BDDK ve TCMB’den Kredi Kartı ve KMH’lara Sıkılaştırma Adımı

Hafta sonunda yayımlanan düzenleme setiyle birlikte TCMB ve BDDK, kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarına (KMH) yönelik eş zamanlı bir sıkılaştırmaya gitti. Söz konusu adımlar, hanehalkı kredilerindeki ivmeyi sınırlamayı ve parasal sıkılaşma sürecini desteklemeyi amaçlıyor.


TCMB: KMH Büyümesine Üst Sınır

TCMB tarafından yayımlanan düzenlemeye göre, kredili mevduat hesaplarında 2026 yıl sonuna kadar sekiz haftalık dönemler itibarıyla %2 büyüme sınırı getirildi.

Bu sınırın aşılması durumunda, aşan tutar zorunlu karşılığa tabi tutulacak. Böylece KMH büyümesi doğrudan bilanço maliyeti üzerinden kontrol altına alınmış oluyor. Mevcut verilere bakıldığında, KMH’ların toplam krediler içindeki payı %4,3 seviyesine ulaşmış durumda ve bu oran tarihsel ortalamaların hafif üzerinde seyrediyor.

BDDK: Limitler ve Sermaye Yükü Sıkılaşıyor

TCMB düzenlemesine paralel olarak BDDK da eş zamanlı bir güncelleme yayımladı. Bu kapsamda:

  • KMH limitleri, mevduat sahibinin ortalama aylık net gelirinin en fazla iki katı ile sınırlandırıldı.
  • KMH’lara uygulanan risk ağırlıkları artırılarak, sermaye yeterliliği hesaplamasında bankalar açısından daha maliyetli hale getirildi.

Bu adımlar, KMH kaynaklı kredi genişlemesini hem talep hem de arz tarafında sınırlamayı hedefliyor.

Kredi Kartları: Kullanılmayan Limitlere Müdahale

BDDK düzenlemesi kredi kartları tarafında da önemli değişiklikler içeriyor:

  • 400 bin TL – 750 bin TL arası kredi kartı limitlerinde, kullanılmayan kısmın %50’si oranında limit azaltımı
  • 750 bin TL üzeri kredi kartı limitlerinde ise kullanılmayan kısmın %80’i oranında limit düşürülmesi

Buna ek olarak, kredi kartı borçları için azami 48 aya kadar yapılandırma imkânı tanıyan bir düzenleme de yayımlandı. Bu adım, hanehalkı borçluluğunu daha yönetilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Artan düzenleyici yük nedeniyle söz konusu düzenlemeleri bankalar açısından sınırlı ölçüde negatif olarak değerlendiriyoruz. Ancak etkiyi sınırlayan bazı faktörler öne çıkıyor:

  • Kredi kartı faiz gelirleri, bankacılık sektörünün toplam faiz gelirlerinin yaklaşık %10’u seviyesinde.
  • Üst sınırla kısıtlanan kredi kartlarının, toplam kart limitleri içindeki payı görece düşük.

Bu nedenle düzenlemelerin bankaların karlılığı üzerinde belirgin bir bozulma yaratmasını beklemiyoruz. Daha çok bilanço kompozisyonu ve kredi büyüme hızında yavaşlama etkisi öne çıkacaktır.

Makro Çerçeve: Para Politikasıyla Uyumlu

Genel çerçevede bakıldığında, BDDK ve TCMB’nin attığı bu adımlar, ekonomi yönetiminin sıkılaştırıcı para politikası duruşuyla uyumlu görünüyor. Hanehalkı kredilerinde kontrol, iç talep baskısının azaltılması ve dezenflasyon sürecinin desteklenmesi açısından bu tür makro ihtiyati önlemlerin önümüzdeki dönemde de gündemde kalması muhtemel.

Back to Top