Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden dönme kararı, bankaların Türk Lirası mevduat faizlerinde aşağı yönlü hareketi beraberinde getirdi. Piyasalarda, fonlama maliyetindeki değişimin mevduat ve kredi faizlerine yansıması takip ediliyor.

TCMB Bir Hafta Vadeli Repo İhalelerine Yeniden Başladı
TCMB, Türk Lirası likidite yönetimi kapsamında 1 Mart 2026’da ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi. Kararın ardından Merkez Bankası, yaklaşık altı aylık aranın sonrasında yeniden temel fonlama aracını kullanmaya başladı.
Para Politikası Kurulu, 23 Temmuz 2026 tarihli kararında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37’de sabit tutmuştu. Aynı kararda gecelik borç verme faizi %40, gecelik borçlanma faizi ise %35,5 olarak belirlenmişti.
İlk Repo İhalesinde Faiz %37 Oldu
Repo ihalelerine dönüşün ardından gerçekleştirilen ilk ihalede 1 milyar Türk Lirası tutarında fonlama sağlandı. İhalede basit faiz %37 olurken bileşik faiz %44,5 olarak hesaplandı.
Bu uygulamayla birlikte bankaların Merkez Bankası kaynaklarına erişiminde politika faizinin daha doğrudan referans alınması mümkün hale geldi. Piyasalarda söz konusu değişiklik, gecelik fonlama maliyetinin politika faizine yakınsaması açısından da izleniyor.
Mevduat Faizlerinde Düşüş Görüldü
Repo ihalelerine dönüş beklentisinin ardından Türk Lirası mevduat faizlerinde aşağı yönlü hareket başladı. Güncel piyasa verilerine göre bazı bankalarda vadeli mevduat faizleri 1 ila 2,5 puan arasında geriledi. Daha önceki piyasa fiyatlamalarında ise 1 ila 1,5 puanlık düşüşler öne çıkmıştı.
Mevduat faizlerindeki değişimin temel unsurlarından biri, bankaların Türk Lirası likidite maliyetlerinin yeniden şekillenmesi oldu. Fonlama maliyetinin %37 seviyesine çekilmesi, bankaların mevduat toplama maliyetlerini ve buna bağlı olarak sundukları faiz oranlarını etkiliyor.
Enflasyon Görünümü Para Politikası Açısından Belirleyici Olmaya Devam Ediyor
TCMB Başkanı Yaşar Fatih Karahan, ağustos ayında açıklanan Enflasyon Raporu kapsamında 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin %28’e yükseltildiğini açıklamıştı.
Banka, tahmin güncellemesinde enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki görünümü etkili unsurlar arasında sıraladı.
Politika faizinin %37 seviyesinde tutulduğu mevcut dönemde, enflasyonun ana eğilimi, iç talep, enerji fiyatları ve küresel gelişmeler para politikasının yönü açısından izlenmeye devam ediyor. TCMB’nin karar metinlerinde de fiyat istikrarı temel amaç olarak vurgulanıyor.
