QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 14 Ekim Salı
QNB Invest Odak •
TCMB Rezerv Görünümü: Swap Hariç Net Rezervi 61,9 Milyar ABD Dolarına Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 10 Ekim 2025 haftasına ilişkin rezerv verilerini yayımladı.
Hafta boyunca dış varlıklardaki 3,6 milyar ABD Dolarlık artış brüt rezervlerin 189,8 milyar ABD dolarına yükselmesine sebep oldu.
Bu artış, küresel finansal koşullardaki dalgalanmalara rağmen TCMB’nin rezerv birikimini sürdürdüğüne işaret ediyor.


Brüt Rezervler 189,8 Milyar ABD Dolarına Ulaştı

İlgili hafta içerisinde, bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo hesaplarında tuttukları döviz miktarının 0,5 milyar ABD Doları azalması, brüt rezervin artış hızını sınırladı.
Ancak toplamda 3,6 milyar ABD Doları dış varlık artışı, brüt rezervlerin güçlü seyrini destekledi.

Böylece TCMB’nin brüt döviz rezervi 189,8 milyar ABD Doları seviyesine ulaşarak son haftalarda görülen artış trendini korudu.

Net Rezervlerde Güçlü Artış

Verilere göre net uluslararası rezervler bir önceki haftaya göre 4,1 milyar ABD Doları artış kaydederek 79,4 milyar ABD Doları seviyesine yükseldi.
Bu rakam, 2024 yılının ikinci yarısındaki toparlanma trendinin ardından, 2025’in son çeyreğine girilirken rezerv pozisyonundaki güçlenmeyi teyit ediyor.

Swap Hariç Net Rezerv: 61,9 Milyar ABD Doları

Swap işlemleri hariç tutulduğunda, net rezervler 2,4 milyar ABD Doları artarak 61,9 milyar ABD Doları seviyesine ulaştı.
Bu artış, döviz piyasasında net döviz pozisyonunun güçlendiğini ve TCMB’nin likidite yönetiminde daha esnek bir pozisyona geçtiğini gösteriyor.

Genel Değerlendirme

Rezervlerdeki artış eğilimi, hem cari dengedeki iyileşme hem de portföy girişlerinin yeniden hız kazanmasıyla destekleniyor.
TCMB’nin rezerv biriktirme stratejisinde:

  • Döviz likiditesi yönetimi,
  • Sermaye akımlarının dengelenmesi,
  • Swap pozisyonunun kademeli azaltılması
    önemli rol oynuyor.

Bu görünüm, 2025’in son çeyreğinde finansal istikrar açısından pozitif bir tabloya işaret ediyor.

  • Net rezervlerdeki yükseliş, yılın son çeyreğine güçlü bir başlangıç sinyali veriyor.
  • Swap hariç net rezervlerin 60 milyar ABD Dolarının üzerine çıkması, TCMB’nin rezerv kalitesinde yapısal iyileşmeye işaret ediyor.
  • Rezervlerin güçlenmesi, kur istikrarı ve para politikası güvenilirliği açısından destekleyici bir unsur olmaya devam ediyor.

Sonuç olarak: 10 Ekim haftasında rezervlerdeki güçlü artış, TCMB’nin rezerv yönetiminde sürdürülebilir bir iyileşme sürecine girdiğini gösteriyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 14 Ekim Salı
QNB Invest Odak •
Pegasus Eylül 2025 Operasyonel Sonuçları: Güçlü Yolcu Artışı, Yüksek Doluluk Oranı

Pegasus Hava Yolları (PGSUS), Eylül 2025 dönemine ilişkin operasyonel sonuçlarını açıkladı.
Şirket, bu dönemde 4 milyon yolcu taşıyarak yıllık bazda %20 artış kaydetti.
Hem iç hem de dış hatlarda güçlü performansın sürmesi, 2025’in üçüncü çeyreğine pozitif bir operasyonel görünüm kazandırdı.


Eylül Ayı Operasyonel Görünüm

  • Toplam yolcu sayısı: 4,0 milyon (%20 yıllık artış)
  • Uluslararası yolcu artışı: %21
  • İç hat yolcu artışı: %19
  • Doluluk oranı: %88,7 (+0,6 puan)

Şirket, kapasite artışını talep büyümesiyle uyumlu şekilde sürdürürken, yüksek doluluk oranı korundu.
Yolcu sayısındaki artış, birim gelirlerde olası baskıyı dengeleyerek güçlü bir FAVÖK performansının habercisi olarak değerlendiriliyor.

Üçüncü Çeyrek (3Ç25) Görünümü

Eylül ayı verileriyle birlikte:

  • 3Ç25 yolcu büyümesi: %16
  • Kapasite artışı: %17
  • Doluluk oranı: %89,2 (geçen yıl: %89,1)

Pegasus’un üçüncü çeyrek boyunca yüksek kapasiteyi koruyarak doluluk oranını artırması, maliyet baskılarına rağmen güçlü bir operasyonel kaldıraç yaratıyor.
Bu durumun, şirketin 3Ç25 finansallarında yıllık bazda güçlü FAVÖK artışına katkı sağlaması bekleniyor.

Hisse Performansı ve Değerleme

Pegasus hissesi, Ağustos ayında açıklanan 2Ç25 sonuçları sonrasında yapılan küçük revizyonların ardından:

  • BIST-100 ve Avrupa’daki benzerlerine göre %15 düşük performans sergiledi.
  • Ancak 5,6x FD/FAVÖK çarpanı, sektör ortalaması olan 8,6x’a kıyasla belirgin iskontolu konumda bulunuyor.

Jeopolitik Etkiler ve Görünüm

Haziran ayından bu yana Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin trafik üzerindeki etkisi sınırlı kalmaya devam ediyor.
Bu durum, Pegasus’un hem kapasite planlamasında hem de talep tarafında operasyonel istikrarı korumasına yardımcı oldu.

Yolcu trafiğinde süregelen güçlenme ve zayıf baz etkisi, önümüzdeki dönemde hissem performansında güçlü bir toparlanma potansiyeli oluşturuyor.

  • Eylül ayı verileri güçlü operasyonel tabloyu teyit ediyor.
  • Yolcu artışı ve yüksek doluluk oranı, 3Ç25 FAVÖK büyümesini destekleyecek.
  • Hisse hâlâ cazip çarpanlarda işlem görüyor.
  • Orta vadede toparlanma potansiyeli yüksek.

Sonuç olarak: Pegasus, 2025’in ikinci yarısında da güçlü operasyonel momentumu korurken, mevcut değerleme seviyeleri yatırımcılar için uzun vadeli fırsat sunmaya devam ediyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 14 Ekim Salı
QNB Invest Odak •
TCMB brüt rezervi 189,8 milyar ABD Dolarına ulaştı

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • TCMB rezerv görünümü 10 Ekim 2025 haftasında dış varlıklar 3,6 milyar ABD Doları artış gösterdi, brüt rezervde bu bağlamda 189,8 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. İlgili hafta içerisinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0,5 milyar ABD Doları düşüş göstermesi, brüt rezervi olumsuz etkilemiştir. Sonuç olarak net rezerv önceki haftaya göre 4,1 milyar ABD Doları artış sonucu 79,4 milyar ABD Doları seviyesine yükseldi. Swap hariç net rezerv 2,4 milyar ABD Doları artış sonucu 61,9 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti.
  • Ağustos ayında cari fazlada 5,5 milyar ABD Dolarlık rekor seviye Ağustos ayında 5,5 milyar ABD Doları ile tarihin en yüksek aylık cari fazlasının elde edildiği açıklandı. Yıllık cari açık 18,3 milyar ABD Dolarına gerilerken, dış finansman ihtiyacının azalması öngörülüyor.
  • Gayrimenkul satışları 9A25 döneminde %11,4 arttı 9A25 döneminde satılan gayrimenkul sayısı yıllık bazda yüzde %11,4 artarak 2,3 milyon adete ulaştı. Satışlar sadece Mart ayında düşüş gösterirken, tapu harç gelirlerinde %77,5'lik bir artış kaydedildi.
  • Toplanan inek sütü miktarı ağustos ayında %0,5 azaldı TÜİK verilerine göre, ağustos ayında toplanan inek sütü miktarı yıllık bazda %0,5 azalarak 933,2 bin ton oldu. Ancak, Ocak-Ağustos döneminde toplam inek sütü üretimi geçen yıla göre %0,6 artış gösterdi.
  • Yumurta üretimi ağustos ayında %7,1 düştü TÜİK'in ağustos verilerine göre, tavuk yumurtası üretimi geçen yılın aynı ayına göre %7,1 azalarak 1,7 milyar adete geriledi. Buna karşın, tavuk eti üretimi aynı dönemde yüzde 7,2 arttı.
  • İşverene sigorta prim desteği 4 puandan 2 puana düşürülecek Hazırlanmakta olan yeni ekonomi paketinde, özel sektör işverenlerine sağlanan 4 puanlık sigorta prim desteğinin 2 puana düşürülmesi planlanıyor. İmalat sanayiinde ise mevcut 5 puanlık indirim 2026'ya kadar devam edecek. Ayrıca ikinci el araç alım satımlarında harç ve bazı işyerleri için ruhsat harcının yıllık alınması öngörülüyor.
 

Şirket Haberleri

  • PGSUS Eylül’25 operasyonel sonuçları Şirket Eylül ayında toplam 4,0 milyon yolcu taşıyarak yıllık bazda %20 büyüme kaydetmiştir. Uluslararası yolcu sayısı %21, iç hat yolcu sayısı ise %19 artarken, doluluk oranı geçen yıla göre 0,6 puan artışla %88,7 olarak gerçekleşmiştir. Eylül verileriyle birlikte şirketin 3. çeyrek yolcu büyümesi %16, kapasite artışı %17 olarak kaydedilmiş ve doluluk oranı %89,1’den %89,2’ye yükselmiştir. Güçlü aylık performansın olumlu olduğunu değerlendiriyor, olası birim gelir baskısına rağmen yolcu artışının bunu dengeleyeceğini ve 3Ç25 için güçlü bir FAVÖK performansı sağlayacağını öngörüyoruz. Şirket hissesi, Ağustos ayında açıklanan 2Ç25 sonuçları sonrasında yapılan küçük bir revizyonun ardından BIST-100 ve Avrupa’daki benzerlerine göre %15 düşük performans göstermiştir; ancak 5,6x FD/FAVÖK çarpanının sektör ortalaması olan 8,6x’a kıyasla cazip seviyede olduğunu ve bu düşük performansın haksız olduğunu düşünüyoruz. Haziran ayından bu yana Orta Doğu’daki gerilimlerin trafik üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasıyla, hisse performansında güçlü bir toparlanma beklemeye devam ediyor ve olumlu görüşümüzü koruyoruz.
  • CIMSA Houston’daki Gri Çimento Öğütme Tesisini Devreye Aldı Şirket, Amerika Birleşik Devletleri’nin Houston şehrinde bulunan bağlı ortaklığı Cimsa Americas Cement Manufacturing and Sales Corp. bünyesinde, yıllık 600 bin ton kapasiteli gri çimento öğütme tesisini devreye almıştır. Bu yatırımla birlikte şirket, ABD’de beyaz çimento üretiminin yanı sıra gri çimento üretimine de başlamış olup, söz konusu yatırım küresel büyümeyi destekleyecek ve döviz bazlı ciro büyümesine katkı sağlayacaktır.
  • ALKLC Azerbaycan'da yeni satış anlaşması imzaladı ALKLC, Azerbaycan'ın önde gelen firmalarından Bazar Store ile kefir ve peynir ürünleri satışı için anlaşma imzaladı. Bu anlaşma, şirketin ihracat gelirlerini artırması ve Azerbaycan pazarındaki varlığını güçlendirmesi bekleniyor.
  • FORTE bağlı ortaklığı ihaleyi kazandı, sözleşme görüşmeleri başladı FORTE'nin bağlı ortaklığı Milsoft Yazılım Teknolojileri, SSB ve STM'nin yürüttüğü Siber Savunma Merkezi Projesi (SİSAMER) kapsamındaki "SIEM, SOAR ve UEBA Tedariki İhalesi"ni en iyi teklifle kazandı. Sözleşme görüşmelerine başlandı.


Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/arastirma-bulteni-14102025.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 10 Ekim Cuma
QNB Invest Odak •
OZYSR toplam 7,5 milyon ABD Doları tuıtarında yeni sipariş aldı

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Yabancı yatırımcıların haftalık portföy hareketleri 3 Ekim 2025 haftasında yabancı yatırımcıların hisse senedi portföyleri 0,1 milyar ABD Doları artarken, devlet tahvili (DİBS) portföyleri 0,2 milyar ABD Doları azaldı. Devlet Eurobond portföyü 0,1 milyar ABD Doları artış gösterirken, şirket ve banka Eurobond portföyleri de 0,4 milyar ABD Doları arttı. Aynı hafta içerisinde swap (carry trade) yoluyla 0,5 milyar ABD Doları tutarında çıkış yaşandı. Sonuç olarak, ilgili hafta itibarıyla yabancı yatırımcıların toplam portföy çıkışı 0,8 milyar ABD Doları olarak kaydedildi.
  • Sanayi üretimi görünümü Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi 2025 yılı Ağustos ayında aylık bazda %0,4 artış gösterdi. Bu artış, yıllık büyüme oranının %5,2’den %7,1’e yükselmesine yol açtı. Ağustos 2025’teki toparlanma, dayanıklı tüketim malları üretimindeki artıştan kaynaklandı.
 

Şirket Haberleri

  • (=) THY, Eylül’25 operasyonel verilerini açıkladı Havayolunun toplam trafik büyümesi yıllık bazda %7,6 artarken, doluluk oranı 0,8 puan yükseldi. Uluslararası ve yurt içi trafik sırasıyla %5,8 ve %25,1 oranında yıllık bazda artış gösterdi; uluslararası hatlardaki doluluk oranı 0,8 puan artarken, yurt içi hatlarda 0,2 puanlık bir düşüş kaydedildi. Toplam yolcu sayısı yıllık bazda %12,9 arttı; bu artış, uluslararası yolcularda %9,7 ve yurt içinde %19,1’lik artıştan kaynaklandı. Transit düzeltilmiş uluslararası yolcu sayısı da %4,7 artarak yıl başından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı (Temmuz-Ağustos döneminde %2,8 idi). Toplam kargo hacmi %7,4 arttı. Eylül verileriyle birlikte, havayolunun toplam yolcu büyümesi 3Ç25 döneminde %11,1, toplam trafik artışı ise %9,9 olarak gerçekleşti; doluluk oranı ise geçen yılki %85,0 seviyesinden %85,6’ya yükseldi. Yatırımcı İlişkileri ekibiyle yaptığımız görüşmeler sonrası 3Ç tahminlerimizi tamamladık. Çeyrek için yolcu birim gelir (pax yield) varsayımımızı bir miktar aşağı revize ettik ve rekabetin özellikle uzun menzilli uçuş fiyatları üzerindeki baskısı nedeniyle %3’lük yıllık bazda düşüş öngördük. Maliyet tarafında orta tek haneli artış beklentimizi koruduk; bu doğrultuda çeyreklik FAVÖK tahminimiz ABD Doları bazında yıllık %7 düşüşe işaret ediyor. Net-net, revize ettiğimiz varsayımlarımıza göre 3. çeyrek için TL bazında %20 FAVÖK ve %6 net kâr artışı öngörüyoruz. Öte yandan, yılın son çeyreğinde yakıt dışı AKKM (CASK) artışının sınırlı kalabileceği, kargo katkısının ve yolcu büyümesinin daha güçlü olacağı anlaşılıyor; bu da ABD Doları bazında FAVÖK büyümesinin yeniden pozitif bölgeye dönmesini destekleyebilir. Dolayısıyla yıl geneli beklentilerimizi koruyoruz ve FAVÖK’ün yıl boyunca neredeyse sabit kalacağını öngörüyoruz. Tahminlerimize göre hisse 4,0x FD/FAVÖK ve 3,7x F/K çarpanlarıyla işlem görmekte; bu oranlar, küresel benzerlerinin ortalamaları olan 5,1x FD/FAVÖK ve 9,0x F/K seviyelerinin belirgin biçimde altında. Hisse, yıl başından bu yana Avrupa’daki emsallerine göre %33,8 ve Eylül sonundan itibaren %4,1 oranında geride performans göstermiştir. Buna karşın, cazip değerleme ve rekor seviyelerdeki operasyonel kârlılığın sürdürülebilirliği göz önüne alındığında, yıl sonu bilanço dönemine yaklaşırken ve Orta Doğu’daki jeopolitik tansiyonun (özellikle Gazze’de olası bir ateşkesle) azalmasıyla birlikte, hisseye yönelik pozitif görüşümüzü korumaktayız.
  • BDDK, 3 Ekim ile biten haftaya ilişkin haftalık bankacılık verilerini yayımladı Buna göre; toplam TL krediler haftalık bazda %0,9 artarken, 13 haftalık yıllıklandırılmış büyüme oranı %36 oldu. YP krediler ABD Doları bazında haftalık %0,4 artarak 195,0 milyar ABD Doları seviyesine ulaştı; 13 haftalık yıllıklandırılmış büyüme oranı ise %8 olarak gerçekleşti. TL kredilerin alt kırılımlarına bakıldığında; TL ticari krediler haftalık bazda güçlü bir şekilde %1,4 arttı ve ticari kredilerde 13 haftalık ortalama yıllıklandırılmış büyüme oranı %29,2’ye yükseldi. Kredi kartları hariç bireysel krediler hafif bir artışla %0,6 yükselirken, bireysel kredilerde 13 haftalık yıllıklandırılmış büyüme oranı %35 seviyesinde kaldı. BDDK tarafından açıklanan bireysel kredi kartı bakiyeleri ise haftalık bazda %1,7 gibi belirgin bir artış gösterdi; bu da 13 haftalık ortalama yıllıklandırılmış büyümenin %51’e ulaşmasına neden oldu. Varlık kalitesi açısından bakıldığında, takipteki kredi oranı (NPL oranı) yatay seyrederek %2,38 seviyesinde kaldı. Mevduat tarafında ise; TL mevduatlar haftalık bazda %2,4 oranında belirgin bir düşüş gösterdi. Bu gerileme, ağırlıklı olarak şirketler ve resmi kurum mevduatlarındaki azalıştan kaynaklandı. Buna karşın, TL mevduatlarda 13 haftalık yıllıklandırılmış ortalama büyüme oranı 256 baz puan artarak %32’ye çıktı. Kur korumalı TL mevduat (KKM) bakiyesi haftalık bazda %9 (648 milyon ABD Doları) düşüş göstererek 6,4 milyar ABD Doları seviyesine geriledi. Son verilerle birlikte KKM’nin toplam mevduatlar içindeki payı %1,1’e indi. Yurtiçi yerleşiklerin parite etkisinden arındırılmış döviz mevduatları haftalık bazda yalnızca 196 milyon ABD Doları arttı. Bu sınırlı artışa rağmen, düşüşün ana nedeni şirketlerin Euro mevduatlarındaki 1,1 milyar ABD Doları denk gelen azalış oldu. Son yayımlanan verilere göre, yurtiçi yerleşikler yıl başından bu yana toplam 16,4 milyar ABD Doları tutarında döviz alımı yaptı. Bunun 3,99 milyar ABD Doları ABD Doları cinsinden, 6,14 milyar ABD Doları Avro cinsinden ve 6,5 milyar ABD Doları değerli maden (altın vb.) alımlarından oluştu. Yabancı fon akımlarına bakıldığında; yabancı yatırımcılar geçen hafta 84 milyon ABD Doları tutarında hisse senedi ve 359 milyon ABD Doları tutarında devlet iç borçlanma senedi (DİBS) satışı gerçekleştirdi. Bu verilerle birlikte, yılbaşından bu yana net yabancı girişi hisse senetlerinde 1,74 milyar ABD Doları, DİBS’te ise 546 milyon ABD Doları seviyesinde gerçekleşti.
  • OZYSR toplam 7,5 milyon ABD Doları tutarında yeni sipariş aldı Şirket ve bağlı ortaklıkları, çeşitli yurtdışı müşterilerden yeni siparişler aldı. Bu siparişlerin toplam değeri 7,5 milyon ABD Doları olup, bu tutar şirketin 2025 yılının ilk yarısındaki toplam gelirinin %8,7’sine karşılık gelmektedir. Bu gelişmenin, şirketin faaliyetleri üzerinde olumlu bir etkisinin olması beklenmektedir.
  • SUWEN Dubai'de 5 yılda 15 mağaza açma hedefini paylaştı Şirket, yurtdışı büyüme planları kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri'nde münhasır bayilik anlaşması imzaladı. Anlaşmaya göre, 2025-2029 yılları arasında Dubai'de 15 yeni mağaza açılması planlanıyor. Bu iş ilişkisinin olumlu etki yapması bekleniyor.
  • FONET Antalya Sağlık Müdürlüğü ile 32,3 milyon TL'lik sözleşme Fonet Bilgi Teknolojileri, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü ile 33 ay süreli 32,2 milyon TL bedelli "Sağlık Bilgi Yönetim Sistemi Hizmet Alımı" sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmanın şirketin ciro ve karlılığına olumlu katkı sağlaması bekleniyor.
  • YIGIT İnavitas Enerji ile stratejik iş birliği protokolü Yiğit Akü, İnavitas Enerji A.Ş. ile yenilenebilir enerji dönüşümü kapsamında iş birliği protokolü imzaladı. İlk fazda 10MW Batarya Enerji Depolama Sistemi (BESS) kurulumu 1Ç26 döneminde gerçekleşmesi hedefleniyor. Ayrıca 2026-2027'de 300MW kapasite potansiyeli bulunuyor.
  • YEOTK 60MW Rüzgar Enerji Santrali için 8,3 milyon ABD Doları tutarında iki sözleşme Yeo Teknoloji, yurtiçindeki müşterisiyle toplam 60MW kapasiteli iki Rüzgar Enerjisi Santralinin trafo merkezi, elektrik ve şebeke entegrasyon işleri için 8,3 milyon ABD Doları değerinde iki ayrı sözleşme imzaladı. Anlaşmanın olumlu etkileri bekleniyor.
  • LINK’in "LINK Sanal Asistan" projesi onaylandı Şirket tarafından geliştirilen "LINK Sanal Asistan" yazılım projesi, Gazi Üniversitesi Teknopark Yönetimi'nden onay aldı. Proje 9,4 milyon TL bütçeli olup 15 ayda tamamlanması planlanıyor. ERP ve HR yazılımlarında kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hedefliyor.
  • TRHOL Asya Pasifik'te banka satın alma görüşmelerine başlandı Tera Finansal Yatırımlar Holding, Asya Pasifik bölgesinde katılım finans ilkeleriyle çalışan bir bankanın satın alınması için ön görüşmelere başladı. Büyüme stratejisi ve uluslararası çeşitlendirme hedefleri doğrultusunda inceleme ve değerleme çalışmaları devam ediyor.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/arastirma-bulteni-10102025.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 9 Ekim Perşembe
QNB Invest Odak •
Yapay Zeka Hisseleri Neden Yükseliyor?

Son birkaç yıldır finansal piyasalarda bir “yapay zeka rüzgarı” esiyor.
ChatGPT’nin çıkışıyla başlayan bu dalga, artık teknolojiyle sınırlı kalmayıp tüm sektörleri dönüştüren bir yatırım hikayesine dönüştü.

NVIDIA, Microsoft, Amazon, Meta, Alphabet gibi devler rekor kırarken; yeni nesil AI girişimleri ve yarı iletken üreticileri de bu yükselişten payını alıyor.
Peki gerçekten yapay zeka hisseleri neden bu kadar hızlı yükseliyor?
Bu yükseliş geçici mi, yoksa yeni bir endüstriyel devrimin başlangıcı mı?


1. Yapay Zeka Artık “Trend” Değil, Ekonomik Bir Gerçek

2022’de sadece bir teknoloji modası gibi görünen yapay zeka, bugün global şirketlerin verimlilik, maliyet ve üretkenlik modellerini kökten değiştiren bir güç haline geldi.

Bankacılıktan perakendeye, otomotivden sağlık sektörüne kadar birçok alanda AI tabanlı çözümler artık standart hale geliyor.
Bu dönüşümün sonucunda, yatırımcılar artık “AI şirketleri”ni geleceğin kazananları olarak görüyor.

2. Şirketler “AI Çağı”na Yatırım Yarışına Girdi

Microsoft’un OpenAI’ye yaptığı yatırım, Google’ın Gemini projesi, Meta’nın LLaMA modelleri derken; büyük teknoloji şirketleri AI altyapısı üzerine milyarlarca dolar yatırıyor.

Yatırımcı gözüyle bakıldığında bu, gelecekteki kâr büyümesinin bugünden fiyatlandığı anlamına geliyor.
Özellikle üretken yapay zekâ (generative AI) alanında yaşanan hızlı gelişmeler, yeni iş modelleri yaratıyor:

  • Otomatik müşteri hizmetleri
  • İçerik üretim araçları
  • Otomasyon
  • Kod yazma ve veri analitiği çözümleri

Bu teknolojiler, hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de şirketlerin kâr marjlarını büyütüyor, bu da hisse fiyatlarına doğrudan yansıyor.

3. Yarı İletken Sektörü “Yapay Zekanın Yakıtı” Oldu

Yapay zekanın kalbi, hesaplama gücünde atıyor.
Bu da doğrudan yarı iletken üreticilerini öne çıkarıyor.

Özellikle NVIDIA, GPU mimarisiyle bu dönüşümün merkezinde.
Şirket, AI eğitiminde kullanılan güçlü işlemciler sayesinde 2023’ten bu yana piyasa değerini çok fazla artırdı.

Ayrıca Intel, TSMC ve ASML gibi üreticiler de AI altyapı yatırımlarının en önemli paydaşları arasında.
Yani, yapay zeka hisseleri yükselirken bu zincirin tüm halkaları değer kazanıyor.

4. Üretken Yapay Zeka Şirketlerin Kâr Yapısını Değiştiriyor

Şirketler artık:

  • Daha az insanla daha fazla iş yapabiliyor,
  • Üretim süreçlerini optimize ediyor,
  • Pazarlama kampanyalarını veriyle güçlendiriyor,
  • Müşteri hizmetlerini otomatik hale getiriyor.

Bu da şirketlerin kârlılığını artırıyor.

5. Piyasalar “Yeni Bir Endüstri Devrimini” Fiyatlıyor

  • 1990’lar: İnternet devrimi
  • 2000’ler: Mobil devrim
  • 2010’lar: Sosyal medya devrimi
  • 2020’ler: Yapay zeka devrimi

Bu döngülerde erken giren yatırımcılar genellikle uzun vadede kazandı.
Bugün yapay zeka hisselerine yönelen sermaye akışı, benzer bir yapısal dönüşümü işaret ediyor.

6. Yatırımcı Psikolojisi: “Kaçırma Korkusu” (FOMO) Etkisi

Bir diğer itici güç: FOMO (Fear of Missing Out).
Yatırımcılar, AI alanında yaşanan hızlı yükselişi kaçırmamak için pozisyonlarını büyütüyor.

Bu psikoloji, özellikle bireysel yatırımcıların ilgisini artırıyor ve işlem hacimlerini yukarı taşıyor.
Sonuç: Hisselerde hızlı değer artışları, yüksek işlem hacimleri ve kısa vadeli volatilite.

7. Yapay Zeka Yatırımları Artık Reel Getiri Sağlıyor

Eskiden “geleceğin teknolojisi” denilip uzun vadeye bırakılan AI yatırımları, artık bugün gelir üreten bir yapıya kavuştu.

Şirketler AI sayesinde:

  • Maliyet düşürüyor,
  • Ürün geliştirme süresini kısaltıyor,
  • Yeni gelir kanalları açıyor.

8. Riskler Ne? Her Yükselişin Bir Sınırı Var

Yapay zeka hisseleri yükselirken, analistlerin dikkat çektiği bazı riskler de var:

  • Değerleme riskleri: Bazı AI hisseleri çok yüksek F/K oranlarına ulaştı.
  • Regülasyon riski: ABD ve AB, AI kullanımına yönelik yeni yasal çerçeveler hazırlıyor.
  • Rekabet riski: Büyük oyuncular dışında kalan start-up’ların sürdürülebilirliği belirsiz.

Yapay Zeka, Geleceğin Ekonomisini Şekillendiriyor

Yapay zeka hisselerindeki yükselişin temelinde teknoloji devrimi, kârlılık artışı ve sermaye akışı var.
Bu trend, sadece teknoloji sektörünü değil, enerji, finans, sağlık ve üretim gibi alanları da dönüştürüyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 9 Ekim Perşembe
QNB Invest Odak •
Gram Altın Fiyatı Nasıl Hesaplanır?

Altın, yüzyıllardır güvenli liman olarak görülen en popüler yatırım araçlarından biri. Özellikle Türkiye’de “gram altın” hem küçük yatırımcılar hem de uzun vadeli birikim yapanlar için en çok tercih edilen ürün. Peki, gram altın fiyatı nasıl hesaplanıyor?

Bu yazıda gram altının fiyatını belirleyen temel unsurları, formülünü ve örnek hesaplamaları adım adım anlatıyoruz.


1. Gram Altın Nedir?

Gram altın, 24 ayar saf altının gram cinsinden ölçüsüdür. Kuyumcularda, bankalarda ve dijital platformlarda alınıp satılabilir.
Gram altın fiyatı uluslararası ons altın fiyatına, döviz kuruna (USD/TL) ve işçilik farkına göre belirlenir.

2. Gram Altın Fiyatı Nasıl Hesaplanır?

Gram altın fiyatını hesaplarken kullanılan temel formül:

Gram Altın Fiyatı = (Ons Altın Fiyatı x Dolar/TL Kuru) / 31,10

31,10 sayısı, 1 ons altının gram cinsinden karşılığıdır.

Örnek Hesaplama:

  • Ons altın fiyatı: 2.500 USD
  • Dolar/TL kuru: 34,00 TL

👉 Formülü uygulayalım:
(2.500 x 34) / 31,10 = 2.733 TL

Bu, saf (24 ayar) gram altının yaklaşık fiyatıdır.
Kuyumcularda bu fiyata ek olarak işçilik, kâr marjı ve vergilerle birlikte alış-satış farkı eklenir.

3. Gram Altını Etkileyen Faktörler

  1. Ons Altın Fiyatı:
    Küresel altın fiyatları, ABD enflasyonu, faiz politikaları, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının alım-satım davranışlarından etkilenir.
  2. Döviz Kuru (USD/TL):
    TL’nin dolar karşısındaki değeri, gram altın fiyatını doğrudan etkiler.
  3. Yurtiçi Talep ve Arz:
    Özellikle düğün sezonları veya ekonomik belirsizlik dönemlerinde talep artışı fiyatlara yansır.
  4. Faiz Politikaları:
    Faizler yükseldikçe altına talep azalabilir; düştüğünde ise artabilir..

Gram Altın Yatırımında Ne Önemli?

Gram altın fiyatı; ons altın + döviz kuru + yerel piyasa dinamikleri üçgeninde belirlenir.
Kısa vadede volatil olabilir ancak uzun vadede enflasyona karşı koruma sağlayabilir.
Bu yüzden hem tasarruf hem de riskten korunma aracı olarak portföylerde yer alması önerilir.

İkon-ok
Back to Top