QNB Invest Odak - QNB Araştırma

QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
İstanbul Enflasyonu Kasım’da Aylık %1,19 Arttı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı. İstanbul’da perakende fiyatlar aylık bazda %1,19, toptan fiyatlar ise %2,14 arttı. Böylece yıllık bazda perakende enflasyon %38,28, toptan fiyat artışı ise %23,12 seviyesine ulaştı.

Özellikle İstanbul gibi Türkiye’nin ekonomik nabzını tutan bir şehirde açıklanan enflasyon verileri, hem hanehalkı bütçeleri hem de iş dünyası için kritik bir gösterge olmayı sürdürüyor.


Kasım Ayı Perakende Fiyatlarındaki Artış Ne Anlama Geliyor?

Perakende tarafındaki %1,19’luk aylık artışın detaylarında özellikle:

  • Gıda,
  • Konut,
  • Ulaştırma,
  • Giyim ve diğer temel tüketim kategorilerindeki fiyat hareketleri etkili oldu.

Yıllık bazdaki %38,28’lik artış, enflasyonda yavaşlama trendinin devam ettiği ancak fiyat seviyelerinin hâlâ yüksek seyrettiği bir tabloyu işaret ediyor.

Toptan Fiyatlarda Daha Sert Artış: %2,14

Toptan fiyatlardaki artışın perakendeye göre daha güçlü gelmesi, ilerleyen dönemlerde tüketici fiyatlarına da yansıyabilecek bir maliyet baskısını işaret ediyor.
Yıllık toptan enflasyondaki %23,12 seviyesiyse İstanbul’daki üretici ve toptancı maliyetlerinin önceki aylara göre daha ılımlı bir trendde olduğunu ortaya koyuyor.

Bu Veriler Ekonomi için Ne İfade Ediyor?

  • Perakende fiyatlardaki aylık artış düşük hızda devam ediyor.
  • Toptan fiyatlardaki yükseliş, maliyet baskılarının bitmediğini gösteriyor.
  • Yıllık enflasyon tarafında ana eğilim yavaşlama yönünde olsa da, fiyat seviyeleri hâlâ yüksek.

Kasım verileri, İstanbul’da enflasyonun kontrollü bir hızda seyrettiğini, ancak maliyet yönlü baskıların tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
TCMB’den Döviz ve Kıymetli Maden Mevduatlarında Zorunlu Karşılık Hamlesi: Ne Anlama Geliyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bugün Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile döviz ve kıymetli maden mevduatlarında zorunlu karşılık oranlarında (ZKO) önemli güncellemeler yaptı. Bu adım hem bankacılık sistemi hem de finansal istikrar açısından dikkatle takip edilen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Kararın özeti:

  • Kıymetli maden cinsinden talep ve kısa vadeli mevduatlarda ZKO %28 → %30 seviyesine çıkarıldı.
  • Döviz cinsi talep ve kısa vadeli mevduatlarda ise ZKO %32 → %30 seviyesine düşürüldü.
  • Daha uzun vadeli mevduatlarda da oranlar yukarı yönlü güncellendi.

TCMB'nin bu hamlesi, piyasa tarafında sadeleştirme adımı olarak görülüyor. Özellikle döviz ve kıymetli maden hesapları arasındaki ZKO farklılıklarının kapatılması, bankaların yükümlülük yapısını daha standardize eden bir yaklaşım sunuyor.


Bu Güncellemenin Bankalar Üzerindeki Etkisi Ne?

Kapsamımızdaki dört büyük bankayı (AKBNK, GARAN, ISCTR, YKBNK) baz alarak yapılan analiz, ilginç bir dengeye işaret ediyor:

  • Bankalarda döviz mevduatı hacmi, kıymetli maden mevduatına kıyasla çok daha yüksek.
  • Kıymetli maden tarafındaki zorunlu karşılık artışı, döviz mevduatındaki oran düşüşüyle neredeyse tamamen dengeleniyor.
  • Böylece nette, bankalar için serbest likidite tarafında küçük bir pozitif etki oluşuyor.

Bu nedenle yapılan düzenleme, analizler doğrultusunda bankalar için “nötr” bir etki yaratıyor. Yani ne ciddi bir yük getiriyor ne de belirgin bir avantaj sağlıyor, sistem daha ziyade sadeleşiyor.

Neden Önemli?

TCMB’nin zorunlu karşılık adımları:

  • Bankaların likiditesini şekillendirir,
  • Kredi verme kapasitelerini etkiler,
  • Piyasa faizleri ve likidite şartları için kritik sinyaller içerir.

Bu düzenleme ise özellikle mevduat kompozisyonunu sadeleştirme yönünde atıldığı için, 2025'e yaklaşırken bankacılık sisteminde daha öngörülebilir bir ZKO yapısı oluşmasına katkı sağlıyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
Türkiye Ekonomisi 3. Çeyrekte %3,7 Büyüdü

Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %3,7 büyüyerek kesintisiz büyüme serisini 21 çeyreğe taşıdı. TÜİK verilerine göre açıklanan büyüme, hem iç talep hem de yatırım iştahının güçlendiği bir döneme işaret ediyor. Özellikle inşaat, sanayi ve hanehalkı tüketimi, büyümenin temel destekçileri arasında yer aldı.

Ekonominin kalemlerine indiğimizde tablo şöyle şekilleniyor:


İnşaat Sektörü Güçlü Geldi

İnşaat sektörü %13,9’luk etkileyici bir büyüme performansı ortaya koyarak toplam büyümeye güçlü bir katkı yaptı. Kentsel dönüşüm, kamu projeleri ve toparlanan konut talebi bu ivmeyi destekleyen unsurlar arasında.

Sanayi Sektöründe İvme: %6,5

Sanayi üretimi üçüncü çeyrekte %6,5 büyüyerek ekonomideki toparlanmanın reel sektör tarafında da sürdüğünü gösterdi. Özellikle otomotiv, makine ve kimya tarafındaki üretim dinamizmi öne çıkıyor.

Tüketim Harcamaları: %4,8 Artış

Hanehalkı tüketimi %4,8 arttı. Harcamalardaki bu yükseliş, enflasyona rağmen iç talebin canlı kalmaya devam ettiğini gösteriyor.

Yatırımların Katkısı Pozitif: %11,7 Artış

Yatırım harcamaları %11,7 arttı ve büyümeye 2,8 puan katkı verdi. Böylece yatırımlar 4 çeyrektir kesintisiz şekilde büyümeye pozitif katkı sunuyor.

Cari Açık / GSYH Payı %1,3’e Geriledi

Dış denge tarafında da iyileşme dikkat çekici. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payının %1,3’e gerilemesi, finansal istikrar açısından pozitif bir sinyal.

Bakan Şimşek’ten Mesaj: “Büyüme OVP’nin Üzerinde Gelebilir”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 3Ç25 büyümesinin %3,7 olarak gerçekleştiğini belirterek, 2025 yılının OVP beklentilerinin üzerinde bir büyüme ile kapanabileceğini ifade etti. Ayrıca enflasyonla mücadelede de düşüş trendinin sürmesini beklediklerini söyledi.

Tarım Dışı Büyüme: %5,6

Tarım dışı büyümenin %5,6 olması, ekonominin çekirdek dinamiklerinde ivmenin güçlendiğini gösteriyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
Bankacılık Sektöründe ZKO güncellemesi

Ekonomi ve Siyaset Haberleri

  • Ekonomi 3. çeyrekte %3,7 büyüdü TÜİK verilerine göre, Türkiye ekonomisi 3Ç25 döneminde yıllık bazda %3,7 büyüyerek 21 çeyreklik büyüme trendini korudu. İnşaat sektörü %13,9, sanayi sektörü ise %6,5'lik artışla büyümeye katkı sağladı. Hane halkı tüketim harcamaları %4,8 arttı. Yatırım harcamalarındaki %11,7'lik artışın büyümeye 2,8 puan katkı sağladı ve 4 çeyrektir süren pozitif katkı korundu. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı %1,3'e geriledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 3Ç25 döneminde ekonomik aktivitenin %3,7 büyüdüğünü belirtti. 2025 yılında büyümenin OVP'nin üzerinde gerçekleşmesini ve enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam etmesini öngördüklerini ifade etti. Tarım dışı büyüme ise %5,6 olarak kaydedildi.
  • Kasım ayında İstanbul enflasyonu aylık bazda %1,19 arttı İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, Kasım ayında İstanbul'da perakende fiyatlar önceki aya göre %1,19 arttı. Toptan fiyatlar ise %2,14 yükseldi. Yıllık bazda perakende fiyatlar %38,28, toptan fiyatlar ise %23,12 arttı.
  • İSO Türkiye İmalat PMI kasımda 48 seviyesine yükseldi İSO Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), kasımda ekim ayına göre 1,5 puan artarak 48'e yükseldi. Girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki artış hızının yavaşlaması sektöre olumlu yansıdı. İstihdamda daralma marttan bu yana en düşük oranda gerçekleşti.
 

Şirket Haberleri

  • (=) TCMB’nin döviz ve kıymetli maden mevduatlarında zorunlu karşılık oranı (ZKO) güncellemesi Bugün Resmî Gazete’de yayımlanan güncellemeye göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kıymetli maden cinsinden talep ve kısa vadeli mevduatlarda zorunlu karşılık oranını %28 seviyesinden %30 seviyesine yükseltmiş; döviz cinsi talep ve kısa vadeli mevduatlarda ise oranı %32 seviyesinden %30 seviyesine düşürmüştür. Ayrıca, daha uzun vadeli mevduatlarda da oranlar yukarı yönlü güncellenmiştir. Söz konusu düzenlemeyi, döviz ve kıymetli maden mevduatlarında ZKO’nun eşitlenmesine yönelik sadeleştirme adımları olarak değerlendiriyoruz. Kapsamımızdaki dört bankada döviz mevduatı tutarı kıymetli maden mevduatına kıyasla daha yüksek olduğundan, kıymetli madenlerdeki ek zorunlu karşılık yükünün, döviz mevduatlarındaki ZKO indirimiyle açığa çıkan serbest likidite tarafından dengelendiği görülmektedir. Bankaların 2025 dokuz aylık finansallarına dayanarak yaptığımız analiz, likidite tarafında küçük bir pozitif etki oluştuğuna işaret etmektedir. Dolayısıyla, mevcut düzenleme güncellemesini kapsamımızdaki bankalar için nötr olarak değerlendiriyoruz.
  • OFSYM Samsun üretim tesisi için 3 milyon ABD Doları tutarında makine ekipman sözleşmesi imzaladı Şirket, Samsun üretim tesisi yatırımı kapsamında makine ve ekipman tedariki için yaklaşık 3 milyon ABD Doları tutarında bir sözleşme imzaladı. Toplam 18 milyon ABD Doları yatırımın 10 milyon ABD Dolarlık kısmı için anlaşmalar tamamlandı.
  • ONRYT Savunma Sanayii Başkanlığı ile 9,6 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzaladı Şirket, Savunma Sanayii Başkanlığı ile SAHİL-NET DENİZ Projesi Faz-2 için 9,6 milyon ABD Doları değerinde ve 391 bin ABD Doları opsiyonlu bir sözleşme imzaladı. Teslimatlar 2026-2030 arasında yapılacak olup, finansal tablolara olumlu etki bekleniyor.
  • TRILC Gürcistan'ın en büyük ilaç dağıtıcısı Aversi LLC ile distribütörlük anlaşması imzaladı Şirket, Gürcistan'ın en büyük ilaç dağıtım firması Aversi LLC ile distribütörlük anlaşması yaptı. İlk siparişler alınarak ihracat işlemleri başlatıldı. Anlaşmanın ciro, ihracat gelirleri ve karlılığa olumlu katkı sağlaması bekleniyor.
  • ARDYZ ODTÜ veri merkezi için 16,9 milyon TL'lik donanım tedarik sözleşmesi imzaladı Şirket, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin veri merkezi altyapısı için gerekli donanım ürünlerinin temini amacıyla ALZ Teknoloji A.Ş. ile 16,9 milyon TL tutarında bir sözleşme imzaladı.
  • EBEBK Kasım’25 döneminde 1 yeni mağaza açarak toplam mağaza sayısını 291'e çıkardı Şirketin mağaza sayısı Ekim ayındaki 290'dan, Kasım ayında Kocaeli'de açılan 1 yeni mağaza ile 291'e yükseldi (aylık %0,3 artış). Şirketin mevcut durumda Birleşik Krallık'ta ise 3 mağazası bulunuyor.
  • ISSEN Hindistan'daki üretim kapasitesini 55,6% artırarak aylık 700 ton seviyesine çıkaracak Şirket, Hindistan'daki tesisinde 5.350 m² yeni üretim alanı kiraladı ve 1 milyon ABD Doları makine yatırımı ile kapasitesini aylık 450 tondan 700 tona  (%55.6 artış) çıkarmayı hedefliyor. İştirak sermaye artırımına 1,5 milyon ABD Doları ile katılacak.
  • PRKAB ana ortağından aldığı kredi tutarını 26.2% artışla 2,7 milyar TL'ye yükseltti Şirket, işletme sermayesi ihtiyaçları doğrultusunda ana ortağı Draka Holding B.V.'den aldığı 2,1 milyar TL'lik kredi tutarını 550 milyon TL artışla 2,7 milyar TL'ye (%26,2 artış) yükseltti.
  • OTKAR 4x4 taktik tekerlekli zırhlı araçlar için 83,6 milyon ABD Doları değerinde ihracat sözleşmesi imzaladı Şirket, 4x4 taktik tekerlekli zırhlı araçların ihracat kayıtlı satışını kapsayan 83,6 milyon ABD Doları değerinde bir sözleşme imzaladı. Teslimatların bu yıl içinde tamamlanması planlanıyor.
  • VSNMD kırma-eleme tesisi için 5.669 m² ormanlık alan izni aldı Şirket, 200704213 ruhsat numaralı maden sahasında kırma-eleme tesisi için ek 5.669,15 m² ormanlık alanda 09/06/2030 tarihine kadar izin aldığını duyurdu.
  • REEDR yeni nesil akıllı telefon işletim sistemi geliştirmek için müzakerelere başladı Şirket, Finlandiya merkezli Jolla Mobile Oy ile yeni nesil akıllı telefon işletim sistemi geliştirme müzakerelerine başladı. Anlaşma ile Sailfish OS altyapısı devralınacak ve Reeder ilk Türk bağımsız OS üreticisi olmayı hedefliyor.
  • MAGEN 505MW kurulu güç potansiyelli jeotermal lisanslarından birini devraldı Şirket, Denizli ve Manisa'daki 505MW potansiyelli 9 jeotermal ruhsatından birinin devrini tamamladı. Yeni kurulan şirket, yıllık yaklaşık 3,9GWs üretimle 405 milyon ABD Doları satış geliri ve 324 milyon ABD Doları FAVÖK bekliyor.
  • HRKET Abu Dabi'deki Ruwais LNG Projesi için sözleşme görüşmelerine başladı Şirket, Abu Dabi'deki Ruwais Sanayi Bölgesi'nde geliştirilen Ruwais LNG Projesi'ne ağır kaldırma, taşıma ve ekipman kiralama hizmeti vermek üzere sözleşme görüşmelerine başladığını duyurdu.

 

Piyasa verileri, Günlük işlem hacimleri, Düzenleyici kurum bildirimleri, Hisse geri alımları, Analist toplantıları Açıklanması beklenen bilançolar, Açıklanan bilançolar ve daha fazlasına link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://qnbinvest.com.tr/download/links/arastirma-bulteni-02122025.pdf




İkon-ok
QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
Türkiye, 9A25 Döneminde 49 Milyar Dolar Hizmet Ticaret Fazlası Verdi

Türkiye ekonomisinin güçlü taşıyıcılarından biri olan hizmet sektörü, 2025 yılının ilk dokuz ayında dikkat çekici bir performans sergileyerek 49 milyar ABD Doları hizmet ticareti fazlası oluşturdu. Hizmet gelirlerindeki artış, hem turizm hem de taşımacılık başta olmak üzere geniş bir yelpazeye yayılan sektörlerin güçlü katkısıyla desteklendi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın değerlendirmesine göre toplam hizmet ihracatının yıl sonunda 121,6 milyar ABD Dolarına ulaşması bekleniyor. Bu tablo, Türkiye'nin küresel hizmet ticaretindeki payını artırdığını ve bu alanda rekabet gücünü güçlendirdiğini ortaya koyuyor.


Hizmet Ticareti Fazlasını Destekleyen Temel Unsurlar

• Turizm gelirlerinde güçlü ivme

2025 yılı turizm sezonunun uzaması ve ziyaretçi sayısındaki artış hizmet gelirlerinin en büyük itici gücü oldu.

• Taşımacılık ve lojistikte yüksek talep

Türkiye’nin bölgesel lojistik avantajı ve artan dış ticaret hacmi taşımacılık gelirlerini destekledi.

• Bilgi teknolojileri ve profesyonel hizmetlerde büyüme

Dijitalleşmenin hızlanmasıyla yazılım, bilişim ve danışmanlık hizmetlerinde ihracat artışı devam etti.

Türkiye’nin Küresel Hizmet İhracatındaki Yükselişi

Hizmet ihracatının artması, Türkiye’nin dünya hizmet ticaretindeki konumunu güçlendiriyor. Bakan Bolat’ın açıklamalarına göre Türkiye:

  • Hizmet ihracatında yeni pazarlara açılıyor,
  • Mevcut pazarlarda payını artırıyor,
  • Orta-üst gelir grubundaki ülkeler arasında hızlı yükselen aktör konumunu koruyor.

Bu performans, Türkiye’nin dış ticaret dengesine pozitif katkı sağlarken cari denge üzerindeki baskının da azalmasına destek oluyor.

Neden Önemli?

Hizmet ticareti fazlasının güçlü gelmesi Türkiye ekonomisi açısından kritik önemde:

  • Döviz girişini destekliyor,
  • Cari açığın dengelenmesine katkı sağlıyor,
  • İstihdam ve yatırım iştahını artırıyor,
  • Ekonomide daha dayanıklı bir büyüme yapısı oluşturuyor.

2025 yılının ilk dokuz ayında elde edilen 49 milyar dolarlık hizmet ticareti fazlası, Türkiye'nin hizmet sektöründe global ölçekte rekabet gücünü artırdığını gösteriyor. Yıl sonu hedefi olan 121,6 milyar dolar hizmet ihracatına yaklaşılırken, sektörün büyüme ivmesinin devam etmesi bekleniyor.

İkon-ok
QNB Araştırma 2 Aralık Salı
QNB Invest Odak •
Hizmet Üretici Fiyatları Ekim’de Yıllık %34,85 Arttı: Sektörlerde Son Durum

Hizmet sektörüne yönelik fiyat değişimlerini gösteren Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Ekim ayında yıllık bazda %34,85 artış kaydetti. TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre endeks aylık bazda ise %0,19 yükseldi. Yani fiyatlarda sert bir sıçrama olmasa da yıllık artışın hala yüksek seyrettiğini görüyoruz.

Türkiye ekonomisinin önemli taşıyıcısı olan hizmet sektöründe özellikle ulaştırma, konaklama ve bilgi-iletişim grupları endeksteki gelişmeleri şekillendirmeye devam ediyor.


Hangi Hizmet Sektörleri Daha Hızlı Arttı?

Ekim ayı verileri alt kalemler bazında incelendiğinde, hizmet sektöründeki fiyat artışlarının geniş bir alana yayıldığını görüyoruz:

• Ulaştırma ve Depolama Hizmetleri: +%30,92

Lojistik maliyetlerinde küresel ölçekte devam eden dalgalanmalar, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve iç talep koşulları yıllık artışı destekliyor.

• Konaklama ve Yiyecek Hizmetleri: +%35,53

Turizm sezonunun uzaması fiyatlara yansıdı. Ayrıca işçilik ve enerji maliyetlerindeki artış da bu kalemde baskı yaratıyor.

• Bilgi ve İletişim Hizmetleri: +%35,64

Dijitalleşme eğiliminin hızlanması ve teknoloji hizmetlerine olan talebin artması, sektörde fiyatların yukarı yönlü seyretmesine neden oluyor.

Endeks Bize Ne Anlatıyor?

  • Hizmet sektöründe fiyat artışları geniş tabanlı şekilde devam ediyor.
  • Yıllık artış hızı hala yüksek seviyelerde olduğu için, hizmet enflasyonunun genel enflasyon dinamikleri üzerindeki etkisi güçlü kalmayı sürdürüyor.
  • Aylık artışın sınırlı olması ise kısa vadede fiyatlama davranışlarında bir miktar yumuşama olduğuna işaret ediyor.

Ekim ayında açıklanan H-ÜFE verileri, hizmet sektöründe fiyat artışlarının hız kesse de yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde talep koşulları, enerji maliyetleri ve ücret artışları endeksin yönü üzerinde belirleyici olacak.

İkon-ok
Back to Top