TCMB’den Zorunlu Karşılık Hamlesi ve KKM’de Final: Bankacılık Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), para politikası çerçevesinde kısa vadeli yurtdışı fonlamaya yönelik zorunlu karşılık (ZK) oranlarını güncelledi. Aynı zamanda, uzun süredir gündemde olan Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması resmen sona erdi. Peki bu iki kritik adım bankacılık sektörü ve piyasa dinamikleri açısından ne ifade ediyor?


TCMB Zorunlu Karşılık Oranlarını Artırdı

TCMB, kısa vadeli uluslararası fonlamaya uygulanan zorunlu karşılık oranlarını her bir vade dilimi için 2 puan artırdı. Güncel oranlar şu şekilde belirlendi:

  • 1 aya kadar vadede: %20
  • 3 aya kadar vadede: %16
  • 1 yıla kadar vadede: %14

Bu düzenleme ile TCMB, kısa vadeli yurtdışı fonlamayı daha maliyetli hale getirerek, bankaların TL fonlama maliyetlerinin para politikası hedeflerinin altına gerilemesini önlemeyi amaçlıyor.

Bankacılık Sektörü Açısından Etki: Nötr

Uluslararası fonlamanın bankacılık sektörü bilançosu içindeki payı hâlen görece sınırlı seviyede. Bu nedenle:

  • Zorunlu karşılık artışı,
  • Bankaların marjları veya kârlılık projeksiyonları üzerinde bir baskı yaratmıyor.

KKM Uygulaması Resmen Sona Erdi

Hafta sonu Resmî Gazete’de yayımlanan kararla birlikte Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması sonlandırıldı.


16 Ocak haftası itibarıyla:

  • Toplam KKM bakiyesi, haftalık bankacılık verilerine göre sadece 110 milyon ABD Doları seviyesindeydi.

Yani KKM, fiilen zaten sistemden çıkmıştı. Alınan karar, daha çok sürecin resmî kapanışı niteliğinde.

Sadeleşme Devam Ediyor

TCMB’nin son adımları birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo:

  • Para politikası sadeleşmesi sürüyor
  • TL fonlama önceliği korunuyor
  • Bankacılık sektörü için kısa vadede negatif bir sinyal yok
  • KKM defteri tamamen kapanmış durumda

Önümüzdeki dönemde TCMB’nin adımlarında faiz politikası + makroihtiyati araçlar dengesini daha net görmeye devam edeceğiz.

Back to Top