QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
Türkiye, 9A25 Döneminde 49 Milyar Dolar Hizmet Ticaret Fazlası Verdi

Türkiye ekonomisinin güçlü taşıyıcılarından biri olan hizmet sektörü, 2025 yılının ilk dokuz ayında dikkat çekici bir performans sergileyerek 49 milyar ABD Doları hizmet ticareti fazlası oluşturdu. Hizmet gelirlerindeki artış, hem turizm hem de taşımacılık başta olmak üzere geniş bir yelpazeye yayılan sektörlerin güçlü katkısıyla desteklendi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın değerlendirmesine göre toplam hizmet ihracatının yıl sonunda 121,6 milyar ABD Dolarına ulaşması bekleniyor. Bu tablo, Türkiye'nin küresel hizmet ticaretindeki payını artırdığını ve bu alanda rekabet gücünü güçlendirdiğini ortaya koyuyor.


Hizmet Ticareti Fazlasını Destekleyen Temel Unsurlar

• Turizm gelirlerinde güçlü ivme

2025 yılı turizm sezonunun uzaması ve ziyaretçi sayısındaki artış hizmet gelirlerinin en büyük itici gücü oldu.

• Taşımacılık ve lojistikte yüksek talep

Türkiye’nin bölgesel lojistik avantajı ve artan dış ticaret hacmi taşımacılık gelirlerini destekledi.

• Bilgi teknolojileri ve profesyonel hizmetlerde büyüme

Dijitalleşmenin hızlanmasıyla yazılım, bilişim ve danışmanlık hizmetlerinde ihracat artışı devam etti.

Türkiye’nin Küresel Hizmet İhracatındaki Yükselişi

Hizmet ihracatının artması, Türkiye’nin dünya hizmet ticaretindeki konumunu güçlendiriyor. Bakan Bolat’ın açıklamalarına göre Türkiye:

  • Hizmet ihracatında yeni pazarlara açılıyor,
  • Mevcut pazarlarda payını artırıyor,
  • Orta-üst gelir grubundaki ülkeler arasında hızlı yükselen aktör konumunu koruyor.

Bu performans, Türkiye’nin dış ticaret dengesine pozitif katkı sağlarken cari denge üzerindeki baskının da azalmasına destek oluyor.

Neden Önemli?

Hizmet ticareti fazlasının güçlü gelmesi Türkiye ekonomisi açısından kritik önemde:

  • Döviz girişini destekliyor,
  • Cari açığın dengelenmesine katkı sağlıyor,
  • İstihdam ve yatırım iştahını artırıyor,
  • Ekonomide daha dayanıklı bir büyüme yapısı oluşturuyor.

2025 yılının ilk dokuz ayında elde edilen 49 milyar dolarlık hizmet ticareti fazlası, Türkiye'nin hizmet sektöründe global ölçekte rekabet gücünü artırdığını gösteriyor. Yıl sonu hedefi olan 121,6 milyar dolar hizmet ihracatına yaklaşılırken, sektörün büyüme ivmesinin devam etmesi bekleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
Hizmet Üretici Fiyatları Ekim’de Yıllık %34,85 Arttı: Sektörlerde Son Durum

Hizmet sektörüne yönelik fiyat değişimlerini gösteren Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Ekim ayında yıllık bazda %34,85 artış kaydetti. TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre endeks aylık bazda ise %0,19 yükseldi. Yani fiyatlarda sert bir sıçrama olmasa da yıllık artışın hala yüksek seyrettiğini görüyoruz.

Türkiye ekonomisinin önemli taşıyıcısı olan hizmet sektöründe özellikle ulaştırma, konaklama ve bilgi-iletişim grupları endeksteki gelişmeleri şekillendirmeye devam ediyor.


Hangi Hizmet Sektörleri Daha Hızlı Arttı?

Ekim ayı verileri alt kalemler bazında incelendiğinde, hizmet sektöründeki fiyat artışlarının geniş bir alana yayıldığını görüyoruz:

• Ulaştırma ve Depolama Hizmetleri: +%30,92

Lojistik maliyetlerinde küresel ölçekte devam eden dalgalanmalar, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve iç talep koşulları yıllık artışı destekliyor.

• Konaklama ve Yiyecek Hizmetleri: +%35,53

Turizm sezonunun uzaması fiyatlara yansıdı. Ayrıca işçilik ve enerji maliyetlerindeki artış da bu kalemde baskı yaratıyor.

• Bilgi ve İletişim Hizmetleri: +%35,64

Dijitalleşme eğiliminin hızlanması ve teknoloji hizmetlerine olan talebin artması, sektörde fiyatların yukarı yönlü seyretmesine neden oluyor.

Endeks Bize Ne Anlatıyor?

  • Hizmet sektöründe fiyat artışları geniş tabanlı şekilde devam ediyor.
  • Yıllık artış hızı hala yüksek seviyelerde olduğu için, hizmet enflasyonunun genel enflasyon dinamikleri üzerindeki etkisi güçlü kalmayı sürdürüyor.
  • Aylık artışın sınırlı olması ise kısa vadede fiyatlama davranışlarında bir miktar yumuşama olduğuna işaret ediyor.

Ekim ayında açıklanan H-ÜFE verileri, hizmet sektöründe fiyat artışlarının hız kesse de yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde talep koşulları, enerji maliyetleri ve ücret artışları endeksin yönü üzerinde belirleyici olacak.

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
Türkiye’de İşsizlik Oranı Ekim Ayında %8,5’e Geriledi: İşgücü Piyasasında Hafif İyileşme

Türkiye’de işgücü piyasasına ilişkin Ekim 2025 verileri açıklandı ve tabloya baktığımızda hem işsizlik oranında gerileme, hem de istihdam tarafında sınırlı da olsa iyileşme dikkat çekiyor. TÜİK’e göre işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan düşerek %8,5 seviyesine indi. Böylece yılın son çeyreğine, iş piyasasında görece dengeli bir görünümle girildi.


İstihdam Oranı Artarken İşgücüne Katılım da Toparlanıyor

Ekim ayında istihdam oranı %49,2 seviyesine yükseldi. Bu artış, özellikle hizmet ve sanayi tarafındaki istihdam hareketliliğinin devam ettiğini gösteriyor. İşgücüne katılım oranının %53,8’e çıkması ise çalışan nüfusun iş piyasasına yönelme eğiliminin sürdüğüne işaret ediyor.

Bu iki göstergenin birlikte yukarı yönlü hareket etmesi, istihdam piyasasında geniş tabanlı bir toparlanma sinyali veriyor.

Atıl İşgücü Oranı Yükseldi

Bununla birlikte dikkat çeken bir veri de atıl işgücü oranının %29,6’ya yükselmesi oldu. Atıl işgücü; işsizleri, eksik istihdamdakileri ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanları kapsadığı için işgücü piyasasının gerçek kapasitesini daha net gösteriyor.

Genel Görünüm Ne Söylüyor?

  • İşsizlik oranı düşüyor → kısa vadede olumlu sinyal
  • İstihdam ve işgücüne katılım artıyor → piyasanın canlılığı korunuyor
  • Atıl işgücü artıyor → orta vadede kırılganlık sürüyor

Türkiye ekonomisinin son çeyreğe girdiği bu dönemde işgücü piyasası, hem olumlu sinyaller hem de çözüm bekleyen alanlar barındıran karma bir görünüm çiziyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 1 Aralık Pazartesi
QNB Invest Odak •
İşsizlik Ekim ayında %8,5'e geriledi

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • İşsizlik oranı Ekim ayında %8,5 seviyesine geriledi TÜİK'in Ekim ayı iş gücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak %8,5 olarak gerçekleşti. İstihdam oranı %49,2'ye, iş gücüne katılma oranı ise %53,8'e yükseldi. Atıl iş gücü oranı ise %29,6'ya çıktı.
  • MÜSİAD SAMEKS Endeksi kasımda 0,4 puan artışla 51,7 seviyesine yükseldi MÜSİAD Satınalma Müdürleri Bileşik Endeksi (SAMEKS), Kasım ayında bir önceki aya göre 0,4 puan artarak 51,7 seviyesine ulaştı. Hizmet sektörü Endeksi 49,9 seviyesine gerilerken, sanayi sektörü Endeksi 5,6 puan artışla 54,8 seviyesine yükseldi. Bu artışlar ekonomik faaliyetlerdeki toparlanmanın sürdüğünü gösteriyor.
  • TARSİM zirai don kaynaklı 23 milyar TL hasar tazminatı ödedi TARSİM, Nisan ayındaki zirai don nedeniyle dosya işlemleri tamamlanan üreticilere 23 milyar TL hasar ödemesi yaptı. Kasım itibarıyla toplam 3 milyon poliçe üretilerek 1,4 trilyon TL’lik tarımsal varlık güvence altına alındı. Tüm tarım sigortası branşlarındaki toplam hasar ödeme tutarı 33 milyar TL’ye ulaştı.
  • EPDK enerji tarifelerinde 2026 düzenlemelerini duyurdu EPDK, doğal gaz dağıtım şirketlerinin perakende satış tarifeleri, akaryakıt depolama tesislerinin hizmet bedelleri ve 2026 piyasa işletim gelir tavanları ile piyasa ücret tarifelerinde düzenlemeler yaptı. EPİAŞ'ın 2026 piyasa işletim gelir tavanları onaylandı, ETS gelir tavanı ve ücretlendirme yöntemi yayımlandı. VEP ve YEK-G 2026 tarifeleri ile spot ve vadeli doğal gaz piyasası 2026 tarifeleri de açıklandı.
  • Hizmet üretici fiyatları Ekim ayında yıllık bazda %34,85 arttı TÜİK'in ekim verilerine göre Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), aylık bazda %0,19, yıllık bazda ise %34,85 arttı. Ulaştırma ve depolama hizmetleri %30,92, konaklama ve yiyecek hizmetleri %35,53, bilgi ve iletişim hizmetleri %35,64 arttı.
  • Türkiye, 9A25 döneminde 49 milyar ABD Doları hizmet ticareti fazlası verdi Türkiye'nin hizmet sektörü, yılın ilk 9A25 döneminde 49 milyar ABD Doları ticaret fazlası vermeyi başardı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, toplam hizmet ihracatının 121,6 milyar ABD Dolarına ulaşmasını beklediklerini ve bununla birlikte Türkiye'nin dünya hizmet ihracatından aldığı payı artırdığını belirtti.
 

Şirket Haberleri

  • FRIGO narenciye satış sözleşmesi imzaladı FRIGO, 2025-2026 yılları için 8,2 milyon Avro değerinde yeni narenciye satış kontratı imzaladı. Böylece, narenciye grubunda imzalanan toplam kontrat tutarı 15,5 milyon Avro’ya ulaştı. Şirketin satış ve pazarlama faaliyetleri sürmektedir.
  • MEKAG yurt dışından kırma eleme tesisi siparişi aldı MEKAG'ın bağlı ortaklığı Meka İthalat İhracat, yurt dışı yerleşik iki şirketten 1,6 milyon Avro tutarında kırma eleme tesisi siparişi aldı. Bu siparişin şirketin cirosunu ve karlılığını olumlu etkilemesi bekleniyor.
  • ULUUN makarna tesisi için arsa tahsisini tamamladı ULUUN, Samsun'daki makarna üretim tesisi projesi kapsamında 39 bin m²' büyüklüğündeki arsanın tahsisini tamamladı. Toplam 388,8 milyon TL değerindeki arsa ve üst yapı bedelinin 332,3 milyon TL'si peşin ödendi, kalan 56,5 milyon TL ise 31 Ağustos 2026'ya kadar ödenecek.
  • ARASE 1,2 milyar TL'lik enerji satış anlaşması imzaladı ARASE'nin bağlı ortaklığı Aras Elektrik Perakende, Aralık’25 dönemi için 424GWs enerji satış anlaşması imzaladı. Toplam tutar 1,2 milyar TL olup, piyasa fiyatlarına göre değişebilir. Bu anlaşmanın ciro ve karlılığı olumlu etkilemesi bekleniyor.
  • ECOGR bağlı ortaklıklarını birleştirme kararı aldı ECOGR, operasyonel verimliliği artırmak amacıyla yeniden yapılanma sürecine girdi. %100 bağlı ortaklığı Uğurlular Elektrik Üretim A.Ş., yine %100 bağlı ortaklığı Ecogreen Elektrik Enerji Üretim A.Ş. ile birleşecek. Bu işlem, konsolide finansal tablolarda etkide bulunmayacak.
  • MOPAS 131. mağazasını Kocaeli'de açtı MOPAS, Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde toplam 1.060 m² alana sahip 131. mağazası olan "Mopaş-Kartepe Mağazası"nı bugün itibarıyla hizmete açtı.
İkon-ok
QNB Araştırma 28 Kasım Cuma
QNB Invest Odak •
Para Piyasası Fonlarında Yatırımcı Sayısı Azaldı Ancak Portföy Değeri Rekor Kırdı

Kasım ayı verileri, para piyasası fonlarında ilginç bir ayrışmaya işaret ediyor: Yatırımcı sayısı azalırken, fonların toplam portföy değeri hızla büyümeye devam ediyor.
Son dönemde artan getiri beklentileri, sıkı para politikası ve likit varlıklara yönelim, fonların büyüklüğünü destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.


Yatırımcı Sayısı Kasım’da 523 Kişi Azaldı

Kasım ayında para piyasası fonlarından 523 yatırımcı çıkışı gerçekleşti. Ayrıca son iki haftada toplamda 15.302 yatırımcı fonlardan ayrıldı.

Bu düşüşün olası nedenleri:

  • Daha yüksek getirilere yönelmek isteyen yatırımcıların mevduat gibi alternatiflere kayması,
  • Kısa vadeli yatırımcı davranışları,
  • Fon getirilerinin beklenenden yavaşlaması,
  • Bireysel yatırımcıların volatil piyasalarda farklı varlıklara yönelme eğilimi.

Ancak yatırımcı sayısındaki düşüş, fon büyüklüğündeki artışı durdurmadı.

Portföy Değeri 120,1 Milyar TL Arttı

Kasım ayında para piyasası fonlarının toplam portföy büyüklüğü 120,1 milyar TL artış gösterdi.
Bu artış, fonlara yapılan kurumsal girişlerin gücünü ve kısa vadeli yatırımcıların yüksek likidite tercihlerini ortaya koyuyor.

Yıl Boyunca 136 Milyar TL'den Fazla Artış: Toplam Değer 1,43 Trilyon TL

Son 11 aylık dönemde fonların toplam portföy değeri 136 milyar TL’den fazla artarak 1,43 trilyon TL’ye ulaştı.
Bu rakam, para piyasası fonlarının son yıllarda yatırımcılar için önemli bir likidite yönetim aracı haline geldiğini gösteriyor.

Öne çıkan dinamikler:

  • Sıkı para politikası
  • Faiz oranlarının yüksekliği
  • Piyasa belirsizliklerinin artması
  • Fonların düşük risk profili
  • T+0 ve T+1 nakde dönüş kolaylığı

Kurumsal yatırımcıların fonlara yönelimi de toplam portföy büyüklüğünü destekleyen kritik bir unsur.

Yatırımcı Sayısı Düşerken Büyüklüğün Artması Ne Anlama Geliyor?

Bu ayrışma finans dünyasında sık görülen bir durum:
Bireysel yatırımcı çıkışı → sayıyı düşürür
Kurumsal ve yüksek tutarlı girişler → portföy değerini büyütür.

Dolayısıyla:

  • Yatırımcı sayısındaki düşüş olumsuz bir sinyal değildir,
  • Fon büyüklüğündeki güçlü artış, güvenin sürdüğünü gösterir,
  • Para piyasası fonları hâlâ piyasanın en likit ve en düşük riskli araçlarından biri olma özelliğini koruyor.

Para Piyasası Fonlarında Dengeli Ama Güçlü Bir Büyüme Eğilimi

Kasım ayında yatırımcı sayısındaki azalma dikkat çekse de, fonların toplam portföy büyüklüğündeki kesintisiz artış sektördeki güçlü talebin korunduğunu gösteriyor.
1,43 trilyon TL’lik büyüklük, yatırımcıların belirsizlik dönemlerinde likit ve düşük riskli araçlara yöneldiğinin açık bir göstergesi.

Önümüzdeki dönemde:

  • Para politikası kararları
  • Likidite koşulları
  • Kısa vadeli faiz beklentileri fon talebinin yönünü belirleyecek ana etmenler olmaya devam edecek.
İkon-ok
QNB Araştırma 27 Kasım Perşembe
QNB Invest Odak •
Sanayide Ücretli Çalışan Sayısı Son 14 Ayın 13’ünde Düştü: Eğilim Ne Anlama Geliyor?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son verileri, sanayi sektöründeki istihdam dinamiklerinde dikkat çekici bir tabloya işaret ediyor. Buna göre, sanayide ücretli çalışan sayısı son 14 ayın 13’ünde düşüş gösterdi. Aralık 2022’de görülen zirve seviyeden bu yana sektör, toplamda 247.990 kişilik istihdam kaybı yaşadı.

Bu trend, sanayi üretimi, yatırım iştahı ve şirketlerin kapasite kullanım stratejileri açısından önemli sinyaller barındırıyor.


Sanayi Sektöründe 247 Bin Kişilik Kaybın Anatomisi

Aralık 2022’de ulaşılmış olan istihdam zirvesi sonrasında sanayi sektöründe belirgin bir yavaşlama görülüyor.

Bu kaybın arkasında birkaç önemli faktör olabilir:

  • Küresel talepteki zayıflama,
  • İhracat siparişlerindeki dalgalanmalar,
  • Yatırım planlarında ötelemeler,
  • Firmaların maliyet optimizasyonu,
  • Dijitalleşmenin hızlanması ve otomasyon yatırımları.

Bu faktörler, özellikle imalat sanayiinde istihdamın dönemsel olarak baskı altında kalmasına neden olmuş olabilir.

Diğer Sektörlerde Farklı Bir Fotoğraf: İnşaat, Ulaştırma ve Ticarette Artış

Sanayide istihdam kaybı yaşanırken, inşaat, ulaştırma ve ticaret sektörlerinde istihdam artışı gözlemlendi.

Bu ayrışmanın olası nedenleri:

  • Konut ve altyapı yatırımlarındaki hızlanma,
  • E-ticaret ve lojistik sektörlerindeki yüksek büyüme,
  • Hizmet sektörünün genel toparlanma eğilimi,
  • Bölgesel projeler ve büyük ölçekli taşımacılık yatırımları.

Ekonomide sektörler arası bu farklı eğilimler, iş gücünün talep dinamiklerinde yeniden dengelenme yaşandığını gösteriyor.

Sanayi İstihdamındaki Zayıflık Ne Anlama Geliyor?

Sanayide ücretli çalışan sayısının aralıksız düşmesi, birkaç açıdan kritik:

  1. Üretim kapasitesinde temkinli duruş:
    Firmalar talep görünümünü yakından izliyor ve kapasite kullanımında ihtiyatlı davranıyor.

  2. Yatırım iştahında yavaşlama:
    Özellikle küresel belirsizlikler, yatırım kararlarının ötelenmesine yol açmış olabilir.

  3. Verimlilik odaklı dönüşüm:
    Dijitalleşme ve otomasyon, daha az iş gücüyle daha yüksek çıktı üretmeyi mümkün kılıyor.

  4. İhracata bağlı sektörlerde dalgalanma:
    Avrupa başta olmak üzere dış pazarlardaki yavaşlama, üretim ve istihdamı etkiliyor.

Genel Ekonomik Görünüm Açısından Değerlendirme

Sanayi istihdamındaki düşüş tek başına olumsuz gibi görünse de ekonominin diğer alanlarında farklı bir eğilim görülüyor. İnşaat, ticaret ve ulaştırma gibi sektörlerde iş gücü artışı, talep kompozisyonunun değiştiğini ve hizmet ağırlıklı yapının güçlendiğini gösteriyor.

Sanayi İstihdamında Zayıflama Devam Ederken Ekonomi Yeniden Dengeleniyor

Sanayi sektöründe son 14 ayda görülen istihdam kayıpları, sektörün mevcut konjonktürde temkinli bir pozisyon aldığını gösteriyor. Buna karşın hizmet ve inşaat tarafındaki güçlü eğilim, toplam istihdamın desteklenmesini sağlıyor.

Önümüzdeki dönemde sanayi istihdamının seyri;

  • küresel talepteki toparlanma,
  • yatırım eğilimleri,
  • teknoloji ve otomasyon yatırımlarının hızına bağlı olarak şekillenecek.
İkon-ok
Back to Top