Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) verilerine göre, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlar (FDI) toplamda 12,4 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, küresel belirsizliklerin ve sıkı finansal koşulların devam ettiği bir dönemde, Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırım iştahının korunduğuna işaret ediyor.
En Fazla Yatırım Bilgi ve İletişim Sektörüne
Sektörel dağılıma bakıldığında, bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) doğrudan yabancı yatırımlarda ilk sıraya yerleşti. Yazılım, veri merkezleri, bulut hizmetleri ve dijital altyapı yatırımları, Türkiye’nin bu alandaki bölgesel merkez olma potansiyelini güçlendiren ana başlıklar arasında öne çıkıyor.
Bu eğilim:
- Dijital dönüşüm,
- Yapay zekâ ve veri odaklı iş modelleri,
- Genç ve teknolojiye adapte iş gücü gibi yapısal faktörlerle uyumlu bir görünüm sunuyor.
Yatırım Kompozisyonu Neyi Anlatıyor?
DYY tarafındaki bu tablo, klasik yeşil alan (greenfield) yatırımlarının yanı sıra:
- Şirket satın almaları,
- Stratejik ortaklıklar,
- Teknoloji transferi odaklı girişimler üzerinden Türkiye’nin küresel değer zincirine daha fazla entegre olduğunu gösteriyor.
Özellikle bilgi ve iletişim sektörüne yönelen yatırımlar, yüksek katma değerli üretim ve ihracat potansiyeli açısından pozitif bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Makro Perspektif: Neden Önemli?
Doğrudan yabancı yatırımlar:
- Cari açığın finansman kalitesini artırır,
- Döviz girişini kalıcı hâle getirir,
- İstihdam ve verimlilik artışını destekler. 11A25 döneminde ulaşılan 12,4 milyar dolarlık yatırım, portföy yatırımlarına kıyasla daha istikrarlı ve uzun vadeli bir sermaye girişini temsil etmesi açısından kritik önem taşıyor.
Önümüzdeki Döneme Dair Beklentiler
Para politikası görünümünün öngörülebilirliğinin artması, finansal istikrarın güçlenmesi ve yapısal reform adımları; önümüzdeki dönemde:
- Teknoloji,
- Enerji,
- Savunma sanayi,
- Lojistik gibi alanlarda doğrudan yabancı yatırımların hız kazanmasına zemin hazırlayabilir.
2025’in ilk 11 ayındaki 12,4 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım, Türkiye ekonomisinin orta–uzun vadeli potansiyeline olan güvenin sürdüğünü gösteriyor. Özellikle bilgi ve iletişim sektörüne yönelen sermaye, büyümenin niteliği açısından olumlu bir sinyal sunuyor.
