Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye’nin ihracatı 2026 yılına zayıf bir başlangıç yaptı. Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat %1,6 düşüşle 55,6 milyar ABD Doları’na geriledi.
Bu veri, özellikle küresel risklerin dış ticaret üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.

Düşüşün Büyük Kısmı Mart Ayında Geldi
Detaylara bakıldığında:
- Mart ayında ihracatta 2,2 milyar ABD Doları kayıp yaşandı
Bu durum:
- Çeyreklik düşüşün büyük kısmının tek bir ayda gerçekleştiğini
- Jeopolitik gelişmelerin etkisinin yoğunlaştığını gösteriyor.
112 Ülkede Gerileme: Yaygın Bir Zayıflama
İhracattaki düşüşün dikkat çeken bir diğer boyutu:
- 112 ülkeye yapılan ihracatta gerileme görülmesi
Bu tablo:
- Talep daralmasının geniş bir coğrafyaya yayıldığını
- Bölgesel değil, küresel bir zayıflamaya işaret ettiğini ortaya koyuyor.
Savaşın Etkisi Netleşiyor
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler:
- Ticaret yollarını
- Lojistik maliyetlerini
- Talep dinamiklerini doğrudan etkiliyor.
Mart ayında yaşanan sert düşüş, bu etkinin somut yansıması olarak öne çıkıyor.
Sektörler ve Şirketler İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu gelişme:
- İhracat odaklı şirketler için kısa vadeli baskı
- Döviz gelirleri açısından sınırlayıcı etki
- Sanayi üretimi üzerinde yavaşlama riski anlamına geliyor.
Özellikle Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına bağımlı sektörler daha fazla etkilenebilir.
Makro Görünüm: Alarm mı, Geçici Dalga mı?
İhracattaki bu düşüşü iki açıdan değerlendirmek gerekiyor:
1. Kısa Vadeli Şok Etkisi
Mart ayında yoğunlaşan düşüş, jeopolitik gelişmelere bağlı geçici bir etki olabilir.
2. Küresel Talep Riski
Eğer düşüş devam ederse, bu durum küresel talepte daha kalıcı bir zayıflamaya işaret edebilir.
