Temmuz Ayı Piyasa Görünümü: İkinci Yarının Başlangıcı, Otomotivde Normalleşme ve Çimento Sektöründe

Temmuz Ayında Piyasaların Gündeminde Ne Var?

Temmuz ayına girilirken küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler fiyatlamaların ana belirleyicisi olmaya devam ediyor. Türkiye tarafında ise yatırımcıların odağında enflasyon görünümü, TCMB’nin olası faiz indirimi süreci ve şirketlerin ikinci çeyrek finansal sonuçları yer alıyor.

Özellikle otomotiv ve çimento sektörlerindeki görünüm, yılın ikinci yarısında daha pozitif bir görüntü ortaya koyuyor. Raporda öne çıkan sektörleri ve beklentileri birlikte değerlendirelim.


Otomotiv Sektöründe Normalleşme Süreci Devam Ediyor

Haziran ayında Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı yıllık bazda %11,4 daralarak yaklaşık 105 bin adet seviyesinde gerçekleşti. İlk altı aylık dönemde ise toplam pazar %8,2 küçülürken satışlar 558 bin adet oldu.

Elektrikli otomobil satışları ilk yarıda yıllık bazda gerilemesine rağmen toplam binek araç satışları içerisindeki payını yaklaşık %19 seviyesine taşımayı başardı. Bu durum sektörün dönüşümünün devam ettiğini gösterirken, iç talepteki yavaşlama genel satış performansını sınırlamaya devam ediyor.

Şirket bazında bakıldığında;

TOFAŞ (TOASO) tarafında özellikle Egea modeli satışları olumlu katkı sağladı. Hafif ticari araç segmentinde yeni K0 modelinin güçlü büyümesi dikkat çekti.

Ford Otosan (FROTO) iç pazarda sınırlı ürün gamı nedeniyle zayıf görünümünü sürdürürken, hafif ticari araç tarafındaki güçlü pazar payı önemli destek olmaya devam etti.

Doğuş Otomotiv (DOAS) ise hafif ticari araç segmentinde pazar payını artırmayı başardı.

Mevcut veriler, otomotiv sektöründe pandemi sonrası oluşan olağanüstü talep döneminin ardından daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına geçildiğine işaret ediyor.

Faiz İndirimi Beklentileri Otomotiv Talebini Destekleyebilir

Otomotiv sektörü açısından en önemli gündem maddelerinden biri TCMB'nin yılın ikinci yarısında yeniden başlayabilecek faiz indirimi süreci olacak.

Finansman maliyetlerinde yaşanabilecek olası düşüş;

  • Taşıt kredilerine erişimi kolaylaştırabilir,
  • Ertelenen otomobil talebini yeniden canlandırabilir,
  • Özellikle binek araç satışlarında toparlanmayı destekleyebilir.

Bununla birlikte Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik görünüm yatırımcıların yakından takip ettiği risk unsurları arasında yer almaya devam ediyor.

Çimento Sektöründe İkinci Yarı Beklentileri Güçleniyor

Yılın ilk çeyreğinde sektör açısından zorlu bir dönem yaşandı.

  • Yurt içi satışlar %11 gerilerken,
  • İhracat yalnızca %1 büyüme gösterdi.
  • Fiyat artışları enflasyonun altında kaldı.
  • Artan petrokok maliyetleri üreticiler üzerinde önemli baskı oluşturdu.

Buna karşın ikinci çeyreğin başlamasıyla birlikte tablo kademeli olarak iyileşmeye başladı.

Nisan ayında;

  • Yurt içi satışlar %14 arttı.
  • İhracat %12 büyüdü.
  • Çimento fiyatlarında çeyrek başından itibaren yaklaşık %11 artış görüldü.

Bu gelişmeler sektörün operasyonel görünümünde toparlanmaya işaret ediyor.

OYAK Çimento Öne Çıkıyor

Çimento sektöründe özellikle yılın ikinci yarısı için olumlu beklentiler bulunuyor.

Bu beklentileri destekleyen başlıca faktörler;

  • TOKİ sosyal konut projelerinin başlayacak olması,
  • Suriye'nin yeniden inşa sürecinin ihracata katkı sağlayabilecek olması,
  • Enerji maliyetlerinde normalleşme beklentisi.

Bu görünüm doğrultusunda OYAK Çimento'nun mevcut değerlemesinin sektör ortalamalarına göre cazip olduğu değerlendiriliyor. Şirket yaklaşık 4,5x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görürken küresel benzerlerine göre yaklaşık %40 iskontolu seviyede bulunuyor.

Temmuz ayı itibarıyla piyasalarda en önemli tema, para politikasındaki olası normalleşme süreci olacak. Faiz indirimlerinin başlaması halinde iç tüketime duyarlı sektörlerde yeniden ivmelenme görülebilir.

Otomotiv sektöründe talep normalleşirken, çimento sektöründe ise ikinci yarıda operasyonel toparlanmanın hız kazanması bekleniyor. Jeopolitik gelişmeler ve küresel risk iştahı kısa vadede fiyatlamaları etkilemeye devam etse de, şirket bazlı seçici yaklaşımın önemini koruduğu bir döneme giriliyor.

Uzun vadeli yatırım perspektifinde güçlü bilanço yapısına sahip, operasyonel görünürlüğü yüksek ve cazip değerlemeyle işlem gören şirketler yatırımcıların radarında olmaya devam ediyor.

Back to Top