulmaya rağmen çeyrek içerisinde 25 milyon ABD Doları serbest nakit akımı yaratıldı. Bir önceki çeyrekte bu rakam 339 milyon ABD Doları seviyesindeydi. Çeyrek içerisinde gerçekleştirilen temettü ödemesinin ardından şirketin net borcu 1Ç26 sonundaki 709 milyon ABD Doları seviyesinden 1Y26 sonunda 848 milyon ABD Doları’na yükseldi. Önümüzdeki çeyreklerde FAVÖK/ton tarafında ilave iyileşme beklemekle birlikte, 2Ç26 seviyesinin normalize edilmiş seviyenin hâlen %47 altında olduğunu ve mevcut piyasa koşullarının kısa vadede normal seviyelere doğru güçlü bir toparlanmaya işaret etmediğini not ediyoruz. 2026 tahminlerimize göre hisse 9,1x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, bu seviye küresel benzer şirket ortalaması olan 6,3x’in üzerindedir. Altın rezervlerine ilişkin olası haber akışı hisse açısından potansiyel bir katalizör olmaya devam etse de, kısa vadede yüksek değerleme çarpanları nedeniyle temkinli duruşumuzu koruyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – OYAKC Şirketin yurt içi çimento satış hacmi yıllık bazda %5 artarken, ihracat hacmi %28 yükseldi ve böylece ihracatın toplam satış hacmi içindeki payı %10’a ulaştı. Ciro 2Ç26’da yıllık bazda %5 gerileyerek 15,6 milyar Türk Lirası seviyesinde gerçekleşti ve hem beklentimiz hem de piyasa beklentisiyle büyük ölçüde uyumlu oldu. Bu gelişmede ortalama çimento fiyat artışlarının ortalama enflasyon oranının altında kalması etkili oldu. İhracat cirosu yıllık bazda %14 artarken, çimento segmenti cirosu büyük ölçüde yatay seyretti. Hazır beton segmenti cirosu ise ağırlıklı olarak olumsuz hava koşullarının etkisiyle yıllık %14 daraldı. Operasyonel tarafta, diğer faaliyet ciro ve giderleri dahil düzeltilmiş FAVÖK yıllık bazda %4 artarak 3,9 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve beklentimizle uyumlu gerçekleşti. İyileşme, alternatif yakıt kullanımındaki artış ve Nisan 2026’da devreye alınan yeni güneş enerji santrallerinin katkısıyla hammadde, enerji ve elektrik maliyetlerinde yıllık bazda görülen %11’lik düşüşten destek aldı. Böylece FAVÖK marjı 2Ç25’teki %22,6 seviyesinden 2Ç26’da %24,7’ye yükseldi. Net kâr tarafında şirket, 2Ç26’da 2,1 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Bu rakam beklentimizin %18, piyasa beklentisinin ise %40 üzerinde gerçekleşmesine rağmen yıllık bazda %38 geriledi. Yıllık düşüşün temel nedenleri 896 milyon Türk Lirası tutarındaki vergi gideri ve yatırım faaliyetlerinden elde edilen cirodaki azalma oldu. 2026 tahminlerimize göre hisse 4,4x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, bu seviye küresel benzer şirket ortalamasına göre %41 iskontoya işaret etmekte. Hisse için 34,2 Türk Lirası hedef fiyatımızı ve Endeks Üzeri Getiri tavsiyemizi koruyoruz. İskontolu değerlemesi ve Türkiye geneline yayılmış coğrafi olarak çeşitlendirilmiş üretim tesislerinin sağladığı yüksek talep ortamındaki güçlü teslim kapasitesi sayesinde, hisseyi BIST çimento sektörü içerisindeki öne çıkan tercihimiz olarak değerlendirmeye devam ediyoruz. Şirket bugün saat 11:00’de bir çevrim içi yatırımcı toplantısı düzenleyecektir.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-07082026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 6 Ağustos 2026 Perşembe
Altın Neden Yükseliyor? Fiyatları Etkileyen Küresel ve Ekonomik Dinamikler

Altın fiyatları son dönemde küresel piyasalarda yeniden güçlü bir yükseliş eğilimine girdi. Jeopolitik gerilimin gevşemesine dair iyimserlik, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım beklentilerini törpülemesi, Dolar Endeksi'nde geri çekilmeye ve yatırımcıların güvenli liman arayışı, altın fiyatlarının yönünü belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.



Altın Fiyatlarında Son Dönemde Yaşanan Yükseliş

Ağustos ayının ilk haftasında ons altın üst üste dört işlem gününde değer kazanarak yaklaşık yedi haftanın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Aynı dönemde gram altın da uluslararası piyasalardaki yükselişin etkisiyle tarihi yüksek seviyelerine yakın işlem gördü.

Piyasalardaki yükseliş yalnızca jeopolitik risklerin gevşemesine yönelik iyimser beklentilerden kaynaklanmıyor. Küresel ekonomiye ilişkin değişen enflasyon beklentileri, merkez bankalarının para politikaları ve yatırımcı davranışları da altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

ABD Dolar Endeksi'ndeki Gerileme Altını Destekliyor

Altın ile ABD Doları arasında uzun yıllardır ters yönlü bir ilişki bulunuyor. ABD Dolar Endeksi'nin zayıflaması, dolar cinsinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha ulaşılabilir hâle gelmesini sağlıyor. Bu durum uluslararası talebin artmasına katkıda bulunuyor.

Bunun yanında ABD tahvil getirilerindeki gerileme de yatırımcıların alternatif yatırım araçları yerine altına yönelmesini destekleyen faktörlerden biri olarak öne çıkmakta.

FED'in Faiz Beklentileri Neden Önemli?

Altın, faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olduğu için merkez bankalarının faiz politikalarından doğrudan etkileniyor. Faizlerin yükselmesi veya yükselmeye devam edeceği beklentisi, yatırımcıların faiz getirisi sunan varlıklara yönelmesine neden olabiliyor.

Son dönemde açıklanan ekonomik veriler, ABD ekonomisinde istihdam artışının yavaşladığına işaret etti. Özellikle özel sektör istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması, FED'in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerin zayıflamasına neden oldu.

Faiz artışı ihtimalinin azalması ise altın fiyatlarını destekleyen en önemli gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Orta Doğu'daki Diplomatik Gelişmeler ve Hürmüz Krizi Altın Fiyatlarını Nasıl Etkiliyor?

Son haftalarda Orta Doğu'da diplomatik girişimlerin hız kazanması piyasalarda yakından takip ediliyor. Özellikle İran ile Umman arasında yürütülen diplomatik temaslar ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin çözüm arayışları, enerji piyasalarında fiyatlamaları etkileyen gelişmeler arasında bulunuyor.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olduğu için bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel finans piyasalarını da etkiliyor. Boğazdaki gerilimin azalabileceğine yönelik beklentiler petrol fiyatları üzerindeki baskının hafiflemesine neden olabiliyor. Petrol fiyatlarının gerilemesi ise enerji kaynaklı enflasyon risklerinin düşebileceği beklentisini güçlendiriyor. İran ile Umman'ın boğazdan geçecek bir nakliye koridoru konusunda anlaşmaya varması, Ortadoğu'dan enerji akışının artabileceği beklentisini güçlendirmekte. Bu gelişme petrol fiyatlarında düşüşe neden olurken, piyasalarda enflasyon ve faiz görünümüne ilişkin endişelerin azalmasına katkı sağlıyor.

Enflasyon baskısının azalması, merkez bankalarının faiz artırma ihtiyacını azaltabileceği yönündeki beklentileri destekliyor. Bu zincirleme etki sonucunda altın yatırımcıları açısından daha olumlu bir görünüm oluşabilir.

Jeopolitik Riskler Altında Önemli Midir?

Jeopolitik gelişmeler çoğu zaman yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini sağlıyor. Ancak bu ilişkinin her zaman aynı yönde işlemediği görülmekte. Gerilimlerin petrol fiyatlarını sert şekilde yükseltmesi durumunda küresel enflasyon beklentileri güçlenebiliyor. Böyle bir senaryoda merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı beklentisi oluşabiliyor. Bu da altın üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Buna karşılık diplomatik ilerleme sayesinde petrol fiyatlarının gerilemesi ve faiz artışı beklentilerinin zayıflaması, altın fiyatlarını destekleyebiliyor. Bu nedenle jeopolitik gelişmelerin altına etkisi tek başına değerlendirilmiyor; petrol fiyatları, enflasyon beklentileri ve para politikalarıyla birlikte ele alınıyor.

Yatırım Fonlarının Altına İlgisi Yeniden Artıyor

Altın fiyatlarında yaşanan son yükselişte yatırım fonlarının pozisyonları da dikkat çekiyor. Son aylarda borsa yatırım fonlarından gerçekleşen satışların yavaşlaması ve yatırımcı talebinin yeniden güçlenmesi, fiyatların toparlanmasını destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Küresel ölçekte merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam etmesi de orta ve uzun vadede altın talebini destekleyen gelişmeler arasında yer alıyor.

Gram Altın Neden Ons Altından Farklı Hareket Edebiliyor?

Türkiye'de gram altının fiyatı yalnızca ons altına bağlı olarak değişmiyor. Gram altının hesaplanmasında uluslararası ons altın fiyatı ile ABD Doları/Türk Lirası kuru birlikte belirleyici oluyor. Bu nedenle ons altının yatay seyrettiği dönemlerde kurdaki yükseliş gram altının değer kazanmasına neden olabiliyor. Benzer şekilde ons altın yükselirken döviz kurunun sabit kalması da gram altın fiyatlarının artmasını sağlayabiliyor.

Hem ons altındaki yükseliş hem de kurdaki artışın aynı döneme denk gelmesi durumunda gram altındaki yükseliş daha belirgin hâle gelmekte.

İkon-ok
QNB Araştırma 6 Ağustos 2026 Perşembe
Türkiye'nin 2026 Yılı İkinci Çeyrek Turizm Gelirleri Açıklandı

Türkiye, 2026 yılının ikinci çeyreğinde turizm sektöründe ziyaretçi sayısı ve gelir bakımından dikkat çeken bir performans sergiledi. Açıklanan veriler, turist harcama alışkanlıklarında yaşanan değişimi de ortaya koydu.

İkinci Çeyrekte Turizm Geliri 15,7 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

2026 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye'yi toplam 15,8 milyon turist ziyaret etti. Aynı dönemde elde edilen turizm geliri 15,7 milyar ABD Doları olarak kaydedildi. Böylece yılın ikinci çeyreğinde hem ziyaretçi sayısı hem de turizm gelirleri yüksek seviyelerde gerçekleşti.

Türkiye'nin yılın ilk yarısında turizm hareketliliğini sürdürmesi, yaz sezonunun başlamasıyla birlikte sektördeki canlılığın devam ettiğini gösteren veriler arasında yer aldı.

Turist Harcamalarında Öncelikler Değişti

İkinci çeyrek verileri, turistlerin harcama tercihlerinde önemli değişiklikler yaşandığını ortaya koydu. Enflasyonun etkisiyle giyim harcamaları %22, hediyelik eşya harcamaları ise %14 oranında azaldı.

Buna karşılık ziyaretçilerin temel ihtiyaçlar ve zorunlu harcamalara daha fazla yöneldiği görüldü. Turistlerin isteğe bağlı alışveriş yerine daha planlı harcama davranışı sergilediği verilerle desteklendi.

Sağlık Turizmi Gelirlerini Desteklemeye Devam Ediyor

Sağlık harcamaları, ikinci çeyrekte artış gösteren kalemler arasında yer aldı. Bu kapsamda sağlık harcamaları %11 artarak 834 milyon ABD Doları’na ulaştı.

Son yıllarda sağlık turizmine yönelik yatırımların artması ve Türkiye'nin uluslararası hasta kabulündeki kapasitesinin genişlemesi, sağlık harcamalarının turizm gelirleri içerisindeki payını destekleyen gelişmeler arasında bulunuyor.

Harcama Dağılımındaki Değişim Dikkat Çekti

Veriler, turistlerin alışveriş odaklı harcamalarını azaltırken sağlık ve zorunlu ihtiyaçlara yönelik harcamalarını artırdığını ortaya koydu. Özellikle giyim ve hediyelik eşya harcamalarındaki gerileme ile sağlık harcamalarındaki artış, ikinci çeyrek turizm istatistiklerinde öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Bu eğilim, ziyaretçi harcamalarının kompozisyonunda yaşanan değişimi gösterirken, turizm gelirlerinin farklı harcama kalemleri üzerinden şekillenmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 6 Ağustos 2026 Perşembe
THY Trafik Raporu: Yolcu Trafiği Büyümeyi Sürdürürken İlk Yarı Finansal Sonuçları Açıklandı

Türk Hava Yolları, 2026 yılına ilişkin operasyonel ve finansal verilerini açıklamayı sürdürdü. Şirketin yayımladığı trafik verileri ile yılın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlar, yolcu ve kargo taşımacılığındaki büyümenin devam ettiğini ortaya koydu.

Mayıs Ayında Yolcu Sayısı 7,9 Milyonu Aştı

Türk Hava Yollarının açıkladığı aylık trafik verilerine göre, Mayıs 2026 döneminde toplam yolcu sayısı 7,9 milyon olarak gerçekleşti. Bu dönemde yurt içi yolcu sayısı 2,7 milyon yurt dışı yolcu sayısı ise 5,1 milyon oldu.

Mayıs ayında yolcu doluluk oranı %84 olarak kaydedilirken, Arz Edilen Koltuk Kilometre 23 milyon seviyesine ulaştı. Aynı dönemde taşınan kargo ve posta miktarı ise 203 bin ton olarak gerçekleşti.

Ocak-Mayıs Döneminde Yolcu Sayısı %7,3 Arttı

Yılın ilk beş aylık dönemine ilişkin verilere göre Türk Hava Yolları toplam 36,4 milyon yolcu taşıdı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 34 milyon seviyesinde bulunurken, böylece yolcu sayısında %7,3 artış kaydedildi.

Aynı dönemde Arz Edilen Koltuk Kilometre büyümesi %6,5 oldu. Yurt dışı yolcu sayısı %7,7 artışla 24,1 milyona yükselirken, yurt içi yolcu sayısı %6,3 artışla 12,3 milyon olarak gerçekleşti.

Toplam kargo taşımacılığı da büyümesini sürdürdü. Ocak-Mayıs döneminde taşınan toplam kargo ve posta miktarı %13,5 artış göstererek 955 bin tona ulaştı.

Bölgesel Yolcu Dağılımında Farklı Eğilimler Görüldü

Ocak-Mayıs döneminde bölgesel yolcu verileri farklı performanslar ortaya koydu. Orta Doğu hattında, Nisan ve Mayıs aylarında görülen gerilemenin etkisiyle yolcu sayısı %20 azaldı.

Diğer bölgelerde ise artış devam etti. Uzak Doğu hatlarında yolcu sayısı %23,4, Afrika hatlarında %16,8 ve Avrupa hatlarında %11,1 artış gösterdi.

İlk Yarıda Satış Gelirleri 585,1 Milyar Türk Lirasına Ulaştı

Şirketin konsolide satış gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre %43 artarak 585 milyar 69 milyon Türk Lirası’na yükseldi. Aynı dönemde konsolide net kâr 18,9 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk altı ayında şirketin net kârı 25,1 milyar Türk Lirası seviyesinde bulunuyordu.

Toplam Varlıklar ve Net Borçta Artış Kaydedildi

2026 yılının ilk yarısı itibarıyla Türk Hava Yolları’nın toplam varlıkları, yılın ilk çeyreğine göre %9 artış göstererek 2,3 trilyon Türk Lirası’na ulaştı.

Aynı dönemde şirketin net borcu ise %17 artışla 620,3 milyar Türk Lirası olarak açıklandı.

Operasyonel Büyüme Devam Ediyor

2026 yılına ait trafik verileri, Türk Hava Yollarının yolcu ve kargo operasyonlarında büyümenin sürdüğünü gösteriyor. Yurt içi ve yurt dışı yolcu sayılarındaki artışın yanı sıra kapasite ve kargo taşımacılığındaki yükseliş de yılın ilk beş ayında operasyonel faaliyetlerin genişlemeye devam ettiğini ortaya koydu.

Yılın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarda ise satış gelirlerinde artış kaydedilirken, şirketin bilançosunda toplam varlıklar ve net borç kalemlerinde yükseliş gerçekleşti.

İkon-ok
QNB Araştırma 6 Ağustos 2026 Perşembe
Türkiye 2Ç26'da 15,7 Milyar ABD Doları Turizm Cirosu Elde Etti

BIST 100 günü yatay tamamladı. Günlük bazda bankacılık endeksi %1,3 geriledi, sanayi endeksi de %1,7 arttı. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %2,3 yükselen halka arz endeksinden geldi. Model portföyümüz de BIST 100'ün üzerinde %0,7 relatif getiri sağlamıştır.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Türkiye'nin 2026 yılı ikinci çeyrek turizm cirosu 15,7 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti Türkiye, 2026 yılı ikinci çeyreğinde 15,8 milyon turist ağırlayarak 15,7 milyar ABD Doları turizm cirosu elde etti. Enflasyonun etkisiyle giyim ve hediyelik eşya harcamaları sırasıyla %22 ve %14 azalırken, sağlık harcamaları %11 artarak 834 milyon ABD Doları'na ulaştı. Turistlerin alışverişten kaçınarak zorunlu ve sağlık harcamalarına yöneldiği görüldü.
  • TCMB'nin sıkı para politikası, piyasadan 1 trilyon Türk Lirası'nın üzerinde para çekerek likiditeyi daralttı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, temmuz ayında piyasadan 1 trilyon Türk Lirası'nın üzerinde para çekerek sıkı para politikasını sürdürdü. Net fonlama negatif seyrederken, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %40'ta kaldı. Bu durum, Kapalıçarşı ve reel sektörde Türk Lirası likiditesi sıkıntısına yol açarken, ticari aktivitenin yavaşlamasına neden oldu.
  • BDDK, kalkınma ve yatırım bankalarının kredi sınırlarını sıkılaştırarak ana sermayeye oranını %30'a düşürdü BDDK'nın yeni düzenlemesine göre, kalkınma ve yatırım bankalarının bir kişiye veya risk grubuna kullandırabileceği kredilerin ana sermayeye oranı %40-60 aralığından %30'a düşürüldü. Bankanın dahil olduğu risk grubuna yönelik kredi sınırı ise %35-55 aralığından %25'e çekildi. Aşım durumunda, bireysel/grup aşımları 1 Nisan 2027'ye, bankanın risk grubuna yönelik aşımlar ise 1 Ekim 2026'ya kadar giderilmeli.


Şirket Haberleri


  • EBEBK Temmuz 2026 ziyaretçi sayılarını açıkladı Şirket, Temmuz 2026 mağaza ve ebebek.com ziyaretçi sayılarını açıkladı. Temmuz 2026'da mağaza ziyaretçi sayısı 4,97 milyon, ebebek.com ziyaretçi sayısı 11 milyon olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk yedi ayında mağaza ziyaretçi sayısı 34,1 milyon, ebebek.com ziyaretçi sayısı ise 85,1 milyon oldu.
  • TTKOM 2026 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı Şirket, 2026 ikinci çeyrek konsolide finansal ve operasyonel sonuçlarını duyurdu.
  • DESA 40 milyon Türk Lirası sermayeli yeni iştirak kurdu Şirket, biomateryal faaliyetleri için 40 milyon Türk Lirası sermayeli "Nuera Biofabrikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş." unvanlı %100 bağlı ortaklık kurma kararı aldı.
  • AVGYO, Joy Hotel Batumi Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı JSC'nin satın alan şirket unvanında düzeltme yaptı Şirket, 11 Mart 2026 tarihli önceki açıklamasında, Joy Hotel Batumi Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı JSC'yi satın alan şirketin unvanının sehven hatalı yazıldığını belirtti. Doğru şirketin ünvanı 'Metro Atlas Georgia JSC' olarak düzeltilmiştir.
  • GMTAS Gimat Arena 2. Etap Projesi'nde önemli ilerleme kaydetti Şirket, Gimat Arena 2. Etap Projesi inşaat faaliyetlerinde önemli ilerleme kaydettiğini duyurdu. B1 ve B2 blokların betonarme imalatları tamamen tamamlandı, ortak alan imalatlarında önemli ölçüde ilerleme sağlandı. B1 blokta cephe, alüminyum doğrama ve cam imalatları tamamlandı. Projede yürüyen merdiven montajı tamamlandı, panoramik asansör dışında asansör imalatları tamamlandı ve otopark alanları kullanıma hazır hale getirildi. B2 blok cephe ve doğrama imalatları ile ofis katlarına ilişkin ince işler devam etmektedir. Yeni bağımsız bölümlere ilişkin kat irtifakı kuruldu ve tapular teslim alındı. Doğalgaz ve enerji bağlantılarına ilişkin ilgili kurum süreçleri devam etmekte.
  • DCTTR 160,2 milyon Türk Lirası tutarında buğday satışı gerçekleştirdi Şirket, yurt içi bir alıcıya toplam 160,2 milyon Türk Lirası tutarında buğday satışı gerçekleştirdi.
  • KRGYO'nun Sarıyer'deki arazisine kamulaştırmasız el atılması davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozdu Şirketin İstanbul Sarıyer'deki arazisinin bir kısmına kamulaştırmasız el atılmasına ilişkin davada, Bölge Adliye Mahkemesi yerel mahkeme kararını bozdu. Mahkeme, bilirkişi incelemesindeki eksiklikler ve Hazine adına tescil gerekliliği gibi nedenlerle dosyayı yeniden görülmesi için mahkemesine iade etti.
  • BOBET 700 milyon Türk Lirası tutarında hazır beton tedarik sözleşmesi imzaladı Şirket, Ram And Sons İnşaat ve Dış Tic. A.Ş. ile Rams Ayazağa Projesi kapsamında 700 milyon Türk Lirası tutarında hazır beton üretimi ve tedariki sözleşmesi imzaladığını bildirdi.
  • Bilanço Değerlendirmesi – KCAER Şirketin satış hacmi yıllık bazda %4,3 artarken, çeyreklik bazda %18 toparlandı ve beklentilere büyük ölçüde paralel gerçekleşti. Katma değerli ürünlerin toplam satışlar içindeki payı %45,1’den %50,5’e yükseldi. Ancak ABD Doları bazında birim satış fiyatlarının yıllık %3,5 gerilemesi, ciro tarafında hafif bir sapmaya neden oldu. FAVÖK/ton, bir önceki çeyrekteki 114 ABD Doları’ndan 125 ABD Doları’na yükseldi. Şirket, son üç çeyrektir devam eden güçlü toparlanma eğilimini korurken, ABD sevkiyatlarının bulunmamasına rağmen 110 ABD Doları/ton seviyesinin üzerinde kalmayı başardı ve borsada işlem gören çelik şirketlerinin çoğundan daha iyi performans gösterdi. Birim nakit maliyetlerde çeyreklik bazda görülen %9’luk düşüş, operasyonel iyileşmenin temel nedeni oldu ve FAVÖK/ton beklentimizin hafif üzerinde gerçekleşti. İşletme sermayesi ihtiyacı 5,2 milyon ABD Doları azalırken, net yatırım harcamalarının negatif gerçekleşmesi nakit pozisyonunu destekledi ve finansal borçların azalmasına katkı sağladı. Buna rağmen net borç, 2026 ilk çeyrekteki 66 milyon ABD Doları’ndan 2026 ilk yarı sonunda 68 milyon ABD Doları’na yükseldi. Artan faiz maliyetleri nedeniyle net finansal giderler yükselirken, faaliyet dışı giderlerde de artış görüldü. Bununla birlikte, beklentilerin üzerinde gerçekleşen FVÖK performansı ile birlikte, kurumlar vergisi oranındaki değişiklik ve ertelenmiş vergi karşılıklarının iptalinden kaynaklandığı düşünülen 311 milyon Türk Lirası tutarındaki ertelenmiş vergi geliri, net kârı destekledi. Sonuç olarak net kâr beklentilerin %120 üzerinde gerçekleşti. Finansal sonuçların ardından şirket, ağırlıklı olarak ihracat siparişlerinden oluşan toplam 61,4 milyon ABD Doları tutarında profil siparişi aldığını açıkladı. Bu tutar, şirketin 2025 yılı cirosunun yaklaşık %11’ine karşılık geliyor. ABD sevkiyatlarının olmamasına rağmen sektör ortalamasının üzerinde FAVÖK/ton seviyesini koruyabilmesini olumlu değerlendiriyoruz. Şirketin ABD’de şirket kurma kararının da desteğiyle, ABD satışlarında olası bir toparlanma uzun vadeli indirgenmiş değerini daha da güçlendirebilir. Hisse, 2026 tahmini EV/FAVÖK çarpanına göre 7,7x seviyesinde işlem görüyor. Enerji yatırımları, coğrafi olarak çeşitlendirilmiş faaliyet yapısı ve yeşil çelik teması sayesinde şirketi uzun vadeli yatırımcılar için öne çıkarmaya devam ediyoruz. Yönetim, bugün İstanbul saati ile 15.00’te bir yatırımcı telekonferansı düzenleyecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – AKCNS Şirketin toplam çimento satış hacmi yıllık bazda %9,5, hazır beton satış hacmi ise Marmara Bölgesi’ndeki güçlü iç talebin desteğiyle %27,7 arttı. Ortalama satış fiyatlarındaki yaklaşık %27,4’lük yıllık artış enflasyonun altında kalmasına rağmen, ciro 2026 ikinci çeyrekte yıllık %9,3 artarak 7,7 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve piyasa beklentileriyle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti. Cirodaki büyüme ağırlıklı olarak hazır beton segmentinden kaynaklandı; bu segmentin cirosu yıllık bazda %22 arttı. Operasyonel tarafta ise FAVÖK, yıllık bazda %64 düşerek 340 milyon Türk Lirası’na geriledi. Bu düşüşün temel nedeni, Heidelberg Materials’ın raporlama standartlarının ilk kez uygulanmasına bağlı konsolidasyon uyum düzeltmesi oldu. Ayrıca, büyük olasılıkla artan enerji maliyetlerinden kaynaklanan satılan malın maliyetindeki yıllık %19,5’lik artış da operasyonel kârlılığı olumsuz etkiledi. Bunun sonucunda FAVÖK marjı, 2025 ikinci çeyrekteki %13 seviyesinden 2026 ikinci çeyrekte %4’e geriledi. Net kâr ise zayıf operasyonel performans nedeniyle yıllık bazda %26 azalarak 251 milyon Türk Lirası oldu. Buna karşın, daha düşük finansman giderleri ve 495 milyon Türk Lirası tutarındaki ertelenmiş vergi geliri, operasyonel kârlılıktaki bozulmayı kısmen telafi etti. Şirketin bilançosu, 2026 ikinci çeyrek itibarıyla net nakit pozisyonundan 446 milyon Türk Lirası net borç pozisyonuna geçti. Değerleme açısından bakıldığında, hisse 12,8x EV/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, yurt içi benzer şirket ortalamasına göre yaklaşık %47 primli işlem görmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – PETKM Petkim’in brüt üretimi yıllık bazda %12 artarak 624 bin tona yükselirken, toplam kapasite kullanım oranı 2Ç25’teki %60 seviyesinden 2Ç26’da %66’ya çıktı. Satış hacmi yıllık bazda %11 artışla 584 bin tona ulaşırken, net satışlar karşılaştırılabilir ABD Doları bazında %39 artarak 782 milyon ABD Doları, diğer bir ifadeyle 36,4 milyar TL olarak gerçekleşti. İhracatın toplam gelirler içindeki payı %43’ten %48’e yükselirken, AB ülkelerinin ihracat satışları içindeki payı %80’den %89’a çıktı. FAVÖK, 2Ç25’teki negatif seviyeden 2Ç26’da 73,4 milyon ABD Dolarına yükselirken, FAVÖK marjı %9 olarak gerçekleşti. Petkim marjı, arz kaynaklı kesintiler ile polimer, aromatik ve sıvı ürün gruplarındaki marj artışlarının desteğiyle yıllık bazda %49 artarak ton başına 330 ABD Dolarından 492 ABD Dolarına çıktı. Ticari faaliyetlerden elde edilen brüt kâr, 18,4 milyon ABD Dolarına ulaşarak enflasyon muhasebesinin uygulanmaya başlanmasından bu yana en güçlü performansını kaydetti. Operasyonel toparlanma net kâra da yansıdı. Şirket, 2Ç25’te kaydettiği faaliyet zararına karşılık 2Ç26’da 1,35 milyar TL faaliyet kârı elde ederken, geçen yılın aynı dönemindeki net zarara kıyasla 4,08 milyar TL net kâr açıkladı. Ana faaliyetlerdeki iyileşmeye ek olarak net kâr; özkaynak yöntemiyle muhasebeleştirilen STAR Rafineri’den gelen 35 milyon ABD Doları katkı, 4,15 milyar TL parasal kazanç ve 1,38 milyar TL ertelenmiş vergi geliriyle desteklendi. Yönetim, enflasyon muhasebesi etkisi dâhil olmak üzere 2026 yılı için yaklaşık 100 milyon ABD Doları FAVÖK öngörüsünde bulundu. Söz konusu öngörü; Petkim marjının yıl genelinde ortalama ton başına 402 ABD Doları, yılın ikinci yarısında ise yaklaşık 409 ABD Doları seviyesinde gerçekleşeceği varsayımına dayanıyor. Üretim ve satış hacimlerinin ise sırasıyla 2,6 milyon ton ve 2,1 milyon ton olması bekleniyor. Yatırım harcaması öngörüsü, ağırlıklı olarak bakım yatırımlarından oluşmak üzere yaklaşık 100 milyon ABD Doları olarak belirlendi. Yönetim ayrıca yılın ikinci yarısında kapasite kullanım oranının %60–65 aralığında, ortalama Brent petrol fiyatının ise varil başına yaklaşık 80 ABD Doları seviyesinde olacağını varsayıyor. FAVÖK öngörüsü, ürün fiyatlarının 2026 yılının ikinci yarısında kademeli olarak normalleşeceği beklentisini de içeriyor.
  • Bilanço Değerlendirmesi – BRISA Şirketin satış tonajı çeyrekte yıllık bazda sınırlı şekilde %3 geriledi. Güçlü seyreden ticari talebin desteğiyle, görece daha yüksek kârlılığa sahip yurt içi yenileme pazarı satış tonajı %9 artarak orijinal ekipman satışlarındaki %35’lik düşüşü telafi ederken, Bridgestone satışlarındaki %11’lik artışa rağmen uluslararası segmentte toplam satış tonajı %2 daraldı. Ton başına gelir hem çeyreklik hem de yıllık bazda büyük ölçüde yatay seyrederken, tüm ciro göstergeleri beklentilerimizle uyumlu gerçekleşti. FAVÖK marjı çeyreklik bazda iyileşerek %15,9’a yükseldi ve %13,5 seviyesindeki beklentimizin üzerinde gerçekleşti. Marjdaki olumlu sapmanın, çeyrek boyunca hammadde fiyatlarındaki artışın beklenenden daha sınırlı negatif etki yaratmasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Söz konusu maliyet etkisi, gecikmeli yansıma nedeniyle 3Ç26 operasyonel sonuçlarında daha görünür hâle gelebilir. 2Ç25’teki düşük baz etkisinin de katkısıyla şirketin FAVÖK üretimi reel olarak %60 artarken, beklentimizin %16 üzerinde gerçekleşti. Şirketin işletme faaliyetlerinden nakit akışı bir çeyrek daha güçlü seyrini koruyarak çeyreklik bazda %40 artışla 2,2 milyar TL’ye ulaştı. İşletme sermayesi ihtiyacındaki iyileşme de 1,0 milyar TL’lik pozitif katkıyla nakit akışı performansını destekledi. Buna bağlı olarak serbest nakit akışı çeyrekte 1,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Net borç seviyesi ise 1Ç26 sonundaki 4,9 milyar TL’den bu çeyrekte 4,6 milyar TL’ye geriledi. Güçlü FVÖK performansına rağmen şirketin, çeyrek içinde Rekabet Kurulu cezasına ilişkin 372 milyon TL karşılık ayırdığını hatırlatmak isteriz. Parasal kazançlar ise önceki çeyrekteki 543 milyon TL seviyesine kıyasla 125 milyon TL olarak gerçekleşti. Ayrıca şirket, çeyrek içinde kurumlar vergisi oranında yapılan değişikliğin ardından bazı ertelenmiş vergi kalemlerinin ters çevrilmesi nedeniyle 764 milyon TL ertelenmiş vergi geliri kaydetti. Sonuç olarak net kâr, hem bizim hem de piyasa beklentilerinin altında kaldı. Bununla birlikte söz konusu sapmanın şirketin operasyonel performansıyla ilişkili olmadığını değerlendiriyoruz. Önümüzdeki çeyrekte şirketin dirençli satış performansında önemli bir bozulma beklemiyoruz. Yüksek hammadde maliyetlerinin etkisi marjlarda sınırlı bir aşınmaya yol açabilecek olsa da şirketin, küresel benzerlerinin aksine, marjlarını sürdürülebilir seviyelerde koruma konusundaki başarılı geçmişi dikkate alındığında belirgin bir bozulma öngörmüyoruz. 2026 tahminlerimize göre hisse, 5,5x seviyesindeki küresel benzer şirket ortalamasına kıyasla 3,8x FD/FAVÖK çarpanıyla iskontolu işlem görüyor. BIST Sanayi şirketleri arasında belirgin şekilde ayrışan dirençli operasyonel performansıyla birlikte değerlendirildiğinde, mevcut çarpan iskontosunu gerekçesiz buluyoruz. Diğer taraftan, hisseye yönelik piyasa algısının destekleyici haber akışıyla yeniden güçlenebileceğini kabul etmekle birlikte, özellikle otomotiv pazarındaki zayıf dinamikler göz önüne alındığında mevcut ortamın değerleme iskontosunun kısa vadede kapanmasını geciktirebileceğini düşünüyoruz. Buna rağmen temel görünüm açısından hisse için Endeks Üzeri Getiri tavsiyemizi koruyoruz. Yönetim bugün İstanbul saatiyle 16.00’da bir telekonferans düzenleyecek.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-06082026.pdf


İkon-ok
QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Türkiye'nin Borçlanma Araçları Piyasası 2026 Yılının İlk Yarısında Büyümesini Sürdürdü

Fitch Ratings tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre, Türkiye'nin borçlanma araçları piyasası 2026 yılının ilk yarısında büyümesini sürdürdü. Kuruluş, yıl sonuna kadar piyasa büyüklüğünün 550 milyar ABD Doları seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.



Borçlanma Araçları Piyasasında İlk Yarı Performansı

Fitch Ratings verilerine göre, Türkiye'nin borçlanma aracı ihraçlarının 2026 yılının ilk altı ayında %9 oranında büyüyerek 516 milyar ABD Doları’nı aştı. Raporda, bu büyümenin hem kamu hem de özel sektör ihraçlarının devam etmesiyle desteklendiği belirtiliyor.

Borçlanma araçları piyasasında Türk Lirası cinsinden ihraçlar ağırlığını korurken, yabancı para cinsinden ihraçlar da önemli bir paya sahip olmaya devam etti. Piyasanın %64'ünü Türk Lirası cinsinden ihraçlar oluştururken, ABD Doları cinsinden ihraçların payı %33 olarak kaydedildi. Kalan bölüm ise diğer para birimleri cinsinden gerçekleştirilen ihraçlardan oluştu.

Yıl Sonu Beklentisi 550 Milyar ABD Doları

Fitch Ratings, mevcut büyüme eğiliminin devam etmesi hâlinde Türkiye'nin borçlanma araçları piyasasının 2026 yılı sonunda 550 milyar ABD Doları’na ulaşacağını öngörüyor.

Raporda, borçlanma araçları piyasasının büyümesinde kamu borçlanmaları, şirket tahvili ihraçları ve finans kuruluşlarının kaynak çeşitlendirme stratejilerinin etkili olduğu ifade ediliyor. Yurt içi yatırımcı tabanının korunması ve uluslararası piyasalardan sağlanan fonlamanın sürmesi de piyasanın büyüklüğünü destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Türk Lirası ve Yabancı Para Cinsinden İhraçların Dağılımı

Borçlanma araçları piyasasında Türk Lirası cinsinden ihraçlar en büyük payı oluşturmaya devam ediyor. Yerel para birimiyle gerçekleştirilen ihraçlar, piyasanın yaklaşık üçte ikisini oluştururken, ABD Doları cinsinden ihraçlar ikinci sırada yer alıyor.

Son dönemde uygulanan para politikaları, finansal istikrarı desteklemeye yönelik düzenlemeler ve yatırımcı tabanının genişletilmesine yönelik çalışmalar, yerel para birimi cinsinden ihraçların gelişiminde etkili unsurlar arasında gösteriliyor. Bunun yanında, uluslararası yatırımcılara yönelik yabancı para cinsinden ihraçlar da finansman yapısının önemli bileşenlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Sukuk Piyasasında Büyüme Devam Ediyor

Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de sukuk piyasasındaki büyüme oldu. Buna göre, Türkiye'nin sukuk piyasası 2026 yılının ilk yarısında %25,8 oranında büyüyerek 41 milyar ABD Doları’nın üzerine çıktı.

Katılım finansı ürünlerine yönelik ilginin artması, kamu ve özel sektör tarafından gerçekleştirilen sukuk ihraçlarının devam etmesi ve alternatif finansman araçlarının çeşitlenmesi, bu segmentteki büyümeyi destekleyen gelişmeler arasında yer alıyor.

Borçlanma Araçları Piyasasında Gelişimin Sürmesi Bekleniyor

Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinde, Türkiye'nin borçlanma araçları piyasasının son yıllarda ürün çeşitliliği, ihraç hacmi ve yatırımcı tabanındaki gelişmeler doğrultusunda büyümesini sürdürdüğü belirtiliyor.

Fitch Ratings'in yıl sonu beklentisi, borçlanma araçları piyasasında mevcut büyüme eğiliminin devam edeceğine işaret ederken, Türk Lirası cinsinden ihraçların ağırlığını koruması ve sukuk piyasasının büyümesini sürdürmesi, piyasanın genel görünümünü destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Petrol Neden Düşüyor? Küresel Petrol Piyasasında Son Gelişmeler ve Fiyatları Etkileyen Faktörler

Petrol fiyatları, küresel ekonominin en önemli göstergelerinden biri olmayı sürdürüyor. Son dönemde ham petrol fiyatlarında görülen gerileme ise yalnızca arz ve talep dengesiyle değil, jeopolitik gelişmelerden üretim politikalarına, dış ticaretten küresel büyüme beklentilerine kadar birçok unsurun ortak etkisiyle şekilleniyor.



Petrol Fiyatları Neden Düşüyor?

Petrol fiyatlarındaki düşüşün temel nedenlerinden biri küresel arzın yeniden artış göstermesi olarak öne çıkıyor. Özellikle OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntılarını kademeli olarak azaltmaya başlaması ve üretim hedeflerini artırması, piyasada arz fazlası beklentisini güçlendirdi. Ağustos ayı itibarıyla üretim kotasında günlük 188 bin varillik artış kararı alınması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.

Bunun yanında OPEC+ ülkeleri, piyasa koşullarına bağlı olarak üretim artışlarını durdurma veya yeniden azaltma esnekliğini koruduklarını da açıkladı. Bu yaklaşım, fiyat istikrarını koruma amacı taşısa da kısa vadede arzın genişlemesi fiyatların gerilemesine katkı sağladı.

Jeopolitik Gelişmelerin Petrol Piyasasına Etkisi

Petrol fiyatları üzerinde jeopolitik riskler her zaman belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Son dönemde Orta Doğu'daki tansiyonun önceki aylara kıyasla azalması, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatına ilişkin endişelerin hafiflemesi ve diplomatik görüşmelerin yeniden gündeme gelmesi, piyasalardaki risk priminin gerilemesine neden oldu. Risk algısının azalmasıyla birlikte petrol fiyatlarında da aşağı yönlü hareket gözlendi.

Geçmiş dönemlerde bölgedeki çatışmalar petrol fiyatlarını hızla yukarı taşırken, mevcut süreçte arzın kesintiye uğramayacağı yönündeki beklentiler piyasanın daha dengeli hareket etmesini sağlıyor.

Üretim Artışı ve Küresel Arz Dengesi

Küresel petrol piyasasında arz tarafındaki gelişmeler fiyatların yönünü belirleyen en önemli faktörlerden biri olmayı sürdürüyor. OPEC+ ülkeleri uzun süre uyguladıkları gönüllü üretim kesintilerini kademeli olarak geri çekmeye başladı. Bu süreçte yalnızca OPEC+ üreticileri değil, OPEC+ dışındaki üretici ülkeler de üretim kapasitelerini artırmaya devam ediyor.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın değerlendirmelerine göre küresel petrol arzındaki büyüme, talep artışının üzerinde seyretmeye başladı. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Brezilya ve Guyana gibi üretici ülkelerde yeni üretim sahalarının devreye alınması küresel arzı destekleyen başlıca gelişmeler arasında bulunuyor.

Üretimdeki bu genişleme, piyasalarda arz fazlası beklentisini artırarak fiyatların aşağı yönlü hareket etmesine katkı sağlıyor.

Küresel Talepteki Yavaşlama

Petrol fiyatlarının gerilemesinde yalnızca üretim artışı değil, talep görünümündeki zayıflama da etkili oluyor. Küresel ekonomik büyümenin önceki yıllara göre daha sınırlı seyretmesi, sanayi üretimindeki yavaşlama ve bazı büyük ekonomilerde enerji tüketiminin beklentilerin altında kalması talep tarafındaki baskıyı artırıyor.

Özellikle Çin ekonomisindeki büyüme hızının yavaşlaması, dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından biri olması nedeniyle küresel petrol piyasasını doğrudan etkiliyor. Bunun yanında Avrupa'da ekonomik aktivitenin zayıf seyretmesi ve enerji verimliliğine yönelik yatırımlar da petrol talebindeki artış hızını sınırlandırıyor. Uluslararası Enerji Ajansı ile OPEC'in son raporlarında küresel talep büyümesine ilişkin beklentiler aşağı yönlü revize edildi.

Dış Ticaret ve Petrol Fiyatları Arasındaki İlişki

Petrol, küresel dış ticaretin en stratejik ürünlerinden biri olmayı sürdürüyor. Enerji ithalatçısı ülkeler açısından petrol fiyatlarının düşmesi dış ticaret açığının azalmasına katkı sağlayabiliyor. Buna karşılık petrol ihracatçısı ülkeler için düşük fiyatlar ihracat gelirlerinde azalmaya neden olabiliyor.

Petrol fiyatlarının gerilemesi aynı zamanda lojistik, taşımacılık ve üretim maliyetlerini de etkileyerek uluslararası ticaretin genel maliyet yapısında değişikliklere yol açabiliyor. Enerji maliyetlerinin düşmesi birçok sektör açısından üretim giderlerini azaltırken, küresel enflasyon üzerinde de aşağı yönlü etki oluşturabiliyor.

Petrol Fiyatları Enflasyonu Nasıl Etkiliyor?

Petrol fiyatları yalnızca enerji sektörünü değil, genel ekonomik görünümü de etkiliyor. Ham petrol fiyatlarının gerilemesi; ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetlerinin azalmasına katkı sağlayabiliyor. Bu durum birçok ülkede enflasyon üzerindeki maliyet baskısının hafiflemesine destek olabiliyor.

Merkez bankalarının para politikaları açısından enerji fiyatları önemli göstergeler arasında yer alıyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması durumunda enflasyon beklentileri üzerinde de etkiler görülebiliyor.

Petrol Piyasasında Önümüzdeki Dönem

Önümüzdeki süreçte petrol fiyatlarının yönü; OPEC+ ülkelerinin yeni üretim kararları, küresel ekonomik büyüme görünümü, enerji talebindeki değişim, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere büyük üretici ülkelerin arz politikaları ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelere bağlı olarak şekillenmeye devam edecek.

Küresel piyasalarda arzın güçlü kalması ve talep artışının sınırlı seyretmesi durumunda petrol fiyatları üzerindeki baskının sürmesi beklenirken, olası jeopolitik riskler veya beklenmeyen arz kesintileri fiyatlarda yeniden yukarı yönlü hareketlere neden olabilecek temel unsurlar arasında değerlendiriliyor. 

İkon-ok
QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Türk Hava Yolları (THYAO) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

Türk Hava Yolları (THYAO), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.

Havayolunun toplam kapasitesi çeyrek dönem bazında yıllık %1,5 oranında artarken, doluluk oranı 1,8 puan yükseldi. Yolcu sayısının yatay seyretmesine rağmen, yolcu başına hasılat yıllık bazda %11, kargo birim hasılatı ise %54 oranında arttı. Bu gelişmeler doğrultusunda, şirketin cirosu genel olarak beklentilerle uyumlu gerçekleşti.


Artan Maliyetler Karlılığı Baskıladı

Toplam AKKM yıllık %36 arttı. Yakıt AKKM %91 yükselirken, yakıt hariç AKKM %16 arttı. Her iki maliyet kalemi de beklentilerimizi aştı. Yakıt AKKM için yaklaşık %80 artış öngörürken, yakıt hariç maliyetlerdeki negatif sapmanın temel nedeni bakım ve onarım giderlerindeki yaklaşık %30'luk artış oldu.

Artan maliyet baskısı nedeniyle FAVÖK, beklentimizin %30 altında gerçekleşerek 231,3 milyar TL olarak açıklandı. Beklenenden zayıf gerçekleşen FAVÖK performansına paralel olarak net kâr da beklentimizin %36 altında kaldı.

Şirket, net kârını 8,9 milyar TL olarak açıkladı.

Yakıt Maliyetlerindeki Baskının Devam Etmesi Bekleniyor

Hissenin performansı petrol fiyatlarına oldukça duyarlı olmakla birlikte, jet yakıtı kaynaklı maliyet baskısının 3Ç'de ve muhtemelen 4Ç'de de devam etmesi beklenmektedir. Zira jet crack marjları, petrol fiyatlarındaki %20'lik düşüşe karşın yalnızca 2Ç ortalamasının %5 altında seyretmektedir.

Bu doğrultuda, şirketin güçlü büyüme beklentilerine rağmen, operasyonel tarafta gözlenen görece zayıf performansın önümüzdeki çeyreklerde de devam etmesi muhtemeldir.

İkon-ok
QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Ford Otosan (FROTO) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

Ford Otosan (FROTO), 2026 yılının ikinci çeyreğinin finansal sonuçlarını açıkladı.


Gelirlerde ve Satış Hacimlerinde Daralma Devam Etti

Şirketin gelirleri yıllık bazda %14 gerileyerek zayıf bir çeyreğe işaret etti. Bu daralma hem yurt içi hem de uluslararası pazarlarda satış hacimlerindeki düşüşten kaynaklandı.

Yurt içi satış hacimleri yıllık bazda %18 azalırken, uluslararası satış hacimleri %4 geriledi. Üretim tarafında ise kapasite kullanım oranı Gölcük ve Craiova fabrikalarında düşüş gösterirken, Yeniköy ve Eskişehir fabrikaları bu görünümden ayrıştı.

Karlılık Marjlarında Baskı Sürdü

İkinci çeyrekte kârlılık tarafında tüm marjlarda daralma görüldü. Brüt kâr, FAVÖK ve net kâr marjları yıllık bazda sırasıyla %15, %34 ve %36 geriledi.

Satış hacimlerindeki düşüşe ek olarak, yurt içinde kârlılığı baskılayan temel unsur devam eden yoğun rekabet nedeniyle uygulanan fiyatlama zorlukları oldu. Yurt dışı pazarda ise EUR/TRY kurundaki sınırlı değer kazancına karşılık enflasyon kaynaklı maliyet baskıları kârlılığı olumsuz etkiledi.

Net Kâr Beklentilerin Üzerinde Gerçekleşti

Şirketin ikinci çeyrek net kârı 4,4 milyar TL olarak açıklanırken, 3,4 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisini aştı. Ayrıca net kâr marjı da ertelenmiş vergi gelirlerinin katkısıyla piyasa beklentisinin 0,3 puan üzerinde gerçekleşti.

Yıl Sonu Beklentileri Aşağı Yönlü Revize Edildi

Finansal sonuçların ardından şirket, 2026 yılına ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti.

Yılın başında gelir büyümesinin yatay seyretmesi beklenirken, ikinci çeyrek sonuçlarının ardından artık orta ila yüksek tek haneli bir gelir daralması öngörülüyor.

Bununla birlikte, yurt içi pazardaki zayıf görünüm nedeniyle yurt içi perakende satış hacmi beklentisi de 90–100 bin adet aralığından 75–85 bin adet aralığına düşürüldü.

İkon-ok
QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Tüpraş (TUPRS) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

Tüpraş (TUPRS), 2026 yılının ikinci çeyreğinde güçlü operasyonel performansı, beklentilerin üzerinde gerçekleşen FAVÖK ve rekor seviyedeki serbest nakit akışıyla dikkat çekici finansal sonuçlar açıkladı. Başarılı ham petrol tedarik stratejisi, artan rafineri marjları ve iyileşen işletme sermayesi şirketin hem operasyonel hem de finansal performansını destekledi. Yönetimin yıl sonu rafineri marjı beklentisini yukarı yönlü revize etmesi ise yılın geri kalanına ilişkin olumlu görünümü güçlendirdi.


Satış Hacmi Artarken Kapasite Kullanımı Geriledi

Tüpraş'ın ham petrol işleme kapasite kullanım oranı, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemindeki %91 seviyesinden %86,3'e geriledi.

Buna karşın; toplam satış hacmi yıllık %4 arttı.

Satış hacmindeki bu artış, ciro tarafında beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansın temel belirleyicisi oldu.

Ürün karmasında ise önemli bir değişim yaşanmadı.

Beyaz ürünlerin toplam satışlar içindeki payı korunurken jet yakıtı satışları yıllık %9 büyüdü.

FAVÖK Beklentilerin %39 Üzerinde Gerçekleşti

Operasyonel tarafta oldukça güçlü bir performans görüldü.

Şirketin FAVÖK'ü; ABD Doları bazında yıllık %229 arttı.

Kurum tahminimizin %39 üzerinde gerçekleşti.

Bu güçlü performansta;

·         Ortalama rafineri marjındaki belirgin yükseliş,

·         Yaklaşık 11 ABD Doları/varil seviyesine ulaşan petrol diferansiyeli,

·         Başarılı ham petrol tedarik ve ticaret stratejileri belirleyici oldu.

Özellikle şirketin ham petrol maliyetlerini beklentilerin altında tutması operasyonel kârlılığı önemli ölçüde destekledi.

Net Kâr Güçlü Operasyonel Performansı Takip Etti

Operasyonel taraftaki iyileşme net kâra da olumlu yansıdı.

İkinci çeyrekte parasal kayıplar 59 milyon ABD Doları’ndan 17 milyon ABD Doları’na geriledi.

Efektif vergi oranı ise;

·         1Ç26'daki %63

·         2Ç25'teki %19

·         2Ç26'da %7,5 seviyesine düştü.

Vergi oranındaki bu iyileşmede kurumlar vergisi düzenlemesinin ertelenmiş vergi kalemleri üzerindeki olumlu etkisi belirleyici oldu.

Rekor Serbest Nakit Akışı Oluşturdu

Tüpraş ikinci çeyrekte bilanço tarafında da oldukça güçlü bir performans sergiledi.

İşletme sermayesindeki 485 milyon ABD Dolarlık iyileşme sayesinde şirket 2,5 milyar ABD Doları serbest nakit akışı üretti.

Bu rakam şirket tarihindeki en güçlü nakit yaratım performanslarından biri olarak öne çıkıyor.

Bunun sonucunda net nakit pozisyonu; 1,7 milyar ABD Doları’ndan 2,8 milyar ABD Doları’na yükseldi.

Şirket, işletme sermayesindeki bu katkının önümüzdeki çeyreklerde normalleşmesini bekliyor.

Yönetim Marj Beklentisini Yukarı Revize Etti

Finansalların ardından yönetim yıl sonu beklentilerini güncelledi.

Net rafineri marjı beklentisi; 6-7 ABD Doları/varil 13-15 ABD Doları/varil aralığına yükseltildi.

Öte yandan; 30 milyon ton satış hacmi, 700 milyon ABD doları yatırım harcaması beklentileri ise korunmaya devam etti.

Şirket ayrıca üçüncü çeyrekte petrol diferansiyellerinin ikinci çeyreğe göre daha sınırlı baskı oluşturmasını bekliyor.

Tüpraş'ın 2Ç26 FAVÖK Performansı Nasıldı?

FAVÖK ABD doları bazında yıllık %229 arttı ve kurum tahminimizin %39 üzerinde gerçekleşti.

Rafineri Marjı Beklentisi Değişti Mi?

Evet. Yönetim net rafineri marjı beklentisini 6-7 ABD doları/varilden 13-15 ABD doları/varile yükseltti.

Serbest Nakit Akışı Ne Kadar Oldu?

Şirket ikinci çeyrekte 2,5 milyar ABD doları serbest nakit akışı yarattı.

Net Nakit Pozisyonu Nasıl Değişti?

Net nakit pozisyonu 1,7 milyar ABD dolarından 2,8 milyar ABD dolarına yükseldi.

TUPRS Hissesi İçin Görüş Nedir?

Güçlü operasyonel görünüm, yukarı revize edilen marj beklentisi ve küresel benzerlerine göre iskontolu değerleme nedeniyle Endeks Üzeri Getiri tavsiyesi korunuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Aselsan (ASELS) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

Aselsan (ASELS), 2026 yılının ikinci çeyreğinde güçlü ciro büyümesi, beklentilerin üzerinde operasyonel kârlılık ve artan sipariş hacmiyle dikkat çekici finansal sonuçlar açıkladı. İhracatın toplam gelirler içindeki payındaki artış, yüksek teknoloji ürünlerinin marjlara olumlu katkısı ve rekor seviyeye ulaşan sipariş bakiyesi şirketin uzun vadeli büyüme görünümünü desteklemeye devam ediyor. Açıklanan sonuçlar, yıl geneline ilişkin büyüme beklentileriyle uyumlu bir tablo ortaya koyarken, güçlü marj performansı yukarı yönlü potansiyeli de beraberinde getiriyor.


Ciro Güçlü Büyürken İhracatın Payı Artmaya Devam Etti

Aselsan'ın ikinci çeyrek cirosu, ABD Doları bazında yıllık %49 artış kaydederek güçlü büyümesini sürdürdü.

İhracat tarafında da dikkat çekici bir gelişme yaşandı.

İhracatın toplam ciro içindeki payı;

  • 1Ç26'da %14
  • 2Ç26'da %20 seviyesine yükseldi.

Artan uluslararası satışlar, şirketin gelir yapısını daha dengeli hale getirirken küresel savunma sanayi pazarındaki konumunu da güçlendirmeye devam ediyor.

Sipariş Bakiyesi Rekor Seviyeye Ulaştı

İkinci çeyreğin en önemli gelişmelerinden biri güçlü yeni sipariş performansı oldu.

Şirket, 3,6 milyar ABD Doları tutarında yeni sipariş aldı.

Bunun sonucunda; bekleyen işlerin hasılata dönüşme oranı 1,6x'ten 2,5x'e yükseldi.

Toplam bakiye sipariş tutarı;

  • 2025 yıl sonundaki 20,4 milyar ABD Doları’ndan
  • 2026 ilk yarı sonunda 23,2 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Bu görünüm, önümüzdeki yıllara ilişkin gelir görünürlüğünü önemli ölçüde artırıyor.

Yüksek Teknoloji Ürünleri FAVÖK Marjını Destekledi

Operasyonel tarafta Aselsan güçlü marj yapısını korumayı başardı.

FAVÖK marjı;

  • 1Ç26'daki %25,2 seviyesinden
  • 2Ç26'da %27'ye yükseldi.

Beklentimiz marjların ilk çeyrek seviyelerinde korunması yönündeydi. Ancak yüksek teknoloji ürünlerinin satışlar içerisindeki payının artması operasyonel kârlılığı beklentilerin üzerine taşıdı.

Bunun sonucunda FAVÖK, kurum tahminimizin %17 üzerinde gerçekleşti.

Yatırımlar Nakit Akışını Baskıladı

Şirketin güçlü operasyonel performansına rağmen yatırım harcamaları nakit akışı üzerinde etkili oldu.

İkinci çeyrekte, 408 milyon ABD Doları tutarında sermaye harcaması gerçekleştirildi.

Bu yatırımların önemli bölümü, ilk fazının bu çeyrek içerisinde devreye alınması beklenen Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımlarından kaynaklandı.

Bunun sonucunda; serbest nakit akışı 216 milyon ABD Doları negatif gerçekleşti.

Net borç; 497 milyon ABD Doları’ndan 726 milyon ABD Doları’na yükseldi.

Net Kâr Beklentilerin Üzerinde Gerçekleşti

Operasyonel taraftaki güçlü performans net kâra da olumlu yansıdı.

Şirketin net kârı; kurum tahminimizin %29 üzerinde gerçekleşti.

Net kârı destekleyen başlıca gelişmeler şunlar oldu:

  • Parasal kayıpların önemli ölçüde azalması,
  • Güçlü operasyonel performans.

Öte yandan kurumlar vergisi oranındaki değişiklik nedeniyle ertelenmiş vergi hesaplamalarının yarattığı 51 milyon ABD Dolarlık negatif etki, net kâr üzerindeki baskıyı sınırlı tuttu.

Yıl Sonu Beklentileri Güçlü Görünümünü Koruyor

Aselsan, yılın ilk yarısında ABD doları bazında %47 FAVÖK büyümesi elde ederek yıl sonuna ilişkin beklentiler doğrultusunda ilerlemeye devam ediyor.

Şirket için öne çıkan beklentiler:

  • 2026 yılı FAVÖK büyüme beklentisi: %31
  • 2026 yılı yeni sözleşme beklentisi: 11 milyar ABD Doları

İlk yarı itibarıyla bu hedefin %45'i gerçekleşmiş durumda.

Özellikle yılın son çeyreğinin mevsimsel olarak en güçlü dönem olmaya devam etmesi bekleniyor.

Aselsan'ın 2Ç26 Ciro Performansı Nasıldı?

Şirketin cirosu ABD Doları bazında yıllık %49 artış gösterdi.

Sipariş Bakiyesi Ne Kadar Oldu?

Toplam bakiye sipariş tutarı 2026 ilk yarısı sonunda 23,2 milyar ABD Doları’na yükseldi.

FAVÖK Marjı Nasıl Gerçekleşti?

FAVÖK marjı %27 seviyesine yükselerek beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Net Borç Neden Arttı?

Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımları kapsamında yapılan yüksek sermaye harcamaları nedeniyle net borç 726 milyon ABD Doları’na yükseldi.

ASELS Hissesi İçin Görüş Nedir?

Artan sipariş hacmi, güçlü ihracat performansı ve yüksek büyüme potansiyeli nedeniyle Endeks Üstü Getiri tavsiyesi korunuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 5 Ağustos 2026 Çarşamba
Temmuz Ayında Mevsim Etkilerinden Arındırılmış Genel TÜFE Aylık %1,9 Arttı

BIST 100 günü %2,1 yükselerek kapattı. Bankacılık %2,2 artış kaydederken, sanayi endeksi %1,3 artış gösterdi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %4,6 yükselen teknoloji endeksinden geldi. Model portföyümüz de BIST 100'ün üzerinde %0,6 relatif getiri sağlamıştır.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Temmuz ayında mevsim etkilerinden arındırılmış genel TÜFE aylık bazda %1,9 artış gösterdi TÜİK verilerine göre, Temmuz ayında mevsim etkilerinden arındırılmış genel TÜFE aylık %1,9 arttı. İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler, tütün ve altın hariç TÜFE %1,7 yükseldi. Enerji fiyatları %2,3, gıda ve alkolsüz içecekler %1,6, hizmetler ise %3,2 artış kaydederken, enerji ve gıda dışı mallar %0,2 azaldı.
  • Fitch Ratings, Türkiye'nin borç sermaye piyasası büyüklüğünün yıl sonunda 550 milyar ABD Doları'na ulaşabileceğini öngördü Fitch Ratings raporuna göre, Türkiye'nin borç sermaye piyasası 2026 ilk yarısında %9 büyüyerek 516 milyar ABD Doları'nı aştı. Yıl sonuna kadar 550 milyar ABD Doları'na ulaşması beklenen piyasanın %64'ü Türk Lirası, %33'ü ABD Doları cinsinden ihraçlardan oluştu. Sukuk piyasası ise %25,8 büyüyerek 41 milyar ABD Doları'nın üzerine çıktı.


Şirket Haberleri


  • FROTO, Ford Trucks Yeni Nesil Kabin Programı için 364 milyon Avro yatırım yapacak Şirket Yönetim Kurulu, Ford Trucks operasyonlarının Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemek ve AB düzenlemelerine uyum sağlamak amacıyla Ford Trucks Yeni Nesil Kabin Programı kapsamında 2030 yılına kadar yaklaşık 364 milyon Avro net yatırım kararı aldı. Bu tutarın 122 milyon Avro’su halihazırda harcandı. Ek 96 milyon Avro’luk yatırım ise devlet teşvikleri ve Iveco'dan gelecek mühendislik katkısı ile karşılanacak. Yeni nesil kabinin 2028 yılı içerisinde devreye alınması planlanmakta.
  • ENTRA, Depolamalı Koray RES projesi için ÇED olumlu kararını aldı ve tüm rüzgar projelerinin ÇED süreçlerini tamamladı Şirket, Erzincan'da planlanan Depolamalı Koray RES (106 MWm / 100 MWe kurulu güç, 100 MWe / 100 MWh depolama) projesi için ÇED Olumlu Kararı aldığını açıkladı. Bu karar ile birlikte, Şirketin tüm depolamalı rüzgar enerjisi projelerinin ÇED süreçleri tamamlanmış oldu. Şirket daha önce toplam 485 MW kapasiteli (430 MW RES ve 55 MW GES) depolamalı üretim tesisi projeleri için ön lisans süreçlerini tamamlamıştı.
  • IMASM, Afrika'daki müşterisiyle 1,6 milyon ABD Doları tutarında un değirmeni kurulum sözleşmesi imzaladı Şirketin %100 bağlı ortaklığı Milleral Makine San. Ve Tic. A.Ş., Afrika kıtasında mukim bir müşteriyle toplam 1,6 milyon ABD Doları bedelli un değirmeni kurulum sözleşmesi imzaladı. Sözleşmeye istinaden avans ödemesi alındı. Sevkiyatın 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmakta.
  • KOCMT, Muş'taki 36,96 MWp/26 MWe GES projesi için sistem bağlantı onayı aldı Şirket, Muş'ta planlanan 2. faz 36,96 MWp/26 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Sistemi projesinin sistem bağlantısı için Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan uygunluk yazısı alındığını duyurdu. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından iletilen yazıda bağlantı görüşü ve koşulları belirlendi.
  • KZBGY Marmaris projesinde 11,3 milyar Türk Lirası tutarında devre mülk satışı gerçekleştirdi Şirket, Marmaris'teki Sinpaş Kızılbük Thermal Wellness Resort projesi kapsamında Ağustos 2026 tarihine kadar toplam 32 bin adet devre mülkün KDV hariç 11,3 milyar Türk Lirası bedelle satıldığını duyurdu. Temmuz 2026'da ise 283 adet devre mülkün KDV hariç 425 milyon Türk Lirası bedelle satışı gerçekleştirdi.
  • FORTE kamu kurumu ile 29,9 milyon Türk Lirası tutarında sözleşme imzaladı Şirket, bir kamu kurumu ile Bilişim Güvenliği Ürünleri Temin, Tesis ve Modernizasyon İşi konusunda KDV hariç 29,9 milyon Türk Lirası tutarında bir sözleşme imzaladığını duyurdu.
  • HATEK, verimlilik artışı amacıyla 31 Mart 2026'ya kadar çalışan sayısını %12 azaltarak 431 kişiye indirdi Şirket, mevcut ekonomik koşullar çerçevesinde verimliliğini artırmak ve kapasitesini etkilemeden operasyonel düzenlemeler yapmak amacıyla 31 Mart 2026'ya kadar çalışan sayısında %12'lik bir azalmaya giderek bu sayıyı 431 kişiye indirdiğini bildirdi. Yapılan bu değişikliğin şirketin üretim faaliyetleri üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamakta.
  • ARDYZ 32 milyon Türk Lirası tutarında yeni sipariş aldı Şirket, bir kamu kurumundan bilişim ürünleri tedariki için 32 milyon Türk Lirası değerinde sipariş aldı. Bu siparişin ciro ve kârlılığa olumlu katkı sağlaması bekleniyor.
  • ODINE Türksat ile 1,8 milyon ABD Doları değerinde sözleşme imzaladı Şirket, Türksat ile "İnternet Yönlendirici Sistemleri" projesi kapsamında hizmet ve donanım tedariki için 1,8 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı. Sözleşmenin Şirketin cirosuna ve faaliyetlerine olumlu katkı sağlaması beklenmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – ASELS Şirketin cirosu, yılın ikinci çeyreğinde ABD Doları bazında geçen yılın aynı dönemine göre %49 arttı. İhracatın toplam ciro içindeki payı ise 2026 yılının ilk çeyreğindeki %14 seviyesinden ikinci çeyrekte %20'ye yükseldi. Yeni alınan 3,6 milyar ABD Doları tutarındaki siparişlerin katkısıyla sipariş oranı 2026 ilk yarısı itibarıyla 1,6x'ten 2,5x'e çıktı. Böylece toplam bakiye sipariş tutarı, 2025 yıl sonundaki 20,4 milyar ABD Doları’ndan 2026 ilk yarısı sonunda 23,2 milyar ABD Doları’na ulaştı. FAVÖK marjı ilk çeyrekteki %25,2 seviyesinden ikinci çeyrekte %27'ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine paralel gerçekleşti. Beklentimiz marjın ilk çeyrek seviyelerinde yatay kalması yönündeydi. Ancak yüksek teknoloji ürünlerinin satışlardaki payının artmaya devam etmesi marjları destekledi. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen ciro ve daha güçlü kârlılık sayesinde FAVÖK, tahminimizin %17 üzerinde gerçekleşti. Serbest nakit akışı, ağırlıklı olarak bu çeyrek içerisinde ilk fazının faaliyete geçmesi beklenen Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımları nedeniyle yapılan 408 milyon ABD Doları tutarındaki sermaye harcamalarının etkisiyle 216 milyon ABD Doları negatif gerçekleşti ve önceki çeyreğe benzer bir görünüm sergiledi. Bunun sonucunda net borç, 2026 ilk çeyrek sonundaki 497 milyon ABD Doları’ndan ilk yarı sonunda 726 milyon ABD Doları’na yükseldi. Operasyonel taraftaki güçlü performans net kâra da yansıdı. Parasal kayıplar ilk çeyrekteki yaklaşık 137 milyon ABD Doları’ndan 6,4 milyon ABD Doları’na gerilerken, ilk çeyrekte kaydedilen nakit çıkışı yaratmayan ertelenmiş vergi geliri, kurumlar vergisi oranındaki değişiklik nedeniyle gelecek yıllara ilişkin karşılıkların yeniden hesaplanması sonucu 51 milyon ABD Doları tutarında negatif etkiye dönüştü. Buna rağmen net kâr beklentimizin %29 üzerinde gerçekleşti. Yılın son çeyreğinin mevsimsel olarak FAVÖK açısından en güçlü dönem olmaya devam edeceğini hatırlatıyoruz. Şirket, 2026'nın ilk yarısında ABD Doları bazında %47 FAVÖK büyümesi sağlayarak yıl geneline ilişkin %31'lik büyüme beklentimiz doğrultusunda ilerlemekte. Mevcut güçlü marj performansı ise tahminlerimiz açısından yukarı yönlü risk oluşturmaktadır. Yıl sonu için 11 milyar ABD Doları tutarında yeni sözleşme beklentimizi koruyoruz ve ilk yarı gerçekleşmesi bu hedefin %45'ine ulaşmış durumda. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen operasyonel sonuçları olumlu karşılıyor ve özellikle Çelik Kubbe gibi büyük ölçekli yurt içi projelerde yeni sözleşme potansiyeli ile ihracat pazarlarında artan görünürlüğün desteklediği güçlü büyüme hikâyesi nedeniyle hisseye ilişkin olumlu görüşümüzü sürdürüyoruz. 2026 tahminlerimize göre hisse 21,4x FD/FAVÖK çarpanıyla küresel benzer şirketlerle aynı seviyede işlem görürken, diğer değerleme ölçütünde benzerlerine göre %27 iskontolu işlem görmekte. 2025-2028 döneminde ABD Doları bazında %34 FAVÖK bileşik yıllık büyüme beklentisi sayesinde Endeks Üstü Getiri tavsiyemizi ve Model Portföyümüzdeki yerini koruyor, üç yıllık FD/FAVÖK-büyüme oranı bazında %72 iskonto sunduğunu düşünüyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – TUPRS Şirketin ham petrol işleme kapasite kullanım oranı geçen yılın aynı dönemindeki %91 seviyesinden %86,3'e gerilerken, satış hacmi %4 artış gösterdi ve bu durum cirodaki olumlu sapmanın temel nedeni oldu. Beyaz ürünlerin toplam satışlar içindeki payı büyük ölçüde korunurken, jet yakıtı satışları yıllık bazda %9 arttı. FAVÖK, nominal ABD Doları bazında yıllık %229 artarak beklentimizin %39 üzerinde gerçekleşti. Ortalama rafineri marjı bir önceki çeyreğe göre iki katına çıkarken, hesaplamalarımıza göre ortalama petrol diferansiyeli yaklaşık 11 ABD Doları/varil seviyesinde oluştu. Bununla birlikte şirketin başarılı tedarik ve ticaret stratejileri sayesinde ham petrol alım maliyetlerini oldukça düşük seviyelerde tutmayı başardığını düşünüyoruz. Tahminlerimiz ise petrol primi nedeniyle yaklaşık 550 milyon ABD Doları negatif etki içeriyordu. Güçlü faaliyet kârlılığı net kâra da yansıdı. Parasal kayıplar önceki çeyrekteki 59 milyon ABD Doları’ndan 17 milyon ABD Doları’na gerilerken, efektif vergi oranı ilk çeyrekteki %63 ve geçen yılın aynı dönemindeki %19 seviyelerine kıyasla %7,5 olarak gerçekleşti. Bu gelişmede kurumlar vergisi oranındaki indirimin ertelenmiş vergi karşılıkları üzerindeki olumlu etkisi belirleyici oldu. Şirket, işletme sermayesindeki 485 milyon ABD Doları iyileşmenin katkısıyla rekor seviyede 2,5 milyar ABD Doları serbest nakit akışı yarattı. Bu iyileşmenin önümüzdeki çeyreklerde normalleşmesi bekleniyor. Net nakit pozisyonu ise ilk çeyrek sonundaki 1,7 milyar ABD Doları’ndan ilk yarı sonunda 2,8 milyar ABD Doları’na yükseldi. Yönetim, net rafineri marjı beklentisini varil başına 6-7 ABD Doları’ndan 13-15 ABD Doları’na yükseltti. Bu revizyon, yılın ikinci yarısında rafineri marjlarında normalleşme ve petrol diferansiyellerinde artış beklentisini ihtiyatlı şekilde içermekte. Ayrıca üçüncü çeyrekte petrol diferansiyelinin olumsuz etkisinin ikinci çeyreğe göre daha sınırlı olacağı ifade edildi. 30 milyon tonluk satış hacmi ve 700 milyon ABD Doları tutarındaki konsolide yatırım harcaması beklentileri ise korundu. Üçüncü çeyrekte rafineri marjlarının şu ana kadar ikinci çeyreğe göre ortalama %39 daha yüksek seyretmesi nedeniyle rekor seviyede FAVÖK beklentimizi sürdürüyoruz. Yıl geneli tahminimiz %156 FAVÖK büyümesine işaret etmekte. Hisse, 2026 tahminlerine göre 2,2x FD/FAVÖK çarpanıyla küresel benzer şirketlerin 5,3x seviyesindeki ortalamasına göre oldukça iskontolu işlem görmekte. Bu nedenle endeksin üzerinde getiri tavsiyemizi ve hisse önerileri listemizdeki yerini koruyor, sonuçların hisse üzerinde kısa vadede olumlu etki yaratmasını bekliyoruz.
  • Bilanço Değerlendirmesi – THYAO Şirketin toplam kapasitesi ikinci çeyrekte yıllık bazda %1,5 artarken doluluk oranı 1,8 puan yükseldi ve yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine yakın seviyede kaldı. Yolcu birim cirosu %11, kargo birim cirosu ise %54 arttı. Genel olarak ciro tarafındaki gelişmeler beklentilerimizle uyumlu gerçekleşti. Toplam CASK yıllık bazda %36 artış gösterdi. Yakıt kaynaklı CASK %91 yükselirken, yakıt hariç CASK %16 arttı. Her iki maliyet kalemi de beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. Yakıt maliyetlerinde yaklaşık %80 artış beklerken gerçekleşme daha yüksek oldu. Yakıt dışındaki maliyetlerde ise özellikle bakım giderlerindeki yaklaşık %30'luk artış olumsuz sapmanın temel nedeni oldu. Bunun sonucunda analist FAVÖK tahmini beklentimizin %30 altında gerçekleşti. Operasyonel performanstaki zayıflık net kâra da yansıdı ve net kâr beklentimizin %36 altında kaldı. Düzeltilmiş net borç ilk çeyrek sonundaki 8,4 milyar ABD Doları’ndan ilk yarı sonunda 9,5 milyar ABD Doları’na yükseldi. Hissenin performansı petrol fiyatlarına oldukça duyarlı olmakla birlikte, jet yakıtı maliyet baskısının üçüncü ve muhtemelen dördüncü çeyrekte de devam etmesi beklenmekte. Bunun nedeni, petrol fiyatları %20 gerilemiş olmasına rağmen jet yakıtı rafineri marjının ikinci çeyreğe göre yalnızca %5 daha düşük seviyelerde seyretmesidir. Bu nedenle güçlü büyüme potansiyeline rağmen önümüzdeki çeyreklerde operasyonel performansın görece zayıf kalmasını bekliyoruz. Güncel tahminlerimize göre hisse 6,4x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görürken küresel benzer şirket ortalaması 5,2x seviyesindedir. Yönetim bugün İstanbul saatiyle 17.00'de analist toplantısı düzenleyecek.
  • Bilanço Değerlendirmesi – FROTO Şirketin cirosu ikinci çeyrekte yıllık bazda %14 gerileyerek piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti. Cirodaki daralma temel olarak hem yurt içi hem de yurt dışı satış hacimlerindeki düşüşten kaynaklandı. Yurt içi satış hacmi %18, yurt dışı satış hacmi ise %4 geriledi. Gölcük ve Craiova fabrikalarında kapasite kullanım oranı düşerken, Yeniköy ve Eskişehir tesisleri bu eğilimin dışında kaldı. Kârlılık tarafında tüm marjlarda gerileme görüldü. Brüt kâr marjı, FAVÖK marjı ve net kâr marjı sırasıyla %15, %34 ve %36 oranında daraldı. Satış hacimlerindeki düşüşe ek olarak, yurt içinde devam eden yoğun fiyat rekabeti kârlılığı baskılamaya devam etti. Uluslararası pazarlarda ise Avro/Türk Lirası kurundaki sınırlı değer kazancına rağmen enflasyon kaynaklı maliyet baskıları kârlılığı olumsuz etkiledi. Sonuçlardaki en olumlu unsur ertelenmiş vergi gelirinin katkısı oldu. Daha önce de belirttiğimiz gibi kurumlar vergisi oranının %12,5'e düşürülmesi, ihracat ağırlıklı üretim yapan şirketlerin net kârına olumlu katkı sağlayabilecek bir gelişmeydi. Bu doğrultuda Ford Otosan ikinci çeyrekte 4,4 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı ve net kâr marjı piyasa beklentisinin 0,3 puan üzerinde gerçekleşti. Sonuçların ardından şirket yıl sonu beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Yıl başında cironun yatay seyretmesi beklenirken artık orta-yüksek tek haneli oranda daralma öngörülüyor. İç pazardaki zayıflığa paralel olarak yurt içi perakende satış hacmi beklentisi de 90-100 bin adet aralığından 75-85 bin adet seviyesine indirildi. Değerleme açısından bakıldığında Ford Otosan hissesi 7,8x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, bu seviye şirketin son beş yıllık 9,1x FD/FAVÖK medyanına göre yaklaşık %16 iskontoya işaret etmekte. Şirket, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin analist toplantısını bugün İstanbul saatiyle 16.00'da gerçekleştirecek.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-05082026.pdf

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Temmuz Verileri Açıklandı: Otomotiv Pazarı %25 Daraldı

Türkiye otomobil pazarı Temmuz 2026'da geçen yılın aynı dönemine göre %25 oranında daralarak 81 bin adede geriledi.


Binek Otomobil ve Hafif Ticari Araç Satışlarında Gerileme

Türkiye’de binek otomobil satışları %25,8 oranında bir düşüş gerçekleştirerek 62 bin adete gerilerken, hafif ticari araç satışları ise %22,2 oranında bir düşüşle 18 bin adede geriledi.

Bununla beraber, 2026 yılının ilk 7 ayında toplam hafif araç pazarı yıllık bazda %10,7 oranında daralarak 649 bin adet seviyesine geriledi. Segment bazında bakıldığında ise, önceki aylarda görece daha dirençli seyreden hafif ticari araç pazarı da kümülatif bazda negatif bölgeye geçti.

Buna göre; binek otomobil satışları ilk 7 ayda %12,1 oranında gerilerken, hafif ticari araç satışları ise %5,1’lik bir düşüşle karşılaşarak 156 bin adete geriledi.

Motor tipine göre baktığımızda, elektrikli araç satışlarının ilk 7 ayda geçen senenin aynı dönemine göre %5,8 oranında azalarak 94 bin adede gerilediğini ve toplam pazardan %18,7 oranında bir pay aldı. Buna karşın, dizel ve benzinli araç satışları %21,6 oranında düşmesine rağmen toplam pazarın %47,5'ini oluşturmaya devam ediyor.

Otomotiv Şirketlerindeki Görünüm

Tofaş (TOASO)

TOASO tarafında, binek otomobil satışlarında yıllık bazda %46 oranında düşüş yaşandı. Bu gerilemenin temel nedeni Fiat markalı otomobil satışlarındaki zayıflık oldu. Ancak düşüş yalnızca Fiat ile sınırlı kalmadı. Jeep hariç Citroen, Peugeot, Opel ve DS markalarının tamamında da satış adetlerinde düşüşler görüldü. Şirketin binek otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre %7,1 oranında gerilerken, hafif ticari araç satışları ise %9,4 oranında azaldı. Fiat hafif ticari satışları genel olarak yatay fakat hafif pozitif seyrederken, Opel ve Peugeot hafif ticari satışlarındaki zayıflık toplam performansı aşağı çekti.

Ford Otosan (FROTO)

Şirket, iç pazarda zayıf performansını sürdürdü. Binek otomobilde aylık perakende satışlar 348 adet seviyesine kadar düşerken, hafif ticari araçlarda temmuz ayında perakende satışlar %39 oranında bir düşüş gerçekleştirerek 4,4 bin adete geriledi. Böylece aylık hafif ticari araç pazar payı %24,1 olarak gerçekleşti. Dikkat çekici olarak, toplam hafif ticari pazarındaki daralmaya rağmen şirketin hafif ticari satışlarının %69,5'i Türkiye'de üretilen araçlardan oluştu.

Doğuş Otomotiv (DOAS)

Binek otomobil satışları şirketin 2026 aylık ortalamasına yakın gerçekleşti. Ancak yıllık bazda %6,9 düşüşle 11,5 bin adet seviyesine geriledi.

İleriye Dönük Beklentiler Nasıl?

Önümüzdeki dönemde otomotiv sektöründeki talebin yönünü belirleyecek temel faktörler olarak öne çıkan unsurlardan biri hane halkının tüketim harcaması yapma eğilimiyken, bir diğeri ise ekonomi politikalarının seyrine bağlı olarak TCMB’nin faiz indirim döngüsüne yeniden başlayıp başlamayacağı olacak.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Türkiye'nin Temmuz Ayı Dış Ticaret Verileri Açıklandı

Türkiye'nin temmuz ayına ilişkin dış ticaret verileri, ihracat ve ithalatın yıllık bazda artış gösterdiğini ortaya koydu. Açıklanan veriler, dış ticaret açığında yükseliş yaşanırken ihracatın ithalatı karşılama oranında gerilemeye işaret etti.



İhracat ve İthalatta Yıllık Artış

Temmuz ayında Türkiye'nin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %,2,9 artarak 25,6 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ithalat ise %,5,2 artış göstererek 33 milyar ABD Doları'na ulaştı.

İthalattaki artış hızının ihracatın üzerinde gerçekleşmesi, dış ticaret dengesinde bozulmaya neden oldu. Böylece temmuz ayında dış ticaret açığı yıllık bazda %,14 artarak 7,4 milyar ABD Doları olarak kaydedildi.

Dış Ticaret Açığında Yükseliş

Temmuz ayı verileri, dış ticaret açığındaki artış eğiliminin sürdüğünü gösterdi. İhracat ve ithalat arasındaki farkın büyümesiyle birlikte dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yükseldi.

Açıklanan veriler doğrultusunda ihracatın ithalatı karşılama oranı da geriledi. Söz konusu oran, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 1,7 puan azalarak %,77,7 seviyesinde gerçekleşti.

Dış Ticaretin Ürün Gruplarına Göre Dağılımı

Temmuz ayında ihracatın ürün gruplarına göre dağılımında en yüksek pay ham madde grubunda yer aldı. İthalat tarafında ise en büyük pay ara malları grubunda gerçekleşti.

Ara mallarının ithalattaki ağırlığını koruması, üretim süreçlerinde ithal girdilerin önemini sürdürdüğünü ortaya koyarken, ham madde ihracatı da dış satımın önemli kalemlerinden biri olmaya devam etti.

Yılın İlk Aylarındaki Eğilim Devam Ediyor

Temmuz ayı verileri, yılın önceki aylarında gözlenen dış ticaret görünümünün sürdüğünü gösterdi. İhracat artışını korurken ithalattaki daha güçlü yükseliş dış ticaret açığının genişlemesine neden oldu.

Resmî dış ticaret istatistikleri, küresel talep koşulları, enerji fiyatları, döviz hareketleri ve üretimde kullanılan ithal girdilerin dış ticaret dengesi üzerindeki etkisinin devam ettiğini ortaya koyarken, temmuz ayı sonuçları da bu genel görünümle uyumlu bir tablo sundu.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Türkiye İmalat PMI Temmuz Ayında Yükseldi, Ancak Daralma Eğilimi Devam Ediyor

Türkiye imalat sanayisinin faaliyet koşullarını gösteren İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisi, temmuz ayında bir önceki aya göre sınırlı bir artış kaydetti. Buna karşın endeksin eşik değerin altında kalması, sektörde daralma eğiliminin sürdüğüne işaret etti.



Temmuz Ayında PMI Verisinde Sınırlı Artış

İstanbul Sanayi Odası tarafından yayımlanan Türkiye İmalat PMI verisi, temmuz ayında 0,6 puan artarak 47,7 seviyesine yükseldi. Haziran ayında 47,1 olarak açıklanan endeks, temmuzda toparlanma yönünde sınırlı bir hareket gösterse de 50 eşik değerinin altında kalmaya devam etti. PMI endeksinde 50 seviyesinin altındaki değerler, imalat sektöründe faaliyet koşullarının önceki aya kıyasla daraldığını gösteriyor.

Son aylarda görülen zayıf talep görünümü, üretim ve yeni siparişler üzerinde etkisini sürdürürken, temmuz verileri de sektördeki yavaşlamanın tamamen sona ermediğini ortaya koydu.

Yeni Siparişlerde Zayıf Seyir Devam Etti

Temmuz ayı verilerine göre yeni siparişlerdeki düşüş eğilimi devam etti. Hem iç pazarda hem de dış talepte devam eden zayıflık, üreticilerin sipariş hacimlerini sınırlamayı sürdürdü. Yeni siparişlerde yaşanan gerileme, üretim faaliyetleri üzerinde baskı oluşturan temel unsurlardan biri olarak öne çıktı.

İhracat siparişlerindeki görünüm de küresel ekonomik büyümedeki yavaşlama, yüksek finansman maliyetleri ve dış pazarlardaki talep koşullarının etkisiyle temkinli seyrini korudu.

Girdi Maliyetleri Yükselmeyi Sürdürdü

İmalat sektöründe üretim maliyetleri temmuz ayında da artmaya devam etti. Özellikle hammadde maliyetleri ve tedarik zincirine bağlı giderlerdeki yükseliş, girdi fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi.

Bununla birlikte girdi maliyetlerindeki artış hızının önceki aylara göre daha sınırlı gerçekleştiği görüldü. Üreticilerin nihai ürün fiyatlarına yaptığı artışların da daha düşük hızda gerçekleşmesi, maliyet baskılarında kısmi bir yavaşlamaya işaret etti.

Enflasyon Baskısında Görece Yavaşlama

Temmuz verileri, hem girdi fiyatları hem de nihai ürün fiyatları enflasyonunun 2025 Kasım ayından bu yana en düşük artış hızına gerilediğini gösterdi. Bu gelişme, maliyet artışlarının tamamen sona ermediğini ancak önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir seyir izlediğini ortaya koydu.

Üreticiler maliyet baskılarının devam ettiğini belirtirken, fiyat artış hızındaki yavaşlama enflasyon görünümüne ilişkin takip edilen göstergeler arasında yer aldı.

İmalat Sanayisinde Görünüm Yakından İzleniyor

Türkiye imalat sanayisi son aylarda zayıf iç talep, yüksek finansman maliyetleri ve küresel ekonomik koşulların etkisiyle faaliyetlerinde temkinli bir görünüm sergiliyor. PMI verisinde temmuz ayında görülen sınırlı yükseliş, daralma hızında yavaşlamaya işaret etse de sektörün büyüme bölgesine geçebilmesi için endeksin 50 seviyesinin üzerine çıkması gerekiyor.

Önümüzdeki dönemde iç talebin seyri, ihracat pazarlarındaki gelişmeler, finansman koşulları ve enflasyon dinamikleri, imalat sanayisinin performansını belirleyen temel unsurlar arasında yer almayı sürdürecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Dijital Türk Lirası Projesinde Yeni Dönem

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Dijital Türk Lirası Projesi kapsamında yürütülen başvuru ve değerlendirme süreçlerini tamamladı. Üçüncü aşamaya geçmeye hak kazanan projelerle birlikte geliştirme çalışmaları ve deney alanı testlerinin yeni dönemde devam etmesi planlanıyor.


Başvuru Süreci Tamamlandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Dijital Türk Lirası Projesi kapsamında gerçekleştirilen başvuru süreçlerinin tamamlandığını duyurdu. Proje, dijital merkez bankası parası çalışmalarının ilerleyen aşamalarına geçerken, farklı finansal kuruluşların katılımıyla kapsamını genişletmeyi sürdürüyor.

İlk değerlendirme sürecinde toplam 85 proje incelendi ve bunlardan 51'i bir sonraki aşamaya geçmeye hak kazandı. Devam eden değerlendirmeler sonucunda ise üçüncü aşamaya 12 banka ile 6 ödeme ve elektronik para kuruluşuna ait toplam 23 proje seçildi.

Üçüncü Aşamada Test ve Geliştirme Çalışmaları Yürütülecek

Üçüncü aşamada yer alan projelerde teknik geliştirme faaliyetleri ile deney alanı testleri gerçekleştirilecek. Bu süreçte dijital para altyapısının farklı kullanım senaryolarında test edilmesi, sistem performansının değerlendirilmesi ve teknolojik bileşenlerin geliştirilmesi hedefleniyor.

Deney alanı çalışmaları kapsamında ödeme sistemleri, dijital kimlik doğrulama, çevrim içi ve çevrim dışı ödeme senaryoları ile farklı finansal teknolojilerin birlikte çalışabilirliği gibi konuların değerlendirilmesi bekleniyor.

Dijital Türk Lirası Projesinde Yeni Dönem

TCMB, Dijital Türk Lirası Projesi'ni kademeli bir yaklaşımla yürütüyor. Önceki aşamalarda sınırlı katılımcılarla gerçekleştirilen pilot uygulamaların ardından proje, bankalar ve ödeme kuruluşlarının daha geniş katılımıyla ilerliyor.

Projeye dâhil edilen banka ve ödeme kuruluşlarının teknik geliştirme süreçlerinde aktif rol üstlenmesi, dijital Türk Lirası ekosisteminin oluşturulmasına yönelik hazırlıkların sürdürülmesini amaçlıyor.

Dijital Merkez Bankası Parası Çalışmaları Devam Ediyor

Dijital Türk Lirası Projesi, Türkiye'nin dijital ödeme altyapısını geliştirmeye yönelik çalışmaların önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. TCMB, proje kapsamında elde edilen teknik bulgular doğrultusunda dijital merkez bankası parasına ilişkin araştırma, geliştirme ve test faaliyetlerini ilgili kurumlarla iş birliği içinde sürdürmeye devam ediyor.

Projenin ilerleyen aşamalarında gerçekleştirilecek testlerin sonuçları doğrultusunda teknik altyapının geliştirilmesi ve farklı kullanım senaryolarının değerlendirilmesi planlanıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Kordsa (KORDS) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

Kordsa (KORDS), 2026 yılının ikinci çeyreğinde gelir ve operasyonel kârlılık tarafında güçlü sonuçlar açıkladı. Lastik güçlendirme segmentinde rekabetin etkisi sürerken, kompozit segmentindeki yüksek büyüme ve maliyet optimizasyonu şirketin FAVÖK performansını beklentilerin üzerine taşıdı. Net kâr tarafında ise geçen yılın aynı dönemindeki zararın ardından yeniden kârlılığa geçilmesi dikkat çekti. Buna karşın, mevcut değerleme seviyeleri nedeniyle hisseye yönelik temkinli görüş korunuyor.


Kompozit Segmentindeki Güçlü Büyüme Gelirleri Destekledi

Kordsa'nın ikinci çeyrek gelirleri yıllık bazda %29 artarak 9,8 milyar TL seviyesine ulaştı ve hem piyasa beklentisi hem de kurum tahminleriyle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti.

Segment bazında öne çıkan gelişmeler:

  • Lastik güçlendirme segmentinde yoğun rekabet nedeniyle üretim hacimleri geriledi.
  • Kompozit segmenti gelirleri yıllık %61 büyüdü.
  • Kompozit segmentinin toplam gelirler içerisindeki payı %25'ten %30'a yükseldi.

Bu büyümede özellikle fiyat artışları ve yüksek katma değerli ürün satışlarının etkili olduğu görülüyor.

FAVÖK Beklentilerin Üzerinde Gerçekleşti

Operasyonel tarafta Kordsa güçlü bir performans sergiledi.

Şirketin FAVÖK'ü;

  • Yıllık bazda %132 artarak 1,2 milyar TL'ye ulaştı.
  • Bu rakam, 825 milyon TL seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti.

FAVÖK büyümesini destekleyen başlıca unsurlar şunlar oldu:

  • Kompozit segmentinin artan katkısı,
  • Yüksek marjlı ürün satışları,
  • Devam eden maliyet azaltıcı yatırımlar,
  • Satış maliyetlerinin gelir artışının altında kalması.

Şirketin satışların maliyeti yalnızca %20 artarken, gelirlerdeki %29'luk büyüme brüt kârlılığı olumlu etkiledi.

Şirket Yeniden Net Kâra Geçti

Net kâr tarafında güçlü bir toparlanma dikkat çekti.

Kordsa;

  • 2Ç25'te 122 milyon TL net zarar
  • 2Ç26'da ise 560 milyon TL net kâr açıkladı.

Bu iyileşmede;

  • operasyonel kârlılıktaki artış,
  • duran varlık satışlarından elde edilen yatırım gelirlerinin yıllık bazda yaklaşık 15 kat yükselmesi
  • önemli rol oynadı.

Böylece şirket, operasyonel taraftaki toparlanmayı net kâra da yansıtmayı başardı.

Kompozit Segmenti Uzun Vadeli Hikâyeyi Güçlendiriyor

Kordsa'nın büyüme stratejisinde kompozit segmenti giderek daha önemli hale geliyor.

Toplam gelir içerisindeki payın %30'a yükselmesi, şirketin daha yüksek katma değerli ürünlere yönelme stratejisini destekliyor.

Buna karşın lastik güçlendirme segmentinde devam eden rekabet ve zayıf talep görünümü kısa vadede operasyonel risk oluşturmaya devam ediyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde kompozit segmentinin büyüme hızının şirket performansı açısından belirleyici olması bekleniyor.

Kordsa'nın 2Ç26 Gelirleri Nasıl Gerçekleşti?

Şirketin gelirleri yıllık bazda %29 artarak 9,8 milyar TL seviyesine ulaştı ve beklentilerle uyumlu gerçekleşti.

FAVÖK Beklentileri Aştı Mı?

Evet. FAVÖK yıllık %132 artışla 1,2 milyar TL'ye yükselerek piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti.

Net Kârda Nasıl Bir Değişim Yaşandı?

Şirket, geçen yılın aynı dönemindeki 122 milyon TL net zararın ardından bu çeyrekte 560 milyon TL net kâr açıkladı.

Kompozit Segmenti Neden Önemli?

Kompozit segmenti gelirleri yıllık %61 büyüdü ve toplam gelirler içindeki payını %30'a yükselterek şirketin operasyonel kârlılığını destekledi.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Çimsa (CIMSA) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi: Güçlü Net Kar Performansı ve Artan Marjlar Öne Çıktı

Çimsa (CIMSA), 2026 yılının ikinci çeyreğinde beklentilere paralel ciro açıklarken, operasyonel marjlardaki iyileşme ve güçlü net kâr performansıyla öne çıktı. Zayıf yurt içi talep nedeniyle satış gelirlerinde gerileme yaşansa da ABD'deki yeni tesisin ihracat hacmine katkısı, maliyet yönetimi ve alternatif yakıt kullanımındaki artış şirketin operasyonel kârlılığını destekledi. Net kâr ise piyasa beklentisinin oldukça üzerinde gerçekleşti.


İhracat Hacmindeki Artış Yurt İçi Talepteki Zayıflığı Dengeledi

İkinci çeyrekte şirketin operasyonel görünümünde ihracat tarafı pozitif ayrıştı.

Öne çıkan gelişmeler:

  • ABD'deki yeni tesisin katkısıyla ihracat satış hacmi yıllık %8 arttı.
  • Zayıf iç talep nedeniyle yurt içi satış hacmi %7 geriledi.
  • Böylece toplam satış hacmi yıllık bazda %1 azaldı.
  • Uluslararası operasyonlardaki hacim artışına rağmen fiyat etkisi nedeniyle ihracat gelirlerinde yıllık %9 düşüş yaşandı.

Ciro Beklentilere Paralel Gerçekleşti

Çimsa'nın ikinci çeyrek cirosu yıllık bazda %10 düşüşle 13,0 milyar TL seviyesinde gerçekleşti ve piyasa beklentileriyle uyumlu geldi.

Segment bazında bakıldığında;

  • Hazır beton ve yapı malzemeleri gelirleri %23 geriledi.
  • Çimento segmentindeki ciro düşüşü ise %3 ile sınırlı kaldı.

Bu görünüm, yurt içi inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamaya rağmen şirketin ürün çeşitliliğinin gelirlerdeki daralmayı sınırladığını gösteriyor.

FAVÖK Marjındaki İyileşme Dikkat Çekti

Operasyonel tarafta FAVÖK yıllık bazda %2 düşüşle 2,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.

Buna karşın operasyonel verimlilik sayesinde marjlarda belirgin iyileşme görüldü.

FAVÖK marjı;

  • 2Ç25'teki %18,6 seviyesinden
  • 2Ç26'da %20,2'ye yükseldi.

Bu iyileşmede;

  • satışların maliyetindeki gerileme,
  • faaliyet giderlerindeki disiplin,
  • personel giderlerinde yıllık %22 düşüş
  • yüksek alternatif yakıt kullanım oranı belirleyici oldu.

Net Kâr Beklentilerin Çok Üzerinde Gerçekleşti

Çeyreğin en güçlü kalemi net kâr oldu.

Şirket,1,3 milyar TL net kâr açıkladı.

Bu rakam yıllık bazda %40 büyümeye, 791 milyon TL seviyesindeki piyasa beklentisinin ise belirgin şekilde üzerine işaret etti.

Net kârdaki güçlü performansta;

  • daha düşük ertelenmiş vergi giderleri,
  • azalan finansman giderleri,
  • 650 milyon TL net parasal kazanç önemli rol oynadı.

Borçlulukta Sınırlı Artış Görüldü

Şirketin bilançosunda borçluluk tarafında sınırlı bir yükseliş yaşandı.

İkinci çeyrek itibarıyla;

  • Net borç çeyreklik bazda %13 arttı.
  • Net Borç/FAVÖK oranı 2,5x'ten 2,7x'e yükseldi.

Borçlulukta görülen artışa rağmen mevcut seviyeler sektör açısından yönetilebilir görünümünü koruyor.

Çimsa'nın 2Ç26 Net Kârı Beklentileri Karşıladı Mı?

Evet. Şirket 1,3 milyar TL net kâr açıklayarak 791 milyon TL seviyesindeki piyasa beklentisini önemli ölçüde aştı.

FAVÖK Marjı Nasıl Değişti?

FAVÖK marjı geçen yılın aynı dönemindeki %18,6 seviyesinden %20,2'ye yükseldi.

İhracat Operasyonları Finansalları Nasıl Etkiledi?

ABD'deki yeni tesis sayesinde ihracat satış hacmi %8 artarken, fiyat etkisi nedeniyle ihracat gelirleri %9 geriledi.

Borçlulukta Artış Var Mı?

Evet. Net Borç/FAVÖK oranı çeyreklik bazda 2,5x seviyesinden 2,7x'e yükseldi.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
İş Bankası (ISCTR) 2Ç26 Bilanço Değerlendirmesi

İş Bankası (ISCTR), 2026 yılının ikinci çeyreğinde piyasa beklentilerinin altında kalan finansal sonuçlar açıkladı. Bankanın net kârı; yüksek ticari zararlar, beklentilerin üzerinde gerçekleşen karşılık giderleri ve artan faaliyet giderlerinin etkisiyle hem piyasa beklentisinin hem de kurum tahminimizin gerisinde kaldı. Buna rağmen güçlü komisyon gelirleri, sağlam mevduat tabanı ve cazip değerleme çarpanları orta ve uzun vadeli görünümü desteklemeye devam ediyor.


Net Kâr Beklentilerin Belirgin Şekilde Altında Gerçekleşti

İş Bankası'nın ikinci çeyrek net kârı hem piyasa beklentisinin hem de tahminimizin altında kaldı.

Açıklanan sonuç;

  • 13,1 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin,
  • 14,3 milyar TL olan tahminimizin belirgin şekilde gerisinde gerçekleşti.

Net kâr;

  • Çeyreklik bazda %53
  • Yıllık bazda %44 gerileyerek zayıf bir çeyreğe işaret etti.

Buna karşın yılın ilk altı ayında elde edilen yaklaşık 30 milyar TL net kâr, geçen yılın aynı dönemine göre büyük ölçüde yatay kaldı.

Kârlılığı Baskılayan Unsurlar Öne Çıktı

Beklentilerden zayıf gelen finansalların temel nedenleri üç ana başlıkta toplandı:

  • Beklenenden daha yüksek gerçekleşen net alım-satım zararları
  • Tahminimizin yaklaşık %14 üzerinde gerçekleşen net karşılık giderleri
  • Beklentimizin yaklaşık %5 üzerinde gerçekleşen faaliyet giderleri

Çeyrek içerisinde banka 15,4 milyar TL iştirak geliri elde etmesine rağmen, bu katkı hariç tutulduğunda 9,8 milyar TL net faaliyet zararı oluştu.

Öte yandan yaklaşık 4 milyar TL ertelenmiş vergi geliri, net kârı destekleyen önemli kalemlerden biri oldu.

Net Faiz Marjında Belirgin Daralma Yaşandı

İkinci çeyreğin en dikkat çekici gelişmelerinden biri net faiz marjındaki gerileme oldu.

Swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjı 150 baz puan daralarak %2,05 seviyesine geriledi.

Bu gerilemede;

  • yükselen fonlama maliyetleri,
  • TL çekirdek kredi-mevduat makasında yaklaşık 200 baz puanlık daralma belirleyici oldu.

Bununla birlikte, bankanın çeyrek boyunca vadesiz mevduat hacmini artırması önümüzdeki dönemlerde marj üzerindeki baskının sınırlanmasına katkı sağlayabilir.

Kredi Ve Mevduat Büyümesi Dengeli Seyretti

İkinci çeyrekte kredi büyümesi dengeli bir görünüm sundu.

Öne çıkan veriler şöyle oldu:

  • TL krediler %6,8 büyüdü.
  • Tüketici kredi kartları %10,6 arttı.
  • TL ticari krediler %0,2 geriledi.
  • Yabancı para krediler dolar bazında yatay seyretti.

Mevduat tarafında ise;

  • TL mevduatlar %8,4 arttı.
  • Yabancı para mevduatlar %5 geriledi.

Böylece;

  • TL kredi/mevduat oranı %92
  • YP kredi/mevduat oranı ise %62 seviyesinde gerçekleşti.

Komisyon Gelirleri Güçlü Performansını Sürdürdü

Operasyonel tarafta en güçlü kalemlerden biri ücret ve komisyon gelirleri oldu.

Komisyon gelirleri;

  • Çeyreklik bazda %19
  • Yıllık bazda %38 artış gösterdi.

Buna karşın faaliyet giderleri yıllık bazda %62 yükseldi.

Özellikle personel dışı giderlerdeki artış maliyetleri yukarı taşırken, gider/gelir oranı %73 ile sektör ortalamasının üzerinde kalmaya devam etti.

Yönetim 2026 Beklentilerini Aşağı Yönlü Güncelledi

İş Bankası yönetimi yılın geri kalanına ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti.

Yeni beklentilere göre;

  • Net faiz marjı beklentisi yaklaşık %5 seviyesinden %3,2-%3,4 aralığına indirildi.
  • Özsermaye kârlılığı beklentisi yaklaşık %30'dan %25'e çekildi.
  • Reel getiri beklentisi de aşağı yönlü güncellendi.

Bu revizyonlar, yüksek fonlama maliyetlerinin ve marj baskısının yılın geri kalanında da etkili olabileceğine işaret ediyor.

İş Bankası'nın 2Ç26 Net Kârı Beklentileri Karşıladı Mı?

Hayır. Bankanın net kârı hem piyasa beklentisinin hem de kurum tahminlerinin altında gerçekleşti.

Net Faiz Marjı Neden Geriledi?

Yükselen fonlama maliyetleri ve TL çekirdek kredi-mevduat makasındaki daralma nedeniyle swap düzeltilmiş net faiz marjı %2,05 seviyesine geriledi.

Komisyon Gelirleri Nasıl Performans Gösterdi?

Komisyon gelirleri çeyreklik bazda %19, yıllık bazda ise %38 artış göstererek gelirleri destekledi.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Aksa Enerji (AKSEN), Gana'da 825 MW'lık Yeni Santral Yatırımıyla Büyümesini Hızlandırıyor

Aksa Enerji (AKSEN), Gana'da 825 MW kurulu güce sahip yeni bir enerji santrali yatırımı gerçekleştireceğini duyurdu. Proje, 20 yıl vadeli ABD Doları bazlı elektrik alım garantisi ile desteklenirken, şirketin döviz bazlı gelir yapısını güçlendirmesi ve uzun vadeli nakit akışı görünürlüğünü artırması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Devam eden kapasite artış projeleriyle birlikte Aksa Enerji'nin toplam kurulu gücünün önümüzdeki yıllarda 6 GW seviyesine yaklaşması bekleniyor.


Gana Yatırımı AKSEN İçin Neden Önemli?

Açıklanan yatırım, Aksa Enerji'nin uluslararası büyüme stratejisinin en önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Projenin öne çıkan özellikleri:

  • 825 MW kurulu güç
  • 20 yıl vadeli elektrik alım garantisi
  • ABD doları bazlı gelir modeli
  • Uzun vadeli sözleşmeyle desteklenen nakit akışı

Enerji sektöründe uzun vadeli alım garantisine sahip projeler, gelir görünürlüğünü artırırken kur riskini de önemli ölçüde azaltabiliyor.

Kurulu Güç 6 GW Seviyesine Yaklaşıyor

Aksa Enerji'nin mevcut kurulu gücü yaklaşık 3,5 GW seviyesinde bulunuyor.

Şirketin mevcut portföyünde:

  • Kurulu gücün yaklaşık %16'sı Gana operasyonlarından oluşuyor.
  • Yeni yatırım ve devam eden projelerin tamamlanmasıyla birlikte şirketin toplam kurulu gücünün yaklaşık 6 GW seviyesine yaklaşması bekleniyor.

Bu gelişme, Aksa Enerji'nin uluslararası operasyonlarının toplam üretim içerisindeki ağırlığını daha da artırabilir.

Döviz Bazlı Sözleşmeler Yatırım Hikayesini Güçlendiriyor

Aksa Enerji'nin son yıllarda öne çıkan stratejisi, ABD doları bazlı garantili gelir üreten santrallerin payını artırmak oldu.

Yeni Gana yatırımı da bu stratejiyle uyumlu bir görünüm sunuyor.

Dolar bazlı uzun vadeli sözleşmeler sayesinde;

  • gelir görünürlüğü artıyor,
  • FAVÖK üretimi daha öngörülebilir hale geliyor,
  • kur dalgalanmalarının finansallar üzerindeki etkisi azalıyor.

Bu yapı, özellikle küresel belirsizlik dönemlerinde şirketin operasyonel dayanıklılığını destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Değerleme Tarafında AKSEN

Şirket, güçlü büyüme planlarına rağmen uluslararası benzerlerine kıyasla iskontolu işlem görmeye devam ediyor.

2027 tahminlerine göre:

Gösterge

Değer

FD/FAVÖK

7,5x

Uluslararası Benzerlerine Göre İskonto

%24


Yeni yatırımın sağlayacağı operasyonel katkının açıklanmasıyla birlikte finansal tahminlerin güncellenmesi bekleniyor.

Özellikle;

  • yeni santralin yıllık FAVÖK katkısı,
  • yatırım harcaması büyüklüğü,
  • devreye alma takvimi yatırımcıların yakından takip edeceği başlıklar arasında yer alacak.

AKSEN'in Yeni Yatırımı Nedir?

Aksa Enerji, Gana'da 825 MW kapasiteli yeni bir enerji santrali yatırımı gerçekleştireceğini açıkladı.

Elektrik Alım Garantisi Bulunuyor Mu?

Evet. Proje, 20 yıl vadeli ve ABD doları bazlı elektrik alım garantisi ile destekleniyor.

Şirketin Toplam Kurulu Gücü Ne Kadar Olacak?

Devam eden yatırımların tamamlanmasıyla birlikte toplam kurulu gücün 6 GW seviyesine yaklaşması bekleniyor.

AKSEN Hissesi Hangi Çarpanla İşlem Görüyor?

2027 tahminlerine göre şirket 7,5x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görüyor.

Yatırım Neden Olumlu Değerlendiriliyor?

Döviz bazlı uzun vadeli sözleşmeler sayesinde gelir görünürlüğünün artması ve operasyonel kârlılığın desteklenmesi bekleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 4 Ağustos 2026 Salı
Türkiye'nin Temmuz Ayı Dış Ticaret Açığı Yıllık Bazda %14 Artarak 7,4 Milyar ABD Doları Oldu

BIST 100 önceki kapanışa paralel seyretti. Günlük bazda bankacılık endeksi %3,0 arttı, sanayi endeksi de %1,1 geriledi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %4,3 yükselen iletişim endeksinden geldi.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Bakan Şimşek, temmuzda yıllık enflasyonun %31,8'e gerilediğini ve hizmet enflasyonundaki katılık azaldığını belirtti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temmuz ayında yıllık enflasyonun 0,4 puan düşüşle %31,8'e gerilediğini açıkladı. Alınan tedbirler ve dezenflasyon sürecinin etkisiyle hizmet enflasyonunda katılık azalıyor. Eğitim ve kira yıllık enflasyonları geçen yılın aynı ayına göre sırasıyla 31 puan ve 34 puan azaldı.
  • Türkiye'nin temmuz ayı dış ticaret açığı yıllık bazda %14 artarak 7,4 milyar ABD Doları oldu Temmuzda ihracat %2,9 artışla 25,6 milyar ABD Doları, ithalat %5,2 artışla 33 milyar ABD Doları seviyesine yükseldi. Bu durum, dış ticaret açığının yıllık %14 artarak 7,4 milyar ABD Doları'na ulaşmasına neden oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı 1,7 puan azalarak %77,7 oldu. En çok ihracat ham madde, en çok ithalat ise ara malları grubunda gerçekleşti.
  • Türkiye İmalat PMI, temmuzda 0,6 puan artışla 47,7 seviyesine yükseldi, ancak yeni siparişlerdeki düşüş sürdü İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI, temmuzda 0,6 puan artarak 47,7 oldu. Bu artışa rağmen endeks 50 eşik değerinin altında kalarak sektörde daralmanın devam ettiğini gösterdi. Yeni siparişlerdeki azalış sürerken, girdi fiyatları hızla yükselmeye devam etti. Ancak girdi ve nihai ürün fiyatları enflasyonu 2025 Kasım'dan bu yana en düşük hızına indi.
  • Oto kiralama sektörü 2026'nın ilk yarısında 64,4 milyar Türk Lirası yatırım yaptı ve aktif büyüklüğü 393 milyar Türk Lirası'na ulaştı TOKKDER'in verilerine göre, oto kiralama sektörü 2026'nın ilk 6 ayında 64,4 milyar Türk Lirası yatırım gerçekleştirdi ve aktif büyüklüğü 393 milyar Türk Lirası'na yükseldi. Filo büyüklüğü toplam 405 bin araca ulaştı. Sektör 2026'da yılbaşından bu yana 90 milyar Türk Lirası vergi öderken, Türkiye'deki ticari araçların %10'u kiralanıyor.
  • Temmuzda konkordato başvurularında düşüş görülürken, iflas kararları Ocak-Temmuz 2026 döneminde %36 arttı Temmuzda 184 konkordato dosyası için geçici mühlet kararı verilirken, geçen yıla göre tutar %49 azaldı. Ancak Ocak-Temmuz 2026 döneminde konkordato reddi kararları %61, iflas kararları ise %36 artış göstererek sırasıyla 1146 ve 171'e yükseldi. Bu durum, mahkemelerin daha seçici davrandığını ve mali yapısı zayıf şirketlerin elendiğini gösteriyor.

Şirket Haberleri


  • (+) AKSEN, Gana'da 825 MW'lık enerji santrali yatırımı açıkladı Şirket, Gana'da 825 MW kapasiteli bir enerji santrali yatırımı gerçekleştireceğini açıkladı. Proje, 20 yıllık ABD Doları bazlı elektrik alım anlaşması ile desteklenecek. İlk etapta devreye alınacak 450 MW'lık fazın 2028 yılının ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi ve yıllık yaklaşık 100 milyon ABD Doları FAVÖK üretmesi beklenmekte. Santralin 2030 yılının ilk çeyreğinde tam kapasite olan 825 MW'a ulaşmasıyla birlikte yıllık FAVÖK katkısının yaklaşık 200 milyon ABD Doları’na yükselmesi öngörülmekte. Toplam yatırım harcamasının yaklaşık 450 milyon ABD Doları olması beklenmekte. Aksa Enerji'nin mevcut kurulu gücü yaklaşık 3,5 GW seviyesinde olup bunun yaklaşık %16'sı Gana'da bulunmakta. Gana Takoradi Doğalgaz Santrali ve diğer büyüme projeleri dahil edildiğinde, kurulu gücün 2025-2030 döneminde yıllık bileşik %14 büyüyerek yaklaşık 6,0 GW'a, FAVÖK'ün ise yıllık bileşik %23 büyüyerek 2030 yılında 891 milyon ABD Doları’na ulaşması beklenmekte. 2027 tahminlerine göre hisse 7,5x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup uluslararası benzer şirketlere göre %24 iskonto taşımakta. Uzun vadeli ABD Doları bazlı sözleşmenin gelir görünürlüğünü artırması ve sürdürülebilir FAVÖK üretimini desteklemesi nedeniyle yatırımı olumlu değerlendiriyoruz.
  • Türkiye otomotiv pazarı Temmuz ayında yıllık bazda %25 daraldı Türkiye otomobil  pazarı, Temmuz 2026’da yıllık bazda %25 gerileyerek 81 bin adede düştü. Binek araç satışları yıllık bazda %25,8 azalarak 62 bin adet olurken, hafif ticari araç satışları %22,2 daralarak 18 bin adede geriledi. Toplam pazar hacmi, beş yıllık Temmuz ayı ortalamasının %2,8 altında kalırken, on yıllık Temmuz ayı ortalamasının %13 üzerinde gerçekleşti. 7A26 itibarıyla toplam otomobil pazarı, yıllık bazda %10,7 daralarak 649 bin adede geriledi. Segment kırılımında, önceki aylarda daha dirençli bir performans sergileyen hafif ticari araç pazarı da kümülatif bazda negatif bölgeye geçti. Buna göre, 7 aylık dönemde binek araç satışları yıllık bazda %12,1 azalırken, hafif ticari araç satışları %5,1 düşüşle 156 bin adede geriledi.
  • NTGAZ Çayırova Oto CNG Tesisini kapattı Şirket, Kocaeli'deki Çayırova Oto CNG Tesisinin kira sözleşmesinin sona ermesiyle faaliyetini durdurdu ve ilgili CNG lisansı iptal edildi.
  • EBEBK Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'deki mağaza sayısını 316'ya yükseltti Şirket, 1 Temmuz - 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye'de 5 yeni mağaza açarak toplam mağaza sayısını 311'den 316'ya yükseltti. 31 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'de 285 standart ve 31 mini konsept olmak üzere toplam 316 mağazası bulunmakta. Ayrıca, şirket Birleşik Krallık'ta 3 ve Kuzey Irak'ta 1 mağazaya sahip.
  • AVPGY, Avrupakent Doruk Adi Ortaklığı'ndaki %60 payını 10,8 milyon Türk Lirası bedelle devretti Şirket Yönetim Kurulu, Avrupakent Doruk Adi Ortaklığı'ndaki %60 payının, 10,8 milyon Türk Lirası bedelle Artaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'ye devredilmesine karar verdi. Devir işlemi 03.08.2026 tarihinde imzalanan Hisse Devir Protokolü ile gerçekleşti. Ortaklığın toplam piyasa değeri 17,6 milyon Türk Lirası olarak belirlenmişti.
  • KOCMT GES projesi için ÇED olumlu kararı aldı Şirket, Muş'ta planladığı 31,5 MWm/22,5 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerji Santrali projesi için T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı' aldı. Bu kararla yatırım sürecine devam edilecek.
  • OBAMS 50 milyon ABD Doları tutarında yeni ihracat sözleşmeleri imzaladı Şirket, Gana, Benin, Somali, Togo, Kenya ve Burkina Faso'daki distribütörleriyle toplam 50 milyon ABD Doları tutarında yeni ürün satış sözleşmeleri imzaladı. Bu sözleşmeler kapsamında yapılacak üretimler, Gaziantep ve Hendek tesislerinin yaklaşık üç aylık üretim kapasitesini tamamen doldurdu. Sözleşmelerin toplam değeri, şirketin son on iki aylık cirosunun %8,8'ine karşılık gelmekte.
  • PCILT bağlı ortaklığı medya hizmetleri anlaşması imzaladı Şirketin bağlı ortaklarından UP İletişim ve Medya Hizmetleri A.Ş., Dirk Rossmann Mağazacılık Ticaret Limited Şirketi ile online medya planlama ve satın alma hizmetleri konusunda anlaşma imzaladı.
  • GESAN Esenler Belediyesi'nden 198 milyon Türk Lirası değerinde ihale kazandı Şirket, Esenler Belediye Başkanlığı'nın "Arazi GES Tedarik ve Yapım İşi" ihalesini 198 milyon Türk Lirası bedelle kazandı. Projede kullanılacak güneş panelleri dolaylı bağlı ortaklığı Peak PV Solar A.Ş.'den, ana şalt ekipmanları ise bağlı ortaklığı Europower Enerji A.Ş.'den temin edilecek. Söz konusu işin büyüklüğü, şirketin son on iki aylık net satışlarının %0,8'ine denk gelmekte.
  • MCARD kurumsal kart çözümleri için sözleşme imzaladı Şirket, Türkiye'nin önde gelen bir holdingine bağlı grup şirketleri ile kurumsal kart çözümleri sunmak üzere sözleşme imzaladı. Sözleşmenin ilk ayda şirket cirosuna yaklaşık 20 milyon Türk Lirası üzerinde katkı sağlaması bekleniyor.
  • SASA'nın Temmuz 2026 satışları 178 milyon ABD Doları olarak gerçekleşti Şirketin Temmuz 2026'daki toplam satışları 178 milyon ABD Doları, ihracat tutarı ise 49,5 milyon ABD Doları oldu. Temmuz 2025'e göre toplam ciroda %60 artış kaydedildi.
  • SDTTR bağlı ortaklığı 5,73 milyon ABD Doları tutarında sipariş aldı Şirketin %95 oranında bağlı ortaklığı BKM Bursa Kalıp A.Ş., yurt içi bir müşteriden 5,73 milyon ABD Doları tutarında üretim siparişi aldı. Teslimatlar 2026, 2027 ve 2028 yılları arasında yapılacak. Sipariş tutarı, şirketin son on iki aylık cirosunun %9,6'sına karşılık gelmekte.
  • KTLEV Temmuz 2026'da 41,16 milyar Türk Lirası sözleşme büyüklüğüne ulaştı Şirket, Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. olarak 2026 yılı Temmuz ayında toplam 41,16 milyar Türk Lirası tutarında sözleşme büyüklüğü gerçekleştirdiğini duyurdu.
  • ZERGY Temmuz 2026'da 554,44 milyon Türk Lirası konut satışı gerçekleştirdi Şirket, 01.07.2026 - 31.07.2026 tarihleri arasında projeleri kapsamında 53 adet ön ödemeli konut satışı yaparak KDV dahil toplam 554,44 milyon Türk Lirası net satış tutarına ulaştı.
  • ARDYZ 163,5 milyon Türk Lirası tutarında güvenlik ürünleri tedarik sözleşmesi imzaladı Şirket, bir kamu kurumu ile eğitim kurumlarının güvenliğini sağlamaya yönelik güvenlik ürünlerinin tedarikine ilişkin KDV hariç 163,5 milyon Türk Lirası tutarında bir sözleşme imzaladı. Sözleşme büyüklüğü, şirketin son on iki aylık cirosunun %2,7'sine karşılık gelmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – ISCTR Bu rakam hem 13,1 milyar Türk Lirası olan piyasa beklentisinin hem de 14,3 milyar Türk Lirası olan tahminimizin belirgin şekilde altında kaldı. Tahminimizden sapma şu unsurlardan kaynaklandı: 1) Esas olarak net alım-satım zararı kaleminin sürüklediği, beklenenden geniş alım-satım zararı, 2) Tahminimizin %14 üzerinde gerçekleşen net karşılık gideri ve 3) Beklentimizin yaklaşık %5 üzerinde seyreden faaliyet gideri. Sonuç, çeyreklik bazda %53 ve yıllık bazda %44 gerilemeye işaret ediyor. Dikkat çekici bir şekilde, 15,4 milyar Türk Lirası iştirak katkısı hariç tutulduğunda banka 9,8 milyar Türk Lirası net faaliyet zararı kaydetti; 4 milyar Türk Lirası ertelenmiş vergi geliri de 2Ç26 net kârını destekledi. Yıllıklandırılmış çeyreklik özsermaye kârlılığı 1Ç26'daki %20,1 seviyesinden %9,3'e geriledi. 1Y26 bazında ise 30 milyar Türk Lirası net kâr yıllık bazda büyük ölçüde yatay seyretti. Türk Lirası krediler çeyreklik bazda %6,8 büyüdü; büyümeye öncülük eden tüketici kredi kartları çeyreklik bazda %10,6 genişlerken, Türk Lirası ticari krediler çeyreklik bazda %0,2 geriledi. YP krediler ABD Doları bazında çeyreklik olarak yatay seyretti. Türk Lirası mevduatlar çeyreklik bazda %8,4 büyürken, YP mevduatlar çeyreklik bazda %5 geriledi. Türk Lirası kredi/mevduat oranı %92'ye gerilerken, YP kredi/mevduat oranı %62 seviyesinde gerçekleşti. Swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjı, yükselen fonlama maliyetleri ve Türk Lirası çekirdek makasındaki 200 baz puanlık daralmanın etkisiyle çeyreklik bazda 150 baz puan belirgin şekilde gerileyerek %2,05 seviyesinde gerçekleşti. Bankanın çeyrek içinde vadesiz mevduat tabanını büyütmüş olması, ileride net faiz marjındaki aşınmanın sınırlandırılmasına yardımcı olabilir. Komisyon gelirleri çeyreklik bazda %19 ve yıllık bazda %38 ile belirgin şekilde artarken, 2Ç26 faaliyet gideri büyümesi de yıllık bazda %62 ile güçlü seyretti; bu büyümeye esas olarak personel dışı giderler öncülük ederken, personel giderleri yıllık bazda %42 arttı. Gider/gelir oranı 1Y26'da %73 ile 1Y25'teki seviyesini korudu ve kapsamımızdaki bankalar arasında en yüksek seviyede gerçekleşti. Aktif kalitesi tarafında, net risk maliyeti 2Ç26'da 237 baz puan olarak gerçekleşti (tahminimiz: 206 baz puan) ve çeyreklik bazda 11 baz puan artarak yıllık beklentiyle büyük ölçüde uyumlu seyretti. İşbank, beklentilerini genel olarak aşağı yönlü revize etti: net faiz marjı beklentisi yaklaşık %5 seviyesinden %3,2-3,4 aralığına çekildi, özsermaye kârlılığı beklentisi "enflasyon üzeri reel getiri" ifadesinden ~%20 seviyesine indirildi ve özsermaye kârlılığı beklentisi ~%30'dan ~%25'e düşürüldü. Tahminlerimize göre hisse, 2026 tahminlerimize dayanarak 4,1x F/K ve 0,6x PD/DD çarpanlarıyla işlem görüyor; bu da her iki metrikte de GEM emsallerine kıyasla %59 iskontoya işaret ediyor. Hissenin BIST100'e göre yılbaşından bu yana %21 relatif zayıf performansını dikkate alarak "Endeks Üzeri Getiri" tavsiyemizi ve 20,2 Türk Lirası/hisse olan hedef fiyatımızı koruyoruz; bu da son kapanış fiyatına göre %59 yukarı potansiyele işaret ediyor.
  • Bilanço Değerlendirmesi - CIMSA Çimsa'nın ihracat satış hacmi, ABD'deki yeni tesisin katkısıyla yıllık bazda %8 artarken, zayıf yurt içi talep nedeniyle iç piyasa satış hacmi %7 geriledi. Böylece toplam satış hacmi %1 azalırken, şirketin 2026 yılı ikinci çeyrek cirosu yıllık bazda %10 düşüşle 13,0 milyar Türk Lirası seviyesinde gerçekleşti ve piyasa beklentilerine paralel geldi. Hazır beton ve yapı malzemeleri segmentinde ciro %23 gerilerken, çimento cirosundaki düşüş %3 ile sınırlı kaldı. Uluslararası operasyonlarda hacim artmasına rağmen ihracat gelirleri %9 azaldı. Operasyonel tarafta FAVÖK yıllık bazda %2 düşüşle 2,6 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşirken, faaliyet giderleri ile satışların maliyetindeki gerileme ve özellikle personel giderlerindeki %22'lik düşüş kârlılığı destekledi. Ayrıca yüksek alternatif yakıt kullanım oranı sayesinde FAVÖK marjı geçen yılın aynı dönemindeki %18,6 seviyesinden %20,2'ye yükseldi. Net kâr ise daha düşük ertelenmiş vergi ve finansman giderleri ile 650 milyon Türk Lirası tutarındaki net parasal kazancın katkısıyla yıllık bazda %40 artarak 1,3 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve 791 milyon Türk Lirası seviyesindeki piyasa beklentisini önemli ölçüde aştı. Öte yandan şirketin net borcu çeyreklik bazda %13 artarken, Net Borç/FAVÖK oranı 2,5x'ten 2,7x'e yükseldi. Hisse, 7,1x son on iki aylık FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup BIST çimento sektörü ortalamasına göre %13, son 10 yıllık tarihsel ortalamasına göre ise %17 iskontolu seviyede bulunuyor.
  • Bilanço Değerlendirmesi – KORDS Kordsa'nın 2026 yılı ikinci çeyrek gelirleri, yıllık bazda %29 artarak 9,8 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve hem piyasa beklentisi hem de tahminimizle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti. Lastik güçlendirme segmentinde yoğun rekabet nedeniyle üretim hacimleri gerilerken, kompozit segmenti gelirlerinin yıllık bazda %61 artması ciroyu destekledi. Bu büyümede fiyat artışları etkili olurken, kompozit segmentinin toplam gelirler içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki %25 seviyesinden %30'a yükseldi. Operasyonel tarafta FAVÖK, yıllık bazda %132 artarak 1,2 milyar Türk Lirası’na ulaştı ve 825 milyon Türk Lirası seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Daha yüksek kârlılık marjına sahip kompozit segmentinin artan katkısı FAVÖK büyümesini desteklerken, maliyet azaltıcı yatırımların etkisiyle satışların maliyeti yalnızca %20 artarak gelir artışının altında kaldı ve brüt kârlılığı olumlu etkiledi. Şirket, 2025 yılının ikinci çeyreğinde açıkladığı 122 milyon Türk Lirası net zararın ardından, 2026 yılının aynı döneminde 560 milyon Türk Lirası net kâr elde etti. Net kârdaki güçlü iyileşmede operasyonel performanstaki artışın yanı sıra, ağırlıklı olarak duran varlık satışlarından kaynaklanan yatırım faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yıllık bazda 15 kat artması etkili oldu. Değerleme tarafında ise hisse, 2026 tahminlerimize göre 11,9x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmekte olup, 6,7x seviyesindeki tarihsel ortalamasının belirgin üzerinde bulunmakta. 2027 tahminlerimize göre de hisse tarihsel ortalamasına kıyasla yaklaşık %25 primli işlem görmekte Bu nedenle, kompozit segmentindeki büyümenin uzun vadeli potansiyeline rağmen, kısa vadede yüksek değerleme nedeniyle hisseye yönelik temkinli görüşümüzü koruyoruz.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-04082026.pdf  

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
İmalat Sanayi ve Turizm Sektörüne Yönelik Yeni İstihdam Destekleri Yürürlüğe Girdi

Resmî Gazete'de yayımlanan yeni kanunla birlikte istihdamı desteklemeye yönelik çeşitli düzenlemeler yürürlüğe girdi. Düzenlemeler kapsamında imalat sanayi ve turizm sektörlerine sağlanan teşviklerin kapsamı genişletilirken, emekli aylıkları, vergi uygulamaları ve stratejik yatırımlara ilişkin yeni hükümler de hayata geçirildi.



İmalat Sanayine Sağlanan İstihdam Desteği Uzatıldı

Yeni düzenlemeyle imalat sanayine yönelik istihdam desteğinin uygulama süresi 2028 yılı sonuna kadar uzatıldı. Destek uygulamasının devam etmesiyle birlikte sektörün istihdam kapasitesinin korunması ve üretim faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.

İmalat sanayine yönelik teşvik uygulamaları, son yıllarda üretimin sürdürülebilirliğini destekleyen politikalar arasında yer alırken, süre uzatımıyla birlikte işverenlerin mevcut desteklerden daha uzun süre yararlanabilmesinin önü açıldı.

En Düşük Emekli Aylığı Güncellendi

Kanun kapsamında sosyal güvenlik alanında da değişikliğe gidildi. Buna göre en düşük emekli aylığı 23,6 bin Türk Lirası seviyesine yükseltildi.

Yapılan güncelleme, emekli aylıklarına ilişkin yeni ödeme döneminde uygulanacak düzenlemeler arasında yer alıyor.

Kurumlar Vergisinde Örtülü Sermaye Düzenlemesi

Kanunda kurumlar vergisine ilişkin önemli bir değişiklik de yer aldı. Örtülü sermaye uygulamasında dikkate alınan sınır, %50 seviyesinden %25 seviyesine düşürüldü.

Söz konusu değişiklik, kurumlar vergisi uygulamalarında örtülü sermaye hesaplamasına ilişkin esasların yeniden düzenlenmesini öngörüyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
TCMB Döviz Dönüşüm Desteğinde Kapsamlı Düzenlemeler Yaptı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk Lirası’na dönüşümünü destekleyen uygulamaya ilişkin önemli değişiklikleri yürürlüğe aldı. Yeni düzenlemeler, destek mekanizmasının kapsamını güncellerken ihracatçı firmalara yönelik mevcut uygulamaların süresini de uzattı.



Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Dönem

Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ değişikliğiyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin uygulanma esaslarında kapsamlı revizyona gidildi. Yapılan düzenlemeler doğrultusunda firmaların destekten yararlanma koşulları yeniden şekillendirildi.

Yeni sistemde destekten yararlanma kriterleri, firmaların oluşturduğu katma değer ile ilişkilendirildi. Böylece destek mekanizmasının üretim ve ihracat kapasitesiyle daha uyumlu şekilde uygulanması amaçlanıyor.

Döviz Almama Taahhüdü Yerine Döviz Pozisyonu Şartı Getirildi

Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de döviz almama taahhüdü uygulamasının kaldırılması oldu. Bu uygulamanın yerine firmaların döviz pozisyonuna ilişkin yeni bir şart getirildi.

Böylece destekten yararlanacak şirketlerin değerlendirilmesinde taahhüt esaslı yapı yerine döviz pozisyonuna dayalı bir sistem uygulanacak. Değişikliğin uygulama usul ve esasları TCMB tarafından belirlenen çerçevede yürütülecek.

Destek Oranı Temel Olarak %2 Oldu

Yeni düzenlemeye göre döviz dönüşüm desteğinin temel oranı %2 olarak belirlendi. Bununla birlikte daha önce geçici olarak uygulanan %3 oranındaki destek ödemesinin süresi uzatıldı.

Bu kapsamda, %3 oranındaki döviz dönüşüm desteği uygulaması 31 Ocak 2027 tarihine kadar devam edecek. Söz konusu uygulama, daha önce belirlenen geçici sürenin uzatılmasıyla yürürlükte kalacak.

İhracat Bedeli Satış Yükümlülüğünde Süre Uzatıldı

TCMB tarafından yapılan düzenleme kapsamında ihracat bedellerinin Merkez Bankasına satış yükümlülüğüne ilişkin geçici uygulama da uzatıldı.

Buna göre ihracat bedeli satış yükümlülüğünün %35 olarak uygulanmasına yönelik mevcut düzenleme 31 Ocak 2027 tarihine kadar geçerliliğini sürdürecek. Böylece ihracatçılara yönelik mevcut uygulama belirlenen süre boyunca devam edecek.

Son Dönemde Yapılan Düzenlemelerin Devamı Niteliğinde

Son dönemde TCMB, Türk Lirası’na geçişi destekleyen ve ihracat gelirlerinin finansal sisteme kazandırılmasını amaçlayan çeşitli düzenlemeleri hayata geçirdi. Döviz dönüşüm desteğinde uygulanan geçici destek oranlarının daha önce farklı tarihlerde uzatılması ve ihracat bedellerine ilişkin yükümlülüklerde yapılan güncellemeler de bu sürecin bir parçası olarak öne çıktı.

Son değişiklikle birlikte hem destek ödemesi hem de ihracat bedeli satış yükümlülüğüne ilişkin geçici uygulamaların süresi yeniden uzatılmış oldu.

Düzenleme Resmî Olarak Yürürlüğe Girdi

Yayımlanan tebliğ değişiklikleriyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin temel oranı, destekten yararlanma şartları ve geçici uygulamaların süreleri güncellendi. Yeni düzenleme kapsamında firmalar, belirlenen şartları sağlamaları hâlinde döviz dönüşüm desteğinden güncellenen esaslar doğrultusunda yararlanabilecek.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
Haziran Ayında Rekor İhracat Performansı

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Haziran ayı dış ticaret istatistikleri, Türkiye'nin ihracatta güçlü seyrini sürdürdüğünü gösterdi. Haziran ayında ulaşılan ihracat tutarı, hem ay bazında rekor seviyeye ulaşırken hem de tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracat performansı olarak kayıtlara geçti.



İhracat 24,9 Milyar ABD Doları’na Ulaştı

Haziran ayında Türkiye'nin ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre %21,7 artış göstererek 24,9 milyar ABD Doları’na yükseldi. Böylece Haziran ayları bazında bugüne kadar kaydedilen en yüksek ihracat değeri elde edildi. Aynı zamanda bu performans, tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti.

İhracattaki artış, küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde Türkiye'nin dış pazarlardaki varlığını koruduğunu ve ihracat kapasitesini artırmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Yılın İlk Yarısında İhracat Artışını Sürdürdü

Ocak-Haziran dönemini kapsayan yılın ilk altı ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %3,5 artarak 136 milyar ABD Doları’na ulaştı. İlk yarı verileri, yıl genelindeki ihracat performansının istikrarlı bir şekilde devam ettiğini gösterdi.

İlk altı aylık dönemde elde edilen ihracat hacmi, Türkiye'nin dış ticaret faaliyetlerinde büyümenin sürdüğüne işaret ederken, üretim ve ihracat odaklı ekonomik faaliyetlerin devam ettiğini ortaya koydu.

İthalatta da Yükseliş Kaydedildi

Haziran ayında mal ithalatı, geçen yılın aynı ayına göre %23 artışla 35,3 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. İthalattaki artış, dış ticaret hacminin genişlemeye devam ettiğini gösterirken, üretim, yatırım ve tüketim kaynaklı ithalat kalemlerindeki hareketlilik de dış ticaret verilerine yansıdı.

İhracat ve ithalatın birlikte yükselmesiyle birlikte toplam dış ticaret hacmi de önceki yılın aynı dönemine göre artış gösterdi.

Dış Ticaret Açığında Artış

Haziran ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre %26,2 artarak 10,4 milyar ABD Doları seviyesine ulaştı. İthalattaki artış hızının ihracatın üzerinde gerçekleşmesi, dış ticaret açığındaki yükselişte etkili oldu.

İlk yarı verileri, ihracattaki artışın devam etmesine rağmen ithalatın daha yüksek oranda yükselmesinin dış ticaret dengesi üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini gösterdi.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
TÜİK Temmuz 2026 Enflasyon Verilerini Açıkladı: Yıllık Enflasyon %31,75'e Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ilişkin enflasyon verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) temmuz ayında aylık bazda %1,78 artarken, yıllık enflasyon haziran ayındaki %32,11 seviyesinden %31,75'e geriledi. Böylece yıllık enflasyondaki düşüş eğilimi devam ederken, gerçekleşen veri piyasa beklentilerine oldukça yakın geldi.

Aylık enflasyonda gıda, ulaştırma ve hizmet grupları fiyat artışlarının belirleyici olduğu görülürken, yıllık enflasyondaki gerilemede baz etkisinin yanı sıra sıkı para politikasının iç talep üzerindeki dengeleyici etkileri öne çıktı.


Temmuz 2026 Enflasyonu Beklentilere Yakın Gerçekleşti

Piyasa katılımcıları Temmuz ayında aylık enflasyonun %1,82, yıllık enflasyonun ise %31,80 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu.

Açıklanan veriler ise şu şekilde oldu:

Gösterge

Beklenti

Gerçekleşme

Aylık TÜFE

%1,82

%1,78

Yıllık TÜFE

%31,80

%31,75

Beklentilere oldukça yakın gelen veri, enflasyondaki kademeli düşüş eğiliminin sürdüğünü gösterdi.

Temmuz Ayında Fiyat Artışlarını Hangi Kalemler Sürükledi?

Aylık enflasyona en yüksek katkıyı sağlayan harcama grupları:

  • Gıda ve alkolsüz içecekler
  • Ulaştırma
  • Hizmet grupları

Özellikle gıda fiyatlarındaki artış, tüketici enflasyonu üzerinde etkili olmaya devam ederken ulaştırma ve hizmet sektöründeki fiyat hareketleri de aylık TÜFE'yi yukarı taşıyan başlıca kalemler arasında yer aldı.

Hanehalkı En Fazla Gıda ve Enerji Fiyatlarını Takip Ediyor

TCMB Hanehalkı Beklenti Anketi, tüketicilerin fiyat artışlarını en yoğun hissettiği alanların değişmediğini gösterdi.

Katılımcılara göre önümüzdeki dönemde en fazla fiyat artışı beklenen ürün grupları:

  • Gıda
  • Yakıt
  • Enerji ürünleri

Bununla birlikte gelecek 12 ayda enflasyonun düşmesini bekleyen hanehalkı oranı %17,63'e yükseldi.

Temmuz 2026 Aylık Enflasyonu Kaç Oldu?

Temmuz ayında TÜFE aylık bazda %1,78 arttı.

Yıllık Enflasyon Hangi Seviyeye Geriledi?

Yıllık TÜFE %31,75 olarak gerçekleşti.

Enflasyona En Fazla Hangi Gruplar Katkı Verdi?

Temmuz ayında en yüksek katkı gıda, ulaştırma ve hizmet gruplarından geldi.

TCMB'nin 12 Ay Sonrası Piyasa Enflasyon Beklentisi Nedir?

Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi %23,95 olarak açıklandı.

İkon-ok
QNB Araştırma 3 Ağustos 2026 Pazartesi
Türkiye'nin Enerji İthalat Faturası Haziran'da Yıllık %28,8 Artışla 5,9 Milyar ABD Doları Oldu

BIST 100 günü %1,2 yükselerek kapattı. Bankacılık %2,9 artış kaydederken, sanayi endeksi %0,6 artış gösterdi. Diğer sektör endekslerinde günün en güçlü performansı %2,9 yükselen teknoloji endeksinden geldi. Model portföyümüz de BIST 100'ün üzerinde %0,2 relatif getiri sağlamıştır.

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Avrupa Birliği, Türkiye'nin tarım ürünlerine yönelik gıda güvenliği denetimlerini artırdı AB, Türkiye'den ihraç edilen tarım ürünlerine uygulanan denetimleri son bir yılda sıkılaştırdı. Temmuz 2025'te domates, Ocak 2026'da Antep fıstığı ve ürünleri artırılmış kontrollere dahil edildi. Kuru incir ve kimyonla birlikte dört üründe denetimler arttı, bu da ihracatçılar için ek maliyet ve süre uzamasına neden oluyor.
  • Türkiye ile Maldivler arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması yürürlüğe girdi Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Maldivler arasında 4 Kasım 2024 tarihinde imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması'nın uygulamaya alındığını duyurdu. Bu anlaşma ile 404 üründe ihracatçılarımız tarife avantajı elde ederken, Maldivler lehine de 154 tarife satırında vergi indirimi veya muafiyeti sağlandı. Bakan Bolat, Maldivler'de ortalama %16 olan gümrük vergilerinin 293 üründe tamamen kaldırıldığını belirtti.
  • TCMB'den döviz dönüşüm desteği uygulamasında kapsamlı değişiklikler yapıldı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz dönüşüm desteği tebliğinde değişiklikler yayımladı. Yeni düzenlemeye göre firmalar katma değerleriyle orantılı olarak destekten yararlanacak. Döviz almama taahhüdü yerine döviz pozisyonu şartı getirildi. Döviz dönüşüm desteğinin temel oranı %2 olarak belirlenirken, %3 destek ödemesi ve ihracat bedeli satış yükümlülüğünün %35 olarak uygulanacağı geçici süre 31 Ocak 2027'ye kadar uzatıldı.
  • İmalat sanayi ve turizm sektörlerine yönelik istihdam destekleri yürürlüğe girdi Resmi Gazete'de yayımlanan yeni bir kanunla imalat sanayine istihdam desteği 2028YS'ye kadar uzatıldı ve turizm sektörüne Mayıs-Aralık 2026 döneminde 3,5 bin Türk Lirası istihdam desteği sağlanacak. En düşük emekli aylığı 23,6 bin Türk Lirası’na yükseltildi. Ayrıca nükleer enerji santrali yatırımları için KDV, kurumlar vergisi ve damga vergisi destekleri getirildi, kurumlar vergisindeki örtülü sermaye sınırı %50'den %25'e düşürüldü.
  • TCMB raporuna göre Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığı GSYH'nin %23,2'si seviyesine yükseldi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1Ç26 Finansal Hesaplar Raporu'nu yayımladı. Yurt içi sektörlerin toplam finansal varlıkları 232 trilyon Türk Lirası, yükümlülükleri ise 248 trilyon Türk Lirası olarak gerçekleşti. Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının GSYH'ye oranı bir önceki çeyreğe göre 0,7 puan artarak %23,2'ye ulaştı. Toplam borcun GSYH'ye oranı ise 1Ç26'da %94 olarak kaydedildi.
  • Haziran ayında Türkiye'nin ihracatı, yıllık %21,7 artışla 24,9 milyar ABD Doları’na yükselerek tüm zamanların en yüksek Haziran ayı değerine ulaştı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Haziran ayı dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Haziran'da ihracat, bir önceki yıla göre %21,7 artışla 24,9 milyar ABD Doları’na ulaşarak en yüksek Haziran ayı ihracat değeri oldu ve tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracatını gerçekleştirdi. Yılın ilk yarısında ihracat %3,5 artarak 136 milyar ABD Doları’na yükseldi. Mal ithalatı ise %23 artışla 35,3 milyar ABD Doları’na çıktı ve dış ticaret açığı %26,2 artışla 10,4 milyar ABD Doları oldu.
  • Yıllıklandırılmış turizm geliri 2Ç26'da 65,2 milyar ABD Doları olarak 2025 seviyesini korudu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2026 yılının ikinci çeyrek turizm istatistiklerini değerlendirdi. Jeopolitik gelişmelere rağmen 2Ç26'da yıllıklandırılmış turizm geliri 65,2 milyar ABD Doları ile 2025 seviyesinde kalırken, ziyaretçi sayısı sınırlı gerilemesine karşın kişi başı harcama arttı. Bu durum, savaşın hizmet ihracatı yoluyla cari denge üzerindeki olumsuz etkilerini sınırladı. Bakan Şimşek, konaklama vergisinin %2'den %1'e indirildiğini ve turizm sektörüne 60 milyar Türk Lirası ek finansman sağlandığını belirtti.
  • Türkiye'nin enerji ithalat faturası Haziran'da yıllık %28,8 artışla 5,9 milyar ABD Doları oldu TÜİK ve Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı geçici dış ticaret istatistiklerine göre, Haziran ayında Türkiye'nin toplam ithalatı yıllık %23 artışla 35,3 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. Bu tutarın 5,9 milyar ABD Doları enerji ithalatından oluştu; bu, bir önceki yılın aynı ayına göre %28,8'lik bir artışı temsil ediyor. Ham petrol ithalatı ise aynı dönemde %9,1 azalarak 2,7 milyon tona geriledi.

Şirket Haberleri



  • BVSAN 5,14 milyon Avro tutarında köprü imalat sözleşmesi imzaladı Şirket, yurt içinde faaliyet gösteren bir firma ile yurt dışında yapılacak köprü imalatı ve teslimi işine ilişkin 5,14 milyon Avro tutarında sözleşme imzaladı. İşin teslimatının 2026 yılının son çeyreği ile 2027 yılının birinci çeyreğinde tamamlanması planlanmaktadır.
  • KGYO 252 milyon Türk Lirası tutarında ipotek tesis etti Şirket, İstanbul Beşiktaş'ta bulunan bir büro niteliğindeki taşınmazı üzerinde, Ziraat Katılım Bankası A.Ş.'den kullanılmış ve kullanılacak krediler için 252 milyon Türk Lirası bedelle birinci derece ipotek tesis edilmesine karar verdi.
  • BURCE maliyet optimizasyonu kapsamında 15 personelin iş akdini sonlandırdı Şirket, operasyonel verimliliği artırmak, maliyet yapısını optimize etmek ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla 31.07.2026 tarihi itibarıyla 6'sı mavi yaka, 9'u beyaz yaka olmak üzere toplam 15 personelin iş sözleşmesini sonlandırdı. Bu gelişme sonrası şirketin toplam çalışan sayısı 64 oldu.
  • OBAMS Hendek fabrikasında üretim kapasitesini artırıyor Şirketin Hendek fabrikasında devreye alma çalışmaları devam etmektedir. Buğday depolama, un ve irmik değirmeni üniteleri ile yardımcı tesisler faaliyete geçmiştir. Makarna üretim hatlarında günlük 800 ton kurulu kapasitenin yaklaşık 550 ton/günlük bölümü devreye alınmış olup, kalan hatların test ve devreye alma çalışmaları sürmektedir. Şirket, tesisin tam kapasiteye ulaşmasını hedeflemektedir.
  • EKGYO Konya Meram ihalesinin ilk oturumunu gerçekleştirdi Şirket, Konya Meram 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin 1. oturumunu 31.07.2026 tarihinde gerçekleştirdi. İhaleye 3 istekli ön yeterlilik aşamasında katıldı. İkinci oturum tarihi, ön yeterlilik zarflarının değerlendirilmesinin ardından açıklandı.
  • MEKAG 879 bin Avro değerinde beton santrali siparişi aldı Şirket, yurt içi bir müşteriden 2 adet beton santrali siparişi almıştır. Siparişin toplam bedeli KDV dahil 879 bin Avro oldu.
  • DESA Selçuk'ta 229 metrekarelik yeni bir şube açıyor Şirket, Selçuk/İzmir adresinde 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 229 metrekare büyüklüğünde yeni bir şube açacağını duyurdu.
  • SAHOL, CRFSA'daki %57,1 oranındaki hissesinin Yeni Mağazacılık'a satışını tamamladı Şirket, nominal değeri 72,9 milyon Türk Lirası olan ve CRFSA sermayesinin %57,1’ini temsil eden paylarının tamamını Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye devretti. İşlem, Carrefour Nederland B.V.’nin sahip olduğu %32,1’lik pay ile birlikte CRFSA’nın toplam sermayesinin %89,2’sini kapsadı. Gerekli yasal onayların alınması ve tüm kapanış koşullarının yerine getirilmesinin ardından işlem 31 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı. Böylece Şirket’in CRFSA’daki pay sahipliği ve oy hakları %0 oldu.
  • AZTEK'in kulaklık pazarındaki payı %48,1'e, hoparlör pazarındaki payı ise %54,1'e ulaştı Aztek Teknoloji, 2026 yılının ilk yarısında Türkiye kulaklık pazarında %48,1, hoparlör pazarında ise %54,1 pazar payına ulaştı. Aynı dönemde kulaklık pazarının cirosu yıllık bazda %32,5, hoparlör pazarının cirosu ise %36,4 artış gösterdi.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-03082026.pdf


İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Bankacılık Sektörünün Toplam Mevduatı 32,4 Trilyon Türk Lirası Seviyesine Ulaştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı 24 Temmuz haftasında artış göstererek 32,4 trilyon Türk Lirası seviyesine yükseldi. Mevduat hareketlerinde hem Türk Lirası hem de yabancı para hesaplarında artış kaydedildi.



Toplam Mevduatta Haftalık Artış

Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 24 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre %1,5 artarak 32,4 trilyon Türk Lirası oldu. Söz konusu dönemde mevduat kalemlerinde yükseliş devam ederken, Türk Lirası ve yabancı para hesaplarındaki hareketlilik dikkat çekti.

TCMB verilerine göre, Türk Lirası mevduatlar haftalık bazda %1,6 oranında artarken, yabancı para mevduatlar da %1,7 yükseldi. Böylece bankacılık sektöründeki toplam kaynak yapısında hem yerel para hem de döviz cinsi mevduatlardaki artış sürdü.

Yabancı Para Mevduatlarında Artış

24 Temmuz haftasında yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduat hesaplarında da artış görüldü. Verilere göre, yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatları 2,4 milyar ABD Doları yükseldi.

Yabancı para mevduatlarındaki hareketlilik, bankacılık sektörünün toplam mevduat büyüklüğündeki artışta etkili olan unsurlar arasında yer aldı.

Tüketici Kredileri 6,7 Trilyon Türk Lirası Oldu

Aynı dönemde tüketici kredilerinde de yükseliş kaydedildi. Bankacılık sektörünün tüketici kredileri, 24 Temmuz haftasında %1,2 artarak 6,7 trilyon Türk Lirası seviyesine çıktı.

Kredi hacmindeki artışla birlikte tüketici finansmanı tarafındaki büyüme devam ederken, bankacılık sektörünün toplam bilanço büyüklüğündeki hareketlilik sürdü.

Bankacılık Sektöründe Mevduat Ve Kredi Hacmi Gelişmeleri Yaşanıyor

TCMB’nin haftalık para ve banka istatistikleri, bankacılık sektöründeki mevduat ve kredi hareketlerini yakından takip etmek açısından önemli göstergeler arasında bulunuyor. 24 Temmuz haftasına ilişkin veriler, toplam mevduat büyüklüğünde ve tüketici kredilerinde artış yaşandığını ortaya koydu.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Türkiye Tekstil İhracatında İlk Beş Ülke Arasındaki Konumunu Koruyor

Küresel tekstil ticaretinde yaşanan daralmaya rağmen Türkiye, uluslararası pazardaki güçlü konumunu korumayı sürdürüyor. Özellikle teknik tekstil ürünlerinde kaydedilen artış, sektörün ihracat yapısındaki dönüşümü ortaya koyuyor.



Küresel Tekstil İhracatında Daralma Yaşandı

"Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025" verilerine göre, küresel tekstil ihracatı %1,3 gerileyerek 349,3 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti. Küresel ticarette yaşanan bu daralmaya rağmen Türkiye, %3,3'lük payıyla dünyanın en büyük beş tekstil ihracatçısı arasında yer almaya devam etti. Böylece Türkiye, uluslararası tekstil ticaretindeki güçlü konumunu korudu.

Türkiye'nin Tekstil ve Hammaddeleri İhracatı

Rapora göre Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı, bir önceki yıla göre %0,6 azalarak 11,5 milyar ABD Doları olarak kaydedildi. Küresel talepteki yavaşlama ve uluslararası ticaretteki değişen dinamikler, sektörün genel ihracat performansını etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Buna karşın Türkiye, ihracat hacmi bakımından dünyanın önde gelen tekstil üretici ve ihracatçı ülkeleri arasındaki konumunu sürdürdü.

Teknik Tekstil Ürünleri İhracatta Öne Çıktı

Sektörün alt ürün grupları incelendiğinde teknik tekstillerin ihracattaki ağırlığını artırdığı görüldü. Teknik tekstil ihracatı %3,4 artış gösterirken, 2,4 milyar ABD Doları ile tekstil ve hammaddeleri ihracatının en büyük ürün grubunu oluşturdu. Bu gelişme, katma değeri yüksek ürünlere yönelik üretim ve ihracat kapasitesinin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Teknik tekstiller; otomotiv, sağlık, savunma, inşaat, tarım, filtrasyon, koruyucu ekipman ve endüstriyel uygulamalar gibi farklı alanlarda kullanılması nedeniyle küresel ölçekte büyüyen ürün grupları arasında yer alıyor. Bu durum, teknik tekstil ürünlerinin uluslararası pazarlardaki önemini artırıyor.

Katma Değerli Ürünlere Yönelik Dönüşüm Devam Ediyor

Son yıllarda tekstil sektöründe katma değeri yüksek üretime yönelik yatırımların artması, ihracat kompozisyonunda da etkisini gösteriyor. Teknik tekstillerin toplam ihracat içerisindeki payının yükselmesi, sektörün geleneksel ürün gruplarının yanı sıra ileri teknoloji ve özel kullanım alanlarına yönelik üretim kapasitesini geliştirdiğini ortaya koyuyor.

Uluslararası pazarlarda sürdürülebilir üretim, dijitalleşme, geri dönüştürülebilir malzemeler ve yenilikçi tekstil teknolojilerine yönelik talebin artması da teknik tekstil segmentinin büyümesini destekleyen gelişmeler arasında bulunuyor.

Türkiye Küresel Rekabette Güçlü Konumunu Sürdürüyor

Küresel tekstil ihracatındaki daralmaya rağmen Türkiye, üretim altyapısı, tedarik zinciri kabiliyeti, coğrafi konumu ve geniş ürün çeşitliliği sayesinde dünyanın en büyük tekstil ihracatçıları arasında yer almaya devam ediyor. Teknik tekstil ürünlerinde kaydedilen büyüme ise sektörün ihracat yapısındaki dönüşümün hız kazandığını ve yüksek katma değerli ürünlerin toplam ihracattaki ağırlığının arttığını gösteriyor. "Dünya Tekstil ve Hammaddeleri Dış Ticaret Raporu 2025" verileri, Türkiye'nin küresel tekstil ticaretindeki güçlü konumunu korurken teknik tekstil alanındaki performansını da geliştirdiğini ortaya koyuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Türkiye, Yapay Zekâ Yatırımlarını Stratejik Öncelikler Arasında Konumlandırıyor

Yapay zekâ teknolojileri, küresel ölçekte ekonomik büyüme, teknolojik dönüşüm ve rekabet gücü açısından stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. Türkiye de bu doğrultuda yapay zekâ yatırımlarını artırmaya, dijital altyapısını güçlendirmeye ve ulusal rekabetçiliğini desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.



Küresel Yapay Zekâ Yatırımlarında Hızlı Büyüme Bekleniyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı, küresel yapay zekâ yatırımlarının 2025 yılı itibarıyla 1,5 trilyon ABD Doları seviyesine ulaşmasının beklendiğini belirtti. Dünya genelinde kamu ve özel sektör tarafından gerçekleştirilen yatırımların artmasıyla birlikte, yapay zekâ uygulamalarının sanayi, sağlık, finans, eğitim, savunma ve kamu hizmetleri başta olmak üzere birçok alanda yaygınlaşması öngörülüyor.

Artan yatırımlar, ülkelerin teknolojik kapasitesini geliştirmenin yanı sıra veri yönetimi, yüksek performanslı hesaplama altyapıları ve nitelikli insan kaynağı gibi alanlarda da yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor.

Veri Yönetimi ve Yapay Zekâ Modelleri Stratejik Öneme Sahip

Açıklamada, kendi verisini etkin şekilde yönetemeyen ve yapay zekâ modellerini geliştiremeyen ülkelerin dijital dönüşüm sürecinde rekabet avantajını kaybedebileceği vurgulandı. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişiminde verinin işlenmesi, güvenli biçimde saklanması ve yerli teknolojilerle değerlendirilebilmesi, ülkelerin dijital egemenliği açısından temel unsurlar arasında yer alıyor.

Bu kapsamda veri merkezlerinin güçlendirilmesi, bulut bilişim altyapılarının geliştirilmesi ve yerli yapay zekâ ekosisteminin desteklenmesi, dijital dönüşüm politikalarının önemli bileşenleri olarak değerlendiriliyor.

Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı Kapsamındaki Çalışmalar Sürüyor

Türkiye, Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı doğrultusunda yapay zekâ alanındaki kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Plan kapsamında kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve teknoloji girişimleri arasında iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Çalışmalar; araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, veri paylaşım mekanizmalarının güçlendirilmesi, kamu hizmetlerinde yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılması ve yenilikçi teknolojilerin üretime kazandırılması gibi başlıklarda ilerliyor.

Nitelikli İnsan Kaynağının Geliştirilmesi Hedefleniyor

Yapay zekâ ekosisteminin sürdürülebilir şekilde büyümesi için nitelikli insan kaynağının artırılması öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Bu doğrultuda eğitim programlarının geliştirilmesi, yapay zekâ alanında uzman yetiştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Mesleki eğitim, yazılım geliştirme, veri bilimi ve makine öğrenmesi gibi alanlarda oluşturulan yeni programlarla dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayacak iş gücünün artırılması amaçlanıyor.

KOBİ'lerin Dijital Dönüşüm Süreci Destekleniyor

Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı'nın önemli başlıklarından birini de küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin dijital dönüşümü oluşturuyor. Yapay zekâ tabanlı çözümlerin üretim süreçlerine entegre edilmesi, verimliliğin artırılması ve rekabet gücünün güçlendirilmesi amacıyla KOBİ'lere yönelik çeşitli destek mekanizmaları uygulanıyor.

Dijitalleşme süreçlerinde bulut teknolojileri, büyük veri analitiği, otomasyon sistemleri ve yapay zekâ uygulamalarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenirken, işletmelerin teknolojik dönüşüme daha hızlı uyum sağlaması amaçlanıyor.

Türkiye'nin Yapay Zekâ Ekosistemi Geliştiriliyor

Türkiye'de son yıllarda teknoloji girişimleri, araştırma merkezleri ve kamu destekli projeler aracılığıyla yapay zekâ ekosisteminin büyümesine yönelik çalışmalar hız kazandı. Yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması, araştırma altyapılarının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, stratejik hedefler arasında yer alıyor.

Kamu destek programları, teknoloji geliştirme bölgeleri ve inovasyon odaklı projeler aracılığıyla yapay zekâ alanındaki girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesi, ülkenin dijital dönüşüm sürecinin önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yapay Zekâ, Dijital Rekabetçiliğin Temel Unsurlarından Biri Olmayı Sürdürüyor

Küresel ölçekte hızlanan teknolojik dönüşüm süreci, ülkelerin yapay zekâ alanındaki yatırımlarını ve stratejik planlamalarını ön plana çıkarıyor. Türkiye de veri yönetimi, yerli yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve işletmelerin dijital dönüşümünün desteklenmesine yönelik politikalarını sürdürerek yapay zekâ ekosistemini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
TÜİK Haziran Ayı İş Gücü İstatistiklerini Açıkladı: İşsizlik Oranı Tarihi Düşük Seviyeye Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 yılı haziran ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini yayımladı. Açıklanan verilere göre işsizlik oranı gerilerken, istihdam ve iş gücüne katılım göstergelerinde de artış kaydedildi.



İşsizlik Oranı Ocak 2005'ten Bu Yana En Düşük Seviyeye İndi

TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde 15 ve üzeri yaş grubundaki işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2,7 milyona geriledi. İşsizlik oranı ise bir önceki aya kıyasla 0,5 puan düşerek %7,6 seviyesinde gerçekleşti.

Bu oran, iş gücü istatistiklerinin aylık olarak hesaplanmaya başlandığı Ocak 2005 döneminden bu yana kaydedilen en düşük işsizlik oranı olarak öne çıktı. Geçen yılın aynı ayına göre ise işsizlik oranında 1 puanlık azalma görüldü.

Cinsiyete göre değerlendirildiğinde işsizlik oranı erkeklerde %6,5, kadınlarda ise %9,8 olarak tahmin edildi.

Genç İşsizlikte Düşüş Devam Etti

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı da haziran ayında gerilemesini sürdürdü. Bir önceki aya göre 1,8 puan azalan genç işsizlik oranı %12,8 olarak hesaplandı.

Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde %10,4, kadınlarda ise %17,3 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Edilen Kişi Sayısı Arttı

Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 227 bin kişi artarak 32,7 milyona yükseldi.

İstihdam oranı ise 0,3 puanlık artışla %48,9 oldu. Bu oran erkeklerde %66,1, kadınlarda ise %32 olarak kaydedildi.

İstihdamdaki artış, iş gücü piyasasında çalışan sayısının yükselmeye devam ettiğini gösterirken, ekonomik faaliyetlerdeki hareketliliğin iş gücü verilerine de yansıdığı görüldü.

İş Gücüne Katılım Oranında Artış Kaydedildi

Haziran ayında mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü, bir önceki aya göre 58 bin kişi artarak 35,5 milyona ulaştı.

İş gücüne katılma oranı ise 0,1 puan artış göstererek %52,9 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde iş gücüne katılım oranı %70,7 olurken, kadınlarda bu oran %35,5 olarak hesaplandı.

İş gücüne katılım oranındaki yükseliş, hem istihdam edilen hem de iş arayan nüfustaki artışı yansıtan göstergeler arasında yer aldı.

Haftalık Fiili Çalışma Süresi Yükseldi

Referans döneminde iş başında bulunan istihdam edilenlerin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de haziran ayında artış gösterdi.

Buna göre haftalık ortalama çalışma süresi bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,6 saate ulaştı.

Atıl İş Gücü Oranında Gerileme Yaşandı

İş gücü piyasasının tamamını değerlendiren göstergelerden biri olan atıl iş gücü oranında da düşüş kaydedildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı haziran ayında bir önceki aya göre 2 puan azalarak %28,8 oldu.

Aynı dönemde zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı %18,5 olarak hesaplanırken, işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı ise %19,2 seviyesinde gerçekleşti.

İkon-ok
QNB Araştırma 31 Temmuz 2026 Cuma
Açlık Sınırı 36,9 Bin Türk Lirası, Yoksulluk Sınırı İse 120,3 Bin Türk Lirası Olarak Belirlendi

BIST 100 endeksi günlük bazda %1,5 geriledi. Bankacılık %2,4 düşüş kaydederken, sanayi endeksi %0,6 düşüş gösterdi. Sektörel endeksler tarafında en fazla artış %0,1 ile iletişim endeksinde görüldü.


Ekonomi ve Siyaset Haberleri


  • Haziran 2026 Aylık Bankacılık Verileri – Zayıf çeyrek: yatay net faiz geliri, artan alım-satım zararları BDDK, Haziran 2026 dönemine ilişkin aylık bankacılık sektörü verilerini yayımladı. Öne çıkan başlıklar şu şekilde: Mevduat bankaları, Haziran ayında 77,4 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Bu tutar, bir önceki aya göre %79, geçen yılın aynı ayına göre ise %2 artış gösterdi. Kârlılıktaki iyileşmede; Ücret ve komisyon gelirlerinin aylık bazda %24 artması, Faaliyet gelirlerinin %36 yükselmesi, Alım-satım zararlarının sınırlı ölçüde azalması, Faaliyet giderlerindeki artışın aylık bazda yalnızca %3 ile sınırlı kalması etkili oldu. Kümülatif olarak değerlendirildiğinde, 2026'nın ilk altı ayında net kâr yıllık bazda %22 arttı. Ancak bu artış, mevcut yıllık enflasyon oranının hafif altında kaldı. Çeyreklik bazda ise 2026 ikinci çeyrek net kârı 58 milyar Türk Lirası olarak gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki çeyreğe göre %18 azalırken, geçen yılın aynı dönemine göre %60 arttı. Çeyreklik net faiz marjı, 2026 ilk çeyrekteki %5,91 seviyesinden %5,66'ya geriledi. Bu gerilemede, Türk Lirası kredi-mevduat faiz makasının çeyreklik bazda 176 baz puan daralması etkili oldu. Net faiz geliri aylık bazda %5 ile sınırlı bir artış gösterirken, yıllık bazda %55 gibi güçlü bir büyüme kaydetti. Yıllıklandırılmış aylık net faiz marjı %5,78 seviyesinde gerçekleşerek geçen yılın aynı dönemine göre 92 baz puan iyileşti. Türk Lirası çekirdek faiz makası ise aylık bazda yalnızca 12 baz puan artarak %2,72'ye yükseldi. Ücret ve komisyon gelirleri aylık bazda %24, yıllık bazda ise %46 arttı. Faaliyet giderlerindeki disiplin korunurken, aylık artış %3 ile sınırlı kaldı. Buna karşın faaliyet giderlerinin yıllık artış oranı %47 ile yüksek seviyesini korudu. Aktif kalitesi tarafında, takipteki kredi oranı %3,1 olarak gerçekleşti. Risk maliyeti ise Haziran ayında aylık bazda 28 baz puan artarak 235 baz puana yükseldi. Çeyreklik bazda risk maliyeti 201 baz puan ile büyük ölçüde yatay seyretti. Yıllıklandırılmış aylık ortalama özkaynak kârlılığı %19,2'ye gerileyerek, bir önceki aya göre yaklaşık 178 baz puan, bir önceki çeyreğe göre ise 639 baz puan düşüş gösterdi. Aylık bazdaki bu zayıflığın genel olarak beklentilerle uyumlu olduğu değerlendirilmekte. Söz konusu görünümün, Mart ayında jeopolitik gelişmeler ve artan makroekonomik oynaklığa karşı uygulanan fonlama faizi artışının gecikmeli etkilerini yansıttığı düşünülüyor.
  • ABD'nin Türk tekstil ve hazır giyim sektörlerine uyguladığı ek vergiler, Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyecek İstanbul Sanayi Odası Başkanı, ABD'nin Section 301 kapsamındaki yeni vergi düzenlemesinin Türk tekstil ve hazır giyim sektörleri için %12,5 ek gümrük vergisi getirdiğini belirtti. Bu durumun, bazı rakip ülkelere tanınan indirimler karşısında Türkiye için açık bir rekabet eşitsizliği yarattığı ve toplam gümrük vergisi yükünü %25-30 seviyelerine taşıyabileceği ifade edildi.
  • Türkiye, yapay zeka yatırımlarının artırılması ve ulusal rekabetçiliğin korunması için stratejik adımlar atıyor Sanayi ve Teknoloji Bakanı, dünya yapay zeka yatırımlarının 2025 itibarıyla 1,5 trilyon ABD Doları’na ulaşacağını vurguladı. Türkiye'nin kendi verisini yönetemeyen ve yapay zeka modellerini geliştiremeyen ülkelerin "dijital parya" olacağını belirterek, Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında insan gücünün yetiştirilmesi ve KOBİ'lerin dijital dönüşümünün desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
  • Temmuz 2026'da açlık sınırı 36,9 bin Türk Lirası, yoksulluk sınırı ise 120,3 bin Türk Lirası olarak belirlendi TÜRK-İŞ'in Temmuz 2026 araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için gereken açlık sınırı 36,9 bin Türk Lirası, yoksulluk sınırı ise 120 bin Türk Lirası olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 47,7 bin Türk Lirasına ulaştı. Bazı gıda fiyatlarında sınırlı artışlar gözlendi.
  • Bankacılık sektörünün toplam mevduatı 24 Temmuz haftasında 32,4 trilyon Türk Lirası’na yükseldi TCMB verilerine göre, 24 Temmuz haftasında bankacılık sektörünün toplam mevduatı %1,5 artışla 32,4 trilyon Türk Lirası’na ulaştı. Türk Lirası mevduatlar %1,6, yabancı para mevduatlar ise %1,7 yükseldi. Yabancı para mevduatlarında yurt içi yerleşiklerin hesaplarında 2,4 milyar ABD Doları artış gözlendi. Tüketici kredileri %1,2 artışla 6,7 trilyon Türk Lirası oldu.
  • Yurt dışında yerleşik kişiler, 24 Temmuz haftasında toplam 844,5 milyon ABD Doları tutarında menkul kıymet alımı yaptı TCMB verilerine göre, 24 Temmuz haftasında yabancı yatırımcılar hisse senedinde 38,9 milyon ABD Doları, Devlet İç Borçlanma Senedi'nde 805,5 milyon ABD Doları ve Özel Sektör Tahvili'nde 137 milyon ABD Doları olmak üzere toplam 844,5 milyon ABD Doları alım gerçekleştirdi. Yabancıların hisse senedi stoku 41,4 milyar ABD Doları’na, DİBS stoku 17,7 milyar ABD Doları’na ve ÖST stoku 4 milyar ABD Doları’na yükseldi.
  • TCMB PPK özetine göre, enflasyonun ana eğiliminde geçici bir yükseliş bekleniyor TCMB Para Politikası Kurulu'nun 23 Temmuz 2026 toplantı özetine göre, jeopolitik gelişmelerle enerji fiyatları yükseliş eğiliminde. Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının küresel büyümesi 2026YS için %1,7, 2027YS için %2,5 olarak tahmin ediliyor. Küresel enflasyon riskleri sürerken, iç talepte zayıf seyir belirginleşti. Haziran'da tüketici fiyatları %0,99 artarken, yıllık enflasyon %32,11'e geriledi.
  • Haziran 2026'da işsizlik oranı %7,6 ile son yılların en düşük seviyesine geriledi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Haziran 2026 işsizlik oranının %7,6'ya düştüğünü, bunun 2005'ten bu yana en düşük seviye olduğunu açıkladı. Genç işsizlik %12,8'e, kadın işsizliği ise %9,8'e geriledi. Hükümet, reel sektörü toplam 1 trilyon Türk Lirası krediyle desteklerken, emek yoğun sektörlerde çalışan başına aylık 3.500 Türk Lirası istihdam desteği sağlıyor.
  • Haziran 2026'da Hizmet Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,22 geriledi TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da Hizmet Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,22 azaldı. Yıllık bazda %31,84, Aralık 2025'e göre ise %24,07 arttı. Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %0,75, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %4,33 artış görülürken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %6,41, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %5,64 azalış kaydedildi.
  • Temmuz 2026'da ekonomik güven endeksi %0,9 artışla 99,8 seviyesine yükseldi TÜİK verilerine göre, Temmuz 2026'da ekonomik güven endeksi bir önceki aya göre %0,9 artarak 99,8 oldu. Tüketici güven endeksi %2,2 yükselişle 89,8'e çıkarken, reel kesim güven endeksi %0,8 azalarak 101,2'ye geriledi. Hizmet sektörü güven endeksi 112'ye yükselirken, perakende ticaret 111'e, inşaat sektörü ise 83,5'e değişti.
  • Haziran 2026'da işsizlik oranı %7,6 ile son 20 yılın en düşük seviyesine geriledi TÜİK verilerine göre, Haziran 2026'da işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak %7,6'ya düştü. Bu, Ocak 2005'ten bu yana kaydedilen en düşük seviye oldu. Erkeklerde işsizlik %6,5, kadınlarda %9,8 olarak gerçekleşirken, genç nüfustaki işsizlik %1,8 puan azalışla %12,8'e geriledi.


Şirket Haberleri


  • AYDEM Uşak RES kapasitesini 6 MWm artırdı Şirket, Uşak RES kapasite artış projesi kapsamında 6 MWm'lik yeni türbinin devreye alınmasının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildiğini duyurdu. Bu artış ile Uşak RES+Hibrit GES tesisinin toplam kurulu gücü 239,65 MWm'den 245,65 MWm'ye, rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 268,5 MWm'den 274,5 MWm'ye ulaştı.
  • LINK İçişleri Bakanlığı'ndan 4,8 milyon Türk Lirası tutarında ek sipariş aldı Şirket, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen KGYS Genişleme Projesi Malzeme Alımı İşi kapsamında 4,8 milyon Türk Lirası tutarında ilave sipariş onayı aldı.
  • BESTE Gürcistan'da GES projesi için şirket satın alma görüşmelerine başladı Şirket Yönetim Kurulu'nun 30 Temmuz 2026 tarihli kararı doğrultusunda, Gürcistan'ın Gardabani bölgesinde bulunan Güneş Enerji Santrali projesi için Gürcistan'da yerleşik bir şirketin satın alınması hususunda görüşmelere başlandığını duyurdu.
  • MEYSU 2,21 milyar Türk Lirası tutarında tazminat davası açtı Şirket, haksız fiilden kaynaklı piyasa değer kaybı, kâr kaybı ve manevi zarar iddiasıyla, 30 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde asgari 2,21 milyar Türk Lirası tutarında maddi ve manevi tazminat davası ikame etti.
  • BRISA yatırım teşvik belgesi tamamlama vizesini aldı Şirket, İzmit fabrikasında gerçekleştirdiği tevsi yatırımına ilişkin yatırım teşvik belgesinin tamamlama vizesi işlemlerini tamamladı. Bu sayede şirket, yatırımın işletme döneminde sigorta primi işveren hissesi desteği ve vergi indirimi desteğinden yararlanmaya devam edebilecek.
  • EUHOL Ankara'daki gayrimenkulünü 120 milyon Türk Lirası'na sattı Yönetim Kurulu'nun 29 Temmuz 2026 tarihli kararı ile Şirket, Ankara'da bulunan 5 adet bağımsız bölümden oluşan gayrimenkulünü 120 milyon Türk Lirası bedelle satmaya karar verdi.
  • EUREN 21,31 milyon ABD Doları tutarında solar camı satış sözleşmesi imzaladı Şirket, Alfa Solar Sanayi ve Ticaret AŞ ile KDV hariç 21,3 milyon ABD Doları tutarında solar camı satış anlaşması imzaladı. Sevkiyatlar Ağustos ayında başlayıp 2027 Nisan ayında tamamlanacak.
  • GESAN 294,35 milyon Türk Lirası tutarında TEİAŞ ihalesini kazandı Şirket, TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen "İTM-561 Referanslı 154 kV Oğulbey TM Yapım İşi" ihalesini en avantajlı teklifi vererek kazandı. İhale komisyonunun kesinleşen kararı 30 Temmuz 2026 tarihinde şirkete tebliğ edildi. İşin sözleşme bedeli 294,35 milyon Türk Lirası'dır.
  • ORZAX Özbekistan'da 1 milyon ABD Doları sermayeli bağlı ortaklık kurdu Şirket, uluslararası pazarlardaki büyüme hedefleri doğrultusunda, Özbekistan Cumhuriyeti'nde 1 milyon ABD Doları sermayeli 'ORZAX' JV LLC unvanlı bağlı ortaklığını kurdu. ORZAX, şirketin %70 hissesine sahip ve Orta Asya pazarındaki etkinliğini artırmayı hedeflemekte. Özbekistan'ın 38 milyonu aşan nüfusu ve 2,3 ile 3,4 milyar ABD Doları büyüklüğündeki ilaç ve sağlık ürünleri pazarı, bu yatırım için önemli stratejik gerekçeler sunmakta. Kozmetik ve kişisel bakım pazarı 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 978 milyon ABD Doları büyüklüğe ulaşmış olup, 2030 yılına kadar 1,55 milyar ABD Doları seviyesine ulaşması öngörülmekte.
  • Bilanço Değerlendirmesi – YKBNK Yapı Kredi, 2026 ikinci çeyrekte solo bazda 10,7 milyar Türk Lirası net kâr açıkladı. Sonuç, piyasa beklentisi ve 10,8 milyar Türk Lirası seviyesindeki tahminimizle uyumlu gerçekleşirken, net kâr çeyreklik bazda %47, yıllık bazda ise %5 geriledi. 2026 yılının ilk yarısında net kâr yıllık bazda %36 artarak yıllık enflasyon oranının hafif üzerinde gerçekleşti. Swap etkisinden arındırılmış net faiz marjı 70 baz puan daralarak %3'e gerilerken, net risk maliyeti bankanın %1,50–1,75 seviyesindeki yıllık beklenti aralığının 282 baz puan üzerine çıktı. Ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %17 artarken, faaliyet giderleri insan kaynakları ve diğer gider kalemlerindeki artışın etkisiyle yıllık bazda %34 yükseldi. Yıllıklandırılmış ortalama maddi özkaynak kârlılığı 2026 ikinci çeyrekte %15,7 olarak gerçekleşerek, önceki çeyrekteki %31,4 seviyesine kıyasla belirgin şekilde geriledi. Banka bugün 16.00'da bir telekonferans düzenleyecek olup, ayrıntılı değerlendirme raporu daha sonra paylaşılacak.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/qnb-invest-arastirma-bulteni-31072026.pdf

İkon-ok
Back to Top